Kategoriler
Genel Kültür

Vatikan Nedir? Vatikan Nerededir? Ne Zaman Kurulmuştur?

Katoliklerin ruhani lideri PAPA nın yönetimindeki 44 Hektarlık devlet olan Vatikan, teokrasiyle yönetilen ve birçok ekonomik siyasi bağlantısı olan bir ülkedir. İtalya’nın tarihiyle hemen hemen aynı tarihe sahip olan dünya Katolik dininin merkezi kabul edilen 0.44 km karelik alana sahiptir. Pontificio ruhban sınıfı tarafından yönetilir. Devlet başkanı Papa’dır.

1929’da İtalya Devleti’yle Kilise arasında Patti Lateranensi antlaşması imzalandı. Bu antlaşmayla ülkenin resmi dininin Katolik dini olduğu ve Roma’nın kutsal bir şehir olduğu ilan edildi.
Vatikan (Pontificio), İtalya’nın Roma şehrinde bulunan, Hıristiyanlık dininin Katolik mezhebinin yönetim merkezi olan devlet. Yerleşik nüfus 930 civarındadır. Fakat Vatikan turistik bir yer olduğundan bu nüfus turistlerle 1.500’ü aşmaktadır. Çevresi yüksek duvarlarla kaplıdır ve kameralarla izlenmektedir. Dünyanın nüfus ve yüzölçüm olarak en küçük ülkesidir. Mutlak monarşiye dayalı bir yönetim uygulanır. Devlet başkanı olarak Papa’nın sözleri yasa hükmündedir. Papa, hem devlet başkanı, hem de Katolik mezhebinin ruhani lideridir. Katolik kilisesinin genel başkanı, Vatikan Devleti’nin de başkanı olur. Papa yasama, yürütme ve yargının da başkanıdır. Vatikan’ın 100 kişilik küçük bir ordusu vardır.

Papa’nın kabul günü genellikle kışın haftada bir kez çarşamba günleri Vatikan şehrinde, yazın ise Roma’ya yaklaşık 40 km. uzaklıktaki Castel Gondolfo’da gerçekleştirilir. Bu genel kabul gününe katılmak için Prefetto della Casa Pontificia, 00120 Città del Vaticano adresinde bulunan büroya başvurmak gerekir. Katolik dinine mensup olanların bağlı olduğu kiliseden bir yazı getirmesi istenmektedir. Papa’nın kabul gününe katılacak kadınların, uzun kollu, başı kapalı, koyu renkli veya dikkati çekmeyen sade giysilerle; erkeklerin ise koyu renkli ceket ve kravatla katılmaları gerekmektedir.

Vatikan’ın doğrudan ya da dolaylı olarak sahibi olduğu veya yönlendirdiği günlük, haftalık ve aylık 200’den fazla gazete ve dergi, 154 radyo istasyonu veya emisyonu, 49 TV kanalı veya kablolu yayını bulunmaktadır.

Bütçesi; katoliklerden kesilen kilise vergisi, aidatlar, bağışlar, şirket gelirleri, hisse senedi-tahvil-bono gelirleri, bankacılık ve faiz gelirleri, hediyelik eşya satışlarından elde edilen gelirlerle basın yayından elde edilen reklâm gelirlerinden oluşmaktadır.

Vatikan’da etkileri ve güçleri tartışılamayacak başlıca birkaç akım vardır. Bunlardan ikisi laik, diğerleri dinsel niteliktedir. Laik akımlar Opus Dei (Tanrı’nın Eseri)’yle Malta Şövalyeleri’dir.

Domeniken tarikatı: Domeniken kelimesi latinceden Türkçeye çevrilmiştir, asıl telaffuzu Domenicani’dir. Domenicani kelimesi, üç şekilde kullanmaktadırlar.

Domenicani tarikatı adını kurucusu olan Aziz Domeniko tarafından almıştır.
Domenicani İtalyanca’da Pazarcılar diye geçer. Pazarcılar kelimesinden anlaşılabileceği gibi bu tarikata bağlı olan rahipler, her pazar kilisede vaaz vermektedirler. Vaaz işlemi her rahip için zorunlu tutulmuştur. Böylece İncil’i ve Tanrı’nın söylediklerini insanlara daha iyi anlatabilmektedirler.
Domenicani kelimesini Latinceye çevirdiğimizde “Domini-Cani” “Tanrı’nın Köpekleri” anlamı ortaya çıkmaktadır. Bu kelimeyle domeniken tarikatının Allah’ın hizmetlileri olduğu ve Allah için çalıştıkları ifade edilmek istenmektedir.

Domeniken Tarikatı’ndaki rahip ve rahibeler, kendilerini Meryem’e adamış din adamlarıdır. Bunlar için en önemli husus, kurum olarak Kilise’nin sürekliliğinin korunması ve her koşul altında savunulmasıdır. Dominikenler, Kiliseye öncelik prensibine dayanan tarikattır.

Fransiskenler: Yoksullardan yana, din adına karşılıksız çalışan keşişler topluluğudur. Adlarını kurucusu olan Assisili Aziz Fransua’dan almıştır.

Cizvitler tarikatı: Katolik aleminin entelektüelleri olan Cizvitler için önemli olan Papalık Makamı’dır. Papaların kendileri veya Kilise’nin kendisi değil, Papalık Makamı’nın korunması ve savunulması öncelik taşımaktadır. Ayrıca bu tarikat papalık makamının korunması için kendi bankası olan Dünya Bankası’nı kurup tüm gelirini bu makamı güçlendirmek için kullanmıştır.

Kategoriler
Genel Kültür

Cumhuriyet Çalışma Grubu Nedir? Gizli Çalışma Grubu

Birkaç gün önce yayınladığımız Batı Çalışma Grubunun bir devamı olan Cumhuriyet Çalışma Grubunu yayınlıyoruz.

Taraf gazetesiyine, herhangi bir demokratik ülkede yayınlansa yeri göğü birbirine katacak, yıllarca gündemden düşmeyecek ölçüde önemli ve vahim bazı belgeler yayınlıyor.

Gazeteye göre, 28 Şubat’ta deşifre olan Batı Çalışma Grubu yerine, 2003 yılında Jandarma İstihbarat Dairesi’ne bağlı olarak bir başka “Çalışma Grubu” kurulmuş. Bu seferkinin adı da “Cumhuriyet Çalışma Grubu.”

Neyin çalışmasını yapıyor derseniz, kısaca darbenin alt yapı çalışmalarını diye özetlemek mümkün. Malum, her darbe bir toplumsal iklim meselesidir. İşte bunlar da bu toplumsal iklimi yaratmaya çalışıyorlar. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla temasa geçerek, kendileri bizzat dernekler kurarak; etkili ve yetkili kişilerle temasa geçerek toplumu yönlendirmeye; “irtica” paranoyasını köpürtmeye, “şeriat”ın ayak seslerinin duyulduğuna inandırmaya çalışıyorlar.

Bu konsept bağlamında yaptıkları önemli çalışmalardan biri, dönemin Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur ile 15 rektörün yaptıkları toplantı… Taraf’ın bir Genelkurmay yetkilisi tarafından ulaştırıldığını açıkladığı gizli toplantı raporunun özetini, 8 Haziran tarihli Taraf’ı bularak okumalısınız.

24 maddede özetlenen bu görüşmede “2004 yerel seçimlerine kadar AK Parti’nin sıkıştırılması”ndan, “İrticai odaklarının kısa vadede etkilerinin minimize edilebilmesi için asker, üniversite ve sivil toplum kuruluşlarının güç birliği yapmasının şart olduğu”na, “irticanın tam olarak önlenebilmesi için eğitim sistemine, özellikle ilköğretim okullarına hakim olmak gerektiği, minik irticacıların kafalarının bu seviyedeyken değiştirilmesinin gerektiği”ne kadar, her biri skandal niteliğinde birçok konu konuşuluyor. Toplantıya katılan rektörlerden bir kısmı aşka gelip “Kubilay olmaya hazır olduklarını” söylüyorlar.

Üniversite-Jandarma işbirliği bununla da bitmiyor. Jandarma bünyesinde faaliyet gösteren Cumhuriyet Çalışma Grubu’nun bir başka faaliyeti de Ahmet Necdet Sezer’in rektör atamaları öncesinde adayların karnesini hazırlamak…

Kasım 2006’da 15 üniversite rektörünün yenilenmesi sürecinde Cumhuriyet Çalışma Grubu yine devreye girerek adaylara artı-eksi puanlar veriyor. Jandarma Belgesi’nde 86 rektör adayından 7’sinin adının karşısında eksi işareti var. Bunlar arasında kendi üniversitelerinden en fazla oyu almış üç rektör adayı da yer alıyor.

***

Eruygur’un rektörlerle yaptığı toplantının notlarını okurken beni en çok sarsan cümle şu oldu: “İktidar alternatifini ortaya çıkaracak bir parçalanma için baskı ve korku gerekir.”

Gördüğünüz gibi, bütün umutlarını bir parçalanmaya bağlamışlar, en büyük silahları ise korku…

Bu cümle bizim ne yapmamız gerektiğini de ortaya koyuyor: Parçalanmamak ve korkmamak. Zaman bizim değil, onların korkması gereken bir zaman…

Dipten gelen büyük değişim dalgasını böyle abuk subuk örgütlenmelerle kırmaya çalışanlar ne kadar korksalar yeridir.