Kategoriler
SAGLIK SEKTOREL

Böcek İlaçlama Şirketleri İstanbul Anadolu ve Avrupa Yakası

Böceklerle başınız dertteyse ya kendiniz bu böcekleri temizleyeceksiniz ya da bu işi profesyonelce yapan şirketlerden yardım alacaksınız.

Sizin için istanbuldaki böcek ilaçlama şirketlerinin adres ve telefonlarını sizler için derledik. Eğer sizin de böcek ilaçlama şirketiniz varsa bize bilgilerinizi yorum bölümünden ulaştırarak şirketinizi buradan tanıtabilirsiniz.
Böceksiz ve haşereseiz günler dileğiyle…

Böcek İlaçlama Şirketleri İstanbul

KAR TEMİZLİK VE SOSYAL HİZMETLER

ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ GİY SANAYİ SİTESİ 4. ADA NO:10 İKİTELLİ

BAŞAKŞEHİR / İSTANBUL

Telefon numarası : (0212) 671 58 88

İnternet sitesi : www.kartemizlik.com

 

UZMAN HAŞERE KONTROL

NABİZADE SOKAK HÜMEYRA İŞ MERKEZİ B BLOK NO:64 / 3

KADIKÖY / İSTANBUL

Telefon numarası : (0216) 345 85 77

Faks numarası : (0216) 345 85 77

E-posta adresi : ten.si-nezo @ iglib

İnternet sitesi : www.ozen-is.net

 

TUBA MÜHENDİSLİK BÖCEK İLAÇLAMA

ATAKENT MAH. ALEMDAĞ CAD. NO:34

ÜMRANİYE / İSTANBUL

Telefon numarası : (0216) 335 54 74

İnternet sitesi : www.bocek-ilaclamasi.org

 

WANDY HAŞERE İLAÇLAMA

MİMAR SİNAN MAH. HİMMETBABA SOK. TUNA APT. NO: 31/13

ÜSKÜDAR / İSTANBUL

Telefon numarası : (0216) 334 53 51

Faks numarası : (0216) 334 53 51

E-posta adresi : moc.liamtoh @ scpydnaw

İnternet sitesi : www.wandypcs.net

 

TEKTEM İLAÇLAMA

PERPA TİCARET MERKEZİ B BLOK K:6 NO:753 OKMEYDANI

ŞİŞLİ / İSTANBUL

Telefon numarası : (0212) 222 83 10

Faks numarası : (0212) 222 83 09

E-posta adresi : rt.moc.metket @ metket

İnternet sitesi : www.tektem.com.tr

MY İLAÇLAMA

FEVZİ ÇAKMAK MAHALLESİ CEMAL GÜRSEL CADDESİ NO:115 DAİRE:19 ÜST KAYNARCA

PENDİK / İSTANBUL

Telefon numarası : (0216) 597 03 50

Faks numarası : (0216) 597 03 50

İnternet sitesi : www.temizlikilaclama.com

 

MARMARA GRUP ÇEVRE SAĞLIĞI

KÜÇÜKYALI İŞ MERKEZİ H. BLOK NO:6 GİRNE MAH. IRMAK SK.

MALTEPE / İSTANBUL

Telefon numarası : (0216) 489 80 28

Faks numarası : (0216) 489 80 51

E-posta adresi : moc.ervecaramram @ ofni

İnternet sitesi : www.marmaracevre.com

 

ERDİ İLAÇLAMA

MARMARA CAD. CAMİ SOK. NO:4 / A

GÜNGÖREN / İSTANBUL

Telefon numarası : (0212) 506 35 65

Faks numarası : (0212) 556 57 77

İnternet sitesi : www.bocekilaclama.com

 

ŞOK İLAÇLAMA SERVİSİ AVRUPA

MAHMUTBEY CADDESİ KIRÇIKLAR İŞ MERKEZİ NO:13 DAİRE:77 ŞİRİNEVLER

BAHÇELİEVLER / İSTANBUL

Telefon numarası : (0212) 653 97 00

Faks numarası : (0212) 653 97 22

İnternet sitesi : www.sokilaclama.com

 

SEÇKİN HAŞERE İLAÇLAMA

IHLAMURDERE CAD. LALE SOK. NO:12 – 3

BEŞİKTAŞ / İSTANBUL

Telefon numarası : (0212) 229 15 52

İnternet sitesi : www.seckinilaclama.com

 

DENPA HAŞERE İLAÇLAMA

YENİMAHALLE HATBOYU CAD. NO:56 / B

BAKIRKÖY / İSTANBUL

Telefon numarası : (0212) 542 31 27

Faks numarası : (0212) 542 31 26

 

 

TRULY NOLEN INTERNATİONAL TÜRKİYE

ORHAN VELİ KANIK CAD. NO:30 / A KAVACIK MAH., KAVACIK

BEYKOZ / İSTANBUL

Telefon numarası : (0216) 425 64 00

Faks numarası : (0216) 425 64 02

 

 

ANADOLU İLAÇLAMA

UĞUR MUMCU MAH. ŞEHİT YAVUZ BAHAR SOK. HASRET SİTESİ C BLOK NO:14 / 3

KARTAL / İSTANBUL

Telefon numarası : (0216) 476 00 37

Faks numarası : (0216) 451 00 15

İnternet sitesi : www.anadoluilaclama.net

 

ATLAS MÜHENDİSLİK İLAÇLAMA

MACARKARDEŞLER CAD. NO:40 / 2

FATİH / İSTANBUL

Telefon numarası : (0212) 631 23 45

Faks numarası : (0212) 521 85 10

İnternet sitesi : www.atlas-muhendislik.com

 

MAXİMUM TEMİZLİK

AHMET YESEVİ MAHALLESİ HIZIR REİS CAD. KAHRAMAN SOK. NO:20 / A

SULTANBEYLİ / İSTANBUL

Telefon numarası : (0216) 475 26 19

Kategoriler
BİYOGRAFİ DİN

Şeyh Abdülhakim Arvasi Kimdir? Kısaca Hayatı, Eserleri ve Fikirleri

Son asırda yetişen, zahir ve batın ilimlerinde kamil ve dört mezhebin fıkıh bilgilerinde mahir, büyük alim ve ruh bilgilerinin mütehassısı büyük veli. Allahü tealanın emir ve yasaklarını insanlara anlatan ve kendilerine Silsile-i aliyye adı verilen büyük alimlerin otuz dördüncüsüdür.

1865 (H. 1281) yılında Van’ın Başkale ilçesinde doğdu. Babası Seyyid Mustafa Efendi’dir.

Babası Seyyid Mustafa Efendi ve bütün dedeleri, zamanlarının alimleriydi İmam-ı Ali Rıza bin Musa Kazım soyundan olup, seyyid oldukları Irak’taki şer’i mahkeme defterlerinde yazılıdır. Arvasi ailesi, altı yüz seneden beri ilim yaymakla ve en üstün insanlık meziyetlerinde nümune olmakla tanınmıştır. Aile, halk arasındaki ayrılıkları gidermekte, milli birliği sağlamakta büyük vazifeler üstlenmiş ve bunları devam ettiregelmişlerdir.

İlk tahsilini babasının huzurunda gördü. Daha sonra Arvas’a giderek, yüksek tahsilini, büyük alim Seyyid Fehim Arvasi hazretlerinin huzurunda tamamladı. 1300 hicri sene başında ilm-i sarf, nahv, mantık, münazara, vad’, beyan, meani, bedi’, belagat, kelam, usul-i fıkh, tefsir, tasavvuf, ulum-i hikemiyye yani hikmet-i tabi’iyye (fizik, biyoloji), hikmet-i ilahiyye, riyaziyye (yani matematik, geometri), hey’et (astronomi) gibi zahir ilimlerde icazet (diploma); tasavvufun Nakşibendiyye, Kadiriyye, Küfreviyye, Sühreverdiyye ve Çeştiyye yollarından hilafet aldı. Başkale’de otuz yıl kadar tedris ve irşad ile meşgul oldu. Yani ders okuttu ve insanlara Allahü tealanın emir ve yasaklarını anlattı.

 

1914 (H. 1332) yılında Birinci Dünya Harbi çıkıp Ruslar Doğu Anadolu’yu işgal edince, Başkale’den hicret edip, Irak’a, oradan Adana, Eskişehir ve 1919 (H. 1337)da İstanbul’a geldi. Eyyub Sultan’da önce yazılı medreseye, sonra Gümüşsuyu Tepesindeki Mürteza Efendi Dergahına yerleşti ve Kaşgari Hanekahı meşihatına tayin olundu. İslam halifelerinin ve Osmanlı Sultanlarının sonuncusu olan Sultan Vahideddin tarafından Medrese-i mütehassısin denilen Ilahiyat Fakültesinde tasavvuf müderrisi olarak 8 Zilkade 1919 (H. 1337) tarihli ferman ile tayin edildi.

 

Anadolu’da çarpışan Kuvay-ı Milliyenin galip gelmesi için para, mal ve dua ile yardım edilmesi, eli silah tutanların onlara katılmaları için milleti teşvik ederek çok kimseyi Anadolu’ya gönderdi. Çok yardım yapılmasına sebep oldu. Uzun zaman irşad, vaz ve tedris ile meşgul olup hayatının sonuna doğru İzmir’e gönderildi. Zor şartlar altında Izmir’de kaldığı sırada ihtiyarlığın da verdiği takatsizlikle hastalandı. Ankara’ya getirildi. Ankara’ya geldikten bir kaç gün sonra 27 Kasım 1943 (H. 1362) tarihinde vefat etti.

 

Ankara’nın kuzeyinde bulunan Bağlum beldesinde defnolundu. Kabri ziyaret edilmektedir.

 

Çocukları ve torunları

 

Seyyid Abdülhakim Arvasi’nin üç oğlu ve iki kızı vardır. Kızlarından Şefia Hanım, hicrette Musul’da vefat etti. Enver Medeni de hicret esnasında 1918 (H. 1336)de Eskişehir’de vefat etti. İkinci oğlu Ahmet Neyyir Mekki Üçışık Efendi uzun zaman Üsküdar ve Kadıköy müftülüğü yaptı. Kadıköy müftüsüyken 1967 (H. 1387) yılında İstanbul’da vefat etti.

 

Üçüncü oğlu Seyyid Münir Üçışık, İstanbul Belediyesinde satış memurluğunda çalıştı. Doğruluğu, çalışkanlığı ve güzel ahlakıyla etrafının sevgisini kazanmıştı. 1979 (H. 1400)da İzmir’de vefat edip Ankara Bağlum’a defnedildi.

 

İkinci kızı Maide Hanım, eski Van mebusu Seyyid İbrahim’in zevcesiydi. Seyyid Ibrahim Arvas vefat etmiştir. Maide Hanım, Ankara’da damadı Seyyid M. Emin Garbi ve kızı Ümmü Gülsüm hanımefendi ile birlikte yaşadı.

 

Görünüşü

 

Seyyid Abdülhakim Arvasi, vücutça gayet mutedil ve kusursuzdu. Buğday tenliydi. Alnı geniş ve açıktı. Kaşları birer hilal gibi olup, kabarık ince ve ölçülüydü. Nur bakışlı gözleri iriceydi. Burnu ahenkli ve normalden büyükçeydi. Yüzü zaifçe olup sakalı sıktı. Bedeni iri yapılı olup, insana mutlak surette hürmet telkin edici bir vakar ve heybeti vardı.

 

Yaşayışı

 

Her hali ve hareketi ile İslamiyete uyardı. Çok mütevazi olup; “Ben” dediği işitilmemişti. Çok heybetli ve temkin sahibiydi. Çok misafir severdi. Yardım yapmaktan hoşlanırdı. Ziyaretlere gider, davetlere icabet ederdi.

 

Seyyid Abdülhakim Arvasi din bilgilerinde ve tasavvufun ince marifetlerinde derin bir derya idi. Üniversite mensupları, fen ve devlet adamları, çözülemez sandıkları güç bilgileri sormaya gelir; sohbetinde, dersinde bir saat kadar oturunca, cevabını alır; sormaya lüzum kalmadan o bilgi ile doymuş olarak geri dönerdi. Teveccühünü, sevgisini kazananlar, sayısız kerametlerini görürdü. Çok mütevazi, pek alçak gönüllüydü.

 

Ders verdiği camiler

 

Eyyub Sultan, Fatih, Bayezid, Bakırköy, Kadıköy, Beyoğlu’nda Ağa Camiileri kürsülerinde senelerce ilim neşretmiştir.

 

Seyyid Abdülhakim Arvasi ayrıca Vefa Lisesi’nde öğretmenlik yaptı. Sultan Selim Camii yanındaki Süleymaniyye Medresesinde, tasavvuf müderrisi (profesörü) iken Er-Riyad-üt-Tasavvufiyye kitabını yazmıştır.

 

1943 (H. 1362)te Ankara’da vefat etti. Kabirleri Ankara yakınındaki Bağlum kasabasındadır. 1943 (H. 1362)te Ankara’da vefat etti. Kabirleri Ankara yakınındaki Bağlum kasabasındadır.

 

ESERLERİ:

 

Tasavvuf hakkında risale büyüklüğünde çeşitli mektupları vardır.

 

Mevlid okunmasının ve tespih kullanmanın başlangıç ve meşruiyeti hakkında bir risale, Rabıta-i Şerife Risalesi, Sahabe-i Kiram ve Ecdad-ı Peygamberi risaleleri, İslam Hukuku, Keşkul ve Sefer-i Ahiret isimli eserleri, Arabi, Farisi ve Türkçe şiirleri pek kıymetlidir.

 

Görüşleri

 

Abdülhakim Arvasi’nin kıymetli görüşlerinden biri şöyledir: “İnsanı kaplayan sıkıntıların birinci sebebi, Hakk’a karşı şirk ve müşrikliktir. İlim ve fen ilerlediği halde, insanlığın ufuklarını sarmış olan fesad karanlığı hep şirkin, imansızlığın, vahdetsizliğin ve sevişmezliğin neticesidir. Beşeriyet ne kadar uğraşırsa uğraşsın, sevip sevilmedikçe, ızdırap ve felaketten kurtulamaz.Hakk’ı tanımadıkça, Hakk’ı sevmedikçe, Hak tealayı hakim bilip, O’na kulluk etmedikçe, insanlar, birbiri ile sevişemez. Hak’dan ve Hak yolundan başka her ne düşünülse, hepsi ayrılık ve perişanlık yoludur.”

 

HAKKINDA YAZILANLAR

 

Yetiştirdiği seçkin din adamlarının en selahiyyetlisi; çeşitli din ve fen kitaplarının yazarı, eczacı, kimyager ve emekli öğretmen albay Hüseyin Hilmi Işık beyefendidir. 1929′dan 1943 senesine kadar o büyük zattan ders almış, Arabi ve Farisi tercümeler yaparak gençliğe hizmet için çalışmıştır. Türkçe, Arabi, Farisi, Almanca, Fransızca ve Ingilizcenin yanında, başka dillerde de çeşitli din kitapları neşretmiştir. Bütün ilim ve feyzini, Abdülhakim Arvasi’den aldığını eserlerinde belirtmektedir.

 

Kategoriler
EĞİTİM

Fatih Projesi Nedir? Hakkında,Bilişim Teknolojileri Öğretmenleri

Bütün ilköğretim okullarını kapsayacak olan proje eğitim sistemine yeni bir dönem getiriyor. Sürekli tartışmalara neden olan “eğitimde fırsat eşitliği” sorunu çözümünde önemli bir yol alınıyor. Öğrenciler evlerinde de okulun bilgisayar ağına bağlanarak ödevlerini güncelleyebilecek…

‘Fatih’ Projesi”nde sona gelindi
Eğitim ve öğretimde niteliği artırmak ve fırsat eşitliğini sağlamak amacıyla geliştirilen “Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (F@tih) Projesi”nde sona gelindi. Üzerinde uzun süredir çalışılan ve eğitimde reform sayılacak köklü değişiklikler içeren projenin tanıtımı Pazartesi günü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın katılımıyla gerçekleştirilecek. Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri (EĞİTEK) Genel Müdürü Mahmut Tuncer, projenin teknolojik gelişmeleri eğitime yansıtacak bir proje olduğunu belirterek, tüm öğrencilere aynı imkanı sunmayı istediklerini, eşitliği sağlamak amacıyla proje kapsamında okullarda teknolojiyi kullanacaklarını söyledi.

Tüm okulları kapsayacak!
Projenin ülke genelinde tüm okullarda uygulanacağını kaydeden Tuncer, bilişim teknolojisi araçlarının öğrenme-öğretme sürecinde daha fazla duyu organına hitap edilecek şekilde etkin kullanımı için, okul öncesi, ilköğretim ile ortaöğretim okullarındaki 570 bin dersliğe dizüstü bilgisayar, projeksiyon cihazı ve internet altyapısı sağlanacağını söyledi. Tuncer, şöyle devam etti: “Proje kapsamında artık okullarda bilgisayar sınıfı olmayacak. Her sınıfta bir bilgisayar olacak. Her sınıfta internet olacak.

Köy okullarında da uygulanacak
Her sınıfta projeksiyon cihazı bulunacak. Sadece şehir merkezleri değil, köy okullarında da uygulanacak. Proje, kademeli olarak üç yıl içinde tamamlanacak. Öğretmenlerin hizmet içi eğitimi, donanım ve yazılım alt yapısının tamamlanması da projenin amaçları arasında bulunuyor.”

Sınıflar ‘akıllı’ olacak!
Proje kapsamında her okulda akıllı tahta bulunacağını söyleyen Tuncer, getirilecek yenilikleri şöyle sıraladı: “Akıllı e-kitaplar kullanılacak. Her okula en az bir adet çok amaçlı fotokopi makinesi, doküman kamera ile mikroskop kameranın bulunduğu akıllı sınıf oluşturulacak.

Programlar ‘BT’ içerekli olacak
Öğretim programlarında yer alan ders içerikleri için öğrenme nesneleri hazırlanacak ve e-kitap formatında elektronik ortama aktarılacak. Bu e-içeriklere öğretmenler ve öğrenciler web tabanlı ortamlarda hem çevrimiçi hem de çevrimdışı biçimde ulaşabilecek. Öğretim programlarının BT içerecek hale getirilmesi proje bileşeni kapsamında, öğretmen kılavuzlarının programları okullarımızın dersliklerine sağlanan donanım altyapısının ve eğitsel e-içeriğin etkin kullanımını içerek şekilde yinelenmesini içermektedir.”

Proje 3 yılda tamamlanacak
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülecek olan projenin Ulaştırma Bakanlığı tarafından üç yılda tamamlanacağını söyleyen Tuncer, “Birinci yıl ortaöğretim okulları, ikinci yıl ilköğretim ikinci kademe, üçüncü yıl ilköğretim birinci kademe ve okul öncesi kurumlarının BT donanım altyapısı, e-içerik, öğretim programı, hizmetiçi eğitim ve bilinçli güvenli internet kullanımı aşamalarının tamamlanması amaçlanmaktadır” dedi. Tuncer, okullarda görev yapan yaklaşık 600 bin öğretmenin sınıflara sağlanan donanım altyapısını etkin bir şekilde kullanabilmeleri için eğitileceğini de söyledi.

Kategoriler
TARİH

Fatih Sultan Mehmet’in Hayatı, Bilinmeyen Yönleri,II.Mehmet

II. Mehmed 29 Mart 1432 Pazar günü şafak vakti, o dönemde Osmanlı Devleti’nin başkenti olan Edirne’de doğdu. Babası II. Murat’ın üçüncü oğluydu. Annesi Hüma Hatun adıyla bilinir. İstanbul’u fethetmesinden sonra “Fatih” lakabıyla anılmıştır. İstanbul’un fethi, Orta Çağ’ın sonu Yeni Çağ’ın başlangıcı olmuştur. Bundan dolayı Fatih, “çağ açan hükümdar” olarak da tanınır. İstanbul’u fethetmesinden sonra Caesar (Sezar, Kayser) ünvanını da kullanmaya başlamıştır. İstanbul’un fethiyle 1000 yıllık Bizans İmparatorluğu son bulmuştur. Fatih, çıkardığı yasalarla devleti önemli ölçüde yeniden biçimlendirmiştir.

İstanbulun Fethi
Mehmed kuşatma hazırlıklarına 1451 sonlarında başladı. Boğaz’ın Anadolu yakasında büyük dedesi Bayezid’in yaptırmış olduğu Anadolu Hisarı’nın karşısına o dönemde Boğazkesen adı verilen Rumeli Hisarı’nın inşa emrini verdi. İmparator Konstantinos Mehmed’e hisarın yapımı için kendisinden izin alması gerektiğini bildirmek için elçiler gönderdi ancak Mehmed elçileri kabul etmedi. İmparator en son 1452’nin Haziran ayında barış görüşmeleri için bir kere daha elçilerini gönderdi ancak Mehmed elçileri reddetti. Bu savaş ilanı anlamına geliyordu. Hisar 1452’nin Ağustos ayında tamamlandı. Böylece boğazın kontrolü Osmanlıların eline geçmiş oldu. Boğazdan geçecek gemiler bundan böyle geçiş parası ödemek zorundaydı. Aksi takdirde gemiler top atışıyla batırılacaktı. 1452 sonlarında ödeme yapmayı reddeden bir Venedik gemisi batırılmış, kaptanı ve tayfası tutuklanmıştı. Söz konusu toplar Erdelli Urban adında bir top dökümcüsü tarafından yapılmıştı. Mehmed kendisinden Konstantinopolis’in surlarını yıkabilecek güçte bir top yapıp yapamayacağını sormuş Urban da “Ne Konstantinopolis, ne de Babil’in surlarının karşı koyabileceği bir top yapabileceğini” söylemişti.

Öte yandan bu gelişmeler karşısında İmparator Konstantinos Papa ve İtalyan şehirlerinden umutsuzca yardım talebinde bulundu ama bunlar sonuçsuz kaldı. Yalnızca Cenova 1452’nin Kasım ayında yardım göndermeye karar verdi ve Giovanni Giustiniani komutasında 700 asker taşıyan Ceneviz kadırgaları 26 Ocak 1453’te Konstantinopolis’e vardı. İmparator Konstantinos, Giovanni Giustiniani’yi kara kuvvetlerinin başkumadan yaptı. Kostantinopolis’teki asker sayısı 8.000 civarındaydı, limanda 26 savaş gemisi bulunuyordu. Daha evvel 700 İtalyanı taşıyan yedi Girit ve Venedik gemisi Şubat ayında şehirden kaçmıştı. Osmanlı ordusundaki asker sayısı ise en az 50.000 idi. Ayrıca Mehmed yalnızca karadan kuşatmanın yeterli olmayacağını düşünerek bir donanma hazırlatmıştı. Bu donanma bahar aylarında boğazın Marmara girişine vardı. Osmanlı ordusu 23 Mart’ta Edirne’den hareket etti ve 2 Nisan’da Konstantinopolis’e vardı. Aynı gün Haliç’in girişi zincirle kapatıldı. Karargâhını Romanus kapısının karşısına Maltepe’ye kuran Mehmed son kez teslim çağrısında bulundu ama imparator reddetti. 6 Nisan sabahı ilk saldırı başladı. Kuşatma, aralıklı çatışmalarla 53 gün sürdü. İmparator Konstantinos, Giustinani ile birlikte Romanus kapısını savunuyordu. Şehzade Orhan da Marmara kıyısındaki kıtalardan birini yönetiyordu. 20 Nisan günü Papa’nın gönderdiği üç Ceneviz gemisi ve Sicilya’dan gelen bir Rum yük gemisi şehrin açıklarında belirdi. Marmara denizinde yapılan savaşın sonunda akşam saatlerinde dört gemi Haliç’e girmeyi başardı. Donanmasını bir şekilde Haliç’e indirmesi gerektiğini anlayan Mehmed gemilerini karadan geçirmeye kara verdi. Bugünkü Dolmabahçe’den Kasımpaşa’ya uzanan güzergaha kalaslar döşendi ve 70 kadar gemi silindirler üstünde 22 Nisan sabahında Haliç’e indirildi. Böylece Haliç’in kontrolü Osmanlıların eline geçti. Öte yandan kuşatmanın yedinci haftasında Osmanlılar hâlâ kesin bir sonuç alamamıştı. Bu noktada Halil Paşa son bir kez Mehmed’i teslim çağrısı yapmaya ikna etti ancak imparator teklifi yine reddetti. Bunun üzerine Mehmed 24 Mayıs’ta ayın 29’unda karadan ve denizden büyük bir saldırı yapacağını duyurdu.

Son saldırı hazırlıklarını Zağanos Paşa düzenledi.Osmanlı ordusu 29 Mayıs’ın ilk saatlerinde taaruza başladı. Osmanlılar son taaruzu üç dalga halinde gerçekleştirdiler. İlk iki saat boyunca başıbozuklar surlara saldırdılar, ardından Anadolu birlikleri onların yerini aldı. Son olarak öldürücü darbeyi vurmak üzere yeniçeriler devreye girdi. Bu sırada yaralanan Giustiniani’nin savaş alanından ayrılması şehri savunanların arasında büyük moral bozukluğuna neden oldu. Nihayet sabah saatlerinde Osmanlı askerleri Kerkoporta adlı kapıdan içeri girmeyi başardılar ve kapının üzerindeki burca Osmanlı sancağını diktiler.[35] Mehmed fethin ilk günü öğleden sonra şehre girdi. Ayasofya’ya giderek namaz kıldı ve “Bundan sonra tahtım, İstanbul’dur!” diye buyurdu.

Şehir zorla alınmıştı bu yüzden dinî hukuka göre yağmalanabilirdi. Yağma üç gün sürdü. İmparator Konstantinos’un akıbeti meçhuldür. Kimi kaynaklar cesedinin bulunamadığını söylerken, Babinger gibi bazı tarihçiler imparatorun cesedinin mor ayakkabılarından teşhis edildiğini yazar. Şehzade Orhan ise keşiş kılığında şehri terketmeye çalışırken yakalanıp idam edildi.

Fatih şehrin ticaret merkezi olan Galata’dan kaçmış olan Rumların ve Cenevizlilerin dönmesini sağladı. Rum Patrikhanesi’nin yeniden açılmasına izin verdi; ayrıca bir Yahudi hahambaşlığı ile bir Ermeni Patrikhanesi kurdurdu. II. Mehmed İstanbul’u, farklı dinlerden insanların bir arada yaşadığı, ticaret ve kültür merkezi olan bir başkent yapmayı amaçladı.

İstanbul’un fethinden sonra Osmanlılara bağlılığını bildiren ve ele geçirdiği bazı kaleleri geri veren Sırplar, Macarlar ile iş birliği yaparak yeniden düşmanlıklarını göstermeye başlamışlardı. Bunun üzerine 1454 -1457 arasında üç kez peşpeşe Sırbistan’a sefer düzenlendi. Belgrad dışındaki bütün Sırp toprakları ele geçirildi.

Sırp Kralı Bronkoviç’in ölümüyle başlayan taht mücadelelerinden faydalanan Osmanlılar, Sırpları vergiye bağladılar. Taht kavgalarının yeniden alevlenmesi üzerine, Mora seferinde bulunan Fatih, Sırp meselesine son verilmesini emretti. Mahmut Paşa, 1459’da başkentleri Semendire’yi ele geçirilerek Semendire Sancakbeyliği’ni oluşturdu. Böylece Sırbistan’da 350 yıl sürecek Osmanlı hâkimiyeti başlamış oldu.

İstanbul’un fethinden sonra Bizans İmparatoru XII. Konstantin’in oğulları, rakipleri Kantakuzen ailesine karşı Mora’da, Osmanlıların yardımını istemişlerdi. Turahanoğlu Ömer Bey, akıncıları ile duruma müdahale etti ve muhalifler bertaraf edildi. Fakat bu sefer iki kardeş arasında mücadele başlamıştı. Bölge ülkelerinin Mora’yı istilâ niyetlerini bilen Fatih 1458’de harekete geçti. Korent’i ele geçiren Fatih, Mora’nın bir kısmını merkeze bağlayarak, burada bir sancak oluşturdu. Atina ve diğer bölgeler ise Osmanlı yönetimini kabul etti. Kardeşi Dimitrios’a karşı Arnavutların desteğini alan Tomas’ın Osmanlılarla yapılan anlaşmayı bozması üzerine 2.kez Mora’ya sefer düzenlendi. Tomas, Papa’nın yanına kaçmak zorunda kaldı. Bölgeye çok sayıda Türk yerleştirildi. Venedikliler bölge halkını Osmanlılara karşı ayaklandırmaya çalışıyorlardı. Ancak bunda başarı kazanamayan Venedik, Osmanlı kuvvetleri tarafından bozguna uğratıldı (1465).

Fatih Sultan Mehmed 1477’de Kırım Hanlığı’nı Osmanlı Devleti’nin egemenliği altına aldı. 1479’da bir antlaşma yaparak Venedik’le 16 yıllık savaşa sona verdi. Venedik Arnavutluk’taki kaleleri Osmanlılara bıraktı, karşılığında Mora’daki bazı iskelelerden yararlanma hakkı elde etti. Fatih Venedik’le anlaşmaya varınca, İtalya’nın öteki önemli kent devletlerine savaş açtı. 1480’de İtalya’nın güneyindeki Otranto limanını ele geçirdi. Otranto, Roma’ya giden yolda bir köprübaşı olduğu için bu olay Avrupa’da büyük yankı uyandırdı.

Kategoriler
GÜNCEL

İstanbul 2009 Yerel Seçim Sonuçları

istanbul-2009

Kıran kırana bir propaganda süreci geçiren İstanbulda seçim sonuçları sürpriz olmadı. İşte İstanbulun yeni ilçeleriyle birlikte, ilçe belediye başkanlığını kazanan yeni Başkanlar ve aldıkları oy oranları:

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
AK PARTİ KADİR TOPBAŞ % 44.948
İSTANBUL İLÇELERİ
İlçe Parti Kazanan Alınan Oy
ADALAR CHP MUSTAFA FARSAKOĞLU % 46.971
ARNAVUTKÖY AK PARTİ AHMET HAŞİM BALTACI % 43.574
ATAŞEHİR CHP BATTAL İLGEZDİ % 45.361
AVCILAR CHP MUSTAFA DEĞİRMENCİ % 53.870
BAĞCILAR AK PARTİ LOKMAN ÇAĞIRICI % 50.826
BAHÇELİEVLER AK PARTİ OSMAN DEVELİOĞLU % 49.091
BAKIRKÖY CHP ATEŞ ÜNAL ERZEN % 58.778
BAŞAKŞEHİR AK PARTİ MEVLÜT UYSAL % 41.762
BAYRAMPAŞA AK PARTİ HÜSEYİN BÜRGE % 46.241
BEŞİKTAŞ CHP İSMAİL ÜNAL % 72.526
BEYKOZ AK PARTİ YÜCEL ÇELİKBİLEK % 40.013
BEYLİKDÜZÜ AK PARTİ YUSUF UZUN % 32.352
BEYOĞLU CHP MUSTAFA DOLU % 37.198
BÜYÜKÇEKMECE CHP HASAN AKGÜN % 48.119
ÇATALCA CHP CEM KARA % 44.931
ÇEKMEKÖY AK PARTİ AHMET POYRAZ % 44.928
ESENLER AK PARTİ TEVFİK GÖKSU % 49.122
ESENYURT AK PARTİ NECMİ KADIOĞLU % 42.243
EYÜP AK PARTİ İSMAİL KAVUNCU % 40.958
FATİH AK PARTİ MUSTAFA DEMİR % 47.643
GAZİOSMANPAŞA AK PARTİ ERHAN EROL % 39.972
GÜNGÖREN AK PARTİ ŞAKİR YÜCEL KARAMAN % 53.165
KADIKÖY CHP SELAMİ ÖZTÜRK % 70.926
KAĞITHANE AK PARTİ FAZLI KILIÇ % 45.420
KARTAL CHP ALTINOK ÖZ % 41.33
KÜÇÜKÇEKMECE AK PARTİ AZİZ YENİAY % 46.057
MALTEPE CHP MUSTAFA ZENGİN % 57.662
PENDİK AK PARTİ SALİH KENAN ŞAHİN % 44.047
SANCAKTEPE AK PARTİ İSMAİL ERDEM % 40.941
SARIYER CHP ŞÜKRÜ GENÇ % 37.545
SİLİVRİ CHP ÖZCAN IŞIKLAR % 50.983
SULTANBEYLİ AK PARTİ HÜSEYİN KESKİN % 47.780
SULTANGAZİ AK PARTİ CAHİT ALTUNAY % 52.000
ŞİLE AK PARTİ CAN TABAKOĞLU % 51.289
ŞİŞLİ DSP MUSTAFA SARIGÜL % 54.535
TUZLA CHP CEMİL EKŞİ % 40.618
ÜMRANİYE AK PARTİ HASAN CAN % 44.375
ÜSKÜDAR AK PARTİ MUSTAFA KARA % 44.523
ZEYTİNBURNU AK PARTİ MURAT AYDIN % 44.110