Kategoriler
Genel Kültür

Gıda İntoleransı Nedir? Neden Zayıflayorum Diyenler Bu Yazıyı Okuyun, Beslenme ve Diyetin Bilinmeyenleri

Az yememe rağmen zayıflayamıyorum diyorsanız bu yazıyı mutlaka okuyun. Masum ve sağlıklı görünen gıdaların neden olduğu Gıda İntoleransı dünyada 1 milyar kişiyi mağdur ediyor. Yediklerinize dikkat ettiğiniz halde devamlı kilo alıyorsanız, kilo vermekte sorun yaşıyorsanız, vücudunuzda nedeni belli olmayan ödem veya kronik yorgunluğunuz varsa, sürekli nezle ya da grip oluyorsanız ‘Gıda İntoleransı’nız olabilir. Üstelik pek çok kişi rahatsızlıklarının sıradan gıdalardan kaynaklandığına ihtimal veremediğinden uzun süre şikayetlerine çare bulamıyor. Dr. Yasemin Savaş, Gıda İntoleransı hakkında bilgi veriyor.

Sağlık problemleriniz ya da şikayetlerinizin altında masum görünen, hatta faydalı sandığınız bazı besinler yatıyor olabilir! Bağışıklık sisteminizin yabancı kabul ederek reaksiyon gösterdiği bu besin maddelerini immünolojik testler yardımı ile belirlemek artık mümkün.

Gıda İntoleransı nedir?

Yediğimiz ve sağlıklı olduğunu düşündüğümüz birçok besin, vücudumuzda olumsuz etkiler yaratıyor olabilir. Örneğin çok sağlıklı olduğunu düşündüğümüz bir yumurta eğer vücudumuz tarafından sindirilemiyor ise, vücudumuz bu yumurtanın içindeki proteinlere karşı tepki vermeye başlar. Bu olumsuz etki ‘Gıda İntoleransı’ olarak adlandırılır ve vücutta kilo almadan, birçok kronik rahatsızlığa kadar olumsuz etkilere yol açar.

Gıda İntoleransı nasıl oluşur?

Besinlerin yenmesi ve vücudumuzdan atılmaları arasındaki süreçte besinler sürekli bir parçalanmadan geçerler.

İlk olarak ağızda parçalanmaya başlayan besinler, daha sonra mide asitleri ve hareketleri ile belli bir kıvama gelir ve bağırsağa geçerler.

Bağırsaktaki çeşitli enzimlerin etkisiyle bu besinler en küçük parçalara kadar ayrıştırılırlar.

Besinlerdeki proteinler, bu ayrışma esnasında daha küçük parçalara, yani amino asitlere bölünür ve kana karışarak vücutta gerekli yerlerde kullanılmak üzere yolculuklarına devam ederler.

Gıda İntoleransı gıda alerjisinden farklıdır

Gıda İntoleransı gıda alerjisi ile karıştırılmamalıdır. Gıda alerjisi az kişide görülür ve kısa bir vakitte öldürücü etkilere kadar varan sonuçlar doğurabilir. Örneğin fındığa veya deniz mahsullerine Gıda Alerjileri olan kişiler 1 saatten az zamanda anaflaktik şoka girerek nefes bile alamaz hale gelebilirler.

Gıda İntoleransında ise yediğimiz yiyeceklerin olumsuz etkisi 3 – 24 saat arasında çıkmaya başlar. Normal beslenen bir insan, 24 saat içinde birçok yiyecek yediği için, yaşadığı sorunun gıdadan olduğunu bilse bile hangi gıdadan olduğunu tespit etmesi çok zordur.

Örneğin sabah çikolata yemiş ve sonra geceye kadar 2 öğün yemek yemiş biri, gece yatmadan ortaya çıkacak bir bağırsak sorununun sabah yemiş olduğu çikolatanın içindeki süte bağlayamaz. Gıda intoleransınızın olması, belirli gıda bileşenlerine karşı vucudunuzda ters bir reaksiyon oluşacağı anlamına gelir. Bu durum, bağışıklık sistemi ile ilintili değildir. Bu bağlamda gıda alerjisinden çok farklıdır.

Gıda İntoleransı tahmin edilenden daha yaygın bir hastalıktır

Dünya Sağlık Örgütüne göre dünya nüfusunun yarısında Gıda İntoleransı bulunuyor. 1 milyar kişide tanısı konmuş Gıda İntoleransı vardır ve WHO, bu rakamın 2015’te 2,5 milyara ulaşacağını öngörmektedir. (WHO, JUNE 2006)

Gıda İntoleransı, şişmanlık, kilo verememe, migren, akne, nedeni bilinmeyen ödem, gaz, şişkinlik, kronik yorgunluk, kabızlık, cilt problemleri (örn. sivilceler, kaşıntı nörodermatit, kronik egzama vs.), romatizmal hastalıklar, astım, ishal , mide krampları, depresyon, uyku bozuklukları, baş ağrısı, solunum yolu hastalıkları, kronik farenjit, sürekli nezle olma, ağızda yaralar, epigastrik ağrılar, Crohn hastalığı, İrritabl Bağırsak Sendromu, sık gribe yakalanma, kronik burun akıntısı, OSB (Otistik Spektrum Bozukluğu), Sedef hastalığı, nörodermatit, ürtiker… gibi birçok hastalığa yol açabilir.

21. yüzyılda yapılan bilimsel araştırmalar göstermiştir ki eskiden sebebi bilinmeyen ve tedavisi olmayan birçok hastalığın temelinde Gıda İntoleransı yatmaktadır.

haberturk

Kategoriler
TARİH

Halepçe Kaliamı Nedir, Gerçekleri ve Haritası

halepce
Her savaşın bir kirli yüzü vardır. Her savaşta masum insanlar mutlaka can verir. İşte Halepçe İran Irak savaşında masum insanların katliamının bir simgesi oldu. Herkesin aklına kazındı o masum bebeğin cansız bedenin pozu. O sabi bebek dünyada en güvenli bildiği yerde annesinin koynunda can verdi. Büyüklerinin yaptıkları hatalarının bedelini ödedi belkide, dünyada verebileceği tek şey olan o ufacık canını vererek. İşte o insanın içini parçalayan masum insan katliamı Halepçe ile ilgili görüntüler ve halepçe katlıamının tarihi.
Halepçe Katliamı olarakta bilinir İran-Irak Savaşı esnasında, Saddam Hüseyin’in, 1986-1988’de Irak’ın kuzeyinde isyan çıkartan Kürtlere karşı düzenlettiği El-Enfal Harekâtı adlı isyanı bastırma operasyonunun bir parçasıdır.

halepce1Saddam Hüseyin’in 23 Şubat – 6 Eylül 1988 tarihleri arasında El-Enfal Harekâtını şiddetlendirdiği dönemde Mart ayının ortasında İran ordusu Zafer-7 Harekâtı adlı genel taarruzu başlattı. Celal Talabani liderliğindeki Kürdistan Yurtseverler Birliği’ne bağlı Peşmergeler de İran Ordusu ile işbirliği yaparak Halepçe kasabasına girdi ve isyan başlattı.

Saddam Hüseyin İran ordusunun ilerleyişini durdurmak için Irak ordusunun Kuzey Cephesi Komutanı olan Korgeneral Alî Hasan al-Majîd al-Tikritî’ye (batı medyası tarafından ‘Kimyasal Ali’ lakabı ile bilinir)’e zehirli gaz bombaları kullanmayı emretti.

‘Kimyasal Ali’16 Mart 1988’de zehirli gaz bombalarını taşıyan sekiz MiG-23 uçağı tarafından Halepçe kasabasına bombardıman düzenlendi. Halepçe sakinleri , İran askerleri ve Peşmergelerle birlikte 5.000’den fazla insanın öldüğü, 7.000’den fazla insanın da yaralandığı tahmin ediliyor. Ancak Irak Savaşı’ndan sonra bölgeye giren yabancılar tarafından bu rakamın daha da büyük olduğu tespit edildi.

19 Ağustos 1988’de Irak ve İran, ateşkes anlaşmasını imzaladılar. Irak ordusu ateşkesten 5 gün sonra Halepçe’yi geri aldı ve bu işgal esnasında 200 sakinin öldürüldüğü söylenmektedir.

Süleymaniye Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Fuat Baban, 7 Aralık 2002 tarihli ‘The Sydney Morning Herald’ gazetesinde yayımlanan ‘Experiment in Evil’ başlıklı makalesinde, Halepçe’de özürlü doğum oranının Hiroşima ve Nagasaki’nin 4-5 katı olduğunu iddia etti. Amerika ise bu iddiayı suistimal ederek Zayıflatılmış Uranyum mermilerini kullanmasını meşrulaştırmaya çalıştı.

kimyasal-aliDevrik lider Saddam Hüseyin’in kuzeni “Kimyasal Ali” ya da “Kürdistan Kasabı” lakaplarıyla tanınan Ali Hasan el-Mecid’in de katılacağı bugünkü duruşmada, “tarihi belge” niteliğindeki fotoğrafları mahkemeye delil olarak sunacak olan Öztürk, “Halepçe” filmiyle ilgili İHA Bağdat Temsilcisi Sadık Kahraman’a yaptığı açıklamalarda, “Ben Halepçe katliamının bir tanığı olarak 1987’de, katliamdan 1 yıl önce bölgeyi gelip gördüm. Olayların öncesinde yapmış olduğum çalışmaları, olup bitenleri belgeledim. Hem katliamın öncesine ilişkin çok sayıda belge topladım. Hem de sonrasında; Halepçe katliamının gerçekleştirildiği sırada izlenimler elde ettim. Şimdi bu tarihi belgeleri bir filme dönüştürüyorum. Bu konuda bir hazırlık içindeyim. Halepçe katliamının başladığı süreci, katliamı ve sonrasını anlatan güçlü bir film yapacağız” diye konuştu.

Öztürk, 1988 yılında başlayan ve ‘savaş zamanında bir ayaklanmanın bastırılması’ olarak sunulan ‘Enfal operasyonu’ çerçevesinde binlerce Kürdün yaşamını yitirdiği Halepçe katliamının görgü tanığı olarak çektiği fotoğrafları bugün mahkemeye belge olarak sunacak.