Kategoriler
SAGLIK

Bel Fıtığı Nedir? Bel Fıtığının Bitkisel Tedavisi

Bel Fıtığının belirtileri belin alt kısımlarında ortaya çıkan ağrı, Bundan sonra bacağa doğru yayılan ağrıdır. Öksürme, aksırma, ıkınma, eğilme gibi hareketler ağrıyı arttırır. Kısımlarda uyuşma bulunabilir, bazen his kaybı da vardır. Bazı vakalarda dizkapağı refleksi de azalmış veya kaybolmuştur. Ani zedeleyici basınç, omur çekirdeği içindeki basıncı o derece arttırabilir ki, kıkırdağımsı tabakalardan fıtık teşekkül edebilir. Her halde de omurlar arası mesafe daralır ve mafsalda kısmi bir çıkık meydana gelir. Böylece, omurilikten sinir köklerinin çıktığı delikler daralır. Böylece bel fıtığı oluşabilmektedir. – Müzmin zorlanmalar da diskte değişikliklere sebep olurlar. Bu değişikliklerin, önce annulus fibrozusta olduğu kabul edilmektedir. Annulus fibrozus diskler arasında bulunan sert kıkırdaksı kısımdır. Buda bel fıtığına neden olabilmektedir. Teknik manada sebebi ne olursa olsun asıl sebebi aşırı ağır kaldırmak, omuriliğin kaldıramayacağı hareketler yapmak vücudun dengesini bozmaktır. Yukarıda ki belirtilerden şüphelenen kişiler bir fizik tedavi uzmanına görünmeli, sert yatakta yatmalı, ağır kaldırmamalı ve ani hareketlerden kaçınmalıdır. Bel fıtığı tedavi edilebilen bir hastalık olup , hastanın kendisini korumaması durumunda tekrar nüks edebilecek ve hastayı sonraki dönemlerde felç bırakabilecek kadar tehlikeli bir hastalıktır. Çok çeşitli tedavi yöntemleri bulunan bel fıtığı hastalığında ilk aşama tıp hekimlerine danışmaktır.

Bitkisel Tedavi için:

İbrahim Saraçoğlu bel ve boyun fıtığı için bitkisel kür bel ve boyun fıtığı için tavsiyeler doğal yollardan bel ve boyun fıtığından kurtulmak bel fıtığı nedenleri boyun fıtığı nedenleri bel ve boyun fıtığını geçirmek bel ve boyun fıtığına doğal önlemler Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu bel ve boyun fıtığı için kırkkilit bitkisi kürünü tavsiye ediyor.
Tarifi: Bel ve boyun fıtığı için 1 su bardağı suya 2-3 yemek kaşığı kırkkilit (atkuyruğu) bitkisi koyarak 5 dakika kaynatın. Bel veya boyun fıtığı olan bölgeye dıştan ılık olarak kompres yapın.Bu yazı İbrahim Saraçoğlu bel ve boyun fıtığı için bitkisel kür bel ve boyun fıtığı için tavsiyeler doğal yollardan bel ve boyun fıtığından kurtulmak bel fıtığı nedenleri boyun fıtığı nedenleri bel ve boyun fıtığını geçirmek bel ve boyun fıtığına doğal önlemler.hakkında yazılmıştır

Kategoriler
GÜNCEL

Bahar Yorgunluğuna İyi Gelen Birkaç Önemli Tüyo ve Öneri

İlkbaharın gelmesiyle birçok kişinin muzdarip olduğu Bahar Yorgunluğu sendromu gündelik işlerimizi olumsuz etkiliyor. Bu yorgunluğu üzerinizden atmak için işte sizlere birkaç önemli tüyo:

Güne kahvaltıyla başlayın: Tam buğday ekmeği ve beyaz peynirle hazırlayacağınız sandviç klasik bir tercih olabilir. 10 adet kavrulmamış taze badem, 1 dilim ananas, 1 bardak süt pratik bir seçenek. Bademi özellikle öneriyoruz çünkü içeriğindeki yağın yüzde 70’i tekli doymamış yağ asitlerinden oluşuyor.

Sakın susuz kalmayın: Kuzey Amerika Uluslararası Sıvı Tüketimi ve Sağlık Konferansı verilerine göre; sağlıklı bir beden için erkeklerin günde 3.2 litre, kadınlarınsa 2.2 litre su içmesi gerekiyor. Özellikle mevsim geçişlerinde enfeksiyondan korun- mak için vücudun kalkanı bağışıklık sistemini güçlendirmekte fayda var. İşe bağırsaklardan başlanmalı. Bu bölge, bağışıklık sisteminin büyük bölümünü oluşturuyor.

Bakterilere karşı yulaflı kalkan: Yoğurttaki probiyotik, yararlı bakteriler bakımından oldukça zengin. Yoğurt; içerdiği yüksek kalsiyum oranıyla kilo kontrolüne de yardımcı olur. Ancak alışverişinizi yaparken etiket dedektifi olmayı unutmayın; yoğurttaki katkı maddeleri ne kadar az olursa o kadar yararlı demektir.
Yulaf ezmesi, sağlıklı bir besin olmasının yanında, müthiş bir lif kaynağı. Lif kaynağını ve zengin besin içeriğini sağlayan beta glukanlar, vücudun enfeksiyonlara karşı verdiği savaşı destekleyip bağışıklık sistemini geliştiriyor.

Ananas enerji kaynağı: İçerdiği bromelain enzimiyle rahat sindirim sağlıyor ve iltihaplanmayı önleyici özelliğe sahip, Manganez bakımından zengin. Manganez aynı zamanda ‘süpreoksit dismutaz’ olarak adlandırılan anti-oksidan enzimin harekete geçirilmesini sağlıyor. Kahvaltıda olmasa
bile gün içinde herhangi bir öğünde tüketeceğiniz 1-2 orta boy dilim ananas, hem sindirimi rahatlatır hem de yüksek anti-oksidan içeriğiyle hücrelerinizi yapılandırır.

Yeşil mercimeği ihmal etmeyin: Haftada toplam 14 öğünümüz var; bu 14 öğünün dört öğününde mutlaka kurubakliyatların prensesi yeşil mercimeğe yer ayırın. Ara öğünlerde kan şekerinizi dengelemek, uyku halini üzerinizden atmak adına 3-4 adet siyah erik kurusu veya 2-3 adet kuru hurma tüketin.

Antİ-oksİdanları unutmayın: E vitamininden faydalanmak için tam buğday unundan ekmek, selenyum için balık eti ve beyaz lahana, A vitamini kaynakları içinse tercihinizi kabak tatlısından yana kullanın. Sıraladığım bu iki vitamin ve bir mineral anti-oksidanların başında geliyor. Sağlıklı bir vücut için anti-oksidanlar vazgeçilmezdir.

milliyet .com

Kategoriler
SAGLIK

Salatalığın Faydaları Nelerdir? Önemi ve Kullanıldığı Alanlar

Her sebzenin kendine göre önemi vardır elbet. Hiçbirşey boş yere yaratılmamıştır. Mutfağımızda birçok farklı yerde kullandığımız salatalığın yararlarını sizler için araştırdık. Salatalık kabak, bal kabağı gibi sebzelerle aynı familyadan gelir. Koyu yeşil kabuklu sulu bir sebze olan salatalığın 2 çeşidi vardır: turşuluk, sofralık.

Salatalığın faydaları aşağıdaki listede sıralanmıştır:

• doğal diüretik özelliğiyle bilinir ve idrar yollarını açar.
• Böbrek ve idrar kesesi hastalıklarında yardımcı özellik gösterir.
• Karaciğer ve pankreas hastalarına iyi gelir.
• Salatalık yüksek potasyum değeri içerir. Bu sayede yüksek ve düşük tansiyona karşı kullanılabilir.
• Sindirim sistemini düzenleyici bir enzim olan erepsin içerir.
• Salatalıkta bulunan yüksek sülfür miktarı sayesinde saçların uzamasına yardımcı olur.
• Salatalık ve havuç suyu karışımı insan vücudu için antiasit özelliği gösterir ve oldukça faydalıdır.
• diş ve diş eti hastalıklarına karşı salatalık suyu önerilmektedir.
• Mineralli yapısı cildin ve tırnakların bakımı için müthiş bir kaynaktır.
• Salatalık diyabet hastaları için de tavsiye edilen bir bitkidir

Kategoriler
SAGLIK

Mide Bulantısına Ne İyi Gelir? Bulantı Nedenleri

Zencefilin yeşil, mor çiçekleri bulunan, Asya, Hindistan ve Arabistan’da tedavi amaçlı kullanılan aromatik yağ açısından zengin, tropikal bir kök bitkisi olduğu biliniyor.

Eski zamanlarda zencefilin eklem iltihabı, kolit ağrıları, ishal ve kalple ilgili hastalıkların tedavisinde kullanıldığını ifade edilirken , taze zencefilin B6 vitamini, C vitamini, kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor, potasyum, manganez ve lif açısından yüksek besin değerlerine sahip olduğu özellikle belirtiliyor.

Denizciler üzerinde yapılan araştırmada, zencefil tozu kullanan kişilerin kusma ve soğuk terleme şikayetlerinde azalma olduğunun belirlendiğini ifade edildi.

Zencefilin 2 yaşın altındaki çocuklara verilmemesi gerektiği özellikle vurgulanırken, 2 yaşın üstündeki çocuklarda ise baş ağrısı, mide bulantısı ve sindirim sistemi kramplarının tedavi edilmesi için kullanılabileceğini belirtiliyor.

Yetişkinlerde ise zencefil tüketiminin günlük 4 gramı geçmemesi gerektiğini ifade eden Dönmez, zencefilin aşırı dozda tüketilmesi halinde göğüste hafif yanma hissedilebileceğini kaydedildi.

Kategoriler
SAGLIK

Pancarın Yararları, Kırmızı Pancar Nelere İyi Gelir?

Şekerciler rengin ne kadar önemli olduğunu çok iyi bilir. Şeker keşfedilmeden önce bile kiraz, frambuaz, Frenk üzümü ve üzüm tercih edilen yiyecekler arasındaydı.

Ancak eğer doğa bizi yemeye teşvik etmek için bazı yiyeceklerin rengini kırmızı seçtiyse, kırmızı pancar neden bir istisna olarak kaldı? Sizler için uzmanpoal.com pancarın pek sevilmemesine rağmen ne kadar yararlı olduğunu araştırdık.

Pancar, göz alacak kadar kırmızı bir bitkidir. Ancak fazla tercih edilmeyen bu bitkinin rengi bizi etkilemek ve tercihimizi değiştirmek için seçilmiş olabilir mi?

Kesinlikle evet! Pancarın olağandışı seviyelerde barındırdığı nitrat, tansiyonu düşürmede ilaçlar kadar etkilidir.

İngiltere’deki Bart’s ve Royal Londra Hastanesi’ndeki doktorların 10 yıl süren ve nitratın insan vücudu üzerindeki etkilerini inceleyen araştırmalarının ardından, vücuda girdiğinde nitrik aside dönüştüğü ortaya çıkarılmıştır.

Araştırma grubunun bir üyesi olan Profesör Ben Benjamin, “Nitrik asit kan basıncını düşük seviyelerde tutmak için damarlar tarafından üretilen bir maddedir. Ayrıca kandaki enfeksiyon ile mücadele etmek amacıyla antikorlar tarafından yüksek miktarlarda üretilmektedir,” diyor.

Her 3 yetişkinden birinin yüksek tansiyon hastası olduğu dünyamızda, bu oldukça iyi bir haber. Hayatınız boyunca hap içmek yerine pancar ile bu soruna çözüm bulabilirsiniz. Farklı şekillerde yorumlanan renginin aksine tadı ise oldukça lezzetli ancak pancar suyu elde etmek biraz uğraştıran bir işlem.

Elmanın aksine pancar suyunun tadını korumak oldukça zordur. Bu nedenle bir miktar suyu fermantasyon için bir kenara koymalı ve dinlendirdikten sonra taze sıkılmış pancar suyuna biraz da elma suyu karıştırarak eklemeliyiz. Bu sayede hoşunuza gitmeyen pancar tadından eser kalmayacak ve pancar suyu sevdiğiniz bir içecek haline gelecektir.

Kategoriler
SAGLIK

Panik Nedir? Belirtileri Nelerdir? Tedavi Yöntemleri

Panik atak, başta panik bozukluk olmak üzere birçok psikiyatrik bozuklukta ve bazı fiziksel hastalıklarda görülen yoğun korku, kaygı, yoğun endişe karışımı bir nöbettir.

Günümüzün değişken, oynak yaşam ortamlarında, yaşam kaygılarının artması, maddi ve manevi kaos ile belirsizlik durumunun yarattığı “hiçlik duygusu”nun çoğalmasıyla paralellik gösteren panik atak, tüm dünyada toplum sağlığını tehdit eder boyuta gelmiş durumdadır.

Uzmanlar tarafından “psikolojik bir sendrom” olarak tarif edilmesine karşın, hasta, çoğunlukla yaşadıklarının gerçekten fiziksel kaynaklı sorunlar olduğunu ama kimsenin hastalığının gerçek sebebini bulamadığını düşünmektedir. Doktorların hastanın durumuna “psikolojik” tanısı koymasının ardından, bu sefer de bilinçsiz hasta yakınlarının tavrı hastaya zarar vermektedir. Panik atağın önemsiz bir sorun olduğunun düşünülmesi ve kişiye “hastalık hastası” yakıştırmasının yapılması panik ataklı hastanın durumunu zorlaştırmaktadır. Kendisini yalnız ve çaresiz hisseden hasta ise kısır döngü içine girmektedir.

Hastalığın başlangıç yaşı değişkenlik göstermektedir. Çoçuklarda çok nadir ortaya çıkan hastalığın ilk ortaya çıkış yılları 18-25 yaş arasıdır. Hastalık 30-40’lı yaşlarda yüzünü ciddi biçimde göstermektedir.

Panik atağın genetik olup olmadığı konusunda herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.

Panik atak krizi geldiğinde 5-45 dakika sürmekte ve şiddeti hastadan hastaya değişmektedir.

Panik atak hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir hastalıktır. Krizler ve ölüm korkusu gibi nedenlerle hasta evde tek başına kalamamak, tek başına dışarı çıkamamak gibi olumsuzluklarla karşılaşmaktadır. Sürekli başına kötü bir şey geleceği ve yabancıların ona yardım etmeyeceğinden korkan bazı hastalar mesleklerini sosyal hayatlarını bırakmak zorunda kalabilmektedirler. Korkuların ve yaşananların ciddiye alınmaması ise ailevi ilişkilerin zedelenmesine dahi yol açabilmektedir. İzole bir hayat yaşayan hastaların durumu ise ağırlaşmaktadır.

Panik atakla panik bozukluk aynı değildir. Panik bozukluk kalp krizi geçireceğini, öleceğini, atakların tekrar olacağını, felç geçireceğini düşünerek sürekli endişe, korku içinde bulunma şeklindedir. Başka bir rahatsızlığa bağlı olarak ortaya çıkmaz. Bu bozukluk iki şekilde bulunabilir: agorafobili ya da agorafobisiz. Agorafobi yalnız kalma korkusudur. Kapalı yerlerden kalabalık yerlerden uzak durma, evde tek başına kalmak istememe gibi durumlar görülür. Dışarıya yalnız çıkmaktan korkar ve sosyal olmaktan çıkar.

Atak Sırasında Neler Yapılmalı
Bir yere oturmalı ya da uzanmalısınız. Kendi kendinize bunun sadece bir atak olduğunu, korkulacak bir durum olmadığını söyleyin ve atağın geçmesini bekleyin. Atak sırasında üzücü, heyecanlandırıcı tartışmalardan kaçmak gerekir. Kafeinli içecekler, sigara ve alkol kullanımından uzak durmalısınız. Kendinizi kontrol etmeye çalışın. Atak sırasında derin nefes almayın, çünkü şikayetler artar. Nöbet geçene kadar bir torbaya soluk alıp verilebilir.

Tedavi Yöntemleri
Panik atak tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. Hastaya öncelikle hastalığı nasıl kontrol edebileceği öğretilmektedir. Bunu başarabilen hasta ilerleyen zamanlarda panik atağı tamamen hayatından çıkartabilmektedir.

Panik atak tedavisindeki en büyük sorun hastanın fiziksel bir rahatsızlığı olduğuna inanması ve bu nedenle psikolojik desteği geç aramasıdır. Yapılan araştırmalar, panik atak tanısı konulan hastaların yüzde yetmişinin hastalığın ne olduğunu bulmak için en az on doktora gittiğini göstermektedir. Birçok defa tam sağlık denetimi (check-up) yaptırmış ve gereksiz bir sürü ilaç kullanmış olan hasta doğru yere geldiğinde panik atak teşhisi koymak ise kolay olmaktadır.

psikiyatristler ve psikologlar tarafından tedavi edilen ve dönem dönem ilaç kullanılmasını da gerektiren tedavi aşamasında hastanın doktoruna güvenmesi çok önemlidir. Güven duyulan ve rahat hissedilen bir uzmana gidilmesi tedavi sürecini hızlandırabilmektedir.

Tedavi sırasında nefes ve rahatlama egzersizleri, atağın üstüne gitme teknikleri ve kas gerginliğini yok etmeye yönelik alıştırmalar hastaya öğretilmekte ve uygulanmaktadır. En sık kullanılan psikoterapi tekniği bilişsel-davranışçı terapi tekniğidir.

Panik atağın bir hastalık olduğu kavranmalı, buna göre tedaviye devam edilmelidir.

Geçerli tedavi yöntemleri
Psikoterapi
İlaç kullanımı
Yüksek Motivasyon
Relaksasyon teknikleri
Nefes egzersizleri
Spor ve egzersiz
Biofeedback
İmajinasyon
Üstüne gitme teknikleri
Grup terapisi

Kategoriler
Genel Kültür SAGLIK

Bitki Çayları ve Faydaları

Gazi Üniversitesi Eczacilik Fakültesi Ögretim Üyesi Farmokognozi Ana Bilim Dali Ögretim Üyesi Prof. Dr. Ekrem Sezik, bitkisel çaylarin alternatif içecek, koruyucu ve tedavi amaçli olmak üzere üç grupta ele alindigini belirterek ‘Bu çaylar gün boyu içilen çay ve kahvenin yerine saglikli bir içecek olarak degerlendiriliyor. Çogu kisi sabah çayindan sonra artik, kusburnu, elma, adaçayi bitkilerinden hazirlanan çaylari tercih ediyor’ dedi.

Bitkisel çaylarin vücudun direncini artirarak hastaliklardan korudugunu belirten Sezik, bu çaylarin tedavideki rolü hakkinda bilgi verdi: ‘Nezle, grip gibi günlük rahatsizliklarin yaninda böbrek, karaciger hastaliklari, yüksek tansiyon gibi hastaliklarda da bitkisel çaylar yaygin bir sekilde kullaniliyor. Ancak, kanser gibi çok ciddi hastaliklarin tedavisinde bitkilerin çay halinde ilaç olarak kullanimi da görülmektedir.

İşte Bitki Çayları ve Yararları:

MERSİN ÇAYI

Astım bronşit ve nefes darlığını giderir. Bakterilere ve virüslere karşı iyi bir antiseptiktir. Kanama kesicidir. Yatıştırıcıdır. Verem bel soğukluğu, şeker hastalığı, akciğer iltihabı, müzmin ishal ve idrar yolu rahatsızlıklarında etkilidir.

NANE LİMON ÇAYI

Mide ağrılarını geçirir. Bulantıyı önler. Migren, uykusuzluk, baş dönmesi ve nezleye iyi gelir. Mide spazmlarını giderir. Kronik karın ağrılarını giderir. Gaz söktürücü. Kramp giderici, ağrı kesici ve antiseptik özellikleriyle ferahlatıcı özellikleri vardır

LİMON ÇAYI

A, B, C ve D vitaminleri ihtiva eder. Kalbi ferahlatır, böbrek tıkanıklıklarını ve bademcik iltihaplarını giderir. Tansiyonu düşürür. Nezleye iyi gelir. Sinir sistemini yatıştırır. Mideyi rahatlatarak hazmı kolaylaştırır, idrar sökmede etkilidir. Mide bulantısını keser ve kusmayı önler.

KANTARON ÇAYI

Dahilen kantaron içerdiği hiperisin maddesinden dolayı orta şiddetteki depresyona karşı faydalıdır. Özellikle menopozda görülen bitkinlik, endişe ve sıkıntıları giderici olarak kullanılır. Bitki taşıdığı bioflavonitler ve hiperforinden dolayı yatıştırıcı, sakinleştirici özelliğe sahiptir.

KARABAŞ ÇAYI

Ağrı kesici, yatıştırıcı, balgam söktürücüdür. Dahilen idrar yollarında, haricen basit yaralarda mikrop öldürücü etkisi olduğu bilinmektedir. Bilhassa sinirsel baş ağrısı, uykusuzluk ve yüksek tansiyon gibi şikayetlerde de etkilidir.
Bakterilere karşı etkisi bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir. Balgam söktürücüdür, kuru ve balgamlı öksürüklerde rahatlatıcı etkisi vardır.

ISIRGAN ÇAYI

İdrar arttırıcı özelliğe sahiptir. Organizmanın yıkım ürünlerine temizleyici metabolizmayı uyarıcı ve kuvvet verici, idrar yolları iltihabında ödem çözücü özelliğe sahiptir. Toksin atıcı, bakterilere karşı koruyucu etkisi vardır. Kalbe faydalıdır.

PORTAKAL-ELMA ÇAYI

Sindirim sistemine olumlu etkileri vardır. Soğuk algınlığı, öksürük, ses kısıklığına karşı kullanılır. Yatıştırıcıdır. Uyku verir, içindeki C vitamini ve pektin oldukça faydalıdır. Kolesterolü düşürür, idrar ve hacet yollarındaki sorunları giderir. Vücudun su dengesini korur. Yüksek derecede potasyum içerir. Cildin kurumasını sağlar. Kırışıklıkların meydana gelmesini önler. Kasları kuvvetlendirir. Damar sertliğini önler. Hazmı kolaylaştırır. Kalp krizi önlemede faydalıdır. Bulantı ve kusmayı gidermede etkilidir.

IHLAMUR ÇAYI

Ihlamur çiçeği yatıştırıcı, idrar verici, göğüs yumuşatıcı ve balgam söktürücü ve gıcık giderici olarak çay halinde kullanılır.Ihlamur çiçeği banyosunun da yatıştırıcı bir özelliği vardır. Balla karıştırılıp içilirse mide ülserine faydalıdır. Kan dolaşımını düzenler. Öksürüklerde yumuşatıcı rahatlatıcı ve terletici etkilere sahiptir.

NANE ÇAYI

Yapraklari çay hâlinde yatıştırıcı, mîdevî, gaz söktürücü, bulantıyı giderici olarak kullanılır. Bunun yanında çeşitli ilâçların terkibinde kullanıldığı gibi, yaprakları çiğ veya kurutulmuş olarak yemeklere konur. Nâne esansı, çok miktarda zehir etkili olmasına karşılık az miktarı mîde ağrılarına ve bulantılara karşı kullanılabilir. Nane uçucu yağı da oldukça fazla kullanılan bir yağdır. Bakterilere karşı etkilidir. Safra salgısını uyarıcı etkisi vardır. Nane en etkili gaz söktürücülerden biridir.

SİNAMEKİ ÇAYI

Memleketimizde çok kullanılan müshil ilâcıdır. Kolit ve spastik kabızlıkta kullanılmaz.

REZANE-ANASON ÇAYI

Mide ve bağırsak gazlarını gidericidir. Hazım kolaylaştırıcı, iştah açıcı özelliğe sahiptir. Uyku hissi verir. Emzikli bayanlarda süt bezlerini faaliyetini arttırır. Ağrı kesicidir. Kan dolaşımının düzenli olmasını sağlar. Kalbi kuvvetlendirir ve yorgunluğu giderir.

ZENCEFİL-IHLAMUR ÇAYI

Nefes darlığı, astım bronşitte faydalıdır. Bağırsak gazlarını giderir. Karın ağrılarını keser. Karaciğer tıkanıklığını, mide üşütmesini giderir. İshali keser. Ağrı kesicidir. Unutkanlığı giderir. Müzmin bronşite karşı çok etkilidir. Her türlü soğuk algınlığına iyi gelir. Gevşetici, sakinleştirici ve terleticidir.

NANE-IHLAMUR ÇAYI

Organizmanın savunma gücünü arttırarak ateşli soğuk algınlıklarını kısa sürede giderilmesinde etkilidir. Uykusuzluğa iyi gelir. Spazm gidericidir. Kan dolaşımını düzenleyerek migren ağrılarının giderilmesine faydalı olur. Göz çapaklarının giderilmesinde faydalıdır.

MELİSSA ÇAYI

Yapraklar yatıştırıcı, mîdevî, gaz söktürücü, terletici ve antiseptik etkilere sâhiptir. Huzursuzluk ve sıkıntıları giderir. Hafıza zayıflığına faydalıdır. Baş dönmesi ve kulak çınlaması gibi şikayetleri keser. Hazımsızlık, baş ağrısı ve migrende de faydalıdır. Daha çok çay hâlinde kullanılır. Balgama ve sedef hastalıklarına çok faydalıdır. Kalbe kuvvet ve ferahlık verir. Çarpıntı ve sıkıntıyı uzaklaştırıp zihni açar. Akrep sokmalarında yakı yapılırsa faydalıdır. Diş ağrılarını dindirir.

KUŞBURNU ÇAYI

Çok yoğun vitamin zenginliği nedeniyle gözlerin dostudur. Vücuda dirilik sağlar. 100 gram kuşburnunda bir sandık portakala eşdeğer C, B1 ve B12 vitamini vardır. Besleyicidir. İyi bir raşitizm ilacı, etkin bir kan temizleyicisidir. Güçlü bir kurt düşürücü ve bağırsak yumuşatıcısıdır. Mide kramplarına ve sindirim sistemi zorluklarına karşı faydalıdır. Enfeksiyonlara ve bulaşıcı hastalıklara karşı vücut direncini arttırır. Nezle ve gribe karşı koruyucudur. Kuşburnu A vitamini ve karotenoidler içermesi nedeniyle gece körlüğü ve diğer göz problemlerine iyi gelir ve bağışıklığı arttırır. Kansere karşı koruyucu etkisi vardır. Romatizma ağrılarını gideriyor. Basur tedavisinde iyi sonuç veriyor.

KEKİK ÇAYI

Bakterilere karşı etkisi bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir. Balgam söktürücüdür, kuru ve balgamlı öksürüklerde rahatlatıcı etkisi vardır.

SALEP

Öksürük ve bronşite faydalıdır. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Zihni çalıştırma gücünü arttırır

Kategoriler
SAGLIK

Hangi Besinler Ateş Düşürür?

Kronik ateşin, hücreleri etkileyerek beyin sağlığını tehdit ettiğini belirten ‘Beyin Diyeti’ kitabının yazarı Dr. Alan C. Logan, ‘ateş’in 21’inci yüzyılın salgın hastalığı olduğunu söylüyor.
İşte ateş düşüren besinler…

1-ANTİDOKSİDAN DEPOSU KURUYEMİŞLER

Kuruyemişlerdeki tek ve çok bağlı doymamış yağlar, E vitamini ve kalp dostu sterol, ateş düşürücü bileşimler barındırır. Ayrıca güçlü bir antioksidan etkisine sahiptir. Haftada en az iki kez kuruyemiş yemenin koroner kalp hastalıklarından ölüm riskini önemli ölçüde azalttığı düşünülüyor. Illionis Üniversitesi nörobilimcileri, kuruyemişlerin kalp sağlığına ek olarak, özellikle de bademin yaşa bağlı zihinsel performans düşüşünü önlediğini gösterdi.

2-YEŞİL ÇAY

Yeşil çaydaki ‘keteçin’ adı verilen madde, önemli bir ateş düşürücüdür. Journal of Immunology, 2004’te yeşil çayın ateş düşürücü ve beyin hücrelerini koruyucu özelliğinin, Multipl Skleroz (MS) hastalığının önlenmesi ve tedavisi açısından umut verici olduğunu yazdı. Yeşil çaydaki kafein ve amino asitler, duygular ve zihinsel odaklanma üzerinde ani ve olumlu bir etki yaratıyor.

3-MOR/KOYU KIRMIZI GIDALAR

Yaban mersini, vişne, nar, mor tatlı patates, mor karnabahar, siyah üzüm ve pancarı örnek verebiliriz. Mor pigmentler ciddi ölçüde antioksidan koruması sağlar, sinir hücreleri arasında iletişimi güçlendirir, beyin duvarını korur, beyne kan taşıyan damarları güçlendirir. Ağrıyı dindirecek kadar önemli ölçüde ateş düşürücüdür.

4-YEŞİL GIDALAR

Bir fast-food restoran zincirinin çirkin bir afişini görmek beni hayrete düşürmüştü: Bir çöreğin üzerinde yakın plan çekilmiş dev bir burger fotoğrafında ‘Yeşillik golf içindir’ yazıyordu. Buna hiç katılmıyorum. Her türden koyu yeşil sebzede ateşi düşürebilen değerli bir mineral bulunur. Kıssadan hisse: Kalbiniz ve beyniniz için yeşilliklerinizi yiyin.

5-ZENCEFİL ve ZERDEÇAL

Zerdeçal gibi ateş düşürücü ve beyin hücrelerini koruyucu özellikler taşır. Hindistan ve Çin’de, baş ağrıları, mide ve bağırsak şikayetleri için kullanıldığı 2 bin 500 yıllık bir geçmişi var. Zencefil, özellikle sinir duvarlarındaki yağ bileşimlerini serbest radikal saldırılarına karşı korur. Sinir hücrelerini koruyucusu olduğu ve ateşi düşürdüğü için bolca tüketilmelidir.

Araştırmalar, zerdeçalın beyin hücrelerini korumak ve duygu durumunu olumlu etkilemek gibi önemli özelliklerini ortaya çıkardı. Bu kök bitkisinin içindeki aktif ‘curcumin’ maddesi son derece güçlü bir antioksidan ve ateş düşürücü özelliğe sahip. Bilim, zerdeçalın davranışlar üzerindeki etkisinin antidepresan ilaçlarla benzer olduğunu ortaya koydu. Zerdeçal, özellikle duygu durumunu düzenleyen serotonin ve dopamin gibi önemli nörotransmiterlerde arızayı önlüyor.

6-KAHVE

Makul miktarda kafein alımının beyin üzerinde faydaları var. Araştırmalar, kahvenin özellikle hücrelerdeki yağ bileşimlerini oksitlenme stresine karşı korumakta etkili olduğunu ortaya koydu. Günde 1-2 fincan kahve, enerji, zindelik, özgüven, sosyal girişkenlik, iş motivasyonu ve dayanıklılığı artırır. Günlük antioksiden ihtiyacını karşılamanın en keyifli yolu. Japon kız tıp öğrencileri arasında yapılan araştırma, düzenli kahve içenlerde depresyon görülme riskinin daha az olduğunu ortaya koydu.

7-BEYİN DOSTU TEMEL GIDALAR

Açai meyvesi, Brokoli, Brüksel lahanası, Kalitede zeytinyağı, Elma sirkesi, Kiraz,Lahana, Elma püresi, Enginar,Ceviz, Acı biber tozu, Kişniş, Tarçın,Tam tahıllar, Avakado, Kızılcık, Kekik, Pancar, Üzüm, Maydanoz, Patlıcan, Şeftali; Börülce, Erik kurusu, Nar, Kuru üzüm, Ahududu, Çilek, Mandalina…