Kategoriler
BİLGİSAYAR

Bilgisayar Satın Alırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Artık hayatımızın her anında bilgisayarla karşı karşıyayız. Evde, okulda, işte nereye gidersek gidelim bilgisayar karşımıza bir şekilde çıkıyor. Durum bu olunca tabi bilgisayar kullanmasını az buçuk biraz öğrenmeniz gerekiyor.

Tabi fiyatların da azalmasıyla birlikte bilgisayar artık lüksten çıktı. Artık her keseye hitap eden fiyatlarda bilgisayar bulmak mümkün. İster dizüstü ister masaüstü sıfır veya 2. el bütçenize uygun bir bilgisayar bulmanız mümkün.

Peki ihtiyaçlarımız doğrultusunda bilgisayar alırken nelere dikkat etmeliyiz? Neleri göz önünde bulundurup neleri ikinci planda bırakmalıyız?

ANAKART ALIRKEN ÇOK DİKKAT ETMELİYİZ..
Anakartı kısaca tanımlamak gerekirse bütün bilgisayar parçalarının üzerine bağlandığı,üzerindeki parçaların birbiri ile bağlantısının sağlandığı yerdir.”ANA” kelimesi bence çok uygundur. Sistem upgradelerinde sürekli duyduğunuz şeyler kuşkusuz Ram ve Cpu lardır.Bana kalırsa Anakartlarda en az Ram ve Cpu kadar önemlidir. O yüzden Anakart’ınızı ucuz seçmek yerine mümkün olduğu kadar iyi olanını seçmenizi tavsiye ederim.Piyasada şuan itibari ile lider Anakart firmalarına örnek olarak Asus, MSI, Gigabyte, Abit, Chaintech firmalarını sayabiliriz.Genel anlamda kullanıclar Gigabyte markasını tercih etmektedir(bende dahil).Nedenine gelince Gigabyte’ın sağlamış olduğu garanti ve verdikleri destektir.Aldığınız anakartın gerekli olan Bios ve Son güncel Driverlarına kendi web sitelerinden yine verdikleri yönergeler doğrulrusunda ulaşabilir ve gerekli güncellemeleri yapabilirsiniz..

 

HDD (HARD DİSK DRİVE)
Bilgisayaranızına yüklediğiniz herşeyi bu birimde barındırırsınız.Kısaca depo diyebiliriz.Eğer Oyun,müzik,Filim gibi arşiv oluşturmayı seviyorsanız kesinlikle büyük bir Hdd tavsiye ederim.HDD konusunda da birçok önde gelen firma vardır.Samsung,Seagate.. örnek olarak gösterilebilir.Hem hız hem sessiz çalışma hemde garanti bakımından Seagate tavsiye ederim.SATA 2 tavsiyemdir.Tabi yine Anakart seçiminde SATA 2 desteklemesine dikkat ediniz.

CPU (İŞLEMCİ) Seçimi

Cpu (Central Processing Unit) ‘lar bilgisayarın en önemli parçasıdır diyebiliriz..Bilgisayarınızda yapmış olduğunuz tüm hareketler Cpu sayesinde gerçekleşir.Klavye tuşlarından mouse hareketlerine kadar herşey işlemcinizin kontrolu altındadır.Genel anlamda Bilgisayarınızın hızını belirleyen parçadır diyebiliriz.Bilgisayar almaya karar veren kullanıcıların karşılaştırma olarak yaptığı ilk şey şüphesiz işlemcidir.Sizler de sıkça karşılaşmışsınızdır konuşamalara..En iddaalı ve sürekli yarış halinde olan iki firma vardır. AMD-İntel..

Ram alırken..
İşlemciden sonra Bilgisayarınızın hızına en çok etki eden parçalar şüphesiz ki ram’lardır.Peki ram alırken nelere dikkat etmelisiniz? Ram alırken ilk başta dikkat etmeniz gereken şey Anakart ile uyumdur.Şuanda DDR3 ramlar şüphesiz ki en mükemmel olanıdır. Anakartınız için uygun Ram’i seçtikten sonra piyasada duyduğunuz Marka mı ? Oem mi? sorusu sizin kafanızı karıştırabilir.Kingston firması ömür boyu garanti vermesiyle bu alanda ilk farklılığı yaratan firmalardır.İlk başta ömürboyu sizi cezbetse de bir ram’in ortalama kullanım süresi 3 yıl olarak düşünüldüğünde Ömürboyu biraz havada kalıyor  Ama Kingston firmasının bu ömür boyu garanti vermesi şüphesiz ki ürettiği malzemelere son derece güvenmesidir  Ama alacağınız Oem ram’larda 2-3 yıl gibi bir sürede bozulma ihtimalleri düşüktür.Burada tercih tamamiyle size ve bütçenize kalmıştır.

Ekran kartı alırken nelere dikkat etmeli?
Eğer sisteminizi oyun için kurmayı düşünüyorsanız ya da çizim ve resim programları ile uğraşıyorsanız yüksek verim alabilmek için iyi bir ekran kartı seçmelisiniz.Ekran kartı alırken ramlardaki gibi kullanılan 128 mb veya 256 mb sizin için ölçü teşkil etmemeli..Ekran kartı seçerken bellek arayüzlerine bakmalısınız.Mesela 256MB ATI Radeon 9250 Ekran Kartı ile 256MB ATI Radeon X850 XT (PCI-E) Vivo her ikisde 256 Mb ATI olmasına rağmen PCI-E olan 256 bit diğeri 64 bit’tir.Buda inanılmaz bir farktır.Tabi PCI-E ekran kartı için anakartınızında PCI-E destekli bir Anakart olması gerekir..

OPTİK OKUYUCU
Cd,DVD okuma ve yazma birimleridir.Buradaki hangi sürücüyü seçeceğiniz sizin tercihinize kalmış.Philips,Samsung,LG gibi devler bu konuda yarış içindedirler ve herbirinin ürettiği Optik okuyucu sın derece kalitelidir.Dvd-rw ler günümüzde hem kullanım hemde fiyat açısından çok ideal konumdadır.

LCD ALIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKNLER
LCD alırken bir özelliğe değil birkaç özelliğe çok dikkat etmelisiniz.Kısaca bahsedecek olursak;
-Ölü pixel var mı?
-Tepkime süresi en düşük olanı
-Kontrsat,parlaklık ve çözünürlüğü en yüksek olanı
-Görüş açısında en iyi yüksekliği vereni
şeklinde basitçe sıralayabiliriz.
Konu hakkında geniş bilgi edinmek için aşağıdaki yazımdan faydalanabilirsiniz.

PSU (power supply) ALIRKEN AMAN DİKKAT
Belkide Bilgisayarımızın tüm elektriğini sağlayan birim olduğu için bu konuda en az diğerleri kadar dikkat etmeliyiz.Zira seçeceğiniz ucuz,markasız bir PSU binlerce YTL ‘lik sisteminizi çöpe atmak demek olabilir. PSU alırken yapılan en büyük yanlış özellikle Oem ürünlerde arkalarında yazan Watt değerlerine inanmaktır.Bunlar gerçeği yansıtmamaktadır.Güçlü bir sistem kurduysanız en az 400 watt’lık bir psu almalısınız.
NOT:EĞER 8800gt gibi bir ekran kartı alacaksanız 550 Watt tavsiye edilmektedir.(BlueHeart arkadaşımıza bu bilgilendirmeden dolayı teşekkür ederim..)

kaynak

 

Kategoriler
BİLGİSAYAR TEKNOLOJİ

İpad 2 Fiyatı ve Özellikleri

Yeni nesil bilgisayarlar denilen Apple iPad 2 tablet bilgisayarları, Türkiye’de de kullanıcılarının huzuruna çıktı.

Avrupa`da satışına 27 Mart tarihinde başlanan iPad 2, Türkiye’nin tek yetkili Apple distribütörü Bilkom tarafından bugün sabah 10:00’da Türkiye`de satışa sunuldu.

 

Firmadan önceki gün yapılan açıklamaya göre satış sonrası destek, servis ve 2 yıl garanti avantajıyla satılan iPad 2 serisinin başlangıç fiyatı 1080 TL.

 

Birinci nesil iPad`ler 5 ilde 51 noktada satışa sunulurken, iPad2 çok daha fazla satış noktasında tüketicilere ulaşıyor.

İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Gaziantep ve Adana illerindeki Apple Premium Reseller Mağazaları ve Bimeks, Darty, Electroworld, Mediamarkt, Teknosa, Media-Saturn ve Vatan mağazaları ile 100’den fazla yetkili Apple satış noktasında iPad2’lerin tüm modellerini uygun ödeme seçenekleri ile bulabilmek mümkün.

 

Tüketicilerin iPad 2 deneyimini tam anlamıyla yaşayabilmeleri için, tüm yetkili satış noktaları iPad 2 özel teşhir alanları ve eğitimli personelleri ile hizmet veriyor. Yetkili Apple Satış noktalarından satın alınacak her iPad’le tüketiciler Bilkom tarafından sağlanan satış sonrası destek ve 2 yıl garanti ayrıcalıklarına da sahip oluyor.

 

Tavsiye edilen son kullanıcı satış fiyatları (KDV dahil) şöyle:

 

iPad 2’nin Özellikleri;

Apple iPad 2 bir önceki versiyonuna göre daha hafif hale geldi ve daha da iyi performans kazandi. iPad 2 özellikleyeni nesil islemcisi ile göz almakta ve performansi ile rakiplerine göz dagi vermekte. Apple iPad 2’de kullanilan Cortex-A9 tabanli, 1GHz’de çalisan ve çift çekirdekli A5 islemci performans isteyen kullanicilari tatmin edecek gibi gözükmekte. Bu yeni nesil islemci ile iPad 2, ilk iPad’e göre iki kat daha hiz kazanmis ve dokuz kat daha fazla grafik performansina sahip olmus.

 

iPad 2’nin ekran çözünürlügü ise ilk iPad ile benzer özellikler tasimakta. iPad 2; LED arka aydinlatmali, çoklu dokunmatik ekran destekli IPS 9.7 inch 1024 x 768 pixel çözünürlügünde bir ekrana sahip.

 

241.2 x 185.7 x 8.8 mm boyutlarinda ve yaklasik 600 gr agirliginda olan iPad 2, ilk versiyonuna göre daha da incelmis ve hafiflemis. %33 daha ince bir yapiya sahip olan iPad 2, il iPad’e göre de yaklasik 150 gr hafiflemis.

 

iPad 2’de yer alan en önemli degisikliklerden biri de kamera. iPad 2’de biri önde digeri arkada olmak üzere iki kamera bulunmakta. öndeki kamera VGA çözünürlügünde video kaydi yapabilirken; ayni zamanda bu kamera ile FaceTime özelligi ile görüntülü konusma yapilabilmekte. iPad 2’nin arka kisminda bulunan kamera ile saniyede 30 kare ile 720p HD video kaydi yapilabilmekte.

Kategoriler
BİLGİSAYAR

Bilgisayar Kasası Satın Alırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Bilgisayar çağını yaşadığımız şu günlerde bilgisayarsız yaşam, kesinlikle düşünülemez. Her evde, herkesin mutlaka bir bilgisayarı olmalı. Bilgisayar alırkende birçok noktaya dikkat etmeliyiz. Bunlar nelerdir diye sorsak, cevap mutlaka kasa olurdu sanırım.

Yeni bir bilgisayar toplarken en çok dikkat edilen şeyler anakart, işlemci, ekran kartı ve RAM gibi performansı doğrudan etkileyen bileşenlerdir.

Tüm bu bileşenlere ev sahipliği yapan kasalara ise genelde çok önem verilmez. Kullanıcıların önemli bir çoğunluğu herhangi bir kasanın işini göreceğini düşünür.

Herhangi Bir Kasa

Bu düşünce, bilgisayarı kullanmaya başladıktan bir süre sonra genellikle değişir. Kasanın kapladığı yer, sisteminize yapmak istediğiniz eklentiler, ısınma ve toz gibi sorunlar yaşanmaya başlandığında, kasa tercihinizi sorgulamaya başlayabilirsiniz.

 

Seçimi en kolay bileşenmiş gibi gözükse de, bilgisayarınız için bir kasa alırken mutlaka dikkat etmeniz gereken bazı noktalar bulunuyor. İşte bu püf noktalar.

 

Kasanın Boyutu Çok Önemli

 

Her bileşende olduğu gibi, kasa tercihi yapmadan önce neye ihtiyacınız olduğunu belirlemeniz lazım. İlk dikkat etmeniz gereken şey ise boyutlar olmalı.

 

Kasa boyutu, yapacağınız tercihteki en önemli etken olmalı. Boyuta karar vermeden önce elinizdeki bileşenlerin, özellikle de anakart, ekran kartı ve işlemci fanınızın boyutlarını göz önünde bulundurmalısınız.

Tower ve ATX Kasalar

 

Piyasada satılan kasalara baktığımızda boyutların birçok farklı kategoriye ayrıldığını görüyoruz. Mid tower, tower, mini tower gibi terimler aslında standart değerlere işaret etmiyor.

 

Yani bir markanın mid tower modeliyle başka bir markanınkinin boyutları her zaman aynı olmayabilir.

 

Boyut konusunda standart arıyorsanız ATX yazan değerlere bakmalısınız. Aslında ATX anakart boyutunu tanımlayan bir standart olsa da kasanın boyutları açısından da kafanızda daha sağlıklı bir fikir oluşmasını sağlar.

 

ATX standardının da 20’den fazla çeşidi olduğunu söylemekte fayda var.

 

Kaynak: haber7

Kategoriler
BİLGİSAYAR

VPS Hosting Nedir? Özellikleri Nelerdir? VPS Hosting ile Reseller ve Dedicated Hosting Arasındaki Farklar Nelerdir?

Bir web sitesi sahibi olan herkesin, sitesini yayınlamak için mutlaka bir alana sahip olması lazım. Bunun için çeşitli hosting firmaları değişik fiyatlarla bu hizmeti web sitesi sahiplerine sunmaktadır. Yalnız bu web hosting hizmetleri sadece küçük ölçekli siteler için idealdir. Ama zamanla bu web hostingler, web sitesi belli bir hite, belli bir büyüklüğe erişen site sahiplerinin, ihtiyacını karşılayamaz duruma gelir zamanla. İşte tamda bu noktada devreye reseller, dedicated ve VPS hosting seçenekleri devreye giriyor. Bizde bu yazımızda bu kavramları anlatmaya çalışacağız kısaca.

VPS nedir ?
Açılımı Virtual Private Server olan ve share hosting ile dedicated hosting karışımı olan bir hosting şekline verilen isimdir.
Konuya anlatmaya gerçek bir uygulama ile başlasak daha iyi olacaktır sanırım;
örnekteki rakamsal değerler konuyu anlatmak için verilmiş degerlerdir.)

Günlük 100 hiti olan bir siteniz vardır. İşler zamanla ilerler, hitiniz 1000 olur, bir süre sonra hitiniz 10.000 olur ve artık dertleriniz malesef başlar.

Artık hosting şirketiniz mırın kırın etmeye başlar doğal olarak. Siteniz çok fazla sistem kaynağı tüketmeye başlamıştır. Yada hiti 2000 olan siteniz bile bazen çok fazla upload yada download olayları yüzünden yada çok fazla SQL sorgusu yüzünden aşırı sistem kaynağı yani Cpu tüketmeye başlayabilir. Çünkü siteniz aynı makinedeki diğer sitelerin hakkını yemeye başlar. Share sunucu dedigimiz olayda 1 makinaya 100 site konur ve Sunucudaki bir CPU’yu 100 site ortak şekilde kullanırken, sizin büyüyen siteniz tek başına sunucu işlemcisinin %25 bölümünü kullanmaya başlar. O andan itibaren size ya dedicated makine almanızı önerirler yada kapının yolunu gösterir hosting firmasının yetkilisi…

Yok yok bu hosting firması dandikmiş ben en iyisi başka hosting firması arayayım dersiniz. Pılınızı pırtınızı toplayıp başka bir hosting firmasının müşterisi olursunuz. Bir müddet geçtikten sonra yeni hosting firmanızda aynı şeyleri söylemeye başlar. Çok Cpu tüketen bir siteyi hiç kimse share hosting içinde barındırmak istemez.

Bir yol ayrımına gelirsiniz ya siteyi kapatmak yada paraya kıyıp dedicated sunucu almak ama 2.000 hitli siteniz için 100$-150$ civarı bir paraya dedicated sunucu almak gözünüze gelir hele ki siteden kazancınız yoksa, sitenizi kapatmakta işinize gelmez o kadar emek verip bir yerlere getirdiginiz sitenizi kapatmaya gönlünüz razı olmaz.
Hosting firması sitenizi “share hosting” müşterisi kategorisine almak istemez, dedicated hosting satmak ister ama sizinde paranız yoktur.

İşte bu durumdaki webmaster arkadaşlar için imdada VPS hosting girer.

VPS hosting Nedir?
Bazı yazılım firmaları, durumu yukarıdaki anlatılan durumdaki websitesi sahipleri için VPS programlarını yazmışlardır.

Piyasada bu işi yapan en iyi 3 VPS programı Virtuozzo, Wmware ve Microsoft Virtual Server 2005.

Peki bu programlar ne işe yarar ?
Hosting firması dedicated makinaya temiz bir linux kurulumu yapıp hazırladıktan sonra Virtuozzo programını kurarak sanal olarak bilgisayarı parçalar.

Nasıl yani?
Örneğin dedicated sunucu makinenin 1gb ram belleği vardır. Virtuozzo programı bu sunucunun 1gb ram belleği 256mb olarak sanal olarak 4 eşit parçaya bölüyor. 100$ olan dedicated makine maliyetini 4 eşit parçaya bölerek 4 farklı müşteriye daha rahat şekilde 25$ gibi bir fiyata satabilir.

Aynı şekilde Virtuozzo programı bilgisayarın işlemcisini ve harddiskinide 4 eşit parçaya böler. Siz bu şekilde 25$ vererek, sunucu işlemcisinin %25 dilimini kullanma hakkına sahip olursunuz. Share hosting paketinde sunucunun işlemcisinin %1lik kısmını, Dedicated sunucuda işlemcinin %100lük dilimini siz kullanırken VPS sunucuda sadece %25lik dilimini kullanabiliyorsunuz.İşte bu sebepten dolayı VPS sunucular ucuzdur.

Vps Sunucunu Artı yönleri:

  1. Dedicated kadar pahalı degildir ama kısmi olarak kendi sunucunuz olur.
  2. Makinenin size ayrılan bölümüne istediğiniz programı kurabilirsiniz.
  3. Sunucu bakımınız dedicated kadar zahmetli olmaz.
  4. Kendi sunucunuz oldugundan dolayı istediginiz kadar site barındırabilirsiniz.Hosting satışı yapabilirsiniz.Para kazanabilirsiniz.

Vps Sunucunu Eksi yönleri:
Piyasada gördüğünüz ucuz dedicated veren hosting firmalar genellikle vps sunucularını millete dedicated diye satmaya çalışırlar. 25$lık maliyeti olan sunucuyu size 50$ a dedicated sunucu satıyoruz diye geçirmeye çalışırlar.
VPS sunucu alacaksanız gerçekten güvendiğiniz hosting firmalarından alın yada mutlaka o firmadan vps hizmeti almış birine sorun.

Üçkağıtçılık yapmaya çok müsait bir Hosting dalıdır VPS işi.
Hosting işi yapan firmalar 1 dedicated makinayı 4 degilde 8 parçaya bölüp size 4 parçaya böldük diye satmayada çalışabilirler. Virtuozzo programı ile illa 4 parçaya bölünür diyede bir kaaide yok tabii ki. 4gb ram bellegi olan dual xeon makinayıda 4 parçaya bölmek kardan çok zarar getirir hosting firmasına. Böyle güçlü makinaları 6 ila 8 parçaya bölüp satan yerlerde var.Özetle bir makinanın Ram bellegi yettigi kadar sayıya bölünebilir dedicated makina.
Bizim burada dikkat edecegimiz nokta hosting firmasının bize vaad ettigi ram ve cpu kullanma yüzdesidir.

100mb Ram satan yerlerden uzak durun, bunu satan adam o makinayı en az 10 parçaya bölüp satmaya çalışıyordur.
Bir makinada ne kadar çok site olursa, sorun yaşama olasılığınız o oranda artar çünkü VPS programları tam olarak donanımsal parçaları bölemediginden bazen makinanın kilitlenmesine yol açıyor ve Virtuozzo programıda çalışmak için ram ve cpu gücü tüketiyor.

VPS programını Evdeki bilgisayarımdada kullanabilirmişim dogru mu?
VPS programlarının çok amaçlı kullanım şekilleri mevcuttur. Özellikle Wmware programı ile kendi bilgisayarınıza 5-6 işetim sistemi kurabilirsiniz. Yani bir bilgisayara 6 işletim sistemi kurabilirsiniz.
-Evinizdeki windowsXP işletim sisteminin içine sanal olarak linux işletim sistemi kurup ögrenebilirsiniz.
-Virüs- trojan yazıyorsanız yada bu işler ile ilgileniyorsanız mesela sanal windowsXP kurup onun içinde her türlü testi yapabilirsiniz. Bu sektördeki trojan gerçek bilgisayarınıza erişip zarar veremez.
-Sürekli yeni programlar indirip deneme ve ögrenmek istiyorsanız, mevcut işletim sisteminizi mok etmek istemiyorsanız (her program kurup sildikçe windows işletim sisteminiz şişer ve çökmeye dogru yol alır) sanal windowsXp işletim sistemi içinde her türlü programı indirin kurun silin geri kurun.
-Çok sevdiginiz eski oyunlar yada bazı muhasebe programları hala windows95 istiyorsa sanal bir windows95 işletim sistemi kurup orada işlemlerinizi yapabilirsiniz.
Birbirinden bağımsız onlarca farklı işletim sistemi kurup kullanabilirsiniz.

Kaynak: R10.net