Kategoriler
GÜNCEL

Dünyanın En Kalabalık 20 Ülkesi Hangileridir?

Bölgesel Çevre Merkezi’ne göre dünyanın en kalabalık 20 ülkesi belli oldu. Türkiye 72 milyona varan nüfusuyla ilk 20 ülke arasına giren sıralamada 18’inci sıradan girdi

REC Türkiye’den yapılan yazılı açıklamada, iklim değişikliğinin günümüzde tüm dünya nüfusunu ilgilendiren en önemli sorun olduğu belirtilerek, iklim değişikliğinin sadece iklimlerde görülen gözle görülür değişiklikler değil, dünyanın ekolojik sisteminin hızla bozulması, kaynakların tükenmesi, bazı türlerin evrimleşirken, bazı türlerin tamamen yok olması anlamına geldiği vurgulandı.

İŞTE DÜNYANIN EN KALABALIK ÜLKELERİ

Bu değişimlerin, nüfusu hızla büyüyen dünyanın, 2030 yılından itibaren nüfus artışı ve kaynak yetersizliğiyle ilgili farklı konulara çözüm arayacağını ortaya koyduğu kaydedilen açıklamada,Birleşmiş MilletlerNüfus Fonu verilerine göre, 31 Ekim’de dünya nüfusunun 7 milyara ulaştığı belirtildi.

7 milyarlık dünya nufusunun en kalabalık ülkesi bilindiği gibi Çin Halk Cumhuriyeti. Çin’in ardından sırasıyla Hindistan ve ABD geliyor.

Türkiye 72. milyona varan nüfusuyla ilk 20 ülke arasına 18. sıradan giriyor. İşte ülke ülke nüfuslar;

Kategoriler
Genel Kültür

Nargile Nedir, Ne Zaman ve Nerede Ortaya Çıktı? Kısaca Nargilenin Özellikleri ve Kültürü

Nargile, batı dünyasınca Türk ve Araplara özgü bir kültür öğesi olarak bilinir. Bu yanlışta değildir aslında. Yüzyıllar boyunca Osmanlı yaşamında erkeklerin vazgeçilmez bir parçası haline gelen nargile, yavaş yavaş Müslümanların, Arapların, Türklerin adeta adıyla özdeşleşmiştir. İçenleri zevkten dört köşe yapan nargile, aslında yüzyılların birikimi bir kültür ürünü. Bizde uzmanportal.com olarak kültürümüzün bu ayrılmaz parçasını kısaca size tanıtmak istedik.

Nargile, Ortadoğu ve Güney Asya’ya özgü geleneksel bir tütün içme aracıdır. Kullanıcının bir hortum aracılığıyla sudan geçerek süzülen dumanı içine çekmesini sağlayan bir düzenek olan nargile, içim şekli ve adabı, yüzlerce yılda oluşmuş kullanım geleneği ile basit bir aletten fazlasını ifade etmekte olup, doğu kültürünün bir parçası haline gelmiştir.

Nargile temel olarak 4 bölümden oluşur:

  1. Ser: Nargile nin uzun gövdesi. Boyun kısmı dar olmakla birlikte karın kısmına inildikçe çapı genişleyen, yapı olarak sürahiye benzeyen bir parçadır. Cam, metal ve seramikten yapılır.
  2. Lüle: En üstte bulunan, tömbekinin konulduğu delikli tabla. Gümüş, pirinç ya da bakırdan yapılmış, oymalarla süslü bir muhafaza ile çevrilidir. üzerine köz konularak gerekli ısı sağlanır.
  3. Marpuç: Dumanı şişeden alan ve ağza ulaştıran bölümdür. Bu bölümde kullanılan hortumun iç kısmı koyun ve özel olarak ceylan derisinden yapılır.
  4. Şişe: İçinde dumanı filtre eden suyun olduğu ve fokurdamaların geldiği bölüm.

Bunlar dışında nargilenin diğer elemanları ise şöyledir:

  • Sipsi: Marpuçun ucuna takılan, dumanın içinden çekildiği küçük ağızlık. Tercihen kehribardan yapılır, fakat maliyet sebebiyle ve hijyenik açıdan, genelde tek kullanımlık olması sebebiyle, plastik olanları kullanılır. Mermer ya da gümüş olanları da mevcuttur.
  • Tepsi ve rüzgarlık: Tepsi közden düşen külleri toplar, rüzgarlık ise közün sönmemesi ve tepsideki ve lüledeki küllerin etrafa savrulmaması için kullanılır
  • Tömbeki: Nargileye has, kurutulmuş tütünün ince ince kıyılmasıyla elde edilen tütün.

Nargilenin tasarımında İslam’ın etkisindeki sanatın derin izleri görünmektedir. Cami minaresini andıran ser kısmı bunu çok iyi simgelemektedir. Ayrıca ser kısmı genellikle çiçek ve yaprak desenleriyle süslenmekte ve bunlarda zaman zaman yaldız kullanılmaktadır. Marpuç kısmında ise genelde el dokuması olan kilim desenleri kullanılmaktadır.

 

Çalışma Şekli

İçici marpuçtan nefes aldığında oluşan basınç farkıyla hava sırayla közden, sonra ısınarak lüledeki gözeneklerden geçer. Sıcak hava ile ısıtılan tömbekinin dumanı karışarak suyun içinden geçer, bu esnada soğur. Daha sonra hava marpuçtan içiciye ulaşır. Nargile içerisinde bulunan su dumanı soğutmanın yanı sıra içindeki katranı da bir miktar süzer. Nargile ile tütün içmenin, sigara şeklinde tütün içmekten farkı; nargilede çekilen tütün dumanı sudan geçerken barındırdıgı ısı suyu bir miktar buharlaştırır.

 

Tarihi

Nargile doğu kültürünün bir öğesi olmakta ile birlikte doğuş yerinin Hindistan olduğu zannedilmektedir. Çok farklı kültürlerinin farklı adlandırdıkları bu keyif aracı Araplar tarafından “Narcile”, İranlılar tarafından da “Kalyan” diye adlandırılır. Asıl nargilenin kökeni ise Farsça’da “Hindistan cevizi” anlamına gelen “Nargil”den gelir. Hindistan’da ortaya çıkan nargilenin ilk örnekleri Hindistan cevizinin içinin çıkarılıp kabuğuna bir kamış sokularak yapılmıştır. Zamanla Hindistan cevizi yerine kabak kullanılmaya başlanmış, kullananların sayısı arttıkça porselen ve bronz da nargile için elverişli malzemeler haline gelmiştir. Bunları cam, billur, çini hatta gümüş gövdeli nargileler izlemiştir. Hindistan’da doğan nargile, başta İranlılar olmak üzere Araplar, daha sonra da Osmanlılarla tanışmış.

 

Osmanlı döneminde İran’dan getirilen ve zamanın kahvehanelerinde muhabbetlere eşlik eden tömbeki, bazı padişahlar tarafından yasaklanmıştır. Nargile de uzun zaman İstanbul Tophane’de, İzmir Kemeraltı’nda ve Ankara Gençlik Parkı’nda tömbeki olarak sunulmaya başlanmıştır. Bu nostaljik mekanların müdavimlerini ise genellikle orta yaşın üstündeki insanlar oluşturuyordu. Daha sonraki, yani yakın dönemlerdeki aromalı nargilelerin hayatımıza girmesi ile daha hafif bir içecek haline gelen nargile genç kitle tarafından da tercih edilmeye başlandı.

 

Nargile Kültürü

Doğu kültürünün bir öğesi olan nargile sonradan batıda da kimi değişikliklerle kullanılmaya başlanmıştır. Kullanım kültürü dolayısıyla bu iki türe göre farklılıklar gösterir, ancak pek çok ortak öğe de mevcuttur.

 

Batıda birden çok marpuca sahip nargile kullanımı yaygındır. Bu uygulama doğudakine göre farklı bir toplu içim ortamı sunar, ki doğuda nargilenin bir marpucu vardır ve el değiştirmediği sürece tek kişi tarafından içilir.

 

Arap kültüründe kullanıcı içtikten sonra ya marpucu masaya dayayarak bunu belli eder, ya da ağız kısmı kendine bakacak şekilde eğimli tutarak yanındakine ikram eder. Kabul eden, nargileyi verene elinin tersi ile hafifçe vurur ya da sıvazlar, bu memnuniyet göstergesidir. Kafe ve restoranlarda ise her kullanıcının ayrı bir nargile ısmarlaması yaygındır.

 

İspanya’da “tetería” adı verilen ve genelde müslüman göçmenlerce işletilen çay evlerinde nargile içimi yaygınlık kazanmaktadır. İsrail’de “nargeela” olarak adlandırılan nargile kullanımı özellikle Yemen, İran, Irak ve Türkiye’den gelen göçmenler arasında yaygındır. Bunun yanında İsrailliler arasında da nargile kullanımı görülür.

 

Nargile tiryakileri arasında, güzel bir içim için ortamda olması gerektiği düşünülen dört öğe vardır, bunlar “nargilenin dört şartı” olarak geçiyor. Maşa, meşe közünü karıştırmak için gerekli, en iyi köz meşeden oluyor. Güzel bir köşeye yerleşmek tabii ki önemli, ve Ayşede tiryakinin çay, kahve gibi istekleri için hazır bulunmalı. Bu deyiş özellikle “eski toprak” Türk tiryakiler arasında yaygın olarak kullanılıyor.

Kategoriler
Genel Kültür

Baharat Nedir? Kelime Anlamı Nedir? Nereden Gelmektedir?

Kuzey Afrika’nın bugün en büyük şehri ise Kahire. Mısır’ın başkentinin ‘galip olan, faik olan’ anlamına gelen adını, Fatımiler bu şekilde meşhur etmişler. Kahire’nin başkenti olduğu ülkeye ise Ortadoğu ahalisi ‘Mısır’ derken, Batı alemi ‘kıpti’ kelimesine de kökenlik eden antik Yunanca ismine dayanarak ‘Egypt’ diyor. ‘Hindiye neden Turkey diyorlar’ yazısında paylaşmıştım, ülke adını mısır bitkisinden değil, mısır bitkisi Türkçe adını bu ülkeden alıyor. Sebebi yine Portekizliler… Amerika kıtasında mısırı getiren Portekizliler Kuzey Afrikalılara satar. Onlar da mısır üzerinden Anadolu’ya ulaştırınca tahılın adı ‘mısır tahılı’ olur. Bizden de Avrupa’ya gider. İtalyanlar da uzun yıllar ‘Türk tahılı’ der buna.

Mısır’ın hikayesi biraz ‘baharat’ gibi… Hindistan’a Hintliler, Hindistan demiyor. Kendi dillerinde ülkelerinin resmi adı Bharat. Hindu kutsal metinlerine dayanan Sankskritçe bir isim. Bir zamanların en kıymetli ticaret mallarından olan baharat da çoğunlukla bu ülkeden geldiği için, bu lezzet kaynaklarına ‘baharat’ demişiz.

Kategoriler
GÜNCEL

2050’de Türkiye’nin Nüfusu Ne Kadar Olacak? İşte Bilimsel Verilere Göre Ülke Ülke 2050 Nüfusları

Son yıllarda hızla her alanda gelişen ülkemiz, gelecek hedeflerini hep 2023’e ve 2050’ye indekslemiş durumda. 2023’ün önemi cumhuriyetimizin 100. yıl dönümü olması, 2050 ise milenyumun ve içinde bulunduğumuzun yüzyılın ortası olması. Bu yüzden de 2050 yılı her ülke için çok önemli ve bazı konularda da önemli verilerin göstergesi olacak. Birleşmiş Milletlerde bu konuya değinip, önemli bir araştırmaya imza atmış, bizde bu konuyu paylaşacağız sizlerle. Bu araştırmanın konusu 2050 yılında dünyanın önemli devletlerinin nüfus büyüklükleri. İşte sizi çok şaşırtacağına inandığımız araştırma sonucu veriler;

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) tahminlerine göre, dünya nüfusu 2010 yılında, geçen yıla kıyasla, yaklaşık bir Türkiye nüfusu kadar 79 milyon kişi arttı ve 6 milyar 908.7 milyon oldu. Dünya nüfusu, 2050 yılında 9 milyar 150 milyonu bulacak.

UNFPA verilerine göre, nüfusu 2009 yılında 1 milyar 198 milyon kişi olan Hindistan, 2010 yılında 1 milyar 214,5 milyona ulaştı. Hindistan, 2050 yılına kadar, 399,3 milyonluk artışla 1 milyar 613,8 milyon olacak ve şu anda kendisinden 139,6 milyon daha fazla nüfusa sahip Çin’in 196,8 milyon önüne geçecek.

Bu dönemde Pakistan 150.4  , Nijerya 130.8  , Etiyopya 88.8  , ABD 86.3  , Kongo Demokratik Cumhuriyeti 79.7  , Çin 62.9 milyon kişi artacak.

2050’de TÜRKİYE’NİN NÜFUSU 97 MİLYONU AŞACAK

Türkiye nüfusu ise 2050 yılına kadar, 75.7 milyondan, 21.7 milyonluk artışla 97.4 milyona yükselecek.

Halen Türkiye nüfusundan az bir nüfusa sahip olan Kongo Demokratik Cumhuriyeti nüfusta Türkiye’yi geçerken, Almanya, Türkiye’nin gerisinde kalacak.

Bu dönemde, büyük nüfuslu ülkelerden Japonya’da 25.3  , Rusya’da 24.3 ve Almanya’da 11.6, İtalya’da 3 milyonluk nüfus azalması olacak.

ABD, 86.3 milyonla gelişmiş ülkeler içindeki en yüksek nüfus artışlarından birini gerçekleştirerek nüfusunu 317.6 milyondan 403.9 milyona çıkaracak ve üçüncülükteki yerini koruyacak.

Halen altıncı sırada yer alan Pakistan, 335.2 milyonluk nüfusla dördüncü sıraya yükselirken, dördüncü sıradaki Endonezya 288.1 milyonluk nüfusla altıncı olacak. 2010 itibariyle 158.3 milyon nüfuslu Nijerya ise 2050’de 289.1 milyonluk nüfusuyla dünyada 5. büyük ülke olacak.

Nüfus büyüklüğüyle şu anda 17’inci sırada yer alan Türkiye, 21.7 milyonluk nüfus artışına rağmen, Almanya’yı geride bırakacak, ancak Kongo Demokratik Cumhuriyeti ile Tanzanya’ya geçilmekten kurtulamayacak ve 18’inci sıraya inecek.

AFRİKA NÜFUSU 1 MİLYAR AŞTI, 2050’DE 2 MİLYARA DAYANACAK

Halen 6.9 milyar düzeyinde bulunan dünya nüfusunun 1 milyar 237.2 milyonu gelişmiş ülkelerde, 5 milyar 671.5 milyonu az gelişmiş ülkelerde (bunun 854.7 milyonu da en az gelişmiş ülkelerde) yaşıyor.

2050 projeksiyonunda da 9 milyar 150 milyon olacağı tahmin edilen dünya nüfusunun 1 milyar 275.2 milyonunun gelişmiş ülkelerde, 7 milyar 946 milyonunun az gelişmiş ülkelerde (bunun 1 milyar 672.4 milyonu en az gelişmiş ülkelerde) olacağı öngörülüyor.

2010 itibariyle dünya nüfusunun 1 milyar 33 milyonluk kısmının yaşadığı Afrika’da, 2050 yılına gelindiğinde nüfus 1 milyar 998.5 milyona ulaşacak.

Bu dönemde Arap ülkelerinin nüfusu 359.4 milyondan 598.2 milyona çıkacak. Asya’nın nüfusu 4 milyar 166.7 milyondan 5 milyar 231.5 milyona yükselecek. Avrupa nüfusu ise 732.8 milyondan 691.0 milyona gerileyecek.

Söz konusu dönemde Latin Amerika ve Karayipler’in nüfusu 588.6 milyondan 729.2 milyona, Kuzey Amerika’nın nüfusu da 351.7 milyondan 448.5 milyona yükselecek.

Okyanusya’da ise nüfus 35.8 milyondan 51.3 milyona çıkacak.

GELİŞME AZ NÜFUS ARTIŞI FAZLA

2005-2010 döneminde nüfus artış hızı ve şehirleşme oranı değerlendirildiğinde ise nüfusun daha az gelişmiş ülkelerde daha hızlı arttığı bir kez daha görülüyor.

BM Nüfus Fonuna göre, nüfus artış hızı bu dönemde dünya toplamında yüzde 1.2, gelişmiş ülkelerde yüzde 0.3, az gelişmiş ülkelerde yüzde 1.4 ve daha az gelişmiş ülkelerde yüzde 2.3 olacak.

2010 itibariyle şehirleşme oranı dünya genelinde yüzde 50, gelişmiş ülkelerde yüzde 75, az gelişmiş ülkelerde yüzde 45 ve en az gelişmiş ülkelerde yüzde 29 düzeyinde bulunuyor.

Şehirleşme oranı kıtalara göre değerlendirildiğinde de bu oran Afrika’da yüzde 40, Arap ülkelerinde yüzde 56, Asya’da yüzde 42, Avrupa’da yüzde 73, Latin Amerika ve Karayipler’de yüzde 80, Kuzey Amerika’da yüzde 82 ve Okyanusya’da yüzde 70 olarak hesaplanıyor.

2005-2010 döneminde kıtalara göre nüfus artış hızına bakıldığında da en yüksek nüfus artış hızının yüzde 2.3 ile Afrikada, en düşük nüfus artış hızının ise yüzde 0.1 ile Avrupa’da olduğu görülüyor.

Söz konusu dönem için nüfus artış hızı Arap ülkelerinde yüzde 2.1, Asya’da, Latin Amerika ve Karayipler’de yüzde 1.1, Kuzey Amerika’da yüzde 1 ve Okyanusya’da yüzde 1.3 olarak belirtiliyor.

Kategoriler
GÜNCEL

Hindistan Ay’a inmek üzere

Hintlilerin ilk Ay seferine çıkan insansız Çandrayaan-1 adlı uzay aracı, Ay yörüngesine yaklaştı.

22 Ekim’de fırlatılan araç, bu sabah TSİ 07.00 sularında Hintli uzay yetkililerinin “Ay’a intikal yörüngesi” olarak adlandırdığı bölgeye girdi.Hint uzay aracında, Hintlilerin yanı sıra Avrupalılar ve Amerikalıların geliştirdiği bilimsel araçlar bulunuyor. Çandrayaan-1, gerek Ay çevresinde, gerekse Ay yüzeyinde araştırmalar yapacak. Yüzeydeki araştırma , Ay’a indirilecek sonda vasıtasıyla yapılacak.

Bir yetkili, “Operasyon çok iyi geçti” dedi.

Çandrayaan-1, Dünya çevresinde 2 hafta dolandıktan sonra artık Ay’a bin km mesafede bulunuyor. Ay seferinin bundan sonraki aşaması, aracın Ay’ın yörüngesine oturtulması olacak. Çandrayaan-1, 8 kasımda Ay yüzeyine yaklaşık 100 km irtifada yörüngeye sokulacak.

Ay görevi 2 yıl sürecek.