Kategoriler
Genel Kültür

Klima Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yaz aylarında ısınan hava canınızı sıkmasın. Artık klimalar daha az enerji harcayarak içinizi ferahlatacak. Tabi klima alırken bilinmesi gereken bir dizi madde var. Uzmanportal.com olarak sizler için araştırdık, işte klima alırken nelere dikkat edilmeli:

Klima Alırken Nelere Dikkat Edilmeli

• Kalitesi kanıtlanmış ürünler tercih edilmeli.

• Klima satıcılarının servis ağı ve servis desteği verecek teknik elemanlar yeterli donanıma sahip olması ve yedek parça garantisini en az 10 yıl süre ile veren firma tercih edilmelidir.

• Yedek parça garantisi, markanın tanınırlığı ve ithalatçı firmanın güvenirliği araştırılmalıdır.

• Cihazın hangi uluslararası normda üretildiği (Avrupa standartlarına uygunluğu (CE)), cihazın modeli, boyutları, çektiği güç ve enerji verimliliği, gürültü seviyeleri ve cihazın sahip olduğu teknik özellikleri (Nem alma, hava filtreleri) hakkında uzman kişilerin tavsiyeleri dikkate alınmalı.

• Klimayı satan firmanın tüketici memnuniyetini ilke edinmiş, tüketicisini bilgilendiren, keşif ve montaj hizmetini eksiksiz gerçekleştirebilen bir firma olmalıdır.

• Öncelikle hangi tipte klima alacağınıza karar verin. En yaygın olarak kullanılan modeller split klimalar. Bu modeller genelde iç ve dış üniteden oluşuyor. Birçok üniteden oluşan multi-split modelleri veya portatif klimalar da vardır.

• Klima seçerken ilk kriter odanın boyutu. Metrekare başına 200-250 BTU klima gücü gerekli. İhtiyaçtan büyük bir klima, para ve enerji kaybı anlamına geliyor. Diğer faktörler tavan yüksekliği, yerel iklim, güneş gölge durumu, yön, pencere boyutları ve cinsi, duvarların yalıtım durumu, içerideki kişi sayısı ve içeride mevcut ısı üreten cihazlar. Bu karışık seçimin uzman mühendisin yardımıyla yapılması gerekiyor.

• Portatif modellerin hortum yardımıyla dışarıya çıkışını vermek ve kısa aralıklarla su haznesini temizlemek gibi dezavantajları olabiliyor.

• Bütün evi tek bir ürünle serinletmeyi düşünenler için merkezi modeller var. Fakat uygulamaları split modeller kadar kolay ve ucuz değil. Bir klimanın büyük olması daha iyi olduğu anlamına gelmiyor. Çünkü mekânı homojen biçimde soğutamıyor.

• Sabit hızda çalışıp az dur kalk yapan küçük bir klima, sık sık çalışıp duran büyük bir klimadan daha verimlidir.

• Son yıllarda daha az elektrik harcayarak daha çok alan soğutup ısıtabilen ürünler ön plana çıktı. Örneğin; Son yıllarda üretilen Inverter cihazlar da kullanım açısından çok verimli. Fiyatları diğer cihazlara göre yüksek olsa da, minimum enerjiyle maksimum verimlilik sağlıyor.

• Yeni modeller yüksek kalitedeki filtreleriyle ortamdaki havanın daha temiz olmasını sağlıyor. Filtrelerin bazıları sigara dumanını yok etmeye yararken, bazıları zararlı partiküllere son vererek bakterileri öldürüyor. Antibakteriyal filtrelerin sökülen ve yıkanarak yeniden takılabilen özellikte olmasına dikkat etmek gerekiyor.

• Otomatik sıcaklık kontrolü olanlar arzu edilen sıcaklık derecesi elde edilene kadar çalışıyor, iç ortamdaki ısıyı da sabit tutuyor. Elektronik termostat kontrollü klimalar enerji kullanımının yüzde 30’u kadar tasarruf sağlıyor.

• Hava yönlendirme kanatçıkları havayı sağa sola, aşağı yukarı homojen biçimde dağıtıyor. Bu dağıtım sayesinde serin hava bir yere yoğunlaşmıyor ve hastalıklar önleniyor.

• Uyku fonksiyonu olan modeller uyurken kendiniz için ideal sıcaklığı hazırlamanızı sağlıyor.

• Kolay anlaşılır uzaktan kumandalar, ürün özelliklerinin daha rahat kullanılmasını sağlıyor. Zaman ayarlı açma kapama sayesinde de eve dönüş saatlerinizde sizi serin hava karşılayabiliyor.

• Enerji verimlilik oranı en yüksek olan klimayı seçmek büyük önem taşıyor. Verimin yüksekliğini COP, EER gibi kısaltmalarla gösterilen sayının yükseldiğinden veya A, B, C, D, E, F gibi harflerle belirtilen enerji verimliliği sınıfından anlayabilirsiniz. Kullanıcıların az enerji sarf eden ve verimi yüksek olan A tipi klimaları tercih etmeleri gerekiyor.

• Elektrik sisteminizin, klimanın elektrik ihtiyacını karşılayacak kapasitede olduğunu kontrol etmeniz çok önemli.

• Kullanılan gazın ozon tabakasına zarar vermeyip çevreye duyarlı olmasına da dikkat edin.

Normal koşul ve kullanımda klimanın bulunduğu ortamın güneşi direkt alıp almaması, pencere sayısı, içinde bulunan insan sayısı, çalışan elektronik cihazlar, metreküp hacmi, yalıtımı ve aklınıza gelebilecek birçok olasılık vardır. Bu olasılıkların herhangi birinde olacak değişiklik enerji tüketimine yansıyacaktır.
Gaz R410 gazlı cihazlar R22 gaz kullanan cihazlara göre daha akışkan ve daha iyi performans gösterirler. Aynı soğutma kapasitesine sahip klimaların enerji tüketiminde de belirgin değişiklik gözlenecektir.

Klimalardaki en önemli unsur filtre.
Anti bakteriyel özellikli filtreler havada oluşan partikülleri yok eder. Klimalarda BIO filtre, karbon filtre mutlaka olmalıdır. Kapasite (Büyüklük) Tercih Edeceğiniz klimada kullanılacak alanın metre karesine göre BTU (kapasite) belirlemeniz gerekir. Bu uygulamayı tercih ettiğiniz markanın servislerinden ücretsiz olarak sağlaya bilirsiniz.
Gereğinden büyük yâda gereğinden fazla küçük klimalar elektrik tüketiminizi arttıracağından doğru büyüklükte klima tercih etmelisiniz.

Kategoriler
Genel Kültür

İstanbulûn Deprem Haritası, Riskli Bölgeler Neresi, Güvenli Yerler Nerede

Yakın zamanda beklenen İstanbul Depremi şehri nasıl etkiler sorusu herkesin kafasını kurcalıyor. Ancak durum gerçekten ciddi. Yayınlanan depren riski haritasında kırmızı noktalar da yapılaşma ciddi boyutlarda. İşte Vatan Gazetesine konuşan Prof Dr.Ahmet Ercan’ın sorulara verdiği yanıtlar şöyle:
– Siz nerede oturuyorsunuz?
Ortaköy.
– Yer nasıl?

Ben evi almadan önce bu titreşimcik ölçülerini aldım. 4 katlı bir apartman ve ben en alt katında oturuyorum. Ama sağlam…

İstanbul’daki binaların yüzde 8.5’u 80 yıldan yaşlı, yüzde 20’si 25-80 yaşında, yüzde 69’u 0-25 yaşında. Yapıların yüzde 57’si ise deniz kıyısında… Deniz kıyısındaki yapıların da yüzde 50’si dört kattan daha çok katlı. Bunlar çınlamaya gelir ve dolayısıyla çok çalkalanır. Yani çökme tehlikesi var. 25 yaşından yaşlı olan binalar ise asla güvenli değildir. Ama sizin oralar hep kayalık. Kaya üzerindeki yapılar aşağı yukarı depremi yüzde 25 daha az görür. Mesela ovadaki yapı 4 görürse, siz 3 görürsünüz. Yani daha güvenli ve sizin orada daha çabuk sönümlenir deprem dalgaları. Mesela siz Cihangir’de daha az sallanırken, aşağıda kıyıdaki Mimar Sinan Üniversitesi daha çok sallanacak. Dolayısıyla aşağıda daha fazla yıkım olacak.

EN TEHLİKELİ İLLER

– Peki şu anda Türkiye’de en tehlikeli iller hangileri? Hangi illerde daha yakın bir zamanda deprem bekliyorsunuz hocam?

Ben 2003’te 33 yerde deprem olacak diye belirtmiştim. Onlar biliyorsunuz bir bir oluyor. Van-Erciş ilk başlangıç noktasıdır. Şu anda Yenice-Gönen, Muş-Varto, Hatay, Bodrum, Marmaris ve Fethiye’nin bulunduğu Elmalı Yarımadası, Göller bölgesi, yani Afyon, Isparta, Burdur, Aydın-Nazilli, Manisa-Akhisar, Denizli-İzmir ve Balıkesir ili…

– Peki hocam İstanbul’daki en tehlikeli yerler nereler?

Çok kabaca söyleyecek olursam, en sakat yer Avrupa yakası. Anadolu yakasının hemen hemen her yeri çok güvenli. Cankurtaran’dan başlayıp Ayasofya’ya, oradan Süleymaniye’ye, oradan Fatih’e, Edirnekapı’ya, oradan Küçükçekmece ve Büyükçekmece göllerinin kuzey kıyısına bir çizgi çekin. Bu çizginin güneyindeki yerler depremde en çok hasar, en çok yıkım görecek yerlerdir. Aynı zamanda çarpık yapılaşmanın ve tarihi İstanbul’un bulunduğu yerler de burasıdır. Bu yüzden bizim bir an evvel tarihi İstanbul’u güçlendirmemiz gerekiyor. Onu yıkıp yeniden yapamayız.

VAN’DA TEHLİKE BİTMEDİ

– Van’da şimdi tehlike geçti diyebilir miyiz?

Tehlike hâlâ geçmedi. Bu beklenen depremlerden biriydi. Van’da şu anda tehdit altında olan yer Kuzey’deki Erciş kırığı ve onun ikincil kırıklarıdır. Şu anda yaklaşık olarak Timar Köyü ile Erciş doğrultusundaki Erciş kırığının kendisi ya da ikincil kolları baskı altında gerilmekte ve depremlerini oluşturmak için beklemektedir. Bu gerginlik önümüzdeki 2 ay boyunca sürecektir.

– Bu yeni depremin büyüklüğü ne olacaktır peki?

İlk gün de belirttiğim gibi 5.2 ve 5.4’ten daha büyük olabilir. 6 büyüklüğünde bile olabilir. 6.2’den büyük olması biraz zor. Çünkü geçmişteki deprem kimliklerini araştırınca şunu görüyorsunuz; en büyük artçı deprem ana depremin yaklaşık bir puan düşüğü kadar oluyor. Ama ille de bu böyle olacak anlamına gelmez.

VATAN

Kategoriler
Genel Kültür

Çocukların Zekasını Arttırmanın Yolları, Gerekli Besinler,Yapılması Gerekenler

Herkes çocuğunun zeki olmasıni ister ve bunun için elinden geleni yapar. İzte sizlere çocuğunuzun zekasını geliştirmek için yapılması gereken birkaç tavsiye. Özellikle çocuklar ve gelişme çağındaki gençler için dengeli beslenmek, çok önemli bir faktördür.

Dengeli beslenmede kilit noktolar vitamin, mineral ve protein dengesini sağlamak kadar, besleyici özelliği ön planda olan besinleri tüketmektir.

Çocuklarınızın zeka gelişimi üzerinde olumlu etkisi olan yiyeceklerin, beslenme zinciri içine daha yoğunlukla yerleştirilmesi, önümüzdeki yıllarda etkisini gösterecektir.

Vücudun kış aylarında daha fazla ihtiyaç duyduğu A, B1, B2 ve D vitaminlerinin yanı sıra omega yönünden de zengin olan balık, zihinsel gelişim konusunda yardımını ispatlamış bir besindir. Balığın kılçığında bulunan yüksek orandaki kalsiyum ve fosfor kemiklerin sağlığı ve dayanıklılığı bakımından önemli bir etkendir.

Balıkta bulunan pmega, beyin gelişimi ve gözün retina gelişiminde çok önemli görevlere sahiptir. Omega 3 yağ asitleri uzun zincirli yağ asitlerindendir.

Bugüne kadar yapılan araştırmalarda düzenli olarak omega 3 açısından zengin içerikli besinlerle beslenen bireylerde beyin yaşlanmasının yavaşladığı gözlemlenmiştir.

Vücudunun değerlendirebileceği en iyi omega-3 yağ asidi kaynağı balıktır. Soğuk deniz balıklarından somon, Norveç uskumrusu, morina balıkları en iyi omega 3 kaynaklarındandır.

Balığın dışında zeka gelişimi üzerinde etkisi kanıtlanan diğer besinler ceviz, badem kenevir, kenevir yağı, soya ve soya yağı da omega 3 yağ asidi öncülerini içerir.

Zengin bir beslenme ve iyi nesiller için, hem lezzetli hem de faydalı olan bu besinleri menünüzde sıkça kullanmanız diyetisyenler tarafından da sıkça vurgulanır.

Kategoriler
SAGLIK

Kışın Spor Yapanlara Tavsiyeler

Yaz aylarında; deniz kenarında kısa süreli koşular ve akşam saatlerinde yürüyüşler soğuk kış günlerinde mümkün olmuyor. Bunun yerini evde ve spor salonunda yapılan egzersizler alıyor. Ancak kışın spor yaparken de kişinin hangi sağlık koşullarına sahip olduğu çok önemlidir. Kişi kendine uygun sporu yapmalı, spordan önce beslenme ve uyku düzenine dikkat etmeli, ağır efor gerektiren ve kalbi yoran sporlardan uzak durmalıdır.

Kişi kendine uygun sporları yapmalıdır

Evde veya salonda spor egzersizleri: yoga, aerobik, jimnastik, tae-bo, aikido, modern dans, latin dans, oryantal, step, spinning, plates, olarak sıralanabilir. Bu tür aktiviteler farklı kas ve eklemlere yük bindirir. Bu yüzden kişiye uygunluğu incelenmelidir. Diz sorunu olan kişiler step, spinning gibi egzersizleri, kalça sorunu olanlar tae-bo gibi egzersizleri, omuz, dirsek ve el sorunu olanlar aikido yapmakta zorlanabilirler.

Kışın ev sporları

Kış sporları açık havada yapılabileceği gibi hava şartları nedeniyle salonda ya da evde yapılmaktadır. Evde yapılabilecek sporlar kilo almamak, hacim kazanmak, sıkılaşmak, vücut geliştirmek, kardiyo egzersizleri olarak yapılabilir. Herhangi bir alet kullanmadan evde 3 temel hareket yapılabilir.
Bunlar barfiks, şınav ve mekik hareketleridir.

Barfiks: Kanat, sırt, pazu

Şınav: Göğüs, arka kol

Mekik: Mide yan karın kası ve bacak kaslarını geliştirir.

Evde aletli sporlar da yapılabilir
Aletli olarak evde ağırlık sehpaları, el yayları, pilates topu, sabit bisiklet, koşu bandı kullanılabilir. İp atlama, bisiklet binme, koşu bandı, kardiyo ve aerobik egzersizlere yönelik çalışmalar da kullanılabilir. Bu tip hareketlere ilave olarak spinnig, dans, oryantal, pilates vb. yapılabilir.

Kalbe yönelik sporlar ritmi düzenliyor
Kardiyo egzersizlerinde amaç kalp atım sayısını faydalı atım frekansına getirmek ve bu ulaşılan noktayı uzun süre korumaktır. Egzersiz düşük tempoda, uzun süre yapılmalıdır. Aerobik egzersizler de kalbi ve akciğerleri güçlendirilir ve stresi gideren egzersizler minimum 20-25 dk yapılarak yağ yakımı sağlanır. Egzersizler cinsiyete ve yaşa bağlı olarak süre ve miktar bakımından farklılıklar gösterebilir.

Salonda spor yapıyorsanız…
Spor salonunda spor yapıyorsanız ortam şartlarının da iyi olması gerekmektedir. Kişide bir enfeksiyon olmaması gerektiği gibi spor yapılan ortamın da temiz olması gerekmektedir. Özellikle havuzların temizliğinin uygun olması gerekmektedir.

Spordan önce iyi beslenme ve düzenli uyku şart
Eğer basit bir yürüyüş ve koşu yapılacaksa yürüyüşten önce iyi beslenmek ve glikojen almak önemlidir. Spor yapan kişilerin mutlaka pilav, makarna ve çikolata yemeleri gerekir. Ayrıca alkolden de uzak durmaları şarttır. Normal beslenmede de protein, karbonhidrat ve yağ olmalıdır. Ama 1 saat spor yapacak olan kişinin yanında çikolata bulundurmasında yarar vardır. Şeker hastaları dışında spor yapan kişilerin tatlı yemeleri vücutları açısından yararlıdır. Spordan minimum 45 dakika önce gerekli olan besinler alınmalıdır. Aksi takdirde glikojen miktarı düşeceği için kas yorgunlukları olur, sonrasında de sakatlanmalar, kopmalar ve kırılmalar oluşabilir. Ayrıca spora başladıktan 20 dakika sonra da ufak bir şişe su içmek gerekir. Spor yapan kişinin uyku düzeni de önemlidir. Çalışmadan önce mutlaka ısınma, bitince soğuma hareketleri yapılmalıdır. Giysiler rahat olmalı, t-shirt, eşofman giyilmeli ve giyeceklerin pamuklu, keten gibi teri çeken özellikte olmasına özen gösterilmelidir.

Spor için en uygun saat öğle sonrası
Sabah saatleri sanılanın aksine spor için uygun değildir. En uygun saatler, öğle sonrası 16:00 – 19:00 arasıdır. Vücut bu saatten sonra yemek ve dinlenmek için kendini programlar. Kilo vermek için akşam saatlerinde yapılan spor, sindirim sistemini hızlandırır ve vücutta yağ birikmesini engeller. Günün hangi saati spor yaparsanız yapın, mutlaka su içmeyi ihmal etmemek gereklidir.

Kategoriler
ARABA

Otomobilde Yakıt Tasarrufu İçin On Altın Kural

Dünyanın en pahalı benzinin tükettiğimiz güzel ülkemizde araç sahibi olmak gerçekten zor. Araç kullanırken nasıl tasarruf yaprım diye düşünüyorsanız işte uzmanportal.com olrak size önerilrmiz:

1-Motor yağının kontrolü – Hareketli motor parçaları arasında film oluşturarak sürtünmeyi önleyen motor yağının görevi bu kadarla sınırlı değildir. Yağ kanalları içerisinde dolaşarak parçaların soğumasını sağlayan motor yağı, korozyonunun oluşmasını da engeller. Motor için önemli olan bu sıvının zamanla kimyasal yapısı bozulacağı için akıcılığı azalır. Bu nedenle motor yağı, yağ filtresiyle birlikte düzenli olarak değiştirilmeli. Aksi halde parçalar arasında artan sürtünme sonucu motorun ömrü hızla kısaltırken, verimi azalır ve yakıt tüketimi artarak yüksek masraflar çıkmasına neden olur.

2-Motor yağının kontrolü – Hareketli motor parçaları arasında film oluşturarak sürtünmeyi önleyen motor yağının görevi bu kadarla sınırlı değildir. Yağ kanalları içerisinde dolaşarak parçaların soğumasını sağlayan motor yağı, korozyonunun oluşmasını da engeller. Motor için önemli olan bu sıvının zamanla kimyasal yapısı bozulacağı için akıcılığı azalır. Bu nedenle motor yağı, yağ filtresiyle birlikte düzenli olarak değiştirilmeli. Aksi halde parçalar arasında artan sürtünme sonucu motorun ömrü hızla kısaltırken, verimi azalır ve yakıt tüketimi artarak yüksek masraflar çıkmasına neden olur.

3-Lastiklerin hava basıncı düzenli olarak kontrol edilmeli – Lastikler, otomobille zemin arasında bir bağ kurduğu için lastik hava basıncı otomobilin sürüş özelliklerini belirleyen en önemli etkendir. Özelikle düşük hava basıncı, lastiğin yuvarlanma direncini arttırır. Düşük hava ile dönmekte zorlanan lastikler, motorun çalışmasını, direksiyon tepkilerini ve fren mesafesini uzatır. Düşük hava basıncına sahip lastikler; aktarma organlarını ve motoru zorlayarak, yakıt tüketimini yüzde 20’ye varan oranlarda arttırır.

4-Araçta gereksiz yük-eşya bulundurulmamalı – Ağırlık, otomobilin yakıt tüketimini direkt olarak arttırır. Özellikle, metal takım çantası, stepne, müzik sisteminin bas kutusu, kalite standartlarına uymayan ve sonradan takılan gereksiz aksesuarlar yakıt tüketimin artmasında önemli rol oynar. Buna basit bir örnek verirsek; yolda yürürken elinizde bulunan 5-10 kg’lik yük sizin daha fazla yorulmanıza neden olur. Ağırlık ne kadar azsa tüketim o denli düşüktür.

5-Özellikle yüksek hızda seyredilirken aracın camları kapalı tutulmalı – Araç hızlandıkça, tekerlekte oluşan yuvarlanma direnci de artar. Ayrıca aracı etkileyen rüzgar direnci taşıt üzerindeki hareket dirençlerini arttırır. Tüm bunlar yakıt tüketimini etkilerken bunlar üreticilerin hesapladıkları kuvvetlerdir. Ancak yüksek hızlarda açık camdan içeri giren hava, otomobilin ağırlığını arttırırken gidişinde de ters kuvvetler oluşturur. Bu da yakıt tüketiminin artmasına neden olur. Özellikle açık kasalı kamyon ve kamyonetler için uzun yolda kasanın üzerine branda örtülmemesi de yakıt tüketimini ciddi oranda arttırır.

6-Araç makul bir hızda kullanılmalı; ani fren ve hızlanmadan kaçınılmalı – İlk kalkış anında motor, 1 gram havaya 1 gram yakıt tüketir ve bu kaçınılmazdır. Otomobilin ani kalkışlarında motorun iç sürtünmeleri artacağından yanmamış yakıtın yanma odalarına gitmesi tüketimi ciddi oranda arttırır. Ani hareketlenmeler, motorun dışında yürüyen aksam ve lastikleri de zorlayacağından yakıt tüketimi katlanarak artar.

7-Vites, araç hız kazanmaya başladığı anda yükseltilmeli – Otomobilin vites değişiminde ideal motor devrini yakalayarak kullanmak, yakıt tüketimi için etkin rol oynar. Özellikle yakıt tüketimiyle doğrudan ilişkili olan sürtünme ve hareket dirençleri devirli kullanımlarda en az etki gösterir.

8-Çok yoğun ve ilerlemeyen trafikte aracın motoru durdurulmalı – Şehir içinde dur kalk trafiğinde yakıt tüketimi önemli oranda artar. Özellikle duran ve hareket etmeyen trafikte motoru durdurarak yakıt tüketiminin önüne geçebilirsiniz. Ayrıca geri sayma sisteminin bulunduğu kırmızı ışıklarda beklerken de kontağı kapatmalısınız. Ancak otomobil yokuş aşağı inerken elektrik sistemi zarar görebileceği için kontak kapatılmamalı.

9-Otoyolda araç sabit bir hızda kullanılmalı – Bir otomobilin yakıt tüketiminde optimum değeri yakalaması, frenleme anında güvenli durması ve sürücünün hareket yeteneğini kaybetmemesi için 90 km/s ideal bir hızdır. Otomobil 90 km/s’nin üzerine çıktığında yakıt tüketimi katlanarak artarken sürücünün aracı sabit hızla kullanmaması tüketimi yükseltir.

10-Araçta mutlaka önerilen tipte motor yağı kullanılmalı – Her motorun kendine ait karakteristik özellikleri olduğu için motor yağları da kendi aralarında gruplandırılır. Otomobil üreticileri tarafından belirlenen viskozite kodları motor yağı özelliklerini belirler. Bu kodlamaya 20W 50’yi örnek verirsek burada 20, düşük çalışma sıcaklığını, 50 ise yüksek çalışma sıcaklığını belirler. Viskozite, yüksek ısılarda kalınlaşma sağlarken düşük ısılarda ise pasif kalır. Her motor için önerilen yağın kullanılması motorun aşınmasını hızlandırmamak ve yakıt tüketimini arttırmamak için önemlidir.
otomobilhaber

Kategoriler
Genel Kültür TARİH

Türkiye Tarihi Kronolojisi (1952-1999) Son Elli Yılın Önemli Olayları

Ülkemizin geçmişine damgasını vuran olayları anlamak için çok değil sadece son elli yıla bakmanız yeterli. Malum tarih tekerrürden ibarettir. İşte size ülkemizin 1952-1999 yılı kronolojisi:
NATO üyeliği (18 Şubat 1952)
Türkiye Kuzey Atlantik Assamblesi’ne (NATO) üye oldu. Bunun neticesi olarak topraklarımıza ABD askeri üsleri kurulmaya başlandı.
Günseli Başar Avrupa Güzeli (20 Ağustos 1952)
Avrupa güzellik yarışmasını bir Türk kızı Günseli Başar kazandı.
İlk renkli film “Halıcı Kız” (1953)
Türk sinema tarihinin ilk renkli filmi “Halıcı Kız” gösterime girdi. Film Yapı Kredi ve Doğan Kardeş desteğiyle, Muhsin Ertuğrul tarafından çekildi. Vedat Nedim Tör senaryosunu yazdı.
Dumlupınar Faciası (4 Nisan 1953)
Deniz Kuvvetlerimizin Dumlupınar denizaltısı, Çanakkkale Boğazı’nda Naboland isimli İsveç şilebiyle çarpıştı. 88 denizci diri diri sulara gömüldü.
İnsan Hakları Sözleşmesi (20 Mart 1954)
Türkiye Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine imza attı.
6-7 Eylül Olayları (6-7 Eylül 1955)
Selanik’te Atatürk’ün evine bomba atıldığı söylentileri üzerine başta Rumlar olmak üzere, Ermeni ve Musevi azınlığa yönelik saldırılar oldu. Birçok bina ve işyeri tahrip edildi. Sıkıyönetim ilan edildi. Olay komünistlerin üzerine yıkıldı. 27 Mayıs İhtilali sonrası, olayların DP tarafından tertiplendiği iddiasıyla Yassıada Mahkemesi tarafından yargılanan yöneticiler çeşitli cezalara çarptırıldı.
Genel Seçimler (27 Ekim 1957)
Genel seçimler yapıldı. Demokrat parti %48 oyla iktidarını korurken, muhalefet %52 oy aldı. Seçimlere hile karıştığı iddiaları ortaya atıldı.
Üsküdar Vapuru Faciası (1 Mart 1958)
Üsküdar Vapuru İzmit körfezinde fırtına sonucu alabora oldu. İçindeki okul öğrencileri boğuldu.
Vatan Cephesi (12 Ekim 1958)
DP iktidarı ülkede demokratikleşmeyi sağlamak iddiasıyla gelmiş, ancak uygulamasıyla ülkede cepheleşmeyi arttırmış, kendi dışındaki siyasi güçleri tasfiye etmeye çalışmıştı. Bu uygulamalardan birisi de “Vatan Cephesi” adıyla yapılan uygulamadır. CHP’ye karşı kişileri ancak vatansever gören bu anlayış neticesi, radyolarda isim listeleri yayınlanmaya başlandı.
Yahya Kemal Öldü (1 Kasım 1958)
Şair Yahya Kemal Beyatlı öldü.
Menderes’in uçağı düştü(17 Şubat 1959)
DP Genel Başkanı ve Başbakan Adnan Menderes’i Londra’ya götüren uçak düştü. 14 kişi öldü. Adnan Menderes sağ olarak kurtuldu.
Uşak Olayları (7 Mayıs 1959)
CHP genel başkanı İsmet İnönü, Uşak’ta DP’li bir grup tarafından saldırıya uğradı. Tansiyon daha da gerginleşti.
(1960-1970)
Tahkikat Komisyonu (18 Nisan 1960)
DP iktidarının sonunu getiren en önemli olaylardandır. DP iktidarı TBMM’de kendi milletvekillerine olağanüstü yetkiler veren ve CHP’yi kapatmayı hedefleyen “tahkikat komisyonları”nı gündeme getirdi. İsmet İnönü, bunun üzerine DP’liler için ünlü sözü, “Sizi ben bile kurtaramam”ı sarfetmiştir.
555 K Olayları (5 Mayıs 1960)
Ankara Kızılay’da öğrencilerin DP iktidarını protesto gösterileri. Aynı olaylar esnasında Adnan Menderes’te saldırıya uğramıştır. Bu olaylar DP iktidarının sonunu getiren olaylar arasındadır.
Harp Okulu Yürüyüşü ((21 Mayıs 1960)
Ankara’da Harp Okulu Öğrencilerinin DP aleyhine gösterileri.
27 Mayıs İhtilali (27 Mayıs 1960)
Türk Silahlı Kuvvetleri DP iktidarını devirerek, yönetimi fiilen eline aldı. Cumhuriyet tarihinin en önemli dönemeçleri arasında olan bu olayla 10 yıllık demokrasi denemesi son buluyordu. Celal Bayar, Adnan Menderes ve DP ileri gelenleri tutuklandılar. Halk bu olayı sevinçle karşıladı. Orduya sevgi tezahüratlarında bulunuldu. Cemal Gürsel Devlet Başkanlığına getirildi.
MBK Kuruldu (12 Haziran 1960)
TBMM’nin yetkileri feshedildi, anayasanın bazı maddeleri geçersiz sayıldı. Onun yerine Milli Birlik Komitesi tüm yetkiyi eline aldı. 38 üyeden oluşan MBK fiilen ülkeyi yönetmeye başladı.
Yassıada Yargılamaları başladı (14 Ekim 1960)
DP’li yöneticilerin yargılandığı Yassıada mahkemesi başladı. Bu mahkemeler 203 celse sürmüş olup, 529 sanık, 1063 tanık dinlenmiştir. 15 kişi ölüm cezası, 31 kişi müebbet hapis, 418 kişi muhtelif cezalar almış, 123 kişi ise beraat etmiştir. MBK, 15 ölüm cezasından 4’ünü onaylamamış, Celal Bayar’ın cezası yaşından dolayı hapse çevrılmiş, Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu’nun idamları ise onaylamıştır.
14’ler Olayı (15 Kasım 1960)
Milli Birlik Komitesi içinde çelişkiler artmış ve bunun sonucunda 14 subay ordudan uzaklaştırılarak, yurtdışına “müşavirlik” adı altında sürgüne gönderildiler. Bu subaylar arasında Alpaslan Türkeş, Orhan Kabibay, Orhan Erkanlı, Münir Köseoğlu, Mustafa Kaplan, Muzaffer Karan, Şefik Soyuyüce, Fazıl Akkoyunlu, Rıfat Baykal, Dündar Taşer ve Numan Esin vardı.
Yeni Anayasa’nın kabulu (9 Temmuz 1961)
Halk oyuna sunulan yeni anayasa %65 evet, %35 hayır oranıyla kabul edilmiştir. Bu anayasa cumhuriyetin en demokratik ve özgürlükleri genişleten anayasası olarak bilinmektedir.
İdamlar uygulandı (16-17 Eylül 1961)
Yassıada Duruşmaları sonucu idama mahkum edilen Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu İmralı adasında idam edildiler. Ertesi gün de Adnan Menderes idam edildi. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başbakan idam ediliyordu.
22 Şubat Olayı (22 Şubat 1962)
Ankara Harp Okulu komutanı Albay Talat Aydemir ve arkadaşları hükümet darbesine kalkıştılar. Darbe bastırıldı. Katılan subaylar emekliye sevkedildiler ve hükümetle yapılan anlaşmaya göre ceza görmediler. Ancak darbeci eğilimler ordu içinde güçlenmeye başlamıştı.
21-21 Mayıs Olayı (20-21 Mayıs 1963)
Talat Aydemir’in ikinci defa başarısız darbe teşebbüsü. İlkinde affedilen Aydemir ve 7 arkadaşı bu kez affedilmeyecek ve idam cezasına çarptırılacaklardı.
Kıbrıs Sorunu (21 Aralık 1963)
Öte yandan Kıbrıs’ta EOKA planları gündeme gelmişti. Bunun üzerine Türk Jetleri ilk defa Kıbrıs semalarında göründüler.
“Turist Ömer” tiplemesi (1964)
Türk sinemasının en sevilen tiplemelerinden “Turist Ömer” karakteri doğdu. Sadri Alışık’ın canlandırdığı “Turist Ömer” dizisinin ilk filmi çekildi.
Johnson Mektubu (4 Haziran 1964)
Türk hükümetinin Kıbrıs’a müdehale kararı alması üzerine, ABD başkanı Johnson İnönü’ye sert bir mektup gönderdi.
Cengiz Topel Şehit (8 Ağustos 1964)
Kıbrıs’ta Rumların hücumu artınca Türk Jetleri askeri hedefleri bombalamaya başladı. Pilot yüzbaşı Cengiz Topel şehit oldu.
Demirel AP Genel Başkanı (29 Kasım 1964)
Süleyman Demirel Adalet Partisi Genel Başkanlığını kazandı. AP Kurultayında Sadettin Bilgiç’i büyük farkla geçen Demirel genel başkan oldu.
“Sevmek Zamanı” (1965)
Türk sinemasında bir dönüm noktası kabul edilen Metin Erksan’ın “Sevmek Zamanı” gösterime girdi. Başrollerde Sema Özcan ve Müşfik Kenter oynuyordu.
Sinematek (1965)
Türk Sinematek Derneği kuruldu. Türk Sinemasına uzun yıllar büyük hizmetler verecek olan dernek birçok etkinliğe imza attı.
AP İktidar (10 Ekim 1965)
Genel seçim sonuçları açıklandı. Buna göre AP %52.9 oyla iktidar oldu.
Çizgi kahramanlar sineması (1966)
Türk Sinemasında çizgi roman kahramanları dönemi başladı. Bu türün en popüler örneği Cüneyt Arkın’ın oynadığı “Malkoçoğlu” oldu. Onu Kartal Tibet’li “Tarkan” izledi.
Erzurum Depremi (19 Ağustos 1966)
Erzurum, Bingöl, Muş çevresinde meydana gelen depremde 2500 ölü var.
Ortanın Solu (24 Eylül 1966)
CHP genel Başkanı İsmet İnönü sonradan çok tartışılacak olan “ortanın solu” kavramını İstanbul İl Kongresi’nde açıkladı. CHP böylelikle merkez partisi kimliğinden yavaş yavaş uzaklaşmaya başladı.
Anadolu Pop/Rock doğdu (1967)
Cem Karaca ve Apaşlar 1967 Altın Mikrofon şarkı yarışmasında “Emrah” adlı parçayı seslendirerek, Türk popunda bir akımın ilk öncülerinden oldular.
Anadol Otomobil (1 Ocak 1967)
Anadol marka ilk oto piyasaya çıktı.
Papa Türkiye’de (25 Temmuz 1967)
Papa 6.Paul Türkiye’yi ziyaret etti.
Maçta kavga 40 Ölü (17 Eylül 1967)
Kayseri’de oynanan Sivasspor-Kayserispor maçında kavga çıktı. 40 ölü, 300 yaralı var.
Öğrenci Olayları (11-12-13 Haziran 1968)
Ankara ve İstanbul’da boykot ve çatışma olayları yoğunlaştı.
6. Filo gösterileri (17 Temmuz 1968)
ABD 6. Filosunun İstanbul’a demirlemesi kanlı olaylara sebep oldu.
Kommer’in Arabasının yakılması (6 Ocak 1968)
ABD büyükelçisi Robert Kommer’in arabası ODTÜ bahçesinde yakıldı.
Kanlı Pazar (16 Şubat 1969)
İstanbul’da 6. Filoyu protesto eden gençlerin üzerine gericiler saldırdı. 2 Ölü.
Astronotlar Türkiye’de (Ekim 1969)
Aya ilk ayak basan Apollo mürettebatından Neil Armstrong, Edwin Aldrin ve Michael Collins Türkiye’yi ziyaret ettiler.
Yavuz jilet oluyor (18 Aralık 1969)
Şanlı Yavuz zırhlısı sökülmek üzere MKE’ne satıldı.
(1970-1979)
Boğaz Köprüsünün temeli atıldı (20 Şubat 1970)
İstanbul Boğaz Köprüsü’nün temeli atıldı.
Arabesk doğuyor (1970)
Orhan Gencebay’ın “Bir Teselli Ver” plağı satış rekorları kırdı. Köyden kente göçün müziği kabul edilen “Arabesk” akımı böylelikle doğmuş oluyordu.
15-16 Haziran (15-16 Haziran 1970)
Sendikalar kanununu protesto eden DİSK’e bağlı işçilerle güvenlik kuvvetleri çatıştı. Sıkıyönetim ilan edildi.
U-2 Skandalı (21 Ekim 1970)
Sovyetlerle U-2 casus uçağı krizi yaşandı.
“Dağlar Dağlar” (1971)
Barış Manço’nun “Dağlar Dağlar” parçası Türk Popunda yeni bir zirve yarattı. Uzun süre listelerin başında kaldı.
12 Mart Muhtırası (12 Mart 1971)
Türk Silahlı Kuvvetleri 12 Mart’ta muhtıra verdi. Başbakan Demirel görevinden istifa etti. 12 Mart’ta Türkiye’nin önemli dönemeç noktalarından biri olup, tarihe daha çok baskıları ve işkenceleriyle geçmiştir. Ordu içindeki radikal subaylara karşı, statükocu subayların bir karşı-hamlesi olmuştur.
Erim Kabinesi (26 Mart 1971)
Kocaeli milletvekili Nihat Erim başkanlığında “teknisyenler kabinesi” kuruldu.
Elrom kaçırıldı (17 Mayıs 1971)
İsrail’in İstanbul Başkonsolosu Efraim Elrom, THKP-C militanlarınca kaçırıldı ve öldürüldü.
Kızıldere Olayı (30 Mart 1971)
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idamını engellemek isteyen THKP-C ve THKO militanları Ünye radar üssünde görevli üç İngiliz teknisyeni kaçırdı. Tokat’ın Niksar ilçesi, Kızıldere köyünde güvenlik güçlerince kuşatıldılar. Çatışma sonucu militanların biri hariç (Ertuğrul Kürkçü), hepsi öldürüldü.
Yüksel Menderes intihar etti (8 Mart 1972)
Adnan Menderes’in oğullarından Yüksel Menderes intihar etti.
“Gırgır” Dergisi (1972)
Oğuz Aral’ın yönetimindeki “Gırgır” dergisi Türk mizah dergiciliğinde bir patlama yaparak 500 Bin tiraja ulaştı.
Denizler’in İdamı (6 Mayıs 1972)
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idamlarının infazı Ankara Cebeci Sivil Cezaevi’nde uygulandı.
Cemal Kamacı şampiyon (1 Ekim 1972)
Cemal Kamacı 63,5 kiloda Avrupa Boks Şampiyonu oldu.
İsmet İnönü Öldü (25 Aralık 1972)
Kurtuluş Savaşı komutanlarından, eski Başbakan ve Cumhurbaşkanlarından ve CHP genel başkanlığı yapan İsmet İnönü öldü.
Boğaz Köprüsü açıldı (26 Mart 1973)
Boğaz Köprüsü tamamlandı ve hizmete açıldı.
1973 Seçimleri (14 Ekim 1973)
12 Mart dönemi sonrası ilk seçimler yapıldı. CHP 185, AP 149, MSP 48, CGP 13, MHP 3, TBP 1 milletvekili çıkardılar. Ardından CHP-MSP hükümeti kuruldu.
CHP-MSP Koalisyonu (26 Ocak 1974)
12 Mart sonrasının ilk seçimli sivil hükümeti CHP-MSP koalisyonu kuruldu.
Kıbrıs Barış Harekatı (20 Temmuz 1974)
Kıbrıs’ta darbeci Nikos Sampson’un hareketi sonucu oluşan fiili duruma karşı Türkiye adaya silahlı kuvvetlerini çıkarttı. Böylelikle Türkiye ilk defa Cumhuriyet döneminde bir askeri harekata kalkışıyordu. Ayrıca bölgesel bir güç olduğunun işaretlerini veriyordu.
2. Kıbrıs Harekatı (14 Ağustos 1974)
Yapılan diplomatik görüşmeler netice vermeyince, Türk ordusu tekrar harekete geçti ve adada ilerlemesini sürdürdü.
Yılmaz Güney savcı vurdu (14 Eylül 1974)
Türk Sinemasının “Çirkin Kral”ı Yılmaz Güney, Adana’nın Yumurtalık ilçesinde tartıştığı yargıç Sefa Mutlu’yu vurarak öldürdü.
Sezen Aksu olayı (1975)
Popta o güne değin adı hiç duyulmamış bir isim göze çarptı. 1975’in yılbaşı gecesi ilk kez TRT’ye çıkan Sezen Aksu “Kusura Bakma”, “Yaşanmamış Yıllar” isimli parçalarıyla bir anda tanındı. Ondan sonra “Minik Serçe” olarak popta kendi tarzını geliştirdi.
Eurovizyon (1975)
O yıllarda oldukça önemli bir yarışma olan Eurovizyon’da Semiha Yankı “Seninle Bir Dakika” ile sonuncu oldu.
MC Hükümetleri (31 Mart 1975)
Türk siyasi hayatına “Milliyetçi Cephe Hükümetleri” olarak geçecek olan ilk hükümet kuruldu. Ondan sonra ülkede cepheleşme iyice artacak, Demirel 2 ayrı MC hükümeti daha kuracaktır. MC hükümetlerinin belkemiğini AP, MSP, MHP ve CGP oluşturacaktır.
Diyarbakır’da deprem (6 Eylül 1975)
Diyarbakır’ın, Lice, Kulp ve Hani ilçelerinde deprem. 2384 kişi öldü, 8149 bina yıkıldı.
Yahya Demirel’e tutuklama (28 Şubat 1976)
AP Genel Başkanı ve Başbakan Süleyman Demirel’in yeğeni Yahya Demirel hakkındaki yolsuzluk iddialarından dolayı tutuklandı.
1 Mayıs Katliamı (1 Mayıs 1977)
DİSK’in Taksim meydanında düzenlediği 1 Mayıs İşçi Bayramı mitingine, toplantının bitimine doğru ateş açıldı. 34 kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı. Olay “sol gruplar çatıştı” diye gösterilse de, sonradan “Kontgerilla” ile izah edildi. Bu olayla Türkiye’de sola yönelik kitle katliamlarının pimi çekilmiş oldu.
Çiğli Olayı (29 Mayıs 1977)
CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit’e İzmir-Çiğli havaalanında şüpheli suikast girişimi. İstanbul Belediye Başkanı Ahmet İsvan ayağından yaralandı.
CHP Birinci Parti (6 Haziran 1977)
Seçim sonuçları belli oldu. CHP %41.4, AP %30.9 oy aldı.
Sabahattin Savaşman Olayı (24 Aralık 1974)
MİT İstihbaratçısı Sabahattin Savaşman CİA adına casusluktan tutuklandı.
2. MC iktidarı devrildi (31 Aralık 1977)
Türkiye Cumhuriyetinin tarihinde ilk defa bir hükümet, gensoru ile devrilmiş oldu.
“Sürü” (1978)
Türk sinemasının başyapıtlarından kabul edilen Zeki Ökten’in yönettiği, Yılmaz Güney’in senaryosunu yazdığı, Tarık Akan, Melike Demirağ ve Tuncel Kurtiz’in rolleri paylaştığı “Sürü” gösterime girdi.
Ecevit Kabinesi (2 Ocak 1978)
Bülent Ecevit, AP’den devşirdiği 11 Bakanla birlikte kabine kurdu.
16 Mart Katliamı (16 Mart 1978)
İstanbul Üniversitesi önünde sol görüşlü öğrencilerin üzerine bomba atıldı. 5 kişi öldü, 47 kişi yaralandı.
Server Tanilli Felç (8 Nisan 1978)
Doç. Server Tanilli evinin önünde uğradığı saldırı sonucu aldığı yaralar yüzünden felç oldu.
Hamit Fendoğlu’na bomba (17 Nisan 1978)
Malatya Belediye Başkanı Hamit Fendoğlu evine gönderilen bombalı paketin patlaması sonucu öldürüldü.
Bedrettin Cömert öldürüldü (11 Temmuz 1978)
Hacettepe Üniversitesi öğretim üyelerinden Doç. Bedrettin Cömert öldürüldü.
7 TİP’li katledildi (9 Ekim 1978)
Ankara’da 7 TİP üyesi öğrenci kaldıkları evde katledildiler. Katillerin “ülkücü komandolar” olduğu bildirildi.
Karafakioğlu öldürüldü (20 Ekim 1978)
İTÜ Elektrik Fakültesi Dekanı Bedri Karafakioğlu öldürüldü.
Maraş Katliamı (23 Aralık 1978)
Kahramanmaraş ilimizde, karşılıklı olarak öldürülen kişilerin cenazeleri sonrası, muhtelif provakasyonlar tertiplenmiş, özellikle Alevilere yönelik kitle saldırıları düzenlenmiştir. Kundaktaki bebekler dahil, 33 kişi ölmüş, yüzlerce kişi yaralanmış, evler, dükkanlar yakılmıştı.
Abdi İpekçi öldürüldü (1 Şubat 1979)
Milliyet Gazetesi Genel Yayın Müdürü ve Başyazarı Abdi İpekçi öldürüldü.
İpekçi’nin katili yakalandı (10 Temmuz 1979)
Abdi İpekçi’nin katili M. Ali Ağca yakalandı.
Cevat Yurdakul öldürüldü (28 Eylül 1979)
Adana Emniyet Müdürü Cevat Yurdakul ülkücü katillerce öldürüldü.
Ağca Kaçırıldı (25 Kasım 1979)
Abdi İpekçi’nin katili Mehmet Ali Ağca cezaevinden kaçırıldı.
Tütengil öldürüldü (7 Aralık 1979)
İktisat Fakültesi öğretim üyesi, demokrat kimliğiyle tanınan Prof. Cavit Orhan Tütengil öldürüldü.
(1980-1990)
Çağrı reddedildi (5 Ocak 1980)
AP genel başkanı Süleyman Demirel, CHP genel başkanı Bülent Ecevit’in teröre karşı işbirliği önerisini reddetti.
Cumhurbaşkanı seçilemedi (23 Mart 1980)
Partiler bir isim üzerinde uzlaşamadığı için yapılan turlarda Cumhurbaşkanı seçilemedi.
Raki Yakalandı (1 Nisan 1980)
Ünlü dolandırıcı “Raki” (Güney Zobu) yakalandı.
Ümit Kaftancıoğlu öldürüldü (11 Nisan 1980)
Yazar, TRT Yapımcısı Ümit Kaftancıoğlu öldürüldü.
Gün Sazak öldürüldü (28 Mayıs 1980)
MHP yöneticilerinden Gün Sazak öldürüldü.
Çorum Katliamı (5 Temmuz 1980)
Çorum ateşler içinde. 20 ölü, yüzlerce yaralı.
Kemal Türkler öldürüldü (15 Temmuz 1980)
DİSK Genel Başkanı ve sendikacı Kemal Türkler evinin önünde öldürüldü.
Nihat Erim öldürüldü (20 Temmuz 1980)
12 Mart döneminin Başbakanlarından Nihat Erim, Dragos’taki evinden çıkarken Dev-Sol militanlarınca öldürüldü.
12 Eylül Harekatı (12 Eylül 1980)
Ülkedeki “anarşi ve terörü önlemek ve akan kanı durdurmak amacıyla” Türk Silahlı Kuvvetleri bir kez daha yönetime el koydu. Tüm yurtta sıkıyönetim ilan edildi. Genelkurmay başkanı Kenan Evren başkanlığında, Kara Kuvvetleri komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri komutanı Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun’dan oluşan Milli Güvenlik Konseyi yürütmeyi eline aldı. Siyasi parti liderleri “gözetim altına” alındı.
Ulusu Başbakan (20 Eylül 1980)
Eski Deniz Kuvvetleri komutanı Oramiral Bülent Ulusu başkanlığında bir hükümet kuruldu.
İdamlar başladı (7 Ekim 1980)
Balgat katliamı sanıklarından sağ eğilimli Mustafa Pehlivanoğlu ve Telsizler katliamı sanıklarından sol eğilimli Necdet Adalı idam edildiler.
Ecevit’in istifası (30 Ekim 1980)
CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, konseyin siyasi partileri temelli kapatmak istemesinden dolayı CHP Genel Başkanlığından istifa etti.
“Tatlıses” olayı (1980)
İnşaat işçiliğinden bir imparatorluğa yükselen İbrahim Tatlıses “Ayağında Kundura” ile kendini o yıl topluma tanıttı. Arabeskte yeni bir dalgayı temsil eden Tatlıses, giderek yükselen bir grafikle “olay” haline geldi.
Cahide Sonku öldü (18 Mart 1981)
Türk sinemasının ünlü kadın sanatçısı Cahide Sonku öldü.
Danışma Meclisi (23 Ekim 1981)
Milli Güvenlik Konseyi’nin seçtiği 160 üyeden oluşan “Danışma Meclisi” faaliyete geçti.
Turan Güneş öldü (10 Nisan 1982)
Eski Dışişleri Bakanlarından, CHP yöneticisi Prof.Turan Güneş öldü.
Banker Kastelli İsviçre’de (20 Haziran 1982)
Ardarda patlak veren bankerlik skandalları sonrası “Banker Kastelli” diye bilinen Cevher Özden ve eşi İsviçre’ye kaçtı.
Esenboğa Baskını (8 Ağustos 1982)
Ermeni terör örgütü ASALA, Ankara Esenboğa Havaalanı’nı bastı. (Bir terörist ölü, diğeri yaralı ele geçti. 8 ölü 72 yaralı.)
Anayasa Referandumu (7 Kasım 1982)
12 Eylül yönetimin hazırladığı Anayasa halk oyuna sunuldu. Yüzde 91.5 evet oyuyla anayasa kabul edildi ve Kenan Evren’de otomatik olarak Cumhurbaşkanı seçilmiş oluyordu.
Washington Otel Yangını (7 Mayıs 1983)
Laleli Washington Otel’de yangın çıktı. 36 turist öldü. 65 yaralı.
Vetolar (23 Haziran 1983)
SODEP’in aralarında Erdal İnönü’nünde bulunduğu 21 kurucusu MGK vetosu yedi. BTP ise kapatılmış ve yöneticileri Zincirbozan’a gönderilmişti. Böylelikle seçimlere MGK’nın onayladığı Turgut Özal önderliğinde ANAP, Necdet Calp’in Halkçı Parti’si ve generallerin desteklediği Turgut Sunalp’in Milliyetçi Demokrasi Partisi katılabilecekti.
Seçimler yapıldı (6 Kasım 1983)
12 Eylül sonrası ilk sivil seçim yapıldı. ANAP birinci, HP ikinci ve MDP üçüncü oldu.
İlk sivil hükümet (13 Aralık 1983)
Turgut Özal başkanlığında ANAP hükümeti kuruldu.
Yaşar Kemal’e nişan (9 Mayıs 1984)
Yaşar Kemal’e Fransız “Legion D’Honneur” nişanı verildi.
PKK Eylemleri Başladı (15 Ağustos 1984)
PKK Eruh ve Şemdinli baskınları ile ülkeyi kana boğacak terör eylemlerinin düğmesine bastı.
Ümit Yaşar öldü (5 Kasım 1984)
Şair Ümit Yaşar Oğuzcan öldü.
SODEP-HP birleşti ( 25 Eylül 1985)
Yeni Partinin adı Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) oldu. Başkanlığa Aydın Güven Gürkan getirildi.
DSP Kuruldu (14 Kasım 1985)
Eski partisi CHP ile arası açılan siyasi yasaklı Bülent Ecevit, solda yeni parti oluşumuna imzasını attı. Demokratik Sol Parti (DSP) kuruldu. Başkanlığa Rahşan Ecevit getirildi.
Sedat Caner olayı (1 Şubat 1986)
Daha önce medyaye işkence yaptığına dair itiraflarda bulunan polis memuru Sedat Caner 2 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Jaguar Olayı (12 Temmuz 1986)
Galerici Zeki Küçükberber’in başbakan Turgut Özal’ın kızı Zeynep Özal’la damadı Asım Ekren’e Jaguar otomobil hediye etmesi skandal yarattı.
Sinagog Baskını (6 Eylül 1986)
İstanbul Neve Şalom Sinagogu’na baskın. 21 kişi ölürken 2 terörist bombalarıyla öldüler.
Türban yasağı (12 Ocak 1987)
YÖK’ten ilk türban yasağı uygulaması gündeme geldi.
Rabıta Olayı (28 Mart 1987)
Cumhurbaşkanı Kenan Evren, devlet memurlarının maaşını uluslararası islami sermeye kuruluşu “Rabıta”nın ödemesini dövizsizlik nedeniyle imzaladığını kabul etti.
Yasaklar Referandumu (6 Eylül 1987)
MGK kararıyla politika yapması yasaklanan eski siyasi liderlerin tekrar politika sahnesine dönüp dönmemesi üzerine bir halk oylaması yapıldı. Sonuç % 50.16 evet, %49.84 hayır oldu. Böylelikle Bülent Ecevit, Süleyman Demirel, Alpaslan Türkeş, Necmettin Erbakan gibi liderlere tekrar siyaset yolu göründü.
TBKP’liler gözaltında (17 Kasım 1987)
Yurda dönen TBKP liderleri Nihat Sargın ve Haydar Kutlu gözaltına alındılar.
MİT Raporu (9 Şubat 1988)
Kimin sızdırdığı belli olmayan “MİT Raporu”nun basında yeralması bir skandal havasına büründü.
Özal’a Suikast (18 Haziran 1988)
Başbakan Turgut Özal’a ANAP kongresi esnasında eski ülkücü Kartal Demirağ tarafından suikast düzenlendi. Özal, parmağından hafif yaralı olarak kurtuldu.
Kemal Horzum skandalı (18 Temmuz 1989)
Emlak Bankası’nı dolandırdığı iddiasıyla yargılanan Kemal Horzum tutuklandı ve cezaevine gönderildi.
(1990-1999)
Muammer Aksoy öldürüldü (31 Ocak 1990)
Eski CHP milletvekili, Atatürkçü Düşünce Derneği kurucularından Prof. Muammer Aksoy “İslami Hareket” örgütü tarafından öldürüldü.
Çetin Emeç öldürüldü (7 Mart 1990)
Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü ve yazarı Çetin Emeç evinin önünde arabasına açılan ateş sonucu öldürüldü.
İlk Özel Televizyon (1990)
Türkiye’nin ilk özel televizyonu “Magic Box” kuruldu.
Turan Dursun öldürüldü (4 Eylül 1990)
Özellikle dinle ilgili yazılarıyla tanınan yazar Turan Dursun, Koşuyolu’ndaki evinden çıkarken öldürüldü.
Hiram Abas öldürüldü (4 Eylül 1990)
Eski MİT müsteşarı Hiram Abas iki saldırganın açtığı ateş sonucu öldürüldü.
Bahriye Üçok öldürüldü (6 Ekim 1990)
İlahiyat Fakültesi eski dekanı ve SHP parti meclisi üyesi Doç. Bahriye Üçok, evine yollanan bir bombalı paketin patlaması sonucu öldürüldü.
İncirlik üssü kullanıldı (17 Ocak 1991)
Körfez Savaşı esnasında İrak’a operasyonda İncirlik üssü kullanıldı.
Yunan otobüsüne saldırı (9 Nisan 1991)
Yunan turist otobüsüne akli dengesi bozuk bir kişi tarafından saldırı yapıldı. Otobüste 3’ü çocuk 36 kişi yanarak öldü.
İlk kadın vali (6 Temmuz 1991)
Muğla Valiliğine atanan Lale Aytaman, Türkiye’nin ilk kadın valisi oldu.
Vedat Aydın öldürüldü (20 Temmuz 1991)
HEP’li Vedat Aydın öldürüldü. Diyarbakır’daki cenazesinde olaylar çıktı.
Seçimler yapıldı (20 Ekim 1991)
Seçimlerin sonucunda DYP: 177, ANAP: 115, SHP: 89, RP: 62, DSP: 7 milletvekili çıkarttı. Bu tablo neticesinde DYP-SHP koalisyonu kurulurken, başbakan Süleyman Demirel oldu.
Çetinkaya Mağazası saldırısı (25 Aralık 1991)
PKK’lı bir grup Bakırköy’deki Çetinkaya Mağazasına molotof kokteyli attı. Çıkan yangında 11 kişi öldü.
Nevruz Olayları (21 Mart 1992)
Şırnak, Cizre, Nusaybin’de Nevruz kutlamaları sonucu olaylar çıktı. 73 kişi öldü.
Musa Anter öldürüldü (20 Eylül 1992)
Kürt aydın ve yazarı Musa Anter Diyarbakır’da öldürüldü.
Uğur Mumcu öldürüldü (24 Ocak 1993)
Cumhuriyet Gazetesi yazarı Uğur Mumcu evinin önünde otomobiline konan bomba ile öldürüldü. Böylelikle Kemalist aydınlara yönelik suikastler zinciri içinde o ana kadar en önemli isim kaybedilmiş oluyordu.
Eşref Bitlis öldü (17 Şubat 1993)
Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis “uçağındaki buzlanma” nedeniyle öldü. Resmi açıklama bu yönde olsa da olay sonrası toplanan kanıtlar neticesi çıkan kanaat bunun bir suikast olduğu şeklindeydi.
Turgut Özal öldü (17 Nisan 1993)
8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal kalp yetmezliği nedeniyle öldü. Böylelikle Özal’la simgelenen bir devir de noktalanıyordu.
Çöplük Faciası (28 Nisan 1993)
Ümraniye çöplüğünde metan gazı birikmesinden patlama meydana geldi.
Demirel Cumhurbaşkanı (16 Mayıs 1993)
Türkiye Cumhuriyeti’nin 9. Cumhurbaşkanı olarak Süleyman Demirel seçildi. Demirel’den boşalan DYP genel başkanlığına Tansu Çiller getirildi.
Sivas Katliamı (2 Temmuz 1993)
Sivas’ta Pir Sultan etkinliklerine katılan Aziz Nesin ve bir grup aydın-sanatçı, kaldıkları Madımak Otel’de gericiler tarafından yakılmak istendi. Olay sonucunda 37 kişi dumandan boğularak öldü.
Göknel Skandalı (4 Temmuz 1993)
İSKİ Genel Müdürü Ergun Göknel’in boşandığı eşi Nurdan Erbuğ’a ödediği nafakanın milyarları bulması sonucu ortaya çıkan skandal biranda SHP-Belediye ilişkisinde dönen dolapların ortaya çıkmasına yol açtı. İstanbul Belediye Başkanı Nurettin Sözen ve SHP İstanbul İl yöneticileri zor durumda kaldılar.
Behçet Cantürk öldürüldü (16 Ocak 1994)
Uyuşturucu ve silah kaçakçısı olduğu, ayrıca PKK’ya yardım ettiği ileri sürülen Behçet Cantürk, Sapanca’da öldürüldü.
Türksat düştü (24 Ocak 1994)
Türkiye’nin ilk uydusu olan Türksat, Fransız Guyana’sında kalkıştan sonra bir arıza nedeniyle düştü.
Zeli Operasyonu (29 Ocak)
Türk uçakları PKK’nın Zeli kampını bombaladılar.
Tuzla Katliamı (12 Şubat 1994)
PKK’nın Tuzla tren istasyonuna koyduğu bomba sonucu 5 yedek subay öğrencisi hayatını kaybetti.
Recep Koç öldürüldü (20 Şubat 1994)
Adalar’ın ANAP’lı Belediye Başkanı Recep Koç, kaçak balkonununu yıktığı bakkal tarafından kurşunlanarak öldürüldü.
Atatürk’e Hakaret (25 Şubat 1994)
RP’li Hasan Mezarcı, mecliste yaptığı basın toplantısında Atatürk için “Veled-i Zina” dedi.
DEP’lilere gözaltı (2 Mart 1994)
Meclis 6 DEP Milletvekilinin dokunulmazlığını kaldırdı. DEP’liler Meclis kapısından apar topar ekip otolarına bindirildiler.
27 Mart Seçimleri (27 Mart 1994)
Yerel Yönetim seçimlerinin galibi RP oldu. İstanbul dahil 5 büyükşehir RP’lilerin eline geçti.
Recep Tayyip Erdoğan Başkan (28 Mart 1994)
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan oldu.
Çöplüklerde oylar bulundu (30 Mart 1994)
Türkiye’nin birçok bölgesinde açılmamış seçim sandıkları, çöpe atılmış ve yanmış oy pusulaları bulundu.
5 Nisan kararları (5 Nisan 1994)
Türkiye’nin tarihindeki en büyük kemer sıkma politikası açıklandı. Kararı DYP-SHP hükümeti aldı. Dolar aniden yükselirken, birçok şirket iflas etme durumuna düştü.
Salman Kaya dövüldü (1 Mayıs 1994)
1 Mayıs gösterilerinde olaylar çıktı. SHP Milletvekili Salman Kaya polisler tarafından ağır şekilde dövüldü.
Uzay Hepari öldü (31 Mayıs 1994)
Genç kuşak müzisyenlerden Uzay Hepari motosiklet kazasında öldü.
DEP Kapatıldı (16 Haziran 1994)
Anayasa Mahkemesi DEP’i kapattı.
Civangate Skandalı (19 Eylül 1994)
Emlak Bank Genel Müdürü Engin Civan kurşunlandı. Olayın arkasından Özal’ın yakını batık müteahhit Selim Edes çıktı. Tetikçi Davut yıldız, Alaattin Çakıcı’nın talimatıyla Engin Civan’ı vurduğunu itiraf etti.
Meczup saldırısı (10 Kasım 1994)
Atatürk’ü anma töreni esnasında bir meczup Anıtkabir’e sızarak Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e ve diğer yetkililere “Sizi Kuran’a davet ediyorum” diye bağırdı.
YDH partileşti (22 Aralık 1994)
Başını Cem Boyner’in çektiği yeni Demokrasi Hareketi (YDH) partileşti.
Uğur Kılıç öldürüldü (20 Ocak 1995)
Dündar Kılıç’ın kızı Uğur Kılıç, eski kocası Alaattin Çakıcı’nın emri üzerine Uludağ’da öldürüldü.
MİT Muhbiri kayıp (7 Mart 1995)
MİT muhbiri Tarık Ümit esrarengiz bir şekilde kayboldu.
Gazi Olayları (12-15 Mart 1995)
İstanbul Gazi mahallesinde Alevilere ait bir kahvenin taranmasıyla başlayan olaylar ertesi günkü cenaze töreninde çatışmaya dönüştü. Ordu birlikleri bölgeye sevkedildi. 3 gün süren olaylarda 22 kişi öldü.
Kutmangil öldürüldü (23 Mayıs 1995)
Yeni Günaydın ve Süper Tan gazetelerinin sahibi, kömür tüccarı Bekir Kutmangil İbrahim Cici tarafından öldürüldü.
“Orospu” Krizi (9 Haziran 1995)
3 Avrupa parlementosu üyesi kadın milletvekiline “orospu” diyerek hakaret eden DYP milletvekili ve Devlet bakanı Ayvaz Gökdemir sorun yarattı. Ardından olay bir özür krizine dönüştü.
Aziz Nesin öldü (6 Temmuz 1995)
Ünlü yazar Aziz Nesin Foça’da geçirdiği ani kalp krizi sonucu öldü.
Manukyan’a saldırı (27 Eylül 1995)
Genelev patroniçesi Matild Manukyan’a bombalı saldırı yapıldı. Koruması ve İstanbul Bankası olayında Özer Çiller aleyhine tek tanık olan Mehmet Urhan öldü.
Nesim Malki öldürüldü (28 Kasım 1995)
Tekstil ve döviz piyasasının ünlü isimlerinden tefeci Nesim Malki Bursa’da öldürüldü.
Yener Kaya öldürüldü (30 Kasım 1995)
Borsacı Yener Kaya otomobilinde yakılarak öldürüldü.
Metin Göktepe öldürüldü (10 Ocak 1996)
Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe, polis tarafından gözaltına alındıktan sonra bir çay bahçesinde ölü olarak bulundu.
Sabancı Suikasti (11 Ocak 1996)
DHKP-C militanları tarafından Sabancı Center’da düzenlenen suikast sonucu Özdemir Sabancı, Haluk Görgün ve Nilgün Hasefe öldürüldüler.
Avrasya Feribotu (17 Ocak 1996)
Trabzon-Soçi seferini yapan Avrasya Feribotu 180 yolcu ve 45 mürettebatıyla birlikte Çeçen eylemciler tarafından kaçırıldı.
Milli Damat Musa (23 Ocak 1996)
13 yaşındaki İngiliz Sarah Cook ile Türk garson Musa Kömeağaç’ın evlenmesi Türk-İngiliz ilişkilerini sarsacak kadar olay yarattı.
Vehbi Koç öldü (26 şubat 1996)
Ünlü sanayici Vehbi Koç öldü.
Menderes Felç oldu (16 Mart 1996)
RP milletvekili Aydın Menderes, Afyon’da geçirdiği trafik kazası sonrası felç oldu.
Örtülü Ödenek skandalı (11 Mayıs 1996)
Başbakan Tansu Çiller’in Başbakanlıktan ayrılmadan önce örtülü ödenekten 500 milyar çektiği ortaya çıkarıldı.
Parsadan Olayı (13 Mayıs 1996)
Örtülü ödenekten Başbakan Çiller’i Selçuk Parsadan’ın 5.5 milyar dolandırdığı ortaya çıktı.
Söylemezler Çetesi (22 Haziran 1996)
Aralarında 11 polis ve askerinde bulunduğu “Söylemezler Çetesi” ortaya çıkartıldı.
HADEP Kongresi (23 Haziran 1996)
HADEP kongresinde salondaki Türk Bayrağı’nın indirilmesi ve yerine Abdullah Öcalan posteri asılması bütün yurtta derin infial yarattı.
“Hamile Terörist” saldırısı (30 Haziran1996)
Tunceli’de kendine “Hamile Kadın” süsü veren terörist Zeynep Kınacı beline sardığı bombayı patlattı. 6 asker şehit, 30 asker yaralı.
Ömer Lütfü Topal Cinayeti (28 Temmuz 1996)
Gazinocular ve kumarhaneler kralı olarak bilinen Ömer Lütfi Topal açılan çapraz ateş sonucu öldürüldü.
Zeki Müren öldü (24 Eylül 1996)
Sanat Güneşimiz Zeki Müren öldü.
Susurluk Kazası (3 Kasım 1996)
Susurluk yolu üzerinde meydana gelen kaza ile Türkiye Cumhuriyeti’nin içinde odaklanmış gizli ve karanlık işler çeviren bir teşkilatın varlığı da ortaya çıktı. Bu kazadaki Mercedes otomobilin içinde DYP milletvekili Sedat Bucak, Emniyet Müdürü Hüseyin Kocadağ, eski ülkücü Abdullah Çatlı ve sevgilisi olduğu söylenen Gamze Us bulunuyordu. Bu kaza sonrası emniyetçilerden siyasetçilere, mafyadan kumarhane patronlarına bir dizi ilişki ve isim ortaya çıktı. Ayrıca yakın dönemde işlenmiş ve aydınlanmamış birçok cinayetle bu grubun ilişkisi ortaya atıldı. Susurluk Cumhuriyet tarihinin en önemli olaylarından biri haline geldi. Toplumda açık, aydınlık ve temiz ilişkiler kurulmasını istemenin simgesi oldu.
Yılmaz’a yumruk (20 kasım 1996)
Susurluk olayının üzerine giden ANAP lideri Mesut Yılmaz Budapeşte’de bir saldırgan tarafından yumruklandı.
Müslüm Gündüz basıldı (30 aralık 1996)
Aczmendi lideri Müslüm Gündüz Fadime Şahin’le bir evde birlikteyken basıldı.
Korkut Eken’in açıklaması (5 Ocak 1997)
Susurluk komisyonuna ifade veren Özel Tim kurucularından Korkut Eken, devletin Abdullah Çatlı’yı 12 Eylül 1980’den önce kullandığını söyledi.
Mustafa Duyar teslim oldu (6 Ocak 1996)
Sabancı suikasti sanığı Mustafa Duyar, Şam’da MİT görevlilerine teslim oldu.
Susurluk Raporu Yayınlandı (13 Ocak 1997)
Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun hazırladığı “Susurluk Raporu” açıklandı.
Topal cinayeti sanıkları (14 Ocak 1997)
Kumarhaneler kralı Ömer Lütfü Topal’ı öldürmekten sanık 3 özel timci tutuklandı.
Manisa Davası (17 Ocak 1997)
Manisa’da işkence altında ifadeleri alınan 10 lise öğrencisi, DHKP-C örgütüne üye olmaktan toplam 76 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Oral Çelik Beraat etti (23 Ocak 1997)
Abdi İpekçi cinayeti ve Papa suikastinin kilit ismi Oral Çelik 3 davadan da beraat edip, serbest bırakıldı.
1 Dakika Karanlık Eylemi (2 Şubat 1997)
Susurluk nedeniyle “Sürekli Aydınlık İçin 1 Dakika Karanlık Eylemi” başlatıldı. Eylem bütün yurtta halk tarafından sahiplenildi.
28 Şubat (28 Şubat 1997)
Refahyol hükümetinin icraatlarından rahatsız olan ve bir dizi irticai eylemin gelişmekte olduğunu gören Türk Silahlı Kuvvetleri (Sincan’da tankların yürümesi sürecin simgesi oldu) 28 şubat MGK toplantısı esnasında bir dizi kararı hükümete dikte ettirdi ve bunların takipçisi olacağını belirtti. O günden bugüne 28 Şubat sürecinin devam ettiği gözleniyor.
İbrahim Şahin Teslim oldu (12 Mart 1997)
Susurluk olayının kilit isimlerinden Özel Harekat daire başkanı İbrahim Şahin teslim oldu.
Kürşat Yılmaz kaçtı (27 Mart1997)
Ülkücü Baba Kürşat Yılmaz cezaevinden kaçtı.
Alparslan Türkeş öldü (4 Nisan 1997)
MHP lideri ve ülkücü hareketin “Başbuğ”u Alparslan Türkeş geçirdiği ani kalp krizi sonucu öldü.
Oğuz Atak Cinayeti (6 Mayıs 1997)
İstanbul Bebek’te bir barda barmenlik yapan ve sırtına dövmeyle “Allah” yazdıran Oğuz Atak öldürüldü.
Anasol-D kuruldu (13 temmuz 1997)
ANAP lideri Mesut Yılmaz başkanlığında ANASOL-D hükümeti kuruldu.
Çiller’e suçlama (17 Temmuz 1997)
Genelkurmay Askeri Savcılığı DYP genel başkanı Tansu Çiller’le ilgili olarak “CİA hesabına casusluktan” soruşturma açtı.
Safiye Ayla öldü (14 Ocak 1998)
Türk Sanat Müziği Sanatçısı Safiye Ayla 91 yaşında vefat etti.
Karatepe azledildi (13 Şubat 1998)
Danıştay 8. Dairesi Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Şükrü Karatepe’nin cezası kesinleştiği için Belediye Başkanlığı düşürüldü.
RP kapatıldı (23 Şubat 1998)
İrticai faaliyetlerin kaynağı haline geldiği gerekçesiyle Refah Partisi hakkında Anayasa Mahkemesi tarafından açılan dava kapatılma ile sonuçlandı. Böylelikle Cumhuriyet bir kere daha kendi ideolojisine aykırı tutumlara izin vermeyeceğini gösterdi.
Yeşil’in evi tespit edildi (4 Mart 1998)
“Yeşil” kod adıyla bilinen Mahmud Yıldırım’ın Antalya’da yaşadığı ev saptandı. Ancak kendisi bulunamadı.
Şemdin Sakık yakalandı (14 Nisan 1998)
PKK’nin “iki numaralı adamı” olarak bilinen Şemdin Sakık, özel bir operasyonla yakalanıp Türkiye’ye getirildi.
Adana Depremi (27 Haziran 1998)
Adana ve çevresinde meydana gelen 6.3 şiddetindeki depremde 210 kişi öldü.
Alaattin Çakıcı yakalandı (18 Ağustos 1998)
Ünlü mafya babası Alaattin Çakıcı Fransa’nın Nice kentinde yapılan bir operasyonla yakalandı.
Çakıcı-Aşık bantları (24 Eylül 1998)
Alaattin Çakıcı ile Devlet Bakanı Eyüp Aşık’ın konuşma kasetleri ortalığı karıştırdı.
Şam’ın açıklaması (14 Ekim 1998)
Şam Hükümeti Türkiye’nin ciddiyeti ve olayın savaşa doğru gittiğini görmesi üzerine Abdullah Öcalan’ın Suriye’de bulunmadığını ve bir daha da sokulmayacağını açıkladı.
Korkmaz Yiğit kaseti (10 Kasım 1998)
İşadamı Korkmaz Yiğit Türkbank ihalesi için Alaattin Çakıcı ile yaptığı görüşme kasetini sahibi olduğu Kanal 6 ve Kanal E televizyonlarında yayınlattı.
Öcalan İtalya’da (13 Kasım 1998)
Abdullah Öcalan Rusya’dan İtalya’ya “Abdullah Sarıkurt” adına düzenlenmiş bir sahte pasaportla giriş yaptı ve sığınma isteği bildirdi.
Halkalı Radyasyon Krizi (8 Ocak 1999)
İstanbul Halkalı’da bir çöplük’de radyasyonlu maddelerin bulunması ve çevreye yayılması paniği yaşandı.
Haluk Kırcı yakalandı (10 Ocak 1999)
7 TİP’li gencin öldürülmesinin sanığı Haluk Kırcı yıllar sonra yakalandı.

Öcalan’ın yakalanışı (16 Ocak 1999) PKK terör örgütünün başı terörist Abdullah Öcalan, Kenya’da Türk özel kuvvetlerinin operasyonuyla yakalanıp yurda getirildi.
Sabancı Suikasti sanığı öldürüldü (15 Şubat 1999)
Sabancı suikasti sanığı Mustafa Duyar, Afyon Cezaevi’nde Karagümrük Çetesi mensuplarınca öldürüldü.
Çankırı Valisi’ne suikast (5 Mart 1999)
Çankırı Valisi Ayhan Çevik’in arabasına TKP/ML TİKKO militanlarınca bomba kondu.
Carousel Önünde Patlama (10 Mart 1999)
PKK’lı teröristlerin bir taksiye koydukları bomba patladı. Olayda Taksi şöförü Ufuk Erdoğan öldü.
Mavi Çarşı Katliamı (13 Mart 1999)
İstanbul Göztepe’deki Mavi Çarşı, PKK militanlarınca yakıldı. 13 ölü.
ÖSS Sınav Sonuçları Skandalı (1 Mayıs 1999)
1999 ÖSS Sınav soruları çalındı. Olay tam bir skandal halini aldı. Sınavlar ertelendi.
Merve Kavakçı Krizi (3 Mayıs 1999)
Fazilet Partisi’nden İstanbul milletvekili seçilen Merve Kavakçı’nın Meclis Genel Kurulundaki yemin törenine türbanıyla gelmek istemesi bir iç tüzük tartışması başlattı. TBMM’ye türbanlı olarak gelip yemin etmek isteyen Merve Kavakçı protestolar karşısında geri adım atmak zorunda kaldı. Ardından Kavakçı’nın ABD vatandaşlığı söz konusu oldu. Demirel, Kavakçı için “provakatör” dedi.
Telekulak Skandalı (7 Mayis 1999)
Ankara Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Dairesi’nde ortaya çıkartılan “Telekulak Skandalı” ortalığı karıştırdı.
FP’yi kapatma davası ( 7 Mayıs 1999)
Yargıtay cumhuriyet başsavcısı Vural Savaş FP’yi kapatma davası açtı ve FP’lileri “Kan emen yarasalara” benzetti.
Lisede cinayet (13 Mayıs 1999)
Kartal Endrüstri Meslek lisesi’nde bir aşk cinayeti işlendi. Murat Kurt isimli öğrenci, kız arkadaşı Şebnem Sertaç’ı vurdu. Olaya müdehale etmek isteyen öğretmeni Hüseyin Ağırman’ı ise öldürdü.
Rahşan Ecevit Krizi (14 mayıs 1999)
Hükümet kurulması çalışmaları sürerken, Bülent Ecevit’in eşi Rahşan Ecevit’in MHP’liler için “Sayısız can aldılar. Çetelerle kucaklaştılar. Bunlar unutulur mu?” demesi krize dönüştü. MHP lideri Bahçeli, “Ecevit özür dilemeli” dedi.
Öcalan Davası başladı (31 Mayıs 1999)
PKK Terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ın yargılanmasına İmralı adasında başlandı. 30 Bin kişinin ölümünden sorumlu tutulan Abdullah Öcalan, davanın ilk gününde pişman bir hava sergiledi. Mahkeme idam kararını TCK’nın 125. Maddesine dayanarak “Vatana İhanet”ten dolayı 29 Haziran’da verdi.
Oktar Babuna Tartışması (9 Haz 1999)
İlik kanseri ile ilgili başlattığı kampanya önceleri iyi gitti. Ancak sonraları bazı şaibeler ortaya çıktı. Kendisinin Adnan Hoca ile bağı, “Titancılar gibi” para toplaması ve “etik sorun yaratması” ile kamuoyunun önünde tartışmalı duruma geldi.
Marmaris Yangını (12 Haziran 1999)
Marmaris’te çıkan orman yangınında 50 hektar ormanlık alan kül oldu.
Fethullah Gülen Kasetleri (21 Haziran 1999)
Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen’in konuşma kasetleri ortalığı kapladı. Kasetler günlerce bölüm bölüm TV’lerde yayınlandı.
Bakan Hikmet Uluğbay’ın intiharı (6 Temmuz 1999)
Maliye Bakanı Hikmet Uluğbay, geceyarısı başına dayadığı tabancısıyla intihara teşebbüs etti. Ancak kurşun yüzünü delerek geçti. Uluğbay’ın intiharı girişimine dair çeşitli iddialar ortaya atıldı. Bunlar arasında IMF belgelerinin sızdırılmasından bahsedildi.
Şemsi Denizer Öldürüldü (8 Ağustos 1999)
Türk -İşgenel başkan yardımcısı ve Genel Maden-İş Başkanı sendikacı Şemsi Denizer eski koruması tarafından öldürüldü.
Dündar Kılıç Öldü (11 Ağustos 1999)
Yeraltı dünyasının ünlü kabadayılarından Dündar Kılıç Silivri’deki yazlığında geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.
17 Ağustos Depremi
Sadece 99’un değil Türkiye’nin bu yüzyılda yaşadığı en büyük felaket. Kocaeli, Sakarya, Çınarcık ve İstanbul’da hasara yol açan 7.4 şiddetindeki deprem’de resmi kayıtlara göre 17.000 ölü var. Resmi olmayan rakam ise en az 30-40 bin civarında.
Sağlık Bakanına Tepki (21 Ağustos 1999)
Sağlık Bakanı Osman Durmuş’un Amerika, Yunanistan ve Ermenistan’dan gelen yardım tekliflerini reddetmesi kamuoyunda büyük tepki yarattı.
Veli Göçer tutuklandı (8 Eylül 1999)
17 Ağustos depremi esnasında Çınarcık’ta yıkılan evlerin müteahhiti Veli Göçer, uzun süre saklandıktan sonra bir ahbaplarının evinde yakalandı.
Ortaköy’de Satanist Dehşeti (19 Eylül 1999)
Ortaköy mezarlığında Satanist ayin yapmak amacıyla Şehriban Coşkunfırat isimli genç kızı öldürüp tecavüz eden Ömer Çelik, Gülşah Dinçer ve Engin Arslan isimli üç satanist yakalandı. Bu olayla birlikte kamuoyunda uzun süre satanizm konuşuldu.
Bayrampaşa’da Çatışma ( 21 Eylül 1999 )
Bayrampaşa Cezaevi’nde çatışma çıktı. Hakan Çillioğlu’nun adamları ile Kenan Ali Gürsel’in adamları birbirine girdiler. 7 tutuklu öldürüldü, 3’ü ağır yaralı. Ölenler arasında Alaaddin Çakıcı’nın yeğeni Kenan Ali Gürsel’de bulunuyor. Olaylarda çok sayıda silah ortaya çıkartıldı.
Adana’lı satanist kızların intiharı (22 Eylül 1999)
Adana’da oturan ve satanist oldukları iddia edilen Gülce Koçan ve Pınar Boğa isimli iki genç kız Mersin Erdemli’de inşaat halindeki bir binanın 13. Katından kendilerini atıp, öldüler.
Ulucanlar cezaevi’nde isyan (26 Eylül 1999)
Ankara Ulucanlar ve Türkiye çapında 10 cezaevinde sol görüşlü tutukluların başlattığı isyan ve rehin alma eylemleri dalgası başladı.
Belleme Krizi (27 Eylül 1999)
GATA’nın açılışında bir konuşma yapan Tuğgeneral Yalçın Işımer’in şeriatçıları kastederek “iyice belleyeceğiz” sözü başka manalara çekildi ve tartışma yarattı.
Fotoğraf Tartışması (30 Eylül 1999)
Başbakan Bülent Ecevit’in Amerika ziyareti esnasında Clinton’un karşısındaki fotografı tartışma yarattı.
Türk-Yunan yakınlaşması (4 Ekim 1999)
Yunan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu’nun İstanbul Üniversitesi açılışına katılması ve dostluk mesajları vermesi depremden sonra iyice yumuşayan Türk-Yunan ilişkilerinde yeni bir adım oldu.
Gökçeada kundaklaması (27 Ekim 1999)
Gökçeada’da Marianti Sözde’ye ait ev kundaklandı. Sabotaj sonucu Rum ailenin 4 yaşındaki Alexsander Sözde öldü.
Erol Evcil’in yakalanışı (28 Ekim 1999)
Nasim Malki cinayeti azmettiricisi ve zeytin kralı Erol Evcil yakalandı.
12 Kasım Depremi
Herkesin uzun bir süre deprem korkusu yaşamasının ve peşpeşe gelen ardçı depremlerin sonrasında Düzce’de yeniden meydana gelen 7.2 şiddetindeki depremde ölü sayısının 705 yaralı sayısının ise 4795 olduğu belirtiliyor.
Adnan Hoca’ya operasyon (13 Kasım 1999)
Kamuoyunda “Adnan Hoca” olarak bilinen Adnan Oktar ve yandaşlarına yönelik polis operasyonu yapıldı.
Kışlalı Suikasti ( 21 Ekim 1999)
Kemalist çevrelerin sayılı isimlerinden, aydın, Cumhuriyet gazetesi yazarı, öğretim üyesi Prof. Ahmet Taner Kışlalı, evinin önünde arabasına konulan bombalı paketin patlaması sonucu öldürüldü. Olay bütün yurtta derin infial yarattı. Cenazesine ordunun tam kadro katılması özellikle dikkat çekti.
AGİT Zirvesi (17-18 Kasım)
Türkiye’nin ev sahipliğini yaptığı zirve, dünya liderlerinin toplanması ve Türkiye lehine bazı kararlarla dikkat çekti. Ayrıca Clinton’un gelişi ve ağırlanışı özel bir olay oldu.
Öcalan’ın cezasına onay (25 kasım 1999)
Öcalan’ın idam cezası Yargıtay tarafından onaylandı.

Kategoriler
Genel Kültür GÜNCEL

Mobilya Satın Alırken Nelere Dikkat Etmeli

Mobilya Satın Alırken Nelere Dikkat Etmek Gerekiyor?

Kalitesiz bir mobilya, sırt, adale, bel ve ayak ağrılarına yol açar! İskeleti kuvvetli olmalı; gıcırdamamalı, sallanmamalı.

 

Ahşap mobilyalarınızı satın alırken aşağıdaki açıklamaları dikkate alın

· Dolap kapakları iyi kapanmalı

· Çekmeceler kolay sürülebilmeli

· Çekmece içleri temiz olmalı

· Uzun olan raflarda orta destek bulunmalı.

· Sürgülü kapılar ve dolaplar gıcırdamamalı ve kolayca sürülebilmeli

· Uzun kapılar sağlam menteşelerle iyice desteklenmeli

· Mobilya konstrüksiyonu sağlam ve güvenli olmalı

· İç yüzey köşeleri pürüzlü olmamalı

· İç aydınlatma kolayca yapılabilmeli

· Masa ayakları yere tam basmalı ve birbirleriyle tam uyumlu olmalı

 

Kumaş Kaplı Mobilyalarda

· Oturumu rahat, arkalığı çıkıntısız ve düzgün olmalı

· İskeleti kuvvetli olmalı; gıcırdamamalı, sallanmamalı.

· İskelet ve köşeler kumaş ile iyi bir şekilde kaplanmış olmalı

· Dikişler ve biyeler düzgün olmalı

· Desenler zarif olmalı ve çizgiler dikişler uyumlu olmalı.

· Minderler esnek olmalı, koltukla tam uyumlu olmalı.

· Kanepe ve koltuk üzerindeki düğmeler güvenli bir biçimde dikilmiş olmalı.

· Sürekli kullanılacak olan ürünler sağlam ve sık dokunmuş olmalı.

· Temizlemek üzere çıkarılabilecek parçalar yırtılmayacak bir üründen yapılmış olmalı.

· Her pozisyon için oturma dengesi iyi sağlanmış olmalı.

 

Mobilyaların alınması ve seçilmesi

Mobilyaların insan hayatındaki önemi çok büyüktür. Bedenen ve vücut olarak dinlenmeye ihtiyacı olan insanın aradığı rahatlık ve huzur, kullanışlı ve kaliteli mobilya ile elde edilebilir. Kalitesiz bir mobilya, sebep olduğu sırt, adale, bel ve ayak ağrıları gibi zararları yanında psikolojik olarak da kişiyi rahatsız ve huzursuz eder. Bunun yanı sıra vaktinden önce bozulur, eskir ve kısa bir zaman sonra da onarılması ve yenilenmesi zorunlu hale gelir. Bu yüzden mobilyaların seçiminin iyi yapılması gerekir.

Mobilyaları Satın Almadan Önce Dikkat Edilecek Hususlar;

Aile bütçesi ön planda tutularak mobilyanın kullanılma amacı, dekorasyondaki yeri ve önemi dikkate alınıp, ihtiyaç durumu ortaya çıkarılmalıdır. Bu durumda yalnız yeni alınacaklar değil, varsa eski eşyaları da dikkate almak ve düşünmek gerekir. Mobilya seçiminde ihtiyaçlar, ekonomik durum ve zevk oldukça önemlidir. Ayrıca kullanışlılık, sağlamlık ve uzun ömürlülük gibi hususlar da büyük bir önemle göz önünde tutulmalıdır.

Mobilyaları Seçerken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar:

İhtiyacımız olan bir mobilya her bakımdan rahat, kullanışlı, uzun ömürlü olmalı ve dolayısıyla değerini karşılamalıdır. Bu sebeplerden dolayı satın alacağınız herhangi bir koltuk, kanepe, sandalye hakkında yeterli bilginiz olmalıdır. Bu bilgi çok sayıda mağaza gezilerek elde edilebilir. Görünüşü oldukça güzel olan bir mobilya rahat olmayabilir veya fiyatı uygun olmayabilir.

Diğer taraftan dayanıklı, rahat ve uygun fiyatta olan mobilyanın da görünüşü güzel olmayabilir. Bu nedenle mobilyanın sadece dış görünüşüne bakmak yeterli değildir. Kullanılma biçimi kontrol edilmelidir.

Fiyat, rahatlık, birden fazla amaç için kullanılabilme, kapladığı alan, dayanma süresi, bakım masrafları da göz önünde tutulmalıdır. Yasal bir zorunluluk olmasına rağmen, mobilyaların özelliklerini de içeren kullanma kılavuzları çoğu zaman tüketiciye verilmemektedir. Bu durumda önce o ürüne ait kullanma kılavuzu istenmeli, kılavuzun verilmemesi durumunda mobilya dikkatli bir şekilde incelenerek satıcıdan mobilya ile ilgili tüm bilgiler toplanmalıdır.

Mobilyaların yapımında kullanılan ağacın cinsi, birleştirme yerlerinin sağlam olması, cilasının düzgün olması da mobilya hakkında karar vermede önemli faktörlerdendir. Ayrıca satın alınması, düşünülen mobilyadaki döşemelik malzemenin kolay yanmayan,terletmeyen ve kolay temizlenen özellikte olması da tercih sebebidir. Alınan mobilyanın eve veya büroya teslim masraflarının fiyata dahil olup olmadığı satın almadan önce öğrenilmelidir. Mobilya seçerken tüm bu özellikleri dikkate alarak, istek, ihtiyaç ve bütçenize en uygun olanları seçiniz.

(yapirehberi.net)