Kategoriler
DİN

İyilik Yapmak İle İlgili Sözleri Hadisler ve Ayetler

Mü’min, devamlı iyilik yapma fırsatlarını kollayan, böyle bir fırsat ele geçince de hiç vakit kaybetmeden iyilikte bulunan, kendisini iyilik yapma düşüncesine adamış insan demektir. Hatta ona göre iyilik sadece insana değil, hayvana veya bitkiye de yapılabilir. Bu mânâda acıkan bir hayvana yiyecek vermek, kurumaya yüz tutmuş bir ağacı sulamak da birer iyiliktir. Eşref-i mahlûkat olan insana yapılan iyilik ise, diğer varlıklara karşı yapılan iyiliklerle kıyaslanamayacak kadar kıymetli ve üstündür.

Allah, her insanın içine iyilik yapma hissini yerleştirmiştir. Bu itibarla da her ferdin içinde iyilik yapma hissi potansiyel olarak vardır diyebiliriz. Ancak Allah’ın herkesin içine yerleştirdiği iyilik yapma hissinden kaynaklanan bir iyilik ile, Cenâb-ı Hakk’ı tefekkür etme mülâhazasıyla yapılan bir iyilik arasında fazilet açısından önemli bir fark vardır. Nasıl, severken veya kızarken “Allah için” yapmak gerekiyor; öyle de iyiliği “Allah için” yapmak mü’mine daha fazla sevap kazandıracak ve aynı zamanda bu niyet ile iyilik yapmak amellere ayrı bir derinlik de katacaktır. İsterseniz meseleyi bir misal ile müşahhaslaştıralım: Mü’min, zor durumda kalmış bir karıncayı, özünde potansiyel olarak mevcut olan iyilik yapmak düşüncesiyle, içinde bulunduğu o zor durumdan kurtarabilir. Bunun sevap olmadığını söylemek mümkün değildir. Ancak bunu “Benim içimde böyle bir iyilik yapma düşüncesi var. Ama Allah’ım, bunu sırf Senin rızanı kazanmak için yapıyorum.” duygu ve düşüncesi ile yapmak, iyilik yapmaya ayrı bir derinlik kazandırır.
M.F.Gülen

Zerre kadar iyilik eden mükafatını, zerre kadar kötülük eden de cezasını görür Zilzal Suresi,7-8
Her iyilik bir sadakadır Hadis-i Şerif
Bir kimseye edilecek iyiliğin en mükemmeli o kimseyi minnet altında bırakmayanıdır Balzac
Her şeyden önce iyi olalım, ondan sonra mutlu oluruz JJRousseau İnsan, hayatında yaptığı iyilikler kadar mutlu olur Şehabeddin Ahmed
İnsanların yaptıkları fenalıklar arkalarından yaşar, iyilikler çok zaman kemikleriyle beraber gömülür Şheakspeare
İnsanoğlu hilebazdır, kimse bilmez fendini, Her kime iyilik edersen, sakla ondan kendini La-Edri
İyiliği, yalnız iyiler anlar, kötülüğü herkes Cenap Şehabettin
İyilik, insanlık sanatıdır Nizami
Milletlerin gelenekleri başka başkadır, fakat iyilik her yerde birdir Heine
Vahşi hayvan tuzakla, insanoğlu iyilikle avlanabilir Şirazi
Yaptığın iyiliği hatırlama, gördüğünü unutma Chillon
İyilik, iyilikten, kötülük de kötülükten doğar Buda

Kategoriler
SAGLIK

Salatalığın Faydaları Nelerdir? Önemi ve Kullanıldığı Alanlar

Her sebzenin kendine göre önemi vardır elbet. Hiçbirşey boş yere yaratılmamıştır. Mutfağımızda birçok farklı yerde kullandığımız salatalığın yararlarını sizler için araştırdık. Salatalık kabak, bal kabağı gibi sebzelerle aynı familyadan gelir. Koyu yeşil kabuklu sulu bir sebze olan salatalığın 2 çeşidi vardır: turşuluk, sofralık.

Salatalığın faydaları aşağıdaki listede sıralanmıştır:

• doğal diüretik özelliğiyle bilinir ve idrar yollarını açar.
• Böbrek ve idrar kesesi hastalıklarında yardımcı özellik gösterir.
• Karaciğer ve pankreas hastalarına iyi gelir.
• Salatalık yüksek potasyum değeri içerir. Bu sayede yüksek ve düşük tansiyona karşı kullanılabilir.
• Sindirim sistemini düzenleyici bir enzim olan erepsin içerir.
• Salatalıkta bulunan yüksek sülfür miktarı sayesinde saçların uzamasına yardımcı olur.
• Salatalık ve havuç suyu karışımı insan vücudu için antiasit özelliği gösterir ve oldukça faydalıdır.
• diş ve diş eti hastalıklarına karşı salatalık suyu önerilmektedir.
• Mineralli yapısı cildin ve tırnakların bakımı için müthiş bir kaynaktır.
• Salatalık diyabet hastaları için de tavsiye edilen bir bitkidir

Kategoriler
Genel Kültür

Ailece Yemek Yemenin Çocuklar Üzerindeki Olumlu Etkileri Nelerdir?

Columbia Üniversitesi, Madde Bağımlılığıyla Mücadele Merkezi (CASA) tarafından yürütülen “Aile Yemeklerinin Önemi” başlıklı araştırma, ailenin özellikle akşam yemeklerinde bir araya gelmesinin, çocukların gelişimindeki olumlu rolünü bir kez daha ortaya koydu.

CASA’nın resmi internet sitesinde de yayımlanan araştırmadan derlediği bilgilere göre, haftada en az üç kez birlikte akşam yemeği yiyen ve yemeyen iki grubun ele alındığı araştırma, ikinci grupta yer alan ve akşam yemeğinde aile fertleriyle sohbet etmeyen gençlerin, birinci grupta yer alan, haftada en az üç kez akşam yemeğinde ailesiyle birlikte vakit geçiren gençlere oranla iki kat daha fazla sigara ve tütün ürünleri tükettiğini ortaya koyuyor.

CASA çalışanlarının bin 55’i yüz yüze, bini de telefonla olmak üzere toplam iki bin 55 öğrenci ve bu öğrencilerin ebeveynleriyle yaptıkları görüşmeler sonucu hazırladığı çalışma, uyuşturucu kullanımı açısından değerlendirildiğinde de benzer sonuçları ortaya koyuyor. Aile fertlerinin akşam yemeklerinde bir araya geldiği ailelerin çocuklarının uyuşturucu kullanma riskleri, diğer gruba oranla yarı yarıya azalıyor.

Araştırmayı değerlendiren merkezin Müdürü Kathleen Ferrigno, ABD ve dünya genelinde 12 yaş ve üzerindeki çocukların ilaç ve madde kullanımının artığına işaret ederek, “bilinen bir gerçeği rakamlara döken araştırmanın, ebeveynlere açık bir mesaj verdiğini” belirtti. Aile fertlerinin bir masa etrafında toplanıp sohbet ederek yemek yemesinin günümüzde daha da önem kazandığını kaydeden Ferrigno, araştırmanın sunumda şu ifadelere yer verdi: “Çocuklarınızla yaşamları, okul, arkadaşları konusunda sohbet etmek artık her zamankinden daha fazla önem taşıyor. Elbette masa üzerindeki yemekler sihirli değil ama yemeği sihirli kılan sohbet ve iletişim. Akşam yemeklerini bir arada yemek, çocukların kötü alışkanlıklardan kesinlikle uzak duracağının garantisi değil, burada en önemlisi sizin de bilgilenmeniz, çocuğunuz hakkında ne kadar çok şey bilirseniz, sağlıklı bir çocuk yetiştirmenin önündeki engelleri o kadar kolay aşarsınız.”

Araştırmanın bir diğer sonucuna göre, akşam yemeklerini aileleriyle birlikte yiyen çocuklar, arkadaş seçiminde de farklı bir eğilim gösteriyorlar ve arkadaşlarını ilaç ve uyuşturucu kullanmayan çocuklar arasından seçiyorlar.

Merkezin kurucusu ve ABD eski Sağlık ve Eğitim Bakanı Joseph Califano, 16 yıldır yürüttükleri çeşitli araştırmalarda, gençleri madde bağımlılığından uzak tutacak faktörleri bulmaya çalıştıklarını belirterek, burada kilit rolü ebeveynlerin üstlendiğini kaydetti.

Ailesiyle ilişkisini “çok iyi” olarak tanımlayan çocukların çok nadiren kötü alışkanlıklara yöneldiği bilgisini veren Califano, son yayımlanan araştırmayla ilgili olarak ise “Ailesiyle sofrada bir araya gelmenin olumlu etkilerini uzun yıllardır biliyorduk, bunu teyit etmiş olduk, ancak daha da önemlisi, ailesiyle yediği akşam yemeklerinin sayısı arttıkça, gençlerin yaşamlarında neler olup bittiğini aileleriyle daha fazla paylaştıkları gerçeği” ifadelerini kullandı.

Araştırmaya göre, aileleriyle haftada 5 kez ve üzeri akşam yemeği yiyen çocuklar, okullarında da daha başarılı performans gösteriyor ve ikinci gruptaki çocuklara oranla daha yüksek notlar alıyor. Öğrencilerin ortalamanın üzerinde notlar alma oranı, ikinci gruba göre yüzde 30 artıyor.

Araştırmaya katılan 10 gençten 8’i, hayatlarına ilişkin bilgileri ailelerine en fazla yemekte anlattıklarını belirtirken, 10 ebeveynden 9’u da çocuğu hakkında en fazla bilgiyi yemekteki sohbetlerden edindiğini kaydetti.

21 yaşına kadar aşırı alkol almayan, sigara içmeyen ve madde kullanmayan çocuk ve gençlerin, ilerideki yaşlarda madde bağımlısı olma ihtimallerinin çok aza indiğine işaret eden araştırma, ebeveynlere de çocuklarıyla sohbet olanakları yaratmaları çağrısında bulunuyor.

Kategoriler
SAGLIK

Göz Torbası Nedir? Neden Oluşur? Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

İnsanın görünüşü üzerinde hayli etkili olan göz torbaları bazıları için büyük bir takıntı haline geliyor. Göz torbaları neden oluşur? Yaşlandıkça göz boşluğundaki yağlar gün yüzüne çıkar ve yumuşak bir bölge oluşumuna neden olur. Bu yağ dokusu su ile dolabilir. Böylece aşırı tuzlu yemek, düz yatakta uyumak ve yetersiz uyku gibi nedenlerle çekilen suyun ardından torbalar meydana gelir.

Gözaltındaki mor halkaların değişik nedenleri vardır: Göz çevresindeki deri vücudun diğer bölgelerinden çok daha yumuşak ve incedir.

Buradaki cilt kişi yaşlandıkça gevşer ve mor kaslar ile kan damarlarının üzerine yerleşir. Bu nedenle halkalar koyu renkli görülür.

Gözaltındaki bu bölge dolgu maddeleri ile doldurulabilir. Bu işlem sonrasında doku ve cilt arasındaki madde nedeniyle koyu bölgelerin üstesinden gelinmiş olur.

Gözaltı morlukları ve halkalarından basit önlemlerle de kurtulabilirsiniz. Yiyeceklerde tuzu azaltmak, yeterli uyku ve soğuk baskı uygulamak bu bölgelerde torba oluşumuna çare olabilir.