Kategoriler
SAGLIK

Şeker Hastalığının (Diyabetin) Belirtileri Nelerdir?

Diyabetin (Şeker Hastalığının) Belirtileri Nelerdir? Diyabet yani şeker hastalığı malesef günümüzde çok yaygın bir hastalık. Şeker hastalığının da erken teşhisi hastalığı yenmede önemli. Bu yüzden aşağıdaki belirtilerle karşılaşırsanız hemen harekete geçin ve doktora gidin. İşte şeker hastalığının belirtileri :

Kategoriler
Genel Kültür SAGLIK

Elma Çayı’nın Sağlığımıza Faydaları Nelerdir?

ELMA ÇAYI
Elma, besin değeri dışında nefes darlığı ve kalp hastalıklarına karşı koruyucudur. Vücuttan toksinlerin atılmasına yardımcı olur, lifli olduğu için bağırsakları temizler, karaciğerinden şikayet edenler, romatizmalılar ve hatta şeker hastaları bile elmadan faydalanabilirler. Elma yatıştırıcı, uyku vericidir, baş ağrılarına iyi gelir.

Taze elma suyu cilde sürüldüğünde dokuları sağlamlaştırır ve teni güzelleştirir. İlkbaharda toplanan elma çiçekleri kurutularak sonbahar ve kış aylarında kaynatılır, göğse ve öksürüğe iyi gelecek bir şurup elde edilir. Kurutulmuş elma parçalarından çay yapabileceğiniz gibi kabuğuyla küçük parçalara böldüğünüz elmaları kaynatarak içine isterseniz limon ve portakal koyarak çay olarak tüketebilirsiniz.

Kategoriler
GÜNCEL

Sigaranın Neden Olduğu Hastalıklar Nelerdir? Sigaranın Sebep Olduğu Kanserler Nelerdir?

Sigara içmek her ne kadar keyif verse de zararları o kadar çok ki. Günümüzün en belalı hastalığı olan kanserin sebeplerinden birinin de sigara olduğunu biliyor muydunuz? İşte sigaranın neden olduğu hastalıklar ve kanserler.

En kısa zamanda sigaradan kurtulmanız dileğiyle….

Bağımlılık – Nikotin maddesinin bağımlılık yapıcı özelliği eroine çok benzer.

Sırt ve Bel Ağrısı – Sigara içmek, belle ilgili hastalıkların tedavisini engelleyen faktörlerden biridir. Bunun yanında normal insanlarda da zaman zaman şiddetli sırt ve bel ağrılarına yol açabilir. Bunun nedeni, sigara içen kişilerde vücudun, omurilikteki disklere çok zayıf miktarda oksijen göndermesidir.

İlaca Karşı Bağışıklık- Sigara içenler belli bir ilacın etkili olması için çok daha büyük dozlarda o ilacı kullanmak zorunda kalır.

Kısırlık – Çiftlerden sadece birinin sigara içmesi çocuk olmaması riskini 3 kat artrır.

Menopoz – Sigara içen kadınlarda beklenenden 5-10 yıl daha erken menopoz görülür. Bu da kemiklerin erkenden incelmesine ve de erimesine neden olur.

Erken Yaşlanma- Düzenli bir şekilde sigara içilmesi, deri yapısını bozar, kırışıklıklara yol açar. Bunun yanında dişler sararır ve de kararır, tırnaklar sağlıksızlaşır.

Şeker Hastalığı – Sigara içmek, vücudun insülün salgılama yeteneğini zamanla yok eder. Bu da şeker hastalığına yol açar.

Kalp Hastalıkları – Sigara içenlerin kalp krizine yakalanma riski içmeyenlere göre 4 kat daha fazladır.

Prostat Kanseri – Sigara içmek prostat kanserinin %40′ından sorumludur.

Göğüs Kanseri – Sigara içen kadınlar içmeyenlere göre %75 daha fazla göğüs kanserine yakalanma riski taşır.

Rahim Kanseri – Sigara içen kadınlar içmeyenlere göre 4 kat daha fazla rahim kanserine yakalanma riski taşır.

Boğaz Kanseri – Boğaz kanseri vakalarının %80′ine sigara yol açar.

Mide Kanseri – Sigara içenlerin mide veya bağırsak kanserine yakalanma riski içmeyenlere göre 2 kat daha fazladır.

Karaciğer Kanseri – Karaciğer kanseri vakalarının % 80′i sigara yüzünden olur.

Kategoriler
Genel Kültür SAGLIK

Kaplıca Tedavisinin İyi Geldiği Hastalıklar Nelerdir?

Kaplıca tesislerinin kullandıkları termal suların fiziko-kimyasal özelliklerine göre endikasyonları Kaplıcalar Yönetmeliği uyarınca Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenmektedir. Hastalıkların çeşidine göre uygun kaplıca suyunun seçimi, yararlanma teknikleri ve süreleri bir doktor tavsiyesi ile yapılmalıdır.

Genel olarak kaplıca tedavisi aşağıda belirtilen durumlarda yararlıdır.

 

Solunum Sistemi Hastalıkları

Astma bronşiyal, Aronik bronşit, Alerjik üst solunum yolu hastalıkları, Pnömokonyoz’dır. Bu tür hastalıklarda daha çok klimaterapi uygulanmaktadır.

 

Cilt Hastalıkları

Egzema, Akne, Psöriasis, Nörodermit, Kronik rezidüel ürtiker’dir.


Kas- İskelet Sistemi Hastalıkları

Dejeneratif eklem hastalıkları(Kireçlenmeler), Yumuşak doku romatizmaları, Bazı inflamatuar romatizmal hastalıklar (örneğin Ankilozan Spondilit, Romatoid Artrit), Ortopedik girişimler sonrası, Travmalar sonrası’dır. Bu tür hastalıklarda daha çok banyo kürleri uygulanmaktadır.

 

Kalp-Dolaşım Sistemi Hastalıkları

Kompanse kalp yetmezliği, Fonksiyonel dolaşım bozukluğu, Esansiyel hipertansiyon, Varisler, Periferik arter hastalıkları, Esansiyel hipontansiyon (özellikle ortostatik)’dır. Bu tür hastalıklarda daha çok banyo ve iklim kürleri uygulanmaktadır.

 

Mide-Bağırsak- Metabolizma Hastalıkları

Mide hastalıkları, Şeker hastalığı, Obesite, Gut, Karaciğer-Safra kesesi fonksiyonel yetmezlikleri’dir. Bu tür hastalıklarda içme kürleri ve şifalı çamur ağırlıklı olarak uygulanmaktadır.


Böbrek ve İdrar Yoları Hastalıkları

Kronik piyelonefrit, Kronik sistit, Kronik prostatit, Böbrek taşları, Fonsiyonel yetmezlik’dir . Bu tür hastalıklarda içme kürü, şifalı çamur ve banyo kürü ağırlıklı olarak uygulanmaktadır.

 

Kadın- Doğum Hastalıkları

Genital organların müzmin hastalıkları,Vejetatif over yetmezliği, Fonksiyonel sterilite (kısırlık), Ameliyatlar sonrası adhezyon profilaksisi, Dismenore(ağrılı ve zor adet görme), Fluor (genital akıntı). . Bu tür hastalıklarda daha çok banyo kürü uygulanmaktadır.

 

Nörolojik Hastalıklar

Merkezi ve periferik kronik inflamatuar hastalıklar, Omurga hastalıkları, Travmatik lezyonlar, Spastik paraliziler, Nöro ve myopatiler, Vasküler nörolojik hastalıklar, inme rehabilitasyonu, Nöro-vejetatif distoni’dir.

Kategoriler
SAGLIK

Erkeklerde Kısırlığın Nedenleri Nelerdir? Erkekte Kaynaklı Kısırlık Nasıl Nasıl Tedavi Edilir?

İnsan yaşamı için günümüzün en büyük sorunlarından birisi de maalesef ki kısırlıktır. İnsan neslinin devam edebilmesi için mutlaka bu soruna bir çözüm bulunması gerekiyor. Bilimadamları da bütün güçleriyle bunun için uğraşıyorlar. Kesin çözümler bulunana kadar tıbbın şuana kadar bulduğu çözüm yollarını kullanmamız gerekiyor. İşte erkeklerde kısırlık durumu görüldüğü zaman yapılması gerekenler.

 

Erkeğe ait kısırlık nedenlerini ana başlıklar altında toparlayacak olursak;

 

1. Aşılama Gücünde Yetersizlikler :

  • – Sperm geçiş kanallarında sonradan yada doğuştan tıkanma olması nede- niyle, spermin dışarı akamaması (asper- mi) durumu organik ve psikolojik kaynaklı olabilir. Ayrıca prostat tümörü yada gelişimsel bozukluklar tıkanıklık nedeni arasında sayılabilir.
  • – Meni içerisinde spermin bulunamaması (sperm yapımı yoktur),
  • – Sperm sayısının azlığı (oligozoospermi), hareketinin azlığı (astenospermi), yapı bozuklukları (teratospermi)
  • – Kalıtsal özellikler (genetik bozukluklar),
  • – Hormonal bozukluklar.

 

2. Sıcaklık:

  • – Sık sık yapılan sıcak banyolar,
  • – Dar iç çamaşırı kullanımı. Dar pantolonlar da testis ısısını yükselterek spermleri bozabilir.
  • – Ateşli hastalıklar geçirildikten sonra, sperm sayısı 25-30 gün süreyle düşük düzeylerde kalabilir.

 

3. Sistem Hastalıkları:

Şeker hastalığı, tüberküloz, sarılık (viral hepatit) gibi enfeksiyonlar da sperm geçici veya kalıcı olarak bozulabilir. Özellikle erişkinlikten sonra görülen kabakulak hastalığı gibi durumlar kısırlığa neden olabilir.

 

4. İlaç Kullanımı ve Alkol Bağımlılığı :

Bazı ilaçların sürekli olarak kullanımı kısırlığa neden olabilmektedir. Ayrıca alkol alımı karaciğer işlevlerini bozarak spermlerin sayısında düşüşe ve sperm yapısında (morfolojisi) bozukluğa neden olur. Yine eroin, kokain gibi maddelerin uzun süre alınması cinsel işlev ve sperm bozukluklarına neden

olabilir.

 

5. Psikolojik Nedenler:

Büyük korkular, iş stresleri, cinsel işlev bozukluklarındaki kaygılar geçici olarak spermleri bozarak kısırlığa, ayrıca da impotansa (cinsel güçsüzlüğe) neden olabilir. Erken boşalma kısırlık nedeni değildir ancak eşler arası ilişkinin kalitesini bozabilir.

 

6. Cinsel İlişkideki Başarısızlıklar:

  • – Ereksiyon (sertleşme) olmaması,
  • – Erken boşalma,
  • – Cinsel isteğin olmaması cinsel ilişkinin başarısızlığına neden olmaktadır.

 

Şimdi de gelelim erkek kaynaklı kısırlığın tedavi yollarına;

Ulusal Üreme Tıbbı ve Tüp Bebek Cemiyeti Başkanı Prof. Dr. Hakan Yaralı, erkek kısırlık olgularında spermin üretim ve olgunlaşma bozukluklarının en çok rastlanılan sorun olduğunu dile getirdi.

 

Kısırlık problemi ile başvuran çiftlerde, bunun nedenini açıklamaya yönelik bazı tetkikler yapıldığını anlatan Prof. Dr. Hakan Yaralı, erkeğin sperminin analiz edildiğini, kadının ise rahim ve tüplerin geçirgenliğini değerlendirmek amacıyla rahim filminin çekildiğini belirtti.

 

Son 25 yılda kısırlık tedavisinde önemli gelişmeler meydana geldiğini anlatan Yaralı, bu süre zarfında hastaların yardımcı üreme tekniklerine ulaşımında kolaylıklar yaşandığını söyledi.

 

1990’ların başındaki gelişmelerin uzmanları daha çok şiddetli erkek kısırlığına ve ağır sperm sorunu olan çiftlere yönelttiğini bildiren Yaralı, “Erkek kısırlık olgularında spermin üretim ve olgunlaşma bozuklukları en çok rastlanılan sorundur. Üretim bozukluğu,sperm sayısı ile ilgili olabileceği gibi kadın yumurtasının döllenmesini engelleyen sperm hareketlerinin zayıflığı veya sperm şekillerinin anormalliği ile de ilgili olabilir” diye konuştu.

 

Erkek kısırlığı ile ilgili tedavilerdeki gelişmelerin, yardımlı döllenme veya mikroenjeksiyon tekniklerini ortaya çıkardığını kaydedenYaralı, 1992 yılında ortaya çıkan “intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu” adı verilen yöntemle arzulanan başarı seviyelerine daha da yaklaşıldığını belirtti.

 

Yaralı, bu teknikte, kadından elde edilen bir yumurtaya eşinden elde edilen bir adet spermin enjekte edildiğini, dolayısıyla bir adet spermin bile çiftin çocuk sahibi olabilmesi için yeterli olabildiğini bildirdi.

 

Bunun ülkede halen en yaygın olarak kullanılan teknik olduğunu belirten Yaralı, yöntemin sadece sperm sorunu olan çiftlerde değil, yüzde 55’leri bulan gebelik oranlarıyla diğer kısırlık problemi bulunan çiftlerde de uygulanabildiğini anlattı.

 

Yaralı, “Teknik, günümüzde şiddetli erkek kısırlığında alternatifi olmayan bir tedavi yöntemi haline gelmiştir. Ancak yöntemin tarifinden de anlaşılacağı gibi başarılı bir dölleme için en azından bir adet olgun sperm hücresine ihtiyaç vardır. Menide hiç sperm hücresi bulunmaması olarak tarif edebileceğimiz ‘azospermi’ durumunda ise cerrahi sperm elde etme yöntemleri gündeme gelmektedir” diye konuştu.

 

Bu yöntemler arasında da en çok “TESE” adı verilen tekniğin kullanıldığını bildiren Yaralı, bu teknikte testislerden açık cerrahi yöntemlerle biyopsiler alındığını, bu biyopsilerin mikroskop altında incelenerek olgun sperm elde edilmeye çalışıldığını söyledi.

 

Yaralı, bu hastalardan sperm elde edilmesi halinde, daha önce sözünü ettiği enjeksiyon yöntemi uygulanarak yüzde 55’lere ulaşan gebelik oranlarına ulaşıldığını belirtti.

Kategoriler
SAGLIK

Şekerden Korunma Yöntemleri

Hepimiz biliriz ki, sağlık herşeyin başıdır! Sağlığımız olmayınca, dünyamızın, paramızın, pulumuzun, eş-dostumuzun bize hiçbir faydası olamıyor. O zaman herkes hastalanmadan sağlığının değerini bilmeli. Ancak böyle yaparsak, tedavisi olmayan hastalıkların pençesine düşmekten kurtarırız kendimizi! Öyle hastalıklar vardır ki, yakalandığımız zaman dünyamız kararır. Bunların başında da hepatit B,C, kanserin tüm türleri ve tabiki şeker gelir. Şeker çok kötü ve çok sinsi bir hastalıktır. Bir insanda ortaya çıktı mı beraberinde de birçok başka hastalıkta getirirdir. Nedir bunlar? Mesela kalp, mesela yüksek tansiyon, mesela böbrek yetmezliği. Bu tür hastalıklara yaklanmamak için tek yapmamız gereken korunma yöntemleridir. Peki ama şeker gibi sinsi bir hastalıktan nasıl korunabiliriz, korunmak için neler yapmalıyız? İşte size alanında uzman Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Ali Tarım’dan şekerle ilgili birçok soruya verilmiş cevaplar:

“Organları bozuyor”

“Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen ‘diabetes mellitus”, pankreastan salgılanan ve kanda şeker seviyesini düzenleyen insülin adlı hormonun hiç yapılamaması veya kullanılamaması sonucu gelişen bir hastalıktır. Bu hastalıkta kanda şeker seviyesi yükselmekte ve sonuçta bir çok organda bozulmalar oluşmakta; eğer yapılan tedavi ve önerilere uyulmazsa ölümle sonuçlanmaktadır. Şeker hastalığında kalp krizi, yüksek tansiyon, böbrek yetmezliği, felçler, körlük ve daha birçok hastalık gelişmektedir.

“Çok ciddi sağlık sorunu”

Şeker hastalığı çok ciddi bir sağlık sorunu olup hastanın yaşam kalitesini kötüleştirmekte ve hatta ölümlere yol açmaktadır. Ayrıca hastayla beraber etrafındaki insanları da, kendisi ile birlikte moral ve ekonomik olarak yıkmaktadır.

Günümüz dünyasında şeker hastalığının görülme sıklığı her geçen gün artmaktadır. Bundan nasibini ülkemizde almaktadır. Bunun sebepleri arasında şehir yaşamının getirdiği stres, hareketsizlik, dengesiz beslenme (yağlı ve katkı maddeli hazır gıdalarla beslenme, taze sebze ve meyvenin azalan seviyede yenmesi, ayrıca bunların üretiminde suni kimyasal maddeler kullanılması), alkol ve sigara içiminin her geçen gün artması, uyku problemleri ve sonuçta şişmanlığın gelişmesi gösterilebilir.

Şeker hastalığından korunabilmek için neler yapmalıyız?

1) Günümüz yaşamının getirdiği stresten mümkün olduğu kadar etkilenmemeye çalışmak. Burada herkes kendi ruhsal yapısını iyi tanımak ve buna göre tedbirini geliştirmek zorundadır.

2) İdeal kiloya gelmek ve şişmanlıktan kaçınmak

3) Sigara, alkol ve kötü alışkanlıklardan uzak durmak

4) Dengeli ve doğal beslenmek. Suni kimyasal madde katkılı yiyeceklerden uzak dur mak. (özellikle halk arasında abur cubur denilen hazır gıdalardan)

5 ) Düzenli uyumak.

6 ) Düzenli spor yapmak (özelikle doğada yürüyüşler)

7 ) Kendi merak ve yapısına uygun hobi tarzında uğraşlarla ilgilenmek.

Yukarıdaki öneriler aslında kaliteli ve sağlıklı bir yaşamın sırları olup şeker hastalığının dışında da bir çok hastalığın önlemini oluşturmaktadır. Ayrıca şeker hastalığında genetik yatkınlık olup önümüzdeki yıllarda gelişen gen tedavisi bir umut ışığı gibi görünmektedir.”