Kategoriler
Genel Kültür

Kelebekler Vadisi Nerede? Kelebekler Vadisi Hakkında Bilgi

Kelebek Vadisi, Muğla ili, Fethiye ilçesi Ölüdeniz belde sınırları içerisinde bulunan doğal bir hazinedir. Kelebek Vadisi, Akdeniz kıyılarının güney batısındaki Babadağ’ın (Antik Kragos Dağı) eteklerinde, Ölüdeniz ‘den 3-4 mil uzaklıkta yeralır. Doğusundan akan şelaleye yatak olan 350 m yüksekliğinde dik kayalıklar vadi için özel bir koy yaratmıştır.

Kanyon adını, temmuz-eylül ayları arasında görülen “Jarsey Tiger” adlı kelebeklerden almıştır. “Arctidae” familyasının en güzel üyelerinden olan “kaplan kelebeği” cinsinin yüzlerce kelebekle koloni halinde bulunması, özellikle haziran ve ekim aylarında izleyenleri hayran bırakıyor.

Sahip olduğu endemik türler nedeniyle dünya mirası olarak korunması önerilmiş 100 dağdan biri olan Babadağ’ın eteklerinde bulunan Kelebekler Vadisi, 8 Şubat 1995’de 1. derecede doğal SİT ilan edilmiş ve her türlü yapılaşmaya kapatılmıştır. 350 metreye ulaşan sarp kayalık duvarlarla çevrili olan Vadi ismini, barındırdığı 80’den fazla kelebek türünden ve özellikle kaplan kelebeğinden almıştır. Kaynağı Faralya köyünde bulunan ve 50 metre yükseklikten dökülen şelale, Vadi’nin ortasından geçen bir dere ile Akdeniz’e ulaşır.

Kategoriler
Genel Kültür

Alanyada Tatil Yerleri, Alanyadaki Oteller, Alanyada Gezilecek Yerler, Alanyaya Nasıl Gidilir?

Sizlere yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerin gözde tatil merkezi Alanya’yı tanıtmak istiyoruz. Güzel yurdumuzun eşsiz mekanlarından biridir Alanya. İşte Alanya hakkında sizler için topladığımız bilgiler:

Alanya Tarihi:
Alanya, Antik çağlarda korsanlara, Bizans döneminde derebeylerin ev sahipliği yapmış ve nihayet Anadolu Selçukluları döneminde de başkentliğe yükselmiş ender güzellikteki tarihi bir şehirdir.

Alanya antik çağda Pamfilya ile Klikya arasında yer almıştır. Heradot’a göre bu bölgenin insanları Truva savaşı sonrası Anadolu’ya dağılan insanların soyundan gelir.

Yapılan araştırmalarda (Kadıini Mağarası-1957) ilk yerleşimin günümüzden 20 bin yıl öncesine üst paleotik döneme kadar uzandığı anlaşılmıştır.

Tarihte bilinen ilk adı Coracesium’dur. M.Ö. 4. yüzyılda Persler’in istilası altındadır. Daha sonra korsanların barınağı olmuştur. M.Ö. 139 yılında Seleki kralı kenti istila etse de korsanların barınağı olmaktan kurtulamamıştır. M.Ö. 65 yılında Romalı komutan Magnus Pompeius tarafından Roma İmparatorluğu topraklarına katılan şehir, Roma’nın çöküşü ile Bizans döneminde adı da “güzel dağ” anlamında Kalonoros olur.

1204 yılında Haçlı orduları’nın İstanbul’da Latin İmparatorluğu’nu kurması üzerine Anadoluda bir otorite boşluğu doğmuştur. Bir derebeyi olan Kyr Vart Kalonoros’ta hakimiyeti sağlamıştır.

Kent, 1221 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından ele geçirilmiştir. Sultan Alaaddin Keykubat derebeyi Kyr Vart’ın kızıyla evlenerek kenti yeniletmiş ve kışlık başkent yapmıştır. Kentin adını da Alaiye olarak değiştirmiştir. Alaaddin Keykubat döneminde şehir en parlak günlerini yaşar. Bugünkü kale, tersane ve hala ayakta duran yapıların birçoğu o dönemdendir.

1300 yılında Anadolu Selçukluları’nın dağılması sonucu şehir Karamanoğlu Beyliği’nin egemenliğine girer. Konya merkezli Karamanoğulları, 1427 yılında şehri 5 bin altın karşılığı Mısır Memluk Sultanlığı’na satar.

Nihayet Anadoluda birliğin sağlanması ve Osmanlı Beyliği’nin öne çıkması ile Alaiye, 1471 yılında Fatih Sultan Mehmet’in komutanlarından Gedik Ahmet Paşa tarafından Osmanlı Devleti topraklarına dahil edilir.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde Alaiye, önce Kıbrıs eyaletine bağlanır(1571), ardından Konya Vilayetinin sancağı yapılır (1864), sonra Antalya sancağına (1868) ve nihayet 1871 yılında da Antalya’nın ilçesi yapılır.

Cumhuriyetle birlikte Mustafa Kemal’in önerisi ile Alanya adını alır.

Alanya’da Mutlaka Görülmesi Gereken Yerler

Alanya Kalesi

 Binlerce yıl insanlara yurt olan Alanya Kalesi tüm görkemliliğiyle günümüzde de ayakta. Alanya’nın simgesi durumundaki Kale’ye çıkıp, buradan tüm kenti kuşbakışı seyredebilirsiniz. Koruma altındaki eski Türk Evleri, birkaç yüz yıl öncesi Alanya’sından günümüze ulaşabilmiş eserler. İskele yakınındaki Kızılkule, günümüzde kültürel bir mekan olarak değerlendiriliyor. İlk kuruluşunda bir korsan şehri olan Alanya, bu surların içindeydi. Coresium Trypon adlı bir korsan çevreye dehşet saçıp, Roma’nın ünlü zenginlerinin kızlarını buraya kaçırıp fidye istiyordu. Bu nedenle Alanya Kalesi sık sık savaşlara sahne oluyordu. Alanya’nın Selçuklulara geçmesiyle çehresi de değişti. Sultan Alaaddin Keykubat döneminde imar edilen Alanya’daki Tersane ilk Türk donanmasının oluşmasında önemli bir rol üstlendi.

 Alarahan

Alanya’ya 35 km uzaklıkta Alara Çayı kenarındaki bu kervansaray 1232 yılında Sultan Alaaddin Keykubat tarafından yaptırıldı. 2 bin metrekarelik bir alan üzerindeki han, kesme taşlardan yapılmış, mescidi, çeşmesi, hamamı ile halen ayakta. Han eski Türk mimarisinin ilginç örneklerinden biri. Alara Çayı muhteşem bir şelale ile iniyor Akdeniz sahiline. Gündoğmuş yakınlarındaki bu şelale, Antalya bölgesinin az bilinen doğal güzelliklerinden biri. Belki de bu yüzden kirlenmedi, çevre katliamına uğramadan bugüne gelebildi.

Damlataş mağarası

Nefes darlığı ve astıma iyi geldiği öne sürülen Damlataş Mağarası 1948 yılında iskele inşaatı sırasında tesadüfen ortaya çıkarıldı. Birbirinden güzel sarkıt ve dikitlerin bulunduğu mağaranın 10-15 bin yıl önce oluştuğu tahmin ediliyor. Koruma altındaki mağaraya giriş ücretli.

Süleymaniye Camii

Osmanlı mimarisi örneklerini taşıyan cami 16 yüzyılda Selçuklu dönemine ait bir cami kalıntıları üzerine yapıldı. Günümüzde Andızlı Cami olarak bilinen Emir Bedrüddin Camii de eski Türk mimarisinin güzel bir örneği. Alaaddin Keykubat’ın komutanı Akşebe Sultan tarafından yaptırılan mescid de görülmeye değer mirari örnekler taşıyor.