Kategoriler
Genel Kültür SAGLIK

Kansızlık(Anemi) Nedir,Kansızlık Belirtileri Nelerdir,Neden Anemi Olunur,Tedavisi

Kanda kırmızı kan hücreleri (alyuvarlar) bulunur. Bu kan hücrelerinin yapısında oksijenin taşınmasını ve bu hücrelerin kırmızı olmasını sağlayan hemoglobin bulunur. Nefes alırken akciğerdeki oksijen, bu hemoglobinin yapısına bağlanarak taşınır. Bu hemoglobinin kanda bulunması gereken miktarın altında olması sonucu kansızlık (anemi) ortaya çıkar.

Bu olması gereken minimum değerler erkekte 13 g/dl, kadında ise 12 g/dl dir. Bunlar dünya sağlık örgütünün belirlediği değerlerdir. 6 yaşa kadarki çocuklarda 11 g/dl, 6-15 yaş arasında ise 12 g/dl’nin altında olması kansızlığın göstergesidir.

Dünyada kadınlarda görülme sıklığı yüzde 30-40, erkeklerde yaklaşık yüzde 20′ dir. Bu kansızlıklar arasında en çok görülen demir eksikliği anemisidir. Anemi hastalarının yaklaşık yüzde 90′ında görülür.

 

DEMİR EKSİKLİĞİ ANEMİSİ

En sık görülen beslenme yetersizliği vücuda yetersiz demir alımıdır. Demir kandaki hemoglobine bağlanır ve oksijenin taşınmasına yardımcıdır. Genelde bebeklik döneminde ortaya çıkan bir durumdur. Dünyada en çok karşılaşılan kansızlık çeşididir. Çocukluk ve ergenlik döneminde de sık karşılaşılan bir rahatsızlıktır.

 

NEDEN DEMİR EKSİKLİĞİ ANEMİSİ OLURUZ?

Demir alımında eksiklik: Hamilelikte ve emzirme döneminde demir daha fazla gerekir. Yeni doğan çocukların ek demir alımına ihtiyacı vardır. Bu dönemde büyüme fazla olduğundan anne sütü ya da inek sütü bebeğin ihtiyacını karşılayamamaktadır. Anne sütünün yanında demir ihtiyacını karşılayacak besinler ya da demir ilaçları verilebilir. Ergenlik döneminde de bu ihtiyaç artmaktadır. Ekonomik düzeyi yeterli olmayan ailelerde, beslenme yetersizliği sonucu bu durum ortaya çıkabilir. Uygulanan yanlış rejim, et yememek, hazır gıdalarla beslenmek demir eksikliği anemisi nedenlerindendir.

Demir emiliminde yetersizlik: Bazı hastalıklar sonucu demirin bağırsaklardan vücuda emilmesi yetersiz olabilir. Kronikleşmiş bağırsak hastalıkları, mide ameliyatları, sindirim bozuklukları sonucu demir alımı yavaşlar.

Kanamalar: Bağırsak hastalıkları ya da geçirilen hastalıklar sonucu kanama olabilir. Ayrıca adet döneminde fazla miktarda kan kaybedilir. Diyetle demir alımı yetersiz kalır. Ek demir beslenmesine ihtiyaç vardır. Yoksa bu kan kaybı sonucu kansızlık ortaya çıkar. Sindirim sistemi sorunlarında, ülseri veya kronik gastriti olanlarda kanama sonucu demir eksikliği anemisi oluşabilir.

Bunlar dışında nadir de olsa kansızlığa neden olabilecek durumlar vardır. Alyuvarların idrarla atılması, sürekli aspirin kullanmak, parazitler, kurşun zehirlenmeleri gibi.

 

KANSIZLIK (ANEMİ) BULGULARI NELERDİR?

Demir eksikliğinde vakaların çoğunda bir belirti görülmez. Yapılan kan tahlilleri sonucu teşhis konabilir. Eğer hastalık ilerlemiş ve şiddetli ise halsizlik, solukluk, yorgunluk, iştahsızlık, kabızlık gibi durumlar oluşur. Fiziksel bir aktivite sırasında çarpıntı, nefes almada güçlük, çabuk yorulma hastalığın şiddetine göre ortaya çıkar. Hastalar pika toprak ya da kil gibi yiyecek olmayan maddeleri yemek ister.

Bunlar dışında şu belirtiler olabilir:

  • baş dönmesi, kulak çınlaması,
  • ağız kenarında çatlaklar,
  • tırnakların kaşık şeklini alması, çatlaklar oluşması,
  • dilde kızarma, çatlak ve kabarcık oluşumu,
  • yutarken zorlanma, ağrılı yutma,

Demir eksikliği olan çocukların yürümesi, oturması, konuşması gecikir. Bu çocuklarda davranış bozukluğu ortaya çıkar ve öğrenme güçleşir. Bağışıklık sistemi zayıflar ve hastalığa yakalanma ihtimali artar.

 

KANSIZLIK (ANEMİ) TANISI

Yapılan fizik muayene, hastanın doktora anlattıkları ve kan tahlilleri sonucu tanı konur. Alyuvarlar mikroskobik olarak incelenir. Kan hemoglobini, serum ferritin düzeyi, demir bağlama kapasitesine bakılır. Zor değildir fakat bazı hastalıklarla (örneğin akdeniz anemisi) karıştırılabilir. Bu yüzden dikkat edilmelidir.

 

KANSIZLIK (ANEMİ) TEDAVİSİ

Demir eksikliği tedavisinde uygulanan yöntem ağızdan demir ilacı verilmesidir. 2 ay sonra hasta normale döner ancak demir depolarının doldurulması için uzun bir süre daha demir tedavisi uygulanır. Bu tedavi bir yıla kadar çıkabilir. Bebeklerde şurup ya da damla yoluyla ilaç verilir. Dışkı koyulaşır. Dişler de siyahlaşma olabilir ama geçicidir. İlaç alımı aç karnına ya da öğün arasında olmalıdır. Çünkü böylece demir daha iyi emilir. Ayrıca C vitaminiyle beraber ilacın verilmesi emilimini arttırır. Süt ve süt ürünleriyle beraber alınması sakıncalıdır. Demirin emilimini azaltır.

Barsaklarında emilim bozukluğu olanlar ya da hap kullanmak istemeyenler için kalçadan iğneyle demir enjekte edilir. Yan etkileri fazladır ve doktor tavsiyesine göre uygulanmalıdır. Bu yan etkiler: Bulantı, kusma, ishal gibi sorunlardır. Kalçadan yapıldığında alerji, ağrı, yanma gibi durumlar ortaya çıkabilir.

 

DEMİR HANGİ BESİNLERDE BULUNUR?

Demir ette ve bitkilerde bulunur. Karaciğer, kırmızı et, dalak, yumurtanın sarısı, yeşil sebze, fındık, fıstık, kuru üzüm, pekmez, kuru baklagiller demir bakımından zengindir. Ayrıca ette bulunan demir daha kolay emilir. Bu yüzden etle beslenmek demir ihtiyacı bakımından önemlidir. Un ve ekmek demirden zenginleştirilebilir.

 

BEBEKLERİ DEMİR EKSİKLİĞİNDEN KORUMAK İÇİN NELER YAPILMALIDIR?

  • Bebeklerinizi demirden zengin gıdalarla besleyin,
  • İlk 6 ay anne sütüyle besleyin. Erken doğum yaptıysanız 2. aydan sonra ek demir takviyesi yapabilirsiniz. Normal doğum yapanlar ise 4. aydan itibaren demir takviyesi yapabilirler,
  • Günde yarım litreden fazla süt, demirin emilimini azaltır. Beslenmeyi buna göre belirleyin,
  • C vitamini demir emilimini arttırdığından bebeğinize meyve suyu içirin.

Alıntıdır.

Kategoriler
SAGLIK

Sütten Yeni Kesilmiş Bir Bebek Neler Yemeli , Nasıl Beslenmeli?

Bebeğinize vereceğiniz  ilk katı gıda maddelerinin çok lezzetli olmasına özen gösterin. Tabii ki besin değeri olan gıda maddelerini seçmeniz yerinde bir davranış olacaktır ancak katı gıdalara geçiş aşamasında öncelikli olan kriter bebeğinize vereceğiniz yiyeceğin tadının güzel olmasıdır.

Geçiş aşamasında uyulması gereken başka bir kriter de bebeğinize vereceğiniz besinin sindirim sistemini zorlayan bir yiyecek olmamasıdır. Bebeğinize vereceğiniz katı besinleri rendelemeye, ezmeye ve püre haline getirmeye çalışın.

Anne sütünden kesilen bebekler yediklerini hemen çiğnemeye alışamaz ve emmek isterler. Hazırlayacağınız püreler bebeğinizin işini kolaylaştıracaktır.

Püreler

  • Elma, armut, şeftali, kayısı ve muz püresi
  • Havuç, bezelye, tatlı patates, karnabahar, nohut ve brokoli püresi
  • Pirinç lapası

Bebeğiniz 6. ayını doldurduğunda doktorunuzun da uygun gördüğü yiyecekleri püre haline getirmeyi deneyebilirsiniz. Bebeğinize farklı bir gıda maddesi yedirmek istiyorsanız, bu gıdanın yanında başka bir katı gıda vermeyin. Bebeğinizi alıştırmaya çalıştığınız katı gıda maddesini 3-4 gün boyunca denemeye çalışın. Bu süre içinde bebeğiniz bu gıda maddesinin tadına alışır. Bebeğinize farklı bir gıda maddesi yedirmek istiyorsanız, önerilen süreyi bekleyin çünkü yeni bir damak tadına alışması zaman alabilir. Yeni bir gıda denemesi için beklediğiniz 3-4 günlük sürede, bebeğinizin vücudunun verdiği reaksiyonları da takip edin. Örneğin, denediğiniz gıda bebeğinizde alerjiye ve benzeri bir sağlık sorununa yol açıyor mu? Bu tür soruların cevapları bebeğinizin sağlığı için oldukça önemlidir.

Bebeğinize vereceğiniz ilk gıdalar akşam yemeği için hazırlanan klasik yemek çeşitlerinden olmak zorunda değildir. Bebeğiniz verdiğiniz yiyecekten sadece birkaç kaşık yemekle yetiniyorsa, endişelenmeyin. Yemek yemeye alışan bebekler öğle ve akşam yemeği düzenine ve bu düzen çerçevesinde yenilen yemeklere de alışırlar. Bebeğinize, yemeğini bitiremeyeceği konusundaki endişelerinizi hissettirmeyin. Aksi takdirde, bebeğinizin yemeği, “endişe duygusu” ile özdeşleştirmesine neden olursunuz.

Bebekler için önerilmeyen gıdalar:

“Alerji ve gıda tahammülsüzlüğü” başlığı altında bebeklerin sağlığını bozan bazı gıdalardan söz edeceğiz. Bu bölümde ise alerji ve gıda tahammülsüzlüğü dışında¬ki sebeplerden dolayı uzak durulması gereken bazı gıda maddelerinden bahset¬mek istiyoruz:

■ Ağır kırmızı et türleri (örneğin, kuzu eti) bir bebeğin sindiremeyeceği kadar fazla yağ oranına sahiptir. Bebeğiniz 9 aylık olana kadar, bu tür et çeşitlerinden kaçının.

■ Bebek mamalarına tuz koymayın. Tuzlu gıdalar bebeklerin böbreklerini yorar.

■ Bebeğiniz 6-7 aylık olana kadar, mamalarına baharat koymayın.

■ Şekerli yiyecek ve içecekler diş çürümesini kolaylaştırır

■ Kızartılmış gıdalar bebekler için uygun değildir. Bebeğinizin mamalarına katı yağ ya da tereyağı koymayın. Sıvı yağ kullanmamaya çalışın. Buharda pişirilen mamalar bebekler için idealdir.

Bebeğiniz tattığı birbirinden farklı gıdalardan sonra herhangi bir sorun yaşama-mışsa, sizinle beraber sofraya oturabilir ve büyüklerinin yediği yiyecekleri yemeye başlayabilir. Özellikle de kahvaltı bebekler için ideal bir başlangıçtır.

kaynak :  genelsaglikbilgileri.com