Kategoriler
Genel Kültür SAGLIK

Sperm Sayısını Arttırmak İçin Neler Yapılabilir? Neler Yenmeli ve Uzman Tavsiyeleri

Sperm Sayısını Arttıran Besinler Nelerdir?
Malesef günümüzde insan sağlığı her geçen gün daha da bozuluyor. İçinde bulunduğumuz stresli ortam, yediğimiz hormon ve gdo lu ürünler, iletişim amaçlı etrafımıza yerleştirilen baz istasyonularının yaydığı elektomanyetik alanlar daha doğmamış çocuklarımızın sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Sağlıklı bir çocuğa sahip olmanın ilk evresi sağlıklı spermlerden geçiyor. Elbette sağlıklı sperm için de yapılması gereen birkaç önemli nokta var. Uzmanportal.com olarak sizler için daha sağlıklı spermlere sahip olabilmek için neler yapılmalı araştırdık:
Kaliforniya Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, B Vitamini tüketen erkeklerin sperminde kromozom anormalliği riski düşük oluyor ve bu erkeklerin sperm sayısında artış görülüyor.

Eğer yumurta, kusurlu spermle gebe kalırsa, hamilelikte düşük yapma riskine yol açabiliyor. Eğer bebek hayalleri kurmaya başladıysanız, eşinin günde 400 mikrogram folik asit alması, tabağını meyve ve yapraklı sebzelerle doldurması konusunda onu ikna etmelisin.

Bal, Dut,Tarçın, Polen, Anason, Zencefil kökü, Kekik, Çörekotu, Biberiye, Defne tohumu, Isırgan tohumu, K. Hindistan cevizi, Karabiber, Kişniş, Kitre, Mahlep otu, Meyan kökü, Tere tohumu, Topalak, Çemen otu, Çentiyan, Eğirkökü, Halile, Hardal, Havlıcan, Kakule, Karanfil, Kereviz tohumu, Kimyon, Kuşburnu, Ravent, Roka tohumu, Soğan tohumu, Maltoz, Besbaze, Damla sakızı, Ginseng, Propolis, Vanilya, Arı sütü, Fildişi tozu, Keçiboynuzu, Zerdeçal, Yulaf , C vitamini, Magnezyum, Yeşil Çay, Dong Quai, E vitamini , L-Karnitin, Çinko, B6 vitamini, arginin, B12 vitamini, Folik asit, Selenyum da sperm üretimini artıran bitki ve maddelerdir.

Bunlardan özellikle vitamin C ve E, folik asit, çinko ve selenyum çok önemlidir. Bazı durumlarda folat ve çinko takviyeleri sperm üretimini % 75 lere kadar artırmıştır. Vitamin C ve E ise spermi dış zararlı etkenlerden yani oksidanlardan koruyan antioksidanlardır.

Çinko, B vitaminlerinin emilimi ve fonksiyonları için gereklidir. Testosteronu başka bir forma dönüşmesini engelleyerek prostat büyümesini önler. Testosteron ve sperm miktarını arttırır. Çinko eksikliğinde, mevcut çinko miktarını korumak için seks dürtüsü azalır.

Baklagiller, et, karaciğer, pekmez, bira mayası, tavuk yüreği, istiridye, süt ve süt ürünleri, yumurta sarısı, yer fıstığı, susam, soya fasulyesi, ayçekirdeği ve kabak çekirdeği bol çinko içerir bu nedenle en basitinden her gün en az bir avuç kabakçekirdeği tüketin.

Keçiboynuzu : Bol miktarda A, B, B1, B2, B3, B6, D vitamini ile kalsiyum,demir,potasyum,magnezyum,mangan içerir. Ayrıca fiber ile pektini bol ve sodyumu azdır. Sperm üretimini artırır, kilo vermeye yardım eder.

Dr.Kemal ASLAN sperm sayısını artırmaya yardımcı formül : Size tedavinize destek olacak ve oldukça yararlı sperm sayısını artırmaya yönelik bir formül ;

Sabahları içine bir tatlı kaşığı saf bal katılmış 50 ml çakşır suyu,

Öğle arası bol çinko ve B vitamini içeren bir avuç kabakçekirdeği ve bir avuç kabuklu fıstık tüketin.

Akşamları ise iyice kaynamış bir su bardağı suya 5 adet birkaç parçaya bölünmüş keçiboynuzu atın, 10 dk bekletin ve keçiboynuzlarını atarak suyu için.

Bu uygulamaya en az 3 ay devam edin.

Milliyet, Haber 3

Kategoriler
SAGLIK

Çocuk Sahibi Olamamanın Nedenleri Nelerdir?

Hamilelik bazen çok kolay elde ediliyormuş gibi görünse de oldukça karmaşık bir dizi olayın bir ahenk içinde işlemesi ile gerçekleşir. Ama bazı sağlık problemleri bu muhteşem biyolojik yolculuğa engel olabiliyor.Bunların kadın ve erkek arasındaki dağılımı hemen hemen eşittir. Çiftlerin 1/3’ünde kadında, 1/3’ünde erkekte, 1/3’ünde ise her ikisinde sorun bulunur.Konu ile ilgili Kadın Hastalıkları-Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op.Dr.Numan Bayazıt bebek sahibi olmanıza problem olan engelleri açıklıyor.

Erkeğe Bağlı Nedenler;

Spermiogram testi ile tanı konur. 2-5 gün dinlendikten sonra genellikle masturbasyonla sperm verilir. Spermlerin sayısı, hızı ve şekli değerlendirilir. Yapımı beyinden gelen hormonal uyarılarla testisde olup kanallar vasıtası ile dışarıya taşınır. Buna göre erkek faktörüne bağlı problemleri 3 ana bölümde düşünebiliriz.

1)Hormonal bozukluklar.
2)Testislerde sperm yapımının bozuk olması.
3)Yapılan spermin taşındığı kanallardaki tıkanıklıklar.

Genetik bozukluklar, inmemiş testis (kriptoorşidizm), testis ve sperm kanalı iltihaplanmaları (kabakulak orşiti), ağır esrar-alkol-sigara kullanımı, radyasyon,kemoterapi-radyoterapi,uzun süreli ısıya maruz kalma ve çeşitli ilaçlar neden olabilir. Ancak olguların büyük çoğunluğunda bir neden bulunamaz. Nedeni bulunabilenlerin ancak %10’dan daha az bir kısmı ilaçla veya operasyonla düzebilir.Bu nedenle genellikle eldeki mevcut spermle ne yapabileceğimize karar vermek zorunda kalırız.Bu da sorunun ciddiyetine göre aşılama veya mikroenjeksiyon olmaktadır. Menide hiç sperm yoksa microTESE operasyonu ile testisten sperm bulmak gerekir. Azoospermi adı verilen bu durumda sperm bulma olasılığı %60’tır.

Kadına Bağlı nedenler;

-%40 Yumurtlama Problemi (En sık görülen Polikistik Over Sendromu)
-%40 Kanal Tıkanıklığı
-%10 Açıklanamayan
-%10 Diğer (Myomlar,Endometrium,Rahim ağzı tıkanıklığı gibi…) nedenlerden kaynaklanır.

Yumurtlama problemleri seyrek adet görme veya hiç adet görememe şeklinde olabileceği gibi sık adet görme şeklinde de kendini gösterebilir. En sık karşımıza çıkan şekli PCOS’dur (Polikistik Over Sendromu ).

Yumurtlama düzensizliğine yol açan diğer problemler;
-Tiroid Hastalıkları
-Yeme Bozuklukları(anorexia)
-Aşırı kilo kaybetmek veya almak
-Obesite
-Hiperprolaktinemi
-Hipofiz tümörleridir.

Bu hastalıkların tanısının konulması infertilite probleminin çözülmesi kadar kadının genel sağlık durumunun düzeltilmesi ve uzun süreli olumsuz etkilerden korunması açısından da gereklidir.

Yumurtlama problemi yaşanabilen diğer durumlar erken menopoz ve hypogonadotropik hypogonadizmdir. Bu ikisi FSH –E2 testi ile kolayca ayırt edilir. Hypogonadotropik hastalar beyinden gerekli hormonlar salgılanmadığı ve dolayısı ile yumurtlama olmadığı için adet görmezler. Kandaki FSH düzeyi çok düşüktür.Bu durumda dışardan verilen menogon ve benzeri ilaçlarla yumurtlama sağlanır.

Tubal Faktör:

Enfeksiyon, endometriosis, appendisit,kronik iltihabi bağırsak hastalıkları nedeniyle (Chron,ülseratif kolit) geçirilmiş operasyonlara bağlı olarak kanallar tıkanabilir.

Histerosalpingografi (HSG) geleneksel ve standart tanı yöntemidir. Jinekolog veya radyolog tarafından çekilebilen bu röntgen filmi her zaman doğru sonuç vermez. Açık olan tüpler kanallardaki kasılmaya bağlı olarak kapalı görünebileceği gibi normal olmayan tüpler açık gibi de görünebilir. İhtiyaç duyulduğunda Laparoskopi yapılabilir.

Diğer faktörler:

Rahim içindeki Polip,Myom ve yapışıklıklar(iltihabi veya kürtaja bağlı),rahim ağzındaki doğumsal veya sonradan operasyonlara bağlı gelişen anormallikler gebeliği engelleyebilir.Bu sorunların büyük kısmı histeroskopik operasyonlarla düzeltilebilir.Rahim ağzı ile ilgili problemler IUI(aşılama) yolu ile aşılabilir.

ENDOMETİOSİS:

Rahim içini döşeyen ve embriyonun tutunduğu endometrium isimli dokunun rahim dışında bulunmasıdır.

Daha çok yumurtalıklar ve kanallarda görülür.

En sık yarattığı şikayetler;
– Kasık ağrısı,
– Adet sancısı,
– İlişkide ağrı,
– İnfertilitedir

Endometriosisli kadınların %30-50’i değişen derecelerde infertilite sorunu yaşamaktadırlar.
Şikayet ve muayene bulguları doktorunuzun endometriosisten sadece şüphelenmesini sağlar. Çikolata kisti adı verilen büyük kistlere neden olduğunda ultrasonla tanısı konulabilir. Kesin tanı laparoskopi ile konulabilir

Kadının Gizli Derdi Vaginismus; Vajinismus, vajina girişini çevreleyen kasların istemdışı olarak kasılarak cinsel birleşmenin acılı olması ya da birleşmenin gerçekleşememesidir. Vajina girişini çevreleyen baskın kas grubu “;Pubik Kaslar”;olarak adlandırılır, bunlar düz kas grubudur ve refleks olarak çalışırlar. Vajinismusda yaşanan kasılma istem dışıdır ve asla kadının kendi kontrolünde
değildir. Vaginismus da cinsel ilişkiyi imkansızlaştırdığı için tek başına hamileliği zorlaştıran bir durumdur. Vajinismus hastası çoğu kadın ilişkiye girememekten ötürü yoğun utanç duygusu hisseder ve sıkıntılarını paylaşmak istemezler. Durumu başkalarına anlatmak onları rahatsız edebilmektedir.Bebek sahibi olmak isteyen çiftler Vaginismus durumunda vakit kaybetmeden psikolojik yardım almak kişinin bundan sonraki yaşam ve cinsel yaşam kalitesini arttırır.

Stres’te bir faktör; Bu karmaşık olaylar dizisi içinde psikolojik faktörlerin önemli olduğu düşünülmektedir. Vücutta salgılanan stres hormonları beyinden salgılanan hormonların salgılanma düzenini etkiler. Beynin Hipatalamus bölgesinden salgılanan ile hipofiz bölgesinden salgılanan FSH ve LH gibi yumurta gelişiminde çok önemli olan hormonların düzen içinde salgılanmasını sağlayan GnRH adı verilen hormon, stresten önemli ölçüde etkilenir. GnRH salgılama düzeninin değişmesi yumurta gelişimini olumsuz etkileyebilir. Stresi azaltmanın en iyi yolu dikkati başka yöne kaydırmaktır. Kişinin kendisini rahatlatan uğraşlara yönelmesi (resim, müzik, el sanatları vb…), ağır olmayan egzersiz, yoga, bahçe işleri gibi rahatlatıcı fiziksel çalışmalar yapması en çok tavsiye ettiğimiz yöntemlerdir.

Önce üretkenliğinizi test edin;

Bebek sahibi olabilmek için bayanlarda üretkenlik miktarı büyük önem taşımaktadır. Kısırlığın belirtilerinden biri olan üretkenlikte azalmayı artık evinizde yapacağınız testler ile belirleyebilirsiniz. Zorlu bir süreç olan kısırlığın ilk aşamasında Babystart FertilCheck Kadın Kısırlık Testi, kadınlarda biyolojik doğurganlık zamanının bir göstergesi olan seks hormonunu ölçer. Evde rahatlıkla uygulanabilen bu test idrarla yapılmaktadır.

Jinekolojik Muayeneyi İhmal Etmeyin

Hamile kalmak isteyen kişilerin öncelikle bir jinekolojik muayeneden geçerek, gebelik öncesi yapılması gereken smear gibi muayeneleri olmaları, muayene sırasında tespit edilen hastalıkların ve aile öyküsüne bağlı problemlerin önceden tespit ve tedavi edilmesi hamileliğin sorunsuz geçmesine yardımcı olur. Hamileliğe hazırlanıldığı dönemde bazı alışkanlıkların değiştirilmesi de önerilen bir konudur. Gereksiz stres yapmadan doğru zamanlarda ilişkinin programlanması, ama bunu bir zorunluluk ve görev haline dönüştürmeden yapılması hamilelik şansını arttır.

Milliyet

Kategoriler
SAGLIK

Erkeklerde Kısırlığın Nedenleri Nelerdir? Erkekte Kaynaklı Kısırlık Nasıl Nasıl Tedavi Edilir?

İnsan yaşamı için günümüzün en büyük sorunlarından birisi de maalesef ki kısırlıktır. İnsan neslinin devam edebilmesi için mutlaka bu soruna bir çözüm bulunması gerekiyor. Bilimadamları da bütün güçleriyle bunun için uğraşıyorlar. Kesin çözümler bulunana kadar tıbbın şuana kadar bulduğu çözüm yollarını kullanmamız gerekiyor. İşte erkeklerde kısırlık durumu görüldüğü zaman yapılması gerekenler.

 

Erkeğe ait kısırlık nedenlerini ana başlıklar altında toparlayacak olursak;

 

1. Aşılama Gücünde Yetersizlikler :

  • – Sperm geçiş kanallarında sonradan yada doğuştan tıkanma olması nede- niyle, spermin dışarı akamaması (asper- mi) durumu organik ve psikolojik kaynaklı olabilir. Ayrıca prostat tümörü yada gelişimsel bozukluklar tıkanıklık nedeni arasında sayılabilir.
  • – Meni içerisinde spermin bulunamaması (sperm yapımı yoktur),
  • – Sperm sayısının azlığı (oligozoospermi), hareketinin azlığı (astenospermi), yapı bozuklukları (teratospermi)
  • – Kalıtsal özellikler (genetik bozukluklar),
  • – Hormonal bozukluklar.

 

2. Sıcaklık:

  • – Sık sık yapılan sıcak banyolar,
  • – Dar iç çamaşırı kullanımı. Dar pantolonlar da testis ısısını yükselterek spermleri bozabilir.
  • – Ateşli hastalıklar geçirildikten sonra, sperm sayısı 25-30 gün süreyle düşük düzeylerde kalabilir.

 

3. Sistem Hastalıkları:

Şeker hastalığı, tüberküloz, sarılık (viral hepatit) gibi enfeksiyonlar da sperm geçici veya kalıcı olarak bozulabilir. Özellikle erişkinlikten sonra görülen kabakulak hastalığı gibi durumlar kısırlığa neden olabilir.

 

4. İlaç Kullanımı ve Alkol Bağımlılığı :

Bazı ilaçların sürekli olarak kullanımı kısırlığa neden olabilmektedir. Ayrıca alkol alımı karaciğer işlevlerini bozarak spermlerin sayısında düşüşe ve sperm yapısında (morfolojisi) bozukluğa neden olur. Yine eroin, kokain gibi maddelerin uzun süre alınması cinsel işlev ve sperm bozukluklarına neden

olabilir.

 

5. Psikolojik Nedenler:

Büyük korkular, iş stresleri, cinsel işlev bozukluklarındaki kaygılar geçici olarak spermleri bozarak kısırlığa, ayrıca da impotansa (cinsel güçsüzlüğe) neden olabilir. Erken boşalma kısırlık nedeni değildir ancak eşler arası ilişkinin kalitesini bozabilir.

 

6. Cinsel İlişkideki Başarısızlıklar:

  • – Ereksiyon (sertleşme) olmaması,
  • – Erken boşalma,
  • – Cinsel isteğin olmaması cinsel ilişkinin başarısızlığına neden olmaktadır.

 

Şimdi de gelelim erkek kaynaklı kısırlığın tedavi yollarına;

Ulusal Üreme Tıbbı ve Tüp Bebek Cemiyeti Başkanı Prof. Dr. Hakan Yaralı, erkek kısırlık olgularında spermin üretim ve olgunlaşma bozukluklarının en çok rastlanılan sorun olduğunu dile getirdi.

 

Kısırlık problemi ile başvuran çiftlerde, bunun nedenini açıklamaya yönelik bazı tetkikler yapıldığını anlatan Prof. Dr. Hakan Yaralı, erkeğin sperminin analiz edildiğini, kadının ise rahim ve tüplerin geçirgenliğini değerlendirmek amacıyla rahim filminin çekildiğini belirtti.

 

Son 25 yılda kısırlık tedavisinde önemli gelişmeler meydana geldiğini anlatan Yaralı, bu süre zarfında hastaların yardımcı üreme tekniklerine ulaşımında kolaylıklar yaşandığını söyledi.

 

1990’ların başındaki gelişmelerin uzmanları daha çok şiddetli erkek kısırlığına ve ağır sperm sorunu olan çiftlere yönelttiğini bildiren Yaralı, “Erkek kısırlık olgularında spermin üretim ve olgunlaşma bozuklukları en çok rastlanılan sorundur. Üretim bozukluğu,sperm sayısı ile ilgili olabileceği gibi kadın yumurtasının döllenmesini engelleyen sperm hareketlerinin zayıflığı veya sperm şekillerinin anormalliği ile de ilgili olabilir” diye konuştu.

 

Erkek kısırlığı ile ilgili tedavilerdeki gelişmelerin, yardımlı döllenme veya mikroenjeksiyon tekniklerini ortaya çıkardığını kaydedenYaralı, 1992 yılında ortaya çıkan “intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu” adı verilen yöntemle arzulanan başarı seviyelerine daha da yaklaşıldığını belirtti.

 

Yaralı, bu teknikte, kadından elde edilen bir yumurtaya eşinden elde edilen bir adet spermin enjekte edildiğini, dolayısıyla bir adet spermin bile çiftin çocuk sahibi olabilmesi için yeterli olabildiğini bildirdi.

 

Bunun ülkede halen en yaygın olarak kullanılan teknik olduğunu belirten Yaralı, yöntemin sadece sperm sorunu olan çiftlerde değil, yüzde 55’leri bulan gebelik oranlarıyla diğer kısırlık problemi bulunan çiftlerde de uygulanabildiğini anlattı.

 

Yaralı, “Teknik, günümüzde şiddetli erkek kısırlığında alternatifi olmayan bir tedavi yöntemi haline gelmiştir. Ancak yöntemin tarifinden de anlaşılacağı gibi başarılı bir dölleme için en azından bir adet olgun sperm hücresine ihtiyaç vardır. Menide hiç sperm hücresi bulunmaması olarak tarif edebileceğimiz ‘azospermi’ durumunda ise cerrahi sperm elde etme yöntemleri gündeme gelmektedir” diye konuştu.

 

Bu yöntemler arasında da en çok “TESE” adı verilen tekniğin kullanıldığını bildiren Yaralı, bu teknikte testislerden açık cerrahi yöntemlerle biyopsiler alındığını, bu biyopsilerin mikroskop altında incelenerek olgun sperm elde edilmeye çalışıldığını söyledi.

 

Yaralı, bu hastalardan sperm elde edilmesi halinde, daha önce sözünü ettiği enjeksiyon yöntemi uygulanarak yüzde 55’lere ulaşan gebelik oranlarına ulaşıldığını belirtti.

Kategoriler
SAGLIK

Ender Saraç’tan Erkekler İçin Doğal Viagra Tarifi. Cinsel Gücü ve Sperm Sayısını Artıran Karışım Tarifi

Ender Saraç, tamamı doğal bitki ve besinlerden oluşan bir karışım tarifi açıkladı. Karışımın özelliği cinsel güç ve performansı arttırması. Sperm sayısını da arttıran karışımın malzemeleri ve tarifini aşağıda bulabilirsiniz.

Malzemeler:

* 1 kilo kaliteli ve kesinlikle katkısız bal
* 3 kaşık zenzefil
* 2 kaşık kişniş
* 150 gram kaymak
* 2 kaşık kakule
* 3 kaşık kırmızı ginseng
* 5 kaşık güneş görmemiş arı poleni
* 1 tutam gerçek safran
* 1 gram dövülmüş antep fıstığı
* İstenirse içine çeviz ve tarçın ilave edilebilir

Hazırlanışı:

Tüm malzemeleri bir kaba koyarak tahta kaşık vasıtasıyla tamamen macun kıvamına ulaşana kadar karıştırın. Macunu bir cam kavanoza boşaltın ve ışık görmeyecek şekilde alüminyum folya ile dışını kaplayarak karanlık, serin ve loş bir yerde muhafaza edin.