Avatar 2 Geliyor

İlki çok beğenilen Avatar hem görsellik hem de kalite bakımından muhteşem bir seri olacağa benziyor. Görselliğiyle izleyiciyi koltuklarına çivileyen Avatar’ın ikinci ve üçüncü filminin konuları sır gibi saklanıyor. Ancak filmin yönetmeni James Cameron’un Las Vegas’ta yapılan CinemaCon’da yaptığı açıklamaya göre, ikinci ve üçüncü film teknolojik donanım olarak daha gelişmiş ve akıcı olacak; “Bir filmi 48 ya da 60 fps’de yaparsanız bambaşka bir film olur. 3D size gerçeklik için bir pencere açıyor ve saniyedeki kare sayısının artışı o penceredeki camı ortadan kaldırıyor. Sonuçta bu gerçeklik. Gerçekten hayret verici.”

Cameron bu sözleriyle 24 fps(saniyedeki kare sayısı) ile çekilen ilk Avatar’ın devam filmlerinde fps’nin 48’e hatta 60’a çıkacağının sinyallerini verdi. Cameron’un yapımcı ortağı Jon Landau bunu başarabilecek dijital kameraların zaten var olduğunu dile getirdi; “Bunun için dijital kameralar var ancak bu kameraları yavaş çekim için kullanıyorlar. 48 ya da 60 fps’de bir görüntü çekip bunu 24 fps’de oynatıyorlar. Biz bunu yapıp yine aynı fps’de oynatmak istiyoruz.”

Ev Hayatı İçin Pratik Bilgiler, Kullanışlı Bilgiler

Gündelik hayatınızı kolaylaştıracak seçme bilgiler:
Ekmeğin küflenmemesi için
Ekmek fiyatları birçoğumuzun ev bütçesini zorluyor. Aldığımız ekmekleri bu açıdan israf etmeden değerlendirmeliyiz. Eğer ekmekleriniz ekmek kutusuna koyduğunuz halde küfleniyorsa tuza başvurmak çözüm olabilir. Ekmek kutusunun içine ufak bir kapta tuz koymak küflenmeye bir süre çare olabilir.

***

Salataya doğranacak soğan
Salataya doğrayacağınız soğanı bir süre buzlukta bekletmenizi tavsiye ederiz. Bu sayede hem doğrarken gözünüz yanmaz, hem soğan kolay dilimlenir hem de daha parlak görünüşlü olur.

***

Sıktığınız limonları atmayın
Değersiz olarak gördüğünüz limon kabuklarını güneşli bir yere koyup kurutursanız iyi bir temizleme aracına sahip olursunuz. Bu kurumuş kabuklarla, özellikle isli ve yağlı mutfak eşyalarınızı ovarken şaşırtıcı sonuçlar alırsınız.

***

Çamurlar yaşken fırçalanmaz
Elbisedeki çamur lekesini hiçbir zaman yaşken fırçalamayın. Bekleyin kurusun sonra fırçalayın. İz bırakmadan çıkar.

***

Ne pişireceğinizin haftalık listesini yapın
Bir hafta boyunca ne pişireceğinize karar verin, plan yapın. Pazara ve markete giderken de bu planlarınızı yapmış olarak gidin. Böylece alışveriş yaparken, abur cubur satın almaktan kurtulabilirsiniz. Markete giderken asla karnınız aç olmasın. Aç karnına abur cubur alma ihtimaliniz yüksektir.

***

Mum lekesini çıkaramadınız mı?
Leke üstüne kurutma kağıdı koyup kızgın ütü ile ütüleyin. Eriyen mum, yağ lekesi yapmadan, kurutma kağıdına geçecektir.

***

Geç saatlerde yemek yemeyin
Yatmadan önce yapılacak bir yürüyüş sindirime yardımcı olur. Geceleri uyumakta güçlük çekiyorsanız, bir bardak ılık süt için.

***

Zeytinyağı lekesi için size bir öneri
Sakın sıcak su veya kolonya kullanmayın. Leke taze iken bir küçük parça ekmek içini yuvarlayıp lekenin üstünde gezdirin. Çıkacaktır.

***

Şişmanlık birçok hastalığa yol açabilir
Şişmanlık, depo yağlarının, yağsız vücut kütlesine oranla normal kabul edilen değerlerinin üzerine çıkmasıdır. Şişmanlık bir hastalık olmakla beraber birçok hastalığın da oluşumunda rol alır. Şişmanlık özellikle gençlerde utanç verici bir olay olarak algılandığı için bireyin kendisini çirkin hissetmesine sebep olabilir. Yaşlılarda ise eklemlerde ağrıların artmasına yol açar.

Balıklardan Gelen Şifa:Sivas Kangal Balıklı Çermik Kaplıcası,Nerededir,Suyunun Özellikleri,Tedavi Edilebilen Hastalıklar?

Sivas Kangal Balıklı Çermik Nerededir, Özellikleri,Nasıl Gidilir ?

Balıklı kaplıca Sivas İli sınırları içerisinde; İl merkezine 90 km uzaklıktaki Kangal İlçesinin 13 km kuzey doğusunda bulunan Hamam Deresi (Topardıç Deresi) vadisinde yer alan, Balıklı Kaplıca- Yılanlı Çermik adlarıyla da anılan kaplıcadır. 

Balıklı Kaplıcanın bulunduğu vadi boyunca güneye doğru gidildikçe diğer bazı kaynaklara da rastlanmaktadır. Bunların debisi en fazla olanı; Kangal İlçesine bağlı Kalkım Köyünde bulunan Kalkım Kaplıcası’dır. Bu Kaynak suyunda da Kangal Balıklı Kaplıca da yaşayan aynı tür balıklara rastlanmaktadır. Rakımı 1425 m olan Balıklı Kaplıca da kaynaklar, kuzey-güney doğrultusunda dizilmiş olup 5 ayrı yerden kaynak almaktadır.

Kaplıca suyu aslında belirli bir kaynak noktasından çok, kum taşları arasından yaygın olarak yüzeye çıkmakta ve dere kenarı boyunca sızıntılar oluşmaktadır. 1917 yılında sazlık bir alan olan kaplıca, 1966 yılında dört adet havuz ve iki katlı 16 odalı bir motel ile hizmete açılmıştır. Günümüzde ise dört kısım otel, altı havuz, 16 adet özel banyo, lokanta, market ve çay bahçesi hizmet vermektedir.

Kangal balıklı kaplıca, ülkemizde deri hastalıklarından; Sedef Hastalığı (Psoriasis) Ve romatizmal hastalıkların tedavisinde ün yapmış bir kaplıcadır. Bu kaplıcamızın önemi; suyun kimyasal özelliklerinden ve içinde yaşayan balıklardan ileri gelmektedir. Kaplıca suyunun 35+ 0.5 olması ve kimyasal içeriği nedeniyle çeşitli hastalıkları tedavi edici yöre halkı tarafından bilinmekte olup, bu tedavi özelliğinin tüm ülke ve dünya geneline yaygınlaştırılmasına çalışılmaktadır. Diğer taraftan kaplıca suyunda yaşayan balıkların insan vücuduna saldırırcasına gelmeleri hastalıkların bu balıkların iyileştirdiği düşüncesi de oldukça yaygındır. Kaplıcanın bu yönü araştırıcıları fiziksel, kimyasal, jeolojik, biyolojik ve klinik bulgular elde etmeye yönlendirmiştir. Diğer taraftan pek çok cilt hastası ( Yurt içinden-Yurt dışından ) kaplıcaya gelmekte ve belirli sürelerle havuza girip “Balık-Su” tedavisi gördükten sonra iyileştiklerini ifade etmektedirler. Kaplıcanın 2003 tarihinde Sağlık Bakanlığı tarafından Sağlık tesisi olarak tescili yapılmıştır.

Kangal Balıklı Kaplıca; ülkemiz termal kaplıcaları içerisinde kendine özgü bir yeri vardır. Tedavi özelliği itibari ile dünyada bir benzerin bulmanın mümkün olmadığı kaplıca, ilmi ve tıbbi bir mucizeyi “Sedef Hastalığını tedavi ederek” sergilemektedir.

36-37 derece sıcaklıktaki kaplıca suyunda bulunan balıkların mucizevi bir şekilde tedavi yöntemi uygulaması bu kaplıcanın ününü ve özelliğini daha da artırmaktadır. Çünkü modern tıp da şimdiye kadar fayda görmeyen dünyanın her yerindeki cilt hastalıkları için Kangal balıklı kaplıcası en son ümit kaynağı olmaktadır.

Tahriş olmuş durumdaki veya herhangi bir enfeksiyondan oluşmuş cilt dokusundaki yaraları; egzama, cerahatli sivilceler ve hatta tıpta tedavisinin imkansız olduğu bilinen “Sedef” hastalığı gibi cilt hastalıkları 2-10 cm. büyüklüğündeki Cyprinide (Sazangiller) familyasından Cyprinion Macrostamus (Beni Balığı) ve Garra rufa (Yağlı Balık) türündeki balıklar tarafından iyileştirilmekte ve izleri kaybolmaktadır.  

Kaplıcada ilk kez yıkananlar ellerinde olmayarak tarifi mümkün olmayan bir ürperti yaşarlar. Çünkü suya girer girmez, ince, kahverengi, gri, bej rengindeki sazan ve kaya balığı türü balıkların hastanın etrafında dolaşmaya ve ciltte hastalık belirtisi olan yerleri temizlemeye başladıklarını görürler. Hastaların balıklara alışmaları 2-3 gün sürer. Dişleri olmayan bu balıklar, 36-37 derece sıcaklıktaki suyun yumuşatmış olduğu kabarık yara kabuklarını yavaş ağız (dudak) hareketleriyle acıtmadan ve kanatmadan kopararak cilt pürüzsüz hale gelinceye kadar temizler.

Tedaviden olumlu sonuç alınması için üç hafta (21 gün) süresince günde 2 seans şeklinde 4 er saat havuza girmek ve toplam 8 saat suda kalınması gerekmektedir. Ayrıca, sabahları aç karına birkaç bardak şifalı sudan içmeyi ihmal etmemek gerekir. Diğer taraftan yerden kaynayan su içindeki kabarcıkla ve balıkların vücut üzerinde yaptığı darbelerle vücutta bir gevşeme ve dinlenme görülmektedir. Tedavi tamamen yan etkisiz olup, kesinlikle herhangi bir ilaç kullanılmamaktadır.

Vücut ısısına eşdeğer olan 36-37 derece deki kaplıca suyu şifa özelliğinin yanı sıra berrak, kokusuz aktığı yerde hiç bir çökelti bırakmamaktadır. Kaplıca suyunda kalsiyum, magnezyum, selenyum ve bikarbonat gibi iyonlar çok miktarda bulunmakta olup, banyo için elverişli. Romatizmal hastalıklara, sinir hastalıklarına, kırık, çıkık, ezik ve bazı durumlarda kireçlenmeye, sabahları aç karnına şifalı su içmek (günde en az 1.5lt) ve banyo yapmak kaydıyla başta ülser olmak üzere böbrek hastalıklarına kesin tedavi sağlamaktadır.

Kaplıca kırsal bir alanda olup, yeşil bir vadi içerisindedir. Bayanlar ve erkekler için ayrı ayrı girilebilen iki adet üstü açık, iki adet üstü kapalı havuz ile iki adet yüzme havuzu ve soyunma yerleri mevcuttur. Havuzlar günde 1500 kişiye kadar hizmet verebilme kapasitesindedir

 

TEDAVİ EDİLEBİLEN HASTALIKLAR

Psöriasis (Sedef Hastalığı)
Hiperkeratozla seyreden dermatolojik rahatsızlıklar.
Kronik egzematöz lezyonların rezidüel ürtikerlerin ve nörodermtlerin tamamlayıcı tedavisinde,Romatizmal Hastalıklar
Inflamatuar Romatizmal Hastalıklar (Romatoid Artrit, Ankilozan Spondilit,Psoriatik Artrit,Kollajen doku hastalıkları vb.)
Dejeneratif Eklem Hastalıkları (Kireçlenmeler)
Romatizmal Kas ve Yumuşak doku Hastalıkları (Fibromiyalji, Periartrit, Tendinit,Bursit,Epikondilit vb.)
Bel-Boyun ve AğrılarıMoral Motivasyon ve Kondisyon Artırma Egzersiz Programları