Kategoriler
EĞLENCE

Rüyada Ağlamak, Ne Demektir? Rüya Tabiri ve Yorumları

Rüyada ağlamak ne demektir? Hayır mı? Şer mi?
1.Anlam: Yüksek sesle ve üstünü başını yırtarak ağlamak , rüya sahibinin uyanıkken de ağlamasına, Sessizce ağlamak yağmur ve berekete, rahmete ve Allah korkusuna, sevinç ve sürura delalet eder.

2.Anlam: Bir kimsenin rüyasında kendisini sessizce ağladığını görmesi; o kimsenin keder ve üzüntülerinden kurtulması ile tabir edilir. Rüyasında bağırarak ağladığını görmesi; bulunduğu yerin halkının bir musibete uğrayacağına, ağlamadığı halde gözlerinden yaş aktığını görmesi; o kimsenin muradına ereceğine, ağladığını fakat gözlerinden yaş akmadığını görmesi; Ümit ettiği şeyden ümidinin kesileceğine, ağladığını fakat gözlerinden yaş yerine kan aktığını görmesi; elinden kaçırdığı fırsata üzüleceğine ve günahlarından dolayı tövbe etmesi gerektiğine yorumlanır. Ebu Saîd el-Vâiz şöyle der: “Bir kimsenin rüyasında, tanıdığı bir kimsenin öldüğünü ve bundan dolayı da ağladığını görmesi; o rüyanın görüldüğü gibi çıkmasına, ölüm yönünden musibete ve üzüntülerin husulü ile tabir olunur. İnsanların vefat eden bir vali için feryat edip ağladıklarını ve elbiselerini yırttıklarını görmeleri; öldüğü görülen valinin insanlara zulüm yapacağına işarettir. ” Kirmanı şöyle der: “Bir kimsenin kendisini rüyasında ağladığını görmesi; o kimsenin çok sevineceğine, eğer ağlama bağırarak ah vah şeklinde ise bir musibete uğrayacağına, ağlamaktan dolayı gözlerinin yaşla dolu olduğunu ve fakat dışarıya çıkmadığını görmesi; helâlinden mal kazanacağına işaret eder. Gözlerinden akan yaşın sıcak olması; keder ve üzüntüye, sıcak olmaması ise üzüntülerin yerini sevincin alacağına delalet eder.” Câfer-i Sâdık şöyle der: “Rüyasında ağladığını ve sonra da güldüğünü gören kimsenin Allah bilir vefatı yaklaşmıştır.” İmam-ı Nablusî şöyle der: “Eğer rüyada ağlamak Allah korkusundan, Kur’an dinlemekten veya işlenen günahlara pişmanlıktan dolayı ise, rüyayı gören kimsenin üzüntülerinin yerini sevincin alması ile yorumlanır. Ağlamak, Allah’tan korkmaya, rahmetin inmesine, muhtaç kimseler için yağmur yağmasına işaret eder.”

Kategoriler
Genel Kültür

Kayyum Nedir? Kayyum Ne demektir? Kayyumun Anlamı

Devlet tarafından daha ziyade tüzel kişiliklerin hakemlik, uyuşmazlık, tasfiye gibi süreçlerde belirli işlerini yönetmek veya mal varlığını idare etmek için geçici süreyle atanan yöneticidir…

Hukuk Belli bir malın yönetilmesi veya belli bir işin yapılması için görevlendirilen kimse.

SAADET PARTİSİ KAYYUMA DEVREDİLDİ HABERİ

Saadet Partisi(SP)’nin Olağanüstü Kongresi’nde Necmettin Erbakan ile Numan Kurtulmuş arasında yaşanan “liste” krizinin ardından parti yönetimi Erbakan taraftarlarının mahkemeye başvurması üzerine; mahkeme kararını açıkladı. Karara göre; SP yönetimi kayyuma devredildi. Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi, Saadet Partisi’nde, Olağanüstü Kongre çağrısı yapmak üzere, Mustafa Kamalak, Hasan Bitmez ve Şerafettin Kılıç’ın görevlendirilmesine karar verdi. -Kongre’nin ardından başta Oğuzhan Asiltürk`ün ve 10`dan fazla kişinin Saadet Partisi kongresini mahkemeye taşıması sonrası parti genel merkezi mahkeme tarafından inceleme yapılmıştı. Açılan davalarda Saadet Partisi yönetiminin hukuken geçerli olmadığı iddia edilerek partinin kayyuma devredilmesi ve kayyum tarafından yönetilmesi istenmişti.

ANKARA (ANKA) – Saadet Partisi(SP)’nin Olağanüstü Kongresi’nde Necmettin Erbakan ile Numan Kurtulmuş arasında yaşanan “liste” krizinin ardından parti yönetimi Erbakan taraftarlarının mahkemeye başvurması üzerine; mahkeme kararını açıkladı. Karara göre; SP yönetimi kayyuma devredildi. Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi, Saadet Partisi’nde, Olağanüstü Kongre çağrısı yapmak üzere, Mustafa Kamalak, Hasan Bitmez ve Şerafettin Kılıç’ın görevlendirilmesine karar verdi.

KONGRE SÜRECİ

SP’nin 11 Temmuz’daki olağanüstü kongresi, Genel Başkan Numan Kurtulmuş ile Milli Görüş hareketinin lideri Necmettin Erbakan arasında çekişmeye sahne olmuştu. Seçimi Kurtulmuş’un listesi kazanınca Erbakan’ın oğlu Fatih Erbakan ve kızı Elif Erbakan Altınöz yeni yönetimde yer alamadı. Fatih Erbakan, Kurtulmuş’u istifaya çağırırken, kongrenin yenilenmesini isteyen delegeler dilekçe toplamaya başlamıştı.
Parti kurucularından ve Erbakan tarafında yer alan, Mustafa Kamalak ve kongre delegesi Hasan Bitmez, toplam 650 delegenin olağanüstü kongre talebini içeren dilekçelerini genel merkeze vermiş ardından bu dilekçeler bazı delegeler tarafından geri çekilmişti.
Gelinen süreçte olağanüstü kongre için yeterli imza sayısı da tartışma konusu oldu. Konu hakkında Erbakan’ın kurmaylarından Şevket Kazan’ın, CHP Genel Sekreteri Önder Sav’dan bilgi aldığı konusu da uzun süre tartışma konusu oldu.
Saadet Partisi’nde 11 Temmuz’da yapılan kurultayın ardından başlayan olağanüstü kongre tartışmalarında gelinen nokta “kayyum” la sonuçlandı.
Başta Oğuzhan Asiltürk`ün ve 10`dan fazla kişinin Saadet Partisi kongresini mahkemeye taşıması sonrası parti genel merkezi mahkeme tarafından inceleme yapıldı. Açılan davalarda Saadet Partisi yönetiminin hukuken geçerli olmadığı iddia edilerek partinin kayyuma devredilmesi ve kayyum tarafından yönetilmesi istendi.
SP Olağanüstü Kongre sürecine dair Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen davaya ilişkin son duruşmasında çıkan karara göre, 11 Temmuz’da yapılan olağanüstü kongrenin geçersiz olduğu iddiaları haklı bulundu.

MAHKEME KARARI

Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi, Saadet Partisi’nde Olağanüstü Kongre çağrısı yapmak üzere, Mustafa Kamalak, Hasan Bitmez ve Şerafettin Kılıç’ın görevlendirilmesine karar verdi.
Mahkeme, bu 3 üyenin açılış, kongre divan teşkili, tüzük ve program tadil komisyonları teşekkülü, tüzük ve program tadil komisyonlarının raporlarının okunması, genel başkan, genel idare kurulu asıl ve yedek üyelerinin, yüksek disiplin kurulu asil ve yedek üyelerinin seçimi gündemi ile Saadet Partisi Olağanüstü Kongresini çağırmakla görevlendirilmelerini kararlaştırdı.(ANKA)

patlakhaber.com/2010/09/kayyuma-devredilmek-ne-demek.html