Kategoriler
Genel Kültür

Rüzgar Enerjisi Nedir? Rüzgar Gücü İle Nasıl Elektrik Elde Edilir?

Başlangıç maliyeti yüksek olup sonra neredeyse hiçbir uğraşa neden olmayacak bir yatırım aracı olarak rüzgar enerjisini kullanma yöntemi en akıllıca yöntemdir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının başında gelen rügar enerjisinin yurdumuzda büyük bir potansiyeli bulunuyor. Bu nedenle şu günlerde rüzgar enerjisine büyük bir yatırım yapılıyor. Böylece 2023 yılına kadar 20 bin megavat rüzgar enerjisi üretmek için 30 milyar doları rüzgar türbinlerine yatıracak Türkiye, bunun en azından 7.5 milyar dolarını kendi imkanlarıyla sağlamayı planlıyor. Kalanının ise yabancı markalarca karşılanacağı düşünülüyor. Peki bu enerji kaynağı nasıl elde edilir? Uzmanportal.com olarak sizler için araştırdık.

İnsanlar yelkenlileri hareket ettirmek ve gemileri yürütmek için en az 5500 yıldan beri rüzgârın gücünden faydalanıyor. Yeldeğirmenleri, sulama işlemi ve tahıl ezmek için 7. yüzyıldan beri Afganistan, İran ve Pakistan’da kullanılıyor.

1887 Haziran ayında İskoç Akademisyen Profesör James Blyth rüzgâr gücü deneylerine başladı ve 1891’de İngiltere’de patent aldı. 1887-88’de Amerika Birleşik Devletleri’nde, Charles Francis Brush rüzgâr güç makinesi kullanarak elektrik üretti. 1900 yılına kadar evinde ve laboratuvarının elektriğini sağladı. 1890’larda Danimarkalı bilim adamı ve mucit Poul la Cour elektrik üretmek için rüzgâr türbinlerini inşa etti. Bu, daha sonra hidrojen üretmek için kullanıldı. Bunlar bugüne gelinceye kadar rüzgârdan nasıl faydalanıldığını gösteriyor.

Modern rüzgâr güç endüstrisi 1979’da, Danimarkalı Kuriant, Vestas, Nordtank ve Bonus şirketlerinin rüzgâr türbinlerini seri üretmesiyle başladı. Bunlar bugünkü standartlardan küçüktü ve her biri 20-30 kW’lıktı. Ondan sonra kapasitelerini 7 MW’a çıkarttılar ve birçok ülkeye yayıldılar.

Rüzgâr gücü, elektrik üretmek için rüzgâr türbinleri, mekaniksel güç için Yel değirmeni, su veya kuyu pompalama için rüzgâr pompaları veya gemileri yürütmek için yelkenler kullanarak rüzgârın kullanışlı formundaki rüzgâr enerjisinin sonucudur.

2009’un sonunda dünya çapındaki rüzgâr güç generatörlerinin kapasitesi 159,2 GW (GigaWatt) idi. Enerji üretimi ise 340 TW (TeraWatt) idi. Bu da dünyada kullanılan elektriğin %2’si anlamına geliyor. Enerji üretimi, 2007, 2008 ve 2009 yıllarında ikişer kat olmak üzere hızlı bir şekilde artıyor. 2008’de Statik (veya durağan) elektrik üretimi Danimarka’da %19, İspanya ve Portekiz’de %13, Almanya ve İrlanda’da %7 olmak üzere bazı ülkelerde (hükümetin desteğiyle) rüzgâr gücü gözle görülür şekilde, hızla artıyor. Türkiye’de çalışmalar yeni yeni başladı. Mayıs 2009 itibariyle 80 ülkede ticari olarak rüzgâr gücü kullanılıyor.

Büyük boyutlu rüzgâr tarlaları, elektrik iletim sistemine bağlanır. Daha küçük tesisler, üretilen elektriği sistemden ayrılan yerlerde kullanır. Bazı şirketler, küçük tesislerde üretilen fazla elektriği satın alıyor. Güç kaynağı olarak rüzgâr enerjisi fosil yakıtlara bir alternatiftir. Çünkü, bol, yenilenebilir, alıcı kitlesi geniş, temiz ve işlem esnasında sera gazı etkisine neden olmamaktadır. Bununla birlikte görüntü kirliliğine ve çevreye verdiği etkilerden dolayı rüzgâr tarlalarını inşa etmek genelde hoş karşılanmıyor.

Ekonomik olarak sadece rüzgâr olduğunda kullanılabiliyor olmasından dolayı rüzgâr gücü düzensizdir. Hidrolik güç ve standart yük işletme teknikleri gibi diğer kaynaklar ihtiyaca göre kullanılır. Rüzgârın seyrek aralıklarla esmesi, toplam talepten daha az kaynak sağlandığında bazı problemleri beraberinde getirir. Fakat maliyeti oranı daha azdır.

Bir rüzgâr tarlasındaki türbinler orta gerilimle güç toplama sistemi ve iletişim ağına bağlıdır (daha çok 34,5 kV). Alt istasyondaki, bu orta gerilim elektriksel akımı yüksek gerilim elektrik iletim hattı sistemine bağlanması için bir transformatör yardımı ile arttırılır.

Şebeke yönetimi
Rüzgâr gücü için sıklıkla kullanılan indiksiyon generatörler, ikazlama için reaktif güce ihtiyaç duyarlar. Bu yüzden, güç faktörü düzeltme için sağlam kondansatör bankalarını içeren rüzgâr güç düzeltme sistemlerinde şalt sahasına ihtiyaç vardır. Rüzgâr türbin generatörlerinin farklı türleri, şebekeye iletim esnasında farklı davranır. Bu yüzden, yeni bir rüzgâr tarlasının dinamik elektromekanik karakteristiğinin kapsamlı modellemesi, iletim sistemi oparatörlerinin, oluşabilecek sistem hatalarını tamir edebilmesi ve dengeli davranış göstermesi sağlaması için, gereklidir. Özellikle indiksiyon generatörler, buhar ve hidrolik türbin senkron generatörlerin aksine, hata esnasında sistem gerilimini desteklemezler. Çift beslemeli elektrik makineleri –rüzgâr türbinleri ve türbin generatörü ile toplayıcı sistem arasındaki katı hal dönüştürücüleri- şebeke bağlantısı için daha çok tercih edilen özelliklere sahiptir. İletim sistemi operatörleri, sisteme bağlantıyı sağlayan gereçleri belirlemek için şebeke koduna sahip bir rüzgâr tarla geliştiricisi ile bağlantı kurmalıdır. Bu gereçler, güç faktörü, sabit frekans ve sistem hataları esnasındaki rüzgâr türbinlerinin dinamik davranışlarını içerir.

Kapasite faktörü
Rüzgâr hızının sabit olmadığından dolayı, rüzgâr tarlasının yıllık enerji üretimi, generatör üzerindeki etikete yazılan saatlik değerlerin bir yıldaki toplam saatle çarpılması sonucu çıkan değer ile hiçbir zaman aynı olmaz. Bir yıldaki gerçek üretim değeri teorik olarak maksimum değer olan kapasite faktörü olarak adlandırılır. Tipik olarak kapasite faktörü %20 ile 40 arasındadır. Örneğin, kapasite faktörü %35 olan 1 MW’lık bir türbin, yılda 8760 MWh (1*24*365) üretmez. Sadece 1*0,35*24*365= 3066 MWh üretir.

Yakıt santrallerinin aksine kapasite faktörü rüzgârın doğal özelliğiyle sınırlıdır. Diğer tür güç santrallerin kapasite faktörü, daha çok yakıt maliyetine dayalıdır. Küçük bir miktarı bakım masraflarını oluşturur. Nükleer santrallerin yakıt maliyeti düşüktür ve bu yüzden %90 gibi bir verim ile çalışır. Yüksek yakıt maliyetine sahip santraller geri dönüşüme döndürüldü. Yakıt olarak doğal gaz kullanan gaz türbini işletim için çok pahalıdır ve sadece enerji ihtiyacının en yoğun olduğu zaman çalıştırılır. Bir gaz türbin santralinin yıllık kapasite faktörü, yüksek enerji üretim maliyetinden dolayı %5 ile 25 arasındadır.

Etki
Rüzgâr enerji “etki”si, rüzgâr tarafından üretilen enerjinin, generatörün kullanılabilir toplam kapasitesi ile karşılaştırılmasıdır. Genellikle rüzgâr etkisinin “maksimum” seviyede olduğu kabul edilir. Belirli şebekedeki sınır var olan üretim santrallerine, mekanizmaların fiyatına, arz-talep yönetimine için verime ve diğer faktörlere bağlıdır. Bağlı bir elektrik şebekesi, donanım başarısızlıkları için zaten ters besleme ve iletim verimini içerir. Bu ters verim, rüzgâr santrallerinde üretilen gücü düzene koymaya da yardımcı olabilir. Çalışmalar tüketilen toplam elektrik enerjisinin %20’sinin en az zorlukla birleştirilebileceğini gösterdi. Bu çalışmalar çoğrafik olarak çeşitli yerlerdeki rüzgâr tarlalarında, kullanılabilir enerjinin bir kısmında, arz-talep yönetiminde, büyük şebeke alanlarında yapıldı. Bunlardan başka birkaç tekniksel sınırlama da vardır. Fakat ekonomik dengesizlikler daha da önem arzediyor.

Şu anda, birkaç şebeke sistemindeki rüzgâr enerjisinin etkisi %5’in üzerindedir: Danimarka (%19’un üzerinde), İspanya ve Portekiz (%11’in üzerinde), Almanya ve İrlanda Cumhuriyeti %6’nın üzerinde). Örneğin, 8 Kasım 2009’un sabah saatlerinde, İspanya’daki elektrik arzında, ülkenin elektriğinin yarıdan fazlası rüzgâr enerjisinden sağlandı. Bu durum şebekede hiçbir sorun teşkil etmedi.

Danimarka şebekesi, Avrupa şebekesiyle büyük oranda bağlantılıdır. Rüzgâr gücünün yarıdan fazlasını Norveç’e göndererek şebeke yönetimi problemlerini çözmüş oldu. Elektrik gönderimi ve rüzgâr gücü arasındaki ilişki çok sıkıdır.

Kesintiler ve etki sınırları
Rüzgâr gücünden üretilen elektrik, birkaç farklı zaman aralığında, saatlik, günlük ve mevsimlik olarak yüksek oranda değişebilir. Yıllık değişim de vardır. Değişim rüzgâr santral çıkışının predictability nin saatlik veya günlük kısaltmasıyla ifade edilir. Diğer elektrik kaynakları gibi rüzgâr enerjisi “tarife”lendirilmelidir. Rüzgâr gücünde tahmini yöntemler kullanılır. Fakat rüzgâr santral çıkışının predictability kısaltma işleminde düşük kalır.

Çünkü ani elektrik üretim ve tüketimi, şebeke kararlılığını koruması için dengede kalmalıdır. Bu değişim dayanıklılığı, sağlanabilir şebekedeki rüzgâr gücünün büyük oranlardaki değişimlerine karşı koyabilir.

Kategoriler
EKONOMİ Genel Kültür

Suyu Verimli Kullanmak İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir? Su Tasarufu Yapmak İçin Bilinmesi Gerekenler?

Suyu Verimli Kullanmak İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir? Su Tasarufu Yapmak İçin Bilinmesi Gerekenler?

Tamamen ikame edilemeyen(yerine başka birşey konulamayan, yeri doldurulamayan) bir kaynak olan su; yaşayan bütün canlılar için en önemli doğal kaynaklardan birisidir. Su, hayatın ve canlıların kaynağıdır. İnsan kullanımı, ekosistem, ekonomik kalkınma, enerji üretimi ve ulusal güvenlik gibi suyun gerekli olduğu bir çok sektör bulunmaktadır. Özellikle son yirmi yıl içerisinde artan su talebi küresel bir su krizini gündeme getirmiştir. Yeryüzünün üçte ikisi suyla kaplı olmasına rağmen bunun ancak %0,3 ü içilebilir durumdadır. Su sağlıktır ve ekonomik bir değerdir. Bu değeri korumak için aşağıdaki kurallara uymalıyız.

a) Suyun verimli kullanılmasında, mümkün olduğunca suyu boş yere akıtmamalıyız.
b) Musluklarımızı ve sifonlarımızı daima bakımlı tutmalıyız. Bozuk olanları hemen tamir ettirmeliyiz. Her saniyede, bir damla su harcayan musluk yılda 1 ton su harcar.
c) Tuvaletlerde rezervuar hacmi küçük olanları tercih etmeliyiz. Sifonu gereksiz yere çekmemeliyiz.
d) Diş fırçalarken, tıraş olurken, ellerimizi yıkarken suyu kapatmalıyız. Bu işleri yaparken musluğu ihtiyacımız olduğu kadar açmalıyız.
e) Küvette yıkanma yerine ekonomik başlığa sahip duşla yıkanmayı tercih etmeliyiz.
f) Bulaşıkları elde değil, bulaşık makinesinde yıkamalıyız.
g) Çamaşır makinesini ekonomik kullanmalıyız.
h) Kapı önü, balkon, merdivenler ve teras gibi yerlerin temizliğinde hortumla su tutmak yerine kova veya sünger kullanmalıyız.
ı) Sebze ve meyveler su dolu bir kapta biraz bekletilip yıkanırsa çok daha az su tüketilir.
i) Buzluktaki yiyeceklerin ve diğer donmuş gıdaların buzunu eritmek için su kullanmamalıyız.
j) Sebze ve meyveleri yıkadığımız suyla çiçekleri ve bahçeyi sulamalı, temizlik yapmalıyız.
k) Bahçe sulama için buharlaşmanın az olduğu sabah ya da akşam üstü saatlerini tercih etmeliyiz.
l) Muslukların su kaçırmadığından emin olmalı ve gerekirse tamir ettirmeliyiz.
m) Su kaynaklarının kirletilmemesine özen göstermeliyiz.

Kategoriler
EKONOMİ

Klimadan Nasıl Tasarruf Edilir? Klima Tasarruf Etme Yolları Nelerdir?

Klimadan Nasıl Tasarruf Edilir

Özellikle yaz aylarında sıkça çalıştırdığımız klimalar, ülkemizde sürekli zam yapılan elektrik faturalarını kabartmakta ancak klimadan da enerji tasarrufu yapabilirsiniz klimanızı doğru yere monte etmediyseniz çok daha fazla enerji harcayacaksınızdır. Klima tasarrufu için en önemli faktör makinenin modeli diyebiliriz makinenin evdeki konumundan, kullanılış biçimine göre bir birinden farklı doğru bilgi ile hem makinenin ömrü uzatılabiliyor hemde çok ciddi tasarruf yapılabiliyor.

Klimaların enerji sınıfı A’dan G’ye kadar olan harf işaretlemeleriyle belirtilmektedir. Aynı soğutma veya ısıtma kapasitesine sahip olsalar da “A” sınıfı klima “G” sınıfına göre daha az enerji harcar. Bu yüzden klima alırken A sınıfı olmasına dikkat etmeliyiz.

On yıldan eski olan klimalarımızı yenilemeliyiz. Çünkü eski klimalar aynı soğutma performansı için yeni klimalara oranla %40 daha fazla enerji harcar.

Yaşadığımız mekanı soğuturken panjurları ve perdeleri kapalı tutarsak enerji tasarrufu sağlamış oluruz.

Evinizin ısı yalıtımı konforunuzu artırır ve enerji sarfiyatını düşürür. Bu nedenle ortamın ısı kayıp-kazanç noktalarının izolasyonu önemlidir.

Klimanızı çalıştırırken uygun bir oda sıcaklığı seçin. Çok düşük sıcaklık seçimi yaparsanız oda çok soğuyacağı gibi gereksiz enerji sarfiyatına neden olacaktır. Odanızı soğutmak istiyorsanız, klimayı 22-24 dereceye kadar ayarlamamız yeterli olacaktır. Unutmayın ki klimalarda düşürdüğümüz her bir derece %3-4 oranında daha fazla enerji harcar.

Çok sıcak olmayan ama nemli günlerde klimanızı nem alma modunda çalıştırın.

Dışarısı serinlemiş ise klimanızı kapatıp pencere veya kapınızı açmayı tercih edin.

Filtrelerin zaman içinde tıkanması hava akışını, soğutmayı ve nem giderme performansını azalttığından, enerji sarfiyatını arttırır. Bu yüzden hava filtresinin temizliğini düzenli olarak yapmalı ve filtreyi belli aralıklarla değiştirmeliyiz. Her yaz ve kış sezonu öncesi klima cihazınızın bakımını, temizliğini ve kontrollerini yaptırın.

Klimanın hava giriş-çıkış kanallarının ve üfleme menfezlerinin önlerinde hava akışını engelleyecek eşyalar bulundurmayın.

Programlama özelliği olan klimaları tercih edin. Cihazınızın kullanılmadığı zamanlarda kapanmasını ve kullanacağınız zaman açılmasını sağlayan otomatik programlama yapın. Böylece gereksiz enerji tüketimini engellemiş olursunuz.

Klimanın dış ünitesinin doğrudan güneş altında olduğu yerlerde, bir gölgelik ile güneşten korunması enerji tasarrufu sağlar.

Klimanızı soğutma konumunda çalıştırırken odanın doğrudan güneş ışığı almamasını sağlayın.

Soğutma konumunda ortamda ısı yayan cihazların kullanılmamasına özen gösterin. Bilgisayar, TV, müzik seti gibi elektronik cihazlar ile ampul, avize ve abajurlar ortama ısı yayar ve klimanın enerji sarfiyatını artırırlar.

Tüm bunların yanı sıra klimadan çıkan saf suyu ütü için kullanarak, ütümüzün uzun ömürlü olmasını sağlayıp, sudan da tasarruf edebiliriz.

kaynak

Kategoriler
EKONOMİ

Forex Nedir? Forex Hakkında Temel Bilgiler. Kısa Forex Rehberi

Forex nedir?

Forex yada Fx, İngilizce “Foreign Exchange” sözcüklerinden oluşturulmuş bir kısaltmadır. Forex ülkelerin para birimlerinin karşılıklı olarak değiştirildiği yani alınıp satıldığı bir piyasadır. Forex, dünyanın en gelişmiş finansal piyasasıdır. Bütün dünyada dövizlerin fiyatları bu piyasada belirlenir.

 

Forex piyasası nerededir?

İMKB ve New York Hisse Senedi Borsası gibi diğer finansal piyasalarından farklı olarak Forex spot piyasasının fiziksel bir mekanı ya da bir merkezi yoktur. Forex piyasası bir tezgah üstü piyasa (Over-the-Counter – OTC) ya da bir “Bankalar Arası” piyasadır. Tüm piyasa katılımcıları bilgisayarlarla bankalar arası bir ağla birbirleriyle bağlantı halindedir ve piyasa tamamen bilgisayarlarla yönetilmektedir.

 

Forex piyasasının işlem hacmi nedir?

Forex piyasası işlem hacmi bakımından dünyanın en büyük finansal piyasadır. Burada günlük işlem hacmi 2,5 trilyon ile 4,0 trilyon Dolar arasında değişir. Buna karşılık dünyanın en büyük borsası olan New York borsasındaki günlük işlem hacmi 20 milyar Dolar civarındadır.

 

Forex piyasalarında başarılı olmak için ne yapmalıyım?

Uzmanların hemen hepsi başarı için gereken minimum bileşenler konusunda aynı fikirdedir:

  • İyi bir teknik eğitim ve trading bilgisine sahip olmalısınız
  • Piyasaların hareketlerinin temel nedenlerini iyi kavramalısınız
  • İşlem yapmanın psikolojik yönünü iyi bilmeli ve iyi bir psikolojik kontrole ve disipline sahip olmalısınız.

 

Forex’te manipülasyon yapılabilir mi?

Günlük çok yüksek işlem hacmi nedeniyle Forex piyasasının manipüle edilmesi olanaksızdır.

 

Piyasayı nasıl izleyebilirim?

Aracı kurumunuzun size sunmuş olduğu gerçek zamanlı işlem platformu aracılığı ile piyasayı izleyebilirsiniz.

Forex Piyasaları hangi günler ve hangi saatler arası açıktır?

Forex piyasalarında hafta içi her gün günün 24 saati işlem yapılmaktadır. Pazar günü Türkiye saati ile gece yarısı, Yeni Zelanda piyasası açılış yaptıktan sonra sırasıyla, Avustralya, Tokyo, Hong Kong, Singapur ve Dubai piyasaları açılır. Sabah saat 08:00’de, bu ülkelerin piyasalarının kapanmasına yakın saatlerde Avrupa piyasaları sırasıyla açılış yapar. ABD piyasasının açılış saati Türkiye saati ile 15:30’dur. ABD piyasası bizim saatimiz ile gece 12:00’ye kadar işlem görür. Ardından yine Yeni Zelanda piyasası açılır. Cuma gecesi ABD piyasasının kapanmasıyla Forex piyasaları tatile girer.

Döviz piyasalarına yön veren verilerin büyük bir çoğunluğu ABD’den gelmektedir. Bu nedenle genellikle öğleden sonra ABD piyasasının açılış yapmasıyla birlikte piyasalarda bir hareketlilik oluşur.

 

Forex piyasanın katılımcıları kimlerdir?

Forex piyasasının ana katılımcıları bankalar ve aracı şirketlerdir. Bireysel ya da kurumsal oyuncular, broker şirketler aracılığı ile piyasada işlem yapabilirler. Broker şirketleri kendi müşterilerinin alım/satım isteklerini yerine getirir. Büyük mevduatları olan müşteriler için bankalar kendileri de aracı kurumluk (Broker’lık) hizmetini verebilir.

 

Piyasayı sürekli izlemek zorunda mıyım?

Piyasayı sürekli izlemek ya da izlememek tamamen sizin seçiminizdir. Forex yatırımcıları çalışma saatlerini kendileri belirlerler. Forex piyasasında haftada 5 gün 24 saat işlem yapılabilir. Yatırımcılar finans piyasalarındaki etkinliklerini diğer işleriyle birlikte sürdürebilirler.

 

Ne kadar kazanç sağlayabilirim?

Forex piyasasında yatırdığınız paradan daha fazlasını kaybetmeniz mümkün değildir. Buna karşılık geliriniz asla sınırlanamaz. Kazanç ya da kayıp miktarı yatırımcının yeteneğine, bilgisine deneyimine ve aldığı riske bağlıdır. Forex piyasasında para kazanabileceğiniz gibi para da kaybedebilirsiniz.

 

Forex kazancımdan ne kadar vergi ödemek zorundayım?

Arbitraj kazançları şu an için gelir vergisine tabi değildir. İleride ülkemizde de bu konuda yasal düzenlemeler yapılmasını bekliyoruz.

Kazancımı ya da tüm paramı istediğim zaman çekebilir miyim?

Denetim altında olan ve güvenilir bir aracı kurum ile çalışıyorsanız paranızın tamamını ya da istediğiniz bir kısmını dilediğiniz zaman çekebilirsiniz.

kaynak