Vatikan Nedir? Vatikan Nerededir? Ne Zaman Kurulmuştur?

Katoliklerin ruhani lideri PAPA nın yönetimindeki 44 Hektarlık devlet olan Vatikan, teokrasiyle yönetilen ve birçok ekonomik siyasi bağlantısı olan bir ülkedir. İtalya’nın tarihiyle hemen hemen aynı tarihe sahip olan dünya Katolik dininin merkezi kabul edilen 0.44 km karelik alana sahiptir. Pontificio ruhban sınıfı tarafından yönetilir. Devlet başkanı Papa’dır.

1929’da İtalya Devleti’yle Kilise arasında Patti Lateranensi antlaşması imzalandı. Bu antlaşmayla ülkenin resmi dininin Katolik dini olduğu ve Roma’nın kutsal bir şehir olduğu ilan edildi.
Vatikan (Pontificio), İtalya’nın Roma şehrinde bulunan, Hıristiyanlık dininin Katolik mezhebinin yönetim merkezi olan devlet. Yerleşik nüfus 930 civarındadır. Fakat Vatikan turistik bir yer olduğundan bu nüfus turistlerle 1.500’ü aşmaktadır. Çevresi yüksek duvarlarla kaplıdır ve kameralarla izlenmektedir. Dünyanın nüfus ve yüzölçüm olarak en küçük ülkesidir. Mutlak monarşiye dayalı bir yönetim uygulanır. Devlet başkanı olarak Papa’nın sözleri yasa hükmündedir. Papa, hem devlet başkanı, hem de Katolik mezhebinin ruhani lideridir. Katolik kilisesinin genel başkanı, Vatikan Devleti’nin de başkanı olur. Papa yasama, yürütme ve yargının da başkanıdır. Vatikan’ın 100 kişilik küçük bir ordusu vardır.

Papa’nın kabul günü genellikle kışın haftada bir kez çarşamba günleri Vatikan şehrinde, yazın ise Roma’ya yaklaşık 40 km. uzaklıktaki Castel Gondolfo’da gerçekleştirilir. Bu genel kabul gününe katılmak için Prefetto della Casa Pontificia, 00120 Città del Vaticano adresinde bulunan büroya başvurmak gerekir. Katolik dinine mensup olanların bağlı olduğu kiliseden bir yazı getirmesi istenmektedir. Papa’nın kabul gününe katılacak kadınların, uzun kollu, başı kapalı, koyu renkli veya dikkati çekmeyen sade giysilerle; erkeklerin ise koyu renkli ceket ve kravatla katılmaları gerekmektedir.

Vatikan’ın doğrudan ya da dolaylı olarak sahibi olduğu veya yönlendirdiği günlük, haftalık ve aylık 200’den fazla gazete ve dergi, 154 radyo istasyonu veya emisyonu, 49 TV kanalı veya kablolu yayını bulunmaktadır.

Bütçesi; katoliklerden kesilen kilise vergisi, aidatlar, bağışlar, şirket gelirleri, hisse senedi-tahvil-bono gelirleri, bankacılık ve faiz gelirleri, hediyelik eşya satışlarından elde edilen gelirlerle basın yayından elde edilen reklâm gelirlerinden oluşmaktadır.

Vatikan’da etkileri ve güçleri tartışılamayacak başlıca birkaç akım vardır. Bunlardan ikisi laik, diğerleri dinsel niteliktedir. Laik akımlar Opus Dei (Tanrı’nın Eseri)’yle Malta Şövalyeleri’dir.

Domeniken tarikatı: Domeniken kelimesi latinceden Türkçeye çevrilmiştir, asıl telaffuzu Domenicani’dir. Domenicani kelimesi, üç şekilde kullanmaktadırlar.

Domenicani tarikatı adını kurucusu olan Aziz Domeniko tarafından almıştır.
Domenicani İtalyanca’da Pazarcılar diye geçer. Pazarcılar kelimesinden anlaşılabileceği gibi bu tarikata bağlı olan rahipler, her pazar kilisede vaaz vermektedirler. Vaaz işlemi her rahip için zorunlu tutulmuştur. Böylece İncil’i ve Tanrı’nın söylediklerini insanlara daha iyi anlatabilmektedirler.
Domenicani kelimesini Latinceye çevirdiğimizde “Domini-Cani” “Tanrı’nın Köpekleri” anlamı ortaya çıkmaktadır. Bu kelimeyle domeniken tarikatının Allah’ın hizmetlileri olduğu ve Allah için çalıştıkları ifade edilmek istenmektedir.

Domeniken Tarikatı’ndaki rahip ve rahibeler, kendilerini Meryem’e adamış din adamlarıdır. Bunlar için en önemli husus, kurum olarak Kilise’nin sürekliliğinin korunması ve her koşul altında savunulmasıdır. Dominikenler, Kiliseye öncelik prensibine dayanan tarikattır.

Fransiskenler: Yoksullardan yana, din adına karşılıksız çalışan keşişler topluluğudur. Adlarını kurucusu olan Assisili Aziz Fransua’dan almıştır.

Cizvitler tarikatı: Katolik aleminin entelektüelleri olan Cizvitler için önemli olan Papalık Makamı’dır. Papaların kendileri veya Kilise’nin kendisi değil, Papalık Makamı’nın korunması ve savunulması öncelik taşımaktadır. Ayrıca bu tarikat papalık makamının korunması için kendi bankası olan Dünya Bankası’nı kurup tüm gelirini bu makamı güçlendirmek için kullanmıştır.

Petrol Nedir? Nasıl Çıkartılır?

Zamanımızın en önemli yakıt kaynağı petroldür. işlenmiş petrol araçlarda, yan ürünleri de hayatımızın bütün alanlarında kullanılmaktadır. Nedir bu petrol beraber inceleyelim. Yer yağı, Neft ya da petrol, hidrokarbonlar oluşmuş, sudan yoğun kıvamda, koyu renkli, arıtılmamış, kendisine özgü kokusu olan, yeraltından çıkarılmış doğal yanıcı mineral yağı. Latince’de taş anlamına gelen “petra” ile yağ anlamına gelen “oleum” sözcüklerinden oluşmuştur (Petra oleum= Petrol).

Petrol halk arasında, yalnız belirli bir yakıtı (Benzin, Gazyağı, Dizel – Motorin, Motor yağı, Fuel oil) olarak bilinmesine rağmen, aslında petrol kelimesi doğal halde bulunan ve yeraltından çıkarılan işlenmemiş ham petrol anlamına gelmektedir.

Petrol, hidrokarbonların karışımından meydana gelmiş olup, her zaman sabit bir kimyevî bileşimi yoktur. Doğal akaryakıt olan ham petrol, bulunduğu memleketlere göre değişen bileşimler gösterir. Örneğin; Amerika’da özellikle Pensilvanya bölgesinde çıkarılan petroller genellikle hidrokarbon sınıfından olan bileşikleri, Rusya petrolleri, kötü kokulu naften sınıfından bileşikleri; Romanya petrolleri ise bu ikisinin bir karışımını içerir.

Çeşitli tipteki petrollerin kendine has ağırlıkları 0,80-0,96; alevlenme noktaları 15-120 °C ve ortalama ısıtma kuvvetleri 10,500 cal/kg’dır. Ortalama elementel bileşimleri ise; karbon %84, hidrojen %12, oksijen %1 olup çok az miktarda da kükürt bulunur. Teksas ve Kaliforniya petrollerinde kükürt diğerlerine oranla fazladır.

Değişik kimyasal içeriğe sahip hidrokarbonların biraraya gelerek oluşturduğu değişik kimyevi bileşimde olan çok sayıda petrol tipi bulunmaktadır.

Yüz milyonlarca yıl önce, denizlerde yaşayan ya da suların denizlere sürüklediği hayvan ve bitki kalıntıları anaeorabik bir ortamda, gerekli şartlar altında (ısı basınç ve mikroorganizmaların etkisiyle), ham petrole benzer kerojeni meydana getirmiştir. Kerojen sonradan, yukarı tabakalara doğru göç etmesi esnasında gittikçe değişmiş ve ham petrolü meydana getirmiştir. Bu yüzden de hiçbir sahanın ham petrolü, tam olarak öteki bir sahanın ham petrolüne uymaz; muhakkak az çok farklar bulunur. Hatta bu durum, aynı bir petrol sahasında bile, çoğu zaman görülür.

Petrol Nasıl Çıkartılır?
Petrol kuyuları çeşitli metodlarla açılır. En ilkel kuyu açma metodu şahmerdan tipi olup delici bir metal, yükseğe kaldırılıp bırakılır. Toprağa süratle giren metal, delik açar. Delik zaman zaman tazyikli su ile temizlenir. 1.500 metreye kadar bu metodla kuyu açılabilir. Bugün, sondajda hidrolik rotary ve turbo teknik kullanılır. Yurdumuzda hâlen rotary sondajı kullanılmakta olup, sondaj ekipmanları şunlardır:

1. Güç-tahrik motoru. Dizel jeneratörden beslenir.

2. Kule.

3. Kaldırma ekipmanları: Vinç, kanca, makaralar.

4. Dönen ekipmanlar: Döner tabla, tahrik, sondaj ve ağırlık boruları, matkap.

Bu metodla kesici matkap ile sondaj boruları dizisi beraberce dönerler.

Petrol üretimi:

1. Pompalarla: Şâyet petrolün içinde bulunduğu yapı ve rezervuar basıncı petrolün yüzeye çıkmasına yetmiyorsa, derinkuyu pompaları ile petrol yeryüzüne çıkarılır.

2. Akar kuyular: Rezervuar basıncı petrolün yüzeye çıkmasına yeterli ise, petrol kuyusu akar kuyu olarak nitelendirilir. Kuyu başı vanalarla teçhiz edilir.

İstihsal edilen petrol, beraberinde getirdiği tuzlu sudan dinlendirilerek ayrılır. Bu dinlenme ve tuzlu sudan ayırma işleminden sonra rafinasyon için petrol rafinerilerine boru hattıyle (pipe-line) ulaştırılır.

Petrol kimyâsı: Ham petrol birbirinden güçlükle ayrılabilen maddeler karışımıdır. Ham petrolden; petrol gazı, gazyağı, benzin, motorin, fuel-oil, yağlama yağları, mum ve asfaltik bitüm gibi çeşitli ürünler elde edilir. Yukarıda adı geçen ürünler çoğunlukla yalnızca karbon ve hidrojenden meydana gelmişlerdir ve “hidrokarbonlar” olarak adlandırılırlar. Diğer mevcut elementler, miktarlarının azlığı sebebiyle ihmal edilebilirler. Bunlardan kükürt eser miktarda bulunmasına rağmen, ürün kalitesi üzerindeki etkisi sebebiyle önem arz eder.

Petrol ürünlerinin elde edilmesinde başlıca iki proses kullanılır:

1. Fiziksel metodlar vâsıtasıyla ham petrol içerisindeki hidrokarbonlar yapıları bozulmaksızın, teknik olarak daha kullanışlı, faydalı gruplara ayrılır.

2. Kimyâsal veya konversiyon metodları ile kompleks hidrokarbonlar daha basit gruplara parçalanır ve daha sonra da teknik olarak faydalı gruplar meydana getirmek üzere yeniden düzenlenirler.

Petrol ürünlerinin elde edilmesi, hem proses hem de araçlar açısından diğer kimyâsal ürünlere göre epey farklılık gösterir. Ancak genel hatları ile petrol kimyâsı, hidrokarbon kimyâsı ile eşdeğer tutulur.

Hidrokarbonlar: Molekül içerisindeki karbon atomlarının sayısına ve dizilişine bağlı olarak; normal sıcaklık ve basınç şartlarında gaz, sıvı ve katı hallerde bulunurlar.

1. Dört karbon atomluya kadar gaz,

2. Dört-yirmi karbon atomlular sıvı,

3. Yirmiden fazla karbon atomlular katı haldedirler.

Hidrokarbon olmayanlar: Ham petrol ve diğer petrol ürünleri içerisinde mevcut bulunan “hidrokarbon olmayan maddeler” miktar olarak az olmakla birlikte, bâzılarının ürün kalitesi üzerindeki etkileri oldukça önemlidir. Çoğu zaman bunların etkisi zararlı olup üründen ayrıştırılmaları veya etkisi daha az zararlı olan maddelere dönüştürülmeleri gerekir. Gâyet nâdir olarak ise bunların varlığı faydalı olur ve oldukları gibi bırakılırlar.

Hidrokarbon olmayan maddeler grubu içerisinde yer alan en önemli elementler şunlardır:

a) Kükürt (S); b) Azot (N); c) Oksijen (O); d) Bâzı ham petrol cinslerinde eser miktarlarda, metal bileşikleri hâlinde vanadyum (Va), nikel (Ni), sodyum (Na) ve potasyum (K) bulunabilir.

a. Kükürt bileşikleri: Ham petrol içerisinde (ağırlıkça) % 0,2 ile % 6 arasında değişen oranlarda; korozif veya korozif olmayan özelliklere sâhip, çeşitli kükürt bileşikleri bulunmaktadır. Serbest kükürt, hidrojen sülfür ve merkaptanlar korozif bileşikleri meydana getirirler. Bunlar ham petrolün destilasyonu sırasında ortaya çıkarlar ve proses ekipmanlarında şiddetli korozyona yol açarlar, bu sebeple tedbirler alınması gerekir. Sülfürler, disülfürler ve tiyofenler korozif olmayan kükürt bileşiklerini teşkil eder. Bunlar doğrudan korozif olmamakla birlikte yüksek sıcaklıklarda ayrışmak sûretiyle dolaylı olarak korozyona sebep olabilirler. Bu yüzden sıcaklık kontrolü sağlanması gerekir.

Kötü kokularının yanı sıra korozif olan veya olmayan bütün kükürtlü bileşikler, petrol ürünlerinin çoğunda istenmezler.

b. Azotlu bileşikler: Ham petrol türlerinin çoğunluğunda % 0,1 oranında azotlu bileşikler bulunur. Bunlar destilasyon ameliyesi esnâsında ortaya çıkarlar ve asit ekstraktının nötralizasyonu ile yeniden kazanılırlar.

c. Oksijenli bileşikler: Ham petrolde mevcut oksijen bileşikleri destilasyon ameliyesi (işlemi) esnâsında ayrışarak, karboksilik asit grupları ile birleşip, halka yapılı maddeleri meydana getirirler. Ortaya çıkan maddeler naftenik asitler olarak isimlendirilirler. Bâzıları çok korozif olan bu asitler alkali muamelesiyle ortamdan ayrıştırılırlar ve sonradan ekstraktın asitlenmesi yoluyla yeniden kazanılırlar. Elde edilen bu maddeler boyaların, ucuz sabunların ve emülsiyon teşkil edici maddelerin îmâlinde kullanılırlar.

Bâzı ham petrol cinslerinde fenolik bileşikler mevcuttur. Bunlar kraking ameliyesi sırasında ortaya çıkarlar. Daha sonra rafinasyon ameliyesinde yeniden kazanılırlar.

Ham petrol çeşitleri: Ham petroller görünüşleri ve yoğunluk bakımından elde edildikleri alanlara ve memleketlere göre farklılık gösterirler. Bunlar yeşilimsi kahverenkli akışkan cinslerden siyah yarı-katı cinslere kadar çeşitlilik arz ederler. Fakat hepsinin sâhip olduğu ortak bir husus esas olarak hidrokarbonlardan teşekkül etmeleridir. Hidrokarbonların molekül tiplerine ve bunların miktarlarına bağlı olarak farklılık gösterirler. Bâzıları parafinlerden, bâzıları naftenlerden meydana gelir. Çok miktarda erimiş gaz bulunduranlar olduğu gibi, hemen hiç erimiş gaz ihtivâ etmeyenler de mevcuttur. Kullanılan ham petrolün cinsi elde edilen petrol ürünlerinin tiplerini etkiler. İhtivâ ettikleri hidrokarbonların cinslerine göre ham petroller başlıca üç sınıfta toplanır:

1. Parafinik ham petroller: Parafinik hidrokarbonlardan meydana gelirler, mum ihtivâ ederler. Asfaltik maddeler yok denecek kadar azdır. Bunlardan yüksek miktarlarda mum ve yüksek dereceli yağlama yağları elde edilir.

2. Naftenik ham petroller (Asfaltik ham petroller): Naftenik hidrokarbonlardan meydana gelirler. Hemen hiç mum ihtivâ etmezler. Önemli miktarda asfaltik madde ihtivâ ederler. Bunlardan elde edilen yağlama yağlarının viskozitleri parafinik ham petrollerden elde edilenlere nazaran, sıcaklığa karşı daha hassastırlar. Ancak, özel rafinasyon metodları sâyesinde parafinik esaslı ham petrollerden elde edilen yağlama yağlarına eşdeğer hale getirilirler.

3. Karışık ham petroller: Bunlar hem naftenik hem de parafinik hidrokarbonlarla bir miktar aromatik hidrokarbonlardan meydana gelirler. Mum ve asfaltik maddeler ihtivâ ederler.

Rafinasyon: İstihsâl edilen ham petrol, bir çeşit saf kimyâsal madde olmayıp; içerisinde değişik hidrokarbon gruplarının kimyâsal bileşimlerini ve kükürtlü maddeler, su, bazik tuzlar ve eser halde mineralleri ihtivâ eden bir karışımdır. Rafinasyon işlemi, yabancı maddeleri tasfiye ederek ham petrolden belli özellikleri olan, günümüzde çok kullandığımız ürünleri çıkarmak için yapılır.

Bir ham petrolü meydana getiren hidrokarbonların kaynama veya buharlaşma sıcaklıkları, hidrokarbonun molekül ağırlığıyle orantılı olarak artar. Bu özellik, ham petrolün ısıtıldığı sıcaklığın kontrol edilmesi sûretiyle, içinden değişik molekül ağırlığında ürünlerin buharlaştırılmasını mümkün kılar. Rafinasyon sanâyiinin ana prensibini teşkil eden destilasyon bu esâsa dayanır. Bir rafineriye giren ham petrol üzerinde yapılan ilk işlem, onu bir destilasyon kolonundan geçirmek sûretiyle değişik yoğunlukta kısımlara ayırmaktır. Bu kolonun tabanından tepesine doğru sıcaklık azaldığından en alt kısımda en ağır hidrokarbonlar, en üst kısımda da en hafif hidrokarbonlar buharlaşır. Bu buharların kolonun değişik noktalarından dışarı alınması ve yoğunlaştırılması sûretiyle, ürünler elde edilir. Bu ürünler molekül ağırlıkları belli hudutlar içinde değişen hidrokarbon cinslerinden meydana gelmiştir.

Bir rafineride kuruluş gâyesine göre değişik destilasyon, reforming ve kraking üniteleri bulunur. Bunlara ilâveten, üretilen mahsullerin istenmeyen kirletici maddelerden temizlenmesini, parçalanmasını, depolanmasını ve satışa hazırlanmasını sağlayan tesisler de mevcuttur. Rafinasyon işlemlerinde bol miktarda su buharı kullanıldığından, her rafinerinin ayrıca su arıtma ve soğutma tesisleri ve buhar santralları mevcuttur. Rafineri faaliyeti gece gündüz kesintisiz devam eder.

Bir rafineride elde edilen en hafif ürünler metan, etan ve etilen gibi, propandan daha hafif olan gazlardır. Bunların sıvılaştırılmaları zor ve pahalı olduğundan, rafinerilerde veya rafineri yakınındaki tesislerde yakıt gazı olarak kullanılmaları tercih edilir.

Rafineri ürünleri: Rafinaj esnâsında ham petrolden ayrılan propan ve bütan gazları, kolayca sıvılaştırılabilmeleri dolayısıyle, evlerde ve sanâyide geniş çapta kullanılmaktadır. Bu sıvılaştırılmış petrol gazları(LPG) genellikle propan ve bütan gazı karışımı olarak, çelik tüplere doldurulmuş vaziyette satılır.

Bugün en çok kullanılan motor yakıtı olan benzin, ham petrolden kaynama noktaları 30-200°C olan hidrokarbonların ayrılmasıyle elde edilir. Uçak benzinlerinin ekserisinin oktan numaraları 100’ün üzerinde olduğundan, bu benzinler özel hidrokarbonların sentezleriyle elde edilmektedir. Benzinler, oktan sayısına göre değişik renklerde (Kırmızı, mavi, yeşil, kahverengi, eflâtun) olabilir. Hafif benzinle gazyağı arasında kalan bir ağır nafta olan solvent, boya sanâyiinde, kuru temizlemede, ormancılıkta ve haşaratla mücâdelede eritici veya çözücü madde olarak kullanılmaktadır. Türkiye’de solvent üretimi sâdece Türkiye Petrolleri A.O.’nın Batman Rafinerisinde yapılmaktadır.

Tamâmen ham petrolün destilasyonundan elde edilen gazyağı, kaynama noktaları 160-250°C arasında değişen hidrokarbonlardan meydana gelmektedir. İçinde bulunan kükürt bileşikleri hidrojenasyonla ayrılmaktadır. Böylece, işlenme, fitil bozulması dumanlı yanma ve pis koku yayılması önlenmektedir.

Destilasyon sırasında gazyağından sonra gelen Motorin, genellikle 200-360°C arasında kaynama noktası olan hidrokarbonların ham petrolden ayrılmasıyle elde edilir. Dizel motorlarında yakıt olarak kullanılır. Ev ve sanâyi işyerlerinde ısıtma yakıtı olarak da kullanılmaktadır.

No. 4 Fuel-Oil adıyla da anılan Marin dizel, daha ziyâde deniz taşıtlarında, büyük dizel jenaratörlerinde yakılmaktadır. Fuel-Oil No.5 ve No.6 endüstri ve kazan yakıtlarıdır. Buhar kazanlarında kömür yerine kullanılır.

Ham petrolün atmosfer basıncı altında destilasyonu neticesinde meydana gelen dip ürün veya rezidyum, fuel-oil ve makina yağlarının îmâlinde kullanılabilir. Bunun için, rezidyum bir vakum destilasyon ünitesinde, ikinci bir destilasyona tâbi tutularak, içindeki asfalt ayrıldıktan sonra elde edilen ağır motorinden daha yüksek viskoziteli ürünler kullanılır. Bu ürünler içindeki petrol mumu ayrıldıktan ve değişik çözücülerle muâmele edildikten sona, makina yağlarında kullanılan bâzı ürünler elde edilir.

Memleketimizde ilk modern rafineri inşâsı, 1956’da tamamlanan Batman rafinerisidir. İlk kuruluş kapasitesi 330 bin ton olan bu rafineri, atmosferik ve vakum destilasyon kolonlarını mavi ham petrol ve asfalt ünitesi, termal katalitik kraking (T.C.C.) ünitesi ve kimyevî tasfiye ünitesini ihtivâ eder. Ayrıca, reforming ve L.P.G. üniteleri ilâve edilmiştir. Türkiye’nin ikinci modern rafinerisi İzmit’te kurulmuş olan İpraş rafinerisidir. Yılda 5,5 milyon ton ham petrol işlemektedir.

Maşukiye Nerededir? Doğal Güzellikleri, Otelleri, Pansiyonları

Büyükşehir olarak bilinen Kocaeli’nin eşsiz doğal güzelliklerine sahip olan Maşukiye ve Kartepe’ye İstanbul, Sakarya, Yalova ve civar illerden gelenler yemyeşil doğada zaman geçirmenin keyfini doyasıya yaşıyorlar.Her mevsim farklı bir güzelliğe bürünen yüzlerce çeşit ağaçla kaplı Kartepe ve Maşukiye’de kayak, trekking, otomobil yarışları ile bazı su sporları da yapılabiliyor.Bahara yaklaştığımız şu günlerde İstanbul’un stresinden ve yoğunluğundan uzakta kalmak isteyenler ancak fazla vakit bulamayanlar için Maşukiye bulunmaz bir fırsat gibi önünüze çıkıyor.Kendine has doğası, lezzetli alabalık restoranları ve butik otelleriyle hem uygun hem de kaliteli bir kaçamak yapabilirsiniz. Dağın eteklerinde bir vadide bulunan Maşukiye’de gece gerçek bir uykunun tadını da çıkarabiliyorsunuz. Oksijeni ciğerlerinize doyasıya çekebildiğiniz Maşukiye’de küçük derelerin sesiyle uyumak insanı dinlendiriyor. Gündüzleri doğada yürüyüş yapıp, geceleri ise sakin balkonunuzda oturup şalınız boynunuzda kitap okuyabileceğiniz Maşukiye’de yerel türkü barlar da bulunuyor. Dilerseniz arkadaşlarınız ve ailenizle gidip eğlenebilirsiniz.

Maşukiye’de yediğiniz alabalığın, kiremitte mantarın ve sucuğun tadı ise damağınızda kalacak. Ayrıca sabahları çoğu otelde verilen köy kahvaltısı da size gerçekten doyduğunuzu hissettirecek.Bu yöredeki işletmeler ve halk da oldukça sıcakkanlıdır. Genelde ailelerin işlettiği butik otellerde kendinizi güvende hissetmemeniz için hiçbir sebep yok. Dağın eteklerindeki bu yörede herkes birbirini tanıyor ve misafirperverlikte oldukça iddialılar. Siz de hem doğanın hem de güzel yemeklerin tadını doya doya çıkarmak için çok uzaklara gitmek istemeyenlerdenseniz, Maşukiye sizi ağırlamak için bekliyor…

Nasıl Gidilir?
Maşukiye’ ye Gelmek için karayolunu veya demiryolunu tercih edebilirsiniz.Kara yoluyla gelmek için E-5 veya TEM Otoyolu tercih edilebilir.Tem otoyoluyla gelecekseniz İzmit doğu çıkışından çıkıp Adapazarı yönüne dönünce Sapanca ayrımından girin yaklaşık 7-8 Km sonra Maşukiye’ desiniz. E-5 Karayolunu tercih ederseniz İzmit’ten yaklaşık 7-8 Km sonra sapanca ayrımından girin 7-8 Km sonra Maşukiye’ desiniz. Demiryolunu tercih ederseniz Haydarpaşa gar’ından Trene bindiğinizde Maşukiye’ de inme şansına sahipsiniz.Ancak doğru trene binmeniz ve Maşukiye tren istasyonun’ da indikten sonra Alabalık tesislerine ulaşmak için yaklaşık 1 Km yürümeniz gerekmektedir.

İSTANBUL’dan ANKARA istikametinde yola çıktığınız zaman yaklaşık 80 Km sonra İzmit’e ulaşacaksınız. İZMİT BATI Çıkışı ve KANDIRA Çıkışların’dan çıkmayın.Yola Devam ettiğinizde İZMİT DOĞU Çıkışını göreceksiniz. Gişelerden çıktıktan hemen sonra ADAPAZARI,KARTEPE Çıkışından çıkıp D-100 Karayoluna çıkıp ADAPAZARI Yönünde yaklaşık 200 Mt gittikten sonra sağa SAPANCA Yönüne dönün.7-8 Km Sonra MAŞUKİYE’ye ulaşmış olacaksınız.

Türkiyedeki Kızılay Kan Merkezleri Adres ve Telefonları

İSTANBUL ÇAPA KAN MERKEZİ
Millet Cad. No : 122 Çapa ISTANBUL
Tel : 0 212 534 69 73
Faks : 0 212 635 29 07

Orta Anadolu Bölgesel Kan Merkezi (ANKARA)
Mamak Cad. No : 10 Cebeci / ANKARA
Tel : 0 312 362 97 00 – 0 312 362 97 01 – 0 312 362 97 02
Faks : 0 312 562 03 46
Web sitesi: www.oabkm.org

EGE BÖLGESEL KAN MERKEZİ (İZMİR)
Kizilay Cad. No : 1/ 1 Alsancak IZMIR
Tel : 0 232 463 63 53
Faks : 0 232 463 89 01

KARADENIZ BÖLGESEL KAN MERKEZİ (TRABZON)
Uzun Sok. Kizilay Is Hani Kat : 4 TRABZON
Tel : 0 462 321 32 41
Faks : 0 462 321 32 41

GÜNEY BÖLGESEL KAN MERKEZİ (GAZİANTEP)
Alleben Mah. Kemal Köker Cad. şahinbey – GAZİANTEP
Tel: 0 342 232 66 66
Fax: 0 342 231 78 28

DOĞU BÖLGESEL KAN MERKEZİ (ERZURUM)
Cumhuriyet Cad. Tekel Binası Lojmanları Altı Kat:1 ERZURUM
Tel: 0 442 233 82 78 – 79
Fax: 0 442 233 92 34

ADANA KAN MERKEZİ
Kurtulus Mah. 16. Sokak. No : 11 ADANA
Tel : (322) 454 26 08
Faks : 0 322 454 40 63

ANTALYA KAN MERKEZİ
Anafartalar Cad. Balci Apt. No : 62/ 1 ANTALYA
Tel : (242) 244 00 20
Faks : 0 242 247 30 23

ARTVİN KAN ALMA BİRİMİ
İnönü cad. Kızılay İş Merkezi No:60 Kat:2 ARTVİN
Tel: (466) 212 74 18
Fax: (466) 212 74 12

AYDIN KAN İSTASYONU
Adres : Hasan Efendi Mah. Kızılay Cad. No:12/1 Kat :1 AYDIN
Tel : (256) 213 77 31

BALIKESİR KAN MERKEZİ
Atatürk Mah. Bandirma Cad. No : 1 BALIKESİR
Tel : (266) 246 04 80
Faks : 0 266 246 34 50

BATMAN KAN ALMA BİRİMİ
Bahçelievler mah. Turgut Özal Bulvarı Endüstri Meslek Lisesi Karşısı – BATMAN
Tel: 0 488 213 13 82

BOLU KAN ALMA BİRİMİ (KONTEYNER)
Bahçelievler Mah. Kızılay Hamamı Yanı BOLU

BURSA KAN MERKEZI
Orhan Mah. İmaret Sok. No 9/B BURSA
Tel : (224) 221 15 08
Faks : 0 224 224 47 09

BURDUR KAN ALMA BİRİMİ
Yeni Mah. Acun Sk. No:19 Kat:1 BURDUR
Tel: 0248 234 15 30
Fax: 0248 234 15 31

ÇANAKKALE KAN İSTASYONU
Adres: Kemalpasa Mah. Kizilay Sok. No : 16 ÇANAKKALE
Tel – Faks : (286) 217 12 84

ÇORLU KAN İSTASYONU
Muhittin Mah. Aslan Sok. Belediye Otoparkı Üstü Çorlu/ TEKİRDAĞ
Tel – Fax: (282) 653 1193

DENİZLİ KAN MERKEZİ
Akkonak Mah. Fatih cad. No:1 DENİZLİ
Tel : (258) 265 49 76
Faks : 0 258 265 47 51

DİYARBAKIR KAN MERKEZİ
Hastaneler Cad. Kizilay Is Hani Kat : 4 No:3 Dag kapi DIYARBAKIR
Tel : (412) 228 40 71
Faks : 0 412 228 40 71

DÜZCE KAN MERKEZİ
Eski Istanbul Cad. Anitpark Karsisi DÜZCE
Tel : (380) 514 32 14
Faks : 0 380 523 84 87

EDIRNE KAN İSTASYONU
Saricapasa Mah. Devlet Hastanesi Yanı EDIRNE
Tel : (284) 213 03 69
Faks : 0 284 213 03 69

ERZİNCAN KAN İSTASYONU
Karaağaç Mah. Erzincan Devlet Hastanesi Yanı
Eski Döner Sermaye Saymanlık Binası ERZİNCAN
Tel – Fax: (446) 224 37 76

ESKİŞEHİR KAN MERKEZİ
Arifiye Mah. Postane Sok. No:16 ESKİŞEHİR
Tel: (222) 221 99 06-07
Fax: (222) 230 07 75

GİRESUN KAN İSTASYONU
Kale Devlet Hastanesi Ahmet Fatoğlu Diyaliz Merkezi Karşısı GİRESUN
Tel: (454) 215 28 73
Fax: (454) 215 28 74

GÜMÜŞHANE KAN ALMA BİRİMİ
Zafer Meydanı Hükümet Konağı Karşısı Merkez – GÜMÜŞHANE
Tel – Fax: (456) 213 61 44

IĞDIR KAN ALMA BİRİMİ
Emin Ekinci İş Merkezi 1.Kat No:2 IĞDIR
Tel: 0 476 227 07 22

ISPARTA KAN İSTASYONU
Hızır Bey Mah. Halis Sok. No:1 ISPARTA
Tel: 0 246 223 33 35
Fax: 0 246 232 80 23

İSKENDERUN KAN MERKEZİ
Çay Mah. 102.Sok. No: 16 İSKENDERUN
Tel: (326) 613 63 28
Fax: (326) 613 63 27

KAHRAMANMARAŞ KAN İSTASYONU
Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı Yavuz Sultan Selim Mah. No:83
KAHRAMANMARAŞ
Tel: 0 344 236 20 05
Fax: 0 344 236 20 46

KARABÜK KAN İSTASYONU
Atatürk Bulvarı Karabük Kızılay Binası No:4 KARABÜK
Tel: (370) 412 47 74
Fax: (370) 412 54 78

KAYSERİ KAN MERKEZİ
Örnek Evler Mah. Ay Sokak. No : 6 Kocasinan KAYSERI
Tel : (352) 221 07 10
Faks : 0 352 221 07 12

KIRIKKALE KAN İSTASYONU
Yenidoğan Mah. 23. Sk. Barbaros Hayrettin Cad. 1A KIRIKKALE
Tel: 0318 218 44 77
Fax: 0318 215 35 26

KIRŞEHİR KAN ALMA BİRİMİ
Aşıkpaşa Mah. Eski Ankara Cad. Müftülük Yanı Örnekevler Apt. No:1 KIRŞEHİR
Tel: 0386 214 25 04
Fax: 0386 214 25 00

KIRKLARELİ KAN ALMA BİRİMİ (KONTEYNER)

KİLİS KAN İSTASYONU
Islahiye Cad. 1 No.lu Sağlık Ocağı Yanı No:25 KİLİS
Tel: (348) 813 13 67
Fax: (348) 813 13 68

KOCAELİ KAN İSTASYONU
İstiklal Cad. Kızılay İş Merkezi – İZMİT
Tel – Fax: (262) 321 22 34

KONYA KAN MERKEZİ
Karakurt Mah. Taskapu Medrese Sok. No:36 Meram/KONYA
Tel : 0 332 351 13 54, 0 332 351 76 55
Faks : 0 332 351 63 13

KÜTAHYA KAN ALMA BİRİMİ
Eski Hükümet Cad. Kızılay Sok. Merkez Komutanlığı Yanı KÜTAHYA
Tel: (274) 223 12 12
Fax: (274) 216 68 68

LÜLEBURGAZ KAN ALMA BİRİMİ
Yeni Mah. Emrullah Efendi Ara Sok. No:1 LÜLEBURGAZ
Tel: (288) 413 22 32
Fax: (288) 413 07 87

MALATYA KAN MERKEZİ
Ferhadiye Mah. Özel İdare Sok. No:111 MALATYA
Tel: (422) 326 27 66
Fax: (422) 326 27 88

MARMARİS KAN MERKEZİ
Eski Datça Yolu No:54 48700 Marmaris
Tel: (252) 412 48 12
Faks: (252) 4120079

MANİSA KAN İSTASYONU
Adres : Avni Gemicioðlu Cad. No: 83/B
Tel – Fax: (236) 231 77 86

MERSİN (İÇEL) KAN İSTASYONU
CamiŞerif Mah. 5222 Sok. No:8 Borsa Sarayı Karşısı MERSİN
Tel: (324) 239 41 39
Fax: (324) 237 59 24

NEVŞEHİR KAN ALMA BİRİMİ
Ragıp Üner Mah. 17.Cad. No:1 NEVŞEHİR
Tel: 0384 215 25 52
Fax: 0384 215 25 51

ORDU KAN İSTASYONU
Bucak Mah. İbn-İ Sina Cad. İl Sağlık Müdürlüğü Hizmet Binası Zemin Kat / ORDU
Tel: 0452 225 17 35
Fax: 0452 225 16 75

ÖDEMİŞ KAN İSTASYONU
Ulus Meydanı No:3 ÖDEMİŞ
Tel – Fax: (232) 544 86 85

RİZE KAN İSTASYONU
Kızılay Kan İstasyonu RİZE
Tel – Fax: (464) 317 12 92

SAKARYA KAN İSTASYONU
Adnan Menderes Cad. Devlet Hastanesi Acil Karşısı SAKARYA
Tel: (264) 291 52 26
Fax: (264) 291 52 28

SAMSUN KAN MERKEZI
19 Mayis Mah. Agabali Cad. Adliye karsisi No:1 SAMSUN
Tel : (362) 433 16 61
Faks : 0 362 433 03 20

SİİRT KAN İSTASYONU
Ziraat Cad. Yeni Mah. Altunç Apt. No: 6 SİİRT
Tel: (484) 223 60 60

SİVAS KAN MERKEZİ
Kepenek Cad. Sular basi Sokak M. Aliaga Camisi yani No:4 SIVAS
Tel : (346) 221 25 78
Faks : (346) 221 99 25

TİRE KAN ALMA BİRİMİ
Dr. Ertuğrul AKER Devlet Hastanesi Bahçe Kahve Mevkii TİRE
Tel: (232) 512 15 22

UŞAK KAN İSTASYONU
Milli Egemenlik Cad. No:6 UŞAK
Tel: (276) 224 74 37
Fax: (276) 224 44 27

VAN KAN MERKEZİ
Şerefiye Mah. Mareşal Fevzi Çakmak Cad. Kültür Sok. VAN
Tel: 0432 214 13 28
Fax:0432 214 13 28

YALOVA KAN İSTASYONU
Spor Sahası Karşısı Sigorta Müdürlüğü Yanı YALOVA
Tel – Fax: (226) 811 55 77

ZEYNEP KAMİL KAN MERKEZİ
Dr. Farhri Atabey Cad. Arakiyeci Hacı Mehmet Mah. No:144 ÜSKÜDAR
Tel : (216) 310 03 85
Faks : 0 216 310 43 33

ZONGULDAK KAN MERKEZİ
Üzülmez Cad. No : 28 ZONGULDAK
Tel – Faks : (372) 253 42 89

Özgürlük Anıtı Nerededir, Tarihi, Hakkında

Özgürlük Heykeli, ABD’nin New York şehrindeki Liberty (Özgürlük) adası üzerinde, inşa edildiği 1886 yılından bu yana Amerika’nın simgesi olan anıtsal heykel ve gözlem kulesi. Dünyanın en tanınan abidelerinden biridir.

Bakırdan yapılan Özgürlük Heykeli, Fransa tarafından kuruluşunun 100. yılı nedeniyle ABD’ye hediye edilmiştir,1884-1886 yılları arasında inşa edilmiştir.ABD’nin New York şehrindeki Özgürlük Adası’nda yer alır.

Heykel, sağ elinde bir meşale, sol elinde ise bir tablet tutar. Tabletin üstünde 4 Temmuz 1776 tarihi (Bağımsızlık Bildirgesi’nin tarihi) yazılıdır. Heykelin başındaki taç’ın 7 sivri ucu 7 kıtayı veya 7 denizi simgeler. Heykelin yüksekliği 46 m, kaidesi ile beraber 93 m’dir. Ziyaretciler heykelin içinden meşaleye kadar 168 basamaklı bir merdivenden çıkabilirler. Heykelin meşale tutan sağ elinin yüksekliği 13 metredir. Meşalenin etrafındaki dehlizde 15 kişi bir arada dolaşabilir. Heykelin başının genişliği 2 metre, yüksekliği ise tacı ile birlikte 5 metredir.

93 metre yüksekliğindeki Özgürlük Anıtı ilk olarak 1860’lerde, ilk olarak Osmanlı İmparatorluğu yönetimindeki Mısır’ın Hıdiv’i Said Paşa’nın Süveyş Kanalı inşası için imzaladığı antlaşmanın gereği olarak Suveyş Kanalı’ndaki Port Said Limanı’nın girişine konulmak üzere planlanmıştır. Ancak dönemin Osmanlı Sultanı Abdülaziz tarafından peşinatı ödendiği halde dikilen heykelden ötürü yerel huzursuzluk çıkacağı endişesiyle, Kavalalı soyundan Hidiv İsmail Paşa planlanan yere inşasını istememiştir.

Fransız bir heykeltraş olan Frederic Auguste Bartholdi’ye ısmarlanan bu heykel, bakır ve çelikten yapılarak tamamlanmış, fakat daha sonra Mısır’a dikilmesinden vazgeçilmesiyle Paris’te bir depoya kaldırılmıştır. Tasarlanan bu ilk heykel Kızıldeniz ile Akdeniz’in birleştiği yere koyulacak firavunlar zamanının giysilerine bürünmüş bir kadın şeklindeymiş ve elinde ‘Asya’nın ışığının Mısır’dan geldiğini’ sembolize eden bir meşale tutuyormuş. Bu olaydan 20 yıl sonra 1885’te Fransa hükümeti A.B.D ile olan iyi ilişkilerinin bir göstergesi olarak büyük bir heykel yaptırmak istediğinde yine aynı heykeltraşın kapısı çalınmış. Hazır durumda olan heykel depodan çıkarılmış, heykeltraş Bartholdi ve Gustave Eiffel (Eyfel kulesinin mühendisi) birlikte çalışarak bazı değişikliklerle heykeli yenilemişler ve New York sahilinde Liberty Adasına yerleştirilmiş.

Özgürlük Heykeli, ziyaretçilere açıktır. Ziyaret etmek isteyenler adaya bir feribotla ulaşırlar, merdivenleri tırmanarak meşaleye çıkabilir ve New York limanını seyredebilirler.

Heykele Singer dikiş makinelerinin kurucusu Isaac Singer’in dul eşi Isabelle Eugenie Boyer modellik etmiştir. Özgürlük Heykeli 1884 yılında Fransa’da tamamlandıktan 1 yıl sonra 350 parçaya bölünüp 214 sandık içinde New York limanına ulaştırılmıştır. Parçalar, 4 ay içinde kaidenin üzerinde yeniden birleştirilmiş ve 28 Ekim 1886 tarihinde binlerce izleyicinin önünde açılışı gerçekleşmiştir.

Özgürlük Heykeli, 1984’ten beri UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer almaktadır.

Heykelin daha küçük boyutlarda bir kopyası Paris’tedir ve Atlas Okyanusu’na doğru bakar. Dünyanın başka çeşitli yerlerinde de (Osaka, Priştine, Pekin, Nevada, Güney Dakota, Bordeaux, Poitiers gibi) küçük kopyaları bulunmaktadır.

Eiffel Kulesi Ne Zaman Yapıldı, Nerededir, Tarihi

Eyfel Kulesi Paris’deki demir kuledir. Kule, aynı zamanda tüm dünyada Fransa’nın sembolü halini almıştır. İsmini, inşa ettiren firma olan Gustave Eiffel’den alır. En büyük turizm cazibelerinden biri olan Eyfel Kulesi, yılda 6 milyon turist çeker. 2002 yılında toplam ziyaretçi sayısı 200 milyona ulaşmıştır.

Eyfel Kulesi 1887 ile 1889 yılları arasında Gustave Eiffel’in firması tarafından, Fransız Devrimi’nin 100. yıl kutlamaları çerçevesinde inşa edilmiştir. Aslında kulenin mimarı Gustave Eiffel değil, İsviçreli Maurice Koechlin ‘in siparişi üzerine tasarlayan Stephen Sauvestre’dir. Meslektaşı Emile Nouguier ile beraber ilk tasarımları yapmıştır. Kulenin, 7.739.401 Frank 31 Sent tutan inşaat masrafları, Gustave Eiffel’in tahminlerinin 1 milyon frank üstündedir. 1889 yılındaki açılış tarihden önceki 5 ayda 1,9 milyon kişi ziyaret edince, yıl sonuna kadar toplam masrafın 3/4’ü çıkartılmıştır. Böylelikle Eyfel Kulesi, daha başından, kazanç sağlayan bir şirket görünümüne bürünmüştü.

3.000 işçi 26 ay boyunca 18.038 adet demir parçayı 2,5 milyon perçinle bir araya getirdi. Hiç ölüm vakası yaşanmamış olması, o günün şartlarında şaşırtıcı bir durumdur.

Ancak kule, onu bir utanç lekesi olarak gören Paris halkının tepkisini de çekmiştir. Bazı sanatçılar devasa bir sokak lambasına benzetirken, bir fabrika bacası gibi Paris’in görsel itibarını zedeleyeceğini ileri sürmüşlerdir. Böylelikle devrin sanatçı ve edebiyatçı çevresinde bir kampanya başlatılmış, bu kampanya süresince ünlü sanatçıların imzaladığı bildiriler dağıtılmıştır. Bugün ise Eyfel Kulesi, Dünya’nın en güzel mimari yapılarından biri olarak kabul edilir. Parisliler onu Demir Bayan olarak adlandırırlar. İlk başlarda Eiffel, Kule’ye sadece 20 yıl için müsaade almıştı. Dolayısıyla, 1909 yılında kulenin sökülmesi gerekiyordu. Ancak kule, iletişim için çok uygun yüksekliğe ulaştığından ve yeni yüzyılda Atlantik ötesi haberleşmeye imkân tanıdığından, kalmasına izin verildi.

Eyfel Kulesi 300 m yüksekliktedir. Zirvesindeki televizyon vericileri 27 m daha yükseklik kazandırır. Günümüzde yaygın olarak kullanılan çelik yerine demirden inşa edilmiş, özel teknikler sayesinde günümüze kadar sağlam olarak gelmiştir.

200.000 metrekare alanda bulunan Eyfel Kulesi her 7 yılda bir, 60 ton boya ile boyanır. Bu çalışmada 25 boyacı görev yaparken, çalışma 15 ay sürer. Bu işlem sırasında 1.500 fırça, 5.000 zımpara kağıdı ve 1.500 iş tulumu tüketilir. Ayrıca güvenlik maksadıyla toplam 50 km güvenlik halatı, 20.000 metrekare koruyucu ağ kullanılır. Boyama maliyeti yaklaşık 3 milyon avro tutar. Zaman içinde kulenin rengi kırmızımsı kahveden, sarımsı kahveye, daha sonra kestane kahvesinden bugünkü bronz tonuna dönüşmüştür. Kule 3 renk tonunda boyanır. En açık renk zirvede kullanılırken, en koyusu zeminde kullanılır.

Kulede intihar olayları da yaşanmaktadır. Şu ana kadar 400 kişi bunu gerçekleştirmiştir. Zamanla, intiharların önüne geçmek maksadıyla platformların çıkış noktalarına demir parmaklıklar yerleştirilmiştir.

22 Temmuz 2003 tarihinde, kısa devre sonucu, kulenin zirvesinde, hemen en üst ziyaretçi platformunun üstünde yangın çıkmıştır. Yangın bir saat gibi bir sürede kimse yaralanmadan söndürülmüştür.

Manzara platformları

Manzara platformuKamuya açık platformlar 57 m, 115 m ve 276 m yükseklikte bulunur.

Ziyaretçiler, üç asansörle kuzey, batı ve doğu kanatlarından ilk iki platforma ulaşır. İlk ve ikinci katlarda lokantalar mevcuttur. Ayrıca ilk katta, Eyfel Kulesinin tarihinin anlatıldığı bir sergi bulunur. En üst platforma ulaşmak isteyen bir ziyaretçi, ikinci katta aktarma yapar ve başka bir asansöre geçer. En üst platform hem çatılı hem de üstü açık bir alana sahiptir.

Kulenin açılışından sonra, ilk platforma kadar 50 yolcu taşıyan iki hidrolik asansör kullanıma girmişti. Bunlar için gerekli hidrolik presler 16 sütuna monte edilmişti. Kuzey kanadından başka bir asansörle ikinci kata ulaşılıyordu. 2. Dünya savaşı sırasında, işletim sistemindeki hasarlar sebebiyle bunlar devre dışı kalınca, Adolf Hitler kuleye yaya olarak çıkmak zorunda kalmıştı.

Karun Kimdir? Karun’un Hayatı, Yaptıkları ve Karun’un Hazinesi

Yüce kitabımız Kuran-ı Kerim’de birçok kıssadan ve yaşanmış hayattan bahsedilir. Bundan amaç, önceki insanların yaptıklarına bakıp, kendimize dersler çıkarmak ve hayatımızı ona göre bir düzene sokup, Allah’ın bizden istediği gibi bir kul olmaktır. Kuran’da anlatılan kişilerden biriside Karun denilen döneminin en zengin kişisidir. Bakın günümüze kadar KARUN’UN HAZİNESİ diye bir tabirin gelmesine neden olan kişi ve hayatı;

Musa Aleyhisselamın ümmetinden ve akrabalarından olduğu halde, zenginliği yüzünden kibirlenip, Musa Aleyhisselama karşı çıktığı için yerin dibine batan kimse. Babasının ismi Yasher idi. Önceleri fakir ve güzel huyluydu. Tevrat’ı güzel okurdu. Hazret-i Musa buna dua etti ve kimya ilmini öğretti.

Karun, hazret-i Musa’ya iman etmeden önce İsrailoğullarının başında Mısır Firavun’unun temsilcisiydi. İdaresi altında bulunanlara zulüm ve eziyet ederdi. Musa Aleyhisselama inandıktan sonra, kendisini ilim ve ibadete verdi. Ondan pek çok şeyler öğrendi. Hazret-i Musa ve kardeşi hazret-i Harun’dan sonra, İsrailoğullarının en bilgilisiydi. Tevrat’ı ezbere bilir ve çok güzel okurdu. Şeytanın vesvesesine kapılıp ibadeti terk etti.

Dünya malı toplamaya başladı ve gittikçe hırsı arttı ve çok mal toplamak gayretine düştü. Musa Aleyhisselamdan kimya ilmini öğrenmiş ve hayır duasına kavuşmuştu. Kavuştuğu bu nimetlerin kıymetini takdir edemedi. Bildiklerini dünya malı toplamak için kullandı. İnsanlara hizmet etmeyi hiç aklına getirmedi. Zenginliği ile dillere destan olup, darb-ı mesellere geçti. “Karun gibi zengin.” sözü, onun sahip olduğu mal sebebi ile ortaya çıktı. Mallarını hazinelere doldurdu. Hazinelerinin anahtarlarını, kırk katır taşırdı.

Karun zengin olunca, fakirliğindeki iyi, güzel hasletleri kaybetti. Taşkınlık yaptı ve haddi ziyadesiyle aştı. Böylece zulüm ve haksızlık yapmaya başladı. Ziynetlerle süslü elbiselerle dışarı çıkar, göğsü ilerde, salınarak kibirle yürür ve elbiseleri yerlerde sürünürdü. Nitekim Kasas suresinin 79. ayet-i kerimesinde mealen; “Karun, ziynet ve ihtişamı içinde kavminin karşısına çıktı.” buyrularak, onun bu hali haber verildi. Sonradan gördüğü için, eyeri altından beyaz bir ata biner, iki yanına, süslü elbiseler ve ziynetlerle donatılmış yüzlerce köle ve cariyeler alır, halka gösteriş yapardı. Bunun da ötesinde İsrailoğullarına ve Musa Aleyhisselama karşı kibirlenir, işlerine karışarak muvaffak olmamaları için çalışırdı. Fakirleri aşağı görür, mal ve mülkünün çok fazla olmasına rağmen, cimriliğinden kıyıp birazını bile onlara veremezdi. Nasihat edenleri, hiç dinlemezdi. Hatta, duası ve öğrettiği ilim sayesinde, mal ve mülke kavuşmasına vesile olan hazret-i Musa’nın sözünün bile, İsrailoğulları tarafından dinlenmesine tahammül edemez oldu.

Karun’un yaptıkları ve Müslümanların ona nasihatleri, Kur’an-ı kerimde mealen şöyle beyan buyruldu:

Karun, Musa’nın (Aleyhisselam) kavmindendi. Fakat o, onlara (İsrailoğullarına, mal sebebi ile zulüm ve kötülükte bulunup, hazret-i Musa’ya muhalefet ederek ona) karşı azgınlık etmişti. Biz ona, anahtarlarını taşımak bile, güçlü kuvvetli bir cemaate ağır gelen hazineler verdik. O vakit kavmi (nden iman edenler) ona şöyle dediler: (Ey Karun!) Dünya malı ile şımarma! Çünkü Allah’u teala dünya malı ile şımaranları sevmez. Allah’u tealanın sana verdiği zenginlik ve servet ile, ahiret yurdunu (yani Cenneti) iste! Allah’u tealanın sana ihsan ettiği gibi, sen de O’nun kullarına (mal ile) ihsan et. (Dünyadan da nasibini unutma.) Yeryüzünde fesat arama, isteme. Çünkü Allah’u teala, fesat çıkaranları sevmez. (Kasas suresi: 76-77)

Karun, müminlerin yaptığı bu nasihatleri kabul etmedi. Şımarıklığının yanında, Allah’u tealanın kendisine verdiği nimetlere nankörlüğünü git gide arttırdı. O dereceye geldi ki, utanmadan nimeti kendinden bildi ve ayet-i kerimede mealen şöyle dediği bildirildi: “Bu servet, bana ancak bende olan ilim mukabilinde verilmiştir, dedi.” Ayet-i kerimenin devamında Allah’u teala, mealen; “O (madem ki alimdi), kendisinden önce geçen asırlardaki nesillerden kuvvetçe ondan daha üstün, cemiyetçe (malca, yahut cemaatçe, sayıca) daha çok olan kimseleri, Allah’u tealanın hakikaten helak etmiş olduğunu bilmedi mi? (Kıyamette) mücrimlerden günahları sorulmaz.” buyurdu. (Kasas suresi: 78)

Karun, ziynet ve ihtişamı içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzu edenler; “Ne olurdu, Karun’a verilen (servet) gibi, bizim de olsaydı. O, hakikaten büyük nasip sahibidir” dediler. Kendilerine (berekete ve ahiret hallerine dair) ilim verilenler de; “Yazıklar olsun size! İman edip, salih amel işleyenlere Allah’u tealanın verdiği sevap, (Karun’un malından ve dünyadan) daha hayırlıdır. Bu sevaba ancak günahlardan sakınıp, taate sabredenler kavuşur” dediler. (Kasas suresi: 79-80)

Karun, Musa Aleyhisselama muhalefette daha da ileri gidip, altından bina yaptı. İsrailoğullarını yanına çekmeye çalıştı. Onlardan bir kısmı, ona iltifat etmeye, ziyafetlerine gitmeye, sözlerine kanmaya başladı. Şatafat ve malına imrenip, onun gibi zengin olma hülyalarına düşenler oldu. Hatta bazıları emrine girerek, dediğinden çıkmaz oldu.

Musa Aleyhisselam ona nasihat ederek, yaptıklarına son vermesini istedi. Allah’u tealadan zekat emri gelinceye kadar bu hal böyle devam etti. Allah’u teala, müminlere zekatı farz kılınca, Musa Aleyhisselam, Karun’a vereceği zekatın miktarını söyledi. Fakat Karun eve dönüp, mal ve parasını hesap edince, vereceğini çok buldu. İsrailoğullarından, kendisi gibi olanları etrafına toplayıp, Musa Aleyhisselama karşı çıkardı.

Bir fahişeye bol, para ve mal vad ederek Musa Aleyhisselamın kendisiyle zina ettiğini söylemesini istedi. Ertesi gün, Karun, İsrailoğullarını topladı. Sonra Musa Aleyhisselama geldi. İsrailoğulları toplandı, seni beklerler, Allah’u tealanın emir ve yasaklarını, dinlerinin esaslarını, şeriatlerinin hükümlerini onlara bildir.” dedi. Bunun üzerine Musa Aleyhisselam, onların yanına gitti. Anlatmaya başladı. “Hırsızlık yapanın, elini keseriz; iftira edene, seksen sopa vururuz; zina eden bekar kimseye, yüz sopa vururuz; evli olan kimse zina ederse, ölünceye kadar onu taşlarız.” buyurdu. Karun; “Ya bu işi sen yapmış olursan?” dedi. Musa Aleyhisselam; “Ben de yapsam durum aynıdır!” buyurdu. Karun; “İsrailoğulları, senin filan kadınla düşüp kalktığını söylüyorlar.” dedi. “Ben mi?” buyurdu. “Evet!” dedi. “Onu çağırın bakalım ne diyor? Şahitlik ederse, yahut itiraf ederse, dediği gibidir.” buyurdu. Çağırdılar. Gelince, Musa Aleyhisselam ona; “Ey kadın! Ben sana, bunların dediği gibi bir şey yaptım mı?” buyurdu. Sonra peygamberlik nuru ile ona bakıp; “Musa’ya ve İsrailoğullarına denizi yarıp yol yapan ve Musa’ya Tevrat’ı indiren Allah’u teala hakkı için doğru söyle.” dedi. Allah için doğruyu söylemesine yemin verince, Allah’u teala kadına tevfik ve yardım verdi. Kadın kendi kendine; “Bugün tövbe ile söze başlamam, Allah’ın peygamberine eziyet etmemden iyidir.” diye düşündü ve; “Hayır, onlar yalan söylüyorlar. Ama Karun bana, benimle zina ettiğin iftirasını söylemem için çok para verdi.” dedi. Bu sözleri söyleyince, Karun şaşırdı, ne yapacağını bilemedi. Orada bulunanları bir müddet sessizlik kapladı. Musa Aleyhisselam hemen secdeye kapandı, ağlayarak; “Ya Rabbi! Senin düşmanın bana eziyet etti, beni rezil ve rüsva etmek isteyip, çirkin bir fiille suçladı. Ey Allah’ım, onun cezasını ver.” diyordu. Allah’u teala, hazret-i Musa’ya başını secdeden kaldırmasını emir buyurdu. Yere de, Musa Aleyhisselamın isteğine uymasını emretti. Musa Aleyhisselam; “Ey İsrailoğulları! Allah’u teala beni Firavun’a gönderdiği gibi, Karun’a da gönderdi. Ona uyan onunla kalsın, benimle olan ondan ayrılsın.” buyurdu. İki kişi hariç hepsi Karun’dan ayrıldı. Sonra Musa Aleyhisselam; “Ey toprak! Onları yut!” buyurdu. Dizlerine kadar yuttu. “Ey toprak onları yut!” buyurdu ve bellerine kadar yuttu. Sonra; “Ey toprak onları yut!” buyurdu. Boyunlarına kadar yuttu. Sonra; “Ey toprak onları yut!” buyurdu. Toprak onları içine alıp, kapandı. Böylece yerin dibine geçtiler. Karun ve arkadaşlarından hiçbir eser kalmadı.

Allah’u teala, Karun’u ve iki arkadaşını yere geçirince, İsrailoğulları, kendi aralarında fısıldaşıp; “Musa Aleyhisselam, Karun’un evini, mal ve hazinelerini elde etmek için ona beddua etti.” dediler. Musa Aleyhisselam, bunun üzerine Allah’u tealaya dua edip, evini, malını ve hazinelerini de yere geçirmesini istedi. Bunun üzerine, Hak tealanın emriyle Karun’un sarayı, mal ve hazineleri de yerin dibine geçti. Nitekim Allah’u teala, Kasas suresi 81. ayetinde mealen; “Nihayet biz onu (Karun’u) ve sarayını yere geçiriverdik. Artık Allah’u tealanın azabından onu kurtarmaya yardım edecek hiçbir cemaati da yoktu. Kendisi de o azabı men etmeye kadir değildi.” buyurdu.

Karun helak olunca, Musa Aleyhisselamın nasihat edip, Allah’u tealanın azabıyla korkuttuğu müminler, Allah’u tealaya hamd ettiler. Önceden Karun’un malını, saltanatını ve yaşayışını temenni edenler, pişman oldular. Allah’u teala bunu bildirerek, aynı surenin 82. ayetinde mealen; “Dün onun mal ve saltanatını temenni edenler; Vay, demek ki, Allah’u teala dilediği kimsenin rızkını genişletiyor ve daraltıyor. Eğer Allah’u teala bize lutf etmeseydi, bizi de yere batırmıştı. Vay, demek hakikat şu ki, kafirler asla kurtulmayacak, demeye başladılar.” buyurdu.

Allah’u teala, peygamberi, Musa Aleyhisselamı ve müminleri her bela ve sıkıntıdan kurtardı. Düşmanları olan Firavun’u, Haman’ı ve Karun’u helak eyledi. Nitekim Ankebut suresi 39. ayet-i kerimesinde mealen; “Karun’u Fir’avn’ı ve (onun veziri) Haman’ı da helak ettik. Gerçekten Musa (Aleyhisselam), onlara apaçık delillerle gelmişti de, onlar yeryüzünde kibirlenip baş kaldırmışlardı (iman etmemişlerdi). Azabımız onlara ulaşıp kurtulamadılar.” buyurdu.

Basklar Kimdir? Bask Bölgesi Neresidir?

Yıllardır ETA ve Terör olaylarıyla anılan Bask Bölgesi, İspanya’nın kuzeyinde özerk bölge. Yüzölçümü 7,234 km² nüfusu ise 2,125,000 kişidir. Özerk Bölgenin idari Başkenti Vitoria-Gasteiz şehridir. Bölgeye Özerklik 25 Temmuz 1979 tarihinde verilmiştir. Özerk Bölge Başbakanı Bask Milliyetçi Partisi nden Juan José Ibarretxe’dir. Bölge kendi içinde emniyetini Ertzaintza denilen polis teşkilatı ile sağlamaktadır. Bölgedeki yasalar Özerk Bölgeyi üç ilden oluşan bir federasyon olarak tanımlar. Bu sistem 1200 yılından beri bölgede aralıklarla kullanılan Foral Sistemi ‘dir. Franco sonrası 1978 Anayasası bölgeye tarihi bir hak olarak geniş yetkilerle bir özerklik sağlamıştır.Bask Parlamentosu ve hükümeti Vitoria-Gasteiz’de bulunmaktadır.Parlamentoda 25 temsilci bulunur ve bu temsilcilerin oylarıyla Bölge Başbakanı seçilir. 1937 yılından beri Başbakanlar Bask Milliyetçi Partisi ‘nden seçilmektedir.Bask Ülkesi kendi polis teşkilatına ve kendi radyo/tv’sine sahiptir.Bu ve diğer güçler Gernika Yasası ile güvence altındadır. Bölgedeki Bask Milliyetçileri Navarra topraklarının Tarihi Bask Ülkesinin olduğunu ve Başkentlerini Pamplona’ya taşıma iddiasındadırlar. Bask Hükümeti, Navarra’nın simgesi olan Laurak Bat armasını yıllardır kullanmaktadır.

Türkiye’deki Öğretmen Evleri Nerde ,İnternet Adresleri,Telefon Bilgileri

Türkiye’deki tüm şehirlerdeki öğretmenevleri ile ilgili telefon,adres ve tüm bilgilerini Milli Eğitim Bakanlığı’nın şu sitesinden öğrenebilirsiniz.

Tüm şehirlerdeki öğretmenevi bilgilerine ulaşmak için bu linki kullanın.

http://ohsdb.meb.gov.tr/ogretmenevlerimiz.asp

Aşağıdaki tabloda ise  her bir şehirdeki öğretmenevine ait siteye ulaşabilirsiniz.
NOT : Aşağıdaki linklerin bazılarında sorun olabilir. Bu yüzden güncel bilgiler için üstteki linki kullanın.

ÖĞRETMENEVİ İNTERNET ADRESİ
Adana (ASO)
www.adanaogretmenevi.com
Ankara (ASO) http://baskentogretmenevi.meb.gov.tr/
Sincan www.sincanogretmenevi.com
Kızılcahamam www.kızılcahamamogretmenevi.com
Antalya
Alanya www.alanyaogretmenevi.com
Artvin (ASO) http://www.artvinogretmenevi.com
Artvin Hopa Öğrt.Evi Şb.Lokali http://www.hopaogretmenevi.com
Bilecik İnhisar www.inhisarogretmenevi.com
Burdur (ASO) http://www.burdurogretmenevi.com
Çorum ASO) www.corumogretmenevi.com
Diyarbakır Lice http://www.liceogretmenevi.6te.net
Edirne (ASO) www.edirneogretmenevi.org
Edirne Keşan www.kesanogretmenevi.com
Elazığ (ASO) http://www.elazigogretmenevi.com
Erzurum Oltu www.oltuogretmenevi.com
Erzurum Tekman www.tekman-meb.gov.tr
Eskişehir (ASO) www.eskisehirogretmenevi.com
Gaziantep (ASO) http://www.gaziantepogretmenevi.com.tr
Giresun (ASO) www.giresunogretmenevi.com.tr
Giresun Bulancak www.bulancakogretmenevi.sitemynet.com
HatayAntakya (ASO) http://www.antakyaogretmenevi.com.tr
Hatay Dörtyol http://www.dortyologretmenevi.com
Mersin Silifke http://www.silifkemem.gov.tr/ogretmenevi
İstanbul Silivri http://www.silivriogretmenevi.com
İstanbul Büyükçekmece http://www.buyukcekmeceogretmenevi.com
İstanbul Beykoz Sabancı (ASO) http://www.sabanciogretmenevi.com.tr
İstanbul Beyoğlu http://www.beyogluogretmenevi.com
İstanbul Bahçelievler Abidinpak http://www.bahcelievlerogretmenevi.com
İstanbul Bakırköy Kül.Mrk.(lokal) http://www.bakirkoyogretmenevi.com
İstanbul Eminönü Cankurtaran (ASO) http://www.cankurtaranogretmenevi.com
İstanbul Üsküdar Adile Sultan Kasrı Kültür.Mrk. http://www.adilesultankasri.com
İstanbul Zeytinburnu http://www.zeytinburnuogretmenevi.com
İstanbul Küçükçekmece (ASO) http://www.kucukcekmeceogretmenevi.com
İstanbul Kadıköy Kızıltohrak (F.Şadiye ) lokali http://www.kiziltoprakogretmenevi.web.tr/
İstanbul Kadıköy (V.Erol Çakır) http://www.istanbulvalierolcakirogretmenevi.com
İstanbul Ümraniye http://www.umraniyeogretmenevi.com
İzmir (Hasan Sağlam (ASO) www.izmirogretmenevi.net
İzmir Yenifoça öğr.evi http://www.yenifocaogretmenevi.com
İzmir Ödemiş http://www.odemisogretmenevi.8m.com
İzmir Karşıyaka www.karsiyakaogretmenevi.com
Kastamonu (Şerife Bacı ASO) www.kastamonuserifebaci.com
Kastamonu Çatalzeytin Öğretmenevi www.catalzeytinogretmenevi.com
Kastamonu Taşköprü Öğretmenevi www.taskopruogretmenevi.com
Kırklareli Lüleburgaz www.luleburgazogretmenevi.com
Kırşehir (ASO) http:/kirsehir.meb.gov.tr/WEBALANI/ogretmenevi
Kahramanmaraş (ASO) http://www.kahramanmarasogretmenevi.com
Muğla Datça http://www.datcaogretmenevi.com
Muğla Marmaris (ASO) http://www.marmarisogretmenevi.com
Niğde www.nigdeogretmenevi.com
Rize (ASO) www.rizeogretmenevi.com
Rize Ardeşen www.ardesenogretmenevi.com
Tekirdağ (ASO) http://www.tekirdagogretmenevi.com/
Tekirdağ Çorlu http://www.corlu-ogretmenevi.com/
Tekirdağ Şarköy www.sarkoyogretmenevi.com
Tokat (ASO) http://www.tokatogretmenevi.com
Tokat Erbaa http://www.erbaaogretmenevi.com
Tokat Niksar http://www.niksar.meb.gov.tr/
Tokat Zile http://www.zilemem.gov.tr
Trabzon Çarşıbaşı http://www.carsibasioğretmenevi.com/
Tunceli (ASO) www.geocites.com
Uşak (ASO) http://www.usakogretmenevi.com.tr
Karaman (ASO) www.karamanogretmenevi.com
Kırıkkale (ASO) http://www.kirikkaleogretmenevi.com
Batman (ASO) www.batmanogretmenevi.com
Bartın (ASO) www.ogretmenevi74.kurumu.com
Kilis (ASO) http://www.kilisogretmenevi.com
Osmaniye (ASO) www.osmaniyeogretmenevi.com