Kategoriler
SAGLIK

Hamilelikte Hamileler Nasıl Beslenmeli?

Güzel bir evlilik yaşayan her bayan için kuşkusuz en büyük mutluluk hamileliktir. Hamilelik çok güzel ve mucizevi bir olay olduğu halde, birçok da zahmeti vardır. Anne adayının beslenmesinden tutunda, hareketlerine, çalışmalarına, uykusuna kadar herşeyine çok dikkat etmelidir. Bizde uzmanportal.com olarak, anne adaylarının hamilelikleri boyunca nasıl beslenmeleri gerektiğine değineceğiz bu yazımızda;

Hamilelikte beslenme tarzı çocuğun bebeğin zeka düzeyini de olumlu ya da olumsuz etkiliyor. Düzenli ve dengeli beslenme, bebeklerin haftalarına uygun ağırlığa ulaşmasını sağlıyor. Annenin genel sağlığı ile doğum sonrası anne sütü ile beslenme, bebeğin zeka gelişimini genetik faktörlerin izin verdiği en üst düzeye çıkarıyor.

 

Sakarya Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu, anne beslenmesinin bebeğin zeka gelişimindeki rolünün çok önemli olduğunu belirtti. Sokullu, hamilelik öncesi yetersiz ve dengesiz beslenmenin fetus ve yenidoğan sağlığı üzerine olumsuz etkilerinin bilindiğini, hamilelik sırasında doğru beslenmenin öneminin de giderek daha fazla vurgulandığını kaydetti.

 

Anne rahminde geçen dönemin canlının en hızlı büyüme dönemi olduğunu ifade eden Sokullu şu bilgileri verdi: “İki hücre ile başlayan hayatın 9 aylık dönem sonunda ortalama 3 kilogramlık bir bebeğe dönüşmesini sağlayan büyüme hızı, hayatın başka hiçbir döneminde yaşanmayacaktır. Bu gelişim döneminde genetik faktörler kadar doğru beslenme de rol oynamaktadır. Bebeğin genetik olarak öngörülmüş potansiyeline ulaşabilmesi için uygun besin ortamını sağlamak gerekir.”

 

Zekanın çok faktörlü bir kavram olduğunu, yalnız beslenme, yalnız genetik ya da sadece çevresel etkilerden oluşmadığını dile getiren Sokullu, doğum sonrası bakım ve sevgi ortamı, emzirme, anne ve babanın bebeğe bağlılığın da zekanın gelişimini olumlu ya da olumsuz etkileyebilen faktörler olduğunun altını çizdi.

 

Hamileler Nasıl Beslenmeli?

Anne adaylarının beslenmesinde yeterli kalori yanında tüm besin gruplarının dengeli tüketilmesi gerektiğini dile getiren Sokullu şu bilgileri verdi: “Sebze ve meyveler, tahıllar, et-balık-tavuk, yumurta, kuru baklagillerden oluşan proteinler, süt ve süt ürünleri, yağların dengeli alınması önem taşıyor. Gebelik boyunca anne adayı boyuna göre değişmekle birlikte 9-12 kilo almalıdır.

 

Bu ağırlığın yarısı bebek ve plasenta, rahim büyümesi gibi eklere kullanılıyor. Diğer yarısı ise emzirme dönemi için depo ediliyor. Bebeğin büyümesi için yaklaşık 900-950 gr proteinin depo edilmesi gerekiyor. Bu nedenle anne adayı normal günlük gıdasına 15 gr kadar protein daha eklemeli.”

 

Gebelikte demir mineralinin eksikliğinin çok sık görüldüğünü hatırlatan Sokullu, demirin kan yapımında kullanıldığını, bu açıdan anne ve bebeğin demire çok ihtiyacı olduğuna dikkat çekti. Sokullu, “Anne adayları günde 20 mg demir almalıdır. Demir eksikliği bebeğin anne karnında hem fiziksel hem de zihinsel gelişimini kötü etkileyebilir. Bu sebeple gerekli kontrollerin yapılması önemlidir.” dedi.

 

Folik asit eksikliği durumunda sinir sistemi gelişiminin geri kaldığını ve nöral tüp defekti adı verilen anomaliler ortaya çıkabildiğine dikkat çeken Sokullu şu uyarılarda bulundu: “Özellikle gebelik öncesi folik asit alımı yeterli olmalıdır. Çocuk sahibi olmayı planlayan kadınların gıdalarını folik asit açısından zengin hale getirmeleri veya folik asit tabletlerini gebelik öncesi 4 -8 hafta boyunca kullanmaları önerilir.

 

Koyu yeşil yapraklı sebzeler tüm tahıllar ve kuru baklagillerde folik asit bulunur. Ancak, ışık, ısı ve gıda işleme onu kolayca yok edebilir. Dolayısıyla, azami yararı sağlayabilmek için sebze ve meyveleri taze olarak veya mümkün olduğu kadar az pişirilmiş şekilde tüketmek en iyisidir. Fasulye, fındık, ceviz, yumurta sarısı, portakal da folik asit bulunan gıdalar arasındadır. Alkol kullanımı vücutta folik asiti tüketir.”

 

Bebekteki kalsiyum ihtiyacı için annenin günlük gıdasına 500 miligram daha kalsiyum eklemesi gerektiğini işaret eden Sokullu, “Bu miktar ekstra bir bardak süt ya da eşdeğer süt ürünleri ile karşılanabiliyor. Özellikle çok çocuklu annelerde görülen saç ve diş kayıpları, tekrarlı gebeliklerde kalsiyum ihtiyacının yeterli karşılanamamasına bağlı olarak yaşanıyor.” dedi.

 

Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu, anne adaylarının beslenmede dikkat etmesi gereken ana kuralları şöyle sıraladı:

  • “-Hamilelik süresince çay-kahve tüketimini azaltıp ayran, süt, taze meyve suları tüketiniz.
  • -Mevsime uygun sebze ve meyveleri çok iyi yıkayarak tüketiniz.
  • -Sigara ve alkol kullanmayınız, sigara içilen ortamlarda bulunmayınız.
  • -Haftada 2 gün tavuk ya da hindi, 2 gün kırmızı et, 2 gün balık ve 1 gün kurubaklagil tüketmeye çalışınız.
  • -İçeriği tam bilinmeyen, koruyucu ve tatlandırıcı içeren, çok tuzlu, salamura ve konserve gıdalar ile hazır içecekler tüketmeyiniz.
  • -Tuz alımınızı doktor tavsiyesi ile düzenleyiniz.
  • -Yemek ve salatalarınızda zeytinyağı ve diğer sıvı yağları karışık kullanınız.
  • -Beslenmenize ana besin gruplarını içerecek şekilde çeşitlilik kazandırınız.
  • -Günlük gıda alımınıza göre eksik kalan besin grupları için doktora danışarak gerekli multivitaminleri ve omega-3 desteklerini kullanabilirsiniz.”

 

Kategoriler
GÜNCEL SAGLIK

Hamilelikte Beslenme Nasıl Olmalıdır?

Hamilelik döneminde yediklerinize dikkat etmeniz bebeğinizin sağlığını da doğrudan etkileyecektir. İşte hamilelikte beslenme önerileri :

1. Ellerinizi her besin maddesine dokunmadan önce sabunla ve bol su ile yıkayın. Çiğ et, balık ve süt ürünlerine dokunduktan sonra da aynı işlemi tekrarlamaya özen gösterin.

 2. Yemek yerken mutlaka yediğiniz şeyin bebeğiniz için sağlıklı olup olmadığını hesaba katın. Eğer gereksiz bir besin ise miktarını azaltmaya çalışın.

3. Tüm meyve ve sebzeleri bol su ile yıkayın.

4. Herhangi iki yiyecek aynı kaloriye sahip olabilir ancak ikisinin de aynı besin değerlerine sahip olması söz konusu değildir. Bu gibi durumlarda besin değeri açısından daha yararlı olanı tercih edin.
— Her zaman yağsız eti yağlı olanlara tercih edin.
— Yağsız veya az yağlı süt için.
— Kızarmış yiyecekler yerine haşlanmış olanları yiyin.
— Ekmeğinizin üzerine sürdüğünüz tereyağı veya margarin miktarını azaltın.
— Tava da bir şey pişirirken normal şartlarda kullandığınızdan daha az yağ kullanın ve zeytinyağı kullanmaya özen gösterin.

5. Her zaman yıkanmış bir kesme tahtası kullanın. Özellikle çiğ et ve balık kestikten sonra temizliğine daha da özen gösterin.

6. Yenmeyen yiyecekleri buzdolabında saklayın.

7. Mide bulantısı sorununuz varsa az miktarlarda sık sık yiyin. Böylece hem midenizi rahatlatacak hem de kan şekerinizi düzenleyeceksiniz. Hiçbir öğünü atlamayın. Sizin yemediğiniz bir öğün bebeğinizin de beslenmediği anlamına gelir.

8.  Çeşitlilik çok önemlidir. Gerekli vitamin ve minerallerin günlük miktarına ulaşmanız anlamına gelir ve yediklerinizin farklı olması öğünlerin sıkıcılığını da ortadan kaldırır.
—Sosis ve salam gibi çiğ etler besin zehirlenmesi nedenlerindendir. Yemek istiyorsanız mutlaka pişirmeye ya da ısıtmaya özen gösterin.

— Bazı kadınların hamilelik sırasında ne yediklerine özellikle dikkat etmesi gerekmektedir. Eğer herhangi bir besine karşı alerjiniz varsa (yumurta, süt, fındık vs.) bu besinlerden mutlaka uzak durmanız gerekir. Bazı araştırmalara göre sizde aşırı miktarda olmasa bile bir besine karşı hassasiyet varsa bebeğiniz ileriki yaşamında ciddi sorunlar yaşayabilir. Bu nedenle hamilelik ve Emzirme döneminde bir gıda uzmanına danışmak oldukça gereklidir.
—Eğer hamileliğiniz sırasında alkol alıyorsanız, minicik bebeğinizin de alkol tükettiğini bilmeniz gerekir. Hamile olduğunuzda bebeğinize zarar vermeyecek miktarda bir alkol söz konusu değildir. Sizin içtiğiniz bir yudum onun içtiği bir yudumdur. Hamilelikte alınan alkol zihinsel geriliğinden başlamak üzere bir çok kalıcı sorunun nedenidir.
 
— Hamile iken fast food yemeyeceğinize inanmak çok da mantıklı değildir. Canınız istediğinde makul miktarlarda olmak kaydıyla tüketebilirsiniz. Tatlı ve besin değeri yüksek olmayan besinlerden mümkün olduğu kadar uzak durmalı, istediğiniz zamanlarda ise porsiyonları ufak tutarak az tüketmeye özen göstermelisiniz. 

Kategoriler
SAGLIK

Hamilelikte Beslenme Ve Alınması Gereken Besinler

Sahip olduğumuz en değerli varlıklarımızdır çocuklarımız. Hepimiz çocuklarımızı çok severiz ama sevmekle onlara karşı üzerime düşen görevleri yerine getirmiş olamayız. Onlara karşı olan yükümlülük ve sorumluluklarımızı saymaya kalksak, sayfalarca dolusu bir yazı çıkar ortaya. Ama bunlardan en önemlilerinden birkaçı olarak sevgi ihtiyaçlarını, sıcak aile ortamını, birlik ve beraberlik duygusu nu sayabiliriz.

Bazı insanlar çocuklarına karşı olan görevlerinin 18 yaşlarına vardıklarında veya lise, üniversiteyi bitirdiklerinde veya askerliklerini bitirdiklerinde veya evlendirdiklerinde bittiğini düşünür. Ama gerçek böyle değildir, onlara karşı olana görevlerimiz ömrümüz ve gücümüz yettiği sürece devam eder ve etmelidir de! Peki ama bu görevlerimiz ne zaman başlar? Bazılarınız “doğdukları an” diye düşünebilir. Ama bilim adamları yaptıkları araştırmalarla çocuklarımızın anne karnından itibaren fizyolojik ve psikolojik olarak yaptığımız eylemlerden etkilendiklerini göstermiştir. Özellikle annenin hamileyken yeterince ve doğru bir şekilde beslenmesi, çocuğumuzu hayatı boyunca etkileyen faktörlerden en önemlisidir. Çünkü annenin beslenmesine bağlı olarak çocuğumuzun vücudu ve zekâsı gelişecek ve ona göre de şekil alacaktır hayatı. İşte bu nedenlerden dolayı bu yazımızı hamile olan anne adaylarımıza ayırmak istedik. Aşağıda bir anne adayının hangi ihtiyaçları için hangi besinlerden ne kadar alması gerektiğine ayrıntılı bir şekilde yer verdik.

Sevgili anne adayları unutmayınız ki, bebeğiniz sizden besleniyor, bu yüzden yemek düzeninizi değiştirmeniz gerekli mi? İşte ikinizin de ihtiyaç listesi ve nedenleri…

Siz de farkındasınız ki siz ve bebeğiniz artık yediğiniz her şeyi paylaşan bir ikilisiniz. Hamilelikte, özellikle de bebeğin hızla geliştiği son üç aylık dönemde, çok bilinçli beslenmezseniz her ikinizin de sağlığı için gerekli besinleri alamazsınız.

Hamileliğinizin son dönemlerinde, haftada yarım kilo almanız normaldir. Bu sizi endişelendirmesin, çünkü bu kiloları aslında sadece siz almıyorsunuz, ayrıca bebek doğduktan kısa bir süre sonra onlardan kurtulabileceksiniz. Ne olursa olsun, bebeğinizin sağlıklı bir başlangıç yapabilmesi için hamileliğin son üç ayında biraz kilo almanız gerekiyor.

Uzmanlara göre bir bebeğin anne karnında sağlıklı yetişebilmesi için annenin hamileliği boyunca toplam aşağı yukarı 55.000 kalori alması gerekir. Bu ilk başta çok fazla gibi görünse de aslında hamileliğin ikinci yarısından itibaren gün başına 300 ekstra kalori alınması demektir. Bu da aslında her şeyin iki katı değil, yalnızca fazladan bir ara öğün demek. Yani bir bardak portakal suyu ve iki dilim tereyağlı kepek ekmeği veya 4 adet kuru incir ve bir bardak yağsız süt demek. Aşağıda size beslenme konusunda ışık tutabilecek dört anahtar beslenme grubunu anlatacağız. Eğer hamileliğiniz boyunca dengeli beslenirseniz ve dengeli kilo alırsanız (uzmanlar 12 ila 15 kg almanın normal olduğunu söylüyor) sağlıklı bir bebek dünyaya getirme şansınız çok yüksek demektir.

Vücudun En Büyük İhtiyaçları Protein ve Demir
Mikroskobik bir embriyoyu sağlıklı bir bebeğe dönüştürebilmek için milyonlarca ufak hücre gerekir. Protein esas olarak bu görevi yerine getirecek maddelerin oluşumunu sağlar. Hamileliğin son üç ayında günde 150 ila 200 gram protein almanız gerekir. Her biri iskambil kâğıdı büyüklüğünde 75 gram kemiksiz et, tavuk veya balık mükemmel protein kaynaklarıdır. Ayrıca sebze temelli proteinler sağlayabileceğiniz nohut, mercimek ve fasulye gibi tahılları da unutmamak gerek.

Protein açısından zengin olan bir çok besin aynı zamanda iyi birer demir kaynağıdır da. Hamileliğin son aylarında bebek doğumdan sonraki ilk aylarında kullanmak üzere demir depolar. Bu dönemde kan hacminiz sürekli arttığı için sizin de demire ihtiyacınız vardır. Eğer yeterli demir almazsanız, bebek vücudunuzda depoladığınız demiri kullanmaya başlayacaktır. Bu nedenle demir eksikliği genelde yeni doğan bebeklerden çok hamile kadınlarda sıkça görülür.

Besin ihtiyacınızı karşılayacak bazı sağlıklı seçenekler:

Olmazsa Olmazlar:  Meyve ve Sebze

Günde 5 porsiyon veya daha fazla yiyebilirsiniz. Farklı renklerde sebze ve meyveler, alacağınız gıdayı da çeşitlendirecektir. Her ne kadar her sebze ve meyve belli bir miktar besin değerine sahipse de, işte size folik asit açısından zengin değere sahip bir sebze ve meyve listesi:

Kuşkonmaz

Yeşil salata

Ispanak

Brokoli

Portakal (Son ikisi ayrıca C vitamini açısından da çok zengindir, (bu da demir yüklemesine yardım eder).) Aşağıdakiler de C vitamini açısından oldukça zengindir:

Kavun

Greyfurt

Kivi

Patates

Domates

Karpuz

Biber

Karnıbahar

Çilek

Tahıl Gurubu

Tüm bu seçenekler karbonhidrat açısından zengindir, dolayısıyla enerji verirler ve açlığınızı bastırırlar.

Aşağıda size değişik alternatifler olarak sunduğumuz lifli besinleri günde 6 defa ya da daha çok yiyebilirsiniz.

1 dilim ekmek

1 kase yulaf ezmesi veya mısır gevreği

Yarım kase haşlanmış makarna

Yarım kase pilav

Yarım kase bulgur pilavı

1 krep

4-6 adet kraker

2 kase patlamış mısır

2-3 adet grissini

Protein ve Sebze

Günde 3 öğün yemeyi hedeflemelisiniz. Aşağıdaki seçeneklerin demir oranı yüksek olmakla beraber, bu besinler protein açısından da zengindir.

50 gram kemiksiz et, balık veya tavuk

2 yumurta

1 kase pişmiş fasulye

Diğer iyi protein seçenekleri:

50 gram peynir

Çeyrek kase kabak ya da ay çekirdeği

Aşağıdaki besin maddeleri yağ oranı açısından yüksektir, ara sıra yemelisiniz.

Çeyrek kase fındık, ceviz ya da fıstık

4 kaşık fıstık ezmesi

Kalsiyum

Günde dört porsiyon almaya çalışın. Aşağıda verdiğimiz miktarlar bir bardak sütteki kalsiyuma (300 mg.) eşittir.

1 kase yoğurt ya da muhallebi

40 gr. beyaz peynir

Süt ürünleri dışında, aşağıdaki besinler de 300 mg. protein sağlar:

1 bardak kalsiyum katkılı portakal suyu

1 kase pişmiş ıspanak

Bir buçuk kase yulaf lapası

3 kase kuru fasulye

Yarım kase badem

Kemiklerin Güçlenmesi İçin : Kalsiyum İhtiyacı
Hamileliğin özellikle son 12 haftası, bebeğin kemiklerinin büyüyüp sertleştiği dönem olduğundan, kalsiyum ihtiyacının en yüksek olduğu haftalardır. Bebek, kalsiyum ihtiyacını anneden sağlar, bu yüzden annenin günde 1200 mg. kalsiyum almalısı gerekir.

Vücudunuza kalsiyum depolamadığınız takdirde, hayatınızın sonraki dönemlerinde kemik erimesi dediğimiz ostropoz hastalığına yakalanma riskiniz artar. Kalsiyum ihtiyacını en çok süt ürünlerinden alabilirsiniz, ancak fazla kilo almamak için yağsız süt ürünlerini tercih edebilirsiniz, bunlar yağlı süt ürünleriyle eşit kalsiyum içerirler. Bununla beraber peynir, yoğurt gibi fermente edilmiş süt ürünlerini daha kolay sindirebilirsiniz. Süt içmekte zorlanıyorsanız, sütü puding, çorba veya dondurma gibi yiyeceklerden de alabilirsiniz.

Her Zaman Tüketin: Meyve ve Sebze
Çoğumuz aslında meyve ve sebzeyi günde bir öğün yemekle yetiniriz, hatta birçok kez meyve yemeyi ihmal ederiz. Oysa meyve ve sebzeler tam bir enerji deposu olmalarının yanısıra, bebeğinizin ve sizin sağlığı için olmazsa olmaz besinlerdir. Sebze ve meyveler farklı ve zengin renkleri, kokuları ve tatları ile sofranızı daha da çeşitlendirir.

beslenme2_uzmanportal_comBu yiyecekler artık günlük hayatınızın bir parçası olmalıdır. Sürekli aldığınız tahılların ve karbonhidratların en azından bir bölümünü meyve ve sebze ile değiştirebilirsiniz. Örneğin her öğünden sonra tatlı ihtiyacı duyuyorsanız, bir öğün tatlı yerine kavun veya portakal yemeyi tercih edin.

Ispanak ve diğer koyu renk yapraklı sebzeler folik asit açısından oldukça zengindir. Folik asit, bebeğin hücrelerinde doğru genetik yapının oluşmasına yardım eden çok önemli bir B vitaminidir. Her gün 400 mg. folik asit almak nöral tüp defekti denilen, omuriliğin çeşitli derece ve seyiyede açıklığı şeklinde ortaya çıkan rahatsızlığın oluşma ihtimalini azaltacaktır.

Ispanağı pişmiş sevmiyorsanız çiğ salata olarak da yiyebilirsiniz. Çiğ olarak yendiğinde bütün meyve ve sebzeler ihtiyacınız olan ekstra mineralleri, üstelik düşük kalorilerde sağlayacaktır.

Gerekli Enerjiyi Kazanma İçin:

Hamileliğinizin son döneminde vücudunuz normalden çok daha fazla yorulacaktır, ve ihtiyacınız olan enerjiyi size karbonhidratlar sağlayacaktır. Ekmek ve tahıllar karbonhidrat açısından zengin besinlerdir. Vücuda enerji vermenin yanısıra, B vitamini, demir ve folik asit açısından da zengindirler. Buğday ekmeği, bulgur ve kepekli yiyecekler de zengin lif kaynaklarıdır. Bu yüzden bu yiyecekleri masanızdan eksik etmemelisiniz. Örneğin eğer canınız tatlı istiyorsa kepekli undan yapılmış üzümlü bir kek veya sütle hazırlanmış mısır gevreği yiyebilirsiniz.

Doğru ve çeşitli besin almak hem sizin, hem de bebeğinizin sağlığı açısından çok önemlidir. Unutmayın ki şu anda aileniz için seçtiğiniz ve hazırladığınız yemekler, onların 20 yıl sonraki sağlık durumunu etkileyecektir. Onlara ve kendinizi iyi bakmalısınız.

İşte ihtiyacınız olan tüm besinleri içeren bir öğün: domates ve marulla doldurulmuş tavuklu sandviç, yanında da meyve salatası.

Az ve sağlıklı öğünler: Hamileliğinizin sonunda her gün üç büyük öğün yemek sizi rahatsız edebilir. Öğünlerde az yiyip, öğünler arası ufak atıştırmalar sağlıklı beslenebilmenin diğer bir yoludur.

Ara öğünleri son öğününüzün bir devamı veya diğer öğünün başlangıcı olarak görmelisiniz. Örneğin sabah-öğle arası bir tost , öğle-akşam arası da salata yiyebilirsiniz.

Ara Öğünlerde sağlıklı şeyler yemeye dikkat edin: Meyveler vitamin açısından, tam kepekli krakerler de lifler açısından zengindir, yoğurt ise tam bir kalsiyum kaynağıdır. Yaratıcı olmaya çalışın, kendinize yeni yemekler yapın, kışın bir patatesi alüminyum folyoya sarıp fırında iyice pişirin. Eğer canınız tatlı istiyorsa gene sağlıklı seçenekler yaratabilirsiniz: kuru kayısı veya incir, pişmiş elma. Öğünlerle beraber içtiğiniz süt veya meyve suyu hazımsızlık yapıyorsa, içecekleri ara öğünlerde alın.

Midenizin sesini dinleyin: Salatalık ve dondurma gibi tuhaf kombinasyonları bir arada yemek hamilelikte sık rastlanan bir durumdur. Hamilelerin %80’i belirli yiyecekleri aşererler, %50’si ise bazı yiyecekleri görmek bile istemezler. Uzmanlar aşermenin gerçek olduğuna hemfikirdirler, ancak bunun nedeni pek bilinmemektedir. Koku ve tat alımında oluşan değişimler bu aşermeleri kısmen açıklayabilir.

Doğru Beslenme: Her besinden yeterli miktarlarda almanın en iyi yöntem olduğunu unutmayın.

Yağ: Yetişkinler günlük besin ihtiyaçlarının %30’unu yağdan karşılar. Bu hamile hanımlar için de geçerlidir, bu yüzden yağlı yiyeceklere çok itibar etmeyin.

Kolesterol: Hamilelikte kolesterole çok katı kurallar koymak doğru olmayabilir. Hamileliğin bir sonucu olarak kan kolesterolünüz yükselir ve doğumdan sonra normal seviyesine döner.

Şeker: Besleyici gıdalar yerine şekerli yiyeceklere yönelmenizin size ve bebeğe hiç bir faydası olmayacaktır. Daha besleyici yiyecekleri tercih etmelisiniz. Tatlı tabağınızı her zaman küçük tutun.

Tuz: Çok fazla veya çok az tuz kullanmak çeşitli problemlere yol açabilir. Örneğin hiç tuz kullanmamak hamileliğin son döneminde sıkça görülen vücutta su tutmayı önleyebilir. Sadece çok az tuz serpin ve cips gibi çok tuzlu yiyeceklerden kaçının

Kahve, çay ve gazlı içecekler: Sağlıklı bir hamilenin bunların hiç birisine ihtiyacı yoktur. Bu gıdalar kafein ve doğal olmayan tatlandırıcılar içerir. Eğer canınız çok istiyorsa günde sadece 1-2 bardak ile sınırlı kalın.