Kategoriler
ARABA

Avrupanın En Çok Satan Otomobilleri, Arabaları Listesi

Volkswagen’ın Golf modeli Avrupa’da 37 bin 847 adet satılarak en çok satılanlar listemizde başı çekiyor.

Listanin ikinci sırasında yine bir Volkswagen modeli olan Polo var.

3.Sırada Fordun don zamanlarda en çok satan modeli olan yeni Fiesta var. Ford Fiesta 25 bin 659 adet satışla listemizde üçüncülüğü kapıyor.

4.Sırada yine Fordun modeli olan yeni Focus var.23 bin 89 adetlik satışla listemizde dördüncü oluyor.

Listemizin 5. sırasında bir Fransız otomobili var.21 bin 986 adetlik satışla Renault Clio modeli avrupanın en çok satan 5. otomobili oluyor.

Alman otomobil üreticisi Opelin Astra modeli 21 bin 864 adetlik satışla listemizde 6. oluyor.

Listemizin 7. sırasında yine bir Opel modeli olan Vauxhall Corsa bulunuyor.21 bin 669 adet satışla corsa listede 7. oluyor.

Kategoriler
TEKNOLOJİ

En İyi Dokunmatik Ekranlı Cep Telefonları ve Özellikleri Karşılaştırmalı

Son zamanların yükselen trendi hiç şüphesiz ki, dokunmatik ekran üzerinden kontrol edilen cep telefonları. Apple iPhone ile popülerliği zirve yapan bu kategori, kullanıcıları, durmadan tuşlara basma zahmetinden kurtarıyor. Tuşlar üzerinde bir oraya bir buraya gitmek yerine, ekrana hafifçe dokunmak kullanıcıları cezbeden bir etken.İşte sizler için seçtiklerimiz:

1 – Samsung Galaxy S II: Koreli Samsung’un geçen yıl çıkardığı Galaxy S’in 10 milyonluk satış rakamını aşmasının ardından geçen ay ilkine göre daha ince olan Galaxy S II de duyuruldu. 4.3 inçlik AMOLED dokunmatik ekranı olan cihazın full HD vidoe kayıt kayabilen 8 megapiksellik kamerası var. Önümüzdeki aylarda satışa çıkması beklenen Galaxy S II’nin işletim sistemi ise Android 2.3 Gingerbread olacak.


2 – LG Optimus 3D: Koreli LG’nin 3D ekrana sahip olan son cihazı Oprimus 3D, üç boyutlu içerikleri gözlüksüz olarak oynatma özelliğine sahip. GHz’lik çift çekirdekli işlemci, 4.3 inçlik dokunmatik ekran, HDMI desteği, Android 2.2 Froyo işletim sistemi LG Optimus 3D’nin diğer temel özellikleri arasında. Oyunların yanında 3D video kaydedip, gözlüksüz görüntüleyebilme özelliği. Youtube 3D desteği.3D TV’lerdeki üç boyut performansından şimdilik çok uzak. Android’in en güncel yazılımıyla gelmiyor.


3 – Sony Ericsson Xperia Play: Sony’nin PlayStation oyun konsolu ile akıllı cep telefomnu özelliklerini birleştiren Sony Ericsson’un cihazının kayan kapağının altında oyun oynamaya yönelik tuşları bulunuyor. 4 inçlik dokunmatik ekranı olan Xperia Play, 5 megapiksel kamera, 1 GHz işlemci, Android 2.3 Gingerbread işletim sistemi ve 3D oyun desteği gibi temel özelliklere sahip. Yüksek işlemci hızı. Geniş ekran. 9 saate yakın konuşma süresi (3G’de 6.5 saat) sunan batarya. 175 gram cepte taşımak için biraz ağır. Oyun modunun bataryadan ne kadar tükettiği belli değil.


4 – Nokia E7: 4 inçlik dokunmatik AMOLED ekranı olan Nokia’nın son akıllısı, yatay QWERTY klavye, 16 GB dahili hafıza, HD video desteği, HDMI çıkışı, GPS destekli navigasyonu ve metin düzenlemek için Quickoffice programı gibi özellikleriyle sunuluyor.Çift LED flaşa ve 8 megapiksellik kameraya sahip olan E7, yurtdışında 680 dolarlık fiyatıyla satışa sunulurken, Türkiye’de önümüzdeki aylarda raflardaki yerini alması bekleniyor. Yüksek çözünürlüklü kamera ve çift flaş desteği. 3D grafikler sağlayan özel grafik işlemci. (-): Symbian 3 işletim sistemi. Ekran çözünürlüğü rakiplerine göre düşük (640 x 360 piksel)


5 – HTC Incredible S: Tayvanlı üreticinin son akıllı Android’i HTC Incredible S’in, 480 x 800 piksel çözünürlüğünde 4 inçlik dokunmatik ekranı bulunuyor. 768 MB’lik RAM ve 1 GHz’lik işlemcisi olan cihaz, biri 1.3 diğeri 8 megapiksellik çift kameraya sahip. Yüksek çözünürlüklü (720p) video çekebilen telefona stereo surround sound ses sistemi de entegre edilmiş. Büyüklüğüne göre hafif (135 gram) ve kullanıcı dostu tasarım. (-): Dahili telefon hafızası rakiplerine göre düşük (1 GB). Bataryası zayıf (3G’de konuşma süresi 6 saat)

Kategoriler
GÜNCEL SİNEMA

2011 Oscar Adayları. İşte 2011’in Oscar Aday Listesi

27 Şubat pazar akşamı Hollywood Kodak Theatre`da gerçekleşecek olan 83. Oscar Ödül Töreninin adayları açıklandı. Bu yıl da `En İyi Film` dalında 10 aday bulunuyor.

İşte merakla beklenen LİSTE:

En İyi Film:

-Black Swan

-The Fighter

-Inception

-The Kids are all right

-The King`s Speech

-127 Hours

-The Social Network

-Toy Story 3

-True Grit

-Winter`s Bone

En İyi Yönetmen:

-Darren Aronofsky `Black Swan`

-David O. Russell

-Tom Hooper `The King`s Speech`

-David Fincher `The Social Network`

-Jole & Ethan Coen `True Grit`

En İyi Erkek Oyuncu:

-Javier Bardem `Biutiful`

-Jeff Bridges `True Grit`

-Jesse Eisenberg `The Social Network`

-James Franco `127 Hours`

-Colin Firth `The King`s Speech`

En İyi Kadın Oyuncu:

-Annette Benning `The Kids Are All Right`

-Nicole Kidman `Rabbit Hole`

-Jennifer Lawrence `Winter`s Bone`

-Natalie Portman `Black Swan`

-Michelle Williams `Blue Valentine`

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu:

-Christian Bale `The Fighter`

-John Hawkes `Winter`s Bone`

-Jeremy Renner `The Town`

-Mark Ruffalo `The Kids Are All Right`

-Geoffrey Rush `The King`s Speech`

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu:

-Amy Adams The Fighter`

-Helena Bonhem Carter `The King`s Speech`

-Melissa Leo `The Fighter`

-Hailee Steinfeld `True Grit`

-Jacki Weaver `Animal Kingdom`

En İyi Görsel Efekt:

-Alice in Wonderland

-Harry Potter and the Deathly Hallows

-Hereafter

-Inception

-Iron Man 2

En İyi Animasyon Film:

-How to Train Tour Dragon

-The Illusionist

-Toy Story 3

En İyi Orjinal Senaryo:

-Another Year

-The Fighter

-Inception

-The Kids Are All Right

-The King`s Speech

En İyi Yabancı Film:

-Biutiful (Meksika)

-Dogtooth (Yunanistan)

-In a Better World (Danimarka)

-Incendies (Kanada)

-Outside the Law (Cezayir)

En İyi Belgesel (Kısa) :

-Killing in the Name

-Poster Girl

-Strangers No More

-Sun Come Up

-The Warriors of Qiugang

En İyi Kostüm:

-Alice in Wonderland

-The King`s Speech

-I Am Love

-The Tempest

-True Grit

Kategoriler
SPOR

Metin Oktay Kimdir?Galatasarayın Efsanevi Gölcüsü

Galatasarayın efsanevi 10 numarası Metin Oktay 2 Şubat 1936′da, İzmir’de doğdu. Futbola, 15 yaşında, Damlacıkspor’da başladı. 1954 yılında Yün Mensucat takımında oynarken, dikkatleri üstüne çeken Oktay, genç milli takıma çağırıldı.
İlk milli maçına, 11 Nisan 1954′de, Belçika karşısında çıkan Oktay, bu maçta 2 gol attı.

Daha sonra, İzmirspor’a transfer olan Oktay, aynı sezon 17 gole imza atarak, İzmir Profesyonel Ligi’nde gol krallığını ilan etti. Böylece Metin Oktay’ın gol krallığı dönemi başlamış oldu.

1955 yılında, Gündüz Kılıç, Oktay’ı, 5 yıllık sözleşme karşılığında, Chevrolet marka bir otomobil vererek, Galatasaray’a transfer etti.

28 Ağustos 1955’de, ilk kez Galatasaray formasıyla sahaya çıktığında, henüz 19 yaşında olan Oktay, genç yaşına rağmen Sarı – Kırmızılı camiaya çabuk ısındı ve daha ilk sezonunda 19 gol atarak, gol kralı oldu. O sezon Galatasaray, İstanbul Ligi şampiyonu oldu.

1961 Temmuz’unda, İtalya’nın Palermo takımına transfer olan Oktay, orada bir sezon top koşturduktan sonra, Türkiye’ye dönerek, 1969 yılına kadar Galatasaray forması giydi.

Futbol hayatı boyunca 6 kez gol kralı olan ve 217 gollük bir rekora imza atan Oktay’ın, bu rekoru, 1988 yılında, Tanju Çolak tarafından kırıldı.

Metin Oktay, derbi maçlarının büyük golcüsüydü. 10 Haziran 1959′da, Fenerbahçe kalesinin ağlarını yırtan golü, Türk futbol tarihinin, önemli olaylarından biri olarak anılan Oktay, o golle beraber, Fenerbahçe’ye 18, Beşiktaş’a da 13 gol attı.

4 kez A Genç Milli olan ve 36 kez de, A Milli Takım formasını terleten Oktay, bu forma altında, 7 kez kaptanlık yaparken, 22 gol attı. Türk futbolunun ‘Taçsız Kral’ı, 11 golle, birkaç sezon aralıksız en çok gol atan oyuncu, 38 golle, tek sezonda en çok gol atan oyuncu ve 19 golle, uluslararası bir müsabakada en çok gol atan Türk oyuncusu olmak üzere, çeşitli rekorlara imzasını attı.

Futbol yaşamı boyunca rakip fileleri tam 608 kez havalandıran Oktay. 1 kez İzmirspor’da, 10 kez de Galatasaray’da şampiyonluk yaşadı.

1965 yılında, Safa Önal’ın senaryosunu yazdığı , Atıf Yılmaz’ın yönettiği, Gönül Yazar, Ajda Pekkan, Ayten Gökçer, Turgay Şeren ve o zamanki Galatasaray Başkanı, Gündüz Kılıç’ın rol aldığı, ”Taçsız Kral” adlı, kendi hayatını konu alan bir filmde oynayan Oktay, “Top ve Ben” adlı anılarını ve hayatını anlattığı bir kitap yazdı.

Futbol hayatı boyunca, sadece 1 kez oyundan atılan, 6 kez gol kralı olan ve 217 gollük bir rekora imza atan, büyük bir golcü olmasının yanı sıra, iyi ahlakı ve sportmen kişiliğiyle de her takımdan taraftarın sevgisini kazanan Oktay, ayrıca 1960 yılında, 8 gün eksik askerlik yapmasından ötürü, (maç izinleri karnesine işlenmediğinden) Toptaşı Cezaevi’nde, 45 gün hapis yatmıştır. Oktay, jübilesini futbola ilk defa başladığı İzmir’de ve futbolu noktaladığı İstanbul’da olmak üzere iki kez yaptı. İstanbul’da, Galatasaray – Fenerbahçe arasında yapılan jübile maçı, 1-1 berabere biterken, İzmir’deki maçta Göztepe, Galatasaray’ı 1-0 yendi.

Fenerbahçe’yle oynanan jübile maçının son dakikalarında, Can Bartu’yla formalarını değiştirerek kısa bir süre kendisi Fenerbahçe, Can Bartu ise Galatasaray için oynayarak bu maçı ölümsüzleştirdiler. Oktay, 1969 sezonunda sahalara veda etmesinin ardından, futboldan kopmayarak, bu alanda çeşitli görevler üstlendi.

Sarı – Kırmızılı kulüpte, yönetici ve menajer olarak görev yapan ve bir süre Galatasaray ve Bursaspor’da teknik adam olarak çalışmasından sonra, Metin Oktay’ın son görevi, Milliyet Gazetesi spor yazarlığı idi.

13 Eylül 1991′de bir trafik kazası sonucu vefat eden Metin Oktay, Galatasaray Spor Kulübü’nün efsaneleşmiş golcülerinden biridir.

29 Ocak 1959′da, İzmir’de, Oya Sarı ile evlenen, ancak daha sonra boşanan Oktay, 1965 yılında, ikinci evliliğini, Servet Kardıçalı ile gerçekleştirdi.

Kategoriler
SEKTOREL

Çalıkuşu Kitabının Özeti (Reşat Nuri Güntekin)

Türk edebiyatının şsiz eserlerinden bri olan Çalıkuşu nun öğrenciler için hazırlanmış özet halini sunuyoruz. Kitabı okumanızı da tavsiye ederek sizlere özeti sunarız:

Feride küçük yasdayken annesi ölen , babasinın da onunla fazla ilgilenemediği için büyükannesinin yaninda büyümüstür. Okul yaşına gelince Feride’ yi bir Fransiz kiz yatili okuluna yollamislardir. Feride neseli, zeki, çok asi, çok hareketli bir kizdir. Firsat buldukça bir erkek gibi agaçlara tirmanip daldan dala atladigi için ögretmenlerinden biri onu çalikusuna benzetmis, sonra da bu benzetme, onun adi olarak kalmistir.

Babasinin da ölmesi üzerine Feride’ nin, yakini olarak sadece bir teyzesi kalmistir. Feride, okulun tatillerini her zaman teyzesinin evinde geçirmektedir.Bu teyzenin Kamuran adli, Feride’ den büyük bir oglu vardir. Kamuran Feride’ den agir basli, kiz gibi bir erkekdir. Bu yüzden Feride sürekli onla dalga geçmektedir. Fakat bunlarin arasinda Kamuran, Feride’ yi farkinda olmadan büyük bir askla sevmeye baslamisdir. Bu sevgi bir sure sonra karsilikta görür. Feride de Kamurana karsilik vermektedir. Feride’ nin teyzeside bu durumu çok istedigi için, Feride okulunu bitirdikten sonra iki gencin evlenmeleri kararlastirilir.

Dügün hazirliklari tamamlanmak üzereyken, bir gün kadinin teki çika gelir ve Feride’ ye Kamuran’ in Avrupa’ da bulundugu sirada orda bir kizla ask yasadigini söyler. Bu durum Feride’ yi çok etkilemistir. Feride bunun sonucunda gururuna yenilir ve derhal teyzesinin evinden uzaklasir, izini kaybettirir. Bu yüzden evlenmede gerçeklesemez.
Feride nereye gidecegini düsünürken onu çok seven süt annesi aklina gelir ve oraya gider. Süt annesi onu görünce çok sevinmistir. Feride bir süre süt annesinin evinde kalir. Süt annesini daha fazla rahatsiz edemeyecegini ve yanindaki paranin da ona yetmeyecegini bilmektedir. Basvurularinin sonunda Anadolu da bir ilkokul ögretmenligi elde eder. Simdi o hayat dolu hiçbir seyi umursamayan genç kiz artik bir ögretmen olmustur. Feride Anadolu’ yu hiç yadirgamaz. Bir köyde ögretmenlige baslar. Bu köyde Feride yaptigi her seyi günlügüne yazmaya baslar.

Bir zamanlarinin hayat dolu asi genç kizi simdi hayati tanima yolundadir.hiç istemediği halde agir basli olmayi ögrenmistir. Ama basina gelen bunca seye rahmen kötümser degildir. O köydeki fakir olan ögrencilerini çok sevmistir. Ögrencilerinin her biriyle ayri ayri ilgilenmek ona büyük bir zevk vermektedir.

Bir süre sonra okul da kapatilir. Issiz kalan Feride baska bir yerde ögretmenlik yapmak için basvurmak amaciyla ile gider. eski bir okul arkadasina rastlar ve onunla Fransizca konusur, bu olayi görünce, Feride’ yi merkezde kiz ögretmen okulunda fransizca ögretmeni olarak görevlendirir. Feride fiziki olarak çok güzel bir kizdir ve bu fiziki güzelliginin burda çok fazla göze çarpmasi Feride’ yi endiselendirir. Ayrica Feride’ nin ögretmenlik yaptigi okuldaki müzik ögretmenide Feride’ ye karsi büyük bir ask duymaktadir. Fakat bu ask bir ümitsiz vakadir. Bu olay ayrica dedikodularada yol açmistir. Bu durum ise Feride’ yi endiselendirmektedir. Bu yüzden tayinini ister. Böylece birkaç yer dolasir. Bir surede Izmir’de varlikli bir ailenin kizlarinada özel ders verir. Fakat Feride’ nin gittigi her yerde muthis fizigi ve güzelligi basina dert açmaktadir. Feride’ bu güzelligi ve yalnizligi çok kisinin dikkatini çekmektedir.

Feride daha Zeyniler’deyken bir askerin yaralanmasi ve oraya getirilmesi sirasinda doktor Hayrullah Beyle tanismistir. Doktor, Feride’ ye bu kadar güzel bir kizin böyle bir yerde ne aradigini, kesinlikle bir ask meselesi yüzünden gelmis oldugunu söylemis Feride ise bunu reddetmistir.Yillardan sonra tekrar Kusadasin’ da bulusurlar.Bu sirada Feride’ nin okulu kapatilip hastaneye çevrilmistir. Feride artik doktorun himayesine girmistir. Bir hasta bakici gibi doktora yardim etmistir. Doktor Feride’ yi ve artik büyümüs olan Munise’ yi kendi öz kizlari gibi sevmektedir. Ancak bu sirada doktor bir gün agir hastaligi olan birine bakmaya gittigi zaman Munise agir bir sekilde hastalanir. Doktor dönesiye kadar kiz yavas yavas, aci çeke çeke ölür.

Feride, Munise’ nin ölmesinden sonra kendini kaybedecek sekilde hastalanir. Günlerce doktorun evinde yatar. Iyilestigi siralarda doktor ne kadar yasli olursa olsun ikisi için bir söylenti cikmistir. Bu da o zamanin sartlarindan dolayi olmustur. Kasabayi türlü dedikodular alip götürmektedir. Bekar bir erkegin evinde genç güzel ve bekar bir kadinin olmasi cok fazla dedikoduya yol açmistir. Doktor bu dedikodulardan kurtulmak için çok pratik bir yol bulmustur. Feride’ yide zorla ikna ederek evlenmislerdir. Ancak tabiki bu evlilik sadece kagit üzerindedir ve dedikodularin bitmesi içindir. Feride doktoru babasi gibi sevmektedir. Doktor, Feride’ nin defterini bulmus ve bastan sona kadar okumustur. Feride’ nin her seye ragmen Kamuran’a sevdigini ögrenmistir. Gizli arastirmalar yapar. Kamuran bu zaman içinde evlenmis ve esi olmüstür. Simdi dört yaslarindaki çocugu ile yasamaktadir. Doktor, Kamuran’a bir mektup yazar ve bu mektupta Kamuran’ a bütün olan biteni anlatir. Feride’ ise bu sırada defterinin kaybolduğunu sanmaktadır ve defterini bütün aramalarına karşın bulamamıştır. Doktor yazdığı mektupla defteri ve bazı belgeleri paket haline getirmistir. Feride’ ye ölümünden sonra bu paketi Kamuran’ a götürmesini vasiyet etmistir.Doktor zaten oldukça yaslidir bu yüzden kisa bir süre sonra da ölür.

Feride, doktorun ölümünden sonra, hem paketi teslim etmek hem de çok özledigi teyzesini görmek üzere, Tekirdagi’ na teyzesinin yanina gider. Niyeti orda fazla kalmamaktir. Paketi teslim edip bir iki gün kalip Kusadasi’ na geriye dönmektir. O günlerde ne rastlanti ki dinlenmek icin Kamuran’ da tekirdagi’ na gelmistir. Feride paketin içinde neler bulundugunu bilmemektedir. Bunun içinde neler bulundugunu bilmedigi paketi teslim eder. Ama doktorum öldügünü onlardan gizlemistir. Böylece Kusadasin’ da doktorun yasadigi bahanesiyle zorlanmadan geriye dönebilecegini ummaktadir. Fakat umdugu gibi olmaz teyzesi bu paketi Feride gitmeden bir gün önceden Kamuran’ a verir. Kamuran o gece kardesiyle birlikte defteri okur. Böylece, Feride’ nin kendisini hala sevmekte oldugunu anlar. Hemde doktorun tembihlerini ögrenir. Kendisiyse, Feride gittiginden beri Feride’ yi unutamamistir ve hala sevmektedir.

Feride, yeterince kaldigini ve geri dönmesi gerektigini söyleyerek yola çikmak üzere hazirlanir. Kusadasi’ na dönmek, Feride’ yi cok fazla üzmüstür. Ama bu durumunu etrafindakilere hiç belli etmemektedir. Bunu etrafındakilerin anlamasini istemez. Feride’ yi götürecek araba gelir. Fakat bu bir oyundur. Kamran ve kardesinin hazirladigi bir oyundur. Feride arabaya yaklastigi zaman arabadan birden Kamuran iner ve feride’ yi kucaklar. Zaten tüm ev halkida Feride’ nin tekrar yuvadan uçmasini istemiyorlardir. Bunun için tüm ev halki elbirligi yapmistir. Feride’ nin tüm istemiyormus gibi davranmalari olmaz demeleri falan bosadir. Kirik dökük kelimelerle bu oyundan kurtulmaya çalismistir ama nafile kurtulamamistir. Çünkü, Kamuran artik kararlidir ve ikinci bir gaflete düsmeyecektir. Bunu Feride’ yede onu bir daha kaybetmeyi göze alamayacagini ve onu su an bile deliler gibi sevdigini söyler. Çalikusu, bir mutlulukla ve huzurla kendini Kamuran’ in kollarina atar.