Kategoriler
Genel Kültür

Çiçeklerin Anlamları, Hangi Çiçek Ne Demektir?

Özel günlerin vazgeçilmezidir çiçekler. Sözlerin bittiği yerde onlar devreye girer. Bazen bir aşkı anlatmak için bazen bir özrü bazen de başka bir duyguyu. Genel olarak sevgi sözcüklerini çağrıştırsa da meğer her çiçeğin apayrı bir anlamı varmış. İşte size duygularınızı çiçeklerle anlatmanın yolu. Bakalım hangi çiçek sizin duygunuzu anlatıyor?

Çiçeklere verilen anlamlar ilk olarak nerede kullanıldı?

Çeşitli kaynaklara göre çiçeklerin dili, ilk kez 17. yüzyılda İstanbul’da oluşturulmaya başlanmış. 1716 yılında eşiyle birlikte İstanbul’da yaşayan İngiliz Lady Mary Wortley Montagu tarafından bir araya getirilen bu çiçeklerin anlamları İngiltere’ye götürülmüş.
Çiçeklerin taşıdıkları anlamlara ilişkin Fransa’ya da sıçrayan merak, kısa sürede 800 çiçeğin anlamının belirlenmesine ve tüm dünyada ortak bir çiçek dili oluşmasına yol açmış.

İşte Çiçeklerin Anlamları

Akasya (Beyaz): Bizimki temiz bir sevgi, belki biraz arkadaşça

Akasya (Sarı): Platonik aşk

Ananas: Sen kusursuz birisin

Ardıç: Seni koruyacağım

Ayçiçeği: Sana tapıyorum

Açelya (Hint): Gerçek şu ki, her şey bitti

Badem: Aşkımızın sürmesini ümit ediyorum

Çan: Aşkımıza sadakatle bağlıyım

Çingülü: Zarif ve çok güzelsin

Çuha: Çok güzelsin

Elma: İtiraf etmem gerekirse, seni görünce şeytana uyasım geliyor, ya senin

Erik: Sözüme sadık kalacağım

Fındık: Barışmak istiyorum

Fulya: Sevgilim geri dön

Gardenya: Gerçek aşkımsın

Gelin El Çiçeği: Mutlu olabiliriz

Glayör(Beyaz): Dostluk

Glayör(Kırmızı): İstek

Glayör(Pembe): Zerafet

Glayör(Sarı): Kıskançlık

Glayör(Mor): İnanç

Gül (Beyaz): Masumluk

Gül (Pembe): Arkadaşımsın

Gül (Sarı) : Sevinç,Dostluk,Arkadaşlık,Kıvanç, Memnuniyet,Sıcak Sevgi,Kıskançlık
Gül (Kırmızı): Seni seviyorum

Gül goncası (Kırmızı): Genç ve güzelsin

Hanımeli: Sana olan bağlılığım sonsuza kadar sürecek

Hercai Menekşe: Beynimi işgal ediyorsun, ama ben bu durumdan şikayetçi değilim

İspanyol Yasemini: Bence sen çok seksi, şehvetlisin

Kaktüs: Aşkımız için zorluklara katlanmalıyız

Kamelya: Kusursuz bir aşıksın

Karanfil (koyu kırmızı): Kalbimi kırdın

Karanfil (pembe): Seni unutmayacağım

Karanfil (Kırçıllı): Üzgünüm, ama bitmek zorunda

Karanfil (Sarı): Beni hayal kırıklığına uğrattın

Krizantem (Beyaz): Bana gerçeği söyle

Lale (Kırmızı): Aşkımı itiraf etmek istiyorum

Lale (Alacalı): Gözlerin çok güzel

Leylak (Mor): Sana ilk görüşte aşık oldum

Lilyum: Güven

Menekşe (Mavi): Sana sadık kalacağım

Menekşe (Mor): Düşüncelerimi zapt ettin

Melekotu: İlham kaynağımsın

Mimoza: Fazla alıngansın

Nane: Sana karşı içimde sıcak hisler besliyorum

Orkide: Aşkım, sen çok özelsin

Öksekotu: Sorunların üstesinden geleceğim

Papatya (Bahçe): Fikirlerini paylaşıyorum

Pelesenk: Aşkım daha fazla bekletme

Petunya: Umudunu yitirme

Portakal: Ben de seni seviyorum

Sardunya: İçin rahat olsun, her zaman yanındayım

Sarmaşık: Aşkıma sadığım

Sedir Yaprağı: Senin için yaşıyorum

Süsen Çiçeği: Sana bir haberim var

Şeftali: Seninim

Yasemin: Güzel ve çekicisin

Yenibahar: Acını paylaşıyorum

Zambak: Seni neşeli buluyorum

Zeytin: Barışalım

Kategoriler
Genel Kültür

Mezara Çiçek Koyma Geleneği Nereden Geliyor? Cenazelerde Neden Siyah Giyilir?

Cenaze merasimlerine çiçeklerden yapılmış bir çelenk göndermek, mezarı çiçeklerle donatmak, sonradan yapılan mezar ziyaretlerinde mezara çiçek bırakmak, hemen hemen her kültürde gelenek haline gelmiştir. Bir kaç gün içinde kuruyup gidecek bu çiçeklerin bırakana da bırakılana da bir faydası yoktur ama gelenek çok eski çağlara kadar uzanmaktadır.

Bu konuda eski mezarlarda yapılan çalışmalarda çiçek kalıntılarına rastlamak şüphesiz mümkün değildi. Çiçekler çok dayanıksız olduklarından ve kuruyup gittiklerinde arkalarında iz bırakmadıklarından, araştırmacılar çalışmalarını çiçeğin kendisinden çok daha dayanıklı olan polen kalıntılarına yönelttiler.

İlk olarak Mısır Firavunu Tutamkamon’un milattan önce 1346′da öldüğünde mezarının çiçekten taçlarla kaplandığı saptandı. Kuzey Avrupa’da ise milattan önce 2000′li yıllara kadar uzanan bir çok mezarda çiçek izlerine rastlandı.

O tarihlerde mezarlara konulan çiçeklerin güzellikleri ve hoş kokuları nedeniyle iyi ruhları çekme, kötü ruhları kovma gibi bir güce sahip olduklarına inanılıyordu. Sonradan mezarları bitki ve çiçeklerle donatmanın asıl amacı cesedin çürümesinin yaratacağı kötü kokuları önleme oldu. Seyahatlerinizde uzaktan nerede bir servi ağacı topluluğu görürseniz yaklaştığınızda fark edersiniz ki orası mezarlıktır.Mezarlıklara servi ağacı dikmek de aynı amaç içindir.

Servi ağacı uzun boyu, sık dalları ve kışın dökülmeyen yapraklan ile bir bölgeyi rüzgardan korumak için en ideal ağaçtır. Ömrü çok uzundur, hemen hemen hiç çürümez ama en önemlisi odununun damıtma yoluyla lavantacılıkta da kullanılan hoş kokusudur. Bu nedenlerle servi ağacı mezarlıkların adeta bir simgesi haline gelmiştir.

Cenaze merasimlerinde ve mezar ziyaretlerinde, bizde pek yaygın olmasa da kadın ve erkeklerin niçin siyah elbise (ve aksesuar) giyindiklerini merak ettiniz mi hiç ?

Bu da atalarımızın hayalet korkusundan kalma bir gelenek.

Binlerce yıl önce cenaze töreninde bulunanlar, gömülecek ölünün hayaletinin orada bulunanlardan birinin bedenine girmek isteyeceğine inanıyorlardı. Bundan sakınmak, hayaletten saklanmak için vücutlarını siyaha boyuyorlardı. Daha sonraları zaman içinde bu adet siyah giysi olarak devam etti ve günümüze kadar geldi.