Kategoriler
Genel Kültür

Dolu Nasıl Oluşur? Nasıl Yağar? Kısaca

Bazı meteorolojisiler, dolunun, 1000-2000 metre yükselen bir sıcak hava akımı ile, inmekte olan soğuk hava akımının karşılaşması sonucu oluştuğunu düşünüyorlar. Sıcak haya akımının böyle birden ısı kaybetmesi, içindeki nemli havanın donarak, doluyu oluşturan buz tanelerine dönüşmesine yol açar. Bu istemin pek çok kez tekrarlanması sonucu ise, bildiğimiz dolu taneleri oluşur. Diğer bazı meteorolojisiler ise dolunun, havadaki bazı elektriksel oluşumlardan kaynaklandığını savunuyorlar. Neden ne olursa olsun, dolu fırtınaları her zaman için çiftçinin kötü rüyası olmuş, özellikle bağlarda büyük zararlara yol açmıştır.

Kategoriler
ÇİZGİ FİLMLER Genel Kültür

Hangi Mahkeme Hangi Davalara Bakar? Mahkemelerin Görevleri Nelerdir?

Mahkemeler, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından hazırlanmış olan kanunlara göre, millet adına, bağımsız olarak adaleti yerine getirirler.

Mahkemeler ikiye ayrılır:

1 – Hukuk Mahkemeleri,

2 – Ceza Mahkemeleri.

Hukuk Mahkemeleri: Alacak, boşanma, miras, ev boşaltma, evlat edinme gibi davalara bakar.

Hukuk mahkemeleri şu bölümlere ayrılır:

1 – Sulh Hukuk Mahkemeleri (Bin liraya kadar alacak, nafaka, ev boşaltma davalarına bakar).

2 – Asliyle Hukuk Mahkemeleri (Bin liradan fazla alacak, boşanma davalarına bakar).

3 – Ticaret Mahkemeleri (Ticaret işlerinden çıkan davalara bakar).

4 – iş Mahkemeleri (İşçi ve işverenlerle ilgili davalara bakar).

5 – İcra Mahkemeleri (İcra takip işleri ile ilgili davalara bakar).

Ceza Mahkemeleri:

İşlenen suçlar, bir ceza vermeyi gerektiriyorsa, bu davalara Ceza Mahkemeleri bakar.

Ceza Mahkemeleri, şu bölümlere ayrılır:

1 – Sulh Ceza Mahkemeleri (Küçük suçlara bakar).

2 – Asliye Ceza Mahkemeleri (Sahte işlemler, hakaret gibi davalara bakar).

3 – Toplu Asliye Ceza Mahkemeleri: (Asliye ceza ile ağır ceza mahkemelerinin baktığı suçlar dışında kalan davalara bakar).

4 – Ağır Ceza Mahkemeleri (Cana, namusa, mala, devletin güvenliğine karşı suç işleyenlerin yargılandığı mahkemelerdir).

Askeri Mahkemeler:

Subay, asker ya da askerlikle ilgili kimseler tarafından işlenen askerlik suçlarına bakar. Asliye ceza Mahkemelerinde, Toplu Asliye Ceza Mahkemelerinde, Ağır Ceza Mahkemelerinde, yargıçlardan başka. Cumhuriyet Savcısı da bulunur. Cumhuriyet Savcısı, suç işleyenleri, Türk milleti adına davacı olarak takip eder.

Bu mahkemelerde, kendisine bir suçu işlediği söylenen kimse sanık adını alır. Suçu, mahkeme kararı ile kesinleşirse, suçlu adını alır.

Yargıçlar, verdikleri hükümlerde,kanunlara göre hareket ederler ve hiçbir etki altında kalmazlar. Kararlarında serbesttirler. Her davalı, her davacı, her sanık, istediği zaman, mahkemelerde davasını daha iyi takip edebilmek için avukat tutabilir. Avukatlar, Hukuk Fakültelerini bitiren ve mahkemelerde başkalarının haklarım savunabilme yetkisini almış olan kimselerdir.

Bu mahkemelerden başka, Yüksek Mahkemeler de vardır.

Yüksek Mahkemeler şunlardır:

Yargıtay, Askeri Yargıtay, Anayasa Mahkemesi.

Yargıtay:

Bütün mahkemelerin üstünde olan yüksek bir mahkemedir. En tecrübeli yargıçlardan meydana gelmiştir, Ankaradadır. Yukarda görülen mahkemelerin herhangi birinde davası görülmüş olan her vatandaş, yargıç tarafından verilen hükmü, kendine göre, kanunlara uygun görmez ve beğenmezse, bu hükmün bir daha incelenebilmesi için Yargıtaya başvurur, yargıtayda bu hüküm incelenir. Yargıcın verdiği karar doğru bulunursa, onaylanır, böylece hüküm yerine getirilir. Yargıcın verdiği karar, Yargıtayca uygun görülmezse, bozulur ve davaya yeniden bakılır. Mahkeme, davaya, bu bozulma kararını göz önünde tutarak, yeniden bakar. Ya yeni bir hüküm verir ya da ilk verdiği kararda ısrar eder. O zaman, dava yeniden Yargıtaya gider ve orada, Yargıtaydaki bütün yargıçların katılması ile incelenir. Bunların vereceği karar, artık kesin olur.

Ağır Ceza Mahkemeleri tarafından verilmiş olan ölüm cezaları, Yargıtayda da onaylandıktan sonra, ölüm cezasının yerine getirilmesi için, Büyük Millet Meclisinden karar alınır. Ölüm cezası. Meclis tarafından onaylanırsa, suçlu, asılmak suretiyle cezalandırılmış olur.

Askeri Yargıtay:

Askeri mahkemelerin vermiş olduğu kararların. Yargıtay gibi, incelenmesinin ve onaylanmasının yapıldığı yüksek bir mahkemedir.

Anayasa Mahkemesi:

Yeni Anayasamıza göre kurulmuş yüksek bir yargı organıdır. Anayasa Mahkemesi, Bakanların işledikleri suçlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından çıkarılan kanunların Anayasaya aykırı olup olmadığına bakar.

Uyuşmazlık Mahkemesi:

Adliye, idare mahkemeleri ve askeri mahkemeler arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmekle görevli bir mahkemedir.

Kategoriler
OYUN

Gran Turismo 5 ile Need For Speed Shift 2 Karşılaştıması Yorumları

En gelişmiş ralli oyunlarının karşılaştırılmasın sizler için yaptık. Yarumlarınızı bekliyoruz.

Çok uzun zamandır beklenen Gran Turismo 5, sadece PlayStation 3 hayranları için piyasaya sürüldüğü günden beri, “Yarış simülasyonlarında en iyi kim tartışması?” da aldı başını gitti. Forza Motorsport’un en büyük rakip olarak görüldüğü ve çıkmasına daha uzun zaman olduğu hesaba katılırsa, Gran Turismo tahtını en çok zorlayacak oyun olarak da Shift 2 gözüküyor.

Hazırlanan bir videoda, ekran ikiye bölünerek, bir yanda Gran Turismo 5, diğer yanda ise Shift 2: Unleashed konulmuş ve her iki oyun arasında ses geçişleri yapılarak kıyaslama düzenlenmiş. her iki oyunda da İtalya’nın ünlü Monza pisti ve Lamborghini Gallardo seçilmiş.

Kategoriler
SAGLIK

Kırmızı Reishi (reyişi) Mantarı Nedir? Faydaları Nelerdir?Nereden Alınır?

Doğayı yavaş yavaş keşfeden insanoğlunun yeni keşfi Kırmızı Reishi Mantarı başta kanser olmak üzere pek çok rahatsızlığa iyi geldiği söyleniyor. İşte sizler için uzmanportal.com olarak yaptığımız araştırmalar sonucu hazırladığımız makale:

Reishi, şifalı olduğu için 2000 yıldır Çin’de kullanıldığı bilinen, “Ölümsüzlük Mantarı” olarak anılan kıymetli bir mantardır. Çin tarihinde çok önemli bir yeri vardır, Japonya’da en çok itibar gören 3 mantardan biridir.Ganoderma lucidum, Ling Zhi , Mannentake, İmmortality Mushroom (Ölümsüzlük Mantarı) olarak da bilinen Kırmızı Reishi mantarı geleneksel Çin ve Japon tıbbında kullanıldığı bilinen en eski mantar türüdür ve 2000 yılı aşkın süredir kullanılmaktadır. Doğada çok nadir olarak bulunabilen ve yapılan bilimsel çalışmalar sonunda belirlenen yararlı etkileri nedeni ile Batı dünyasında da kabul gören ve kullanımı gittikçe artan bu mantar.

Kategoriler
GÜNCEL

Alman Ne Demektir? Alman Kelimesinin Kökeni, Almanlar

Almanya’ya ise Anglo Saksonlar ‘Germany’ diyor ki, aslında bu isim Anglo Saksonca bile değil. ‘Cermen’, Keltçe, ‘komşu’ demek. Ki bu isim, Latince ‘germanus’a (kardeşlik) sonrasında İspanyolca ‘hermano’ya akraba oluyor. Biz, ‘Alman’ diyoruz bu millete ama bu da yüzde 98 yanlış. Allamaniler, Cermen kavimlerinden sadece biri ve bu kökten olanlar dünyada bugün Alman dediğimiz nüfusun yüzde 2’sinden azını oluşturuyor. Dahası, Allamani kavminden geriye kalanların çoğu Almanya’da bile değil İsviçre’de, Avusturya’da yaşıyor. Fransızlar kendilerine komşu bu kavmin adını bütün Cermen kavimlerine teşmil etmişler. Biz de onların yalancısıyız. Bizim Alman, İngilizlerin ‘german’ dediği halk kendilerine, “halkımız” anlamına gelen “Deutsch (doyç)” , ülkelerine ise ‘doyç ülkesi’ anlamında “Deutchland” diyor.

Burası Anglo Saksonların bile kafasının karıştığı yer. Hollanda halkına “Dutch” deniyor. Biz de bu ülkeye ‘Hollanda’ diyoruz ki bu da yüzde 80 yanlış. Çünkü kuzey ve güney Hollanda, bu ülkeyi oluşturan 12 eyaletten sadece ikisi. Bunlar mühim bir kısmı su seviyesinden aşağıda olduğu için ülkelerine ‘’Alçak memleket’’ anlamında ‘’Nederland’’ diyor. Hollandalılar da zaten bunu düzeltmeyi bıraktılar, onlar da şehirlerarası otobüslerde yanınıza oturduklarında, ‘’Talebe misin? Hollanda’nın içinden misin kazasından mı?’’ diye sorunca sakince cevap veriyorlar, asabiyet yapmıyorlar…

Kategoriler
GÜNCEL

Diyanet Yeterlilik Sınavı Tarihleri Belli Oldu. İşte 2011 Yeterlilik Sınav Tarihi

birkaç yıldabir yapışan yeterlilik sınavı 2011 yılında da yapılacak. Diyanetten yapılan resmi duyuru aşağıda verilmiştir. Şimdiden başarılar:

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINDAN

     Diyanet İşleri Başkanlığı Sınav Yönetmeliğinin ilgili maddeleri gereğince 19.03.2011 tarihinde Stajyer Vaizlik, Stajyer Kur’an Kursu Öğreticiliği, İmam-Hatiplik ve Müezzin-Kayyımlık yeterlik yazılı sınavı yapılacaktır. Yazılı sınavdan 70 ve üzeri puan alanlar daha sonra sözlü uygulamalı sınava çağırılacaktır. Yeterlik sınav sonuçları,

 1-   657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre istihdam edilecek açıktan personel alımlarında,

2-   Diyanet İşleri Başkanlığınca açılacak unvan değişikliği sınavlarında,

3-   657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre istihdam edilecek sözleşmeli personel alımlarında,

4-   657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86. Maddesine göre istihdam edilecek vekaleten atamalarda kullanılacaktır.

 A-Sınava katılmak isteyen adaylarda aranan şartlar

 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun değişik 48. maddesinde sayılan genel şartlar ile birlikte;

 a) Stajyer Vaizlik için;

 1- Dört yıllık dini yüksek öğrenim mezunu olmak.

2-Bayan olmak

3- Stajyer vaizlik yapmaya mani bir özrü bulunmamak

 b) Stajyer Kur’an Kursu Öğreticiliği için;

 1- En az imam-hatip lisesi mezunu olmak.

2- Bayan olmak.

3- Stajyer Kur’an Kursu Öğreticiliği yapmaya mani bir özrü bulunmamak.

 c) İmam-Hatiplik için;

 1- En az imam-hatip lisesi mezunu olmak.

2- Erkek olmak,

3- İmam-Hatiplik yapmaya mani bir özrü bulunmamak.

 d) Müezzin-Kayyımlık için;

 1- En az İmam-Hatip Lisesi mezunu olmak. (Hafızlık belgesine sahip olup lise/dengi okul mezunu olanlar da müracaat edebilir.)

2- Erkek olmak.

4- Müezzin-Kayyımlık yapmaya mani bir özrü bulunmamak.

 B-Başvuru Şekli ve Diğer Hususlar

 1.      Yeterlik yazılı sınavına müracaat edecek adaylar öncelikle 30 TL (otuz TL KDV dâhil) sınava giriş ücretini, EĞİTEK Döner Sermaye İşletmesi’nin T.C. Ziraat Bankası Beşevler/ANKARA Şubesi, Türkiye Vakıflar Bankası Ankara Merkez Şubesi ve Türkiye Halk Bankası Küçükesat Şubelerinden herhangi birine, bulundukları yerlerdeki anılan bankaların şubelerinden “Kurumsal Tahsilât Programı” aracılığı ile 03/02/2011 – 02/03/2011 tarihleri arasında yatıracaklardır.

 2.    Bunlar dışında hiçbir hesaba, hiçbir şekilde (EFT, Posta Çeki vb.) sınav ücreti yatırılmayacaktır.

 3.    Sınav ücretini yatırmayan adaylar yazılı sınav için müracaat edemeyecek ve sınav giriş belgesi alamayacaklardır.

 4.    Adaylar sınava giriş ücretini yatırdıktan sonra 03/02/2011 – 02/03/2011 tarihleri arasında internet ortamında www.meb.gov.tr adresindeki “Merkezi Sistem Sınavları” bölümüne girerek başvuruda bulunacaklardır.

 5.   Adaylar sınava giriş belgelerini 10/03/2011 tarihinden itibaren www.meb.gov.tr  adresindeki “Merkezi Sistem Sınavları” bölümüne girerek alacaklardır.

 6.   Adayların sınava girecekleri adres ve sınav saati ilgili WEB sayfasından (www.meb.gov.tr, Merkezi Sistem Sınavları) alacakları giriş belgelerinde belirtilecektir.

 7.     Sınav ücretinin yatırılması esnasında ilgili dekonta;

 “Diyanet İşleri Başkanlığı Yeterlik/Mesleki Bilgiler S.T.Sınavı” ibaresi mutlaka yazdırılacaktır. Yazdırmayanlar, giriş belgelerini ilgili siteden (www.meb.gov.tr, Merkezi Sistem Sınavları) alamayacaklardır.

 8.    Adaylar yazılı sınava gelirken “Sınav Giriş Belgesi” ile birlikte kimlik belgelerinden birini de (Nüfus Cüzdanı, Pasaport veya Ehliyet) yanlarında bulunduracaklardır.

 9.    Diyanet İşleri Başkanlığı Sınav Yönetmeliğinin 14 üncü maddesi gereğince yazılı sınavda başarılı sayılmak için en az 70 puan almak şarttır.

 10.   Yazılı sınavda başarılı olanların sözlü ve uygulamalı sınav tarihleri ve sınavın yapılacağı yer ayrıca duyurulacaktır.

 11.   Gerçeğe aykırı beyanda bulunanlar, geçerli puan alsalar dahi sözlü ve uygulamalı sınava alınmayacaklardır.

 12.    Daha önce yeterliliği olan ve yeterlik süresi devam edenler istemeleri halinde ilan edilen unvanlardan herhangi birine şartlarını taşıması halinde müracaat edebilirler. (Örneğin: İmam-Hatip yeterliliği olan, Müezzin-Kayyımlık yeterliliğine, Stajyer Vaizlik yeterliliği olan K.Kursu Öğreticiliği yeterliliğine başvurabilir).

 13.   Halen kamu kurum ve kuruluşlarında Devlet Memuru olarak çalışanlardan duyuruda belirtilen şartları taşıyanlar da istemeleri halinde Stajyer Vaizlik, Stajyer Kur’an Kursu Öğreticiliği, İmam-Hatiplik ve Müezzin-Kayyımlık Yeterlilik Yazılı Sınavına katılabileceklerdir.

 14.    Verilen Yeterlik hangi görev için verilmiş ise o görev için geçerli olacaktır.

 15.     Adaylar yalnızca bir unvan için yeterlik sınavına müracaatta bulunabileceklerdir.

 16.    Başvurusu / Sınavı geçersiz sayılan, sınava girmeyen, sınava alınmayan ya da sınavdan çıkarılan, başarılı olamayan, başvuru şartlarını taşımadığı halde sınav ücreti yatırmış olan adayların ödedikleri ücretler kesinlikle iade edilmeyecektir. Ancak; Adayın kendi kusuru dışında idari sebeplerle sınava giremeyen adaylar sınavın ait olduğu yıl içinde ve banka dekontu (ödendi makbuzu) ile EĞİTEK’e başvuruda bulunduğu takdirde kendisine ücret iadesi yapılabilecektir.

 17.   Aday, özürlü olması halinde durumunu yukarıda belirtilen adresin www.meb.gov.tr, Merkezi Sistem Sınavları bölümüne yapacağı başvuruda belirtecektir.

 18.    Sınava başvuranlar arasında sınav öncesinde ve sınav anında EĞİTEK tarafından tedbir alınmasını gerektirecek herhangi bir özür durumuna sahip olan aday/adaylar var ise, sağlık kurulu raporunun, özürlü kimlik kartının kurum onaylı örneği veya adayın özür durumunun resmi olarak işlenmiş olduğu nüfus cüzdanı örneğinden herhangi birini bir nüsha halinde posta yolu ile en geç 02.03.2011 tarihinde EĞİTEK Ölçme Değerlendirme ve Açıköğretim Kurumları Daire Başkanlığında olacak şekilde gönderilecektir. Bu tarihten sonra EĞİTEK’e ulaşan belgeler dikkate alınmayacaktır.

 C- Sınav Konuları

 1- Vaizlik Sınav Konuları:

Kur’an-ı Kerim, Arapça, Tefsir, Hadis, Kelam, Fıkıh, Dini ve Mesleki Kültür, Hitabet, Başkanlık ve Devlet Memurları ile İlgili Mevzuat.

 2- Kur’an Kursu Öğreticiliği Sınav Konuları:

Kur’an-ı Kerim, Akaid, Fıkıh (İbadet Konuları), Siyer, Ahlâk ve Hitabet.

 3- İmam-Hatiplik Sınavı Konuları:

Kur’an-ı Kerim, Akaid, Fıkıh (İbadet Konuları), Siyer, Ahlâk ve Hitabet.

 4- Müezzin-Kayyımlık Sınav Konuları:

Kur’an-ı Kerim, Akaid, Fıkıh (İbadet Konuları), Ezan ve İkamet.

Kategoriler
Genel Kültür TEKNOLOJİ

Google Arama Trendleri Nasıl Takip Edilir?

Google ın “insighs for search” uygulaması, internette istediğiniz kelimenin aranma popularitesini öğrenebileceğiniz bir hizmet. Buizmet il son yıllarda yapılan aramalar, hengi ülkelerden arandığı, en popüler 10 giriş sitesi, yıllara göre arama-miktar grafiği ile sonderece önemli verilere ulaşabiliyorsunuz. Özellikle araştırma yapanların istatistiki bililere erişmesi için çok öenemli bir hizmet, bu hizmetten yararlanmak için burayı tıklatın ve araştırmaya başlayın.

Kategoriler
EĞLENCE Genel Kültür

Star TV Passaparola Yarışmasına Nasıl Katılırım? Passaparola Yarışmasına Başvuru Yapma

Metin Uca’nın sunduğu Passaparola yarışmasına katılmak ve kelime bilginizi ölçmek ister misiniz? Passaparola yarışmasına katılmak için yapmanız gereken tek şey başvuru formunu doldurmak. Aşağıda verdiğimiz adresten girerek başvuru formunu doldurup yarışmaya katılabilirsiniz.

Passaparola yarışmasına dilerseniz telefonla da başvuru yapabilirsiniz.

Telefon numarası : 0212 300 05 10

Passaparola yarışmasına katılmadan önce, yarışmanın oyununu oynayarak kendinizi denemek isterseniz oyunu Star Tv’nin internet sitesindeki bu sayfasından oynayabilirsiniz.

 

Passaparola Yarışması Başvuru Adresi http://www.startv.com.tr/passaparola-basvuru-formu

Passaparola yarışmasına benzer bir yarışma olan Bloomberg HT kanalındaki Kelime Oyunu Yarışması’na katılmak ister misiniz?  Başvuru bilgilerine bu sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Kategoriler
Genel Kültür

Güneş Sisteminin Oluşumu, Dünyanın Oluşumu

Her geçen gün daha da yaşlanan dünyamızın yapısını incelediğizde çok şaşırtıcı gerçeklerle karşılaşıyoruz. Gerek oluşumu gerekse de mevcut hali bizi kendisine hayran bırakıyor. Teknoloji geliştikçe Güneş sistemimiz ve Dünyamız hakkında daha birçok bilinmeyeni öğrenmeye devam edeceğiz.

Güneş Sistemi’nin Oluşumu Güneş Sistemi’nin oluşumu ile ilgili farklı teoriler ortaya atılmıştır. En geçerli teori sayılan Kant-Laplace teorisine Nebula teorisi de denir. Bu teoriye göre, Nebula adı verilen kızgın gaz kütlesi ekseni çevresinde sarmal bir hareketle dönerken, zamanla soğuyarak küçülmüştür. Bu dönüş etkisiyle oluşan çekim merkezinde Güneş oluşmuştur.

Gazlardan hafif olanları Güneş tarafından çekilmiş, çekim etkisi dışındakiler uzay boşluğuna dağılmış ağır olanlar da Güneş’ten farklı uzaklıklarda soğuyarak gezegenleri oluşturmuşlardır.

Dünya’nın Oluşumu
Dünya, Güneş Sistemi oluştuğunda kızgın bir gaz kütlesi halindeydi. Zamanla ekseni çevresindeki dönüşünün etkisiyle, dıştan içe doğru soğumuş, böylece iç içe geçmiş farklı sıcaklıktaki katmanlar oluşmuştur. Günümüzde iç kısımlarda yüksek sıcaklık korunmaktadır. Dünya’nın oluşumundan bugüne kadar geçen zaman ve Dünya’nın yapısı jeolojik zamanlar yardımıyla belirlenir.

Jeolojik Zamanlar
Yaklaşık 4,5 milyar yaşında olan Dünya, günümüze kadar çeşitli evrelerden geçmiştir. Jeolojik zamanlar adı verilen bu evrelerin her birinde , değişik canlı türleri ve iklim koşulları görülmüştür.
Dünya’nın yapısını inceleyen jeoloji bilimi, jeolojik zamanlar belirlenirken fosillerden ve tortul tabakaların özelliklerinden yararlanılır.
Jeolojik zamanlar günümüze en yakın zaman en üstte olacak şekilde sıralanır.

Dördüncü Zaman
Üçüncü Zaman
İkinci Zaman
Birinci Zaman
İlkel Zaman

İlkel Zaman
Günümüzden yaklaşık 600 milyon yıl önce sona erdiği varsayılan jeolojik zamandır.
İlkel zamanın yaklaşık 4 milyar yıl sürdüğü tahmin edilmektedir.

Zamanın önemli olayları :
Sularda tek hücreli canlıların ortaya çıkışı
En eski kıta çekirdeklerinin oluşumu

İlkel zamanı karakterize eden canlılar alg ve radiolariadır.

Birinci Zaman (Paleozoik)

Günümüzden yaklaşık 225 milyon yıl önce sona erdiği varsayılan jeolojik zamandır. Birinci zamanın yaklaşık 375 milyon yıl sürdüğü tahmin edilmektedir.

Zamanın önemli olayları :
Kaledonya ve Hersinya kıvrımlarının oluşumu
Özellikle karbon devrinde kömür yataklarının oluşumu
İlk kara bitkilerinin ortaya çıkışı
Balığa benzer ilk organizmaların ortaya çıkışı
Birinci zamanı karakterize eden canlılar graptolith ve trilobittir.

İkinci Zaman (Mezozoik)
Günümüzden yaklaşık 65 milyon yıl önce sona erdiği varsayılan jeolojik zamandır. İkinci zamanın yaklaşık 160 milyon yıl sürdüğü tahmin edilmektedir. İkinci zamanı karakterize eden dinazor ve ammonitler bu zamanın sonunda yok olmuşlardır.

Zamanın önemli olayları :
Ekvatoral ve soğuk iklimlerin belirmesi
Kimmeridge ve Avustrien kıvrımlarının oluşumu
İkinci zamanı karakterize eden canlılar ammonit ve dinazordur.

Üçüncü Zaman (Neozoik)
Günümüzden yaklaşık 2 milyon yıl önce sona erdiği varsayılan jeolojik zamandır. Üçüncü zamanın yaklaşık 63 milyon yıl sürdüğü tahmin edilmektedir.

Zamanın önemli olayları :
§ Kıtaların bugünkü görünümünü kazanmaya başlaması
§ Linyit havzalarının oluşumu
§ Bugünkü iklim bölgelerinin ve bitki topluluklarının belirmeye başlaması
§ Alp kıvrım sisteminin gelişmesi
§ Nümmilitler ve memelilerin ortaya çıkışı
Üçüncü zamanı karakterize eden canlılar nummilit, hipparion, elephas ve mastadondur.

Dördüncü Zaman (Kuaterner)
Günümüzden 2 milyon yıl önce başladığı ve hala sürdüğü varsayılan jeolojik zamandır.
Zamanın önemli olayları :
İklimde büyük değişikliklerin ve dört buzul döneminin (Günz, Mindel, Riss, Würm) yaşanması
İnsanın ortaya çıkışı
Dördüncü zamanı karakterize eden canlılar mamut ve insandır.

Dünya’nın İç YapısıDünya, kalınlık, yoğunluk ve sıcaklıkları farklı, iç içe geçmiş çeşitli katmanlardan oluşmuştur. Bu katmanların özellikleri hakkında bilgi edinilirken deprem dalgalarından yararlanılır.

Çekirdek
Manto
Taşküre (Litosfer)

Deprem Dalgaları
Deprem dalgaları farklı dalga boylarını göstermektedir. Deprem dalgaları yoğun tabakalardan geçerken dalga boyları küçülür, titreşim sayısı artar. Yoğunluğu az olan tabakalarda ise dalga boyu uzar, titreşim sayısı azalır.

Çekirdek
Yoğunluk ve ağırlık bakımından en ağır elementlerin bulunduğu bölümdür. Dünya’nın en iç bölümünü oluşturan çekirdeğin, 5120-2890 km’ler arasındaki kısmına dış çekirdek, 6371-5150 km’ler arasındaki kısmına iç çekirdek denir. İç çekirdekte bulunan demir-nikel karışımı çok yüksek basınç ve sıcaklık etkisiyle kristal haldedir. Dış çekirdekte ise bu karışım ergimiş haldedir.

Manto
Litosfer ile çekirdek arasındaki katmandır. 100-2890 km’ler arasında bulunan mantonun yoğunluğu 3,3-5,5 g/cm3 sıcaklığı 1900-3700 °C arasında değişir. Manto, yer hacminin en büyük bölümünü oluşturur. Yapısında silisyum, magnezyum , nikel ve demir bulunmaktadır. Mantonun üst kesimi yüksek sıcaklık ve basınçtan dolayı plastiki özellik gösterir. Alt kesimleri ise sıvı halde bulunur. Bu nedenle mantoda sürekli olarak alçalıcı-yükselici hareketler görülür.

Mantodaki Alçalıcı-Yükselici Hareketler
Mantonun alt ve üst kısımlarındaki yoğunluk farkı nedeniyle magma adı verilen kızgın akıcı madde yerkabuğuna doğru yükselir. Yoğunluğun arttığı bölümlerde ise magma yerin içine doğru sokulur.

Taşküre (Litosfer)
Mantonun üstünde yer alan ve yeryüzüne kadar uzanan katmandır.
Kalınlığı ortalama 100 km’dir.
Taşküre’nin ortalama 35 km’lik üst bölümüne yerkabuğu denir.
Daha çok silisyum ve alüminyum bileşimindeki taşlardan oluşması nedeniyle sial de denir.
Yerkabuğunun altındaki bölüme ise silisyum ve magnezyumdan oluştuğu için sima denir.
Sial, okyanus tabanlarında incelir yer yer kaybolur.
Örneğin Büyük Okyanus tabanının bazı bölümlerinde sial görülmez.
Yeryüzünden yerin derinliklerine inildikçe 33 m’de bir sıcaklık 1 °C artar. Buna jeoterm basamağı denir.

Kıtalar ve Okyanuslar
Yeryüzünün üst bölümü kara parçalarından ve su kütlelerinden oluşmuştur. Denizlerin ortasında çok büyük birer ada gibi duran kara kütlelerine kıta denir. Kuzey Yarım Küre’de karalar, Güney Yarım Küre’den daha geniş yer kaplar. Asya, Avrupa, Kuzey Amerika’nın tamamı ve Afrika’nın büyük bir bölümü Kuzey Yarım Küre’de yer alır. Güney Amerika’nın ve Afrika’nın büyük bir bölümü, Avustralya ve çevresindeki adalarla Antartika kıtası Güney Yarım Küre’de bulunur. Yeryüzünün yaklaşık ¾’ü sularla kaplıdır. Kıtaların birbirinden ayıran büyük su kütlelerine okyanus denir.

Kara ve Denizlerin Farklı Dağılışının SonuçlarıKaraların Kuzey Yarım Küre’de daha fazla yer kaplaması nedeniyle, Kuzey Yarım Küre’de;
Yıllık sıcaklık ortalaması daha yüksektir.
Sıcaklık farkları daha belirgindir.
Eş sıcaklık eğrileri enlemlerden daha fazla sapma gösterir.
Kıtalar arası ulaşım daha kolaydır.
Nüfus daha kalabalıktır.
Kültürlerin gelişmesi ve yayılması daha kolaydır.
Ekonomi daha hızlı ve daha çok gelişmiştir.

Hipsografik Eğri
Yeryüzünün yükseklik ve derinlik basamaklarını gösteren eğridir.
Kıta Platformu: Derin deniz platformundan sonra yüksek dağlar ile kıyı ovaları arasındaki en geniş bölümdür.
Karaların Ortalama Yüksekliği: Karaların ortalama yüksekliği 1000 m dir. Dünya’nın en yüksek yeri deniz seviyesinden 8840 m yükseklikteki Everest Tepesi’dir.
Kıta Sahanlığı: Deniz seviyesinin altında, kıyı çizgisinden -200 m derine kadar inen bölüme kıta sahanlığı (şelf) denir. Şelf kıtaların su altında kalmış bölümleri sayılır.
Kıta Yamacı: Şelf ile derin deniz platformunu birbirine bağlayan bölümdür.
Denizlerin Ortalama Derinliği: Denizlerin ortalama derinliği 4000 m dir. Dünya’nın en derin yeri olan Mariana Çukuru denzi seviyesinden 11.035 m derinliktedir.
Derin Deniz Platformu: Kıta yamaçları ile çevrelenmiş, ortalama derinliği 6000 m olan yeryüzünün en geniş bölümüdür.
Derin Deniz Çukurları: Sima üzerinde hareket eden kıtaların, birbirine çarptıkları yerlerde bulunur. Yeryüzünün en dar bölümüdür.

Kategoriler
Genel Kültür

Ankara’nın Doğal Sembolleri,Ankara Kedisi,Ankara Keçisi,Ankara Tavşanı Hakkında Bilgi

ANKARA’NIN DOĞAL SEMBOLLERİ

Ankara Kedisi

Ankara Kedisi dünyanın en sevilen saf kan kedi ırkları arasında yer almaktadır. Nesiller boyu “Ankara” her zaman uzun tüylü kediyi nitelendirmek için kullanılan bir terim olmasına rağmen tek saf kan Ankara, ataları Türkiye’den çıkmış olan Türk Ankarası’dır. Ankara kedisi Türkiye’de üretilmiş doğal ve saf bir kedi ırkıdır. Ankara kedisi ülkesinin ulusal hazinelerinden biri sayılmaktadır. Ankara Kedisi dünyanın dikkatini ilk kez Haçlı Savaşları sırasında çekti. 1620-1625 yıllarında Fabri de Peiresc adındaki bir Fransız bilim adamı ülkesine eski Ankara’dan bir kaç saf beyaz kediyle dönmüştü.

Ürettiği yavrular Fransız soyluları arasında dikkatle dağıtıldı. İlk yavrulardan biri Fransız devlet adamı Cardiani de Richekieu’ya verildi. 18.yy da XV. Louis gibi XVI. Louis veMarie Antoinette de bu asil kedilerin hayranları arasına girdi. Bu dönemde yapılmış pek çok yağlı boya tablo Ankara Kedilerini çeşitli renklerde resmetmektedir. 19.yy’da pek çok Ankara Kedisi Fransa’dan Amerika’ya İhraç edilmiştir.

1962’de birçok Amerikan askeri personeli, Ankara Hayvanat Bahçesi’nde 45 yıllık bir üretim programının ürünü olan Ankara Kedilerini gördüler. Bir kaç çift alınarak Amerika’ya götürerek ırka ilginin yeniden doğmasını sağladılar. Bu ipeksi orta uzunlukta kürkü olan ince uzun yapılı kediler safkan kedi güzelliği ve zevkini çıkaran tüm ülkelerde sevilip ilgiyle üretilmeye devam etmektedir.

 

Ankara Keçisi

Birçok ülkede mohair diye adlandırılan tiftik, bilindiği gibi bütün dünyaya yurdumuzdan yayılan Ankara Keçisinin ürünüdür. Bu nedenle Tiftik Keçisi, dünya literatüründe Ankara Keçisi (The Angora Goat) olarak tanınır.

Ankara Keçisini 13. yüzyılda Hazer Denizinin doğusundan, Anadoluya Türkler getirmişlerdir. Ankara Keçisi, Orta Anadolu’nun kurak iklim ve toprağı ile iyi bir şekilde bağdaşarak o zamandan beri bu bölgede gelişmiş, Orta Anadolu’ya özgü ve seçkin bir gelir hayvanı olma özelliğini bugüne kadar sürdürmüştür.

 

1939 yılına kadar sadece Orta Anadolu’da, özellikle Ankara ve çevre İllerde ekonomik bir değer olan Ankara keçisi, buradan değişik tarihlerde dış ülkelere götürülmüş ve gittiği yerlerde esas ismini koru¬muştur. Halen bütün dünyada Ankara Keçisi olarak tanımlanmakta ve bu sayede Ankara’nın dolayısıyla Türkiye’nin ismini tüm dünyaya duyurmuş bulunmaktadır.

Ankara Keçisi Ankara’nın bütün ilçelerinde yetiştirilmekle beraber, en çok ürün alman ilçeler Ayaş, Beypazarı, güdül ve Nallıhan’dır.

Ankara Keçisi’nin yünü olan tiftik, hayvansal kaynaklı elyafın “special kıl elyafı” bölümünde yer almaktadır. Gerek üretimin fazlalığı, gerekse sahip olduğu bazı özelliklere nedeniyle tiftik, bu gurupta incelenen kaşmir, alpaka, deve tüyü, keçi kılı vb. gibi hayvansal elyafın başında yer alır. Bugün dokuma sanayiinde yapağıdan sonra en çok kullanılan ve aranılan bir elyaf olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Bir tekstil elyafı olmakla birlikte, genelde dokuma sanayiinde saf olarak kullanılmaz. Pamuk, yün, tabii ve akrilik gibi suni elyaflarla değişik oranlarda karıştırılarak kullanılır. En büyük tüketimi tekstil sanayinindedir. Kumaşlarda, lüks battaniyelerde, halıcılıkta, trikotaj endüstrisinde, peruk ve oyuncak sanayiinde ve paraşüt ipi yapımında kullanılmaktadır.

Tiftik Keçisi Anadolu’ya geldiğinden itibaren Ankara ve çevresinde yavaş yavaş sof üretimi görülmektedir. Tiftik Keçisinin tüyleri İşlenerek iplik haline getirilir ve bu İplikten Türk Kumaşları arasında ayrı bir özelliği olan “Ankara Sofu” üretilirdi. Renk çeşitleri, dokunuşlarındaki ustalıklar, desen incelikleri dikkat çekmekteydi. Yerli ve yabancı Tüccarlar tarafından önemli bir pazar oluşturmaktaydı.
 

Ankara Tavşanı

Dünyada Avustralya’dan Fransa’ya kadar birçok ülkede yetiştirilen ve sayıları milyonlarla ifade edilen Ankara Tavşanı, anayurdundaki birkaç çiftlikte bine yakın bulunuyor.

Ankara Tavşanı tarihi belgelere göre 1723 yılında Anadolu’da tamamen yok olmuştur. Almanya’da yaşayan gurbetçi bir vatandaş tarafından yeniden anayurduna getirilen Ankara Tavşanı kayseri’de bir çiftlikte yetiştirilmeye başlanmıştır. Ankara’da Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na ait bir enstitüde de yetiştirilen Ankara Tavşanının sayısı sadece 500-1000 arasındadır. Tesadüfen bulunulan bu ırkı anayurdunda yaygınlaştırma çalışmaları devam etmektedir. Çok değerli olan Ankara Tavşanı anayurduna kolay uyum sağlamıştır.

Ankara Tavşanı, bir batında 4 ile 14 arasında yavru doğurur. 40 santimetreye kadar ulaşan yünü iki-üç aylıkken kırkılmaya başlar ve her hayvan yılda ortalama 1 kilo yün verir. Hafif ve yüksek ısı tutan, özellikle angora kazak üretimi ve elektromanyetik etkisi nedeniyle romatizma hastalan için üretilen giyeceklerde kullanılan Ankara Tavşanının yünü altın değerindedir.

Ankara Tavşanından elde edilen Angora yünü, koyun yününe göre sekiz kat fazla ısı vermekte ve alerjiye de yol açmamaktadır. Ankara Tavşanının yününden yapılan korse, dizlik, iç çamaşırı, fizik tedavi ve nevraljide kullanılan termal giysilerin, dolaşım bozukluğu ve romatizma başta olmak üzere bir çok hastalığa iyi gelmektedir.

Ankara, ayrıca Ankara Çiğdemi, Armudu, Ankara Balı ve Kalecik Karası adıyla bilinen üzümüyle de ünlüdür.