Kategoriler
EĞLENCE

Algida Magnum 25.Yıl Çekiliş Sonucu 2014

Magnumun 25.yılına özel düzenlediği araba çekilişi sonuçlandı. Çekiliş 6 Eylül 2014 tarihinde İzmir’de gerçekleştirildi. Talihliler ise şöyle:

LAMBORGHINI GALLARDO LP 560-4 COUPÉ 2013 MODEL OTOMOBİL ASİL TALİHLİSİ

Kategoriler
GÜNCEL

Nerede Oy Kullanacağını Öğren 2014

2014 Mart ayında yapılacak olan yerel seçimlerde hangi okulda ve hangi sandıkta oy kullanacağınızı öğrenmek artık bir kaç tık ile mümkün. uzmanportal.com olarak sizler için sandık bilgilerini öğrenebileceğiniz adresleri düzenledik. Buna göre resimli olarak da anlattık.

YSK nın sisteminden öğrenmek için Burayı tıklayın. (Not: YSK nın istediği Nüfus cüzdanı bilgilerini girerken Cilt ve Aile sına gibi bilgilerin başına 0 “sıfır” eklemeyin.)

Cumhuriyet Halk Partisinin bir hizmeti olan eseçmen den sorgulamak için burayı tıklayın.

2014 Yerel seçimlerin Aziz Vatanımıza hayırlar getirmesi dileğiyle…
uzmanportal.com Ailesi

Kategoriler
EĞİTİM GÜNCEL

YGS Sınavına Nerede Gireceğini Öğren, Sınav Giriş Belgesi Sorgula

2012 YGS sınavına nerede gireceğini öğrenmek için ÖSYM nin Aday İşlemleri Sistemi’ne giriş yapmanız gerekmektedir. Sisteme giriş yapmak için burayı tıklayınız. TC kimlik nonuz ve başvururken kullandığınız şifreniz ile sınava hangi okulda gireceğinizi öğrenebilirsiniz. Başarılar…

Kategoriler
SAGLIK

Bebeğin Cinsiyetini Öğrenmek Artık Daha Erken Olacak

Yüzde yüze yakın sonuç, ABD’de bulunan Tufts Üniversitesi’nde yapılan çalışmalarda, bebeğin cinsiyetinin hamileliğin 7’nci haftasında öğrenilebilmesinin mümkün olduğu açıklandı. Uzman ekip, daha önceden yapılmış 57 araştırmada yer alan 6 bin 500 hamilelik sonuçlarını inceledi. Buna göre, anneden alınan kan örneği sayesinde yapılan testin büyük oranda doğru sonuç verdiği ortaya kondu. Yeni yöntemde, annenin kanında erkek bebekte bulunması gereken Y kromozomunun olup olmadığı araştırılarak, çocuğun cinsiyeti belirleniyor. Testin güvenilirlik oranı, yüzde 95 ila 98 olarak saptandı.

Ultrasonla 18. haftada öğreniliyor
Ultrason yöntemiyle en erken 18 haftalık gebeliklerde öğrenilebilen cinsiyetin, regl dönemi bir ila iki hafta geciken kadınlarca da rahatlıkla anlaşılabileceği açıklandı. Uzmanlar, yöntemin, cinsiyete bağlı genetik hastalıkların anneden miras alınmasına karşı daha güvenli erken müdahale şansı doğuracağını ifade etti. Zira, anneden çocuğa hamilelikte geçen hastalıkların teşhisi için kullanılan “bebeğin içinde bulunduğu sıvıdan örnek alınması yöntemi” düşük riski doğuruyor. Öte yandan, erken cinsiyet testinin, sağlık dışındaki amaçlarla kullanılarak kürtaj oranlarını yükseltebileceğine dikkat çekildi.

Kategoriler
GÜNCEL

Diyanet Yeterlik Sınavına Nerede Gireceğini Öğren, Sınav Geçerliliği Duyurusu

Diyanetin düzenleyeceği yeterlik sınavının giriş belgesini almak ve sınava nerede gireceğinizi öğrenmek için tıklayınız. Açıln listede 17.03.2013 Tarihli Diyanet İşleri Başkanlığı Mesleki Bilgiler Yeterlilik Sınavı, Sınava Giriş Belgesi linkini tıklayarak belgenizi alabilirsiniz.

Ayrıca diyanetten yapılan duyuruya göre:

18.04.2010 tarihinde yapılan ve 19.03.2011 tarihinde yapılacak olan Mesleki Bilgiler Seviye Tespit Sınavının(MBSTS) geçerlilik süresi Bakanlık Oluru ile 3 yıl olarak belirlenmiştir.

işte Sınav Sonucunu öğrenebileceğiniz adres:

Eğitek

Kategoriler
Genel Kültür

İbni Sinanın Hayatı ve Çalışmaları (Avicenna)

İslam dünyasının yetiştirdiği en büyük bilimadamlarından biridir. Tıp alanındaki çalışmalar yüzyıllarca tıp öğrencileri tarafından okundu. Bu büyük bilimadamı hakkında yeterli bilgiye sahip miyiz?

İbn-i Sina (d. 980, Buhara yakınları – ö. 1037, Hemedan),tam adı Ebu Ali el-Hüseyin ibni Abdullah ibn-i Sina el-Belhi, Latincede Avicenna olarak bilinir. Filozof, hekim ve çok yönlü Fars bilim adamıdır.

Samanoğulları sarayı kâtiplerinden Abdullah Bin Sina’nın oğlu olan İbn-i Sina (Batı’da Avicenna adıyla tanınır), babasından, ünlü bilgin Natili’den ve İsmail Zahit’ten ders aldı. Geometri (özellikle Eukleides geometrisi), mantık, fıkıh, sarf, nahif, tıp, doğabilim üstüne çalışmalar yaptı. Farabi’nin el-İbane’s[kaynak belirtilmeli] aracılığıyla Aristoteles felsefesini ve metafiziğini öğrenip, hastalanan Buhara prensini iyileştirince (997) saray kütüphanesinden yararlanma olanağına kavuştu. Babası ölünce, Cür-can’da Şiraz’lı Ebu Muhammed’ten destek gördü, (Tıp Kanunu’nu Cürcan’da yazdı). Çağında tanınan bütün Yunan filozoflarının Anadolu doğacılarının yapıtlarını incelemiştir.

İbn Sînâ, mekanikle de ilgilenmiş ve bazı yönlerden Aristoteles’in hareket anlayışını eleştirmiştir; bilindiği gibi, Aristoteles, cismi hareket ettiren kuvvet ile cisim arasındaki temas ortadan kalktığında, cismin hareketini sürdürmesini sağlayan etmenin ortam, yani hava olduğunu söylüyor ve havaya biri cisme direnme ve diğeri cismi taşıma olmak üzere birbiriyle bağdaşmayacak iki görev yüklüyordu. İbn Sînâ bu çelişik durumu görmüş, yapmış olduğu gözlemler sırasında hava ile rüzgârın güçlerini karşılaştırmış ve Aristoteles’in haklı olabilmesi için havanın şiddetinin rüzgârın şiddetinden daha fazla olması gerektiği sonucuna varmıştır; oysa meselâ bir bir ağacın yakınından geçen bir ok, ağaca değmediği sürece, ağaçta ve yapraklarında en ufak bir kıpırdanma yaratmazken, rüzgar ağaçları sallamakta ve hatta kökünden kopartabilmektedir; öyleyse havanın şiddeti cisimleri taşımaya yeterli değildir.

İbn Sînâ’ya Aristoteles’in yanıldığını gösterdikten sonra, kuvvetle cisim arasında herhangi bir temas bulunmadığında hareketin kesintiye uğramamasının nedenini araştırmış ve bir nesneye kuvvet uygulandıktan sonra, kuvvetin etkisi ortadan kalksa bile nesnenin hareketini sürdürmesinin nedeninin, kasri meyil (güdümlenmiş eğim), yani nesneye kazandırılan hareket etme isteği olduğunu sonucuna varmıştır. Üstelik İbn Sînâ bu isteğin sürekli olduğuna inanmaktadır; yani ona göre, ister öze âit olsun ister olmasın, bir defa kazanıldı mı artık kaybolmaz. Bu yaklaşımıyla sonradan Newton’da son biçimine kavuşan eylemsizlik ilkesi’ne yaklaştığı anlaşılan İbn Sînâ, aynı zamanda nesnenin özelliğine göre kazandığı güdümlenmiş eğimin de değişik olacağını belirtmiştir. Meselâ elimize bir taş, bir demir ve bir mantar parçası alsak ve bunları aynı kuvvetle fırlatsak, her biri farklı uzaklıklara düşecek, ağır cismimler hafif cisimlere nispetle kuvvet kaynağından çok daha uzaklaşacaktır. İbn Sînâ bu denemeleri sonucunda ağır cisimlerin, hafif cisimlere nispetle daha büyük bir güdümlenmiş eğim kapasitesine sahip olduğuna karar vermiştir. Bundan dolayı, , ağırlık ve hızla doğru orantılıdır. Ağırlıkla doğru orantılıdır; çünkü cisim ne kadar ağırsa, güdümlenmiş eğim kapasitesi o kadar fazladır; hızla orantılıdır; çünkü cisim ne kadar hızlı fırlatılırsa o kadar uzağa gider. Şâyet İbn Sînâ’nın bu sözlerini formüle edip, ağırlık yerine de kütle kavramını konulursa,

Güdümlenmiş Eğim = Hız . Kütle = v . m
ifadesine ulaşılır ki bu ifâde modern fiziğin momentum kavramından başka bir şey değildir. Momentumun değişmesi ise kuvveti vereceğinden, bu formül,
F = d (v.m)/dt
olur ki bu da Newton’un İkinci Kanunu’dur.

İbn Sînâ’nın bu çalışması oldukça önemlidir; çünkü 11. yüzyılda yaşayan bir kimse olmasına karşın, Yeniçağ Mekaniği’ne yaklaştığı görülmektedir. Onun bu düşünceleri, çeviriler yoluyla Batı’ya da geçmiş ve güdümlenmiş eğim terimi Batı’da impetus terimiyle karşılanmıştır.

İbn Sînâ, her şeyden önce bir hekimdir ve bu alandaki çalışmalarıyla tanınmıştır. Tıpla ilgili birçok eser kaleme almıştır; bunlar arasında özellikle kalp-damar sistemi ile ilgili olanlar dikkat çekmektedir, ancak, İbn Sînâ dendiğinde, onun adıyla özdeşleşmiş ve Batı ülkelerinde 16. yüzyılın ve Doğu ülkelerinde ise 19. yüzyılın başlarına kadar okunmuş ve kullanılmış olan el-Kânûn fî’t-Tıb (Tıp Kanunu) adlı eseri akla gelir. Beş kitaptan oluşan bu ansiklopedik eserin Birinci Kitab’ı, anatomi ve koruyucu hekimlik, İkinci Kitab’ı basit ilaçlar, Üçüncü Kitab’ı patoloji, Dördüncü Kitab’ı ilaçlarla ve cerrâhî yöntemlerle tedavi ve Beşinci Kitab’ı ise çeşitli ilaç terkipleriyle ilgili ayrıntılı bilgiler vermektedir.

İbn Sînâ’nın söz konusu eseri incelendiğinde, konuları sistematik bir biçimde incelediği görülür. Tarihte ilk defa, tıp ve cerrâhîyi iki ayrı disiplin olarak değerlendiren İbn Sînâ, cerrâhî tedavinin sağlıklı olarak yürütülebilmesi için anatominin önemini özellikle vurgulamıştır. Hayatî tehlikenin çok yüksek olmasından ötürü pek gözde olmayan cerrahi tedavi ile ilgili örnekler vermiş ve ameliyatlarda kullanılmak üzere bazı aletler önermiştir.

Gözle de ilgilenmiş olan İbn Sînâ, döneminin seçkin fizikçilerinden İbn Heysem gibi, Göz-ışın Kuramı’nı savunmuş ve üst göz kapağının dışa dönmesi, sürekli beyaz renge veya kara bakmaktan meydana gelen kar körlüğü gibi daha önce söz konusu edilmemiş hastalıklar hakkında da ayrıntılı açıklamalarda bulunmuştur.

YAPITLAR (başlıca): el-Kanun fi’t-Tıb, (ö.s), 1593, (“Hekimlik Yasası”); Kitabü’l-Necat, (ö.s), 1593, (“Kurtuluş Kitabı”); Risale fi-İlmü’l-Ahlak, (ö.s), 1880, (“Ahlak Konusunda Kitapçık”); İşarat ve’l-Tembihat, (ö.s), 1892, (“Belirtiler ve Uyarılar”); Kitabü’ş-Şifa, (ö.s), 1927, (“Sağlık Kitabı”).