Kategoriler
Genel Kültür GÜNCEL

Müslüm Gürses Son Durum

müslüm-gürses_son_durum_kimdir_hayatıBinlerce hayranı ve kendisine özgü fanatikleri olan Baba lakaplı Müslüm Gürses’in sağlık problemleri sevenlerini üzmeye devam ediyor.
Son durumu Haber 7 sitesinden Kenan Biter’inhaberine göre aşağıda siz değerli uzmanportal.com takipçileriyle paylaşıyoruz:

En son, durumunun iyiye doğru gittiği ve solunum cihazından ayrıldığı şeklindeki açıklamarın akıllarda kaldığı ünlü sanatçının sağlık durumu ile alakalı neredeyse 2 aydır haber yok!

Müslüm Gürses’in son sağlık durumu ile alakalı bilgi almak üzere kendisine telefon ile ulaştığımız Menajeri Nevzat Takmaz, Gürses’in karaciğer, böbrek ve bağırsaklarından sonra şimdi de akciğerinde bir sorun oluştuğunu ve yoğun bakımda tutulduğunu dile getirdi…

Takmaz, Gürses’in 15 kasım’da geçirdiği by-pass ameliyatı sonrası ortaya çıkan karaciğer ve böbrek yetmezliği ile bağırsaklarında yaşanan sorun nedeniyle uzun bir süre yoğun bakımda solunum cihazına bağlı tutulduğunu belirterek, bu tedavi süreci sonrasında karaciğer, böbrek ve bağırsaklarında fonksiyonların normale döndüğü ancak ünlü sanatçının bu seferde akciğerinde enfekisyon oluştuğunu ifade etti.

Takmaz, Gürses’in akciğerinde oluşan bu enfeksiyon sonrası tedavisinin Memorial Şişli Hastanesi yoğun bakım ünitesinde solunum cihazına bağlı olarak devam ettiğini belirterek, Gürses’in vücut direncinin düşük olduğundan dolayı enfeksiyon kapmaya müsait olduğunu ancak durumunun iyiye doğru gittiğini söyledi.

Kategoriler
HASTANE RANDEVU ALMA SAGLIK

İstanbul Bakırköy Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Randevu Alma

İSTANBUL BAKIRKÖY KADIN DOĞUM VE ÇOCUK

HASTALIKLARI EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

25.04.2011 TARIHINDE

YENİ ADI İLE YENİ HİZMET BİNASINA TAŞINDI.

HASTANENİN YENİ ADI:

T.C.
SAĞLIK BAKANLIĞI
İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN EĞİTİM VE
ARAŞTIRMA HASTANESİ

ADRESİ: TURGUT ÖZAL CAD. NO:1
HALKALI/KÜÇÜKÇEKMECE

YENİ HASTANEMİZ MAYIS AYINDA HİZMETİNİZDE OLACAKTIR.

 

İnternetten Randevu Alma

http://randevu.bkdh.gov.tr/giris.aspx

 

Randevu talebi için ilk önce muayene olacak kişinin TC Kimlik Numarası ve Telefon numarası girildikten sonra hastane seçimi yapılmalıdır.Hastane seçimi yapıldıktan sonra o hastaneye bağlı birimler ve bölümler gelecektir.Bölüm, birim ve tarih seçimi yapılarak boş randevular görülebilir. Gelen boş randevulardan seçim yapılarak sistemin randevu talebinizi onaylanması beklenir. Sistem tarafından bir randevu sıra numarası verilir. Verilen gün ve saat için hastanenin ilgili bölümüne TC Kimlik No su ve randevu sıra numarası ile gidilerek işlemin onaylanması sağlanmalıdır..Alınan randevularınızı gözlemleyebilir, yazıcıdan çıktısını alabilirsiniz. Ayrıca alınan bir randevunun iptali de gerçekleştirilebilir. Randevularım sayfasına girilerek şimdiye kadar aldığınız tüm randevular görülebilir. Bu listeden randevu seçilerek iptal edilir veya yazdırılabilir

 

Telefonla Randevu Alma

  • 0212 543 41 10 numaralı telefonu arayınız.
  • Muayene olmak istediğiniz polikliniği tuşlayınız.
  • Kabul ettiğinize dair telefonun 1 tuşuna basarak bekleyiniz.
  • Karşı taraf telefonu kapatmadan siz de kapatmayınız.
  • Randevu işlemleri sabah 00:00’den itibaren başlamaktadır.
  • Yoğunluğun fazla olduğu birimlerde randevuler 15-20 dk içinde dolmaktadır.


İletişim Bilgileri

Adres: Yenimahalle, İstanbul Caddesi No:95 Bakırköy İstanbul

Hastane Telefonu: 0 212 543 62 70

Randevu Telefonu: 0 212 543 41 10

Faks: 0 212 571 47 90

Kategoriler
GÜNCEL

Bahar Yorgunluğuna İyi Gelen Birkaç Önemli Tüyo ve Öneri

İlkbaharın gelmesiyle birçok kişinin muzdarip olduğu Bahar Yorgunluğu sendromu gündelik işlerimizi olumsuz etkiliyor. Bu yorgunluğu üzerinizden atmak için işte sizlere birkaç önemli tüyo:

Güne kahvaltıyla başlayın: Tam buğday ekmeği ve beyaz peynirle hazırlayacağınız sandviç klasik bir tercih olabilir. 10 adet kavrulmamış taze badem, 1 dilim ananas, 1 bardak süt pratik bir seçenek. Bademi özellikle öneriyoruz çünkü içeriğindeki yağın yüzde 70’i tekli doymamış yağ asitlerinden oluşuyor.

Sakın susuz kalmayın: Kuzey Amerika Uluslararası Sıvı Tüketimi ve Sağlık Konferansı verilerine göre; sağlıklı bir beden için erkeklerin günde 3.2 litre, kadınlarınsa 2.2 litre su içmesi gerekiyor. Özellikle mevsim geçişlerinde enfeksiyondan korun- mak için vücudun kalkanı bağışıklık sistemini güçlendirmekte fayda var. İşe bağırsaklardan başlanmalı. Bu bölge, bağışıklık sisteminin büyük bölümünü oluşturuyor.

Bakterilere karşı yulaflı kalkan: Yoğurttaki probiyotik, yararlı bakteriler bakımından oldukça zengin. Yoğurt; içerdiği yüksek kalsiyum oranıyla kilo kontrolüne de yardımcı olur. Ancak alışverişinizi yaparken etiket dedektifi olmayı unutmayın; yoğurttaki katkı maddeleri ne kadar az olursa o kadar yararlı demektir.
Yulaf ezmesi, sağlıklı bir besin olmasının yanında, müthiş bir lif kaynağı. Lif kaynağını ve zengin besin içeriğini sağlayan beta glukanlar, vücudun enfeksiyonlara karşı verdiği savaşı destekleyip bağışıklık sistemini geliştiriyor.

Ananas enerji kaynağı: İçerdiği bromelain enzimiyle rahat sindirim sağlıyor ve iltihaplanmayı önleyici özelliğe sahip, Manganez bakımından zengin. Manganez aynı zamanda ‘süpreoksit dismutaz’ olarak adlandırılan anti-oksidan enzimin harekete geçirilmesini sağlıyor. Kahvaltıda olmasa
bile gün içinde herhangi bir öğünde tüketeceğiniz 1-2 orta boy dilim ananas, hem sindirimi rahatlatır hem de yüksek anti-oksidan içeriğiyle hücrelerinizi yapılandırır.

Yeşil mercimeği ihmal etmeyin: Haftada toplam 14 öğünümüz var; bu 14 öğünün dört öğününde mutlaka kurubakliyatların prensesi yeşil mercimeğe yer ayırın. Ara öğünlerde kan şekerinizi dengelemek, uyku halini üzerinizden atmak adına 3-4 adet siyah erik kurusu veya 2-3 adet kuru hurma tüketin.

Antİ-oksİdanları unutmayın: E vitamininden faydalanmak için tam buğday unundan ekmek, selenyum için balık eti ve beyaz lahana, A vitamini kaynakları içinse tercihinizi kabak tatlısından yana kullanın. Sıraladığım bu iki vitamin ve bir mineral anti-oksidanların başında geliyor. Sağlıklı bir vücut için anti-oksidanlar vazgeçilmezdir.

milliyet .com

Kategoriler
SAGLIK

Topuk Dikeni Nedir? Topuk Dikeninin Sebepleri ve Tedavi Yolları Nelerdir?

Genç yaşlı pek çok kişinin şikayetçi olduğu topuk dikeni rahatsızlık vermesinin yanı sıra hastalarda yaşam kalitesini de ciddi bir biçimde düşürmekte. Topuk dikeni kişide ayağa kalkınca şiddetli ağrı, topallama, ayakkabı giymekte zorluk, ayak tabanında şişlik ve yürüme zorluğu gibi şikayetlerle kendini gösteriyor.

Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı Op. Dr. Ali Canpolat topuk dikeni hastalığı ile ilgili en çok merak edilen soruları sizin için yanıtladı..

Ayak tabanına aşırı yük binmesi ve aşırı zorlanmalar sonrası dokularda oluşan ödem, hematom ve iltihap sonucu oluşan kireçlenmedir. Zaman içinde büyüyerek topukta bir çıkıntı halini alır ki buna “Topuk Dikeni” diyoruz.

Topuk Dikeninin Nedenleri Nelerdir?

1- Ayak tabanında şekil bozuklukları
2- Şişmanlık
3- Sert tabanlı terlikler giyilmesi
4- Yalınayak uzun süre ayakta dolaşılması
5- Ayakta iş yapılan mesleklerde çalışılması.

Topuk Dikenini Nasıl Tedavi Edilir?

1- İstirahat
2- Ortopedik terlik kullanmak
3- Silikon topuk yastığı
4- Mantar tabanlık
5- Lokal kortizon tedavisi
6- ESWT Tedavisi

ESWT Nedir?

ESWT, düşük enerjili ve yüksek enerjili şok dalgalarıdır. Sert doku ve yumuşak dokuya göre değişik uygulama alanları vardır. Sert dokularda yüksek enerjili uygulamalar, yumuşak dokuda düşük enerjili uygulamalar yapılır.

Kaynak: Hastane.com.tr

Kategoriler
SAGLIK

Kolay Doğum İçin Öneriler, Yöntem ve Teknikler

Doğum sürecinde sizi nelerin beklediğini bilmeniz çok önemlidir.Çiftler,hem doğum atmosferini tanımalı hem de karşılarına çıkabilecek durumları öğrenmeliler.İlk adım,eşinizle beraber doğum kursuna katılmak.Ayrıca,doğum hakkında bilgi veren kitaplar okuyabilir;yeni anne olan arkadaşlarınızla konuşabilir ve doğum için önerilen ağrı kesici ilaçlar hakkında bilgi edinebilirsiniz.Korkularınızla bugünden yüzleşirseniz;doğum sırasında her şeyin planlandığı gibi gitmesi halinde paniğe kapılmazsınız.

Rahat bir ortam,sizi sakinleştirir.Bazı hastanelerde size kendinizi evinizdeymiş gibi hissettirecek alternatif doğum odaları oluyor.Doğumunuz standart bir hastane olmasa bile,odanızı kişiselleştirmeye çalışın.Evden bir resim götürüp doğum odasına asabilir ya da yanınıza portatif bir müzik seti alabilirsiniz.Birçok kadın hafif müzikler dinlemenin kasılmalarını hafiflettiğini söylüyor.

Doğuma Güvendiğiniz Biriyle Gidin: Beraberken kendinizi çok rahat hissettiğiniz birinin yanınızda olması mucizeler yaratabilir.Birçok anne adayı,kız kardeşinin ya da en yakın arkadaşının doğumda yanında olmasını istiyor.Ayrıca,doğuma eşlik eden kişinin çocuk sahibi olması ve yaşadıklarının normal olduğunu söylemesi de anne adayını rahatlatır.

Hareket Edin: Dik ve aktif durmanız,hem düşüncelerinizi kasılmalardan uzaklaştırır hem de bebeğin doğum kanalına daha rahat inmesini sağlar.Doktorunuz izin verirse,yoga yapabilir,kısa süreli yürüyüşlere çıkabilir ve yavaş danslar edebilirsiniz.

Hamileliğin son dönemlerine kadar aynı zamanda bel ağrısı nedeniyle uyku problemleri de yaşanabilir.Bu gibi durumlarda da rahat ve kaliteli bir uyku uyuyabilmeniz için özel olarak tasarlanmış hamile yastıkları kullanabilirsiniz.(Örneğin; Shuma Hamile Yastıkları) Hamile yastıkları gebelik döneminde anne adaylarının daha konforlu ve rahat uyku uyuyabilmesini sağlar.

Sıcak su yorgun kasların gerginliğini gevşetir ve sıkıntılarınızı azaltır.Su,rahatlatıcı etkiye sahiptir.Duşu sırtınıza ya da kasılmalarınızın en yoğun olduğu yerlere tutun.Doğum öncesi kısa bir duş ya da banyo sizi rahatlatabilir fakat doktorunuza da danışmalısınız.

Her yöntem herkeste işe yaramayabilir.Örneğin,öğrendiğiniz nefes alma teknikleri işinize yaramıyordur da yastığı sıkmak sizi rahatlatıyordur.Size kendinizin neyi rahat ettirdiğini kendiniz bulmalısınız.Her kadının doğumu ona özeldir.

Masaj,gerginliği üzerinizden atmanıza yardımcı olabilir.Yapılan masaj sonucunda endorfin salgılamaya başlarsınız.Boyun ya da ayak masajı,kasılmalarınızı bir süreliğine unutmanıza yardımcı olur.Eşiniz ya da doğum eşlikçiniz üç masaj tekniği uygulayabilir:

Her kasılmada eliyle ya da tenis topuyla kuyruk sokumunuza bastırır.

Parmak uçlarını hafifçe omzunuzda gezdirir ve aşağıya doğru iner.

Her kasılmada kalçalarınızı nazikçe geriye çeker.Partnerinizin bu hareketi,rahim ağzının açılmasına yardımcı olur ve bebek için yavaşça yol açılır.

Normal doğum yapmayı çeşitli nedenlerden dolayı istemeyebilirsiniz;önemli olan kendinize karşı dürüst olmanız.Ancak normal doğum yapmaya kesin karar verirseniz,doktorunuza kararınızı mutlaka söyleyin.Unutmayın,bir doğum uzmanı için en zor anlardan biri,normal doğuma kararlı anne adayının doğum başladıktan sonra ‘‘Ben vazgeçtim !’’ demesidir.

Normal doğumda başarıyı en çok etkileyen unsur,hastaneye gidişin zamanlamasıdır.Henüz doğum başlamadan giderseniz,muhtemelen hayal kırıklığıyla eve geri dönersiniz.İkinci kez yine erken başvurursanız,bu kez sizi geri göndermekte zorlanıp yatış işlemi yapabilirler.O durumda,doğum başlamamış olsa bile hem yakınlarınız hem de siz saat tutmaya başlayacaksınız.Sizin ve yakınlarınızın ‘‘Doğum neden gerçekleşmiyor?’’,‘‘Neden hala bekleniyor,aksilik mi var ?’’ gibi sorular sorup sabırsızlanması,gereksiz yere doktorunuzun kendini baskı altında hissetmesine neden olabilir.

Anadolu’da çoğu kadın doğumhaneye son anda başvurur ve doğumunu kısa zaman içinde gerçekleştirir.Anneleri onlara ‘‘Sancın artsın,rahim ağzın iyice açılsın ki doktor sezaryen yapmasın’’diye öğütler.Bu da sakıncalı bir durumdur,çünkü doğumun bebek açısından en kritik anları evde yaşanmış olur.
Doğumhane kapısında bekleyen kişi sayısı ne kadar çoğalırsa,doğumhane ekibinin ve sizin üzerinizdeki baskı o kadar artar.Aile büyüklerine ve arkadaşlarınıza hemen haber vermek yerine biraz zaman geçmesini ve doğum eyleminin yoluna girmesini bekleyin.

Hemen her anne kendi tercih ettiği doğum şeklinin en iyi olduğunu söyleyecektir;haklıdır da,çünkü hem bebeği hem kendisi sağlıklıdır.Siz etrafınızdaki normal doğum örneklerini bulun.Kötü bir normal doğum deneyimi yaşamış annelerde olabilir elbette,ancak sayıları azdır.

Bazı hastanelerde sezaryenle doğum oranı çok yüksektir.Normal doğum için gecenin bir yarısında bunlardan birine giderseniz, ‘‘Serviste boş yatak yok’’ cevabıyla bile karşılaşabilirsimiz.Bu nedenle,doğum yapacağınız hastanenin doğumhanesini önceden mutlaka görün.Gece acil durum için gerekli donanımın ve personelin bulunup bulunmadığını mutlaka sorun.

Baştan sona tüm doğum eylemi boyunca sürekli yanınızda olmasını talep etmek doktorunuzun enerjisini azaltır.Yatıştan sonraki ilk muayenelerinizi muhtemelen doğumu gerçekleştirecek doktor yapmayacaktır.Ama doğum eyleminiz başladıktan sonra kendi doktorunuz mutlaka yanınızda olacaktır.

Kategoriler
SAGLIK

Diş Sağlığı ve Beyin Arasındaki İlişki

Gelişen tıp ve araştırma yöntemleri insan uzuvlarının birbirleriyle olan ilişkileri çözümlüyor.Japonyada 4200’den fazla Japon’un katıldığı araştırmada katılımcılar diş ve psikolojik kontrollerden geçirildi. 65 yaş üzerindeki bu gönüllülerin sonuçlarına bakıldığında, takma diş kullanan kişilerde hafıza problemlerinin daha fazla olduğu görüldü. Araştırmanın başındaki isim Dr. Nozomi Okamoto’nun durumla ilgili bir teorisi var: Teoriye göre diş kaybına neden olan diş eti hastalıkları beyin de dahil pek çok bölgede iltihaba neden oluyor. Bu nedenle hafıza problemleri sıklığı artıyor. Bu araştırma diş problemlerinin başka sorunlara da yol açtığını iddia eden ilk araştırma değil. diş sağlığı ve genel sağlık arasında başka bağlantılar da bulunuyor. Diş hastalıklarının neden olduğu sorunlar arasında kalp rahatsızlıkları, felç,diyabet ve hamilelik durumlarında düşük kilolu bebekler de bulunuyor.

Kategoriler
EĞİTİM GÜNCEL SAGLIK

Alo 182 Merkezi Hastane Randevu Sistemi (MHRS) ile Hastaneden Randevu Nasıl Alınır?

Merkezi Hastane Randevu Sistemi (MHRS)

Bilindiği üzere, Sağlık Bakanlığı Türkiye’de daha etkin ve verimli bir şekilde sağlık hizmetlerine ulaşılması amacı ile Sağlıkta Dönüşüm Projesi’ni yürürlüğe koymuş ve bu program kapsamındaki çalışmaları büyük ölçüde gerçekleştirmiştir. Bu programın en önemli çalışmalarından biride Merkezi Hastane Randevu Sistemidir (MHRS).

MHRS nedir?

MHRS; vatandaşların Sağlık Bakanlığına bağlı 2 ve 3. basamak Hastaneler ile Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri için 182 MHRS Çağrı Merkezini arayarak canlı operatörlerden kendilerine istedikleri hastane ve hekimden randevu alabilecekleri bir uygulamadır.

MHRS’nin amaçları nelerdir?

  • Hastanelerde daha iyi bir kaynak planlanması (iş gücü ve teçhizat kullanımının etkin ve verimli planlanması) yapılarak vatandaş/hasta memnuniyetinin artırılması, hastanelerde kuyrukların azaltılması.
  • Hastanelerde kaynak kullanımının ve dağıtımının ölçülmesi (iş gücü, makine ve teçhizat kullanımının etkin ve verimli uygulanması)suretiyle; sağlık hizmetleri sunumunun, verim ve kalitesinin artırılması. ?
  • MHRS verileriyle, sağlık politikaları geliştirilmesine yardımcı olunması.

MHRS Pilot Uygulaması

MHRS; pilot uygulama kapsamındaErzurum ve Kayseri illerinde uygulanmaya başlamıştır. Pilot uygulama boyunca gözlem yapılacak ve ardından tüm Türkiye’ye yaygınlaştırma süreci başlayacaktır. Bu kapsamda 1 Haziran 2010’da Yalova, 1 Temmuz 2010’da da Eskişehir, 26 Temmuz 2010’da Bilecik, Çanakkale, Edirne, Kırklareli, Sakarya ve Tekirdağ illerinde MHRS uygulamasına başlanılmıştır.

Randevu nasıl alınır?

  • Ev, iş, ankesör ve cep telefonlarından 182 numaralı Sağlık Bakanlığı MHRS Çağrı Merkezi aranır.
  • 182 numaralı telefonu arayan vatandaş tarafından çağrıyı karşılayan asistana (canlı operatör) randevu talebinde bulunulan vatandaşın T.C. Kimlik Numarası verilir. Asistan vatandaş bilgilerini doğrular.
  • Vatandaş Erzurum veya Kayseri illerinden randevu talebinde bulunduğu hastane, poliklinik ve hekim bilgilerinden en azından hangi polikliniğe gideceğini asistana bildirdikten sonra, asistan uygun tarih ve saat dilimlerini vatandaşa iletir.
  • Vatandaş seçimini yaparak randevusunu alır.

Randevu nasıl iptal edilir?

  • Ev, iş, ankesör ve cep telefonlarından 182 numaralı Sağlık Bakanlığı MHRS Çağrı Merkezi aranır. Bu arama randevu zamanından önce yapılmalıdır.
  • 182 numaralı telefonu arayan vatandaş tarafından çağrıyı karşılayan asistana randevu talebinde bulunulan vatandaşın T.C. Kimlik Numarası verilir. Asistan vatandaş bilgilerini doğrular.
  • Vatandaş iptalini istediği randevusunun, tarih ve zamanını asistana iletir. Asistan tarafından ilgili randevu iptal edilir.
Kategoriler
SAGLIK

Doktora Gidilmesi Gereken Durumlar Nelerdir? Hangi Belirtilerde, Hangi Ağrılarda Doktora Görünmek Gerekir?

Vücudunuzda herhangi bir ağrı ya da sızı oldu ya da ufak bir sakatlanma oldu veya vücudunuzda bir kızarlıklık oldu ve siz boş verip , sorunu kendi başınıza doktora görünmeden çözmek mi istiyorsunuz? Peki acaba doğru mu yapıyorsunuz? Acaba hangi durumlarda doktora gitmeliyiz? Doktora görünmemiz gereken durumlar nelerdir?

 

BAŞINIZI BİR YERE VURDUYSANIZ

En ufak çarpmada travma geçireceğinizi düşünmenin bir anlamı yok. Önemli olan kafanızı çarptıktan sonraki hafta vücudunuzda ne gibi değişiklikler olduğuna dikkat etmek… Beyin sarsıntısı ve damar çatlamasının belirtileri görmede problemler, mide bulantısı, bilinç kaybı ve şiddetli baş ağrısı olabilir. Bu belirtilerin herhangi biriyle karşılaşırsanız, acil olarak bir hastaneye gidip, tomografi çektirmeniz gerekebilir. Çünkü; bir doku içinde kan pıhtısı birikmiş olabilir. Bu da size zarar verir.

 

BOYNUNUZ TUTULDUYSA

Boynunuzun tutulmuş olması ciddi bir soruna işaret edebilir. Örneğin; bakteriyel menenjit, beyin ve omurilik üzerinde hızla ilerleyen bir enfeksiyona neden olabilir. Hastalığın en önemli belirtileri bitkin ve yorgun hissetmek, yüksek ateş, boynun tutulması ve şiddetli ağrıdır. Bu tür bir tabloyla karşılaştığınız zaman acilen hastaneye gitmeniz gerekir. Minessota Üniversitesi’nden Dr. Ed Hellinger, “Boyun ağrılarınız zamanla artarsa ve çenenizi göğsünüze değdirmekte zorlanırsanız, doktora gidin” diyor.

 

SÜREKLİ SU İÇMEK İSTİYORSANIZ

Gün içinde sürekli susamak Tip 1 veya Tip 2 diyabet hastalıklarının belirtisi olabilir. Tip 1 diyabette pankreas, besinlerden aldığı şekeri enerjiye dönüştürecek insülini üretemez. Tip 2 diyabet ise toplumda daha fazla görülür. Bu hastalıkta da vücut, gerekli olan insülini üretemediği için ideal kan şekeri seviyesini koruyamaz. Fazla kilo, bu hastalığı tetikleyebilir. Diyabet hastalığının bir başka belirtisi de iştah artışıdır. Diyabetin kesin olarak bir tedavisi yoktur. Ancak kan şekeri seviyenize dikkat edip, sağlıklı yaşamaya özen göstererek hastalığın etkilerini hafifletebilirsiniz. Bu ciddi hastalığa geç teşhis konursa, kalp sorunlarından körlüğe kadar pek çok hastalığa yakalanabilirsiniz.

 

KALP ATIŞLARINIZ DEĞİŞİYORSA

Hiç beklemediğiniz bir anda kalp atışlarınız hızlanıyor sonra bir anda normale dönüyor. Bu değişikliği fazla kahve tüketiminize bağlıyor ve daha az kafein almaya karar veriyorsunuz. Evet, bu işe yarayabilir ancak bu durumun gerçek sebebi panik atak olabilir. Bu hastalık özellikle genç kadınlarda çok sık görülür ve kişiyi nefes nefese bırakabilir. Bu durumun olası diğer sebepleri de tiroid bezinin hızlı çalışması veya kalpteki ritim bozukluğu olabilir. Bu tür bir durumda doktora gitmeniz gerektiğini unutmayın!

 

GECE AĞRILARINIZ ARTIYORSA

Uykunuzu kaçıracak kadar şiddetli ağrıların sebebini anlayamıyorsanız ve ağrı kesiciler de etki etmiyorsa, doktora gitmeniz gerekir. Uzmanlar vücudun aynı bölgesinde bir hafta boyunca devam eden kronik bir ağrı görüldüğü durumda mutlaka doktora görünmek gerektiğini söylüyorlar. Ağrıya ek olarak vücutta yüksek ateş ve o bölgede oluşan kızarıklık ve şişme de enfeksiyon belirtisi olabiliyor.

 

ŞİŞKİNLİĞİNİZ VARSA VE İSHALSENİZ

Sindirimde yaşanan sorunlar gün boyu sizi rahatsız edebilir. Midenizde şişlik hissedebilir ve karnınızda zaman zaman şiddetli ağrılar yaşayabilirsiniz. Sağlıklı beslenmenize rağmen bu sorunlar devam ediyorsa ve ilaçlar size etki etmiyorsa, sorununuz ‘İrritabl Bağırsak Sendromu’ (IBS) olabilir. Bu sindirim sistemi sorununda ishal, kabızlık, karında şişlik ve şiddetli kramplar görülebilir. Sorunun kesin bir tedavisi olmamakla birlikte beslenmenize dikkat etmeniz, bu tip rahatsızlıklarda çok önemlidir.

 

İLİŞKİ SIRASINDA CANINIZ ACIYORSA

Endometriozis’ sık karşılaşılan ve üreme çağındaki kadınları etkileyen ciddi bir hastalıktır. Normalde rahim içini örten zar tabakasının olması gereken yer dışında herhangi bir yerde bulunması sonucu oluşur. Hormonların etkisiyle büyüyen ve kalınlaşan doku, hormonlardaki azalmayla beraber kanayabilir. Cinsel ilişki sırasında özellikle adet dönemine yakın zamanlarda sancı yapabilir. Hastalığın ilerlemesi doğurganlığı engelleyebilir. Bu ciddi soruna karşı jinekolojik kontrollerinizi ihmal etmemelisiniz.

 

İDRARDA YANMA OLUYORSA

İdrar yaparken hissedilen yanma ve sonucunda oluşan ağrı, idrar yolları enfeksiyonunun sinyalidir. Bu sorundan kolayca kurtulmak istiyorsanız mümkün olduğu kadar çok su içmeniz gerekir. Ancak bazen sadece su içmek ağrıyı hafifletmez, ağır tablolarda bulanık ve kokulu idrar oluşabilir. İşte bu noktada doktora gidip, antibiyotik tedavisi görmeniz şart. İhmal ettiğiniz idrar yolları enfeksiyonları, ciddi böbrek rahatsızlıklarına ve hatta kanda enfeksiyon oluşmasına sebep olabilir.

kaynak: haber7.com