Kategoriler
SPOR

Beşiktaş Fenerbahçe Maçının Gollerini İzle

Sezonun ilk derbisi. İki takımda geçtiğimiz sezon ile ilgili iddalar nedeniyle şike davasıyla mücade ederken. 27 Ekim perşembe günü yeşil sahada mücadele edecekler. Karşılaşmanın gollerini maçın hemen ardından sitemizde bulabileceksiniz:

Sezon: 2011-2012
Tarih: 27 Ekim Perşembe
Saat: 20.30
Goller: www.uzmanportal.com da

Kategoriler
Genel Kültür SPOR

Türk Futbolunun En Golcü İsimleri. En Çok Gol Atan Futbolcular

Futbol şüphesiz Türkiye’de en çok izlenen ve sevilen spor dalı. Futbolu da futbol yapan tabiki goller. Şimdiye kadar ligimizde gelip geçen Türk futbolculardan hangileri 100 gole ulaştı veya geçti yani 100 ler kulübüne girdi.

İşte futboldaki 100 ler kulübüne giren futbolcular, Türkiye’nin en çok gol atan futbolcuları:

100 ler Kulübü

Lig tarihimizin 53 yıllık geçmişinde, sadece ligdeki maçlarda attıkları goller baz alınarak yapılan değerlendirmede, 100 gol barajına ulaşan futbolcular ve attıkları gol sayıları şöyle:

Futbolcu Oynadığı Takımlar Gol Sayısı
– –
Hakan Şükür Sakaryaspor-Bursaspor-Galatasaray 249
Tanju Çolak Samsunspor-Galatasaray-Fenerbahçe 240
Hami Mandıralı Trabzonspor-Ankaragücü 219
Metin Oktay Galatasaray 217
Aykut Kocaman Sakaryaspor-Fenerbahçe-İstanbulspor 200
Feyyaz Uçar Beşiktaş-Fenerbahçe-Antalyaspor 191
Serkan Aykut Samsunspor-Galatasaray 188
Fevzi Zemzem Göztepe 144
Ümit Karan G.Birliği-G.Saray-Ankaraspor-Eskişehirspor 138
Cenk İşler Samsunspor-Adanaspor-İstanbulspor-Konyaspor
Ankaragücü-K.Erciyesspor-K.Paşa-Bucaspor 137
Saffet Sancaklı Beşiktaş-Eskişehirspor-Konyaspor-Sarıyer
Kocaelispor-Galatasaray-Fenerbahçe 130
Mehmet Özdilek Beşiktaş 130
Elvir Boliç Galatasaray-Gaziantepspor-Fenerbahçe
İstanbulspor-Gençlerbirliği-Malatyaspor 129
Fatih Tekke Trabzonspor-Altay-Gaziantepspor-Beşiktaş
Ankaragücü 129
Fikri Elma Ankara Demirspor 128
Ertuğrul Sağlam Samsunspor-Beşiktaş 126
Ertan Adatepe Ankaragücü-PTT-Galatasaray 122
Oktay Derelioğlu Beşiktaş-Trabzonspor-Gaziantepspor-F.Bahçe
Samsunspor-A.Sebatspor-Diyarbakırspor 122
Alex de Souza Fenerbahçe 122
Cemil Turan İstanbulspor-Fenerbahçe 120
H.İbrahim Eren Boluspor-Ankaragücü-G.Birliği-Samsunspor
Sakaryaspor 119
Mustafa Denizli Altay-Galatasaray 117
Necati Ateş Altay-Adanaspor-Galatasaray-Ankaraspor
İBB Spor-Antalyaspor 109
Osman Arpacıoğlu Mersin İdmanyurdu-Fenerbahçe 107
Zafer Tüzün Eskişehirspor-Fenerbahçe-Adana Demirspor
Sakaryaspor-Bakırköyspor-Kayserispor-Denizli 107
Arif Erdem Galatasaray 105
Sergen Yalçın Beşiktaş-İstanbulspor-Fenerbahçe-Galatasaray
Trabzonspor 105
Umut Bulut Ankaragücü-Trabzonspor 103
Gökmen Özdenak İstanbulspor-Galatasaray 101
Okan Yılmaz Bursaspor-Malatyaspor-Konyaspor-Sakaryaspor 101
Ahmet Özacar Beşiktaş 100
Andre Kona Ngole G.Birliği-Antalyaspor-D.Bakırspor-İstanbul 100
Hasan Özer G.Antepspor-Trabzonspor-Şekerspor-Altay
Ç.Rizespor-Malatyaspor-A.Sebatspor 100

Kategoriler
SPOR

Türkiye’nin Konuştuğu Futbol Yorumcusu Çocuk İbrahim

Lig TV’de yayınlanan ve Şansal Büyüka’nın sunduğu, Mustafa Denizli ve Markus Merk’in eşlik ettiği ‘Pazartesi Gecesi Futbolu’nda minik İbrahim, yaptığı yorumlarla gönülleri fethetti. Önceki haftalarda yaptığı değerlendirmelerle usta yazarlara taş çıkaran İbrahim, bu hafta da ilginç yorumlarıyla herkesi kendine hayran bıraktı.

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Kategoriler
GÜNCEL SPOR

Türkiye 2 – 0 Avusturya Maçının Gollerini İzle.Türkiye Avusturya Maçı Özeti İzle

Türkiye, EURO 2012 elemeleri grup maçında Avusturya’yı Arda ve Gökhan Gönül’ün golleriyle 2-0 mağlup etti. İşte maçın özeti:

Kategoriler
EĞLENCE

Ünlü Futbol Yorumcularından Kopartan Yorumlar (Gaflar)

Futbol malum Türkiye’de en çok ilgi gören spor dalı. Bu kadar çok ilgi duyulduğı için de neredeyse her kanalda bir futbol programı var ve yorumcular her hafta lig maçlarını, takımları ve genel olarak futbol dünyasını yorumluyor.

Eski futbolcu ve TV yorumcularımızın maç ve program anında söyledikleri kimi heyecandan, kimi dil sürçmesinden yaptıkları gafları okurken eminim çok keyif alacaksınız.

 

Real Madrid takım değil, takım diyorsanız yanılıyorsunuz. Shaq da büyük basketçi değil. Shaq’lı Lakers Shaq’a rağmen kaç sene şampiyon olamadı.

Ahmet Çakar

***

Maçta gol olmazsa berabere biter.

Ömer Üründül

***

“Fenerin orta sahasında özürlü futbolcular var!”…

NTV Spor – Sergen Yalçın

***

Sparta Prag’ı Sparta’da yenmek istiyoruz.

Ümit Özat

***

“Quaresma: Q7. Alttaki çengeli kaldır, 07 James Bond.”

Gökmen Özdenak

***

“Avrupa’ya falan gitmek kolay değil öyle, benim mesela Almanya milli maçından sonra Bayern Münih’e transferim vardı. Adamlar bir araştırmışlar, almadılar!”

Sergen Yalçın

***

Galatasaray – Lazio maçı:

Güntekin Onay: Ve şimdi Simone İnzaghi oyuna giriyor.

Turgay Şeren: İnzaghi mi? Milan’da ki İnzaghi mi? Kim bu?

Güntekin Onay: Onun kardeşi Turgay abi.

Turgay Şeren: İnzaghi’nin kardeşi mi? Baksana baya da benziyor, kardeşi olmasa bu kadar benzer mi? Değil mi? Güntekin…

Güntekin Onay: Evet abi…

***

Ercan Taner: Sergen, Tabata Beşiktaş’a ne getirir?

Sergen: Valla Antep’ten baklava getirebilir mesela!

***

“Kremonosi çok etkili bir futbolcu…”

Ömer Üründül

***

Ersin Düzen: Peki Misimovic’i nasıl buluyorsunuz?

Sergen: Şimdi Ersin sorun aslında alt yapı, oradan gençler geliyor mu onu konuşmak lazım.

***

Ali Sami Alkış: Yönetim dese ki, Ali Sami Alkış libero oynayacak, sesini çıkarmayacak.

Turgay Şeren: Aaa… Yok ebesinin ………  Ali Sami… Olur mu? Öyle şey aaaa…

***

Ersin Düzen: Eğer Guti Beşiktaş’ a 6 – 7 sene önce gelseydi, yani formunun zirvesinde heykeli dikilir miydi Sergen?

Sergen: Valla benim dikilmediyse kimsenin dikilmez.

***

“Bizim zamanımızda sahalar çamurdu şimdi görüyorum her yer çim insanın otlayası geliyor, vallahi benim otlayasım geliyor.”

Gökmen Özdenak

***

“Emre Belözoğlu milli takımın beyniyse, milli takım beyinsiz o zaman.”

Sergen Yalçın

***

“Önlerine bakıp ne görüyorlarsa bize de söylesinler biz de bakalım önümüze”.

Gökmen Özdenak

***

NTV muhabiri: Sergen İddia oynayan çocuklar varmış. Onlara söylemek istediğin bir şey var mı?

Sergen: Almanya liginden uzak dursunlar. Çok sürpriz oluyor!

***

“Atak yapıyorlarmış! Öyle atak yaparsan bok atarsın golü! Pardon!”

Gökmen Özdenak

***

“Ancelotti adam değil! Özel hayatını niye anlatayım burada.”

Ahmet Çakar

***

“Türk futbolunda etik oldu etek, giydir giydirebildiğine”

Gökmen Özdenak

***

“Raul futbolcu değil!”

Ahmet Çakar

***

Erman Toroğlu: Şimdi hocam burada adam resmen hakemle şey geçiyor, şey geçiyor işte!

Şansal Büyüka: Aman hocam dalga de, hocam dalga de!

Kategoriler
SPOR

CSK Sofya 1- 2 Beşiktaş Maçının Gollerini İzle. CSK Sofya Beşiktaş Maçının Özetini İzle

UEFA Avrupa Ligi’ndeki tek temsilcimiz Beşiktaş, CSKA Sofya’yı deplasmanda 2-1 yenerek gruptan çıkmayı garantiledi. Porto’nun Rapid Wien’i 3-1 yenmesi; Beşiktaş’ın grup liderliği umutlarını da ortadan kaldırdı.

İşte CSKA Sofya Beşiktaş maçı golleri ve özeti:


CSKA Sofya 1-2 Beşiktaş maç özeti golleri 02.12.2010
Kategoriler
SPOR

Dünyanın En Pahalı Futbolcuları Kimlerdir? İşte Dünyanın En Pahalı 25 Futbolcusu Sıralaması

Günümüzün en popüler spor dallarından biri malum futboldur. Milyonlarca insanın yakından takip ettiği futbol artık büyük bir sektör haline gelmiştir. Durum bu olunca haliyle futbolcular da bundan kendilerine düşen payı alıyorlar. Milyon dolarlarla transferlerin yapıldığı futbol dünyasında acaba en pahalı futbolcular kimler? İşte aşağıda bu sorunun cevabını bulacaksınız.

 

İşte 2010 yılı dünya futbolunun en pahalı 25 ismi:

1 – Lionel Messi (Barcelona) (100 milyon euro)

2 – Cristiano Ronaldo (Real Madrid) (90 milyon euro)

3 – Andres Iniesta (Barcelona) (60 milyon euro)

4 – Cesc Fabregas (Arsenal) (55 milyon euro)

5 – Wayne Rooney (Manchester United) (55 milyon euro)

6 – David Villa (Barcelona) (50 milyon euro)

7 – Fernando Torres (Liverpool) (50 milyon euro)

8 – Xavi (Barcelona) (50 milyon euro)

9 – Franck Ribery (Bayern Münih) (45 milyon euro)

10 – Kaka (Real Madrid) (45 milyon euro)

11 – Wesley Sneijder (Inter) (45 milyon euro)

12 – Steven Gerrard (Liverpool) (42 milyon euro)

13 – Arjen Robben (Bayern Münih) (40 milyon euro)

14 – Gonzalo Higuain (Real Madrid) (38 milyon euro)

15 – Daniele De Rossi (Roma) (38 milyon euro)

16 – Michael Essien (Chelsea) (38 milyon euro)

17 – Samuel Eto’o (Inter) (37.5 milyon euro)

18 – Sergio Aguero (Atletico Madrid) (36 milyon euro)

19 – Pato (AC Milan) (35 milyon euro)

20 – John Terry (Chelsea) (35 milyon euro)

21 – Iker Casillas (Real Madrid) (35 milyon euro)

22 – Xabi Alonso (Real Madrid) (35 milyon euro)

23 – Nemanja Vidic (Manchester United) (35 milyon euro)

24 – Gerard Pique (Barcelona) (35 milyon euro)

25 – Bastian Schweinsteiger (Bayern Münih) (35 milyon euro)

(Gazeteport)

Kategoriler
SPOR

Bütün Spor Dalları ve Kısaca Açıklamaları, Hangi Spor Branşı Ne Zaman Ortaya Çıkmıştır, Nasıl Oynanır?

Spor herkesin yaptığı, yapmaya çalıştığı yada enazından sevdiği bir olgudur. Spor kavramı çok geneldir, spor kavramını birazcık irdelediğimizde yüzlerce alt dalının olduğunu görürsünüz. Bütün insanlar mutlaka bu dallardan birisi ile uğraşıyorlardır. Ruhen ve bedenen sağlıklı olan birisinin bu spor dallarından enazından birisi ile ilgililenmemesi, yapmaması düşünülemez herhalde.  Bizde uzmanportal.com olarak, bu spor dallarından en çok ilgi çekenlerini kısaca sizinle paylaşmak istedik. Aşağıda hangi spor dalı ne zaman, nerede, nasıl ortaya çıkmıtır, nasıl oynanırın kısaca cevaplarını bulacaksınız;

TENİS:

Küçük bir topun raketle vurularak oyun alanının orasına gerilmiş olan file üzerinden karşı sahaya atılmasıyla oynanan spor dalıdır.Tenisin kökeni kimilerine göre antik Roma döneminde, çıplak ya da eldivenli el ile oynanan “tringon” adı verilen oyuna dayanır. Diğer bir görüş ise benzer bir oyunun ilk kez Meksika’da Toltec yerlileri tarafından oynandığı ileri sürülmektedir. Mısır ve İspanya’da bulunan fresklerde ve Rönesans dönemi İtalya’sından kalma resimlerde, “giocco del pallone” ve “juego de pelota” isimleri altında, benzer esaslara dayanan oyunların duvarla çevrili alanlarda oynandığı görülmektedir.

VOLEYBOL:

Altışar kişiden oluşan iki takımın topu üç pasta filenin üzerinden geçirmeye ve rakip takımın sahasına düşürmelerine dayanan spor dalı.

Voleybol 1885 yılında Amerika’da icat edildi. Holyoke YMCA Okulun’da öğretmenli yapan William Morgan basketbol topunun iç lastiğiyle böyle bir oyunun oynanabileceğini düşündü ve ilk uygulamayı öğrencileri arasında yaptı. 1. Dünya savaşı yıllarında voleybol Uzakdoğu’ya ve Avrupa’ya yayıldı.1964 Tokyo Olimpiyatlarından itibaren olimpiyat programına alınan voleybol’da 80’li yıllara kadar Sovyetler büyük üstünlük kurdu.

KAYAK:

Fiber ya da plastik maddelerden yapılmış olan kayaklarla kar üzerinde çeşitli yönlere kaymaya dayanan spor dalıdır. İnsanlık tarihi kadar eski bir spor dalı olan kayak, insanoğlunun doğa ile yapmış olduğu yaşam savaşı sonucu ortaya çıkmıştır. Tarih öncesi çağlarda insanların kışın karda batmamak amacıyla, ayaklarına bağlamış oldukları çeşitli şekillerdeki ağaç parçaları kayağın en ilkel şeklini temsil etmektedir.

MASA TENİSİ:

Bir masanın iki tarafındaki sporcuların ellerindeki raketler yardımıyla küçük bir topu, masanın ortasına gerilmiş ağ üzerinden karşı tarafa geçirmeye çalıştıkları spor dalıdır. Masa tenisi, 16. yüzyılda İngiltere’de yemek masalarının üzerinde lastik bir topun, rakete bezeyen kasnaklar aracılığıyla fırlatılarak oynanması sonucu tesadüfen ortaya çıktı. İlk zamanlar “ping pong” adı verilen bu oyun, 19002 yılında kurulan Ping Pong Birliği’nin, 1921-22 yılları arasında tekrar oluşturulması ile birlikte “Masa Tenisi” olarak anılmaya başlandı.

POLO:

İki takım arasında, top ve sopalar yardımıyla at üzerinde oynanan bir açık alan oyunudur. Küçük bir topu uzun soplar yardımıyla rakip kaleye atarak sayı kazanılmaya çalışılan “polo” oyununda oyuncuların hem ata binme hem de topa vurma becerilerinin çok iyi olması gerekir.

SÖRF:

Uzun bir boarddan yararlanarak, dalgaların üstünde ayakta kaymaya dayanan spor dalıdır. Rüzgar ve dalganın etkisiyle yapılan ve rüzgar sörfü olarak da bilinen wındsurf’e, yelken dalı içinde yer verilmiştir.

SU KAYAĞI:

Ayağa takılı kayaklar yardımıyla, hızla giden bir teknenin arkasına bağlı olan halata tutunarak su üstünde kaymaya dayanan açık hava sporudur. Su kayağı sporunun ilham kaynağının, karda atlar tarafından çekilen kayakçılar olduğu sanılmaktadır. İlk kez 1925 yılında ABD’li Fred Walter bu spor dalının patentini aldı. Gerçek anlamda bir spor olarak ilk kez denenmesi ise 1920’li yıllarda ABD’li Ralph Samuelson tarafından yapıldı. 1930’lu yıllarda, başta ABD olmak üzere, Avusturalya, İngiltere ve Fransa’da yaygınlaştı, 1946’da ise, dünya çapındaki en önemli karar ve yönetim organı Dünya Su kayağı Birliği “World Waterski Union” (WWSU) kuruldu. 1949 yılında su kayağın da ilk Dünya Şampiyonası yapıldı; daha sonara bu şampiyona düzenli olarak sürdürüldü.

TEKVANDO:

Rakibe karşı silahsız olarak, çıplak el ve ayaklarla yapılan savunma tekniklerini içeren spor dalıdır. Tekvandonun kelime anlamı: Tae; ayak, Kwon; el, Do;yol-sanat olup, el ve ayakla savunma sanatı anlamına gelir. Fakat tekvando, sadece bir teknik ve yetenek olmayıp, aynı zamanda felsefi ve insancıl değerler toplamıdır.

SU TOPU:

Havuzda 7’şer kişilik iki takım arasında oynanan, batmaz bir topu rakip takımın kalesine sokmayı amaçlayan su sporudur. Sutopu, süratli bir takım oyunudur ve oyuncuların iyi yüzücüler olmalarının yanı sıra, ciğer kapasitelerinin de çok yüksek olması gerekir.Sutopu, 1870’li yıllarda İngiltere’de ortaya çıkmış; kuralları belirlenmiş olarak ise ilk kez 1890 yılında İngiltere ile İskoçya arasında oynanmıştır. 1900 yılında da Olimpiyat Oyunları’nda yer almıştır. Sutopunun uluslararası yönetim organı, Amatör Yüzme Federasyonu’na (FINA) bağlı Uluslararası Sutopu Yönetim Kurulu olup, 1908’de kurulmuştur. 1920’li yıllarda sutopunun güç ve yetenek isteyen spor dalı olmasını sağlayan derin havuzlar kullanılmaya başlanmıştır. 1937 yılında ise FINA, sutopu oyununun tam şişirilmiş, pas yapma becerisi yüksek topla oynanmasını karara bağlamıştır.

HALTER:

Halter sporunun geçmişi ilkel toplumlara kadar uzanmaktadır. Söz konusu dönemlerde, erkek çocukları için yapılan “ergenlik sınavında” özel bir taşı en çok kaldıran sınavı kazanmıştır. Halterin bir spor dalı olarak kabul edilmesi ve ilgi görmesi ise 18.yy. sonlarına kadar dayanmaktadır. Ancak Halterciler(Alman Eugene Sandow, Arthur Saxon ve Fransız Louis Apollon) şovmen, haltercilik de panayır ve tiyatrolarda bir gösteri biçimi olarak kabul edilmiştir.

JUDO:

Rakibe vurmaksızın denge ve güç unsurlarının kullanarak savunma yapmaya dayanan spor dalıdır. Judo, Jujutsu’dan doğan spor dallarından birisidir. Jujutsu ve Judo Çin karakteri ile yazılan kelimeler olup Ju, her ikisinde de “Yumuşaklaşmak” veya “Yol Verme”, Jutsu “Sanat Çalışma”, “Do” ise “Prensip” veya “Yol” anlamına gelmektedir. Jujutsu”Yumuşak Sanat”,Judo zafer kazanmak için önce yol vermeyi ifade eden “Yumuşaklılık Yolu”, Kodokan ise,”Yolu Çalışma Okulu” demektir. Judonun amacı,zihinsel ve ahlâki disiplin yoluyla sağlam karakterli insan yetiştirirken vücudu kuvvetli, faydalı ve sağlıklı yapmaktır. Judoda birinci kural, kuvvete karşı koymadan rakibin kuvvetinden yararlanmak, ikinci kural ise şiddet kullanmamaktır. Judocu rakibine acı vererek değil, onu acı sınırının eşiğine getirerek üstünlüğünü belirtir. Judo bu tür kuralları bedensel ve zihinsel enerjiden en üstün ve en uygun bir şekilde kullanabilme yöntemini öğretirken, bunu yaşamın her döneminde de kullanmasını sağlar.

HENTBOL:

Kapalı salonda 7, açık alanda 11’er kişilik iki takım arasında, topun elle oynanarak kaleye sokulmasına dayanan spor dalıdır. İlk kez 1927’de İstanbul’da bir açık alan sporu olarak oynanan hentbol, daha sonra yavaş yavaş Anadolu’ya da yayılarak oynanmaya başlanmıştır. Ancak Türkiye’de hentbol, voleybol ve basketbol ile birlikte 1942 yılında “Spor Oyunları Federasyonuna” bağlanınca canlanmaya başlamış, ilk hentbol ligi 1942-43 sezonunda İstanbul Hentbol Ligi adıyla kurulmuş ve o yıl Defterdar Takımı şampiyon olmuştur. 1943-44 ve 1944-45 yılları arasında ise Galatasaray şampiyonluğu elinde tutmuştur. 1945’te ilk kez düzenlenen Türkiye Şampiyonası düzenlenmiş, şampiyon da” Kara Harp Okulu”olmuştur.

GOLF:

Üzerinde doğal Ve yapay engellerden oluşan parkurlar bulunan geniş bir çim arazide, özel bir topu sopalar yardımıyla her parkur sonundaki deliğe en az sayıda sıralı vuruşla sokma esnasına dayanan açık alan sporudur. Rakibe ve skora karşı oynanmadığı için golf, her yaş, cinsiyet ve kondisyonda yapılabilen bir spordur. Golf sporunun kökenin 15.yüzyıllara indiği, bu dönemde Hollandalı denizcilerin golfa benzeyen bir oyunu aralarında ilk kez oynadıkları bilinmektedir. Flemenkçe’de “çomak” anlamına golfun daha sonra denizciler tarafından Britanya adalarına taşındığı sanılmaktadır.

ATICILIK:

Barutun bulunup ateşli silahların kullanılması ile spor görünümüne kavuştu. Hayli masraflı olan bu silah kullanma sporu 19.yüzyılın ortalarında Kuzey Avrupa ülkelerinde ve İngiltere’de başladı. Atıcılıkta ilk dünya şampiyonası 1890’da yapıldı, 1896 Olimpiyatlarının programına alındı. Atıcılık Osmanlı döneminde 1940 yılından itibaren ele alındı. Spor klüplerinin kurulması ve ordunun ilgi göstermesi ile kabul edildi.

ATLETİZM:

İnsanoğlunun yaptığı en eski spor dallarından biri. Fiziksel güç, dayanıklılık, çeviklik, hız gibi nitelikler gerektiren; koşu, yürüyüş, atma ve atlamalardan oluşan çalışmalar, etkinlikler, oyun ve yarışmaları ifade eder. Antropologlar, sosyologlar ve spor araştırmacılarının belirlediklerine göre, insanoğlu çok eski çağlarda yaşama mücadelesi verirken atletizme başladı, Vahşi hayvanların saldırısından kaçmak ya da karnını doyurmak üzere avlayacağı hayvanları kovalamak için koşmayı öğrendi. Kendisini korumak için önce taş, daha sonra mızrak atma tekniklerini geliştirdi. Antik çağda düzenlenen olimpiyat oyunlarının ana yarışma dalını da atletizm oluşturdu. Bilinen ilk olimpiyat şampiyonu M.Ö. 776’da yapılan ilk olimpiyatın 200 metre birincisi Elisle Corebus oldu. Buna paralel olarak KIR KOŞULARI, YOL KOŞULARI, PİST KOŞULARI’dır.

BASKETBOL:

Topu yerden 3.05 metre yükseklikteki bir çemberden geçirmeye çalışan beşer kişilik takımların elle oynadıkları oyun.

Basketbol, aslen Kanadalı olan ve 39 yılını Amerika’da spor öğretmenliği yaparak geçiren Dr. James Naismith tarafından bulundu.

İlk basketbol maçı 20 Ocak 1892 günü Springfield YMCA dershanesinde spor salonunda oynandı. Naismith oyunun esaslarını 13 ana maddede topladı. Ülke içindeki işbirliği ile bu oyun iki yıl içinde tüm Amerika’ya yayıldı. Amerikanlı askerler birinci dünya savaşın sırasında basketbol un Avrupa’ya yayılmasında büyük rol oynadılar.

BİNİCİLİK:

At terbiyesi, engel atlama, kros gibi ana bölümlerden oluşan bayan ve erkek sporcuların bir arada yarıştığı olimpik atlı spor dalı.

Binicilik sporunun tarihi, İnsanın atı ehlileştirerek binmeye başladığı ilk çağlara dayanır. 4 bin yıllık geçmişiyle en eski spor dallarından biri olarak kabul edilir. M.Ö. 688’de Yunanlılar Iskitler’den öğrendikleri biniciliği “araba yarışları” biçiminde olimpiyat yarışma programına aldılar. 16.yy’da ilk binicilik okulu İtalya’nın Napili kentinde açıldı. At ve binicilik, İslam dünyasında özellikler Türkler arasında önemli bir yer tuttu. Osmanlı İmparatorluğu döneminde köyden büyük şehirlere kadar hemen her kesimde binicilik yarışmaları düzenlendi. Sultan Abdülaziz düzenlediği yarışlar sayesinde bu spor dalına verilen önemi arttırdı. 1913’te Mahmut Şevket Paşa, Sipahiocağı’nı kurdular. Bu ocak sayesinde özellikle ordu, biniciliğimizin en önemli kaynağı haline geldi.

BİSİKLET:

İnsan gücünü ise çeviren, pedal veya benzeri bir mekanizma ile çalışan iki tekerlekli motorsuz taşıt aracıyla, özel pistte, yolda veya açık arazide ferdi ve takım halinde yapılan spor dalı. 19.yüzyılda ortaya çıkan ilk bisiklet örnekleriyle başladı. 1690’da Fransız asilzadelerden Sivrac’ın yaptığı ve “Celerifere” adını verdiği iki tahta tekerlekli pedalsız bisiklettir. 1834’te İskoç Kirkpatrick McMillan pedalı icat etti. 1866’da bisiklet yaygınlaşmaya başladı. Bisiklet 1896 da ilk olimpiyatlarda yer aldı. Saate karşı yarış ise 1900’de yapıldı ve halen yarışma olarak kabul edilir.

BOKS:

Özel eldiven takılmış, kilolarına göre sınıflandırılmış, iki kişinin, ring adı verilen kare biçimindeki bir alanda yumruklarıyla vuruşarak birbirlerine üstünlük sağladıkları, amatör veya profesyonel olarak oynanan oyun. En eski spor dallarından biri olan boksun 5 bin yıllık geçmişi vardır. Önceleri askeri amaçlarla, yakın yakın dövüş tekniklerinden biri olarak boks özellikle jimnazyumlarda gençlere öğretiliyordu. Daha sonra güreşin bir parçası olarak spordaki yerini almaya başladı. M.Ö. 2500 yıllarında boks’un bir spor mücadelesi biçiminde uyguladığı, Mezopotamya’da Bağdat yakınlarında bulunan tabletlerdeki kabartmalardan da anlaşıldı. Boks’un temelleri İngiltere’de atıldı. 17.yy’da İngiliz’ler vuruş biçimlerini belirlediler. Şiddet unsurlarını azaltarak olayın sportif yanını geliştirdiler.

CİMNASTİK(JİMNASTİK):

Atletizm ve gösteri niteliklerini taşıyan, vücudun esnekliğine, çevikliğine dayalı çeşitli ritmik-artistik hareketlerden oluşan, bayanlar ve erkeklerin yaptığı aletli-aletsiz spor dalı. Cimnastik sporunun kökleri tarih öncesi eski çağlara kadar uzanır.

Sosyologlar, insanoğlunun maymunlardaki çevikliğe özenerek ilk cimnastik hareketlerini taklit yoluyla gerçekleştirdiğini belirtirler. Cimnastik, Cin, Pers, Hindistan, Yunan ve Roma uygarlıklarında da önemli yer tutar. Bugünkü modern cimnastiğin temelleri 18.yy’da Almanya’da atıldı. Modern cimnastik, Atina’da düzenlenen 1896 olimpiyatlarından itibaren olimpiyat programlarına alındı.

ÇİM HOKEYİ:

Futbol alanı büyüklüğünde bir alanda, on birer kişilik takımların sopalar yardımı ile topu kaleye sokmak için mücadele ettikleri spor dalı.

Çim hokeyi, futbolla, buz hokeyinin bir karışımıdır. Bu iki spor dalı kadar popüler olmasa da Batı Avrupa’da da bayanlar arasında, Asya ülkesinde de erkekler arasında hayli yaygındır. Bu oyunun ilk olarak eski Yunan’da oynandığı, bugünkülere benzer kurallarının da Persler tarafından konduğu sanılmaktadır. Hokeyi İngilizlerden öğrenen Hintli ve Pakistanlılar, günümüzde bu spor dalında üst sıralarda yer almaktadır. 1908’den bu yana olimpiyatlarda yer alır. (1924 hariç).

ESKRİM:

Kılıçla dövüşme sanatının çeşitli kategorilere ayrılarak ve teknolojik gelişmelerden yararlanarak uygulanmasına dayalı bayan ve erkek sporu. 1896’dan bu yana olimpiyat programlarında yer alan eskrimde İtalyan, Fransız ve Macar sporcular önemli başarılar elde ettiler.

1928’den 1960’a kadar olimpiyat şampiyonluğunu kimseye kaptırmayan tek ülke Macar’lardır.

FUTBOL:

On birer kişilik iki takım arasında oynanan, küre biçiminde özel bir topun eller kullanılmadan ayak, kafa ve vücudun öteki kısımlarıyla vurularak rakip kaleye sokulmasına dayalı bir spor dalı.

Futbol çağımızın en çok sevilen sporu olarak kabul edilir. Futbolun geçmişi M.Ö. 3000 yıllarına kadar dayanır. Çin’de imparator Huang Ti döneminde (M.Ö. 2697), askerlerin savaşa hazırlık amacıyla Tsu-Cuhu adıyla bir tur futbol oynadıkları, yazılı belgelerden anlaşılır. Bu topun deriden yapılmış, yuvarlak topun, iki kazık arasından geçirilmesine dayanıyordu. Bugünkü modern futbolun kaynağı İngiltere oldu. İngilizler 12.yy’dan itibaren futbol oynamaya başladılar. II Edward tarafından 1314 yılında yasaklandı. 17.yy’a kadar futbol hep gizli oynandı. Futbolculara da halk tarafından hep kötü gözle bakıldı. Kral II.Charles döneminde serbestçe oynanmaya başlamış. 1863 yılında futbol kuralları üzerinde kesin anlaşmaya varıp İngiltere Futbol Federasyonunu kurdular. Bu tarihten sonra da Avrupa ülkelerine ve bütün dünyaya yayıldı. Modern futbol 19.yüzyılın sonlarında Türk toplumunda oynanmaya başladı. Şu an oldukça ilgi duyulan futbol, hemen hemen tüm spor dallarından önce gelir. Türkiye milli maçlarında vermiş olduğu karşılaşmalarda, bir çok başarıya imza atmış bulunmaktadır.

KANO:

Akarsularda zamanla olduğu gibi, güç doğa koşularıyla da mücadele etmeye dayanan ve küçük bir tekneyi tek kürek yardımıyla hedefe ulaştırma prensibi üzerine kurulu spor dalı. Kano, bir olimpiyat sporu olarak çok çeşitli teknelerle yapılır. Bu sınıflar kano ve kayak olmak üzere iki kategoriye ayrılmış olup, kanolara “Canadians” da denir. Kanolar Kızılderililerin teknelerinden doğmuştur.

KÜREK:

İnsanoğlunun denizler ve akarsularla basit araçlar kullanarak mücadelesini temel alan bir spor dalıdır. Küreğin ilk kez ne zaman ve kimler tarafından kullanıldığı tam olarak bilinmiyor. Ancak tarihsel kaynakların çoğu, küreğe benzer gereçlerin ilk olarak Akdeniz’de görüldüğünü, ilk kürek yarışmasının da Mısır’da Nil Nehri üzerinde yapıldığını öne sürerler. İlk kürek yarışı 1715 yılında İngiltere’de Thames Nehri’nde yapıldı. 1900 Paris Olimpiyatlarından beri olimpiyat programında yer alır.

KIŞ SPORLARI:

Zorlu doğa koşullarına karşı, insanoğlunun çeşitli araçlar yardımıyla kar ve buz üzerinde hareket etmesine dayalı spor dalı.

Kayak, kış sporlarının temelini oluşturur. Isvec’li arkeologların yaptığı kazılar, kayak sporunun en azından dört bin yıllık bir geçmişi olduğunu kanıtladı. 205 cm boyunca, orta yerindeki genişliği 15 cm olan kayakların cam ağacından yapıldığı anlaşıldı, M.S. 526-559

yıllarında Procopios’un yazılarında kayak müsabakalarına yer verildiği görüldü. 1891’de Avusturyalı Zdarsky (1874-1946) ilk spor kayağını yaptı. 1892’de Almanya, 1894’te Avusturya ve 1901 yılında Fransa’da başlayan kayak müsabakaları giderek kış sporları içine girdi.

OKÇULUK:

Kökeni insanoğlunun avcılık günlerine dayanan, oku bir yay aracılıyla hedefe göndermeyi amaçlayan spor dalı. Okçuluk ilk kez 1904 yılında olimpiyat programına alındı. Bu branşta ilk dönemlerde Fransa, Belçika ve İngiltere başarılı sonuçlar almış, daha sonraki dönemlerde Amerika, Sovyetler Birliği, Iskandinav ülkeleri ve İtalya bu ülkeleri izlemiştir.

YELKEN:

İnsanoğlunun suyun kaldırma kuvvetinden istifade ederek kullandığı teknelere rüzgarın enerjisini de eklemesiyle oluşan ve önceleri bir ulaşım biçimiyken sonra doğayla mücadelenin ağır bastığı bir faaliyet halene gelen spor dalı. Özellikle açık denizlere kıyısı olan ülkelerin benimsediği yelkenli tekneler, ulaşım ve savaş amaçlarıyla da kullanıldı. Yelkenli bir spor dalı olarak benimseyen ilk ülke İngiltere’dir. 1693 yılında Seamark Cub adında bir kulübün kurulmasından sonra yelken sporu dünyanın diğer ülkelerine de yayıldı.

YÜZME:

İnsanoğlunun ilk çağlardan bu yana doğaya uyum sağlayabilmek için ihtiyaç duyduğu aktivitelere dayalı spor dalı. Önce hayvanların hareketlerini izleyen, sonra da suyun içinde kol ve bacaklarını içgüdüsel bir biçimde kımıldatan insan, kısa sürede yüzmeyi öğrendi.

Ancak bu aktivitenin organize bir yarış biçimi haline gelmesi 19. yy’a rastlar Bununla birlikte bazı tarih kitaplarının Japonya’da yüzme yarışlarının çok daha eskilere dayandığını, 1603’te Japonların ilk ulusal yarışmayı düzenlediklerinden söz eder.

Yüzme sporuna Avrupa kıtasında öncülük eden İngiliz’lerdir.

Kategoriler
GÜNCEL SPOR

2012 Avrupa Şampiyonası Türkiye 3-2 Belçika Maçının Gollerini, Özetini İzle

2012 Avrupa Şampiyonası elemelerinde Belçika’yı konuk eden ay-yıldızlılarımız korku filmi şeklinde geçen karşılaşmayı Hamit, Semih ve Arda’nın golleriyle 3-2 kazanmayı başardı.

 

TÜRKİYE 3-2 BELÇİKA

Stat: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu

Hakemler: Damir Skomina xx, Marko Stancin xx, Primoz Arhar xx (Slovenya)

Türkiye: Onur x, Sabri xx (Dk. 73 Gökhan Gönül xx), Servet xx, Ömer xx, İsmail xx, Hamit xxx, Aurelio xx, Selçuk İnan x (Dk. 46 Semih xx), Emre xxx, Arda xxx, Tuncay xx (Dk. 82 Selçuk Şahin xx)

Belçika: Bailly xx, Alderweireld xx, Van Buyten xxx, Kompany xx, Vermaelen x, Guillaume Gillet xx (Dk. 82 Hazard ?), Simons xx, Fellaini xx, Vertonghen xx, Dembele x (Dk. 64 Mirallas x), Lukaku xx (Dk. 76 Witsel x)

Goller: Dk. 28 ve Dk. 68 Van Buyten (Belçika), Dk. 48 Hamit, Dk. 66 Semih, Dk. 78 Arda (Türkiye)

Kırmızı Kart: Dk. 64 Kompany (Belçika)

Sarı Kartlar: Dk. 32 Emre, Dk. 90 1 Selçuk Şahin (Türkiye), Dk. 40 Kompany, Dk. 45 1 Van Buyten, Dk. 90 3 Alderweireld (Belçika)

Maçın Golleri :

Kategoriler
GÜNCEL SPOR

Avrupa Şampiyonası (Euro 2012) Kazakistan 0 – 3 Türkiye Maçının Golleri, Maç Özeti İzle

2012 Avrupa Şampiyonası A Grubu’nda mücadele eden Türkiye ilk maçında Kazakistan’ı Astana’daki maçta 3-0 mağlup etti.

Maçın gollerini aşağıdan izleyebilirsiniz.


Kazakistan 0-3 Türkiye / 2012 Avrupa Elemeleri