Kategoriler
Genel Kültür SAGLIK YAŞAM

Bebekte Gazın Nedenleri Nelerdir? Bebekte Gaz Sancısını Gidermek İçin Ne Yapmalı?

Yeni doğan bebekte gaz problemi, yeni doğan bebeğin gazı nasıl çıkar, bebeğin gazını çıkarma yöntemleri

Bebekte Gazın Nedenleri Nelerdir?

Aynı konumda uzun süre yatırılması,
Altının ıslak olması,
Bulunduğu ortamın çok sıcak ya da çok soğuk olması,
Bebeğin hareketlerini engelleyecek şekilde sarılması ve kundaklanması,
Bebeklere çok fazla su içirmek veya tam tersi şekilde az su içirmek,
Emzik kullanan bebeklerde emziğin şekere, bala ya da pekmeze batırılması,
Bebeğe şekerli su içirmek,
Uygun olmayan besinler verilmesi ve gereğinden fazla meyve suyu içirilmesi,
Erken aylarda mama ve nişastalı gıdalara başlanması,
Yiyeceklerin açıkta kalmış olması ve bebeğin bu yiyecekleri tüketmesi,
Çevreden gelen basit virüsler,
Hazırlanan mamaların birden çok kez verilmesi,
Emziren annenin tükettiği gıdalar gaz sancısı nedenleri olabilir.
Ebeveynlerin sakin olması ve bebeğe sevgi şefkatle yaklaşması önemlidir. Bu durum çocuğa güven verir.

 

Bebekte Gaz Sancısını Gidermek İçin Ne Yapmalı?

Sizin bu durumu azaltmak için alacağınız önlemler;

· İlk olarak bebeğin bulunduğu ortamın çok sızak veya çok soğuk olmaması gerekir.
· Daha sonra bebekle temas halindeyken, mama hazırlarken temizlik kurallarına uymanız gerekir
· Bebeği çok fazla giydirmek hareket etme yeteneğini düşürür. Bu yüzden dar ve çok fazla kıyafeti üst üste giydirmemek gerekir.
· Gaz olan bir bebeğin karnına ve ayaklarına ılık bez koymak faydalıdır
· Bebeği devamlı aynı şekilde yatırmamak gerekir. Karın üstü veya yan pozisyonda yatabilir.
· Beslenmelerden sonra geğirene kadar gazı çıkartılmalıdır
· Bebeği sakinleştirmek için masaj yapmak, severek güzel sözler söylemek gerekir. Durum devam ederse doktora başvurulmalıdır
· Bebek çok fazla emzirilmemelidir. Bunun yanında gereksiz yere ek besin de verilmemelidir.

Kategoriler
Genel Kültür SAGLIK YAŞAM

Bebeğin Diş Çıkarma Belirtileri ve Sorunları Nelerdir?

Bebeklerde diş çıkarma 6.ay ile 16.ay arasında süren ve ne zaman başlayacağı belli olmayan bir süreçtir. Bu sürecin başlangıcı kalıtsal özelliklere de bağlıdır. Anne-babanın diş çıkarma periyodu bebeğe yansır. Bununla beraber diş çıkarma döneminde belirtiler bebekten bebeğe göre de değişiklik gösterir. Bazı bebeklerde hiçbir belirti olmadan dişler çıkarken bazılarında diş belirti verip günlerce gelişmeden bekleyebilir.

Diş çıkarma döneminde önemli olan bebeği dikkatle takip etmek, rahatsızlığı varsa gidermeye çalışmak ve mümkün olduğunca fazla sevgi, şefkat ve ilgi göstermektir. Zira çoğu bebekte diş çıkarma döneminde diş etlerinde ağrı olur ve bunu ona unutturmak için yoğun ilgi gerekebilir.

 

Diş Çıkarırken Genelde Karşılaşılan Sorunlar

Ağrı ve Huzursuzluk: Diş etlerinde dişlerin baskısı ile oluşan ağrılar bebekte huzursuzluğa yol açabilir. Bu gibi durumlarda küçük parmaklarla çok hafif masajlar ve hekim tavsiyesi ile diş etlerini rahatlatıcı kremler kullanılması huzursuzluğu biraz olsun azaltabilir.

Ağız salgılarının artması: Diş çıkaran bebeklerde salya akıtma çok yoğun şekilde görülebilir. Aslında bebekler onuncu haftadan itibaren salya akıtırlar ancak diş çıkarma ile beraber bu çok yoğunlaşabilir.

Yüzde kızarıklıklar: Yoğun salya akıtması sonucunda bebeğin özellikle çene kısmı tahriş olur ve kızarıklıklar görülebilir. Bu kızarıklıkları önlemek için salyasının gün boyunca yumuşak mendil veya bezlerle silinmesi gerekir. Ayrıca yatağında yatarken de çarşafı ıslatmaması için havlu kullanarak çarşafla temastan kaynaklanabilecek tahrişler önlenebilir.

Öksürük: Aşırı ağız sıvısı salgılaması bebekte hafif öksürüğe yol açabilir. Eğer nezle grip gibi bir takım hastalıklarla ilgili belirtiler göstermiyorsa endişeye gerek yoktur.

Beslenememe: Bebek diş çıkartırken rahatlamak için her şeyi ağzına götürebilir ancak bu besleneceği anlamına gelmez. Çünkü emmek ya da biberonla beslenmek acısını artırabileceğinden bazı dirençler ile karşılaşmak normaldir. Özellikle katı gıdalar ile beslenmeye başlayan bebekler, bu yiyeceklere ilgilerini kaybedebilirler. Ancak bu kısa süreli bir dönemdir ve bu dönemi sıvı gıdalarla atlatarak bebeği bu şekilde beslemek bir çözüm yolu olacaktır.

İshal: Bu durum hekimlerin şüphe ile yaklaştığı bir durumdur. Zira diş çıkarma ile ishal arasındaki ilişki kesin değildir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta , bebeğin diş çıkarmadan dolayı yakalandığı ishali en fazla 2 dışkılama sonra kesilip kesilmediğidir. Daha uzun süren durumlarda mutlaka önlemler alınmalı ve doktora danışılmalıdır.

Ateş: Ateş, diş etlerindeki ağrı ve baskının artması ile görülebilir. Bu durumda da yine ateş karşısında alınan önlemlerin alınması ve 3 günü aşan durumlarda mutlaka doktora danışılmasında fayda vardır.

Dişeti kanaması (Dişeti hematomu): Bazen diş gelirken çok hafif kanama da yapabilir. Bu kanama, mavimsi bir leke olarak görülebilir. Genellikle endişeye gerek kalmadan kendiliğinden iyileşir.

Kulak ve yanaklarda rahatsızlık: Diş çıkaran bebeklerde kulaklarını çekiştirme veya yanaklarını kaşıma gibi halleri görülebilir. Özellikle azı dişleri çıkarken, dişetlerindeki ağrı sinirler nedeni ile kulak ve yanağa etki edebilir. Bu nedenle bebeğin bu rahatsızlıktan dolayı kulak veya yanaklarına küçük parmaklarla hafif masaj yaparak onu rahatlatmaya çalışmak iyi olacaktır.

Uykusuzluk: Bebekler yalnızca gündüz diş çıkarmadığından gece uykusunda da azalma görülebilir.

 

Bebeğin Rahatsızlıklarını Hafifletmek İçin Neler Yapılabilir?

Bebek, diş çıkarmanın verdiği rahatsızlıklarla daha nazlı ve yorgun olacaktır. Bu nedenle ona mümkün olduğunca şefkat, sevgi ve ilgi göstermek gerekmektedir. Bu dönemde özellikle dikkatini başka yönlere çekecek ortamlar yaratmak (oyun oynatmaya çalışmak, vs gibi) acısını hafifletmeye yardımcı olur. Ayrıca bebeğin dişlerini kaşıyabilmesi için uygun materyaller verilmesi (lastik diş halkası, havuç, vs), ellerin iyice yıkanarak parmağın emdirilmesi, soğuğa yakın su vermek de rahatlatıcı olabilir. Bununla beraber soğuk kompreslerle de dişetlerine kısa süreli ve hafif masajlar ağrıyı biraz alabilir. Ayrıca jeller ve ağrı kesiciler de, doktor tavsiyesi ile uygulanabilir.

Kategoriler
SAGLIK

Bebeklerde İshalin Belirtileri Nelerdir? İshalin Sebepleri ve İshal Tedavisi.

Bebeklerde en fazla 6 ay-2 yaş arasındaki görülür ishal Yenidoğan bebeklerde anne sütüyle beslenmeden dolayı altın sarısı renkte ve günde 7-8 kez dışkılama normal sayılmaktadır Her bebeğin bağırsak çalışma düzeni farklı olduğu için sizin kendi gözlemleriniz çok önemlidir Bebeğinizin dışkısı normalden daha sulu ise ve daha sık ise ishal olmuş demektir İshalin diğer belirtileri de ateş, bulantı, kusma, karın ağrısı, iştah kaybı ve kilo kaybıdır

İshalin Sebepleri Nelerdir?
İshal, genelde mikrobik nedenlerden dolayı meydana gelir Virüs, bakteri ve parazitlerin bulaştığı yiyecekler ve su ishale neden olabilir Boğaz, kulak ve idrar yolu enfeksiyonlarında, antibiyotik kullanımı sırasında da ishal ortaya çıkabilir İnek sütü de en çok ishale sebep olan yiyeceklerden biridir İshal süresince inek sütü yerine yoğurt vermeyi deneyebilirsiniz

İshali İyileştirmek İçin Neler Yapılabilir?
· İshal sırasında bebeğiniz sıvı kaybına uğrayacağı için bol sıvı tüketmesini sağlamalısınız İçme suyunu kaynatmak yararlı olacaktır Anne sütü alan bebekler emzirilmeye devam edilmelidir

· Bebeğinizi yemesi için teşvik etmeli, sık sık ve az az beslemelisiniz
· Bebeğinizi katı gıdalarla beslenmeye geçmişse, pirinç lapası, kuru ekmek, patates ve muz püresi gibi nişastalı yiyecekler verilmelidir

Bunun yanında kaynatılmış su ve bu suyla yapılmış ayran ve taze meyve suları içirilip sıvı tüketimi artırılmalıdır

· İnek sütü ile beslenen bebeklere, bunun yerine yoğurt verilebilir

·Bir yaşın altındaki bebeklerde ishal kesici ilaçlar kullanılmamalıdırEczanelerde ve sağlık kuruluşlarında bulunan tuz-şeker karışımı elektrolit çözeltilerden temin edebilirsiniz

İshalin Geçmemesi
Eğer ishal 24 saatten fazla devam ederse, su kaybı varsa veya dışkıda kan görülüyorsa bebeğinizi mutlaka doktora götürmelisiniz Su kaybının belirtileri, bebeğin huzursuz olması fakat gözyaşının yetersiz olması, bebeğin gözlerinin ve bıngıldağının çökük olması, karın derisini çekip bıraktığınızda eski haline yavaş gelmesi, ağız ve dilinde kuruluk olması ve istekle su içmesidir.

Kaynak

Kategoriler
SAGLIK

Bebeklere Verilecek İlk Ek Gıdalar Nelerdir? Bebeklere İlk Sebze, Meyve, Et Ne Zaman ve Nasıl Verilmelidir?

Bebeklerimizi yeni tatlara alıştırmak için hazırladığımız basit yiyeceklere ek gıda diyoruz. Bebeklere ek gıda vermemizin amacı onu yeni tatlara alıştırma, doyurmak değil. Bir çay kaşığı ile başlayıp daha sonra bir bebek öğününe dönüştürüyoruz bu nedenle bebeğinize çok fazla yedirmemeye çalışıyoruz ki yemeği reddetmesini öğrenmesin.

 

İlk Başlangıç Ek Gıdaları Neler Olmalı?

Bebek için ilk başlanacak ek gıdanın ne olması gerektiği ile ilgili farklı görüşler var. En çok önerilenler meyve, yoğurt, sebze yada tahıllı yiyecekler. Ek gıdaya tatlı  meyvelerle başlarsanız ya da yoğurt ile başlayıp içine de tatlı bir meyve katarsanız büyük olasılıkla bebeğiniz iştahla yer ve siz de çok mutlu olursunuz. Ancak daha sonra bir çok bebek sebzeleri ve tatları reddetme eğilimi gösterir. Bebeğinizin yeme alışkanlığı bu andan itibaren başlar. Bu yüzden mesela sebzelerden başlanabilir.

 

En İyi Başlangıç Sebzeleri Nelerdir?

Havuç, balkabağı, mevsiminde kabak, kırmızı pancar, patates. Bu sebzelerle başlıyabilirsiniz. Buharda pişirip az bir su ilave ederek koyu bir püre kıvamına getirip bebeğinize yedirebilirsiniz. İlk başta sadece tek bir sebze ile başlamalısınız. Daha sonra bu sebzeleri ikili, üçlü kombinasyonlarla karıştırarak basit bir bebek menüsü hazırlıyabilirsiniz. Yada basit sebze çorbaları yapabilirsiniz. Patates kabızlık yapabilir. Bu nedenle onu diğer sebzelerle karıştırarak verin.

 

Bebek İçin En İyi Başlangıç Meyveleri Nelerdir?

Sebzelerle aynı zamanda ya da bir kaç gün sonra meyvelere de başlıyabilirsiniz. Meyveyi akşam üzeri yada öğleye doğru verebilirsiniz. Meyveleri cam rendeyle rendeleyip suyunu süzün ve o sudan bir kaç kaşık verin. Bir kaç gün sonra püre kısmını yedirmeye başlayın. Elma, armut gibi sert meyveleri ilk başlarda buharda pişirip yumuşatarak yedirebilirsiniz. Meyvelerin bir kaç tanesini karıştırarak ta yedirebilirsiniz.

En iyi başlangıç meyveleri; elma, şeftali, muz, avakado, armut. Dikkat etmeniz gereken en önemli nokta meyveleri mevsiminde vermek. Muz kabızlık yapabilir. Bu nedenle çok sık vermeyin.

 

Yoğurt ve Et Ne Zaman Verilmeli?

Yoğurt bebekler için ilk başlanan ek gıda olmamalı. Özellikle bebeğimiz emiyorsa gerekli sütü alıyordur. Yoğurdu ilk başlarda günlük olarak mayalamalısınız. Hazır yoğurtları kullanmayın. Kendiniz evde yapmaya çalışın ve yoğurdu sade yedirin. Et ve et ürünlerine 8 ci aydan itibaren başlıyabilirsiniz. Yemeklerine kavrulmuş kıyma katarak azar azar bebeğinizi ete alıştırabilirsiniz.

 

Bebeğime Kahvaltı Ne Zaman Vermeli?

Bebekler için kahvaltıya başlama zamanı en iyi 7 ci ay civarıdır. Bu ayda çeyrek yumurta sarısınada başlıyabilirsiniz. Kahvaltıda kullanacağınız peynir tuzsuz olmalı, en iyisi lor peyniri yada keçi peyniridir. Peyniri suda bekleterek tuzunu alabilirsiniz. Açık süt bulabilirseniz kendi lor peynirinizi yapmak çok kolay.

Kahvaltı için genelde hazır bebe bisküvileri kullanılır, bunun yerine kendiniz evde yapmaya çalışın. Yada tam buğday ekmeğinin içini ufalayabilirsiniz. Bisküvi yada ekmeği haşlanmış kuru meyve suları ile ıslatıp içine dilediğiniz meyveleri katın.

 

Nasıl İyi Bir Bebek Menüsü Hazırlarım?

Bebeğiniz için gün içinde hazırladığınız yemeklerde renklerle oynayın, bu işinizi kolaylaştırır. Mantık çok basit, yiyecekleri renklere ayırın ve her renkten vermeye çalışın, böylece kafanız karışmaz.

•Turuncular; havuç, baklağiller
•Yeşiller; ıspanak, pazı, brokoli, taze fasulye gibi.
•Kırmızılar; mercimek, pancar,
•Beyazlar; soğan, pırasa, karnıbahar
•Sarılar; patates, sarı mercimek, bulgur
Ayrıca kuru meyveleride demir açısından zengin oldukları için bebeğinizin menüsüne ilave edin. Tuzsuz kabak çekirdeği iyi bir çinko kaynağıdır. Tohum öğütücüsü ile iyice ezip meyve pürelerine yada çorbasına bir çay kaşığı haftada iki kere katın.

Kategoriler
SAGLIK

Aylara Göre Bebeblere Verilebilecek Ek Besinler Nelerdir?

Bebekler bilindiği gibi doğumlarından itibaren anne sütüyle beslenmeye başlarlar. Ancak belirli bir aya gelen bebeğin yavaş yavaş ek besinlere de başlaması gerekir. Peki hangi aylarda bebeğinize ne yedirmelisiniz, hangi ek gıdaları kullanmalısınız? Hangi aydan itibaren sütünüze ilaveten  ek besinler kullanabilirsiniz?

İşte aylara göre bebeklere verilecek ek gıdalar:

 

0 – 6 Ay Sadece Anne Sütü ( Bebeğin aylara göre büyümesi izlenerek )

 

4-6 ay

Çocuğunuza tek bir gıda türü içeren yumuşak, topaksız, yarı sıvı tekli karışımlar verin. Bu gıdalara en iyi örnekler;

-yoğurt
-meyve püreleri ve meyve suyu (elma, şeftali, muz gibi)
-sebze püreleridir (kabak, havuç, patates gibi
-devam maması
-pekmez
-yumurta sarısı ( ¼ oranında )

 

6-7 ay

Çocuğunuza iki çeşit gıda içeren ikili karışımlar verin. Besinleri ince ince kıyın veya rendeleyin bir sıvı veya yoğurtla karıştırın. Bu gıdalara örnekler;

-yoğurtlu sebze püreleri
-meyveli yoğurt
-tavuklu sebze
-etli sebze
-tarhana çorbası
-yoğurt çorbasıdır
-yumurta Sarısı ( tam )
-Et ( Tavuk Eti veya Balık Eti )
-Sebze Püre veya Sebze Çorba
-Pekmez
-Devam Mamaları
-Ayrıca bu dönemde yumurtanın sarısı, beyaz peynir gibi kahvaltılıklarda vermeye başlayın

7-9 ay

Artık çocuğunuza üç veya daha fazla besin türü içeren çoklu karışımlar verebilirsiniz. Bu gıdalara örnekler;

-sebze çorbası
-dolma
-baklagiller
-tahıl – Kurubaklagil ezmeleri
-ızgara köftedir
-Çocuğunuzun yemeklerine bir tatlı kaşığı zeytinyağı ekleyin. Dokuzuncu aydan sonra çocuğunuz aile sofrasına oturabilir.

Dört-altıncı aylar arasında meyve (elma, şeftali gibi) ve yoğurt az miktarda başlanabilir. Pirinç kolayca sindirilebilir ve nadiren allerjik reaksiyonlara neden olur. Önceleri sulu muhallebi şeklinde verilebilir. Sebze püreleri; patates, havuç, kabak ve pirinç ile hazırlanabilir. Çorbalara bir miktar sıvı yağ ilavesi bebeğin enerji ihtiyacını tamamlamada yardımcı olur. Yaşamın altıncı ayından itibaren yumurta sarısı az miktarda başlanabilir ve miktarı artırılarak 8-10 günde tam yumurta sarısına çıkılır. Yedinci – dokuzuncu aydan itibaren haftada iki üç kez tam yumurta verilebilir. Ispanak, turp ve pancar yüksek nitrat içeriği nedeni ile “weaning” döneminde önerilmemektedir. Yedinci aydan itibaren etli dolmalar, etli sebze yemekleri ve baharatsız ızgara köfte verilebilir. Bu dönemde nişastalı besinler (pilav, makarna, ekmek gibi) verilmeye başlanabilir. Dokuzuncu aydan başlayarak çocuk birçok yiyeceği ısırarak yiyebilir ve bir yaşında aile sofrasındaki yiyecekleri yiyebilir.

İlk dört ayda anne sütü tek başına yeterli besini sağlar. Yenidoğan bebeğin kalori ihtiyacı vücut ağırlığına göre düşünüldüğünde erişkinin üç katıdır. Yeterli kalori alımı santral sinir sisteminin gelişimi için gereklidir. Dört altıncı aydan sonra anne sütü çocuğun ihtiyacını karşılayamayabilir. Ek gıdalar yeterli miktarda verilemeyen ve kilo alma problemi gözlenen bebeklere “weaning” döneminde devam formülaları önerilebilir. Hayatın ikinci yılında anne sütü çocuğun ihtiyacının sadece küçük bir bölümünü karşılayabilmesine rağmen, gelişmekte olan ülkelerde uzun süreli (iki-üç yaşına kadar) emzirme önerilmektedir.

Kategoriler
GÜNCEL

Bebekler Nasıl Uyutulmalıdır? Kolay Bebek Uyutmanın Püf Noktaları

Dünyanın en güzel, en tatlı varlıklarıdır bebeklerimiz. Öyleki bazen onlara bakmaya kıyamayız bile. Onları büyütüp, okutmak, evliliklerini görmek, hayatlarını kazandıklarımızı görmek hepimizin en büyük arzusudur. Ama bütün bunlar için ilk önce bebeklerimizin bebeklik dönemlerini çok sağlıklı bir şekilde geçirmeliyiz. Birçok anne bebeklerini nasıl besleyeceğini, nasıl altını temizleyeceğini bilir, ama bir konuda çok zorlanır ki, bu da uykudur. Bebekleri uyutmak maalesef bazen işkence haline gelmektedir anneler için. Bizde bu konuda anneler için bazı ipuçlarını sizlerle paylaşacağız. İşte konunun uzmanından bebekleri uyutmanın püf noktaları;

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ve Neonatoloji Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Küçüködük, bebeklerin ölüm riskine karşı sırtüstü yatırılarak uyutulması gerektiğini söyledi.

 

Prof. Dr. Şükrü Küçüködük, bebeğin uyku ortamının nasıl olması, ne kadar uyuması ve uyku problemlerinin nasıl çözümlenmesi gerektiği konularında bilgi verdi. Bebeklerin 3 aylık olana kadar tekerlekli bebek arabasına takılabilen, gerektiğinde evden dışarıya çıkıldığında kenarlarında tutacakları olan taşınır bebek yatağında ya da beşikte uyuyabileceğini belirten Küçüködük, “Üçüncü aydan 3 yaşına kadar kullanılan bebek karyolalarında koruma çubuklarının aralıkları kol ya da bacakların sıkışmaması için 2.5 santimden dar, bacakların da dışarı sarkmaması için 6 santimden geniş olmamalıdır. Yatak altlığıyla korkulukların tepesi arasında en az 60 santim yükseklik bulunmalıdır. Bebeğin yatağı karyolaya tam oturmalı, bebeğin kolunu, bacağını ya da başını sıkıştırabilecek kadar boşluklar olmamalıdır” dedi.

 

Bebeğin yatağının pamuklu kumaşla kaplanması ve çok yumuşak olmaması gerektiğine dikkat çeken Küçüködük, yüzüstü dönmesi durumunda havasız kalmasını önleyecek Hava delikleri bulunmasının da önemine işaret etti.

 

“BEBEKLER SIRTÜSTÜ YATIRILARAK UYUTULMALI”

Yatak takımlarında sentetikten kaçınılması, yeni doğan bebekler için onu sıcaktan bunaltmayacak pamuklu örtüler ve ince battaniyeler kullanılması, bir yaşından sonra ise hafif ve Sıcak tutan bir yorgan seçilmesi gerektiğine değinen Küçüködük, “boğulma tehlikesine karşı bebekler en azından 2 yaşına gelene kadar yastık kullanılmamalıdır. Ani bebek ölümlerine karşı bebekler sırtüstü yatırılarak uyutulmalıdır” diye konuştu.

 

Bebeği huzursuz edebileceği için aşırı sarıp sarmalanmaması, oda ısısının ılık olmasının (18-20 santigrat derece) önemini anlatan Küçüködük, imkan varsa bebek odasına gece lambası ve oturulan odadan bebeğin rahatça kontrol edilebileceği bebek alarmı takılmasının gerekliliğini dile getirdi. İlk günlerde gece-gündüz kavramı gelişmediği için bebeklerin gelişigüzel saatlerde uyuduğunu, aylar geçtikçe uyku saatlerinin geceye kayacağını kaydeden Küçüködük, “Annelerin doktorlara en çok sorduğu sorulardan biri bebeğin ne kadar uyuması gerektiği konusudur. Çocuk doyurulduğu, Gazı çıkarıldığı, sessiz ve ısısı ayarlanmış bir ortamda yatırıldığı sürece ihtiyacı olacak uyku süresi kadar uyur. Bebekler genellikle sorunları yoksa bir emzirmeden diğerine kadar uyku hallerini sürdürür. Çocuk büyüdükçe uyku ihtiyacı da azalır. 6 aylık bir bebekte günlük uyku süresi çocuktan çocuğa değişmekle beraber toplam 15 Saat, 1 yaşında ise 14 Saat kadardır. Her çocuğun kendine göre bir uyku düzeni vardır. Uyku genellikle günün aynı saatlerine rastlar. Bebekler ilk yaşın sonlarına doğru öğle öncesi ve öğle sonrası olmak üzere iki kez uyur. Gündüz uyku alışkanlıklarının 2 Saati geçmemesine dikkat etmek gerekir. Bebeğin uykusu bu süreyi aştığında gerekirse dikkatlice uykudan uyandırılmalıdır” şeklinde konuştu.

 

“ANNE ÇOCUĞUNU KOYNUNA ALMAMALI”

Bir yaşını tamamlayan çocukların genellikle gündüzleri 1-2 saat, geceleri ise 12 saat kadar uyuduklarını ifade eden Küçüködük, bu durumun her çocukta farklı olabileceğini hatırlattı. Küçüködük, çocuğa akşamları düzenli olarak aynı Saatte yatağa yatma alışkanlığının kazandırılması gerektiğinin önemini vurgulayarak, “Aksi halde çocukta uyku problemleri başlayabilir. Akşamları uyku alışkanlığının kazanılması için bebeğin beslenmesinin odasında yapılması sağlanmalı. Uykuyu ceza değil eğlence haline getirmek için 20 Dakikalık bir zaman ayrılmalı, mimikli bir oyun kurgusunun oluşturulması gereklidir. Bunun yanı sıra yatağına sevdiği oyuncaklar ya da sarılarak uyuduğu bir şey varsa o konulmalıdır” dedi.

 

Bazı çocukların gece yarısı uykudan ağlayarak uyanıp annelerinin yatağına gittiğini kaydeden Küçüködük, bu durumda annenin çocuğu koynuna almaması gerektiğini belirtti. Küçüködük, şunları söyledi:

 

“Anne çocuğu koynuna almak yerine, onu tekrar yatağına yatırıp, yanında oturarak sırtını sıvazlayıp onu okşaması, sakinleşmesini sağlamaya çalışması daha doğru bir hareket olacaktır. Bu uygulama çocuğun her seferinde annesinin yatağına gitme alışkanlığını kazanmasını da engeller.”