Kategoriler
Genel Kültür

Tarihteki Önemli Kişilerin İlginç Ölümleri

Yaşamlarında dünya için çok önemli buluşlara imza atan kişilerin, ölümleri de ilginç oluyor. Bu yazımızdabu kişilerden bazılarını bulacaksınız:

”Cahillikler Kitabı”nın yazarı John Lloyd ile John Mitchinson’ın kaleme aldığı kitap, tanınmış isimlerin bilinmeyenlerine ışık tutuyor. Farklı dallardan 38 kişiye ilişkin ilginç ip uçlarına yer verilen kitapta toplanan şaşırtıcı gerçeklerden bazıları şöyle:

-Leonardo Da Vinci: Dahi kişiliğin ve Rönesans’ın simgesi olarak tanınan Leonardo Da Vinci’nin ölümünün üzerinden bugün 500 yıl geçti. Rönesans döneminde sanatta ve bilimde üstün çalışmaları bulunan Da Vinci, zekiydi, ancak yanılmaz da değildi. Sıklıkla iddia edildiğinin aksine makas, helikopter ya da teleskobu da icat etmedi. Matematikte çok kötü olan Leonardo Da Vinci, temel geometriyi ise ancak öğrenebildi. Aritmetik hesapları çoğu kez yanlış olan dahinin gözlemlerinin bir çoğu da zamanla çürütüldü. Ay yüzeyinin suyla kaplı olduğunu ve bu sayede güneş ışığını yansıttığı, semenderin sindirim organlarından yoksun olduğu ve ateş yiyerek beslendiği kanısındaydı. Bütün bunlara rağmen çağının fersah fersah ilerisindeki Leonardo Da Vinci’nin defterleri ve içindeki devrimci görüşler, ancak 19. yüzyılda tam manasıyla çözebildi. O bir dehaydı, tıpkı Kral I. Francis’in dediği gibi; ”Dünyaya Leonardo kadar bilgili bir adam hiç gelmedi”…

-Hans Christian Andersen: Babası Hans’ı 11 yaşındayken kaybeden ünlü masalcı, sefalet içinde büyüdü. Fakirliğinin yanı sıra ilk gençlik yıllarında da sürekli aşağılanan Andersen, zengin, ama yalnız olduğu yıllarda da sıkıntılı günler yaşadı. Masalları tam 150 dile çevrilen çocukların sevgilisi Andersen, çocukluğundaki ve yaşamı boyunca süren mutsuz yaşamını belki de ”masallarla” unutmak istiyordu. Belki de ”Çirkin Ördek Yavrusu” ya da ”Küçük Denizkızı” masallarındaki gerçek kişi oydu.

-MOĞOL İMPARATORUNUN SIRRI-

-Cengiz Han: Çocukken ”Temuçin-Demirden Kişi” olarak anılan hükümdarın sanılanın aksine adı değil unvanıydı ”Cengiz Han”. Küçükken klan reisi olan babasının zehirlenmesi nedeniyle reisliği üstlenen, ancak alaya alınan Temuçin, 12 yaşındayken üvey kardeşlerinden birini öldürerek gerçek bir lider olduğunu gösterdi. Çok genç yaşta evlenen, ancak karısı Börte vahşi Merkit kabilesince kaçırılıp tecavüze uğrayan Temuçin’in bu başına gelenler, onun güçlü imparatorluğunun belki de temellerini attı.

İlerleyen yıllarda Çin’in Büyük Okyanus kıyısından Macaristan’a kadar uzanan Moğol İmparatorluğunun hakimi olan Cengiz Han, Moğollarda adet olduğu üzere işaretsiz bir mezara gömüldü ve cenaze alayının geçtiği yerlerde tek bir kişi bile sağ bırakılmadı. Oğulları, ileride yerini bulabilmek için sütten kesilmemiş bir deveyi annesinin gözü önünde kurban ederek babalarının mezarına koydu. Dişi deve ise yavrusunu görmek için sürekli mezara döndüğünden kabrin yerini sadece o biliyordu. Ancak yaşlanan devenin de ölmesiyle mezarla ilgili tüm bilgiler de yok oldu.

-John Harvey Kellogg: Sürekli olarak ”sade yiyeceklerle yetinin” sloganı üzerinde duran Kellogg, yulaf ezmesi ve patatese dayalı bir diyeti gençliğinden itibaren sürdürdü. Günde 3 kez bağırsakları açan basit yiyecekler geliştirmeye yönelen Kellogg, bu deneylerden granola ve zamanla dünyanın en popüler kahvaltı gevreğine dönüşecek olan Kellogg mısır gevreğini icat etti.

-Florence Nightingale: Elinde lambasıyla ”şifa veren melek” olarak tanınan Nightingale, yaşamının yarısını hemşire olarak değil ”hasta” olarak geçirdi. Mayfair şehrindeki dairesinde epeyce süre yatalak halde kalan Nightingale, 90 yaşındayken uykusunda hayata veda etti.

-MAYMUNUN TAHTTAN İNDİRDİĞİ KRAL-

-Yunanistan Kralı I. Aleksandros: I. Konstantinos’un ikinci oğlu ve İngiliz kraliyet ailesinden Edinburgh Dükünün birinci kuşaktan kuzeni olan Kral, ilginç bir şekilde tahta veda etti. Tahttaki üçüncü yılında ”Fritz” adlı köpeği babasının ev maymunlarından ikisinin saldırısına uğrayan kral, köpeğini savunmaya çalışırken maymunlarca ağır biçimde hırpalandı ve kısa süre sonra kan zehirlenmesinden öldü.

-Nikola Tesla: ”20. yüzyıl adam” olarak da tanınan Tesla, alternatif akım, uzaktan radyo kontrolü, dünya çapında telsiz ve dünyanın en güçlü vericisinin mucidiydi. Yaşamını bilime adadığı için kadınlarla ilgilenemeyen ve evliliği kendine göre bulmayan deha, ölümünden bir süre önce penceresine konan bir güvercine bağlandı. Yaşamı boyunca bilim dışında sadece bu güvercinle ilgilenen Tesla, ”O güvercin ölünce hayatımdan bir şey uçup gitti. O zamana kadar programım ne kadar iddialı olursa olsun çalışmalarımı tamamlayacağımı kesin bilirdim. Ama o hayatımdan uçup gidince bu dünyadaki işimin bittiğini anladım” demişti. Nitekim Tesla, birkaç hafta içinde yaşama gözlerini yumdu.

-KAPİTALİ YOKTU AMA…-

-Karl Marx: Bütün Avrupa tarihindeki en ünlü haham ailelerinden birinden gelen bir Alman Yahudi ailesinin üyesi olan Karl Marx, 1849 yılından itibaren ağır bir yoksulluk yaşadı. Sırtında büyük yara ve çıbanlar olan Marx, ”Kapital-Das Kapital”in büyük bölümünü de ayakta yazmak zorunda kaldı. Kapitalizmin tarihi yazan Marksizm’in babası, ”kapitalsiz” bir bilgeydi.

-Salvador Dali: Saygın bir avukat ve katı bir disiplin meraklısı olan babasına inat olarak 8 yaşına kadar kasıtlı olarak yatağını ıslatan Dali’nin babasıyla olan gergin ilişkisi 17 yaşındayken annesini kaybetmesiyle daha da bozuldu. Annesinin ölümünü, ”Hayatımda yediğim en büyük darbe” diye nitelendiren Dali, bir resminin kabataslak çizilmiş görüntüsüne şöyle yazmıştı: ”Bazen annemin portresine zevkle tükürürüm”…

Kategoriler
Genel Kültür

En Güzel 100 Tane Özlü Söz

Bazen bir olayı veya düşünceyi anlatabilmek için onlarca kelime veya paragraflarca yazı yazmak zorunda kalıyoruz. Ancak bu şekilde anlatmak istediğimiz düşünceyi aktarabiliyoruz karşımızdakilere. Ama her zaman böyle yapmak zorunda değiliz. Çünkü yazının bulunuşundan günümüze geçen 6000 yıllık insanlık tarihi boyunca eserleri ve düşünceleriyle insanlığa yön vermiş, yaptıkları buluşlarla insanlığın yaşayışını kolaylaştırmış olan ünlü simaların bazı durumlar karşısında söyledikler bir tümce, birkaç paragrafla, hatta birkaç sayfa yazıyla anlatabileceğimiz bir konuyu bir cümlede anlatmaya yetiyor da artıyor bile. İşe bu yazımıza da konu olarak bu özlü sözlerden 100 tanesini aldık. Sözlere baktığımız zaman ne kadar anlam dolu olduklarını ve ne kadar değerli sözcükler olduklarını anlamak hiçde zor olmuyor. İşte bu sihirli 100 söz ve bunları söyleyen değerli şahsiyetler.

1 – Cenab Şahabettin
Hayat merdivenlerini çıkarken, insanlara iyi davranalım. Çünkü inerken gene aynı insanlara rastlayacağız.

2 – Victor Hugo
Gecenin en karanlık anı şafak sökmeden az öncedir.

3 – Edward de Bono
Yarının bugünden daha iyi olacağı ümidiyle yetinmek yerine, hemen bugün yarın uyandığımızda kendimizi önceki günden biraz daha iyi hissetmemizi sağlayacak bir şeyler yapabiliriz.

4 – Voltaire
Uzun bir tartışma her iki tarafında haksız olduğunun delilidir.

5 – Epictetus
Yarın bambaşka bir insan olacağım diyorsun. Niye bu günden başlamıyorsun?

6 – Miguel de Cervantes
Kalem aklın dilidir.

7 – Jean Paul Sartre
İnsanın özgürlüğü, kendisine yapılanlara karşı takındığı tavırda gizlidir.

8 – Jean Baptiste Racine
Başa kakılan bir iyilik daima hakaret yerini tutar.

9 – Goethe
Çiçeğin dikeni var diye üzüleceğimize, dikenin çiçeği var diye sevinelim.

10 – Napoleon Bonaparte
Ayrılık, küçük ihtirasları unutturur, büyükleri kuvvetlendirir.

11 – Don Herold
Hiçbir zaman çıktığın kapıyı hızla çarpma, geri dönmek isteyebilirsin.

12 – Friedrich von Schiller
Sevgi birliğe, bencillik yalnızlığa götürür.

13 – Daniel Defoe
İnsanlar hatalarını mutluyken değil ancak mutsuzken anlar.

14 – Oscar Wilde
Nankör insan, her şeyin fiyatını bilen fakat hiçbir şeyin değerini bilmeyen kimsedir.

15 – Goethe
Aşk, imkansız birçok şeyi mümkün kılar.

16 – Tolstoy
Güzel olan sevgili değildir, sevgili olan güzeldir.

17 – Honore de Balzac
Güzellik, çoğu zaman kusurları gizleyen bir örtüdür.

18 – George Jean Nuthar
Hiç kimse yumrukları sıkılıyken net düşünemez.

19 – Aristoteles
Sözün en güzeli, söyleyenin doğru olarak söylediği, dinleyenin de yararlandığı sözdür.

20 – Leonardo da Vinci
Insan ne kadar büyük ruhlu olursa, aşkı o kadar derin bir şekilde duyar.

21 – Moliere
En çok hoşumuza giden insan kendimize benzettiğimiz insandır.

22 – Ö M A
Hayatta en anlamlı kelime “BİZ”, en anlamsız kelime ise “BEN” dir…

23 – Emile Chartien
Hiçbir şey bir fikirden daha tehlikeli değildir. Eğer o fikir sahip olduğunuz tek fikirse.

24 – Moliere
Yalnız yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan da sorumluyuz.

25 – Anonim
Size ne yapacağınızı söyleyebilirler ama ne düşüneceğinizi asla.

26 – Denis Diderot
Azla mutluluk çokla didişmekten iyidir.

27 – J.J. Ronsein
İnsan düşünmek, inanmak daha da önemlisi sevmek için dünyaya gelmiştir.

28 – Eskhylos
İyi yaşamak değil, yaşamayı iyi bitirmek. İşte gerçek mutluluk budur.

29 – Montaigne
Elin yaptığı herhangi bir şeyi bir başka el yıkabilir.

30 – Charles Buxton
Çok kere en kuvvetli tenkit ses çıkartmamaktır.

31 – William Shakespeare
Korkaklar ecelleri gelmeden birkaç kere ölürler. Cesurlar ölümü bir kere tadarlar.

32 – La Fontaine
Hiçbir zafere çiçekli yollardan gidilmez.

33 – Aristophanes
Ne yaparsan yap. Yengeç yengeçtir. Doğru yürümez…

34 – Marcus Porcius Cato
Aptallar akıllılardan pek az şey öğrenirler. Ama akıllılar aptallardan çok şey öğrenirler.

35 – Campbell
Alışkanlıklar bırakılmazsa zamanla ihtiyaç halini alırlar.

36 – Benjamin Franklin
Bir bugün iki yarına bedeldir…

37 – La Fontaine
Ölü bir imparator olmaktansa yaşayan bir dilenci olmak daha iyidir.

38 – Mary Shelley
Acaip şeyler, acaip düşüncelerden doğar…

39 – Eflatun (Plato)
Konuşma insanın aklını kullanma sanatıdır.

40 – Moliere
İnsan, güldüğü kadar insandır…

41 – Konfüçyüs
Gölgesiz mutluluk olmaz, bak güneşte bile leke var.

42 – Fatih Sultan Mehmet
Yerinde söz söylemesini bilen, özür dilemek zorunda kalmaz.

43 – Moliere
Beni isterseniz dövün, ama bırakın istediğim kadar güleyim.

44 – (Söz Sahibi Bilinmiyor)
Mutlu olmayı yarına bırakmak, karşıya geçmek için nehrin durmasını beklemeye benzer… Nehir asla durmaz…

45 – Bechstein
Dostu olmayan insan en yoksul insandır.

46 – Andre Gide
Anı yazmak, ölümün elinden bir şey kurtarmaktır.

47 – Epictetus
Sahip olmadığı şeylere üzülmeyen, sahip olduklarına sevinen insan, akıllı bir insandır.

48 – Albert Einstein
Düşlemek bilmekten daha önemlidir.

49 – William Shakespeare
İyi yada kötü bir şey yoktur. Biz düşüncemiz ile iyi ve kötüyü yaratırız.

50 – Abraham Harold Maslow
Elinde çekiç olan kişi herşeyi çivi olarak görür.

51 – James B. Conont
Kaplumbağaya dikkat et. Ancak kafasını çıkarıp risk aldığında ilerleyebiliyor.

52 – Anatole France
İnsan dünyada ancak dünyaya boş verdiği zaman mutlu olur.

53 – Ö M A
Ona sevdiğinizi söylemek ya da hissettirmek için yarını beklemeyin. Yarın olduğunda o ya da siz artık olmayabilirsiniz…

54 – Afrika Atasözü
Gözlerin rengi, biçimi ne kadar farklı olursa olsun gözyaşlarının rengi aynıdır.

55 – Oscar Wilde
Ne kadar çok kişi benimle ayni fikirdeyse, o kadar çok yanıldığımı düşünürüm.

56 – Albert Camus
Kendine bir anlam arayan tek varlık insandır.

57 – Andre Tardieu
Herkes dünyanın düzene girmesini ister. Fakat çabayı komşusundan bekler.

58 – Jean Jacques Rousseau
Zor iş, zamanında yapmamız gereken fakat yapmadığımız kolay işlerin birikmesiyle meydana gelir.

59 – Benjamin Franklin
Düşmanlarınızı sevin çünkü kusurlarınızı yalnız onlar açıkça söyleyebilir.

60 – Bertrand Russell
Kişinin duyguları bildikleriyle ters orantılıdır. Ne kadar az bilirsen, o kadar çok kızarsın.

61 – Cucong
Büyük adamların hataları güneş tutulmasına benzer, onları herkes görür.

62 – Demosthenes
En kolay şey insanın kendisini aldatmasıdır, çünkü bir insan genellikle istediği şeyin gerçek olduğuna inanır.

63 – Erich Fromm
Düşünmek günah işlemeye benzer, insan onun zevkini bir kez tattı mı artık ondan bir daha vazgeçemez.

64 – Etienne Gilson
Çocuğuna küçük şeylerden zevk almasını öğreten ona büyük bir servet bırakmış olur.

65 – Guy Hunter
Önemli olan, söylenenin ne olduğu ya da nasıl söylendiği değil, nasıl anlaşıldığıdır.

66 – Benjamin Franklin
Küçük harcamaları gözden kaçırmayın. Bazen küçük bir delik koca bir gemiyi batırır.

67 – Honore de Balzac
İyiliğinize inanılmasını istiyorsanız, ondan hiç bahsetmeyin.

68 – Descartes
Rastgele bir doğruya ulaşmaktansa, yöntemli bir çabayla yanlışa ulaşmayı yeğlerim.

69 – Frost
Ormanda iki ayrı patika vardı ve ben en az ayak izi olanını seçtim. İşte farklılık budur.

70 – Publis Syrevs
Herkes başka birinin beceremediği bir konuda ustadır.

71 – Voltaire
Çalışmak bizi şu üç şeyden kurtarır: Can sıkıntısı, kötü alışkanlıklar, Yoksulluk.

72 – E. Raux
Erişmek istedikleri bir hedefi olmayanlar, çalışmaktan da zevk almazlar.

73 – Montesquieu
Bazen susmak, söylenen bir sürü sözden çok daha fazlasını ifade eder.

74 – Honore de Balzac
Beklemesini bilenin her şey ayağına gelir.

75 – Axel Munthe
Başarının dört şartı; bilmek, istemek, cesaret etmek ve susmaktır.

76 – Eflatun (Plato)
Saygı olan yerde korku olur ama, korku olan yerde her zaman saygı olmaz.

77 – Cicero
En haksız barışı, en adil savaşa tercih ederim.

78 – Friedrich Holderlin
Hiçbir şey insan kadar yükselemez ve onun kadar da alçalamaz.

79 – Dale Carnegie
Konuşma, bir bayanın etekliği gibi; ilgiyi sürdürecek kadar kısa, konuyu kapsayacak kadar uzun olmalıdır.

80 – Eflatun (Plato)
Cesaret, tehlike anında akıl ve zekanın kullanılmasıdır.

81 – Albert Einstein
Fantazi bilgiden daha önemlidir.

82 – İspanyol Atasözü
Yarın hayatının en dolu günüdür.

83 – Ö M A
Mutluluk ikiz olarak doğar. Onu tatmanın tek bir çaresi vardır o da paylaşmak.

84 – Jean Genet
Eğer dünya hakkında birazcık birşey anlamak istiyorsak hınçtan ve nefretden arınmamız gerekir.

85 – Necip Fazıl Kısakürek
Devler gibi eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmak lazım.

86 – Amie Suche
Yazı yazmayi öğrenmek, herşeyden önce düşünmeyi öğrenmektir.

87 – Phyllis Bottome
Zorlukları karşılamanın iki yolu vardır; ya zorlukları değistirirsiniz ya da zorlukları çözmek için kendinizi.

88 – Doris Lessing
İsterseniz yanlıs düşünün, ama her durumda kendi kafanızla düsünün.

89 – Honore de Balzac
Bugünkü kanunlar, büyük sineklerin delip geçtiği, küçüklerinde takılıp kaldığı bir örümcek ağı gibidir.

90 – Konfüçyüs
Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsın.

91 – Descartes
Akıllı olmak da bir şey degil, mühim olan o aklı yerinde kullanmaktır.

92 – Oscar Wilde
Erkekler kadınların ilk aşkı, kadınlar erkeklerin son aşkı olmak ister.

93 – Napoleon Bonaparte
İnsanlar rakamlara benzer, durumlarına göre değer kazanırlar.

94 – Samuel Smiles
Kitaplardan elde edilen tecrübe, ekseriya kıymetli olmakla beraber, sadece bir öğrenmedir; asıl hayattan edinilen tecrübeler ki hikmet mahiyetini taşır.

95 – Sofokles
Bizi yaşamın ağır yükünden ve ıstırabından kurtaran tek sözcük sevgidir.

96 – Wolfgang Amadeus Mozart
Ne üstün zeka, ne hayal gücü ne de her ikisi beraber, bir dahi yapmaya yeter. Sevgi, sevgi, sevgi… İşte bu dehanın ta kendisidir.

97 – Newton
Aşk köprü kurmaktır. İnsanlar köprü kuracakları yerde, duvar ördükleri için yalnız kalırlar.

98 – Sokrates
İyimser bir insan ayakkabıları çalınınca “ayaklarım var ya” diyebilen insandır.

99 – Goethe
Mal kaybeden, birşey kaybetmistir, onurunu kaybeden birçok şey kaybetmiştir. Fakat cesaretini kaybeden herşeyini kaybetmistir.

100 – Çin Atasözü
Kopan bir ipe sımsıkı bir düğüm atarsanız, ipin en sağlam yeri artık bu düğümdür. Ama ipe her dokunuşunuzda canınızı acıtan tek nokta yine o düğümdür.

Diğer güzel sözler haberimizi okumak için tıklayın
Kategoriler
Genel Kültür

Leonardo Da Vincinin Hayatı ve Buluşları

davinciportre Çalışmalarıyla bilimadamı olarak kabul edilmeyen fakat bir sanatçı olduğu herkes tarafından kabul gören büyük İtalyan mimarı, mühendisi, mucidi, matematikçisi, anatomisti, müzisyeni, heykeltıraşı ve ressamıdır. En tanınmış yapıtları Mona Lisa (1503 – 1507) ve Son Yemek’tir (1495 – 1497). Rönesans sanatını doruğuna ulaştırmış, yalnız sanat yapıa değil, çeşitli alanlardaki araştırmaları ve buluşlarıyla da tanınan, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük sanatçılarından biridir.
Leonardo, genç bir noter olan Ser Piero da Vinci’nin ve muhtemelen bir çiftçi kızı olan Caterina’nın evlilik dışı çocuğu olarak Vinci kasabası yakınlarındaki Anchiano’da dünyaya geldi. Avrupa’daki modern isimlendirme kurallarının yerleşmesinden önce dünyaya tam ismi, “Vincili Piero’nun oğlu Leonardo” manasına gelen “Leonardo di Ser Piero da Vinci”dir. Eserlerini “Leonardo” ya da “Io, Leonardo (Ben, Leonardo)” olarak imzalamıştır.

Somut kanıtlar bulunmasa da, Leonardo’nun annesi Caterina’nın, babası Piero’ya ait Ortadoğulu bir köle olduğu tahmin ediliyor. Babası, Leonardo’nun doğduğu yıl, Albiera adındaki ilk eşi ile evlendi, Caterina ile ise hiçbir zaman evlenmedi.davinci-mona-lisa

Leonardo’ya bebekliğinde annesi baktı, ancak birkaç yıl sonra annesi başka biriyle evlendirilerek komşu kasabaya yerleşince, babasının nadiren uğradığı büyükbabasının evinde yaşamaya başladı; arada sırada Floransa’ya babasının evine giderdi… Babasının ilk eşinden çocuğu olmadığı için aileye kabul edilmişti ama hiçbir zaman meşru bir çocuk olarak görülmedi ve amcası Francesco dışında ailedeki kimseden sevgi görmedi.

14 yaşına kadar Vinci’de yaşayan Leonardo, büyükanne ve büyükbabasının ardı ardına ölmesi üzerine 1466’da babası ile birlikte Floransa’ya gitti. Evlilik dışı çocukların üniversiteye gitmesi yasak olduğundan üniversite öğrenimi görme şansı yoktu. Küçük yaştan itibaren çok güzel çizimler yapan Leonardo’nun resimlerini babası, dönemin ünlü ressam ve heykeltıraşı Andrea del Verrocchio’ya gösterince, Verrochio onu çırak olarak yanına aldı. Leonardo Verrocchio’nun yanında Lorenzo di Credi ve Pietro Perugino gibi ünlü sanatçılarla çalışma fırsatı buldu. Atölyede sadece resim yapmayı değil, lir çalmayı da öğrendi.Gerçektende iyi çalıyordu.

Floransa’yı 1482’de terkederek Milano Dükü Sforza’nın hizmetine girdi. Dükün hizmetine girebilmek için köprüler, silahlar, gemiler, bronz, mermer ve kilden heykeller yapabileceğini anlattığı ancak göndermediği mektubu bütün zamanların en olağanüstü iş başvurusu sayılır.

Leonardo, 1499’da şehir Fransızlar tarafından alınıncaya kadar 17 yıl boyunca Milano Dükü için çalıştı. Dük için sadece resim ve heykeller yapmak, festivaller organize etmekle uğraşmadı, aynı zamanda bina, makine ve silah tasarımları yaptı. 1485 – 1490 yıllarında doğa, mekanik, geometri, uçan makinelerin yanısıra, kilise, kale ve kanal yapımı gibi mimari yapılar ile ilgilendi, anatomi çalışmaları yaptı, öğrenciler yetiştirdi. İlgi alanı o kadar genişti ki, başladığı çoğu işi bitiremiyordu. 1490 – 1495 yıllarında çalışmalarını ve çizimlerini deftere kaydetme alışkanlığı geliştirdi. Bu çizimler ve defter sayfaları, müzeler ve kişisel koleksiyonlarda toplanmıştır. Bu koleksiyonculardan birisi de Leonardo’nun hidrolik alanındaki çalışmalarının el yazmalarını toplayan Bill Gates’dir.

1499’da Milano’yu terkeden ve yeni bir koruyucu (hami ) aramaya başlayan Leonardo, 16 yıl boyunca İtalya’da seyahat etti. Pek çok kişi için çalıştı, çoğu eserini yarım bıraktı.

İnsanlık tarihinin en iyi resimlerinden birisi kabul edilen Mona Lisa için 1503’te çalışmaya başladığı söylenir. Bu resmi tamamladıktan sonra hiç yanından ayırmamış, tüm seyahatlerinde yanında taşımıştı. 1504’te babasının ölüm haberi üzerine Floransa’ya döndü. Miras hakkı için kardeşleri ile mücadele etti ancak çabası sonuçsuz kaldı. Ancak çok sevdiği amcası tüm varlığını ona bıraktı.

1506 yılında Leonardo, bir Lombardiya aristokratının 15 yaşındaki oğlu olan Kont Francesco Melzi’yle tanıştı. Melzi, hayatının geri kalanında onun en iyi öğrencisi ve en yakını oldu. 1490’da 10 yaşında iken korumasına aldığı ve Salai adını verdiği genç de 30 yıl boyunca onunla beraber olmuş, ancak öğrencisi olarak bilinen bu genç hiçbir sanatsal ürün üretmemişti.

1513 – 1516 arasında Roma’da yaşadı ve Papa için geliştirilen çeşitli projelerde yer aldı. Anatomi ve fizyoloji alanında çalışmaya devam etti ancak Papa, kadavralar üzerinde çalışmasını yasakladı.

1516’da koruyucusu Giuliano de’ Medici’nin ölümü üzerine Kral 1. Francis’ten Fransa’nın baş ressam, mühendis ve mimarı olmak üzere davet aldı. Paris’in güneybatısında, Amboise yakınlarındaki Kraliyet Sarayı’nın hemen yanında kendisi için hazırlanan konağa yerleşti. Leonardo’ya büyük hayranlık duyan kral, sık sık ziyarete gelir ve sohbet ederdi.

Sağ koluna felç inen Leonardo da Vinci, resimden çok bilimsel çalışmalara ağırlık verdi. Kendisine dostu Melzi yardımcı olmaktaydı. Salai ise Fransa’ya geldikten sonra onu terketmişti.

Leonardo 2 Mayıs 1519’da Amboise’daki evinde 67 yaşında öldü. Kralın kollarında can verdiği rivayet edilir, ancak, 1 Mayıs günü kralın bir başka şehirde olduğu ve bir gün içinde oraya gelemeyeceği bilinmektedir. Vasiyetinde mirasının esas bölümünü Melzi’ye bıraktı. Amboise’daki Saint Florentin Kilisesi’nde toprağa verildi

İdavincikasnsan Vücudu İle İlgili Çalışmaları

Leonardo’nun insan vücuduna ilgisinin temelini, figür eskizleri için incelemeler oluşturur. İnsanı olabildiğince canlı ve tüm hareketleri gerçeğe en yakın şekilde çizmek için dış gözlemleri yeterli görmemiş, vücudun içini de görmek, kemiklerin, kasların ve eklemlerin birbirleriyle ilişkilerini kavramak istemiştir. Anatomi araştırmaları, giderek daha, çok zaman ayırdığı başlı başına bir ilgi alanı haline gelmiştir. İnsan organizmasına, çalışma prensiplerini merak ettiği mükemmel bir makine olarak yaklaşmıştır. O dönemin tıp bilimine temel oluşturan antik çağ hekimi Galen’in metinleri, merakını ancak kısmen giderebilmişti. Aklına gelen her soruyu sormaya başlamıştı.

Leonardo, gördüklerini çizerek açıklığa kavuşturuyordu. Kesitlerle, ayrıntılı görünüşlerle ve farklı açılardan yaptığı çizimlerle anatominin detaylarını ortaya çıkarıyordu. Çizimleri, bazı detaylardaki yanlışlıklara karşın son derece nettir. Anne karnındaki bebek çizimi için bir insan kadavrasına disseksiyon yapmamış, inekleri inceleyip, oradan elde ettiği sonuçları insan anatomisine uyarlamıştı. Papa, Leonardo’nun insan kadavraları üzerinde disseksiyon yapmasını yasakladığında, dolaşım sistemi üzerine yaptığı araştırmayı devam ettirebilmek için sığır kalpleri kullanmıştı.