Kategoriler
SAGLIK

Bebeklere Verilecek İlk Ek Gıdalar Nelerdir? Bebeklere İlk Sebze, Meyve, Et Ne Zaman ve Nasıl Verilmelidir?

Bebeklerimizi yeni tatlara alıştırmak için hazırladığımız basit yiyeceklere ek gıda diyoruz. Bebeklere ek gıda vermemizin amacı onu yeni tatlara alıştırma, doyurmak değil. Bir çay kaşığı ile başlayıp daha sonra bir bebek öğününe dönüştürüyoruz bu nedenle bebeğinize çok fazla yedirmemeye çalışıyoruz ki yemeği reddetmesini öğrenmesin.

 

İlk Başlangıç Ek Gıdaları Neler Olmalı?

Bebek için ilk başlanacak ek gıdanın ne olması gerektiği ile ilgili farklı görüşler var. En çok önerilenler meyve, yoğurt, sebze yada tahıllı yiyecekler. Ek gıdaya tatlı  meyvelerle başlarsanız ya da yoğurt ile başlayıp içine de tatlı bir meyve katarsanız büyük olasılıkla bebeğiniz iştahla yer ve siz de çok mutlu olursunuz. Ancak daha sonra bir çok bebek sebzeleri ve tatları reddetme eğilimi gösterir. Bebeğinizin yeme alışkanlığı bu andan itibaren başlar. Bu yüzden mesela sebzelerden başlanabilir.

 

En İyi Başlangıç Sebzeleri Nelerdir?

Havuç, balkabağı, mevsiminde kabak, kırmızı pancar, patates. Bu sebzelerle başlıyabilirsiniz. Buharda pişirip az bir su ilave ederek koyu bir püre kıvamına getirip bebeğinize yedirebilirsiniz. İlk başta sadece tek bir sebze ile başlamalısınız. Daha sonra bu sebzeleri ikili, üçlü kombinasyonlarla karıştırarak basit bir bebek menüsü hazırlıyabilirsiniz. Yada basit sebze çorbaları yapabilirsiniz. Patates kabızlık yapabilir. Bu nedenle onu diğer sebzelerle karıştırarak verin.

 

Bebek İçin En İyi Başlangıç Meyveleri Nelerdir?

Sebzelerle aynı zamanda ya da bir kaç gün sonra meyvelere de başlıyabilirsiniz. Meyveyi akşam üzeri yada öğleye doğru verebilirsiniz. Meyveleri cam rendeyle rendeleyip suyunu süzün ve o sudan bir kaç kaşık verin. Bir kaç gün sonra püre kısmını yedirmeye başlayın. Elma, armut gibi sert meyveleri ilk başlarda buharda pişirip yumuşatarak yedirebilirsiniz. Meyvelerin bir kaç tanesini karıştırarak ta yedirebilirsiniz.

En iyi başlangıç meyveleri; elma, şeftali, muz, avakado, armut. Dikkat etmeniz gereken en önemli nokta meyveleri mevsiminde vermek. Muz kabızlık yapabilir. Bu nedenle çok sık vermeyin.

 

Yoğurt ve Et Ne Zaman Verilmeli?

Yoğurt bebekler için ilk başlanan ek gıda olmamalı. Özellikle bebeğimiz emiyorsa gerekli sütü alıyordur. Yoğurdu ilk başlarda günlük olarak mayalamalısınız. Hazır yoğurtları kullanmayın. Kendiniz evde yapmaya çalışın ve yoğurdu sade yedirin. Et ve et ürünlerine 8 ci aydan itibaren başlıyabilirsiniz. Yemeklerine kavrulmuş kıyma katarak azar azar bebeğinizi ete alıştırabilirsiniz.

 

Bebeğime Kahvaltı Ne Zaman Vermeli?

Bebekler için kahvaltıya başlama zamanı en iyi 7 ci ay civarıdır. Bu ayda çeyrek yumurta sarısınada başlıyabilirsiniz. Kahvaltıda kullanacağınız peynir tuzsuz olmalı, en iyisi lor peyniri yada keçi peyniridir. Peyniri suda bekleterek tuzunu alabilirsiniz. Açık süt bulabilirseniz kendi lor peynirinizi yapmak çok kolay.

Kahvaltı için genelde hazır bebe bisküvileri kullanılır, bunun yerine kendiniz evde yapmaya çalışın. Yada tam buğday ekmeğinin içini ufalayabilirsiniz. Bisküvi yada ekmeği haşlanmış kuru meyve suları ile ıslatıp içine dilediğiniz meyveleri katın.

 

Nasıl İyi Bir Bebek Menüsü Hazırlarım?

Bebeğiniz için gün içinde hazırladığınız yemeklerde renklerle oynayın, bu işinizi kolaylaştırır. Mantık çok basit, yiyecekleri renklere ayırın ve her renkten vermeye çalışın, böylece kafanız karışmaz.

•Turuncular; havuç, baklağiller
•Yeşiller; ıspanak, pazı, brokoli, taze fasulye gibi.
•Kırmızılar; mercimek, pancar,
•Beyazlar; soğan, pırasa, karnıbahar
•Sarılar; patates, sarı mercimek, bulgur
Ayrıca kuru meyveleride demir açısından zengin oldukları için bebeğinizin menüsüne ilave edin. Tuzsuz kabak çekirdeği iyi bir çinko kaynağıdır. Tohum öğütücüsü ile iyice ezip meyve pürelerine yada çorbasına bir çay kaşığı haftada iki kere katın.

Kategoriler
SAGLIK

Kendini Mutlu Etme Yöntemleri

Mutlu olmaya toplumsal olarak ihtiyacımız olan şu günlerde, hiç olmazsa ken kendimizi mutlu etmeye çalışalım.İşte bu bağlamda uzmanlardan tavsiyeler:

Özellikle stresli anlarda kendi kendimizi ‘avutmanın’ yolları var. Böyle zamanlar için hazırladığım liste size yardımcı olacaktır

Danışan: Geçen haftalarda, ‘erkekleri mutlu etmenin yolları’ ve ‘kadınları mutlu etmenin yolları’nı konuşmuştuk. İkisi de benim için çok faydalı oldu. “Kadınlar oksitosin hormonu ürettiklerinde kendilerini daha gevşemiş, rahat ve mutlu hisseder, stresle daha kolay başedebilir” demiştiniz. Bunu sık sık eşime hatırlatıyorum. Hatta yanımda olduğu zamanlar, açık açık benimle ilgilenmesini istiyorum, gerçekten iyi geliyor. Ama aklıma bir şey takıldı. Eşim son zamanlarda iş seyahatine çok çıkıyor, burada olduğunda da iş yemekleri falan derken birbirimizi çok fazla göremiyoruz. O olmadığı zamanlar daha depresif olduğumu hissettim. Böyle zamanlarda kendimi iyi hissetmek için neler yapmalıyım?

Dr. Başak: Sizin gibi eşi sürekli seyahat eden veya çok çalışan birçok kişi var. Bazılarının hayatında kimse yok. Bu durumda kendimizi iyi hissetmek için yapabileceğimiz birçok aktivite var. Her şeyden önce, sosyal ilişkileri sağlam tutmak gerekir. Geçen hafta da anlattığım gibi sosyal desteği güçlü olan, ailesiyle iyi ilişkiler sürdüren kadınların oksitosin seviyesi daha yüksek olur.

Danışan: Bunu söylediğinizden beri arkadaşlarımla daha çok beraber olmaya çalışıyorum. Başka ne yapabilirim?

Dr. Başak: Size yeni bir liste vereceğim: ‘Kendi kendine mutlu olmanın yolları’ adlı bir liste. Bu listeye istediğiniz maddeleri ekleyebilirsiniz. Önemli olan, kendinize iyi bakmak, ödüllendirmek, rahatlatmak ve insanlarla iletişimde kalmak. Listenizdeki maddelerden her gün sadece 1-2’sini yaptığınızda, kendinize güveniniz artacaktır. Ayrıca mutsuzluk, karamsarlık, çaresizlik gibi olumsuz duygulardan da arınmış olacaksınız.

1. Sıcak bir duş alın.
2. Masaj yaptırın.
3. Kendinize çiçek alın.
4. Bir arkadaşınızla öğlen yemeği yiyin.
5. Müzik dinleyin.
6. Güneşin batışını seyredin.
7. Sinemaya gidin.
8. Kendinize mum ışığında bir akşam yemeği hazırlayın.
9. Arkadaşlarınızla beraber yemek pişirin.
10. Ormanda veya deniz kenarında yürüyüş yapın.
11. Bazı geceler yatağa çok erken gidin.
12. Şarkı söyleyin.
13. Kuaföre gidin.
14. Akrabalarınızı ziyaret edin.
15. Hayvanlarla oynayın.
16. Dans edin.
17. Bahçenize, balkonunuza çiçek ekin.
18. Evde yemek pişiremeyecek durumda olan (hasta, yaşlı) biri için yemek yapıp götürün.
19. Pazara gidin.
20. Kitap okuyun.
21. İşten bir gün izin alıp kendinizi şımartın.
22. Başka şehirde yaşayan yakınlarınızı ziyaret edin.
23. Hobi edinin.
24. Bazı günler gönüllü çalışın.
25. Kitapçıda zaman geçirin.
26. Piknik yapın.
27. Konsere, tiyatroya veya operaya gidin.
28. Konuşacak kimse bulamazsanız terapiye gidin.
29. Yeni bir spor öğrenin veya zevk aldığınız bir sporu yapmaya başlayın.
30. Bir yardım kuruluşuna katılın.
31. Resim sergisi gezin.
32. Fotograflarınızı organize edin.
33. Erken kalkıp güneşin doğuşunu seyredin.
34. Saunaya gidin.
35. Yatakta kahvaltı yapın.
36. Kendinize yeni bir şey alın.

Dr. Başak: Bu listeyi istediğiniz gibi uzatabilir veya bunu kullanabilirsiniz. Her gün görebileceğiniz bir yere asmanızı tavsiye ederim. Çünkü buradan çıktıktan sonra hemen ikinci gün listeyi ihmal etmeye başlayabilirsiniz. Ama inanın her gün sadece 1-2’sini yapmak için gayret gösterirseniz, stresinizin azaldığını hissedeceksiniz.

Danışan: Bazen günler, haftalar geçiyor birini bile yapmıyorum.

Dr. Başak: Birçok kişi, özellikle büyük şehir stresi altında yaşayanlar, kendi için bir şeyler yapmayı sürekli ihmal ediyor, dolayısıyla kendini ihmal ediyor.
Şimdi kendinize söz verin: “Her gün en az birini seçip yapacağım” diye. İşin sırrı, listeyi canlı tutmak, kararlı davranmak ve kendimizden vazgeçmemek! Herkes bir tarafa, size sizden daha iyi bakacak biri daha olamaz.

Milliyet-Cadde-Başak Demiriz

Kategoriler
GÜNCEL SAGLIK

Kurban Eti Nasıl Pişirilmeli? Kurban Eti Nasıl Saklanmalı? Et Saklamada Dikkat Edilecek Hususlar

Yaklaşan kurban bayramıyla birçoğumuzun evine toplu olarak et girecek. Bu durum akıllara etlerin nasıl saklanması gerektiği sorusunu da beraberinde getiriyor. Sağlığınız için etleri nasıl saklamalısını? Nasıl pişirmelisiniz?  Ne zaman, ne kadar aralıklarla ve ne miktarda yemeliyiz? İşte bu sorunların cevaplarını bulmaya çalışacağız bu yazımızda.

Bu soruların cevaplarını sizler için araştırdık işte uzmanların sizlere sunduğu tavsiyeler:

Kurban Bayramı nedeniyle et tüketimi artıyor. Uzmanlar, sağlık için etin sebze yemekleri ile ya da haşlanarak tüketilmesini öneriyor…

Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülden Köksal, Kurban Bayramı nedeniyle et tüketiminin attığını belirtirken, sağlık için etin sebze yemekleri ile ya da haşlanarak tüketilmesini önerdi. Gülden Köksal, yağlı etin şişmanlık ve kalp damar hastalığı riskini artırdığını belirterek, et tüketiminde dikkatli olunması gerektiğini kaydetti. Etin sebzelerle haşlanarak tüketilmesini, düşük ısıda pişirilerek tüketilmesini öneren Köksal, doğrudan yüksek ateşte pişirilen etin kanser riski taşıdığına dikkat çekti. Köksal,

“Etin doğrudan ateşte pişirilmesi kanserojen maddelerin çoğalması, et dokusunun bozulmasına neden oluyor. Bu nedenle sebzelerle, haşlama usulü tüketilmesini öneriyoruz” diye konuştu. Köksal, yağlı etin kolon ve mide kanserine neden olduğunu belirtti. Orta yaş üstündekilerin eti az miktarda, yağsız tüketmesi gerektiğini belirten Köksal, et konan sebze yemeklerine yağ atılmamasını, kavrulmamasını, az tuzlu tüketilmesi gerektiğini kaydetti.

Et yerine kas yememek için, eti dinlendirin

Kurban etini hemen buzdolabına atarsanız lastik gibi sert olur. Kas yerine et yemek istemiyorsak kurban etleri parçalar halinde temiz kaplara konulmalı ve önce güneş görmeyen serin bir yerde (14 santigrat derecenin altında) hava alması sağlanarak kesim sıcaklığının oda ısısına düşmesi beklenmeli. Bu süre 5-6 saati geçmemeli. Daha sonra et buzdolabına kaldırılmalı.

Büyük parçalar bozulmaya sebep olur

Kurbanlık etler henüz kesim sıcaklığında iken buzdolabına poşet içinde veya hava alamayacak bir durumda büyük parçalar halinde üst üste konulursa buzdolabı ısısı etin iç kısımlarını soğutmaya yetmez. Bu nedenle etin hava almayan kısımlarında çok kısa sürede (ikinci günde) bozulma ve kokuşma hatta yeşillenme görülür.

Yeşillenmiş et yenilmemeli

Yeşillenme görülen kısımlar kesinlikle tüketilmeyip atılmalıdır. Kurbanlık etin dayanma süresi kesim kalitesine ve et parçasının büyüklüğüne göre değişmekle beraber normal buzdolabı şartlarında 5 veya 6 gündür. Bu süre kıymada genellikle 3 gündür.

Et nasıl saklanır ?

Kurban Bayramı’ nda kesilecek hayvanın etinin birer yemeklik şeklinde poşetlere konarak buzdolabında saklanması gerekir. Etin bütünü ile buzdolabından çıkarılması dokusunun bozulmasına neden olur. Et bir defa çözülünce hemen pişirilmeli, çözülen et tekrar dondurulmaz. Bu sağlığa zararlıdır, ayrıca etin protein yapısının bozulmasına da neden olur.
Kurban etleri, parçalar halinde temiz kaplara konulmalı, güneş görmeyen serin bir yerde 14-16 derece sıcaklığa sahip bir ortamda hava alması sağlanmalı. Etler oda sıcaklığına ulaşana kadar 5-6 saati geçmeyecek şekilde bekletilmeli ve daha sonra buzdolabına kaldırılmalı.

Etlerin kesim sonrasında hemen kapalı ortamlara alınarak soğutulması ve parçalama işlemini takiben en fazla 4 ile 5 derece arasında bekletilmesi gerekir. Kurbanlık etin dayanma süresi, kesim kalitesine ve parçaların büyüklüğüne göre değişmekle beraber normal buzdolabı koşullarında en fazla 3-4 gündür. Kıymada ise bu süre bir iki gündür. Uzun süreli muhafazalarda ise etler buzlukta (dondurucuda) -18 derecede muhafaza edilmelidir. Dondurulmuş etlerin saklama süresi ise 4-6 aydan fazla olmamalı.

Buzlukta saklanan etlerin çözdürüldükten sonra hemen tüketilmesi ve yeniden dondurulmaması uyarısında bulunulan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Kurbanlık etler henüz kesim sıcaklığında iken buzdolabına poşet içinde veya hava alamayacak bir durumda büyük parçalar halinde üst üste konulursa, buzdolabı sıcaklığı etin iç kısımlarını soğutmaya yetmez. Etin hava almayan kısımlarında çok kısa sürede (2.gün) bozulma ve kokuşma, hatta yeşillenme görülür. Bu durum sağlık açısından risk oluşturacaktır. Bu durumdaki etler kesinlikle tüketilmemeli, atılmalı.