EBA Şifresi Nasıl Alınır? Öğretmenler için Resimli Anlatım

Milli Eğitim Bakanlığının Eğitim Portalı EBA ya giriş yapabilmek için şifrenizin olması şart. EBA şifrenizi nasıl alacaksınız? Resimli anlatımı aşağıdadır: Okumaya devam et “EBA Şifresi Nasıl Alınır? Öğretmenler için Resimli Anlatım”

Ultra Güvenli Bilgisayar Ağı

Avusturya’da girilmesi mümkün olmayan bir bilgisayar ağı geliştirildi.

Avusturya’da 200 kilometre fiberoptik kablo kullanılarak bağlanan bilgisayar ağı, karmaşık matematik uygulamaları yerine kuantum şifreleme tekniğiyle korunuyor.

Dünyanın şifresi kırılamayan ilk kuantum şifreleme teknikli bilgisayar ağı, Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenen bir bilimsel konferansta tanıtıldı.

Viyana’daki 6 noktayla yakındaki Saint Pölten kentini 200 kilometre standart fiberoptik kablo kullanılarak bağlayan şebekede kullanılan quantum şifreleme tekniği, bugünün bilgisayar ağlarında kullanılan güvenlik sistemlerinden tamamıyla farklı özelliklere sahip bulunuyor.

Güvenlik için dışardan girenlerin şifresini kırmalarının olanaksız olmayan karmaşık matematik uygulamaları yerine kuantum sisteminin kullanıldığı güvenlik sistemine sızmanın olanaksız olduğu belirtiliyor.

Avusturyalı bilim adamlarının geliştirdiği bu sistem, aralarında ABD bilgisayar devi IBM ile dünyanın birçok üniversitelerinden konuyla ilgili araştırmacıların katıldığı konferansta tanıtıldı.

Şifreleme Nedir ve Şifrelemenin Tarihi Gelişimi

Günümüzde teknolojinin sürekli gelişmesi ve internetin yaygınlaşması sonucu en özel konularımız ve belgelerimiz, en önemli dosyalarımız veya bankalarla ilgili bilgilerimiz bütün dünyaya karşı açık ve savunmasız hale geldi. Hak ve hukuku önemsemeyen ve biraz da  bu konularda bilgisi olan insanlar kolaylıkla başkasının bilgilerine erişebilmektedirler. Bu konuda bize düşen ise bir nebze de olsa belge ve bilgilerimizi koruma altına almaktır. İşte bu nokta da yardımımıza şifreleme bilimi yetişmektedir. Kriptloji de denilen şifreleme biliminin geçmişi çok eskilere de dayansa aktif olarak ilk kullanma faaliyeti ikinci dünya savaşına denk gelmektedir.

Heredot’un anlattıklarına göre eski Yunan’da şifreli bir mesaj gönderilmek istendiğinde, kölelerin kafa derisi üzerinde mesajlar aktarılmaktaydı. Önce bir kölenin kafası traş edilir, daha sonra da ilgili mesaj kafasına kazınır ve saçlarının uzaması beklenirdi. Birkaç ay sonra da köle, hedefine doğru yola çıkar ve gittiği yerde tekrar kafası traş edilerek mesaj okunurdu.

Artık ne kölelerimiz ne de aylar boyu bekleyecek zamanımız var. Ayrıca pek zarif bir fikir olmayan bu yöntem yerine gelişen zaman içerisinde pek çok yeni yöntem keşfedilmiştir. Örneğin Roma imparatoru Julius Sezar generallerine gönderdiği mesajların okunmaması için üç yana kaydırma mantığını kullanan bir şifreleme yöntemi geliştirmiştir. Sezar, mesajlarındaki yazılarda, örneğin “A” harfi yerine “D”, “B” harfi yerine “E” kullanmaktaydı. Oldukça basit ve hedefine ulaşan bu yöntem o çağın şartları için yeterli olmuştur.

Gelişen zaman içerisinde değişen şifreleme yöntemleri birbirini izlemiş, kimi zaman çözülen bir şifre imparatorlukların kaderini değiştirmiştir. Örneğin 1587 yılında İngiliz Kraliçesini devirmek için adamlarıyla haberleşmede kullandığı basit değiştirme yöntemi çözülen İskoçya Kraliçesi, bu hatasını idam edilerek ödemiştir.

1. Dünya savaşında Almanların çözmemesi için bir Amerikan Telefon ve Telgraf şirketinden bir çalışan olan Gilbert Vernam tarafından hazırlanan “bir kerelik bloknot” yöntemi, savaş boyunca Amerika Birleşik Devletleri’nin mesaj güvenliğini sağlamıştır. Bu sistemde şifrelenecek metin ASCII kodundaki karakterlere dönüştürülür ve bir kez şifreyi çözmede kullanılacak gizli anahtar, mesajı okuyan kişi tarafından imha edilirdi. Böylece tek seferlik mesajlaşmalar güvenli bir iletişimi oluştururdu.

2. Dünya savaşında ise filmlere konu olan Enigma makinesi Almanların en güvendiği şifreleme tekniğiydi, ta ki; Ruslara esir düşen bir Alman savaş gemisinde ele geçirilen Enigma makinesinin İngilizlere şifre kırıcılar tarafından çözülmesi, savaşın kaderini değiştirmiştir. Almanların tüm haberleşmesini dinleyen İngilizler, bu bilgi ile uzun süre Almanların ne yapacaklarını erkenden öğrenip ona göre taktik hazırlama şansına sahip olmuşlardır.

Enigma makinesi temel olarak; klavyesinden girilen karakterlerin makine içerisinde birbiri ile değişik şekillerde algoritma oluşturacak şekillerde yazıları kodlayan üç adet diskten oluşmaktaydı. Enigma’daki diskler Almanlar tarafından önce 5’e ve daha sonra da 8’e çıkarılmıştır. Ancak büün bu tedbirler İngilizlerin ilk bilgisayarların atalarından olan, IBM bilgisayar sistemi ile kodları çözmesini engelleyemedi.

Enigma’nın şifresinin çözülmesi ile bilgisayarları yakınlaştıran bu süreç, sonraki zamanlarda bilgisayarların şifreleme işlemlerinde daha çok kullanılması ve günümüzde de vazgeçilmez bir parçası olma durumunu getirmiştir.

Günümüz bilgisayar destekli şifreleme teknikleri oldukça, yüksek bilgi gerektiren karmaşık güvenlik önlemleriyle yoğrulmuş teknikler içerir. Her biri bir öncekinden daha güvenli olduğunu iddia ederken, her geçen gün bir öncekinin nasıl şifresinin nasıl kırıldığına şahit olmaktayız. Dolayısıyla öğrendiğimiz temel yöntem teorik olarak hiçbir şifreleme yönteminin kırılamaz olmadığı ve sonlu bir süre sonunda şifresinin çözüleceğidir. Belki 1 ay belki 1000 ay sonra ama mutlaka tüm şifrelerin çözülebileceği unutulmaması daima tavsiye olunmakta.

Bu yazıda bu şifreleme yöntemlerinden biz kullanıcılar için en etkili kullanılacak alan olan evimizdeki, işyerimizdeki dosya ve klasörlerimizin şifrelenerek korunmasıyla ilgili yazılımlardır. Her birimizin basit ve kullanışlı bir teknikle, şüpheli gözlerden saklanmasını isteyeceğimiz dokümanlar bulunabilir. Örneğin işyerindeki bir satış raporu, veya sevgilimize yazdığımız bir şiirin, bilgisayarımızı kullanan diğer kişilerce görünmesini istememek en doğal hakkımız!

Yalnız dikkat edilmesi gereken en temel nokta, hangi programı kullanırsak kullanalım, şifrelemekte kullandığımız bir parola mutlaka olacaktır. Bu parolayı asla unutmamalı ve başkalarının görebileceği ortalık bir yerde bulundurmamalıyız. Yoksa bütün bu karmaşık matematiksel formüllere dayanan şifreleme mantığının temelinde yatan “insan” faktörü devreye girer ve şifremiz çözülür!

Klasik Şifreleme Teknikleri
Tarih içerisinde değişik teknikler kullanılarak şifreli mesajlar iletilmeye çalışılmıştır. Bir dönem uygulanan kölelerin kafasına kazılan yazılarla mesajlaşma haricinde, şu teknikler de kullanılmaktaydı;
Harf İşaretleme: Bir yazı içerisindeki bazı karakterlerin daha derin kazılmasıyla ancak belli bir açıdan gelecek ışıkla okunan yazılar.
Görünmez Mürekkep: Belirli bir ısıda veya kimyasal bir sıvıya batırılarak okunur hale gelen yazılar.
İğne Delikleri: Yazıdaki belirli karakterler iğne ile delinerek işaretlenmesi temeline dayanıyordu.
Sezar Tekniği: Bilinen en eski “yerine koyma“ tekniğidir. Her harf alfabedeki kendinden üç sonraki harfin yerine konularak yazışmalar yapılmaktaydı…