Kategoriler
GÜNCEL

Ramazan Bayramında Tatil Fırsatı, Uygun ve Ucuz Tatil Fırsatı

Ramazan ayı başladı. Ramazan bitmeden turizmciler şimdiden bayram tatilini düşünüyor. 3 gün olan Ramazan Bayramı tatili 9 güne çıkabilir.

Üç gün sürecek bayram tatilinde Arefe 29 Ağustos Pazartesiye denk geliyor. 30 Ağustos Salı günü ise Bayramın ilk günü. 3 gün sürecek Bağlantı perşembe sona erecek bayram tatilinde cuma günü de resmi tatil sayılırsa, hemen ardından gelen cumartesi-pazar günleriyle birlikte bayram tatili 7 güne çıkabilir.. Ayrıca Arefe gününden önceki cumartesi-pazar günü de tatile eklenirse bayram tatili 9 güne uzayabilir.

Dubrovnik
Dubrovnik (3 gece 5* Rixos Libertas Hotel), Panoramik Dubrovnik, Cavtat, Budva, Kotor turları dahil, THY ile 1,454.85 TL Fiyatlara tur programı, havalimanı vergisi ve sigorta bedeli dahildir.Gün içindeki kur değişimi TL fiyatlara yansıtılmaktadır. Ödeme anındaki kurlar geçerlidir.

TRENLE ESKISEHIR TURU-Odunpazarı-Çibörek- Lületaşı-Porsuk Çayı-Seyidgazi-Yazılıkaya
264 TL
264.00 TL
2 Gece – 3 Gün

Prag
349 €
924.85 TL
3 Gece – 4 Gün

Prag-Budapeşte
399 €
1,057.35 TL
4 Gece – 5 Gün

Roma
409 €
1,083.85 TL
3 Gece – 4 Gün

KUZEY EGE TURU -Ayvalık-Assos-Truva-Bozcaada-Çanakkale
429 TL
429.00 TL
3 Gece – 4 Gün

Roma-Floransa
479 €
1,269.35 TL
3 Gece – 4 Gün

Barcelona
28/08/2011 – 31/08/2011 499 €
1,322.35 TL
3 Gece – 4 Gün

Sicilya(Catania-Palermo)
609 €
1,613.85 TL
4 Gece – 5 Gün

Balkan’da 6 Ülke
759 €
2,011.35 TL
8 Gece – 9 Gün

Balkan’da 7 Ülke
829 €
2,196.85 TL
9 Gece – 10 Gün

Budapeşte-Viyana-Prag
849 €
2,249.85 TL
7 Gece – 8 Gün

Casablanca-Fez-Marakesh
849 €
2,249.85 TL
7 Gece – 8 Gün

UÇAKLI VAN TURU
850 TL
850.00 TL
3 Gece – 4 Gün

Baştan Başa Balkanlar
869 €
2,302.85 TL
9 Gece – 10 Gün

Kategoriler
SAGLIK

Ramazanda Susamamak İçin Tavsiye Edilenler

Ramazan ayının yaz mevsimine denk geldiği bu günlerde oruç tutmanın en zorlu yanı uzun saatler boyunca susuz kalmak zorunda olmak. Sahurda belki de yemekten daha fazla su içme ihtiyacı duyuyoruz. Ancak yine de susuzluğumuzun üstesinden gelemiyoruz.

Saf hindistan cevizi suyu içerisinde pek çok elektrolit içerir. Bunların en önemlisi terleme esnasında kaybettiğimiz sodyumdur. Satılan meyve sularındaki sodrum miktarı saf hindistan cevizi suyundakinden çok daha azdır. %100 hindistan cevizi suyunda 30 mg sodrum ve 15 gr kardonhidrat bulunur.

Consumerlab.com isimli bağımsız bir laboratuar tarafından yapılan bir araştırmaya göre hindistan cevizi suyu susatmayan mucize bir içecek. Araştırmacılar sıcak havada 90 dakika koşan gönüllülerde normal su, enerji içeceği ve hindistancevizi suyunun etkilerini inceledi. diğer içecekleri içenlerin susuzluğu bir dereceye kadar giderken, hindistan cevizi suyu içenlerin hiç susuzluk çekmediği görüldü.

Siz de gün boyu susamak istemiyorsanız, sahurda öğününüze bir bardak da hindistan cevizi suyu ekleyebilirsiniz.

Kategoriler
DİN Genel Kültür

Orucu Bozan ve Bozmayan Şeyler Nelerdir? Neler Orucu Bozar Neler Bozmaz?

Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan “Oruç” ile ilgili kitapçığa göre, mazeretsiz bozulan oruç hem kaza, hem de ceza olarak 60 gün kefaret gerektiriyor.Diyanet İşleri Başkanlığınca oruçla ilgili hazırlanan kitapçıkta, orucun önemine dikkat çekildi. Oruçla ilgili akla gelebilecek bir çok sorunun cevabına yer verilen kitapçıkta, oruç ibadetinin kanaatkarlığı güçlendirdiğine işaret ediliyor.

Orucun, ansızın gelecek sıkıntılara karşı insanlara dayanıklı olmayı öğreten bir öğretmen olduğu vurgulanan kitapçıkta, aklı ergenlik çağına ulaşmış, bir engel ve  mazereti olmayan her Müslümanın Ramazanda oruç tutmasının farz olduğu belirtiliyor.

İslam dininin kişileri, güçleri nispetinde sorumlu tuttuğu, güçlerini aşan veya sıkıntıya yol açan durumlarda kolaylaştırıcı hükümler getirildiğine dikkat çekilen kitapçıkta, yolculuk yapanların, hastaların, hamile ve bebek emzirenlerin, zor ve meşakkatli işlerde çalışanların oruç tutmayabileceği ancak bu durumları ortadan kalktığında oruçlarını kaza edebileceği belirtiliyor. Kitapçığa göre, yaşlılık nedeniyle oruç tutamayanlar ise oruç yerine fidye verebilir. İyileşme umudu olmayan hastalar da bu hükme tabi oluyor.

Geceden oruca niyetlenip, gündüz yola çıkanların, zorluk çekerse orucunu bozabileceğine işaret edilen kitapçıkta, ancak bu kişilerin oruçlarını tamamlamalarının daha uygun olacağına yer veriliyor. Kitapçıkta, devamlı olarak uzun yola giden kaptan ve sürücülerin de yolcu hükmünde olduğu belirtilirken, yolculuğunda sıkıntı çekmeyenlerin oruç tutmasının daha faziletli olduğuna işaret ediliyor.

Kazaya bırakılan Ramazan oruçlarının aralıksız tutulmasına dair bir hüküm bulunmadığı belirtilen kitapçıkta, peşi peşine veya ayrı günlerde kaza edilebileceği, ancak bu oruçların bir an önce tutulmasının uygun görüldüğü bildiriliyor.

Oruç tutulamayan her güne karşılık ödenen fidye, bir kişiyi bir gün için doyuracak yiyecek veya bunun para olarak karşılığı oluyor.

Oruç fidyeleri günlük verilebileceği gibi Ramazan ayının sonunda veya başında toptan da verilebiliyor.

Niyet edilerek oruç tutulmasının önemine dikkat çekilen kitapçıkta, niyetsiz yapılan amelin ibadet değeri kazanamayacağı vurgulanıyor.

Sahura kalkılması fiili bir niyetken, kişi sahura kalkmamış olsa bile sabah bu bilinç içindeyse niyetli sayılıyor.

İmsak vakti girmeden önce niyet edilmiş olsa bile vakit girene kadar yiyilip içilebiliyor. Tan yerinin ağarması ile başlayan imsak vakti girdiğinde, sahurda ezan okunuyor olsun ya da olmasın yeme içmenin bırakılması gerektiği vurgulanıyor.

“Bayramda oruç tutulabilir mi?” şeklindeki soruya da yer verilen kitapçıkta, Ramazan Bayramı’nın birinci gününde, Kurban Bayramının ise dört gününde de oruç tutmanın tahrimen, yani harama yakın mekruh olduğuna işaret edildi.

-“RAMAZANDAN BİR İKİ GÜN ÖNCE ORUÇ TUTMAK MEKRUH”-

Kitapçıkta, Ramazan’ın gelmiş olabileceği düşüncesiyle ihtiyaten bir veya iki gün önce oruç tutmanın mekruh olduğu belirtilen kitapçıkta, ancak belirli günlerde oruç tutmayı adet haline getiren kişilerin oruç tuttuğu günlerin bu günlere denk gelmesi halinde oruç tutmasında sakınca bulunmadığına işaret ediliyor.

Orucu bozan şeylerin bir kısmının sadece kaza gerektirdiği vurgulanan kitapçığa göre, diğer bir kısmının da hem kaza, hem de kefareti gerektirdiği belirtiliyor.

Yolculuk, hastalık, ileri derecede yaşlılık gibi meşru bir mazerete dayalı bozulan orucun, sadece kaza edilmesi gerekirken, mazeretsiz olarak Ramazan orucunu tutmamak “büyük günah”, ayrıca bundan dolayı tövbe ve istiğfarda bulunmak gerekiyor.

Ramazan orucunun, mazeretsiz olarak bozulması, kazasını ve bir ceza olarak Ramazan dışında peş peşe iki kameri ay veya altmış gün oruç tutmayı gerektiriyor. Kefaretini oruç tutma yolu ile ödemeye sağlığı elvermeyen kimsenin 60 fakiri bir gün ya da bir fakiri 60 gün doyurması gerekiyor. Şafi mezhebinde ise mazeretsiz olarak Ramazan orucunun yeme içme ile bozulması durumunda kefaret değil sadece kaza gerekiyor.

Unutarak yeme içmenin yanı sıra, macun ya da suyun boğaza kaçmaması koşuluyla diş fırçalamanın da orucu bozmayacağına yer verilen kitapçığa göre, kendiliğinden kusmak da orucu bozmuyor. Ancak kişinin kendi isteği ve müdahalesiyle meydana gelen kusma ağız dolusu olması halinde oruç bozuluyor.

Astım hastalarının kullandığı oksijen spreyi, göz damlası, burun damlası, kulak damlası, kalp hastalarının kullandığı dil altı hapı ise orucu bozmuyor.

Kitapçığa göre, her gün hap kullanan hastalar, hastalığının artacağı tıbben veya tecrübe ile sabit olursa oruç tutmayabilir. Ömrü boyunca bu durumda hasta olan kişiler ise fidye vermek zorunda.

Çeşitli amaçlarla yapılan enjeksiyonlardan gıda ve keyif verici olmayanlar orucu bozmazken, serum veya kan alınması da orucu bozuyor. Kan aldırmak veya kan vermek de orucu bozmuyor.

Kitapçığa göre, gıda içerikli sıvı verilmesi halinde hemodiyalize giren hastanın orucu bozuluyor. Gıda içerikli olmazsa oruç bozulmuyor.

-DİŞ ÇEKTİRMEK ORUCU BOZMUYOR-

Akupunktur yaptırmanın da orucu bozmayacağı bilgisine yer verilen kitapçıkta, oruçlu bir kimsenin morfinli veya morfinsiz olarak dişlerini tedavi ettirmesinin, çektirmesinin, herhangi bir sıvı yutmadığı takdirde orucu bozmayacağı ifade ediliyor. Endoskopi ve kolonoskopi de vücuda su veriliyorsa oruç bozuluyor. Bölgesel ve genel anestezide serum verildiğinde oruç bozulurken, fitil kullananların orucu bozulmuyor.

Kitapçıkta, kadınların hayız ve nifas hallerinde oruç tutamayacağı ve sonrasında kaza edebileceklerine de yer verilerek, ilaç vasıtasıyla akıntı olmuyorsa orucun geçerli olacağı belirtiliyor.

Oruçlu iken boy abdesti almanın orucu bozmayacağına işaret edilen kitapçıkta, oruçlu iken rüyada ihtilam olmanın orucu bozmadığı gibi gusletmeyi geciktirerek cünup olarak sabahlamanın da oruca bir zarar vermeyeceği belirtiliyor.

Kitapçıkta, cünup olan kimsenin elini ve ağzını yıkadıktan sonra boy abdesti almadan sahur yemeği yemesinde de bir sakınca olmadığı bilgisine yer veriliyor.

Kategoriler
GÜNCEL

Yazın Sıcak Havada Rahat Oruç Tutmanın Yolları

Diyetisyen Yeşim Çelik, sıcak havalarda oruç tutarken sağlıklı kalmanın püf noktalarını anlattı. Çelik, “Oruç tutacak kişiler mutlaka sahur yapmalı” dedi.
Ramazan ayının yaz mevsimine ve sıcak havalara gelmesi nedeniyle uzmanlar vatandaşları uyarıyor.

Diyetisyen Yeşim Çelik, bu konuda vatandaşları uyardı. Bu yıl Ramazan ayının en sıcak günlere denk geleceğini ve oruç tutma süresinin uzun olacağını hatırlatan Çelik, “Sıcakların artmasıyla birlikte açlık süresinin de daha uzun olmasından dolayı bu dönem de oruç tutmak sıkıntı yaratabilir. Aç kalınan süre daha uzun olacak” diye konuştu. Sıcaklara bağlı olarak sıvı kaybının da fazla olacağını belirten Çelik, “Oruç tutmak isteyen ancak sağlık problemi olan vatandaşlar Ramazan ayı başlamadan doktorlarına başvurarak oruç tutmalarının kendilerine bir sıkıntı yaratıp yaratmayacağı konusunda mutlaka bilgi almaları gerekir.

Özellikle şeker ve tansiyon hastaları ile gebe ve emziren kadınların dikkat etmelidir. Gerektiği takdirde oruç tutmamalıdır. Bunların yanı sıra küçük yaştaki çocuklar böbrek ve karaciğer hastaları, oruç tutmamalıdır. Eğer oruç tutacaklarsa da mutlaka doktorlarından izin almalılar” şeklinde konuştu.
Çelik, oruç tutacak kişilere tavsiyeler de bulunarak şunları söyledi:

“Bu dönemde oruç tutacak olan kişilere önerimiz mutlaka sahura kalksınlar. Sıcaklarla beraber iştahta biraz daha azalma oluyor. Bu yüzden kişiyi daha tok tutacak, kalorisi düşük ve hafif yiyecekler tercih edilmeli. Biz sahurda daha çok kahvaltılık besinleri öneriyoruz.”

Yumurta ve Süt Mutlaka Yenmeli
Oruç tutacak kişilerin mutlaka yumurta ve süt tüketmesi gerektiğini belirten Diyetisyen Yeşim Çelik, yumurtanın hem besin değerinin yüksek olduğunu, hem de kişiyi daha uzun süre tok tuttuğunu dile getirdi. Çelik, “Süt, hem sıvı ihtiyacını karşılayacak hem de tok tutma özelliği yüksektir. Bunların yanında peynir, tam tahıl ekmeği ya da çavdar ekmeği yine tok tutacak besinler arasında yer alıyor.

Zeytin Yerine Ceviz
Zeytin yerine ceviz tüketmelerini öneriyoruz. Çünkü zeytin daha tuzlu bir besin olduğu için susamaya neden olabilir. Ya da tuzsuz zeytin tercih edilebilir. Bunun yerine tüketilecek 2-3 tane ceviz de kişiyi daha çok tok tutacaktır” dedi. Meyve tüketiminin önemine de değinen Çelik, oruç tutanların özellikle sahurda meyve tüketmelerini önerdiklerini belirtti. Çelik, “Özellikle sulu meyveler dediğimiz kavun, karpuz, üzüm, şeftali gibi meyveler kişini su ihtiyacını bir miktar karşılayacaktır” diye konuştu.

Çorbayla Başlayın!
Sıcak havada iftar vaktine kadar aç ve susuz kalacak oruçlu vatandaşların iftar yemeğinde birden yüklenmek yerine önce bir dilim ekmek yiyip bir kase çorba içmelerinin sağlık açısından faydalı olacağını dile getiren Çelik, aksi durumda mide rahatsızlığı ile tansiyon sorununun yaşanabileceğine ifade etti. İftarda uzun bir aranın sonrasında çok fazla yemek tüketmenin kişide hem mide ağrılarına hem de tansiyona değişikliklere neden olabileceğine değinen Diyetisyen Çelik, “Bu yüzden vatandaşların iftarda bir kase çorba, bir dilim ekmekle iftarlarını yaptıktan sonra mutlaka 15-20 dakika ara vermeliler.

Tatlı Tercihi Sütlü Tatlılar ve Dondurma Olmalı
Yazın terlemeyle birlikte vücuttan daha fazla su kaybı olduğu için kişini günlük su ihtiyacını da iftarla sahur arasında karşılaması gerekiyor. Kişilerden istediğimiz saat başı 1 veya 2 bardak su içmeleridir. Oruç tutarken egzersiz olarak bu dönemde çok fazla aktivite önermiyoruz. İftar sonrası 1 saatlik aradan sonra yarım saatlik bir yürüyüş kişinin hem kendisini daha iyi hissetmesini hem de yediklerini sindirmesine yardımcı olacaktır” diye konuştu. Tatlı tercihinin bu dönemde önemli olduğunu da dile getiren Diyetisyen Çelik, “Özellikle ağır şerbetli tatlılardan uzak durulmalı. Mümkün olduğu kadar meyve ve sütlü tatlılar ve dondurmayı tüketilebilir” dedi.

http://www.haber365.com

Kategoriler
GÜNCEL SAGLIK

Ramazan Diyeti İle Zayıflayın

* Sahurda (Kahvaltı yerine)

1. Seçenek: Yağsız kepekli tost (İki dilim light ekmek ve bir kibrit kutusu peynir)

2. Seçenek: Bir su bardağı ayran veya diyet süt, domates, salatalık, maydanoz. Yatarken bir porsiyon meyve (muz, incir, üzüm ve kavun hariç)

3. Seçenek: Doyana kadar, bir yemek kaşığı sıvı yağla yapılmış sebze yemeği, salata, 200 gr diyet yoğurt ve bir dilim kepekli ekmek

4. Seçenek: Altı yemek kaşığı pilav, makarna, salata, 200 gr diyet yoğurt (haftada bir iki kez bu mönüyü uygulayabilirsiniz.)

* İftar saatinde (öğlen yemeği yerine)

Bir su bardağı su ile orucu açın. Bir orta boy pideyi sekiz dilime bölüp, bir dilimini alın. Bir kibrit kutusu peynir, iki dilim hindi pastırma ve bir adet zeytin yenilebilir. Ardından bir kâse çorba, doyma hissi yoksa, bir kâse daha içilebilir. İftarı dışarıda yapıyorsanız, küçük porsiyonlar halinde ikram edilenlerden alınabilir.

* İki saat sonra (akşam yemeği yerine)

1. hafta: Doyana kadar etli ya da etsiz sebze yemeği ve 200 gr yoğurt.

2. hafta: İki gün; doyana kadar sebze yemeği ve 200 gr diyet yoğurt. Üç gün; 100 gr ızgara et, tavuk, köfte ya da ton balığını tercih edin, yanında salata olsun. Bir gün; bir yumurtalı menemen veya ıspanaklı omlet hazırlayabilirsiniz, yanında 100 gr diyet yoğurt. Bir diğer gün; sekiz yemek kaşığı barbunya, yeşil mercimek, nohut, kuru fasulye gibi bir yemeğin yanında salata ve 100 gr diyet yoğurt.

3. hafta: 2. hafta gibi olacak.

4. hafta: 2. hafta gibi olacak.

* İki saat sonra Yarım paket bisküvi veya bir porsiyon meyve ve bir adet diyet bisküvi.

Veya masum bir tatlı:
1. Elma tatlısı: Bir orta boy elmanın kabuklarını soyduktan sonra ortadan ikiye bölün ve üzerine tarçın serpip fırınlayın, piştikten sonra üzerine bir tatlı kaşığı ceviz serpip, bir top diyet dondurma koyup afiyetle yiyin.
2. Diyet sütlü güllaç: Diyet sütü ısıtıp, bir börek dilimi kadar güllaç yiyebilirsiniz.
3. Diyet sütlü muhallebi
4. Üç top diyet dondurma
5. Bir kâse diyet sütle yapılmış diyet puding
6. Bir kâse meyve salatası (bir kivi, elma, armut, ananas, bir top diyet dondurma)
Taylan Kümeli

Kategoriler
EKONOMİ GÜNCEL

En Uygun Banka Kredileri,Bankaların Bayram Kredileri

Her yıl olduğu gibi bu yıl da bankalar bayrama özel fırsatlarıyla müşterilerine uygun kredi imkanları sağlıyor. Bankalar, müşterilerin ihtiyaçlarına ve ödeme şartlarına göre 0,38’den başlayan faiz oranlarının uygulandığı bayram paketleri hazırlarken, sıfır faiz ve peşin komisyonlu krediler de sunuyor.

İŞ BANKASI

Bankaların internet sitelerinde yer alan duyurularına göre, İş Bankası ”geleneksel bayram kredisi kampanyası” ile müşterilerine farklı koşullarda ihtiyaç kredisi sunarken, maksimum ihtiyaç paketi sahibi İş Bankası müşterileri krediden aylık yüzde 0,02 faiz ya da 100 lira masraf indirimi ile yararlanabiliyor.

İş Bankası’nın 15 Kasım 2010 tarihine kadar geçerli olacak kampanyası kapsamında tüm kamu ve özel sektör çalışanları, serbest meslek sahipleri ile emekliler aylık yüzde 0,45 faiz oranı ya da peşin komisyon ödeyerek faizsiz, 5 bin liraya kadar 10 ay vadeli bayram kredisi kullanabiliyor.

Daha yüksek tutarda, daha uzun vadelerle ve/veya masraf ödemeden ihtiyaç kredisi kullanmak isteyen müşteriler ise vadeye bağlı olarak aylık yüzde 0,92’den başlayan faiz oranları ile, masraf ödeyerek veya masraf ödemeden aylık yüzde 0,94’ten başlayan faiz oranları ile krediden yararlanabiliyor.

YAPI KREDİ’DEN 3 FARKLI BAYRAM KREDİSİ

Yapı Kredi de kurban bayramına özel hazırladığı faizsiz, masrafsız ve düşük faiz komisyonlu bireysel ihtiyaç kredisi ile müşterilerine uygun krediyi seçme olanağı veriyor.

Bankanın faizsiz kredisinde, vade sonuna kadar hiç faiz ödemeden, sadece peşin komisyon ile maksimum 5 bin lira için ve 12 aylık vadede kredi kullanılabiliyor.

Masrafsız kredide ise hiçbir masraf veya komisyon ödemeden, yüzde 1,09 faiz ile 10 bin liraya kadar 24 ay vade ile kredi sunuluyor.

Yapı Kredi’nin düşük faiz komisyonlu bireysel ihtiyaç kredisinin faizleri de aylık yüzde 0,41’den başlıyor. Tutar ve vadeye göre farklı komisyon oranları ve masraf uygulanan yüzde 0,41 faiz oranlı kredi, üst tutar sınırı 20 bin lira olmak üzere maksimum 36 aya kadar vadelendirilebiliyor.

AKBANK’TAN 3 AY ERTELEME İMKANI

Akbank da kurban bayramında tüketicilerin ihtiyaçları için yüzde 0,76’dan başlayan faiz ile kredi kullanma imkanı verirken, ayrıca 3 ay erteleme imkanı ile ödemelerin Mart 2011’de başlaması olanağı da sunuyor. Bankanın bayram kampanyası 30 Kasım’da sona erecek.

GARANTİ’DEN 0,38 FAİZLİ KREDİ

Garanti Bankası, tüketicilere 111 lira taksitle ve 60 ay vadeli kredi sunarken, isteyenler için de yüzde 0,38 faizli 12 ay vadeli 5 bin lira kredi sunuyor.

50 bin liraya kadar farklı tutar ve vadeler için kredi seçenekleri sunan Garanti, ayrıca yüzde 0,94’den başlayan faizlerle masrafsız kredi imkanı da veriyor.

DENİZBANK, FİNANSBANK, HSBC

Kurban bayramı öncesinde ”masrafsız cebimde kredi” ile Denizbank, 15 bin liraya kadar 36 aya varan vadelerle kredi sunuyor.

HSBC de 30 bin liraya kadar ve 36 aya varan tüm vadelerde masrafsız ihtiyaç kredisi sunarken, 10 bin liraya kadar aylık yüzde 0,99 faiz oranı, 10 bin liranın üzerindeki kredilerde de yüzde 1,09 faiz oranı uyguluyor.

Finansbank ise bayrama özel yüzde 0,39’dan başlayan faizlerle kredi paketi hazırlarken, ödemeler için 2011 tarihini veriyor.

Kategoriler
DİN

Ramazan’daki Aşırı Uykunun Nedeni Nedir? Aşırı Uykuyu Nasıl Önleyebiliriz?

Ramazan’da kan şekerinin düşmesinin kişide uyuma isteğine neden olabileceğini söyleyen uzmanlar, “Gün içinde uyuklamanın önüne geçebilmek için sahurda lifli gıdalar tüketin. Yağlı ve baharatlı yemeklerden uzak durun” uyarısında bulunuyor.

 
Sıcakların etkisi ile oruç tutan kişiler sağlık açısından bazı olumsuzluklar yaşayabiliyor. Uzun süren açlık süreçleri sağlıklı kişide ciddi bir sağlık problemi oluşturmasa da kişinin metabolizmasını olumsuz etkileyebilir. Memorial Ataşehir Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden Prof. Dr. Birsel Kavaklı, “Uzun süren açlık süreçleri sonucunda sağlıklı bir kişinin metabolizmasında, kan şekeri düşebilir, dikkat azabilir, halsizlik olur. İş verimi azalabilir” dedi.

SİNİRLİLİK GÖRÜLÜR

Açlığın hissiyle kan şekeri düştüğünden kişide uyuklama halleri yaşanabileceğini dile getiren Prof. Kavaklı, “Kan şekerinin düşmesi ile kişide halsizlik, hatta sinirlilik görülebilir” diye konuştu.

UYUKLAMAYI ÖNLEMENİN YOLLARI

Kan şekerinin düşmesini engelleyebilmek için sahurda lifli gıdalara yer verilmesi bir önlem olabileceğini kaydeden Prof. Kavaklı, şöyle devam etti: “Kan şekerinin düşmesinin engellenmesi ile gün içerisinde uyuklama hallerinin de önüne geçecektir. Sahur ve iftarda tükettiği ağır, yağlı, acılı ve baharatlı yemekler de uykusunu kaçırabileceğinden dikkat edilmesi gereken bir noktadır. Mümkünse kısa sürelerle vücudunuzu ve zihninizi kısa öğle uykusuyla dinlendirmek gerekir”

UYKU SÜRESİNİ DENGELEMEK İÇİN NE YAPMALI?

Ramazanda sahura kalkmak başta çalışanlar açısından uyku sürelerinin kısalmasına ve uyku düzeninin değişmesine sebep oluyor. Uyku düzeninin değişmesi kişilerde, bazı hormonların ritminin bozulmasına yol açabileceğini anlatan Prof. Kavaklı, “Uyku problemlerinin oluşması ve uyku problemlerinin etkisiyle günlük yaşantılarında uyum konularında sorun yaşamaları kaçınılmaz olmaktadır. Oruç tutan kişiler 24 saat içindeki toplam uyku sürelerini Ramazan öncesinde olduğu gibi tutmaya çalışması uyku sürelerini dengelemek için alınabilecek bir önlemdir. Ancak uyku açısından yaşanan bu tür problemler kalıcı bir bozukluk oluşturmadığından; uyku kalitesi oruç bittikten bir süre sonra normale döner” açıklamasında bulundu.

BUNLARI UNUTMAYIN!

Oruçlu iken zaten sıvı alımı yapılamayacağı için sıcak ortamlarda bulunmak, terlemeyi artırarak vücutta var olan suyun da kaybedilmesine ve buna bağlı olarak susuzluk hissedilmesine sebep oluyor. Bunun sonucu olarak kanın akışkanlığı azalıp risk grubunda olanlarda damar tıkanıklığı yaşanabileceğini söyleyen Prof. Kavaklı, bu açıdan bakıldığında kalp ve damar hastalığı, diyabet, hipertansiyon yakınması olanların oruç tutması sakıncalı olduğunu hatırlattı. Bunun için aşırı güneşli ve sıcak havalarda sağlıklı kişilerin bile mümkün olduğunca dışarı çıkmaması öneren Prof. Kavaklı, “Ancak açık havada çalışmak zorunda kalanlar olacağından. Bu kişilerin açık renkli, bol, pamuklu giysiler giymesi, geniş kenarlı şapka kullanması, baş ve yüzlerini sık sık soğuk suyla yıkaması ve imkânı olanların gün içinde duşa girmesini tavsiye ederiz” şeklinde konuştu.

KARPUZ SUSUZLUĞU VE AÇLIĞI ÖNLÜYOR

Sıvı tüketirken yaz aylarının en gözde meyveleri kavun ve de özellikle karpuzdan yararlanılabileceğini söyleyen Gaziosmanpaşa Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Müjdat Kara, “Karpuzun yüzde 95’u sudur. Kalorisinin düşük olması ve sindirimi kolaylaştırması yanında A ve E vitamini içerir. Lifli meyve olan karpuz tokluk hissi vererek oruç süresinin daha kolay geçmesini sağlar ” dedi.

Bugün

Kategoriler
SAGLIK

Ramazan’da Sağlıklı Beslenme Önerileri

Sağlık Bakanlığı, bu yıl ramazan ayının sıcak günlere rastlaması nedeniyle, oruç tutacak vatandaşlara beslenmeye ilişkin uyarılarda bulundu.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, bu yıl ramazan ayının sıcak yaz günlerine rastlaması nedeni ile, oruç tutanların sağlıkları için iftar ve sahur menüleri konusunda daha dikkatli olmaları gerektiği belirtildi.

Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısının arttığı ve metabolizmanın bu yeni duruma uyum sağlamaya çalıştığı ifade edilen açıklamada, ”Sıcaklıkların etkisiyle artan terleme ile birlikte yeterince sıvı alınmazsa, vücutta su ve mineral kaybı olmaktadır. Buna bağlı olarak da bayılma hissi, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri yaşanabilmektedir” denildi.

‘GÜNDE EN AZ 2-2,5 LİTRE SU TÜKETİLMELİ’

Suyun yaşam için elzem olduğu ve vücuttaki su oranın yeterli düzeyde tutulmasının hayati önem taşıdığı kaydedilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi:

”Bunun için kaybolan miktarın mutlaka telafi edilmesi gerekmektedir. Günde ortalama, en az 2-2,5 litre (12-14 su bardağı) su içilmelidir.

Bununla birlikte ramazanda sıvı ihtiyacını karşılamak için ayran, taze sıkılmış meyve suyu, soda, sebze suyu vb. sıvıları sık sık tüketmek gerekmektedir.

Sıcak havalarda aşırı beden hareketi yapılması durumunda, vücudun su ve tuz kaybı daha da artmaktadır.

 Bu gibi durumlarda tuzlu ayran (tuz kullanımında herhangi bir tıbbi sakınca bulunmayan durumlarda) içilmesi önerilir.

Çocuklar sıvı-elektrolit dengesine daha duyarlıdır. Bu nedenle daha dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.

Çocukların su ihtiyaçlarını fark edemeyecekleri ve kendilerini ifade edemeyecekleri göz önünde bulundurularak, sık sık kaynatılıp soğutulmuş su içirilmesine özen gösterilmelidir.”

Ramazan ayında yeterli ve dengeli beslenmenin sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az üç öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atlamamak gerektiği bildirilen açıklamada, ”Sahura kalkılmaması ya da sahurda sadece su içilmesinin yaklaşık 15-16 saat olan açlık süresini 20 saate çıkardığı, bunun da açlık kan şekerinin daha erken düşmesine ve buna bağlı olarak günün daha verimsiz geçmesine neden olacağı” belirtildi.

‘SAHURDA AĞIR YEMEKLER YENMEMELİ’

Sahur öğününün ağır yemeklerden oluşmaması gerektiği kaydedilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

”Gece metabolizma hızı yavaşladığından vücudun yağlanma hızı ve kilo alma riski artmaktadır. Bu nedenle sahura mutlaka kalkılmalı süt, yoğurt, peynir, yumurta gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılmalı ya da çorba, sebze ve zeytinyağlı yemeklerden oluşan bir öğün tercih edilmelidir.

Gün içerisinde aşırı acıkma problemi olanlar ise açlıklarını geciktirmek için kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur pilavı gibi yemekleri tüketme yolunu tercih edebilirler. Ancak aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemekler ile unlu gıdalardan uzak durulması gerekmektedir.”

”İFTARDA YEMEK HIZLI YENMEMELİ

İftar sofraların çeşitliliği ve bolluğunun ramazanın yemek kültürü açısından en belirgin özelliği olduğu kaydedilen açıklamada, ”İftarda kan şekeri çok düşük düzeye indiği için kısa sürede fazla miktarda besin tüketme isteği doğduğu” ifade edildi.

Yapılan önemli yanlışlardan birinin de çok hızlı bir şekilde ve yüksek miktarda besin tüketilmesi olduğu belirtilen açıklamada, ”Beyin, doyma emrini yemekten 15-20 dakika sonra vermektedir.

Dolayısıyla çok hızlı yemek yemek, kısa sürede yüksek miktarda besin tüketilmesine neden olmakta, bu da kilo alımına zemin hazırlamaktadır” bilgisine yer verildi.

BESİN ZEHİRLENMELERİNE DİKKAT

Sıcakların artmasıyla birlikte besin zehirlenmelerinde önemli artışlar gözlendiği aktarılan açıklamada, şu bilgilere yer verildi:

”Çoğunlukla, kısa süreli ve hafif seyreden besin zehirlenmeleri, besinin cinsine ve kişiye bağlı olarak daha ağır seyredebilmekte hatta ölümlere yol açabilmektedir.

Özellikle sıcak yaz günlerinde dışarıda ve açıkta satılan yiyeceklerin tüketiminden uzak durulmalı, çabuk bozulma riski olan besinler (et, süt, yumurta, balık vb.) açıkta bekletilmemeli, besinlerin hazırlanması ve pişirilmesi aşamalarında hijyen kurallarına özen gösterilmelidir.

Yaz aylarında özellikle rota virüslerine bağlı olarak bebek ve çocuklarda yaygın olarak ishaller görülmektedir.

Buna bağlı ishallerin önlenmesi için ellerin iyice temizlenmesi, sebze ve meyvelerin yenilmeden önce yeterince yıkanması büyük önem arz etmektedir.

Bu tür ishal vakaları görüldüğünde, vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmak gerektiği unutulmamalıdır.”

Açıklamada, ayrıca zorunlu olmadıkça, güneş ışınlarının dik geldiği 11.00-15.00 saatleri arasında dışarıya çıkılmaması, çocuklar, yaşlılar, kalp ve şeker gibi kronik hastalığı olanların özellikle bu durumda daha dikkatli olmaları gerektiği uyarısında bulunuldu.

DİĞER ÖNERİLER

Açıklamada, Bakanlığın ramazanda beslenme ile ilgili diğer önerileri ise şöyle sıralandı:

”Ramazan süresince yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterilmelidir.

Ramazanda öğünler sahur ve iftarda iki ana öğün, iftardan sonra 1-1,5 saat arayla iki ara öğün şeklinde düzenlenmelidir.

Oruç tutanların sağlıklarını korumaları için mutlak suretle sahur yapmaları gerekmektedir. Kafein içeren içecekler yerine de ıhlamur, kuşburnu gibi bitki çayları ya da süt, meyve suyu gibi içecekler tercih edilmelidir.

Susuzluk hissedilmese bile iftar ve sahur arasında sık sık su içilmelidir.

İftara, peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar ya da çorba gibi hafif yemeklerle başlanılması, 10-15 dakika sonra az yağlı et yemeği, sebze yemeği veya salatayla devam edilmesi uygun olacaktır. Yine, enerji veren ve kan şekerini dengeli bir biçimde yükselten besinler (beyaz ekmek, pirinç pilavı gibi glisemik indeksi yüksek olan gıdalar yerine bulgur pilavı, kepekli ekmek veya kepekli makarna gibi posalı besinler) tercih edilmelidir.

İftarda aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine, sütlü tatlılar (sütlaç, güllaç, muhallebi vb.) veya meyve tatlıları tercih edilmelidir.

Hızlı yemekten kaçınılmalı, yiyecekler yavaş yavaş ve iyice çiğnenerek yenilmelidir.

Tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra belirli aralıklarla, her seferde küçük porsiyonlarla beslenilmelidir.

İftar yemeğinden hemen sonra televizyon karşısına geçilmemeli, koltukta dinlenmek yerine hareket edilmelidir. Yemekten sonra kısa mesafeli yürüyüş yapmak sindirime yardımcı olması açısından yararlı olacaktır.

Ramazan ayında yemeklerin pişirme yöntemleri de çok önemlidir. Özellikle haşlama ve fırında yapılan yemekler tercih edilmeli, kavrulmuş, tütsülenmiş ve kızartılmış besinlerden uzak durulmalıdır.

Beslenme düzenindeki değişikliklere bağlı oluşabilecek kabızlıkları önlemek için, yemeklerde lif oranı yüksek gıdalar (kuru baklagiller, kepekli tahıllar, sebzeler) ile ara öğünlerde meyve ve kuru yemişler (ceviz, fındık, badem vb.) tercih edilmelidir.”