<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Uzman Portal &#187; GENEL KÜLTÜR</title>
	<atom:link href="http://www.uzmanportal.com/category/genel_kultur/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.uzmanportal.com</link>
	<description>Bi Dünya Bilgi Bi Dünya Paylaşım Noktası</description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Jul 2010 22:13:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>24 Ayar Altın Ne Demektir? 22 Ayar Altın ile 24 Ayar Altın Arasındaki Farkı Nedir?</title>
		<link>http://www.uzmanportal.com/24-ayar-altin-ne-demektir-22-ayar-altin-ile-24-ayar-altin-arasindaki-farki-nedir.html/</link>
		<comments>http://www.uzmanportal.com/24-ayar-altin-ne-demektir-22-ayar-altin-ile-24-ayar-altin-arasindaki-farki-nedir.html/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 22:19:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL KÜLTÜR]]></category>
		<category><![CDATA[22 ayar altın ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[24 altın ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[altın çeşileri]]></category>
		<category><![CDATA[altın ne iş yarar]]></category>
		<category><![CDATA[altın nedir]]></category>
		<category><![CDATA[altın zekat miktarı]]></category>
		<category><![CDATA[altının ayarı]]></category>
		<category><![CDATA[altının özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[altının saflık oranı]]></category>
		<category><![CDATA[altının tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[altının zekatı]]></category>
		<category><![CDATA[hangi ayar altın daha değerlidir]]></category>
		<category><![CDATA[karat ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[krat ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[kuyumculuk]]></category>
		<category><![CDATA[kuyumcunun anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[mücevher]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[nedir]]></category>
		<category><![CDATA[nedne]]></category>
		<category><![CDATA[saflık oranı nasıl anlaşılır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzmanportal.com/?p=10931</guid>
		<description><![CDATA[Altın biz insanlar için bin yıllardır en değerli maddedir. İnsanlar tarihin yazılışından bu yana, ticaret yaparken, alışverişlerinde, süslenmelerinde, takılarında hep altını kullanmışlardır. Günümüze gelindiğinde ise altına baktığımızda, altının vazgeçilmezliği hala süregelmekte, değerinide aynı şekilde korumaktadır. Artık insanlar altınla alış veriş yapmayı bir yana bırakıp, altını gelecekleri için para biriktirme veya başka bir deyişle birikim aracı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Altın biz insanlar için bin yıllardır en değerli maddedir. İnsanlar tarihin yazılışından bu yana, ticaret yaparken, alışverişlerinde, süslenmelerinde, takılarında hep altını kullanmışlardır. Günümüze gelindiğinde ise altına baktığımızda, altının vazgeçilmezliği hala süregelmekte, değerinide aynı şekilde korumaktadır. Artık insanlar altınla alış veriş yapmayı bir yana bırakıp, altını gelecekleri için para biriktirme veya başka bir deyişle birikim aracı olarak kullanmaktadırlar. Altın almak istediğimiz zaman kuyumculara gider ve beğendiğimiz altın takıyı ve çeşidini alırız. Ama hemen karşımıza bir ayrım çıkar. Kuyumcu bize, 22 ayar mı olsun, yoksa 24 ayar mı olsun diye sorar. Peki ama nedir bu 22 ayar veya 24 ayar altın, aralarındaki fark nedir? İşte bu sorunun cevabı;</p>
<p style="text-align: justify;">Altının kimyadaki saflığı “yüzde” ile, mücevhercilikteki saflığı ise “karat” veya “ayar” terimleriyle ifade edilir. Buna göre 24 ayar (veya karat) altın % 100 saf altını, 22 ayar ise % 91, 6 saf altını ifade etmektedir. 22 ayar altının % 8,4’ü diğer metaller ile &#8230;tamamlanmıştır. Altına gümüşün ilavesi yeşilimsi, nikel ve platinin ilavesi beyaz, çinkonun ilavesi sarı ve bakır ilavesi de bakır miktarına göre sarıdan kırmızıya kadar değişen renkler kazandırır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzmanportal.com/24-ayar-altin-ne-demektir-22-ayar-altin-ile-24-ayar-altin-arasindaki-farki-nedir.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İBAN (IBAN) Numarası Nedir, Ne İşe Yarar? IBAN Numarası Nasıl Kullanılır, IBAN Numarasındaki Rakamların Anlamları</title>
		<link>http://www.uzmanportal.com/iban-iban-numarasi-nedir-ne-ise-yarar-iban-numarasi-nasil-kullanilir-iban-numarasindaki-rakamlarin-anlamlari.html/</link>
		<comments>http://www.uzmanportal.com/iban-iban-numarasi-nedir-ne-ise-yarar-iban-numarasi-nasil-kullanilir-iban-numarasindaki-rakamlarin-anlamlari.html/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Jul 2010 17:55:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL KÜLTÜR]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[akbank iban sorgulama]]></category>
		<category><![CDATA[garanti bankası iban sorgulama]]></category>
		<category><![CDATA[IBAN kısaltması]]></category>
		<category><![CDATA[IBAN kodu]]></category>
		<category><![CDATA[iban kodu sorgulama]]></category>
		<category><![CDATA[iban nasıl ogrenilir]]></category>
		<category><![CDATA[IBAN ne anlama gelir]]></category>
		<category><![CDATA[IBAN neden kullanılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[iban nedir]]></category>
		<category><![CDATA[iban no]]></category>
		<category><![CDATA[IBAN numarası]]></category>
		<category><![CDATA[IBAN numarasının anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[IBAN'ın açık yazılımı]]></category>
		<category><![CDATA[IBAN'ın sağladığı kolaylıklar nelerdir?]]></category>
		<category><![CDATA[IBAN'ın tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[IBAN'ın yararları]]></category>
		<category><![CDATA[IBAN’ın kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[iş bankası]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’de IBAN Kullanımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzmanportal.com/?p=10897</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın hızla globalleşmesi sonucu, hayatımız hızla değişmeye devam ediyor. Bu küreselleşme etkisi, bir rüzgar gibi a&#8217;dan z&#8217;ye bizide etkiliyor. Örneğin, ülkeler arasındaki ekonomik faaliyetleri izlemek için artık kişilerin bütün dünyada bilinen ortak hesap numaralarına ihtiyacı olması sonucu artık hayatımıza IBAN (iban) kodu veya IBAN numaraları neden yeni bir kavram daha giriyor. Bundan sonra artık bütün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Dünyanın hızla globalleşmesi sonucu, hayatımız hızla değişmeye devam ediyor. Bu küreselleşme etkisi, bir rüzgar gibi a&#8217;dan z&#8217;ye bizide etkiliyor. Örneğin, ülkeler arasındaki ekonomik faaliyetleri izlemek için artık kişilerin bütün dünyada bilinen ortak hesap numaralarına ihtiyacı olması sonucu artık hayatımıza IBAN (iban) kodu veya IBAN numaraları neden yeni bir kavram daha giriyor. Bundan sonra artık bütün bankacılık işlemleri için hesap numaraları yerine IBAN numaraları kullanılacak. IBAN numaraları olmadan hiçbi bankacılık işlemlerinden yararlanmamız mümkün olmayacak. Önceleri herhangi bir bankacılık işlemi için hesap numarası gerekirken, bundan böyle bunun yerinizde IBAN numarları alacak. Peki ama nedir bu <a href="http://www.uzmanportal.com/tag/iban-kodu/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with IBAN kodu">IBAN kodu</a>, kaç haneden oluşuyor, iban kodumuzu nasıl öğrenebileceğiz. İşte tüm bu soruların kısaca cevapları;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>IBAN nedir?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">IBAN, Avrupa ülkelerindeki banka ya da finans kurumları arasında yapacağınız para transferi işlemlerinizde gerçekleşecek olan hata ve gecikmeleri önleyen bir sistemdir. IBAN sayesinde oluşturulan standart hesap numaraları ile para transferleriniz yanlış hesaplara gönderilmeleri önceden önlenmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>IBAN&#8217;ın sağladığı kolaylıklar nelerdir?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Her ülkenin ve bankanın hesap numaralarının biçimi ve uzunluğu farklıdır. Bir başka ülkeye veya bankaya para transferi yapacak olan müşterilerimiz, hesap numaralarında belirli bir standart olmadığından, para transferi yapacakları kişiden aldıkları karşı hesap numarasının doğruluğundan emin olamamaktadırlar.</p>
<p style="text-align: justify;">IBAN, para transferi talebi gönderici bankaya ulaştığında alıcı bankaya transfer mesajını göndermeden kendi içerisindeki özel ve standart hesaplama yöntemi ile kontrol edilebilmekte ve yanlış bir IBAN ile yapılmak istenen para transferi başlamadan engellenmiş olmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>IBAN’ın kullanımı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">IBAN uygulamasına geçen ülkelerde banka hesap numaralarının her biri için hesap sahiplerine bir IBAN numarası verilir. Her ülke için belirli bir biçimi ve standardı bulunan IBAN’ın içinde özel bir şifreleme algoritması ile elde edilen iki basamaklı “kontrol rakamı” bulunmaktadır. Bir başka ülkeye ya da bankaya para transfer etmek isteyen bir müşterilerimiz, elindeki IBAN numarasını gönderici bankaya verdiğinde, para, alıcı bankaya gitmeden önce alıcı hesabın IBAN numarası gönderici bankada kontrol edilir. IBAN yanlış ise para karşı bankaya gönderilmez ve yanlış işlem engellenmiş olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Ülkemizin IBAN uzunluğu 26 hane olarak belirlenmiştir. Türkiye IBAN(Uluslararası Banka Hesap Numarası) numarasının örnek biçimi aşağıdaki gibidir:</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.uzmanportal.com/files/2010/07/iban.gif" class="lightview" rel="gallery[10897]" title="iban"><img class="size-full wp-image-10898     aligncenter" title="iban" src="http://www.uzmanportal.com/files/2010/07/iban.gif" alt="" width="497" height="203" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Türkiye’de IBAN Kullanımı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">IBAN, 1 Eylül 2005 tarihinden itibaren kullanılmaktadır. Ülkemizde faaliyet gösteren tüm bankalar, müşteri tarafından talep edilen ve para transferine konu olan her bir hesap (Vadesiz TL ve Döviz Hesapları) için birer IBAN numarası üretmişlerdir.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzmanportal.com/iban-iban-numarasi-nedir-ne-ise-yarar-iban-numarasi-nasil-kullanilir-iban-numarasindaki-rakamlarin-anlamlari.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sonunda Bu da Oldu! İnsanlar Artık Göz Dövmesi Yaptırıyor! Gözlerinize İnanamayacaksınız! Peki Ama Dövme Yapmak-Yaptırmak Caiz midir, Sağlıklı mıdır?</title>
		<link>http://www.uzmanportal.com/sonunda-bu-da-oldu-insanlar-artik-goz-dovmesi-yaptiriyor-gozlerinize-inanamayacaksiniz-peki-ama-dovme-yapmak-yaptirmak-caiz-midir.html/</link>
		<comments>http://www.uzmanportal.com/sonunda-bu-da-oldu-insanlar-artik-goz-dovmesi-yaptiriyor-gozlerinize-inanamayacaksiniz-peki-ama-dovme-yapmak-yaptirmak-caiz-midir.html/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Jul 2010 13:17:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[DİN]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL KÜLTÜR]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dövme]]></category>
		<category><![CDATA[dövme caizmidir]]></category>
		<category><![CDATA[dövme çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[dövme delileri]]></category>
		<category><![CDATA[dövme nasıl ortaya çıktı]]></category>
		<category><![CDATA[dövme nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[dövme nedir]]></category>
		<category><![CDATA[dövme şekilleri]]></category>
		<category><![CDATA[dövme tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[dövme yapmak günah mıdır]]></category>
		<category><![CDATA[dövme yaptırmak günah mıdır]]></category>
		<category><![CDATA[göz dövme resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[göz dövmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Pauly]]></category>
		<category><![CDATA[Shannon Larratt]]></category>
		<category><![CDATA[usta dövmeciler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzmanportal.com/?p=10868</guid>
		<description><![CDATA[Her geçen gün insanoğlunun düşünce ve yaşam tarzı değişiyor. Giyinme tarzı, dinlenilen müzikler, zaman harcanan aktiviteler hızla değişim gösterirken, son yıllarda gençler arasındaki en popüler olaylarından biriside dövme yaptırmak. İlk başlarda geçici yapılan dövmeler daha sonra yerini kalıcı dövmelere bırakmış, sonra dövmeler inanılmaz şekil ve desenler şeklinde yapılmış, daha sonrada dövme yaptırılan bölgeler insanları şaşırtmaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Her geçen gün insanoğlunun düşünce ve yaşam tarzı değişiyor. Giyinme tarzı, dinlenilen müzikler, zaman harcanan aktiviteler hızla değişim gösterirken, son yıllarda gençler arasındaki en popüler olaylarından biriside dövme yaptırmak. İlk başlarda geçici yapılan dövmeler daha sonra yerini kalıcı dövmelere bırakmış, sonra dövmeler inanılmaz şekil ve desenler şeklinde yapılmış, daha sonrada dövme yaptırılan bölgeler insanları şaşırtmaya başlar hale gelmişti. Kollara yapılan dövmelerle başlayan bu süreç, zamanla insanların sınır tanımaması yüzünden artık dövmeler sırta, boyuna, yüze, enseye, bacaklara, kalçalara, gögüslere ve hatta cinsel bölgelere bile yapılmaya başlanmıştı. Bu dövmeleri pek çoğumuz yaptırmış veya görmüşüzdür mutlaka. Ama yapılan yeni bir dövme insanlara &#8220;PES!&#8221; dedirtti artık. Çünkü insanlar artık gözlerinin iç bölgelerine bile dövme yaptırmaya başladı. İşte bu konuyla ilgili haberimiz;</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.uzmanportal.com/files/2010/07/goz_dovmesi2.jpg" class="lightview" rel="gallery[10868]" title="goz_dovmesi2"><img class="alignleft size-full wp-image-10872" title="goz_dovmesi2" src="http://www.uzmanportal.com/files/2010/07/goz_dovmesi2.jpg" alt="" width="385" height="359" /></a>Dövmeye yeni bir boyut geldi. Kanada&#8217;da göz beyazına dövme yapan Shannon Larratt önce kendisi ve yakınları üzerinde denediği bu yöntemi şimdi meraklılarına uyguluyor. Yeni Aktüel&#8217;e konuşan Larratt&#8217;a göre görme bozukluğunu tedavi amaçlı olarak ortaya çıkan bu yöntem, dövmeyle beraber kozmetik dünyasına sıçradı. Göz doktorları ise Larratt&#8217;a şiddetle karşı!</p>
<p style="text-align: justify;">A Toronto Man takma adıyla anılan Pauly göze dövme yapılmasını araşırdı ve göze dövme yapılabileceğini kanıtladı.Pauly temelde bir dövme sanatçısı. Deney için kendini kullanarak mavi mürekkebi gözüne tamamen mavi oluncaya kadar aktardı.Bunun için tam 40 şırınga darbesi kullanıldı.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Peki Ama Dövme Yapmak-Yaptırmak Caiz midir?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">insanın vücüdu kendi istediği gibi kullanacağı malı olmadağından ancak ALLAHın ona emaneti olduğundan bu tür şeyler yapılamaz bu ALLAHın yaratışını beğenmemek vede emanete hıyanet sayılır zaten Efendimiz(sav) ;vücuduna dövme yaptıran ve bu işi yapan/icra eden insanların lanetlik oldukların bildirmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.uzmanportal.com/files/2010/07/goz_dovmesi3.jpg" class="lightview" rel="gallery[10868]" title="goz_dovmesi3"><img class="alignright size-full wp-image-10873" title="goz_dovmesi3" src="http://www.uzmanportal.com/files/2010/07/goz_dovmesi3.jpg" alt="" width="150" height="130" /></a>İbn-i Mes&#8217;ûd (r.a)&#8217;dan rivayetle Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: &#8220;Allah, dövme yapanlara, yaptıranlara, yüzlerdeki kılları alanlara, aldıranlara, güzelleşmek maksadıyla dişlerini törpüleyip aralarını ayıranlara, Allah&#8217;ın yarattığı şekli değiştirenlere lanet etsin.&#8221; (Buhârî, Müslim, Tirmizî, Ebû Dâvûd, Neseî, İbn-i Mâce, Ahmed)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzmanportal.com/sonunda-bu-da-oldu-insanlar-artik-goz-dovmesi-yaptiriyor-gozlerinize-inanamayacaksiniz-peki-ama-dovme-yapmak-yaptirmak-caiz-midir.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boya ve Boyacı Sözlüğü, Boya Sektöründeki Bütün Boyacılık Kavramları ve Anlamları</title>
		<link>http://www.uzmanportal.com/boya-ve-boyaci-sozlugu-boya-sektorundeki-butun-boyacilik-kavramlari-ve-anlamlari.html/</link>
		<comments>http://www.uzmanportal.com/boya-ve-boyaci-sozlugu-boya-sektorundeki-butun-boyacilik-kavramlari-ve-anlamlari.html/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Jul 2010 16:17:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL KÜLTÜR]]></category>
		<category><![CDATA[3g ne anlama gelir]]></category>
		<category><![CDATA[Aderans]]></category>
		<category><![CDATA[Akrilik]]></category>
		<category><![CDATA[Akrilik Esaslı Boya]]></category>
		<category><![CDATA[Akrilik Reçine]]></category>
		<category><![CDATA[Alkidler]]></category>
		<category><![CDATA[ayurveda ne anlama geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[Badana]]></category>
		<category><![CDATA[Bağlayıcı]]></category>
		<category><![CDATA[Beyazlama]]></category>
		<category><![CDATA[boya kavramları]]></category>
		<category><![CDATA[boya terimleri]]></category>
		<category><![CDATA[boyacılık kavramları]]></category>
		<category><![CDATA[boyacılıkta kullanılan kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[Dayanıklılık]]></category>
		<category><![CDATA[Dispersiyon (Süspansiyon)]]></category>
		<category><![CDATA[Elastikiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Empregnasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Emülsiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Enamel]]></category>
		<category><![CDATA[Film Oluşumu]]></category>
		<category><![CDATA[Genleştirici]]></category>
		<category><![CDATA[Hacim katıları]]></category>
		<category><![CDATA[Havasız spreyleme(püskürtme)]]></category>
		<category><![CDATA[İnceltici]]></category>
		<category><![CDATA[Kabarma]]></category>
		<category><![CDATA[Katalizör]]></category>
		<category><![CDATA[Kıvam(Viskozite)]]></category>
		<category><![CDATA[Küf]]></category>
		<category><![CDATA[Örtücülük]]></category>
		<category><![CDATA[Polimerizasyon]]></category>
		<category><![CDATA[PVA (Polivinil Asetat)]]></category>
		<category><![CDATA[PVC (Pigment Hacim Konsantrasyonu)]]></category>
		<category><![CDATA[Reçine]]></category>
		<category><![CDATA[Renk Dayanımı]]></category>
		<category><![CDATA[Solma]]></category>
		<category><![CDATA[Soyulma]]></category>
		<category><![CDATA[Tabakalar halinde kalkma:]]></category>
		<category><![CDATA[Taşıyıcı]]></category>
		<category><![CDATA[Tebeşirlenme]]></category>
		<category><![CDATA[Titanyumdioksit (TiO2)]]></category>
		<category><![CDATA[Tozlanma(çiçeklenme)]]></category>
		<category><![CDATA[Yayılma]]></category>
		<category><![CDATA[Yıkanabilirlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzmanportal.com/?p=10821</guid>
		<description><![CDATA[ Daha önceleri herkes kendi evini kendi boyardı. Ama geldiğimiz bu zamanda artık boya, boya yapma, boyacılık, başlı başına bir sektör haline geldi. Her sektörün kendine has nasıl bir terminolojisi varsa, artık boya ve boyacılık sektörürününde kendine has onlarca kavramdan oluşan bir dili var desek yanılmayız sanırım.  Aşağıda boya ve boyacılık dünyasında kullanılan kavramları görüyorsunuz. Eminimki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"> Daha önceleri herkes kendi evini kendi boyardı. Ama geldiğimiz bu zamanda artık boya, boya yapma, boyacılık, başlı başına bir sektör haline geldi. Her sektörün kendine has nasıl bir terminolojisi varsa, artık boya ve boyacılık sektörürününde kendine has onlarca kavramdan oluşan bir dili var desek yanılmayız sanırım.  Aşağıda boya ve boyacılık dünyasında kullanılan kavramları görüyorsunuz. Eminimki bu dünyaya uzak bir insansanız bu kavramların çoğunu ilk defa duymuş veya görmüş olacaksınız. Örneğin aşağıda ilk önce boyacılıkta kullanılan bazı cümlerleri görüyorsunuz. Dikkat ederseniz anahtar kavramların anlamlarını bilmediğimizde, cümleleri anlamamız inanılmaz zor, hatta imkansız hale geliyor. İşte boyacılık dünyasının kendisine has kavramları ve anlamları;</p>
<p style="text-align: justify;">Plastik veya reçinenin, doğal veya sentetik su içerisinde dispersiyonu; sentetik, emülsiyon polimerizasyonu ile yapılır. (Dikkat edilmesi gereken husus, polimerizasyondan sonra akrilik esaslı boya su içerisinde dağılmış katıdır, bu yüzden emülsiyon değildir. Boya endüstrisinde akrilik esaslı boya ve emülsiyon benzer kullanılır.)</p>
<p style="text-align: justify;">Polivinil asetat veya akrilik reçineler gibi sentetik bağlayıcılar ile yapılan su ile inceltilen boyalardır. Yağlı boyaların tersine,akrilik esaslı boyalar çabuk kurur, düzgün akar ve su ile kolaylıkla temizlenebilir. Yüksek performanslı akrilik esaslı boya boyalar %100 akrilik reçine içerirler.</p>
<p style="text-align: justify;">Bağlayıcısının çoğunluğunu akrilik reçine oluşturan su ile inceltilen boyalardır. Belirli özellikler katmak veya maliyeti düşürmek için boyaya katılan diğer bağlayıcılar ise, stiren, epoksi ve polivinil asetat.</p>
<p style="text-align: justify;">%100 Akrilik esaslı Boya: Bağlayıcı olarak sadece akrilik reçine kullanılmış su ile inceltilen boyalardır. Genel olarak çok kaliteli akrilik esaslı boyalar farklı birçok mimari kaplama için kullanılır, %100 Akrilik esaslı boyalar, süper aderans, uzun süreli esneklik, nefes alabilirlik, alkali dayanımı, sertlik, ve parlaklık dayanımına sahiptirler.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Aderans</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kuru film tabakasının yüzey üzerinde kabarmadan, ince tabakalar halinde kalkmadan veya çatlamadan durma kabiliyetidir. Aderans, boyanın belki de en önemli özelliğidir. Islak tutunma, ıslak koşullara rağmen kuru boya filminin yüzeye tutunma kabiliyeti, genellikle dış cephe boyaları için önemlidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Akrilik</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yüksek performanslı akrilik esaslı boya veya su bazlı boyalarda kullanılan sentetik polimerdir. Boyanın bağlayıcısı gibi, akrilik reçineler, kaplamanın kimyasallara dayanmasına ve ışık haslığı nedeniyle renginin kalıcı olmasına olanak sağlar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Akrilik Reçine</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Renk ve parlaklık dayanımı, alkali ve oksidasyon dayanımı, sertlik, yapışma ve bağlama sağlamlığı ve film ömrü gibi özellikleri süper olarak nitelendirilen ve kaplama formülleri arasında seçkin bir yeri olan reçinelerdir. Genellikle, akrilik asit, metakrilik asit, akrilonitril ve bunların copolimerlerinin esterlerini içeren akrili asitlerin türevlerinin polimerizasyonu sonucu oluşan reçinelerdir. Akrilat reçineler olarak da bilinirler.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Akrilik Esaslı Boya</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Akrilik Esaslı Boya tarifleri aşağıda alternatifler halinde sıralanmıştır:</p>
<p style="text-align: justify;">Esas olarak aqua ortam içersinde polimerik maddenin sabit dispersiyonu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Alkidler</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Her ne kadar, orta dereceli ekipmanlar ve marin enamellerde bağlayıcı olarak kullanılsalar da içeride ve dışarıda ahşap boyalarında bulunan reçinelerdir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Badana</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Esas olarak, kireç ile suyun karıştırılması ile elde edilir. İç cephe dekorasyonu için kullanılır. Yıkamaya karşı dayanıklı değildir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bağlayıcı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bağlayıcı, pigment parçalarını, düzgün boya filmi oluşturmak üzere bağlar ve aynı zamanda boyanın yüzeye yapışmasını sağlar. Bağlayıcının cinsi ve miktarı, boyanın performans özelliklerinin yıkanabilirlik, sertlik, yapışma ve renk dayanımı çoğunu belirler. Kaliteli yüksek performanslı akrilik esaslı boyaların üretiminde tercih edilen bağlayıcı, akrilik polimerler gibi reçinelerdir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Beyazlama</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Güneş ışığına maruz kalma sonucu oluşan renk kaybı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.uzmanportal.com/tag/dayaniklilik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Dayanıklılık">Dayanıklılık</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Boyanın maruz kaldığı yıpratıcı çevre etkilerine,özellikle kötü hava şartları, karşı dayanma derecesi. Dayanıklılığın iki etkisi vardır. Koruyucu özellikleri yüzeyi bozulmaktan korur. Dekoratif özellikleri etkileyici görüntüsünün kalıcı olmasını sağlar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Dispersiyon (Süspansiyon)</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Çok ince katı yapıdaki partiküllerin bir sıvı madde içinde homojen şekilde dağılması işlemidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Elastikiyet</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Boyanın, görünümünde değişiklik olmadan veya zarar görmeden, genişleme ve daralma yeteneği. Sıcaklık değişimleri genişleme ve daralmaya sebep olur. Örneğin sarı çam tanecik boyutuna bağlı olarak farklı oranlarda genişler. Elastikiyet dayanıklılığın anahtarıdır. Akrilik bağlayıcılar elastikiyetleriyle dikkat çekerler.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Emülsiyon</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sıvı yapıdaki kimyasal maddenin bir emülgatör yardımıyla başka sıvı kimyasal madde içinde dağılması işlemi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Empregnasyon</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Çok düşük viskoziteli bir sıvının, katı bir yüzeyin içine derinliklerine işlemesi, girmesidir. Bu sayede kapiler boşluklar ve porlar dolabilir. Kendinden sonra gelebilecek uygulamaya iyi aderans oluşturur ve yüzeyin mukavemetini arttırır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Enamel</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Genellikle yüksek parlaklıkta ama düşük parlaklık derecelerinde de olabilen; örneğin mat enameller, düzgün yüzey oluşturma yeteneğiyle karakterize edilmiş son kat boyadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Film Oluşumu</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Boyanın sürekli kuru film tabakası oluşturma kabiliyeti. Bu proses, su veya solventlerin buharlaşması ve bağlayıcı parçalarının birleşmesi sonucu oluşur. Sürekli kuru film suyu iter.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Genleştirici</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Pigmentlerin boşluklarını doldurup genleştiren titanyum dioksitten daha ucuz içeriktir. Genleştirici pigmentsiz kullanılamaz. Yaygın kullanılan bazı genleştiriciler şunlardır: kaolen, kalsit ve silika.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hacim katıları</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Pigment ve bağlayıcının hacmi toplamının,toplam hacme bölümü. Yüzde(%) olarak ifade edilir. Yüksek hacim katıları, daha kalın kuru film tabakası, ileri örtücülük ve yüksek <a href="http://www.uzmanportal.com/tag/dayaniklilik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Dayanıklılık">dayanıklılık</a> demektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Havasız spreyleme(püskürtme)</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yüksek basınçla bir delikten, kuvvet uygulayarak boyanın atomizasyonu prosesi. Özellikle boya önceden ısıtıldığında, solventlerin buharlaşması ile yol almasının efektidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İnceltici</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İnceltici ve bağlayıcı beraber, boyanın nakil vasıtasını oluştururlar. Su, akrilik esaslı boya boyalarda kullanılan, boya kurudukça buharlaşan, düzgün boya uygulamasına olanak sağlayan incelticilerdir. Yağlı boyaların incelticileri ise turpentin veya alkol(ispirto)dür.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.uzmanportal.com/tag/kabarma/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Kabarma">Kabarma</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Genellikle ısı veya nemin sebep olduğu, boyanın üzerindeki oyuklar, kubbe şeklindeki formülasyonlar. Solvent tamamen uçmadan önce; yüzeyi kuruyan boya filminde solventin hapis olması sonucunda da oluşabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Katalizör</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Varlığı, kimyasal reaksiyonun hızını arttırır. Bazı durumlarda katalizör, emilmeden ve yeniden oluşmadan fonksiyon gösterir. Diğer durumlarda ise reaksiyona hiç girmemiş gibi gözükür ve yüzey karakterlerinin yetkisiyle fonksiyon gösterir. Negatif katalizör ise (inhibitör) kimyasal reaksiyonu yavaşlatır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kıvam(Viskozite)</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Boyanın akmaya karşı direnci. Yüksek kıvamlı boya yavaş akar; az kıvamlı boya çabuk akar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Küf</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Nemli iklimlerde çok karşılaşılan bir problem olan küfe sebep kimyasal.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Örtücülük</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Boyanın, yüzeyi veya önceden uygulanan boyayı ve yüzeydeki lekeleri kapatma veya örtme kabiliyeti. Boyanın pigmenti ile örtücülük sağlanır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Pigment</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Düzgün yuvarlak, doğal veya sentetik, inorganik veya organik, çözünmeyen dağılmış parçalar (toz). Bu parçalar, boya sıvısının içinde dağılarak, boyaya renk vermenin yanında, opaklık, katılık, <a href="http://www.uzmanportal.com/tag/dayaniklilik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Dayanıklılık">dayanıklılık</a> ve korozyona <a href="http://www.uzmanportal.com/tag/dayaniklilik/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Dayanıklılık">dayanıklılık</a> gibi boyanın temel özelliklerini de geliştirirler. Bu terim beyaz veya renkli pigmentler ile birlikte genleştiricilerde içerirdi. Pigment olan tozlar ve boyalar arasındaki fark genel olarak çözünürlüğün temelinde incelenmektedir. Kullanım esnasında, pigmentler, çözünme yen ve madde içerisinde dağılan, boyalar ise çözünebilir veya solüsyon halinde bulunan malzemelerdir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Polimerizasyon</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Reaktif yapıdaki çifte bağlar içeren aynı veya farklı monomerlerin ısı, ışık veya katalizörler yardımıyla oluşturdukları farklı yapılardaki kimyasal bileşikler işlemidir. Eğer bir polimer yapı yalnız bir cins monomerden oluşmuşsa HOMOPOLİMER; iki, üç&#8230; gibi farklı cins monomerlerden oluşmuşsa KOPOLİMER adı verilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>PVA (Polivinil Asetat)</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Vinil asetat ve bir katalizörün polimerizasyonu sonucu türetilen renksiz, termoplastik, suda çözünebilir, reçinemsi yüksek polimerdir. Genellikle, düşük kaliteli su-bazlı kaplamalarda akrilik esaslı boya bağlayıcı olarak kullanılır. Bunun yanında yapıştırıcılar, tekstil, empregnasyon alanlarında da kullanılan bir reçinedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>PVC (Pigment Hacim Konsantrasyonu)</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Pigment hacminin,kaplamadaki toplam uçucu olmayan maddelere(örn., pigment ve bağlayıcı) oranı. Bu oran genellikle yüzde (%) olarak ifade edilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Reçine</strong></p>
<p style="text-align: justify;">(1) Doğal veya sentetik şeffaf ve eriyen ürünlerin büyük bir bölümüne verilen ad. Farklı renklerde bulunabilirler. Yüksek molekül ağırlığına sahip sentetik reçineler polimer olarak etki ederler. (2) Belirsiz veya çok büyük molekül ağırlığı olan,strese maruz kaldığında akışkanlık kazanan,yumuşama ve erime aralığı bulunan ve konkoidal kırılan katı,yarı katı,sahte(psödomer) katılardır. (3) Genellikle bu terim kaplama ve plastiklerde temel materyal olan her hangi bir polimerin yerine kullanılır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Renk Dayanımı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Boyanın orijinal rengini koruma ve solmaya karşı dayanma yeteneğidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Solma</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Işık veya sıcaklığa maruz kalan boyanın renginin açılması.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Soyulma</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Boyanın şeritler veya yapraklar halinde yüzeyden ayrılması. Tabakalar halinde kalkmaya benzer olarak aderans kaybı sonucu oluşur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tabakalar halinde kalkma:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Aderans veya elastikiyet kaybı sonucu boyanın parçalar halinde yüzeyden ayrılması.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Taşıyıcı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Boyanın, içinde pigmentin dağıldığı sıvı kısmı. Bağlayıcı ve tinerin birleşiminden oluşur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tebeşirlenme</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hava koşullarının bozucu etkilerinin bağlayıcı ortamını ayırarak sebep olduğu boya film yüzeyi üzerindeki kolay ufalanabilir toz oluşumu. Boya filminin tebeşiri, pigmentin seçimi ve konsantrasyonundan etkilenebilir. Bağlayıcı ortamının seçimi de etkili olabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Titanyumdioksit (TiO2)</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Boyalar, plastikler ve kauçuklarda esas pigment olarak kullanılan, yüksek opaklıkta, tebeşirsiz açık beyaz renkte pigmenttir. Mineral ilmenit veya tabi titan dioksit madeni cevherinden elde edilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tozlanma(çiçeklenme)</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yüzey kaplamalarının, taş, tuğla, sıva veya harç, üzerinde genellikle beyaz, çözünebilir tuzların birikerek kabuklanması. Nemin harç veya komşu çimentonun içinden sızan tuz veya serbest alkaliler bu probleme yol açarlar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>VOC (Uçucu Organik İçerik)</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Standard test sonuçları altında buharlaşan karbon bileşikleri. Esas olarak, su hariç bütün boya solventleri UOC dir. Hükümet, olası çevre ve sağlık etkilerine karşı, boyada bulunan uçucu organiklerin miktarını kısıtlamayı belirleyebilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yıkanabilirlik</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Zarar vermeden kuru boya filmi yüzeyinden kirin kaldırılmasına olanak verecek yıkama şekli işimizi kolaylaştırır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yayılma</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kaplamanın, fırça izleri gözükmeksizin düzgün boya filmi oluşturma kabiliyeti. Çok kaliteli akrilik esaslı boya boyaların süper yayılma kabiliyeti vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzmanportal.com/boya-ve-boyaci-sozlugu-boya-sektorundeki-butun-boyacilik-kavramlari-ve-anlamlari.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Forex Nedir, Forex Sözlüğü ve Forex ile İlgili Bütün Kavramların Anlamları</title>
		<link>http://www.uzmanportal.com/forex-nedir-forex-sozlugu-ve-forex-ile-ilgili-butun-kavramlarin-anlamlari.html/</link>
		<comments>http://www.uzmanportal.com/forex-nedir-forex-sozlugu-ve-forex-ile-ilgili-butun-kavramlarin-anlamlari.html/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Jul 2010 22:12:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL KÜLTÜR]]></category>
		<category><![CDATA[Açık Pozisyon]]></category>
		<category><![CDATA[Açılış Marjini]]></category>
		<category><![CDATA[Bakiye]]></category>
		<category><![CDATA[başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[Bulunması Gereken Marjin]]></category>
		<category><![CDATA[Cari Bakiye]]></category>
		<category><![CDATA[Demo İşlem Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Destek Seviyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Direnç Noktası]]></category>
		<category><![CDATA[foreks]]></category>
		<category><![CDATA[foreks nedir]]></category>
		<category><![CDATA[forex]]></category>
		<category><![CDATA[forex bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[forex kelimeleri]]></category>
		<category><![CDATA[forex ne anlama gelir]]></category>
		<category><![CDATA[forex ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[forex ne işe yarar]]></category>
		<category><![CDATA[forex nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Forex piyasaları]]></category>
		<category><![CDATA[forexs kavramlarının anlamları]]></category>
		<category><![CDATA[Hedging]]></category>
		<category><![CDATA[Hesap Hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[Kapalı Pozisyon]]></category>
		<category><![CDATA[Kapanış Fiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Kar / Zarar]]></category>
		<category><![CDATA[Karşıt Parite]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzmanportal.com/?p=10796</guid>
		<description><![CDATA[Ekonominin hayatımıza bu kadar girmesi ve hayatımızı bu kadar şekillendirecek pozisyona gelmesi, ekonomiyi ve ekonomiyle ilgili bütün kavramları daha iyi bilmemizi gerektiriyor. Bizde uzmanportal.com olarak bu yazımızda son yıllarda çok popüler olmaya başlayan forex&#8217;e değinmek istedik. Bu yazımızda forex ile ilgili bütün temel kavramları kısaca açıklamaya çalışacağız; Açık Pozisyon : Bir alım yada satım emri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Ekonominin hayatımıza bu kadar girmesi ve hayatımızı bu kadar şekillendirecek pozisyona gelmesi, ekonomiyi ve ekonomiyle ilgili bütün kavramları daha iyi bilmemizi gerektiriyor. Bizde uzmanportal.com olarak bu yazımızda son yıllarda çok popüler olmaya başlayan forex&#8217;e değinmek istedik. Bu yazımızda forex ile ilgili bütün temel kavramları kısaca açıklamaya çalışacağız;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Açık Pozisyon :</strong> Bir alım yada satım emri verdiğinizde anında gerçekleşir ve pozisyonunuz açılmış olur. Bu emriniz o anda açık pozisyondur ve açık pozisyonlar penceresinde gözükür. Pozisyonu kapat emri vererek pozisyonunuzu kapatabilir, kar yada zararınızı hesabınıza ekletebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Açılış Marjini :</strong> ForexParkta hesap açmak için gerekli olan en alt para miktarıdır. Bu oranlar yüksek kaldıraç oranı dolayısı ile çok düşüktür.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bakiye :</strong> Kazanç ve kayıplardan arınmış olan çekilmeye müsait miktar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Başvuru :</strong> Müşteri Hesap Açma Başvurusudur. ForexPark ta deneme hesabı ve gerçek hesap başvurusu olarak ikiye ayrılır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Baz Döviz :</strong> Paritede bulunan ilk para birimidir. Değer kazandığında parite yukarı hareket eder, değer kaybettiğinde pariteyi aşağıya çeker.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bulunması Gereken Marjin :</strong> Açık Pozisyon bulundurabilmek için gerekli olan en az Marj Bakiyesidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Cari Bakiye :</strong> Sermaye + Kar yada Zarar miktarınızdır. Yani bir pozisyon açtığınızda Sermayeniz o pozisyon kapanıncaya kadar oynamaz, fakat açık pozisyonlardan elde ettiğiniz kar\zarar sermayenize eklendiğinde ne olacağını Cari Bakiyenizden anlık olarak sürekli takip edebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Demo İşlem Platformu :</strong> Demo platform, sanal parayla, yani siz hiç para yatırmadan içeride bir paranız varmış gibi kullanacağınız, size işlem yapacağınız programı kullanmayı, bu piyasalardaki hareketleri görmenizi, sağlayan, canlı fiyatlarla deneme işlemleri yapabileceğiniz bir canlı bir simülasyondur. Piyasaya yeni başlayan yatırımcılarımız için mutlak önerdiğiniz bir araçtır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Destek Seviyesi</strong> : Fiyatların düşerken yoğun alımlar ile karşılaştığı ve daha da aşağıya düşmekte zorlanacağı beklenen seviyedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Direnç Noktası :</strong> Fiyat artışının yoğun satışlar sonucu durdurması beklenilen seviyedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hedging :</strong> Nakit piyasada bulunulan bir pozisyondan oluşan risklerden diğer piyasalarda tersine pozisyon alarak korunmasıdır. Örnek olarak alış işleminiz var ise, aynı miktarda satış emri vererek hedge işlemi yapabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hesap Hareketi :</strong> Belirli bir zaman diliminde gerçekleşmiş olan pozisyonların listesi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kapalı Pozisyon :</strong> İşleme girdiğiniz pozisyonu, o anki kar ve zararını kabul ederek geri vermek anlamına gelir. Açık pozisyonu geri verip kapattığınızda, o anki kar veya zarar bakiyenize işlenmiş olur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kapanış Fiyatı :</strong> Paritenin Türkiye saati ile 24:00 da bulunduğu fiyattır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kar / Zarar :</strong> Kapanmış Paritelerde açtığınız pozisyonlardan gerçek kazanç ve kayıpları USD cinsinden gösterir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Karşıt Parite :</strong> Paritede bulunan ikinci para birimidir. Değer kazandığında parite aşağıya hareket eder.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kısa Pozisyon :</strong> Satış pozisyonunun diğer adıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Limit Emir</strong> : Girmek istediğiniz emrin piyasa fiyatı dışında olduğu durumlarda kullanılır. Piyasa fiyatının üstünde yada altında, alış yada satış yapabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Marj Çağrısı :</strong> Bir işlemde kullandığınız marj seviyesine kadar kayıp oluşursa bu uyarı gelir. Bakiyeniz bu rakama kadar gerilerse, koruma amaçlı olarak pozisyonlarınızın otomatik olarak kapanma tehlikesi doğar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Marjin :</strong> Açık Pozisyonların Müşterinin Hesapında tutulması için gerekli nakit tutardır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Para Çekme Talebi :</strong> Müşteri Hesapından para çekmek için yapılan başvurudur. Bunun için bir form doldurur, miktar ve imza kısmını güvenlik nedeniyle doldurmalısınız. ForexPark ın çalışma sisteminde atılan imzalar sürekli olarak eşleştirilerek kontrol edilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Parite :</strong> İki ülke para biriminin birbirine bölünmesiyle ortaya çıkan birime denir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Pip :</strong> Herhangi bir döviz in en küçük biriminin fiyatıdır. Örnek vermek gerekirse; EUR/USD paritesi için bir pip : .0001 USD dir. Siz işleme girdiğiniz miktara ve kaldıraç oranına göre her pip harekette kar/zarar edersiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Piyasa Emri :</strong> Pariteler için mevcut piyasa fiyatından alım veya satımı için verilen bir emirdir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Pozisyon Kapatma Emri :</strong> Açık olan pozisyonlarınızı geri vermek, yani kar zararı ile birlikte kapatmak için kullanılan emirdir. Bu emir sonucu kar yada zararınız bakiyenize yansır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Risk Bildirimi :</strong> Müşterinin uluslararası piyasalarda yapacağı işlemlerdeki üstlenebileceği riskleri belirtir açıklamalar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sözleşme :</strong> Müşterinin Hesapının tutulması ile ilgili olarak, zaman zaman tadil edilen Müşteri Sözleşmesi ve bütün evraklar ile Müşteri tarafından yapılan bütün yetkilendirmelerdir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Teknik Analiz :</strong> Geçmişteki fiyat hareketleri sonucunda oluşmuş formasyonları bulmak için fiyat grafiklerinin incelenmesidir. Temel kavram mevcut piyasada benzer modellerin oluşmasının aynı yönde olası bir piyasa hareketinin sinyalini verebilmesidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Trend :</strong> Belirli bir zaman dilimi aralığında belli bir yönde oluşan sürekli artma ya da azalmaları ifade eder.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Uzun Pozisyon :</strong> Alış pozisyonunun diğer adıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Valör tarihi :</strong> Forex piyasalarda valör tarihi genel olarak 2 işgünüdür.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Zararı Durdur Emri</strong> : Fiyatın sizin açtığınız pozisyonun tersine gitmesi durumunu göze alarak, zararınızı durdurmak için verdiğiniz otomatik emir türüdür. 2.0000 fiyatla alış yaptığınızı düşünürsek, 1.9950 ye stop emir koyarak fiyat bu seviyeyi gördüğünde pozisyon kapanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzmanportal.com/forex-nedir-forex-sozlugu-ve-forex-ile-ilgili-butun-kavramlarin-anlamlari.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hipnoz Nedir, Nasıl Yapılır? Hipnozun Dereceleri ve Çeşitleri Nelerdir? Hipnozda Neler Yapılır, Neler Kullanılır? Hipnozun Tarihçesi, Hipnotize Nasıl Olunur?</title>
		<link>http://www.uzmanportal.com/hipnoz-nedir-nasil-yapilir-hipnozun-dereceleri-ve-cesitleri-nelerdir-hipnozda-neler-yapilir-neler-kullanilir-hipnozun-tarihcesi-hipnotize-nasil-olunur.html/</link>
		<comments>http://www.uzmanportal.com/hipnoz-nedir-nasil-yapilir-hipnozun-dereceleri-ve-cesitleri-nelerdir-hipnozda-neler-yapilir-neler-kullanilir-hipnozun-tarihcesi-hipnotize-nasil-olunur.html/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Jul 2010 12:48:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL KÜLTÜR]]></category>
		<category><![CDATA[hipnotize nasıl olunur]]></category>
		<category><![CDATA[hipnotize nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Hipnoz]]></category>
		<category><![CDATA[Hipnoz çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hipnoz nasıl gerçekleşir?]]></category>
		<category><![CDATA[Hipnoz nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[Hipnoz ne zaman kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[hipnoz ne zaman yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[Hipnoz neden yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[Hipnoz nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Hipnoz niçin yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[Hipnoz tarihi geçmişi]]></category>
		<category><![CDATA[Hipnoz teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hipnoz türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hipnozun dereceleri nelerdir?]]></category>
		<category><![CDATA[Hipnozun tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[kimler hipnoz yapar]]></category>
		<category><![CDATA[kimler kipnoz olur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzmanportal.com/?p=10727</guid>
		<description><![CDATA[Geçen günlerde emrinde olan subayları hipnoz ederek, istemleri dışında onlardan bilgi alan bir albay, yargılandığı mahkemece tutuklanınca, hipnoz olayı tekrar insanlar için merak konusu olmuştur. Peki ama nedir bu hipnoz olayı? İşte bu sorunun ve daha fazlasının cevabı; Günümüzde, özellikle tıbbın ve dolayısıyla ilacın yararlı olamadığı çoğu durumda hipnoz, insanlığa yardımcı olmaktadır. Hipnozun bütün dünyada [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Geçen günlerde emrinde olan subayları hipnoz ederek, istemleri dışında onlardan bilgi alan bir albay, yargılandığı mahkemece tutuklanınca, hipnoz olayı tekrar insanlar için merak konusu olmuştur. Peki ama nedir bu hipnoz olayı? İşte bu sorunun ve daha fazlasının cevabı;</p>
<p style="text-align: justify;">Günümüzde, özellikle tıbbın ve dolayısıyla ilacın yararlı olamadığı çoğu durumda hipnoz, insanlığa yardımcı olmaktadır. Hipnozun bütün dünyada analjezik, anestezik ve psikolojik tedavide kullanıldığı bilinmektedir. Örneğin, psikojen kökenli ağrılarda, allerjik bünyeler ve organizmanın kimyasal tedaviye elverişli olmadığı durumlarda hipnoz, diğer tıbbi metodların yanında yer almaktadır. Söz gelimi tüm fobileri ilaçla tedavi edebilmek mümkün değildir. Belki uzun zaman alan psikoterapi seansları ile fobiler önlenebilir fakat hipnoterapi ile çok kısa sürede hastalar bu şikayetlerinden kurtulabilmektedirler.</p>
<p style="text-align: justify;">Çeşitli alışkanlık ve davranış bozukluklarının giderilmesinde hipnoterapinin yararı bugün hemen tüm dünyada kabul edilmektedir. Ayrıca hipnoz, tıbbi tedavinin yanı sıra eğitim, güzel sanatlar ve sporda etkili bir metod olarak uygulanmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Fakat ne yazık ki günümüzde hipnoz, bazıları “hipnozcu”, bazıları medyum olarak adlandırılan ve psikolojik tedaviler konusunda hiçbir ehliyeti olmayan kişiler elinde sömürülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hipnoz Nedir?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hipnoz kelimesi eski Yunancada “hypnos=uyku” anlamına gelir. Ancak hipnoz bir uyku hali olmayıp, aksine uyanıklık halidir. Elektroensefalografi (EEG) kullanılan modern araştırmalarda elde edilen beyin ritm örnekleri, hipnotize edilmiş bir kişinin, uyku ile uyanıklık arasında olduğunu göstermektedir. Hipnotizma ise; hipnoz yaparken kullanılan tekniklerin tümüdür. Türk Dil Kurumu’nun Türkçe sözlüğünde hipnoz, “Sözle, bakışla, telkin yapılarak meydana getirilen bir çeşit uyku hali ki, bu halde uyuyan kimse (denek), uyutanın etki ve telkinlerine açık, fakat dış dünyanın başka etkilerine karşı kapalıdır.” şeklinde tarif edilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hipnoz’un Tarihçesi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İlkçağlarda insanlar, hipnoz ve benzeri yöntemleri bilmeden kullanmışlardı. Günümüzde geleneksel yaşam tarzını sürdüren toplumlarda da böyle olaylar görülmektedir. Ritmik tam-tam seslerinin, monoton dini şarkıların ve dansların yarattığı ruhsal durum, insanları hipnotik hale ulaştırmakta, bu durumdaki insanlar da kimi zaman çok şaşırdığımız olayların kahramanları olmaktadır. Örneğin; böyle insanlar ateş üzerinde yürüyebilmekte, uzun süre toprak altında ölü gibi gömülü kalabilmektedirler.</p>
<p style="text-align: justify;">Hipnozun insanlar tarafından kullanılmaya başladığını gösteren ilk yazılı belgelere eski Yunan’da rastlamaktayız. M.Ö. 1400-1300 yıllarından kalan dua taşlarında telkinle ilgili bilgilere rastlanmaktadır. Eski Yunan’da hipnoz, gerginliklerin giderilmesinde ve bazı histerik durumların tedavisinde kullanmıştır. Eski Galyalılar ise hipnoza “sihirli uyku” demişler ve onu, siğili olan kişilerin tedavisinde kullanmışlardır. Uzakdoğu dinlerinde ise bu gibi olaylar çok eskiden beri bilinmekte ve uygulanmakta idi. Hinduizm, Budizm gibi dinlerde otohipnoz başta olmak üzere her türlü psişik ve parapsişik olaylar görülmekte idi. Avrupa’da ise hipnoz, 1760 yılına kadar halk tarafından bilinmiyordu. Hipnozun kitlelere yayılmasını sağlayan kişi, onu tedavi vasıtası olarak kullanmanın yanı sıra bir gösteri haline de getirmiş olan, Franz Anton Mesmer’dir. Mesmer, hipnoza “hayvan manyetizması” adını vermiş ve bütün hastalıkların bu hayvan manyetizmasının dengesinin bozulmasından kaynaklandığını söylemiştir. Mesmer birçok hastasında çarpıcı gelişmeler de elde etmiştir. O günlerde bilim adamları Mesmer’in metodunda faydalı bir şey göremediler ve onu ciddiye almadılar. Hatta hipnozu bir şarlatanlık olarak gördüler. Geleneksel tıp çevreleri 1900′lü yıllara kadar hipnozu ihmal etti. 19 yüzyılda bir İngiliz cerrah olan James Braid, hipnotizmayı başlı başına bir olay olarak ele aldı ve ilk defa hipnoz kelimesini kullandı. Braid, birçok büyük ameliyatta hipnozu kullanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Braid’in takipçilerinden Liebeault, sabit bakış metoduna, sözle telkini de katarak uzun süre hipnotizmayı başarı ile uygulamıştır. Daha sonra Prof. Bernheim, yaptığı denemeler sonunda Liebeault’un metodunu benimseyerek bu yoldaki çalışmalara devam etmiştir. Pierre Janet ise, telkin ile hipnoz’un ayırımını yapan ilk düşünür olmuştur. Başlangıçta Janet ile aynı görüşte olan Sigmund Freud, psikanaliz açısından hipnozu ele alıp açıklamıştır. Freud, arkadaşı Breuer ile birlikte hipnozu hastalıkların tedavisinde kullanılacak bir metod olarak benimsemiştir. Ancak nevrozlu hastalar üzerinde yaptığı uygulamalarda olumsuz sonuç alması, onun bu metodu terketmesine sebep olmuştur. Daha sonra “serbest çağrışım” metodunu kullanarak üne kavuşmuştur. 1955′de İngiliz Tıp Birliği (British Medical Association) ve 1958′de Amerikan Tıp Birliği (American Medical Association), hipnozun, tıpta kullanılabileceğini kabul etmişlerdir. Günümüzde dünyanın birçok yerinde hipnozla ilgili araştırmalara devam edilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hipnoz nasıl gerçekleşir?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hipnoz yapılacak denek bir iskemleye oturtulur. Hipnotizör onun karşısına geçerek (çeşitli metodlar kullanarak; ışık, obje, bakış, telkin vs) onu hipnotize etmeye başlar. Denek ilkönce kendisinde bir ağırlık hissi duyar. Bu ağırlık hissi deneğin iradesini kırar ve onu hareketsizliğe, uyuşukluğa iter. Bu sırada deneğin bilinci de bulanmaya başlar. Bazan ağırlık hissi çok güçlü bir hal alır. Deneğin gözleri kararır, etrafı yavaş silinmeye yüz tutar. Bu hallerin belirmesi, deneğin dış dünya ile ilişkilerinin gittikçe gevşediğinin ifadesidir. Deneğin bulanan bilinci bir süre sonra deneği, dış dünyadan tamamen koparır. Ve denek kendi bilinç alanı üzerindeki kontrolünü tamamen kaybeder. Ve hipnotizör deneğin iradesine yön vermeye başlar. Burada önemli olan şey, deneğin hipnotizöre inanmış olmasıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hipnozun dereceleri nelerdir?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hafif Trans:</strong> Hipnozun başlangıcında görülür. Hafif bir gevşeme, hafif bir sersemlik halidir. Deneğin gözleri kapandığı halde göz kapaklarında titremeler olur. Deneğin zihinsel faaliyetlerinde zayıflama, kol ve bacaklarda ağırlaşma, fizyolojik faaliyetlerde yavaşlama görülür. Bütün bunlara rağmen deneğin bilinci yerindedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Orta Trans:</strong> Orta trans safhasında hipnoz hali açık-seçik biçimde görülür. Denek, hipnotizörün sesine tam olarak şartlanır. Duygular hipnozun bu safhasında kesinlik kazanır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tam ve Derin Trans:</strong> Tam ve derin transta, trans hali bozulmaksızın deneğin gözleri açtırılabilir. Deneğin gözleri açık olmasına rağmen, donuktur. Çevresindeki gürültülerin hiçbirini duymaz. Kendisine hipnotizörün verdiği şekli aynen, bozmadan korur. Deneğin gözlerinin bakışı sabittir. Tam uyuşukluk hali tüm vücuda yayılmıştır. Bu safhada denek üzerinde çeşitli testler rahatlıkla yapılabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Değişik Hipnoz Çeşitleri</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kişisel hipnoz:</strong> Bir kişinin hipnoz edilmesidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Grup hipnozu:</strong> Birden çok kişinin aynı anda birlikte hipnotize edilmesidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kollektif hipnoz:</strong> Kalabalık sayılabilecek insan grubunun topluca hipnoz edilmesidir. Grup hipnozundan farkı, hipnotize olan insanların sayıca farklı oluşudur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sosyal hipnoz:</strong> Genel olarak toplum baskısı ve kontrolü sonucu ortaya çıkar. Bireylerin toplu olarak uyumlu davranış göstermeleri sosyal hipnozun en belirgin yanıdır. Sosyal hipnozda hipnotizör rolünü toplum liderleri üstlenirler.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Otohipnoz:</strong> Kişinin bir başkasına ihtiyaç duymaksızın kendi kendini hipnotize etmesidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yol hipnozu:</strong> Özellikle uzun ve düz yolda otomobil kullanan sürücülerin yol hipnozuna girdikleri bilinir. Aşırı yorgunluk, uykusuzluk, sessizlik, trafiğin serbest ve rahat oluşu yol hipnozunun meydana gelmesini kolaylaştırır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Uyanıkken hipnoz:</strong> Hipnozlu kişi, gözleri açık olarak uyuması telkin edilmişse,gözleri açık bir şekilde uyuyabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sürekli hipnoz:</strong> Denek önce derin transa sokulur ve sonra da telkin yapılarak, bu durumun uzun süre sürdürülmesi sağlanır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Herkes hipnotize olabilir mi?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Eğer isterse olabilir, yaklaşık olarak kişilerin %80′i belirli bir ölçüde hipnotize olabilirler. Bu bireyin telkin alma derecesine bağlıdır. Kişilerin ancak % 25′i derin hipnoza girebilir. Zeki ve hayalgücü zengin olanlar çok iyi hipnotize olurlar. Aydınlar, disipline alışkın kişiler, askerler, hemşireler, sporcular, ilkokul ve lise çağındaki öğrenciler kolaylıkla hipnotize edilebilirler.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kimler hipnoz olamaz?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">5-6 yaşından küçük olan çocuklarla, 70 yaşın üzerindeki büyüklerin hipnoz olması zordur. Zihinsel herhangi bir rahatsızlığı olan kişiler, zeka seviyesi (IQ’su) düşük kişiler, bunaklar, konsantrasyon zorluğu yaşayan kimseler, hipnoz olmak istemeyen, korkan, oto kontrolü elden bırakmak istemeyen kişiler de hipnoz olamazlar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hipnoz nerelerde kullanılır?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hipnoz’un bugün dünyada kullanım alanları şunlardır:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tıpta:</strong> Genellikle psikiyatri, cerrahi, anestezioloji, dermatoloji, nöroloji, kadın doğum ve diş hekimliği’nde. Psikiyatride; anksiyete ve kaygı bozukluklarında, histeri, astım, uykusuzluk, fobiler (her türlü korkunun giderilmesinde), sigara, alkol, uyuşturucu alışkanlıkları, aşırı kilo ve yeme bozuklukları, konsantrasyon eksikliği, günlük stres ve sıkıntıların giderilmesinde kullanıldığı gibi, ameliyat ve diş çekimi öncesi anestezide, doğum ağrılarının kontrolünde kullanılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Eğitimde:</strong> Konsantrasyonun temininde, özgüvenin geliştirilmesinde, hafızayı kuvvetlendirmede, ders çalışmada, stresin giderilmesinde.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hukukta- Emniyette:</strong> Amerikada polis, tanıkların başlarından geçenleri veya gördüklerini detaylı olarak anlatmaları için hipnozdan faydalanmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sanat ve iş dünyasında:</strong> Stresden kurtulmada, dikkat ve konsantrasyon arttırmada, yeni projeler ve işler üretmek için düşünce berraklığı sağlamada vs.</p>
<p style="text-align: justify;">Hipnozu tedavi metodu olarak kullanan doktor sayısı çok azdır. Çoğunluğu hipnozu olağan tedavilerine, özellikle ameliyat ve ilaca ek olarak kullanırlar. Hastalıkların tedavisi için sıradan hipnoterapistlere başvurmak sakıncalıdır. Çünkü genellikle tedaviye, teşhisi tam olarak belirlemeden başlarlar ve nerede durmaları gerektiğini iyi belirleyemezler. Bu yüzden hastalıkların tedavisi için, hipnozu, bir tedavi metodu olarak kullanan doktorlara başvurmalıyız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzmanportal.com/hipnoz-nedir-nasil-yapilir-hipnozun-dereceleri-ve-cesitleri-nelerdir-hipnozda-neler-yapilir-neler-kullanilir-hipnozun-tarihcesi-hipnotize-nasil-olunur.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akdamar (Ahtamar) Kilisesi ve Akdamar Adası Nerededir? Akdamar Efsanesi ve Akdamar İsmi Nerden Geliyor?</title>
		<link>http://www.uzmanportal.com/akdamar-ahtamar-kilisesi-ve-akdamar-adasi-nerededir-akdamar-efsanesi-ve-akdamar-ismi-nerden-geliyor.html/</link>
		<comments>http://www.uzmanportal.com/akdamar-ahtamar-kilisesi-ve-akdamar-adasi-nerededir-akdamar-efsanesi-ve-akdamar-ismi-nerden-geliyor.html/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Jul 2010 11:20:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL KÜLTÜR]]></category>
		<category><![CDATA[TARİH]]></category>
		<category><![CDATA[ahtamar]]></category>
		<category><![CDATA[ahtamar efsanesi]]></category>
		<category><![CDATA[akdamar adası nerdedir]]></category>
		<category><![CDATA[akdamar adasının tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[akdamar efsanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Akdamar Kilisesi]]></category>
		<category><![CDATA[Akdamar Kilisesi efsanesi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Akdamar Kilisesi hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Akdamar Kilisesi hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Akdamar Kilisesi kime aittir]]></category>
		<category><![CDATA[Akdamar Kilisesi kimindir]]></category>
		<category><![CDATA[Akdamar Kilisesi ne zaman yapıldı]]></category>
		<category><![CDATA[Akdamar Kilisesi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Akdamar Kilisesi nerdedir]]></category>
		<category><![CDATA[Akdamar Kilisesinde neler olmuştur]]></category>
		<category><![CDATA[Akdamar Kilisesini kimler yaptı]]></category>
		<category><![CDATA[Akdamar Kilisesinin tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Akdamar Kilisesinin tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[tamara efsanesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzmanportal.com/?p=10722</guid>
		<description><![CDATA[Güzel ülkemizin her karışında inanılmaz güzellikler ve tarihin eşsiz kalıntıları, izleri bulunuyor. Nereye gitseniz bu topraklarda yaşayan farklı dil, din, ırk ve görüşteki insanlara rastlarsınız. İşte bu da ecdadımız Osmanlı&#8217;nın bir arada bulundurmayı başardığı kültür zenginliğimizin ve kardeşliğimizin göstergesidir.  Bizde bu yazımızda kültür zenginliğimizin eşsiz bir parçası olan Ermenileri ve onlara ait olan bir yapıyı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Güzel ülkemizin her karışında inanılmaz güzellikler ve tarihin eşsiz kalıntıları, izleri bulunuyor. Nereye gitseniz bu topraklarda yaşayan farklı dil, din, ırk ve görüşteki insanlara rastlarsınız. İşte bu da ecdadımız Osmanlı&#8217;nın bir arada bulundurmayı başardığı kültür zenginliğimizin ve kardeşliğimizin göstergesidir.  Bizde bu yazımızda kültür zenginliğimizin eşsiz bir parçası olan Ermenileri ve onlara ait olan bir yapıyı anlatmaya çalışacağız. Her ne kadar son yıllarda Ermeni soykırımı sorunu yüzünden iki milletin arası bozulsa da, Ermeniler ve bizler yüzyıllardır kardeşlik içerisinde, barış ortamı içerisinde yaşadık. Bu soykırım sorunları hepinizin malumudur ki, ülkemizin güçlenmesini istemeyen dış güçleri ve Ermeni diasporasının bir ürünüdür. Yoksa Osmanlılar zamanında neden böyle bir sorun yoktu ki? Osmanlıların son 250 yılında, en kazançlı ve saygıdeğer meslekler hep Ermenilerin elindeydi. Bugün bile bunun izlerini görmek mümkündür. Örneğin İstanbul&#8217;un Moda, Galata, Fener gibi en güzel semtlerinde hala Ermeni vatandaşlarımızın sayısı konutu, işyeri, ve kiliseleri bulunmaktadır. Sadece İstanbul mu? Tabiki de hayır! Anadolu&#8217;nun birçok bölgesi böyledir. Örneğin, Van&#8217;ın Akdamar Adası ve kiliseside bunlardandır. Bu ada ve kilisenin müthiş bir tarihçesi ve hakkında sayısız efsaneleri vardır. İşte her vatandaşımızın mutlaka bilmesi gereken Akdamar Adası ve Akdamar Kilisesi;</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin Van ve Bitlis illeri arasında bulunan Van Gölü’nün içinde yer alan en büyük adadır. Van’ın Gevaş ilçesi sınırları içerisinde yer alan adada Ermeniler´den kalma bir kilise bulunur. Yüzölçümü 70,000 metrekare olan adanın toplam kıyı uzunluğu 3 kilometreyi bulmaktadır. En yüksek noktası deniz seviyesinden 1912 metre yüksekte bulunan adanın batı uçlarında yüksekliği 8 metreye ulaşan dik kayalıklar vardır.</p>
<p style="text-align: justify;">İsim Efsanesi Adanın adının nereden geldiğine dair yaygın halk hikayesine göre, zamanında bu adada yaşayan baş keşişin güzelliği dillere destan Tamara adında bir kızı vardır. Adanın çevresindeki köylerde çobanlık yapan Müslüman bir genç bu kıza âşık olur. Bu genç Tamara’yla buluşmak için her gece adaya yüzer. Tamara ise ona gece karanlığında yerini belli etmek için onu bir fenerle bekler. Bundan haberdar olan kızın babası, fırtınalı bir gecede elinde fenerle adanın kıyısına iner ve sürekli yer değiştirerek gencin boşuna yüzüp, gücünü yitirmesine neden olur. Yüzmekten gücünü yitirip, yorulan genç çoban boğulur ve boğulmadan önce son nefesiyle “Ah Tamara!” diye haykırır. Bunu duyan kız da hemen ardından kendini gölün sularına bırakarak boğulur. Ah Tamara! isminin dönüşerek zamanla Ahtamar biçimini aldığı anlatılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu efsanenin tarihi gerçeklerle alakasının zayıf olduğu şüphesizdir. 9. yüzyıldan itibaren kaydedilmiş olan Ağtamar adının Arapça ĞMR kökünden “kabartı, tümsek” anlamına gelen bir türev olması daha kuvvetli bir olasılık olarak değerlendirilebilir.Adın Türkçeleştirilmiş biçimi olan Akdamar 1980′li yıllardan bu yana TC resmi kurumları tarafından tercih edilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">En eski kaynaklarda adanın adı, Gevaş bölgesinde hüküm süren Ermeni Rştuni sülalesine atfen Rştunik Adası olarak geçmektedir. 705 yılında Vard Rştuni’nin adada öldürülerek Rştuni beyliğine son verilmesinden sonra ada ve yöresi, daha önce Başkale’de (Ağbak) hüküm süren Ardzruni sülalesinin eline geçmiştir. 908′de I. Gagik Ardzruni bazı Ermeni ve Müslüman beyleriyle anlaşarak Gevaş’ta (Vostan) kendini Vaspuragan Kralı ilan etmiş ve bilahare başkentini adaya taşımaya karar vermiştir. I. Gagik adada halen mevcut olan kiliseden başka müstahkem bir kasaba, saray, çarşı ve liman inşa ettirmiştir. Ada üzerindeki sivil yerleşimin 16. yüzyıl başlarına kadar canlı olarak varlığını sürdürdüğü ve 1535 Osmanlı-İran harbi’nde tahrip edildiği anlaşılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">16. yüzyıldan sonra sivil yerleşimin bulunmadığı adada Kutsal Haç’a (Surp Khaç) adanmış bir Ermeni manastırı hayatiyetini sürdürmüştür. 19. yüzyıl sonlarında 300 civarında keşişin ikamet ettiği manastır, 1895 ve 1915 olaylarından sonra terkedilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ermeni Kilisesinin ruhani başkanlığı olan Gatoğigosluk makamı 10. yüzyıl ortalarından 1101 yılına kadar Ahtamar Adasında bulunmuştur. Makamın 12. yüzyılda Kilikya’ya taşınmasından sonra da Ahtamar Kilisesi 19. yüzyıla dek önderlik iddiasını devam ettirmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Akdamar Kilisesi</p>
<p style="text-align: justify;">Ahtamar Adasındaki Surp Haç kilisesi, Kudüs’ten İran’a kaçırıldıktan sonra 7. yüzyılda Van yöresine getirildiği rivayet <a href="http://www.uzmanportal.com/files/2010/07/van-akdamar.jpg" class="lightview" rel="gallery[10722]" title="van-akdamar"><img class="alignleft size-full wp-image-10725" title="van-akdamar" src="http://www.uzmanportal.com/files/2010/07/van-akdamar.jpg" alt="" width="300" height="256" /></a>edilen Hakiki Haç’ın bir parçasını barındırmak maksadıyla Kral I. Gagik’in emriyle 915-921 yıllarında Mimar Manuel tarafından inşa edilmiştir. Adanın güney doğusuna kurulmuş olan kilise, mimari açıdan Ortaçağ Ermeni sanatının en parlak eserleri arasında sayılır. Kızıl andezit taşından inşa edilmiş olan kilisenin dış cephesi, alçak rölyef şeklinde işlenmiş zengin bitki ve hayvan motifleriyle ve Kutsal Kitap’tan alınma sahnelerle bezenmiştir. Kilise bu özelliğiyle de Ermeni mimari tarihi içinde eşsiz bir konuma sahiptir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kilisenin kuzeydoğusundaki şapel 1296-1336 tarihlerinde, batısındaki jamadun (cemaat evi) 1793 tarihinde, güneyindeki çan kulesi 18. yüzyıl sonlarında ilave edilmiştir. Kuzeyindeki şapelin ise tarihi bilinmemektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Doğudaki birçok başka Ermeni anıtı ile birlikte Ahtamar Kilisesinin de 1951′de hükümet emriyle yıkımı kararlaştırılmış, 25 Haziran 1951′de başlatılan yıkım çalışması o dönemde genç bir gazeteci olan ve tesadüfen olaydan haberdar olan Yaşar Kemal’in müdahalesiyle durdurulmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">Onyıllar boyunca bakımsız olarak kalan kilise 2005-2007 döneminde Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde, Türkiye Ermenileri ve komşu Ermenistan ile ilişkilerin geliştirilmesine yönelik bir adım olarak, 1.5 milyon dolar harcanarak restore edilmiştir. Restorasyon çalışması bazı uluslararası kültür çevrelerinde “siyasi amaçlı” olarak tanımlanmıştır. Kilise 29 Mart 2007 tarihinde TC Kültür Bakanı ve Ermenistan Kültür Bakan Yardımcısının katılımıyla müze olarak tekrar açılmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzmanportal.com/akdamar-ahtamar-kilisesi-ve-akdamar-adasi-nerededir-akdamar-efsanesi-ve-akdamar-ismi-nerden-geliyor.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rönesans ve Reform Nedir, Ne Demektir? Rönesans ve Reform Hareketlerinin Kısaca Sebepleri ve Sonuçları</title>
		<link>http://www.uzmanportal.com/ronesans-ve-reform-nedir-ne-demektir-ronesans-ve-reform-hareketlerinin-kisaca-sebepleri-ve-sonuclari.html/</link>
		<comments>http://www.uzmanportal.com/ronesans-ve-reform-nedir-ne-demektir-ronesans-ve-reform-hareketlerinin-kisaca-sebepleri-ve-sonuclari.html/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Jul 2010 16:04:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL KÜLTÜR]]></category>
		<category><![CDATA[TARİH]]></category>
		<category><![CDATA[Da Vinci]]></category>
		<category><![CDATA[dinde reformlar]]></category>
		<category><![CDATA[leonardo]]></category>
		<category><![CDATA[ortaçağda reform hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[rafael]]></category>
		<category><![CDATA[Reform]]></category>
		<category><![CDATA[Reform hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[Reform hareketlerinin sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[Reform nasıl başladı]]></category>
		<category><![CDATA[Reform nasıl yapıldı]]></category>
		<category><![CDATA[Reform ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[Reform ne zaman yapıldı]]></category>
		<category><![CDATA[Reform neden yapıldı]]></category>
		<category><![CDATA[Reform niçin yapıldı]]></category>
		<category><![CDATA[Reform sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[Reformun anlamı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Rönesans]]></category>
		<category><![CDATA[Rönesans ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[Rönesans neden yapıldı]]></category>
		<category><![CDATA[Rönesans nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Rönesans niçin yapıldı]]></category>
		<category><![CDATA[Rönesans sanatçıları]]></category>
		<category><![CDATA[Rönesans sebebleri]]></category>
		<category><![CDATA[Rönesansı kimler yaptı]]></category>
		<category><![CDATA[Rönesansı yapan ünlüler]]></category>
		<category><![CDATA[Rönesansın etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Rönesansın nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Rönesansın sebepleri]]></category>
		<category><![CDATA[Rönesansın sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[Rönesansta neler değişti]]></category>
		<category><![CDATA[Rönesansta neler yapıldı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzmanportal.com/?p=10707</guid>
		<description><![CDATA[KISACA RÖNESANS NE DEMEKTİR? XV. ve XVI. yüzyıllarda önce İtalya&#8217;da başlayan ve tüm Avrupa&#8217;ya yayılan bilim, sanat, edebiyat ve düşünce hayatında görülen gelişmelere Rönesans adı verilir. Rönesans,&#8221;Yeniden Doğuş&#8221; demektir. RÖNESANSIN NEDENLERİ : Avrupa&#8217;da halk önce Feodalite sonra Monarşi yönetimlerinin baskısı altında kalmıştı. Skolastik görüş, sanatçıları tamamen yönlendiriyordu. Bu sırada Bizans, antikite düşünce sistemini yaşıyordu. İstanbul&#8217;un [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KISACA RÖNESANS NE DEMEKTİR?</strong></p>
<p>XV. ve XVI. yüzyıllarda önce İtalya&#8217;da başlayan ve tüm Avrupa&#8217;ya yayılan bilim, sanat, edebiyat ve düşünce hayatında görülen gelişmelere Rönesans adı verilir. Rönesans,&#8221;Yeniden Doğuş&#8221; demektir.</p>
<p><strong>RÖNESANSIN NEDENLERİ :</strong></p>
<ol>
<li>Avrupa&#8217;da halk önce Feodalite sonra Monarşi yönetimlerinin baskısı altında kalmıştı. Skolastik görüş, sanatçıları tamamen yönlendiriyordu. Bu sırada Bizans, antikite düşünce sistemini yaşıyordu. İstanbul&#8217;un fethi sonrasında daha büyük bir ilgi odağı haline gelen Bizans düşüncesi taklit edildi. Böylece ortaya çıkan antikite tarzı, Hümanizma hareketlerini doğurdu.</li>
<li>Dini mimarinin ve buna bağlı sanat anlayışının gelişmesi, sonuçta sanatın serbestleştirilmesi arzuları, yeni din dışı sanat anlayışının da oluşturulmaya çalıştırılmasına neden oldu.</li>
<li>Avrupa&#8217;nın coğrafi keşifler ile maddi olarak kalkınması,sanatçıları ve düşünürleri koruyan ve onlara gerekli maddi desteği sağlayan Mesen adlı bir snıfın ortaya çıkmasını sağladı.</li>
<li>Matbaanın gelişmesi, kağıdın maliyetinin ucuzlamasında etkili oldu.</li>
<li>Ortaçağ&#8217;ın sonlarına doğru kültür ve sanatta önemli bir birikimin oluşması.</li>
<li>Avrupa&#8217;nın İspanya&#8217;da Endülüs Emevi Devleti ve Sicilya aracılığı ile İslam Medeniyeti&#8217;ni tanıması.</li>
<li>Matbaanın geniş kullanım alanına girmesiyle yeni buluş ve düşüncelerin yayılması.</li>
<li>Avrupa&#8217;da kültür ve sanat faaliyetlerini destekleyen, bilim adamları ve sanatkârları himaye eden varlıklı kişilerin (mesenlerin) ortaya çıkması.</li>
<li>Coğrafi Keşiflerden sonra zenginleşen Avrupa&#8217;da, sanattan ve edebiyattan zevk alan bir sınıfın ortaya çıkması.</li>
<li>Antikçağ (Eskiçağ) eserlerinin incelenmesi.</li>
<li>İstanbul&#8217;un fethinden sonra Bizanslı bazı bilginlerin İtalya&#8217;ya göç ederek eski Yunanca&#8217;yı öğretmeleri ve eski eserleri tanıtmaları.</li>
<li>Rönesans, 14. yüzyılın sonlarında İtalya&#8217;da başlamıştır. Rönesans&#8217;ın ilk önce İtalya&#8217;da başlamasında; İtalya&#8217;nın coğrafi konumu, ekonomik durumu, dini ve tarihi önemi, siyasal durumu ve İslam Medeniyeti&#8217;nden etkilenmesi önemli rol oynamıştır.</li>
<li>İtalya&#8217;da Rönesans, 14. yüzyılın sonlarında Hümanizma ile başlamıştır. Hümanizma; Eski Yunan ve Latin kültürünü en yüksek kültür örneği olarak alan ve Ortaçağ&#8217;ın skolastik düşüncesine karşı Avrupa&#8217;da doğup gelişen felsefe, bilim ve sanat görüşü, insanlık sevgisini en yüce amaç ve olgunluk sayan bir doktrindir.</li>
<li>İtalya&#8217;da Eskiçağ&#8217;dan kalan antik eserleri incelemek ve benzerlerini yapabilmek amacıyla akademiler kurularak Yunanca, Latince ve İbranice metinler incelendi. Hümanizma, insanın kendini tanımasına, yasalarını yapmasına ve haklarını korumasına zemin hazırlamıştır.</li>
</ol>
<p> </p>
<p><strong>RÖNESANSIN SONUÇLARI :</strong></p>
<ol>
<li>Avrupa&#8217;da özgür düşünce gelişti.</li>
<li>Pozitif bilimler önem kazandı.</li>
<li> Bilim ve sanat gelişti.</li>
<li>Kiliseye olan bağlılık azaldı.</li>
<li>Avrupa&#8217;da okuma-yazma oranı arttı.</li>
<li>Birçok sanat eseri oluşturuldu.</li>
<li>Reform hareketlerinin başlamasında etkili oldu.</li>
<li>Avrupa ülkelerinde bilim, sanat, edebiyat alanlarında yeni bir dünya görüşü ortaya çıktı.</li>
<li>Skolastik düşünce yıkıldı. Düşüncede serbest bir ortam doğdu.</li>
<li>Deney ve gözleme dayanan pozitif düşünce ortaya çıktı.</li>
<li>Kilise zayıfladı. Bu durum Reform Hareketlerini başlattı.</li>
<li>Bu döneme kadar bilim, sanat ve medeniyet alanlarında İslam Ülkeleri öncülük yaparken, Rönesans hareketleriyle Avrupa Ülkeleri öne geçti.</li>
<li>Avrupa&#8217;da insan faktörü öne çıktı. İnsanlar kendi haklarına sahip çıkmaya başladılar.</li>
</ol>
<p> </p>
<p><strong> REFORM NE DEMEKTİR?</strong></p>
<p>XVI. yüzyılda Almanya&#8217;da başlayıp, buradan diğer Avrupa ülkelerine yayılan, dini alanda yapılan yenilik hareketlerine REFORM adı verilir.</p>
<p> <strong>REFORM HAREKETLERİNİN NEDENLERİ :</strong></p>
<ol>
<li>Katolik Kilisesi&#8217;nin bozulması ve ıslahat fikrinin yayılması.</li>
<li>Hümanizm sayesinde Hıristiyanlığın kaynaklarına inilmesi, İncil&#8217;in millî dillere çevrilerek temel ilkelerin ortaya konulması.</li>
<li><a href="http://www.uzmanportal.com/files/2010/07/ronesans2.jpg" class="lightview" rel="gallery[10707]" title="ronesans2"><img class="alignleft size-full wp-image-10709" title="ronesans2" src="http://www.uzmanportal.com/files/2010/07/ronesans2.jpg" alt="" width="367" height="603" /></a>Matbaanın kullanılması, matbaanın yaygınlaşması ile okuma-yazma bilenlerin artması üzerine Katolik Mezhebi&#8217;nin sorgulanmaya başlanması.</li>
<li>Endülüjans sorunu (para karşılığında kilisenin günahları affetmesi)</li>
<li>Rönesans hareketlerinin etkisi.</li>
<li>Martin Luther&#8217;in faaliyetleri (Reform hareketlerinin ilk defa başladığı Almanya&#8217;da siyasal birlik olmaması ve Almanya&#8217;daki prenslerin dinde yenilik isteyenleri desteklemesi)</li>
<li>Ekonomik neden.</li>
<li>Siyasal neden.</li>
</ol>
<p> </p>
<p><strong> REFORM HAREKETLERİNİN SONUÇLARI :</strong></p>
<ol>
<li>Avrupa&#8217;da mezhep birliği bozuldu. Katolik ve Ortodoks mezhepleri yanında yeni mezhepler ortaya çıktı, mezhepler arasında çatışmalar başladı.</li>
<li>Dine egemen güçlü devletler kuruldu. Din adamları ve kilise, eski itibarını kaybetti.</li>
<li>Katolik Kilisesi, kendisini yenilemek ve düzenlemek zorunda kaldı.</li>
<li>Eğitimde laikleşme süreci başladı. Eğitim-öğretim faaliyetleri kiliseden alınarak laik bir eğitim sistemi kuruldu.</li>
<li>Katolik Kilisesi&#8217;nden ayrılan ülkelerde kilisenin mallarına ve topraklarına el koyuldu.</li>
<li>Papa ve kilisenin Avrupa Ülkelerinin kralları üzerindeki etkisi sona erdi ve Avrupa&#8217;da siyasal bölünmeler yaşandı. Çünkü Ortaçağ&#8217;da Papa, Avrupa krallarına taç giydirerek onların krallıklarını onaylıyor ve yönlendirebiliyordu. Papanın bu gücü kaybetmesi, Haçlı Seferleri&#8217;nin düzenlenmesini engellemiştir.</li>
<li>Katolik kalan ülkelerde yeni mezheplerle mücadele etmek amacıyla Engizisyon Mahkemeleri kuruldu.</li>
<li>Protestan krallar ve prensler, din işlerinin mutlak hakimi oldular.</li>
<li>Reform hareketleri, Avrupa&#8217;yı siyasi yönden zarara uğratmıştır. Şarlken&#8217;in Osmanlı Devleti üzerine yapmayı planladığı Haçlı Seferi bölünmelerden dolayı gerçekleşmemiştir.</li>
<li>Mezhep savaşları, Osmanlı Devleti&#8217;nin Avrupa&#8217;da ilerlemesini kolaylaştırmıştır.</li>
<li>Bilimsel gelişmeler hızlandı.</li>
<li>Katolik Kilisesi kendi içinde düzenlemelere gitmek zorunda kaldı.</li>
<li>Skolastik düşünce yıkıldı.</li>
</ol>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzmanportal.com/ronesans-ve-reform-nedir-ne-demektir-ronesans-ve-reform-hareketlerinin-kisaca-sebepleri-ve-sonuclari.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kısaca Coğrafi Keşif Ne Demektir, Coğrafi Keşifler Neden, Nasıl ve Ne zaman Yapıldı? Coğrafi Keşiflerin Sebepleri ve Sonuçları Nelerdir?</title>
		<link>http://www.uzmanportal.com/kisaca-cografi-kesif-ne-demektir-cografi-kesifler-neden-nasil-ve-ne-zaman-yapildi-cografi-kesiflerin-sebepleri-ve-sonuclari-nelerdir.html/</link>
		<comments>http://www.uzmanportal.com/kisaca-cografi-kesif-ne-demektir-cografi-kesifler-neden-nasil-ve-ne-zaman-yapildi-cografi-kesiflerin-sebepleri-ve-sonuclari-nelerdir.html/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Jul 2010 10:47:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL KÜLTÜR]]></category>
		<category><![CDATA[TARİH]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi Keşifler dünyayı nasıl etkilesi]]></category>
		<category><![CDATA[coğrafi keşifler haritası]]></category>
		<category><![CDATA[coğrafi keşifler ile avrupada başlayan gelişmenin günümüz bilimsel birikiminin oluşmasına etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi Keşifler nasıl yapıldı]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi Keşifler ne anlama gelir]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi Keşifler ne zaman yapıldı]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi Keşifler neden yapıldı]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi Keşifler nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi Keşifler nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi Keşifleri kimler yaptı]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi Keşifleri yapan devletler]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi Keşiflerin etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi Keşiflerin madde madde nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi Keşiflerin manası]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi Keşiflerin öncüleri]]></category>
		<category><![CDATA[coğrafi keşiflerin osmanlı devletine etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[coğrafi keşiflerin osmanlıya etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi Keşiflerin sebebleri]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi Keşiflerin sebepleri]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi Keşiflerin sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi Keşiflerin tarihe etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafik Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[İSPANYOLLARIN KEŞİFLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[KEŞFEDİLEN YOLLAR ve YERLER]]></category>
		<category><![CDATA[PORTEKİZLİLERİN KEŞİFLERİ:]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzmanportal.com/?p=10699</guid>
		<description><![CDATA[Tarihin başlangıcından günümüze kadar, insanoğlu inanılmaz değişimler geçirmiş, bu değişimler sonucu sadece kendisi ve içinde bulunduğu toplum etkillenmemiş, bütün dünya etkilenmiştir. Bu tür bütün dünyayı etkileyen olaylara birkaç örnek vermek istersek eğer, yazının bulunuşu, kavimler göçü, İstanbul&#8217;un fethini, Fransız Devrimini, iki dünya savaşını örnek olarak verirsek pek yanlış olmaz sanırım. Bunlar kadar bütün insanlığı ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Tarihin başlangıcından günümüze kadar, insanoğlu inanılmaz değişimler geçirmiş, bu değişimler sonucu sadece kendisi ve içinde bulunduğu toplum etkillenmemiş, bütün dünya etkilenmiştir. Bu tür bütün dünyayı etkileyen olaylara birkaç örnek vermek istersek eğer, yazının bulunuşu, kavimler göçü, İstanbul&#8217;un fethini, Fransız Devrimini, iki dünya savaşını örnek olarak verirsek pek yanlış olmaz sanırım. Bunlar kadar bütün insanlığı ve tarihi ilgilendiren, değiştiren yüzlerce örnek verebiliriz. Ama biz uzmanportal.com olarak bu olaylardan biri olan Coğrafi Keşiflere değineceğiz bu yazımızda. Coğrafi Keşifler, sebep ve sonuçlarıyla tarihi yönünü ve şeklini tamamıyla değiştirmiş bir tarihi olaydır. Kısaca değişnmek gerekirse bu tarihi olayın sonucunda Avrupa inanılmaz zengizleşmiş, yeni topraklar bulunmuş, kölelik düzeni ile beraber üretim şekilleri değişmiş, bunları soncunda da Avrupa kabuk değiştirmek üzere Reform ve Rönesansa başlamıştır. İşte kısaca Coğrafi Keşiflerin sebepleri, yapılış şekilleri ve sonuçları:</p>
<p style="text-align: justify;">Ortaçağın sonuna kadar Avrupalılar, dünyanın pek az yerini tanıyorlardı. Coğrafya bilgisinin artması ve gemicilikteki gelişmeler sonucu açık denizlere çıkan Avrupalılar, yeni kıtalar ve ülkeler keşfetmeye başladılar.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.uzmanportal.com/files/2010/07/Cografi-Kesifler.jpg" class="lightview" rel="gallery[10699]" title="Cografi-Kesifler"><img class="size-full wp-image-10703 aligncenter" title="Cografi-Kesifler" src="http://www.uzmanportal.com/files/2010/07/Cografi-Kesifler.jpg" alt="" width="614" height="453" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">İşte xv. ve xvı. yy&#8217;da Avrupa&#8217;da ortaya çıkan Dünya&#8217;yı tanıma ve kaynaklardan daha fazla yararlanma hareketlerinin genel adına <strong>coğrafi keşifler</strong> denir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Keşiflerin Nedenleri :</strong></p>
<p style="text-align: justify;">1-) Zengin doğu ülkeleriyle ticaret yapmak için yeni yolların aranması :</p>
<p style="text-align: justify;">Ortaçağ&#8217;da Avrupa&#8217;nın ihtiyacı olan baharat,altın,gümüş,elmas,inci,pamuk ve ipekli kumaşlar gibi değerli mallar Avrupa&#8217;ya 2 önemli yoldan ulaşıyordu:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Birincisi:</strong> Orta Asya üzerinden kara yolu ile Hazar Denizi&#8217;nin güney ve kuzeyinden Trabzon ve Kırıma ulaşan İpek Yolu idi.Bu yol Türklerin elinde idi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İkincisi;</strong> Hindistan&#8217;dan başlayıp bir kolu Basra Körfezi&#8217;ne ulaşan,diğer kolu ise Mısır ve Suriye limanlarında sona eren Baharat Yolu idi.</p>
<p style="text-align: justify;">Türk ve Müslüman tüccarların bu yolları izleyerek Hindistan ve Çin&#8217;den getirdiği bu mallar Venedik ve Cenevizliler tarafından Avrupa&#8217;ya ulaştırılıyordu. Bu ticaret sayesinde doğu ülkeleri oldukça zenginleşmişti.Ancak bu mallar birkaç el değiştirdiği için oldukça pahalıya satılıyordu.Bu da doğu ülkelerine karşı büyük bir ilgi ve merak uyandı</p>
<p style="text-align: justify;">2-) Ünlü İtalyan bilgini Marco Polo&#8217;nun doğuya yaptığı seyahetten sonra,bu ülkelerin bitmek tükenmek bilmeyen servetlerinden söz etmesi,doğuya olan ilgiyi artırdı.</p>
<p style="text-align: justify;">3-) Avrupa&#8217;nın genellikle ilerlemiş toplumlarından İspanyollar ve Portekizliler,doğu ülkeleriyle doğrudan ticaret yapmak ve daha ucuza mal etmek amacıyla harekete geçtiler</p>
<p style="text-align: justify;">4-) İstanbul&#8217;un fethinden sonra Türkler,Karadeniz ve Kırım&#8217;ı elde ederek Cenevizlilerin kolonilerine yerleştiler.Bu gelişmelerde Avrupalıların,Çin ve Hindistan&#8217;a gitmek için yeni yollar aramalarında etken oldu.</p>
<p style="text-align: justify;">5-) Coğrafya bilgisinde ilerleme : Orta Çağ&#8217;da Avrupalıların dünya ile ilgili bilgileri çok az ve yanlıştı. Avrupalılar Haçlı Seferleri sırasında Müslümanların coğrafya ile ilgili bilgilerinden yararlandılar.Çünkü Araplar eski Yunan eserlerini kendi dillerine çevirerek incelemişlerdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Dünyayı düz bir tepsi şeklinde düşünüyorlardı.Daha sonra Dünya&#8217;nın yuvarlak olduğunu öğrendiler.Bunun sonucunda var olan haritaları geliştirip daha doğru haritalar yaptılar.</p>
<p style="text-align: justify;"> 6-)Haçlı seferlerinden itibaren pusulayı yakından tanıyan Avrupalıların bu aygıt üzerinde son düzenlemeleri yaptıktan sonra açık denizlere inme cesareti göstermeleri. (Manyetik pusulanın icadı ve gemi yapım tekniğindeki ilerlemeler,coğrafi keşiflerin en önemli nedenlerindendir.)</p>
<p style="text-align: justify;">7-) xvııı.yy&#8217;da denizci saatleri ve kronometreler sayesinde boylamların kesin tespiti de deniz yolculuğunu geliştirdi.</p>
<p style="text-align: justify;">8-)İstanbul&#8217;un Türkler tarafından alınmasından sonra.Bizans bilginleri İtalya&#8217;ya gittiler.Bunlar Ptolemaios Geograbhike&#8217;si dahil pek çok yunanca eseride götürmüşlerdi. Haritalardaki hatalar düzeltildi.Yeni haritaların yapılması,Hindistan&#8217;a başka yollardan da gidileceği fikrini güçlendirdi.</p>
<p style="text-align: justify;">9-)Bilim ve teknolojik alandaki ilerlemeler;</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Amerika&#8217;nın keşfi (1492)</li>
<li>Ümit Burnu&#8217;nun bulunması(1486-1698)</li>
<li>Dünya&#8217;nın dolaşılması (1519-1522)</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">10-)Ortaçağ seçkin topluluğunun parçalanması ve mutlakiyetçi hükumdarlıklardaki ilerleme,ilk keşif gezilerinin teşkilatlanmasını ve gerekli personeli sağladı.</p>
<p style="text-align: justify;">11-)Efsane ve hurafelere inanmayan cesir gemicilerin yetişmesi: Ortaçağ&#8217;da Atlas Okyanusu&#8217;nun içinde gemileri çeken mıknatısların olduğuna inanılırdı.Ekvatora doğru inildiğinde gemicilerin kararıp zenci olacakları düşünülür ve uzağa gidilemezdi.Coğrafya bilgisindeki ilerlemeler gemicileri yüreklendirdi. Dünya&#8217;nın yuvarlak olduğuna inananlar,sürekli batıya gidilecek olursa doğunun bulunacağını ileri sürdüler.</p>
<p style="text-align: justify;"> <strong><a href="http://www.uzmanportal.com/tag/kesfedilen-yollar-ve-yerler/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with KEŞFEDİLEN YOLLAR ve YERLER">KEŞFEDİLEN YOLLAR ve YERLER</a> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>PORTEKİZLİLERİN KEŞİFLERİ:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Atlas Okyanusu yolu ile, Afrika&#8217;nın güneyini dolaşarak Hindistan&#8217;a ulaştılar. Afrika&#8217;nın güneyine ilk ulaşan denizci Bartelmi Diyaz&#8217;dı.Buraya gemicilerin cesaretlerinin kırılmaması için Ümit Burnu adını verdi.Vasgo dö Gama Ümit Burnu&#8217;nu dolaşarak Hindistanın batı kıyılarına ulaştı.Portekizliler bu yolu ellerinde tutabilmek için bölgeye donanmalar gönderdiler.Yeni bulunan Hint Deniz Ticaret Yolu,Süveyş Kanalı açılıncaya kadar dünyanın en önemli ticaret yolu olarak kaldı. Portekizliler bir yandan da Malaya yarımadasına giderek Çin&#8217;den gelen yollara sahip oldular.Asor ve Kanarya adalarını Portekizliler,Güney Amerika&#8217;da Brezilya&#8217;yı keşfettiler.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İSPANYOLLARIN KEŞİFLERİ:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"> İspanyol denizcileri sürekli batıya gidilirse Hindistan&#8217;a ulaşılacağını düşünüyorlardı.İspanya adına Cenovalı ünlü gemici Kristof Kolomb keşif hareketlerinde bulundu.Sürekli batıya giderek Amerika&#8217;nın doğusundaki Bahama takım adalarına ulaştı.Burayı Hindistan&#8217;ın batısı sandı.Amerika&#8217;ya üç sefer daha yaparak,Orta ve Güney kıyılarını buldu,ancak yeni bir kıta bulduğunun farkına varamamıştı. Kristof Kolomb&#8217;dansonra Ameriko Vespuçi adında bir İtalyan denizci İspanya adına keşiflerde bulundu.Amerika&#8217;ya yaptığı bir seyahetten sonra buranın Hindistan olmayıp,yeni bir kıta olduğunu açıkladı. İspanyollar daha sonra Meksika&#8217;yı,Brezilya hariç Güney Amerika&#8217;nın tamamını keşfettiler. İngiliz ve Fransızlar da Kuzey Amerika&#8217;da keşiflerde bulundular.Ele geçirdikleri yerlerde koloniler kurdular.İngilizler Kanada ve Hudson Körfezi kıyılarını ele geçirdiler.Fransızlar Labrador,St. Lawrance ve Büyük Göl bölgesini ele geçirdiler.</p>
<p style="text-align: justify;">İlk dünyayı dolaşma gezisini Macellan İspanya adına başlattı.Flipin adalarında öldürülünce geziyi Del Kano tamamladı. (1519-1522) Böylece dünyanın yuvarlak olduğu kanıtlandı.Avrupa ile Büyük Okyanus ve Uzakdoğu ülkeleri arasında önemli bir yol daha bulunmuş oldu.Panama Kanalı açılıncaya kadar bu yol önemini korudu.</p>
<p style="text-align: justify;"> <strong>COĞRAFİ KEŞİFLERİN SONUÇLARI</strong></p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>Dünyanın büyük bir kısmı tanınmış sanıldığından daha büyük olduğu anlaşılmıştır.</li>
<li>İlk zamanlarda keşiflerden en çok İspanyollar ve Portekizliler yararlandılar,büyük sömürge imparatorlukları kurdular.Fransızlar ve İngilizler de Kuzey Amerika&#8217;nın Atlas Okyanusu kıyılarında,Kanada&#8217;da sömürgeler elde ettiler. Avrupa devletleri arasında sömürge rekabeti başladı.</li>
<li>Ticaret alanı genişledi.Ticaret ve sanatla uğraşan Burjuvalar zenginleşti.Asiller eski servet ve ayrıcalıklarını kaybetmeye başladılar.</li>
<li>Keşifler ticaret yollarının değişmesine neden oldu.İpek ve Baharat yolları kullanılmaz oldu.</li>
<li>Akdeniz limanları eski önemini kaybetti.</li>
<li>Atlas Okyanusu kıyısındaki limanlar önem kazandı.Bu durum Süveyş Kanalı&#8217;nın açılmasına kadar sürdü.</li>
<li>Yeni bulunan ülkelere özellikle Amerika&#8217;ya,Avrupa&#8217;dan göç başladı. Bunların birçoğu Avrupa&#8217;daki huzursuzluklardan kaçıyorlardı.Birçoğu da ticaret yapmak,servet sahibi olmak için göç ettiler.Bu durum esir ticaretinin de yeniden canlanmasına etki etti.</li>
<li>Keşifler dinsel inanışlar üzerinde de etkili oldu.İncil&#8217;de yeni bulunan ülkelerden söz edilmemesi,Hristiyanların kiliseye olan bağlılıklarını sarstı.</li>
<li>Yeni yolların bulunması en çok Orta Asyalı Türkleri ve İslam dünyasını olumsuz yönde etkiledi.Keşiflerden sonra bu milletler ekonomik bakımdan yoksullaştılar.</li>
<li>Yeni kıtalar ve okyanusların varlığının anlaşılması yeni ürünler, kültürler ve insanların tanınmasını sağladı.</li>
<li>Avrupa&#8217;nın giderek zenginleşmesine,bunun aksine doğu ülkelerinin fakir düşmesine yol açtı.</li>
<li>Servetin temeli olan toprak önem kaybetti.</li>
<li>Hristiyanlık yayıldı.</li>
<li>Doğu ticaret yolu Afrika&#8217;nın güneyine kaydı (1487-1498)</li>
<li>Amerika kıtası bulundu.</li>
<li>Amerika&#8217;daki altın ve gümüş Avrupa&#8217;ya taşındı,Avrupa ekonomik yönden güçlendi. (Osmanlı Devleti&#8217;nde büyük ekonomik zorluklar yaşandı)</li>
<li>Köle ticareti ortaya çıktı.</li>
<li>Yeni bitkiler tanındı.</li>
<li style="text-align: justify;">Rönesans&#8217;ın başlamasına katkı sağladı.</li>
</ol>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzmanportal.com/kisaca-cografi-kesif-ne-demektir-cografi-kesifler-neden-nasil-ve-ne-zaman-yapildi-cografi-kesiflerin-sebepleri-ve-sonuclari-nelerdir.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Devekuşları Neden Başlarını Kuma Gömerler?</title>
		<link>http://www.uzmanportal.com/devekuslari-neden-baslarini-kuma-gomerler.html/</link>
		<comments>http://www.uzmanportal.com/devekuslari-neden-baslarini-kuma-gomerler.html/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Jul 2010 08:56:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GENEL KÜLTÜR]]></category>
		<category><![CDATA[Devekuşları Niçin Başlarını Kuma Gömerler?]]></category>
		<category><![CDATA[devekuşu]]></category>
		<category><![CDATA[devekuşu başını yere sokar mı]]></category>
		<category><![CDATA[devekuşu çiftlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[devekuşu deneyleri]]></category>
		<category><![CDATA[devekuşu neden başını kuma sokar]]></category>
		<category><![CDATA[devekuşu neden bu kadar korkaktır]]></category>
		<category><![CDATA[devekuşu yuturtası]]></category>
		<category><![CDATA[devekuşunun ağırlığı]]></category>
		<category><![CDATA[devekuşunun beyni]]></category>
		<category><![CDATA[devekuşunun boyları]]></category>
		<category><![CDATA[devekuşunun özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[en büyük kuş]]></category>
		<category><![CDATA[en korkak hayvanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzmanportal.com/?p=10694</guid>
		<description><![CDATA[En büyük kuşların başında gelen devekuşlarının, ebatlarına rağmen beyinlerinin gözlerinden küçük olması, halk arasında büyük ve yanlış bir söylenceye neden olmuştur. Bu inanç ve görüşün nereden kaynaklandığı bilinmiyor. Güya devekuşu başını kuma gömünce düşmanlarını ve gelecek tehlikeyi görmez, onun için de rahatlarmış. Güney Afrika”da 80 sene boyunca yapılan gözlemlerde böyle bir olay görülmemiştir. Hiçbir devekuşu kafasını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">En büyük kuşların başında gelen devekuşlarının, ebatlarına rağmen beyinlerinin gözlerinden küçük olması, halk arasında büyük ve yanlış bir söylenceye neden olmuştur. Bu inanç ve görüşün nereden kaynaklandığı bilinmiyor. Güya devekuşu başını kuma gömünce düşmanlarını ve gelecek tehlikeyi görmez, onun için de rahatlarmış. Güney Afrika”da 80 sene boyunca yapılan gözlemlerde böyle bir olay görülmemiştir. Hiçbir devekuşu kafasını kuma gömmeye teşebbüs etmemiştir. Zaten bunu yaparlarsa boğulacakları da kesin.</p>
<p style="text-align: justify;">Devekuşları genellikle Afrika, Asya&#8217;nın güney kesimlerinde ve Avusturalya&#8217;da yaşarlar. Erkekler sayıları 1 ile 3 arasında değişen dişinin yumurtaları için kuluçkaya yatarlar. Kuluçkadan çıkan ve sayıları 18-20 olan yavrulara da yine erkek deve kuşları 18 ay boyunca bakarlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Her ne kadar beyinleri gözlerinden küçük olsa da, kuş dünyasının en akıllılarından olmasalar da, devekuşları kendilerini gizlemek için başlarını kuma gömecek kadar da aptal değillerdir. Bu görüntünün asıl nedeni devekuşu yavrularının yırtıcı hayvanlarım saldırılarına karşı açık ve korumasız olmalarıdır. Onlar yetişkin devekuşları gibi hızlı koşup kaçamazlar. Bir tehlikeyi sezdiklerinde aniden kendilerini bulundukları yere bırakarak, hareketsiz kalıp çevreye uyum sağlayarak düşmanlarının dikkatlerinden kaçtıklarını ümit ederler.</p>
<p style="text-align: justify;">Anne devekuşları bazen bütün vücutlarını, kanallarını da açarak toprak üzerine yatırırlar ve yavrularını güneşin kavurucu etkisinden korumaya çalışırlar. Ayrıca devekuşlarının dinlenirken boyun kaslarını rahatlatmak için veya çok sık olmasa da uyurken bazen bu pozisyonu aldıkları biliniyor. Hatta bir görüşe göre, bu pozisyonda kafalarını yere dayayıp düşmanlarının ayak seslerini dinledikleri de ileri sürülüyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Daha yumurtadan çıkar çıkmaz erişkin bir tavuk büyüklüğünde olan devekuşu yavrularının uzun boyunları genellikle bej rengindedir ve üzerlerinde siyah çizgiler vardır. Bu renklerle ot renkleri ve gölgeleri karışarak iyi bir kamuflaj imkanı sağlar. Bu durumda otların aralarına başlarını soktuklarında vücutları görünürken boyun ve baş kısımları görülmez. Görülmeyen başın kuma gömülmüş gibi insanlar tarafından algılanmasının nedenlerinden biri de bu olabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu tip uçamayan büyük kuşların başlarını kuma gömme gibi aptalca bir savunma sistemine zaten ihtiyaçları yoktur. İşitme ve görme duyuları son derecede iyidir. Boylarının da avantajı ile çevreyi çok iyi gözleyebilirler. Düşmanı diğer av adaylarından önce sezebilirler.</p>
<p style="text-align: justify;">Üç metrelik boylarına ve 100 &#8211; 150 kilogramlık ağırlıklarına rağmen saatte 50 kilometre hızla koşabilirler. Köşeye sıkıştıklarında ise kolay teslim olmazlar. Çok seri ve kuvvetli tekme atabilirler, uzun boyunları sayesinde düşmanı yaklaştırmadan mücadele edebilirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzmanportal.com/devekuslari-neden-baslarini-kuma-gomerler.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
