Kategoriler
EĞİTİM

Lise Nakil İşlemleri Nasıl Yapılır?

TEOG sınavı sıralamasına göre yerleştirmeleri yapılan okullarda nakil işlemleri başladı. Öğrencinizin okulunu değiştirmek istiyorsanız yapmanız gereken işlemler çok basit. Öncelikle öğrencinizin kaydının yapıldığı okula giderek
dilekçe vermeniz yeterli. Dilekçede öğrencinizin gitmesini istediğiniz okulları belirtmeniz gerekli.

Kategoriler
GÜNCEL

Akıllı Telefonlarda Batarya Ömrü Nasıl Uzatılır? iphone ve Android telefonlarda Pil Ömrü Uzatma Yolları

“Telefonun bataryası çabuk bitiyor ne yapmalıyım?” Diyorsanız;
Akıllı Telefonlarda Pil Nasıl Verimli Kullanılır ?
Gelişen sosyal medya kullanıcıları daha çok bilgisayar başında tutmakta veya akıllı telefon almaya itmektedir. Hal böyle olunca üretici firmalar bu ihtiyaca uygun telefonlar geliştiriyorlar ve kısa sürede normal teledon piyasasını tamamen değiştirdiler. Kullanıcıların akıllı telefonlardan duyduğu en büyük memnunsuzluk kısa süren batarya ömrü oluyor. Aslında bu sorunu birkaç önlem ile giderebilirsiniz. Uzmanportal.com olarak sizler için araştırdık:

Telefonunuzu genelde şarj ederken batarya ömrünün yüzde 10 veya altına inmesi sizi aldatmasın. Eğer cihazınızı şarj edecek bir nokta varsa yüzde 80 veya yüzde 70 gibi bataryanın tam doluma yakın olduğu zamanlarda cihazınızı şarh etmeye çalışın. Zira şarjınız dibe vurduğunda onu şarj etmeye başlarsanız, batarya şarj olmak için daha fazla uğraşacak bu da batarya ömrünü yıldan yıla azaltacaktır.

Elinizden geldiğince titreşim özelliğini kapalı tutmaya çalışın. Özellikle sık sık çağrı alıyorsanız batarya ömrünün kayda değer uzadığını fark edeceksiniz.Çünkü titreşim motoru pili gerçekten çok harcıyor.

Kullanmadığınız gereksiz gördüğünüz uygulamaları kapatmayı deneyin. Bu sayede telefonlar hem hızlanıyor hem de sık şarj etme derdinden kurtuluyor.Ayrıca göz kalabalıklığı da yapmıyor.

İnterne kullanmanız gerekmediği durumlarda WiFi ve 3G ağ bağlantılarını kapatın.Böylece hem pilden tasarruf hemde güvenlik sağlamış olursunuz.

Gereksiz yere yüksek parlaklıklı ekran kullanmayın.Ekran parlaklığını düşüşerek de batarya ömrünü artırabilmeniz mümkün.

Telefonunuzu kilitlemeyi unutmayın. Kendi kendine cebinizdeyken aktive olan telefonunuzun haberiniz olmadan şarjı azalabilir.

Telefonunuzu sıcak ortamda tutmaktan kaçının. Elektronik cihazlar sıcağı pek sevmezler. Aşırı sıcak ise batarya ömründe kayda değer bir azalmaya neden olur. Bu nedenle cihazınızı güneşin altına veya aşırı sıcak bir ortama koymamaya dikkat etmelisiniz.

Kategoriler
Genel Kültür

İett Paso Başvurusu Online Yenileme Nasıl Yapılır?

İETT başvuruları artık online olarak da kabul ediyor. Bunun için yapmanız gereken;
Nüfus Cüzdanı
Dekont (2 nüsha)
Öğrenci ise öğrenci belgesi, Öğretmen ise Kadro durumunu belirten resmi üst yazı

Online Başvuru yapmadan önce kart bedelini size en yakın T.C Vakıflar Bankası şubelerinde (kurum tahsilat servisinde) mevcut olan Paso İstanbul Büyükşehir Belediyesi hesabına herhangi bir havale ücreti ödemeden yatırınız. (EFT, havale ve bankamatikten yapılan ödemeler kabul edilmemektedir.

Online Başvuru Formu’nu doldurarak başvurunuzu tamamlayınız.

Kartınızın tesliminde yukarıdaki belgelerle birlikte başvurunuz esnasında seçmiş olduğunuz Başvuru Merkezleri’ ne gelerek başvurunuzu gerçekleştirebilirsiniz.

Öğretmen Kartı Online Başvuru’sunda kart ücreti 10 TL’dir.
Öğretmen Kartı Online Başvuru’su herzaman yapılmaktadır.

online başvuru için tıklayınız.

1. Okul Değişikliği : Kullanmakta olduğunuz bir Öğretmen Kartı varsa ve okul değişikliği nedeni ile başvuruda bulunuyorsanız lütfen Başvuru Nedeni olarak Yenileme ifadesini seçiniz. Kart tarifesinin indirimli tarifeden tam tarifeye dönüşmüş olması durumunda da, Başvuru Nedeni olarak Yenileme ifadesi seçilmelidir.

2. Kart Yenileme : Kullanmakta olduğunuz kartınız kırılmış ya da bozulmuş ise lütfen Başvuru Nedeni olarak Yenileme ifadesini seçiniz.

3. Kayıp Kart : Kartınızı kaybettiyseniz Başvuru Nedeni olarak Kayıp ifadesini seçiniz. Kayıp seçimi sırasında lütfen kaçıncı kaybın olduğunu belirtiniz (Ör: 1.Kayıp, 2.Kayıp, 3.Kayıp).

Kategoriler
EĞİTİM Genel Kültür

Açık Öğretim Lisesinde Ders Nasıl Seçilir?Resimli Anlatım

Açıköğretim Lisesine kayıt yaptıranların online işlemler modülünden ders seçimi yapmaları gerekmektedir. Bu işlemleri Açıköğretim lisesi resmi sitesinden girişi yaparak erişeceğiniz modül yolu ile yapabilirsiniz. Bu işlemlerin resimli olarak anlatıldığı sayfayı ziyaret etme için burayı tıklayın. online işlemler modülüne erişmek için burayı tıklayın.

Kategoriler
BİLGİSAYAR

Bozulan Word Dosyalarını Düzeltme, Kurtarma, Onarma

Ofisinizde sık kullandığınız önemli dosyalar olmadık zamanda silinebilir veya virüs programı tarafından bozulabilir.En kötü kabusunuz: zarar görmüş veya bozulmuş word® sayfaları. Özellikle de flash disklerin kullanımı yaygınlaşdıkça flsahdisk vürüsleri de bir o kadar yaygınlaştı. En sık rastlanan türleri dosyaları gizleyerek kullanıcının dosyasının silindiğini zannetmesine yol açan virüslerdir. Halbuki gizli dosyaları görünür yaptığınız taktirde dosyalar görünecektir. Fakat büyük ihtimalle doayalar zarar görmüs olacaktır. Word dosyası pek çok nedenle bozulabilir ancak zarar görmüş dosyanızı geri getirmek için de pek çok yöntem var.

1. Dosyayı word ile manuel olarak kurtarın veya onarın
word sayfalarını manuel olarak kurtarmanın adımları oldukça basittir.

1. Dosya menüsünden “Aç”ı seçin. word 2007’de Office düğmesine basın ve “Aç”ı seçin.
2. Bak denetimini kullanarak bozulmuş çalışma kitabını bulun ve seçin.
3. Aç düğmesinin açılan listesinden “Aç ve Onar” öğesini seçin.
4. Bu dosyasınızı manuel olarak kurtarmak için ilk denemenizse açılan mesaj kutusunda “Onar”ı tıklatın.

Genellikle word bütün dosyayı kurtarabilir ancak bazen bu işe yaramayabilir. Bu işlemi denediyseniz ve bütün dosyayı kurtaramıyorsanız en azından verilerinizi kurtarabilirsiniz. Bunun için adım 4’te “Veri Ayıkla”yı tıklatın.

2. En son kaydedilen sürümü kullanın
Dosya üzerinde çalıştığınız sırada bozulduysa dosyayı KAYDETMEYİN. Onun yerine dosyanın son kaydedilen sürümüne geri dönün. Bu işlemi kaydetmeden önce yaparsanız dosyayı bozan her ne ise bundan kurtulabilirsiniz. Önceden uyaralım: Muhtemelen bazı verileriniz kaybolacaktır ancak işinizi düzenli olarak kaydediyorsanız bu seçenek dosyanın tamamını kaybetmekten çok daha iyidir.

Son kaydedilen sürüme geri dönmek için:

1. Dosya menüsünden Aç’ı seçin. word 2007’de Office düğmesini tıklatın ve Aç’ı seçin.
2. Bak denetimini kullanarak bozulmuş çalışma kitabını bulun ve seçin.
3. “Aç”ı tıklatın.

3. Dosyayı başka bir program ile açmayı deneyin
word bozulmuş dosyayı açamazsa dosyayı açmayı deneyebileceğiniz birçok başka program vardır. Microsoft Araçları seçeneklerden biridir:

1. Windows XP Başlat menüsünden Tüm Programlar öğesini seçin.
2. Microsoft Office’i ardından Microsoft Office Araçları’nı ve Microsoft Office Uygulama Kurtarma’yı seçin.
3. Görüntülenen iletişim kutusunda Microsoft Office word’i seçin.
4. “Uygulamayı Kurtar”ı tıklatın.

Ayrıca dosyanızı Microsoft WordPad’de açmayı da deneyebilirsiniz. Bir uyarı: WordPad tüm verileri metne dönüştürür ve formülleri kurtarmaz. Yine de en azından önemli verilerinizi geri yüklemiş olursunuz. WordPad VBA işlemlerini de(makrolar) kurtarır; bunları bulmak için kurtarılan metinde “Sub” ve “Function” sözcüklerini aratın.

Bozulmuş .doc dosyasını Word ile de açabilirsiniz ancak yine kurtarabileceğiniz tek şey veriler olacaktır ve kafa karıştırıcı sonuçlar doğurabilir. O yüzden buna yalnızca son çare olarak başvurun.

Daha fazla word sorun giderme ipucu ve püf noktası için HP Eğitim Merkezi’nde Microsoft word 2007 Temel Beceriler sınıfını veya Microsoft word ana sayfasını ziyaret edin.

Microsoft ve word Microsoft şirketler grubunun ticari markalarıdır.

Kategoriler
YEMEK TARİFLERİ

Kadın Budu Köfte Nasıl Yapılır? Tarifi, Yapılışı

İçerisinde bulunan besin maddeleri sayesinde tam bir enerji deposu olan kadınbudu köfte maharet isteyen bir yemektir.

Hem sıcak hem de soğuk halde servis edilebilen bu köfte çeşidi mutfakta uğraşmayı seven ve misafirlerine muhteşem tatlar sunmayı isteyenlerin listesinin başında yer alır.

İşte kadınbudu köfte tarifi!

Malzemeler:

500 gr. dana kıyma, 1/2 adet soğan, 50 gr. pirinç (haşlanmış), 1 ActiFry kaşığı kıyılmış maydanoz, 1/4 ActiFry kaşığı kırmızı toz biber, 1/4 ActiFry kaşığı karabiber, 1/2 ActiFry kaşığı tuz, 1 adet yumurta, 2 adet yumurta (çırpılmış), Un ve galeta unu (yeteri kadar), 1 ActiFry kaşığı sıvı yağ.

Yapılışı:

Adım 1:

1.Soğanı soyup yemeklik doğrayın. Pişirme haznesine sıvı yağı koyup ActiFry’ı çalıştırın. 2 dakika sonra kıymanın yarısını ve soğanları pişirme haznesine koyup 7 dakika kavurun. Bir kenarda soğumaya bırakın.

Adım 2:

2.Kavurduğunuz kıymayı kalan kıyma, çırptığınız 1 adet yumurta, haşlanmış pirinç, maydanoz, kırmızı toz biber, karabiber ve tuz ile birlikte iyice yoğurun. Buzdolabında 15 dakika dinlendirin.

Kategoriler
SAGLIK

Kolay Doğum İçin Öneriler, Yöntem ve Teknikler

Doğum sürecinde sizi nelerin beklediğini bilmeniz çok önemlidir.Çiftler,hem doğum atmosferini tanımalı hem de karşılarına çıkabilecek durumları öğrenmeliler.İlk adım,eşinizle beraber doğum kursuna katılmak.Ayrıca,doğum hakkında bilgi veren kitaplar okuyabilir;yeni anne olan arkadaşlarınızla konuşabilir ve doğum için önerilen ağrı kesici ilaçlar hakkında bilgi edinebilirsiniz.Korkularınızla bugünden yüzleşirseniz;doğum sırasında her şeyin planlandığı gibi gitmesi halinde paniğe kapılmazsınız.

Rahat bir ortam,sizi sakinleştirir.Bazı hastanelerde size kendinizi evinizdeymiş gibi hissettirecek alternatif doğum odaları oluyor.Doğumunuz standart bir hastane olmasa bile,odanızı kişiselleştirmeye çalışın.Evden bir resim götürüp doğum odasına asabilir ya da yanınıza portatif bir müzik seti alabilirsiniz.Birçok kadın hafif müzikler dinlemenin kasılmalarını hafiflettiğini söylüyor.

Doğuma Güvendiğiniz Biriyle Gidin: Beraberken kendinizi çok rahat hissettiğiniz birinin yanınızda olması mucizeler yaratabilir.Birçok anne adayı,kız kardeşinin ya da en yakın arkadaşının doğumda yanında olmasını istiyor.Ayrıca,doğuma eşlik eden kişinin çocuk sahibi olması ve yaşadıklarının normal olduğunu söylemesi de anne adayını rahatlatır.

Hareket Edin: Dik ve aktif durmanız,hem düşüncelerinizi kasılmalardan uzaklaştırır hem de bebeğin doğum kanalına daha rahat inmesini sağlar.Doktorunuz izin verirse,yoga yapabilir,kısa süreli yürüyüşlere çıkabilir ve yavaş danslar edebilirsiniz.

Hamileliğin son dönemlerine kadar aynı zamanda bel ağrısı nedeniyle uyku problemleri de yaşanabilir.Bu gibi durumlarda da rahat ve kaliteli bir uyku uyuyabilmeniz için özel olarak tasarlanmış hamile yastıkları kullanabilirsiniz.(Örneğin; Shuma Hamile Yastıkları) Hamile yastıkları gebelik döneminde anne adaylarının daha konforlu ve rahat uyku uyuyabilmesini sağlar.

Sıcak su yorgun kasların gerginliğini gevşetir ve sıkıntılarınızı azaltır.Su,rahatlatıcı etkiye sahiptir.Duşu sırtınıza ya da kasılmalarınızın en yoğun olduğu yerlere tutun.Doğum öncesi kısa bir duş ya da banyo sizi rahatlatabilir fakat doktorunuza da danışmalısınız.

Her yöntem herkeste işe yaramayabilir.Örneğin,öğrendiğiniz nefes alma teknikleri işinize yaramıyordur da yastığı sıkmak sizi rahatlatıyordur.Size kendinizin neyi rahat ettirdiğini kendiniz bulmalısınız.Her kadının doğumu ona özeldir.

Masaj,gerginliği üzerinizden atmanıza yardımcı olabilir.Yapılan masaj sonucunda endorfin salgılamaya başlarsınız.Boyun ya da ayak masajı,kasılmalarınızı bir süreliğine unutmanıza yardımcı olur.Eşiniz ya da doğum eşlikçiniz üç masaj tekniği uygulayabilir:

Her kasılmada eliyle ya da tenis topuyla kuyruk sokumunuza bastırır.

Parmak uçlarını hafifçe omzunuzda gezdirir ve aşağıya doğru iner.

Her kasılmada kalçalarınızı nazikçe geriye çeker.Partnerinizin bu hareketi,rahim ağzının açılmasına yardımcı olur ve bebek için yavaşça yol açılır.

Normal doğum yapmayı çeşitli nedenlerden dolayı istemeyebilirsiniz;önemli olan kendinize karşı dürüst olmanız.Ancak normal doğum yapmaya kesin karar verirseniz,doktorunuza kararınızı mutlaka söyleyin.Unutmayın,bir doğum uzmanı için en zor anlardan biri,normal doğuma kararlı anne adayının doğum başladıktan sonra ‘‘Ben vazgeçtim !’’ demesidir.

Normal doğumda başarıyı en çok etkileyen unsur,hastaneye gidişin zamanlamasıdır.Henüz doğum başlamadan giderseniz,muhtemelen hayal kırıklığıyla eve geri dönersiniz.İkinci kez yine erken başvurursanız,bu kez sizi geri göndermekte zorlanıp yatış işlemi yapabilirler.O durumda,doğum başlamamış olsa bile hem yakınlarınız hem de siz saat tutmaya başlayacaksınız.Sizin ve yakınlarınızın ‘‘Doğum neden gerçekleşmiyor?’’,‘‘Neden hala bekleniyor,aksilik mi var ?’’ gibi sorular sorup sabırsızlanması,gereksiz yere doktorunuzun kendini baskı altında hissetmesine neden olabilir.

Anadolu’da çoğu kadın doğumhaneye son anda başvurur ve doğumunu kısa zaman içinde gerçekleştirir.Anneleri onlara ‘‘Sancın artsın,rahim ağzın iyice açılsın ki doktor sezaryen yapmasın’’diye öğütler.Bu da sakıncalı bir durumdur,çünkü doğumun bebek açısından en kritik anları evde yaşanmış olur.
Doğumhane kapısında bekleyen kişi sayısı ne kadar çoğalırsa,doğumhane ekibinin ve sizin üzerinizdeki baskı o kadar artar.Aile büyüklerine ve arkadaşlarınıza hemen haber vermek yerine biraz zaman geçmesini ve doğum eyleminin yoluna girmesini bekleyin.

Hemen her anne kendi tercih ettiği doğum şeklinin en iyi olduğunu söyleyecektir;haklıdır da,çünkü hem bebeği hem kendisi sağlıklıdır.Siz etrafınızdaki normal doğum örneklerini bulun.Kötü bir normal doğum deneyimi yaşamış annelerde olabilir elbette,ancak sayıları azdır.

Bazı hastanelerde sezaryenle doğum oranı çok yüksektir.Normal doğum için gecenin bir yarısında bunlardan birine giderseniz, ‘‘Serviste boş yatak yok’’ cevabıyla bile karşılaşabilirsimiz.Bu nedenle,doğum yapacağınız hastanenin doğumhanesini önceden mutlaka görün.Gece acil durum için gerekli donanımın ve personelin bulunup bulunmadığını mutlaka sorun.

Baştan sona tüm doğum eylemi boyunca sürekli yanınızda olmasını talep etmek doktorunuzun enerjisini azaltır.Yatıştan sonraki ilk muayenelerinizi muhtemelen doğumu gerçekleştirecek doktor yapmayacaktır.Ama doğum eyleminiz başladıktan sonra kendi doktorunuz mutlaka yanınızda olacaktır.

Kategoriler
YEMEK TARİFLERİ

Hamsi Buğlama Nasıl Yapılır? Hamsi Buğlamanın Hazırlanışı ve Gerekli Malzemeleri

Yüce Allah’ımızın cennet ülkemize verdiği en büyük nimetlerden birisidir hamsi. İnsanımız, özelliklede Karadeniz’de yaşayan vatandaşlarımız hamsinin ne kadar büyük bir nimet olduğunun farkına varmış, bu nimetten  yüzün üstünde yemek çeşidi yapmayı becerebilmişlerdir. Örneğin bunlar arasında hamsi tavayı, hamsi buğlamayı, hamsili pilavı, hamsi çorbasını saymak mümkündür. Bizimde bu yazımızın konusu bamsi buğlama! Bu yazıyı okuduğunuzda hamsi buğlama için gerekli olan malzemeleri ve nasıl yapılacağını öğrenmiş olacaksınız. Şundan çok emin olarak şunu söyleyebilirizki, eğer bu yemeği gerektiği gibi doğru hazırlayabilirseniz, alacağınız eşsiz tatdan bir daha asla vazgeçemeyecek ve tekrar tekrra bu yemeği yapmak isteyeceksiniz.

 

Hamsi Buğlama İçin Gerekli Malzemeler (4 Kişilik)

  • Yarım demet maydanoz
  • 1 kg hamsi
  • 1 kuru soğan
  • 1 limon
  • 1 bardak su
  • 2 defne yaprağı
  • 2 çarliston biber
  • 2 domates
  • 50 gr tereyağı
  • tuz, karabiber

Hamsi Buğlamanı Hazırlanışı

Ayıklanmış, kılçığı çıkarılmış hamsi filetolarını yıkayıp, süzün. Eğer kendiniz ayıklayacaksanız, hamsiyi, sırtı sol elinizin avuç içine gelecek şekilde yerleştirin. Kafasının alt kısmından baş parmak ve işaret parmağınızla tutun. Sağ elinizle de balığın kafasından tutup öne eğin ve etinden kopartıp yavaşça kuyruğa doğru çekerek kemiğini alın, yıkayıp süzgeçe koyun.

Kuru soğanı yemeklik doğrayın. Kabuklarını soyduğunuz domatesin çekirdeklerini çıkartarak ufak küpler halinde doğrayın. Biberlerin sap ve çekirdeklerini çıkardıktan sonra ince ince doğrayın. Bir kapta tereyağını eriterek, soğan, domates ve çarliston biberleri katarak 5 dakika ateşte çevirin. İçine 1 bardak su koyup, kaynatın. Bu malzemelerin bir kısmını tepsi veya fırına dayanıklı cam bir kabın içerisine yayın, hamsi filetolarını üzerine dizin. Üzerine kalan malzemeleri gezdirerek dökün. Yarım limonun suyunu da üzerinde gezdirin. 1 limonun kabuklarını soyup dilimleyin. Limon dilimlerini ve defne yapraklarını üstüne yerleştirin. tuz ve toz karabiberi serpin. Üstünü alüminyum folyo ile kapatıp önceden 160 dereceye ısıtılmış fırında 15 dakika kadar pişirin.

Fırından çıkınca ayıklanıp doğranmış maydanozları üzerine serpin, sıcak olarak servis yapın.

Kategoriler
Genel Kültür

Zeytinyağı Nedir? Nasıl Elde Edilir? Yapım Teknikleri, Nasıl Kontrol Edilir?

Çeşitli sistemlerle elde edilen natürel zeytinyağı tüketiciye sunulmadan önce, kalitesinde meydana gelebilecek bozulmaların önlenmesi için uygun koşullarda saklanması gerekmektedir. Etkin ve sağlıklı bir depolama yapabilmek için zeytinyağının biyolojik ve kimyasal özellikleri ile depolama materyallerinin bazı özelliklerinin tam olarak bilinmesi gerekmektedir.

Günümüz zeytinyağı sanayii daha büyük üretim ünitelerine doğru yol aldıkça işletmelerde kullanılan depolama tanklarının kapasiteleri de üretim potansiyeli ile orantılı olarak artmaktadır.

Depolamada kullanılan bu tankların özelliklerini kısaca belirtmek gerekirse;
1-) Tanklar sıvı geçirgenliği olmayan maddelerden imal edilmelidirler.
2-) Tankların yapımlarında kullanılan maddeler yağa karşı fiziksel ve kimyasal olarak stabil olmalıdır.
3-) Yağı bozucu koku ve tatları bünyesine almamalı, oksidasyona neden olacak metalleri içermemelidir.
4-) Yağları hava ve ışıktan korumalı, yağı sabit sıcaklıkta tutmalıdır. Isı tercihen 15 º C olmalıdır.

a- Yer Altı Tankları :

Geleneksel yer altı tankları zeytinyağı depolanması için en çok kullanılan ve en uygun olanlarıdır. Bu tanklar iç yüzeylerinin uygun bir maddeyle ve yeterince kaplanmaları şartı ile;
– İyi bir depolama sağlarlar,
– Hava ve ışıktan korur ve,
– İstenilen en uygun sıcaklık derecesini temin ederler.

b- Yer Üstü Tankları :
Geleneksel yer altı tanklarının yapılmasında karşılaşılan zorluklar nedeniyle bunlara alternatif olarak daha basit ve kullanımı daha kolay yer üstü tankları imal edilmiştir. Uzun yıllar boyunca zeytinyağları, içleri kalaylı veya galvanizli saç bandonlarda, emaye döşeli kaplarda alüminyum depolarda oldukça iyi şartlarda depolanmışlardır. Ancak yapılan çalışmalar göstermiştir ki zeytinyağının kalitesini en iyi koruyarak muhafaza etmek için kullanılan en uygun materyal paslanmaz çelik tanklardır.

Zeytinyağı Nasıl Muhafaza Edilmeli ?

C’dir.°Zeytinyağı doğrudan güneş ışığı görmeyen serin yerlerde saklanmalıdır. Saklama için en uygun sıcaklık derecesi 14- 15
– Zeytinyağı her türlü kokuyu çeker, içine alır. Bu nedenle yabancı koku olmayan yerlerde ağzı kapalı olarak muhafaza edilmelidir.
-Zeytinyağları renkli cam şişelerde renkli camlı damacanalarda ve içi laklı teneke kutularda dolu olarak saklanmalıdır. Plastik bidonlar, kalaysız teneke veya saç kaplar uygun değildir. Zeytinyağı ağzı açık olarak uzunca bir süre hava ile temas
ederse yağ bozulmaya başlar; asitliği de yükselir.
-Usulüne uygun olarak saklanan naturel zeytinyağları özelliklerini kaybetmeden 2 yıl; riviera ve rafine zeytinyağları 1.5 yıl dayanırlar.
Kaliteli Zeytinyağı Üretiminde Dikkat Edilecek Hususlar

Zeytin yağı kalitesine etki eden faktörlerin etki derecelerine bakıldığında zeytinin olgunluk derecesinin % 50, zeytin hasat tekniğinin % 30, yağ çıkarma sisteminin % 15 ve muhafaza şeklinin de % 5 kaliteye etki etmekte olduğu bildirilmektedir.

Zararlılar açısından özellikle hasat öncesi zeytine zarar verdiği çok iyi bilinen Zeytin Sineği (Bactrocera olea Gml.) ile yeterince mücadele edilmelidir. Zeytin sineği zararlısına maruz kalan danelerden elde edilen yağlarda çeşitli biyokimyasal aktiviteler nedeni ile önemli kalite bozuklukları görülmektedir. Zeytin Sineği zararlısı yağın hidroliz (asitlik artışı) ve oksidasyonuna (ransidite = acılaşma) sebep olmasının yanında, yağ asidi kompozisyonuna da ve yağın sabunlaşmayan bileşikleri üzerine de etkilidir. Bu konuda yapılan araştırma sonuçları göstermiştir ki, zeytin sineği hasar yoğunluğuna bağlı olarak yağların doymuş yağ asitleri (genellikle palmitoleik, stearik ve linolenik) kompozisyonları artmış, oleik asit miktarları azalmıştır. Bunun yanında sabunlaşmayan bileşenlerden ve aynı zamanda da tabii bir antioksidan olan polifenol miktarını azaltmakta, sterol kompozisyonu üzerine de bazı olumsuz etkilerde bulunmaktadır.

Zeytin hasadında mutlaka mekanizasyona geçilmeli, eğer imkanlar elvermiyorsa hasat mutlaka elle yapılmalıdır.Çünkü elle hasatta sağlam ürün elde edebilme avantajı vardır. Çünkü mekanik olarak zarar görmüş zeytin çeşitli mikrobiyal faaliyetlere açık olabileceğinden daha çabuk bozulur, bu da yağ kalitesine doğrudan etki eder. Ağaçtan elle toplanmış zeytinler, yerden toplanmış ve zarar görmüş zeytinler ayrı ayrı şekilde işletmeye taşınmalı ve ayrı ayrı işlenmelidir

Hasat esnasında ve olgunlaşıp da kendiliğinden yere düşen zeytinlerin toprak ile kontaminasyonunu önlemek için ağaçların altına mutlaka brandalar konulmalıdır. Bu zeytinler de sağlam zeytinlerden daima ayrı olarak işlenmelidir.

Hasat edilen zeytinler mümkün olan en kısa yoldan ve en kısa zamanda, 25 cm.’yi geçmeyen tabakalar halinde ,hava almaya imkan veren ve taneye zarar vermeyen, bozulmalarına neden olan kızışmaları önleyen kafesli ve delikli plastik kasalar içerisinde kullanılarak fabrikaya ulaştırılmalı ve bekletilmeden yağa işlenmelidir. Özellikle, küfeler, jüt veya naylon çuvallar zeytin tanesini hırpalamakta,ezmekte ve mikrobiyal faaliyeti hızlandırmaktadır.

Yağ işlenme öncesinde eğer zeytinler bekletilecek ise, 25 –30 cm yüksekliği geçmeyen yığınlar halinde ve iyi havalandırılan yerlerde, mümkün ise tahta veya plastik kerevetlerde 2-3 gün civarında bekletilebilirler.

Fabrikalarda özellikle ürünün bol olduğu yıllarda bekletilmelerin önlenebilmesi için hasadın programlanarak yapılması gerekmektedir.

Düşük asitli, daha aromalı yani kısaca daha kaliteli zeytinyağın elde edilmesi bakımından zeytinlerin erken hasat edilmesi yaygınlaştırılmalıdır.

Sadece ‘‘tek’’ çeşidin yağı yemeklik olur şeklindeki bir anlayış bilimsel olarak doğru değildir. Bütün çeşitlerin yağları yemeklik olabilir. Genetik açıdan kötü yağ veren bir zeytin çeşidi yoktur. Ancak her zeytin çeşidinin özellikle de yağın duyusal nitelikleri, hasat zamanı, çeşit, yöre, toprak özellikleri ve yağ işlemede kullanılan teknoloji gibi değişik faktörlerin etkisi ile değişik olabilir.

Zeytinlerin fabrikada yağa işlenmesi yıkama işlemiyle başlar.Zeytinyağı üretim sistemleri ne olursa olsun hijyenik ve kaliteli bir ürün için yıkama ve ünitelerin periyodik temizliği şarttır .

Natürel zeytinyağının elde edilmesindeki işlemler temel olarak, 37 oC’ yi geçmeyen fiziksel işlemlerdir. Zeytinyağı üretiminde sistem ne olursa olsun, elde edilecek zeytinyağının kalitesinin muhafazası açısından , hamur sıcaklığı 25 oC’yi ve su sıcaklığı da 40 oC’yi geçmemelidir

Modern kontinü sistem yağ fabrikaları çalışması kolay fakat dikkat ve bilgi isteyen makineler ihtiva eder. Kullanıcıların değişik kalitedeki zeytinlerin işlenmesinde bilinçli hareket etmesi gerekmektedir. Aksi takdirde yağ randımanı düşer, karasu ve pirinada daha fazla yağ kalır. Klasik veya modern sistemlerden elde edilen yağın karasudan ayrılması dikey santrifüj separatörler ile yapılmaktadır. Bu nedenle otomatik veya manuel temizlemeli separatörler sık sık temizlenmeli ve gerekli ayarlar yapılmalıdır.

Zeytinyağı üretiminde, kalite özellikleri (duyusal ve kimyasal nitelikler) bakımından en iyi ve en dayanıklı olan yağ modern kontinü sistem ve klasik sistemlerden de kuru sistem yağlarıdır. Sulu sistemlerin yağları bunlara göre daha az dayanıklıdır. Bu bakımdan modern kontinü sistemlerin yaygınlaştırılması gereklidir Yağ verimi açısından da en yüksek verime sahip olanlar kontinü sistemlerdir.Aynı zamanda bu sistem daha az işçilik gerektirdiği gibi, çevre üzerine daha az zarar verici etkiye sahiptir.

Çeşitli sistemlerle elde edilen yağlar , kalite nitelikleri ve ticari sınıfları, işletme şartlarında kurulacak olan laboratuarlarda tespit edilmeli ve tüketiciye sunulmayı beklerken de kalitesinde meydana gelebilecek bozulmaların önlenmesi için uygun şartlarda saklanması gerekmektedir.

Zeytinyağın analitik özellikleri yanında duyusal (organoleptik) özellikleri de oldukça önemlidir. Analitik değerleri uygun olduğu halde işleme ve saklama şartlarındaki olumsuz faktörler nedeni ile duyusal özellikleri bakımından kusurlu olan yağlara rastlamak mümkündür.

Zeytinyağının Kalitesini Dışarıdan Rengine Bakılarak Anlayabilir miyiz ?
Zeytinyağının kalitesi rengine bakılarak anlaşılamaz. Zeytinyağının rengi zeytin çeşidine, olgunluk durumuna ve hasat zamanına bağlı olarak değişiklik gösterir. Ancak onu koklayarak ve tadarak duyusal özellikleri hakkında bilgi sahibi olunabilir.