Kategoriler
SAGLIK

Kışın Hastalanmamak İçin Yenmesi Gereken Besinler

Diyetisyen Nil Şahin Gürhan, kış boyunca havuç, bal kabağı, Domates ve yulaf gibi bağışıklık sistemini güçlendirici sebzelerin ve C vitamini açısından zengin turuncu sebzelerin sofralardan eksik edilmemesi gerektiğini söyledi. Gürhan’a göre ıspanağın içindeki demirden daha fazla yararlanmak için ıspanakla beraber portakal suyu içilmesi gerekiyor. Doğal antibiyotik sarımsağı ise haftada 2- 3 kez tüketmek vücut direncini artırıyor.

Domates: Düzenli domates tüketen insanların enfeksiyonlara karşı daha dirençli olduğu tespit edilmiştir.
Havuç: Vücutta A vitaminine çevrilebilen beta-karotenden zengin olması nedeniyle kışın bağışıklık sistemimize güç veren sebzeler arasındadır. Beta-karotenin etkinlik gösterebilmesi için havuç salatanıza bir tatlı kaşığı zeytinyağı ekleyebilirsiniz.
Yoğurt: İçerdiği laktik asit ile mikroplara karşı koruma sağlayan yoğurdun düzenli tüketildiğinde soğuk algınlığına yakalanma riskini azaltır. Günde 1-2 su bardağı yoğurt özellikle kış aylarında ihal etmemeniz gereken besinlerin başında geliyor.
Yulaf ezmesi veya yulaf ekmeği: yulafın içinde bulunan beta-glukan isimli diyet lifinin hastalıklara karşı direnci artırdığı ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır. Kış süresince kahvaltılarda haftada 1-2 defa yulaf ezmesi ve öğünlerinizde 1-2 dilim yulaf ekmeği tercih ederek hastalıklardan korunabilirsiniz.
Kuruyemişler: İçerdikleri yoğun magnezyum, çinko, omega-3 yağ asitleri ve E vitamini ile bağışıklık sistemini güçlendirme konusunda oldukça başarılılar. Fakat içerdikleri enerji miktarı fazla olduğundan tüketim miktarlarına dikkat etmek gerekir.
Karbonhidratı eksik etmeyin: Karbonhidrat eksikliği kişinin kendini bitkin hissetmesine neden olur. Çünkü vücudun başlıca enerji kaynağı karbonhidratlardır. Bu nedenle karbonhidrat, protein ve yağ açısından dengede olan menülerin tercih edilmesi gerekir.
Turuncu sebzeler: Kış ayları boyunca turunçgiller, havuç ve bal kabağı turuncu sebze ve meyveler A vitamini öncüsü ve güçlü bir antioksidandır. Turunçgiller C vitamini açısından da zengindir. C vitamini bağışıklık hücrelerinin yapımında görev aldığı için, bizi hastalıklara karşı koruyan bir vitamindir. Yalnız C vitamini vücutta depolanamaz bu nedenle besinler ile düzenli olarak her gün mutlaka alınması gereklidir.
Ispanakla portakal suyu için: Pazı, roka, brokoli ve ıspanak gibi kış sebzeleri beslenmemiz açısından son derece önemli rollere sahiptir. Ispanak demir minerali açısından da zengindir. Fakat içerisinde bulunan demir vücutta zor kullanılan demir çeşididir. Ispanak yemeği tüketirken içinde yer alan demirden daha fazla yararlanmak adına yapmanız gereken yemeğin yanında taze portakal suyu, domates, patates püresi gibi C vitamininden zengin bir besin kaynağı tüketmek ve az miktarda da olsa et çeşidi tüketmektir. Bu şekilde düzenlenmiş bir karışım öğün ile ıspanaktaki demirden maksimum yararlanmış olursunuz.
Patates enerji katar: Turp, kereviz, yer alması ve patates gibi sebzeler ile kış sofralarımıza lezzet ve sağlık katabiliriz. Kök sebzeler birçok vitamin ve mineral içerir. Ayrıca içeriklerinde bulunan antioksidan öğeler ile vücudumuzu serbest radikallere karşı güçlü hale getirirler. Kışın antioksidanların düzenli alımı kendinizi enerjik hissetmenizi sağlar. Patates potasyum ve C vitamini içeriği ile son derece sağlıklı bir sebzedir. Patatesin C vitamini içeriğinin kabuğa yakın kısmında bulunduğu unutulmamalıdır.
Soğan, sarımsak doğal antibiyotik: Soğan ve sarımsakta kış ayının vazgeçilmez sebzelerindendir. İçerdikleri kükürtlü bileşenler sayesinde soğan ve sarımsak antibiyotik özelliğe sahiptir, vücut direncinizi artırır.
Günde 15 bardak su: Kışın su tüketimimiz de belirgin bir düşüş olur. Fakat susuzluk hissi yaşamıyor olsak dahi, su içmeye özen göstermeliyiz. Günde 8–15 su bardağı su kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacak.
Kafeinden uzak durun: Aşırı tüketildiklerinde vücut su dengesini de bozabilen bu tür içecekler yerine su, taze meyve suyu ve ayrana yönelebilirsiniz.

Kategoriler
SAGLIK

Demir Eksikliği Nedir? Demir Eksikliği Neden ve Nasıl Olur? Demir Eksikliği Nasıl Giderilir? Demir Eksikliğinin Tanısı ve Tedavisi, En Çok Demir Bulunan Meyveler Nelerdir?

Sağlık, sahip olduğumuz en büyük değerdir. Bu yüzden sağlığımızın değerini, kaybetmeden önce çok iyi bilmeliyiz. Yaşadığımız şu çağda, sağlığımızı olumsuz etkileyen sayısız etmen ve hastalık vardır. Bizde uzmanportal.com olarak bu yazımızı demir eksikliğine ayırmak istedik. Bu yazımızı okuduğunuzda kısaca demir eksikliğinin ne olduğunu, nedenlerini, tanı ve tadavisi hakkında bilginiz olacaktır.

Demir Eksikliği Nedir?

Vücuttaki demir miktarının olması gereken düzeyin altına inmesi demir eksikliği olarak tanımlanır. Demir eksikliği, kansızlığın en yaygın nedenidir. Genellikle kadınlarda demir depoları daha azdır. Her üç kadından ve her iki gebeden birinde demir eksikliğine bağlı kansızlık görülür.

Demir eksikliği; bağışıklık sistemi, sinir iletimi ve vücudun ısı dengesini sağlama işlevleri başta olmak üzere yaşamsal fonksiyonları olumsuz yönde etkiler.

Hemoglobin, kırmızı kan hücrelerine (eritrosit) rengini veren ve oksijenin kanda taşınmasını sağlayan bir proteindir. Demir ise hemoglobinin temel yapısına giren bir elementtir.

Akciğerlerden alınan oksijenin hemoglobine bağlanarak dokulara aktarılmasında büyük önem taşır. Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre hemoglobin değerlerinin erkeklerde 14 gr/dl, hamile olmayan kadınlarda 12 gr/dl’nin altına düşmesi “anemi” olarak tanımlanır. Demir eksikliği ve buna bağlı olarak oluşan anemi ise “demir eksikliği anemisi” olarak adlandırılır. Tüm dünyada erkeklerin % 20’sinde, kadınların % 35’inde ve hamilelerin % 50’sinde görülür. Gelişmiş ülkelerde bu oran çok daha az, ülkemiz gibi az gelişmiş ülkelerde ise çok daha yüksektir.

Demir Eksikliği Belirtileri Nelerdir?

Halsizlik, iştahsızlık, çabuk yorulma, başağrısı, başdönmesi, çarpıntı, nefes darlığı, huzursuzluk gibi genel; tırnaklarda kolay kırılma, tırnaklarda uzunlamasına kabarık çizgiler, düzleşme ve çukurlaşma, dil papillalarında düzleşme, dilde yanma, ağız köşelerinde ülserasyon ve fissurlar ve yutma güçlüğü gibi özel belirtileri vardır.

Demir Eksikliği Nedenleri:

  1. Demir ihtiyacının artması: Gebelik, emzirme, büyüme çağındaki çocuklar, düşük doğum tartılı ve erken doğan bebeklerde ihtiyaç artar. Diyetle alınan demir ihtiyacı karşılamaya yetmez.
  2. Demirin yetersiz alımı: Çocukların anne sütü yerine demir desteği olmayan mamalarla beslenmesi, inek sütüne 1 yaşından önce geçilmesi, çocuğun günde yarım litreden fazla süt içmesi ve daha büyük çocuklarda hazır gıdalarla beslenme, sosyo-ekonomik durum bozukluğu nedeniyle hayvansal gıdaların yeterince alınamaması buna yol açar. Erişkinlerde çay, kahve tüketiminin fazla olması, diyetle fazla miktarda kalsiyum alınması, etin kavrularak ya da fırında fazla pişirilmesi ve sosis, salam gibi hazır besinlerin tüketimi demirin biyoyararlanımını azaltır. Sakatat, dana eti, koyun eti, tavuk eti, kuru baklagil, kuru meyve ( kayısı-üzüm ), pekmez, yeşil sebze, fındık, fıstık, susam, tahin gibi demirden zengin besinlerin tüketilmesi önerilir.
  3. Demirin yetersiz emilimi: Bazı kişilerde demir bağırsaklardan yeterince emilemez.
  4. Kan kaybı: Özellikle mide – bağırsak sistemindeki iyi ya da kötü huylu tümörler, kadınlarda aşırı adet kanaması, sık ve fazla sayıda doğum, düşük ve küretajlar buna yol açabilir.

Demir Eksikliği Tanı ve Tedavisi:

Aneminin nedenlerinin iyi araştırılması gerekir. Altta yatan neden bulmadan rastgele demir ya da vitamin vermek, kan transfüzyonu yapmak, teşhisin gecikmesine, hastanın probleminin ilerlemesine yol açabilir.

Demir eksikliği olan bebek ve çocuklarda zeka gelişimi ve koordinasyon bozulur, dikkat ve algılama azalır, büyümede gerilik olur. Demir eksikliğinde enfeksiyonlara duyarlılık artar, tırnak-deri-mukoza değişiklikleri ortaya çıkar. Gebelerde morbidite ve mortalite, bebek ölümleri oranı, düşük doğum ağırlıklı bebek dünyaya getirme ve enfeksiyonlara yakalanma riski artar. Bağışıklık sistemi bozulur. Demir eksikliği anemisi olan bireylerde hava kirliliğine bağlı olan kurşun zehirlenmelerine duyarlılık artar.

Demirin bağırsaktan emilimindemi artırmak için?

  • -C vitamini demirin emilimini artırır. Bu nedenle yumurtayı portakal suyu veya domatesle, köftenin yeşil salata ile tüketilmesi demirim emilimin artırmak açısından önemlidir.
  • -Mayalı ekmekteki demir mayasız ekmeğe göre daha çok emilir.
  • -İyi pişmemiş kuru baklagiller ya da kepek ekmeği demirin emilimin azaltır.
  • -Posalı gıdalarla beslenme demirin emilimini azaltır.
  • -Gıdaları saklamakta kullandığımız alüminyum, paslanmaz çelik ve teneke de demirin emilimin azaltır.

Demir eksikliği tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkileri nelerdir?

Ağızdan alınan demir ilaçları

  • İshal
  • Bulantı ve kusma
  • Dışkı renginde koyulaşma
  • Romatoid artritin (bir tür romatizmal eklem hastalığı) muhtemel nüksleri

Enjeksiyon yoluyla kullanılan demir ilaçları

  • Alerjik reaksiyonlar
  • Kas ağrıları
  • Çarpıntı
  • Tat duyusunda değişimler
  • Şiddetli terleme gibi yan etkilere yol açabilir.