Kategoriler
YEMEK TARİFLERİ

Turşu Yapımı, Turşu Nasıl Yapılır? Türşu Tarifleri

Sağlık ve lezzetin buluşma noktası Turşu. Önceki nesillerden bize kalan en değerli miras olan turşu, nesiller boyunca mutfaklarımızın vazgeçilmezi oldu. İşte turşu kurmanın püf noktaları :

SALATALIK TURŞUSU

Malzemeler:

1 kilo kornişon salatalık
su (mümkünse kaynak suyu)
4-5 çorba kaşığı kaya tuzu
1 çorba kaşığı toz şeker
10 diş sarımsak
2 çay bardağı sirke
10-12 al maydanoz

Yapılışı;

Taze, sert yapılı, küçük boy ve aynı kalınlıktaki salatalıklar kullanın. En uygun çesit “kornişon”dur. İçlerinde ezik, çürük ve küflü olanları ayırın; üzerlerindeki çamur, toprak v.b. kirleri yıkayın. Salatalıkları kavanoza doldurun.

tuzunu uzerine ilave edin. Sarımsaklarınıkavanoza yerleştirin. Sirkeyi içine boşaltın. Suyunu salatalıkların tümü salamuranın içinde kalacak şekilde ilave edin. Maydanozu kapak yapın ve kavanozun kapağını kapatın. Tezgah üzerinde yada düz bir zemin üzerinde 2 gün bekletin ki suyu azalırsa ki azalacaktır: üzerine biraz daha su ilave edin.

Kapağını sıkıca kapatıp, serin bir yerde 4-5 hafta bekletildikten sonra kullanabilirsiniz. Salatalık turşusunun yenilecek olgunluğa geldigi şöyle anlaşılır:Salatalıkların rengi sarıya döner; ortadan ikiye bölündüğünde etinin rengi dıştan içe doğru aynı ve saydam görünüştedir. Ayrıca tat, koku ve ekşilikteki değişme ile de anlaşılabilir.

PANCAR TURŞUSU

Malzemeler:

1 kg pancar
5-6 diş sarımsak
1 çay bardağı sirke
Su
Tuz

Pancarların kabuklarını soyup istediğiniz büyüklükte doğrayın. üzerini bir iki parmak geçecek kadar hazır su koyun ve pişirin. çatal rahat batınca pişmiş demektir. sonra içine ezilmiş sarımsak ,sirke ve tuzu koyun. Soğuyunca buzdolabında saklayabilirsiniz. uzun süre tazeliğini kaybetmiyor.

KIRMIZI BİBER TURŞUSU

Malzemeler:

2 Kg Kırmızı Biber
2 Baş Sarmısak
2 Demet Maydanoz
1 Su Bardağı Sirke
1 Çay Bardağı Limon Suyu
1 Çay Bardağı Sıvı Yağ
Yeterince Turşu Tuzu

Yemeğin Tarifi

Kırmızı biberleri bol suda yıkayarak kurulayalım. Fırın tepsisine dizelim. Fırında kabukları soyulup, yumuşayana dek fırında tutalım. Biberleri boyuna iki eşit parçaya bölüp, çekirdek yataklarını çıkaralım. Biberleri iri iri keselim. Sarmısakların kabuklarını soyalım. Ve küçük küçük doğrayalım. Maydanozları ince ince keselim.
Hepsini harmanlayarak kavanoza dolduralım. Ayrı bir tabağa sirkeyi, limon suyunu ve turşu tuzunu karıştıralım. Tuz eriyene kadar bir kaşık yardımıyle karıştıralım.Sıvı yağı da ilave ederek kavanozun içine dökelim. Kavanozun ağzını kapatalım. Not: Turşuyu kışa kadar saklayacaksanız, buzdolabında muhafaza edin.

LAHANA TURŞUSU

Malzemeler
1 Adet orta büyüklükte lahana
1 kilo serke
10 Diş sarmısak
Yeteri kadar su ve tuz

Hazırlanışı

Turşu için küçük, sıkı kelle yapan beyaz lahana kullanılır. Önce lahananın dış yapraklarını temizleyin. Lahananın dip tarafını oyup koçanını çıkartın ve lahanayı dörde bölün. Bir bıçakla lahanaları kıyın. Büyükçe bir tepsiye kıydığınız lahanaları boşaltıp tuzla ovunuz. Tuzlayıp iyice ovduğunuz lahanaları tepsinin ortasına toplayın. Üzerine bir tahta veya küçük bir tepsi yerleştirin, tepsinin de üzerine herhangi bir ağırlık koyup (mesala su dolu bir tencere) 6-7 saat bekletin. Bu işlemi akşamdan yaparsanız sabaha hazır olur.

Sarmısakları ayıklayıp, tuz ile birlikte dövün. Sirkeyle dövülmüş sarmısağı karıştırıp turşu yapacağınız zamana kadar bekletin. Lahanaları silkeleyip turşu kabına veya cam kavanoza yerleştirin. İyice bastırmak için bir ağırlık koyun. Hazırladığınız sarmısaklı tuzlu sirkeyi lahanaların üzerine dökün. Lahamaların üstünü kapatacak kadar su ilave edin. 10 gün içinde, zaman zaman suyunu savurduğunuz turşunuz hazır olur. Turşuyu daha çabuk yapmak için daha önceden biraz haşlayarak aynı işlemi yaparsanız, 2 gün içinde yenecek duruma gelir. Arzu eden sirkeye kırmızı biber de katabilir, içine limon dilimleride koyabilir. Ayrıca renginin penbe olmasını istiyorsanız içine bir miktar kıyılmış mor lahana da koyabilirsiniz.

DOMATES TURŞUSU

Malzemeler:
2 kg yeşil domates
1 kg ince ve küçük sivribiber
4 adet havuç
1-2 dilim limon
1,5 çay bardağı sirke
3 tatlı kaşığı kaya tuzu (turşu tuzu)
2 baş sarımsak
iyi su (kaynak suyu)
1 demet maydanoz

Hazırlanması:

Domates ve biberleri yıkayın. Havuçları kazıyıp halka halka doğrayın. Sarımsakları soyun. Sivribiberlerin başlarını hafifce kesin ya da iğne ile birkaç yerden delin. Sivribiber, domates, sarımsak ve havucu bu sırayı takip ederek dolana kadar kavanoza yerleştirin. (Kavanoz küçük gelirse 2 tane kullanabilirsiniz)
Kavanoz dolunca maydanozu yıkayıp demet halinde üzerlerine kapatın. En üste de bir dilim limon yerleştirin. Sirkeyi kavanoza ilave edin. Tuzu kavanozu dolduracak kadar iyi suda eritip bir süzgeç yardımıyla kavanoza doldurun. 3-4 saat kavanozu ağzı yarı açık şekilde bekletin. (Kavanozdaki hava boşaldığı için su seviyesi düşecektir) Su seviyesi azalınca ağzı dolana kadar bir miktar daha tuzlu su ilave edin. Kavanozun ağzını sıkıca kapatıp serin ve güneş alamayan bir yerde 15-20 gün bekleyin.
Not:Sivribiberlerin 1-2 tanesi acı olursa hem bakteri oluşumunu engellersiniz hem de güzel bir tad yakalarsınız.

Turşunun daha erken olmasını isterseniz kavanozun dibine 10-15 nohut tanesi ekleyin, böylece fermantasyonu hızlandırırsınız.

ŞALGAM TURŞUSU

Malzemeler:
1 demet şalgam
4-5 yaprak lahana
3 adet havuç
1 çorba kaşığı kaya tuzu
1 çorba kaşığı silme toz şeker
1 baş sarımsak
1 kahve fincanı sirke
Üzerini geçecek kadar su

Hazırlanışı:

Şalgamların saplarını kesip, kabuklarını soyun. Elma dilimi gibi dilimleyin. Havuçları kazıyıp, halka halka doğrayın. Sarımsakların kabuklarını soyup üçe, dörde bölün. Lahana yapraklarını 2-3 parçaya ayırın. Şalgam, havuç, lahanayı ayrı ayrı haşlayın ve süzün. Soğuyunca sebzeleri kavanoza karışık olarak yerleştirin. Aralarına sarımsakları serpin, tuz, su, şeker ve sirkeyi karıştırın, karışımı sebzelerin üzerine dökün. Ağzını sıkıca kapatın. 10 gün sonra turşunuz hazırdır.

ACUR TURŞUSU

Acur
500 gram tuz
Az sirke

Acurların uçlarını kesip bidona doldurun. Tuzu eritip üstlerine dökün. Sirkeyi de katın. Ağzını kapatın. 5 gün sonra tuzuna bakın. Azsa tuz ilave edin, çoksa su ilave edin. 25 günde hazırdır.

Kategoriler
YEMEK TARİFLERİ

Fırında Elmalı Krep Tarifi

Krepler için süt, yağ, un ve sıvı yağ çırpılarak karıştırılır. Bir tutam tuz atılarak küçük bir krep tavasına karışımımızdan birer kepçe dökülür. Arkalı önlü pişirilen kreplerimiz bir tabakta biriktirilir. Diğer yandan elmalar soyulur, üzümlerle beraber şeker ilavesi ile yanmaz bir tavada hafifçe çevrilir. Tarçın eklenerek ocaktan indirilir. Hazırlanan elmalı karışım kreplerin içlerine paylaştırılarak bir fırın kabına dizilirler. Krema üzerlerine döküldükten sonra 15 dakika kadar 180 derecelik fırında pişirilir. Ilık veya sıcak olarak servis edilir.

Krep için Malzemeler

  • 3 bardak süt
  • 3 yumurta
  • Yarım bardak sıvı yağ
  • 1 bardak un
  • 1 tutam tuz
  • 2 adet elma
  • 100 gr kuru üzüm
  • 1 bardak krema
  • 1 bardak şeker
  • 1 çorba kaşığı tarçın
Kategoriler
Genel Kültür

Mevsim Sebzelerini Pişirme Teknikleri? Sebzeler Nasıl Pişirilmeli, Brokoli, Havuç ve Dahası

Mevsim sebzelerininin bütün yararlarından faydalanmak için uygun şekilde pişirmek elbette önemlidir işte size brokoli ve havucun nasıl pişirilmesi gerektiği hakkında öneriler.

Brokoli

Beta karotenin, güçlü bir kanser savaşçısı olduğunu vurgulayan uzmanlar, yemek borusu, mide, bağırsak kanserleri tehlikesini azalttığını ifade ediyor. Bol miktarda beta karoten içeren brokoli bu yönüyle kanserle savaşan besin maddelerinden sayılıyor.

Bu faydalarının yanı sıra brokoli bebeğiniz için de oldukça yararlıdır. Püre ya da çorba şeklinde yiyebileceği gibi suyunu sıkarak mamasına da karıştırabilirsiniz. Ancak elbet diğer besinlerde olduğu gibi brokolinin de ayarını kaçırmamak gereklidir. Yeterli miktarı mide ve bağırsaklarını düzenlerken, fazlası ishale ve başka sorunlara neden olabilir.

Nasıl pişirilir?

Brokolinin hangi yemeğini yaparsanız yapın fazla pişirmemeye dikkat edin. Çünkü fazla pişmiş brokolide hiçbir besin maddesi ve vitamin kalmayacaktır. Bu nedenle brokoliyi buharda pişirmek daha uygun olacaktır.

Marketten brokoli alırken dikkat etmeniz gereken ise tepesi mor olanları seçmektir. Bu mor kısımlar, kendiniz ve bebeğinizin sağlığı için yararlı olan katorenoitleri içerdiğinin göstergesidir.

Havuç

Havucun gözlere faydalı olduğu ve gece görüşünü artırdığı yönünde yaygın bir inanç vardır. Gerçekten de havucun içindeki beta-karoten (A vitamini), gözün retina (sinir) tabakasında ışığı algılayan hücreler için gereklidir. “Rod” ve “kon” ismi verilen bu ışık algılayıcılar, ciddi A vitamini eksikliğinde fonksiyon görmez ve gece körlüğü oluşur.

Havuç saç ve tırnakların uzamasına, cildin kuruluğunun giderilmesine yardımcı olur. Bol A vitamini içeren havuç yemek, salatalarda kullanmak veya suyunu içmek vücudunuzun pek çok kısmında mucizeler yaratacaktır.

Bebeğinizin gelişimi göz önüne alındığında ilk aylarında ve devamında gözleri başta olmak üzere vücudunun her kısmı hızlı bir gelişim sürecine girer.

A vitamini bebeğinizin gelişimi için çok büyük önem arz etmektedir. Unutmamalıyız ki, çocukken aldığı vitaminler o yönde gelişmesini sağlayacak ve hastalıklara karşı bağışıklık sistemini güçlendirecektir.

Bu nedenle bebeğinize havuç suyunu makul miktarlarda içirebilir veya püre yaparak yedirebilirsiniz.

Alırken nelere dikkat edilmelidir?

Havuç alırken baştan sona kadar tek renk olmasına ve çatlakları bulunmamasına dikkat edilmelidir. Havuçların dipleri hafif yeşil olabilir. Ancak fazla yeşil olanlar havucun eskidiği ve bayatladığı anlamına gelmektedir. Sapları koparılmamış havuçları tercih ediyorsanız yeşil kısımlarının taze olmasına da özen gösterin.

Nasıl pişirilir?

Havuçları kullanacağınız ana kadar yıkamadan saklayın. Ancak hazırlamadan önce güzelce ovarak bol su ile temizleyin.

Havuçları buharda, fırında, suda ya da püre haline getirerek pişirebilirsiniz. Havucu ne kadar pişirirseniz o kadar tatlı bir hale gelecektir.

Havuçları haşlarken içerisindeki vitaminler ve mineraller suya geçecektir. Bu nedenle o suyu kullanabilir ya da çok az su ile haşlayabilirsiniz.

Buharda pişirilen havuçlar ise vitamin ve besin maddesi yönünden daha zengin olacağı için bebeğinize hazırlarken önce buharda pişirip sonra püre haline getirebilirsiniz.

Kategoriler
TARİH

Ayasofya Ne Zaman Kimin Tarafından Yapıldı? Ayasofya’nın Tarihi ve Özellikleri

Ülkemizin ve de İstanbul’umuzun en önemi sembollerinden birisi Ayasofya’dır hiç kuşkusuz. Ayasofya kilise olarak yapılmış, İstanbul’un fethinden sonra cami olmuş, cumhuriyetin kuruluşundan sonrada müzeye çevrilmiştir. Kısa tarihi böyle olan muazzam bir yapı hakkında azıcık bilgi verelim isterseniz.

Ayasofya (Sainte Sophie) Camii, İstanbul’da Topkapı Sarayı yanındadır. Miladın 325. senesinde, Büyük Konstantin tarafından ahşap olarak yapıldı. Aryüs mezhebinde olup, 408’de vefat eden Arkadyus zamanında yandı. Bunun oğlu Teodosyus yeniden yaptırdı. Jüstinyanus zamanındaki ihtilalde yine yandı. Bunun tarafından şimdiki bina yaptırıldı. Jüstinyanus, 565’te ölmüştür. Bunun zamanında, zelzelede kubbesi yıkılmış, şimdiki kubbe 548’de yapılmıştır. Doğudan batıya 81, kuzeyden güneye 73, yüksekliği 57 metredir. Makedonyalı Valis (Balis-I) ve Roman ve Andronik zamanlarında tamir edilmiştir.

Asıl kilise, kareye yakın dikdörtgendir. Bu alanın üzerini 24,3 m yükseklikte, 33 m çapında bir kubbe örtmektedir. Kubbede 40 tane kaburga, kubbe kasnağında ise 40 pencere vardır. Bu büyük kubbeyi taşıyan fil ayakları birbirleriyle bitiştikleri yerlerde pandantif yaparak kubbeye bitişirler. Aynı zamanda büyük kubbenin basıncını, doğu ve batıdaki yarım kubbeler toprağa taşırlar. Binanın ağırlığını taşıyan sütunların sayısı ise 107 tane olup, 40 tanesi aşağıda, 67 tanesi ise yukarıdadır. Sütunlar için mermerler, Bizans İmparatorluğunun muhtelif yerlerindeki mermer ocaklarından, en nadide olanları seçilerek kullanılmıştır.

İstanbul’un Fethinden Sonra Ayasofya

29 Mayıs 1453’te (Hicri  857’de) İstanbul fethedilince, Fatih Sultan Mehmet Han Ayasofya’nın camiye çevrilmesini emretmiş ve fethi takiben ilk Cuma namazı burada Akşemseddin hazretleri tarafından kıldırılmıştır. Fatih Sultan Mehmed Han, Ayasofya’yı hayratının ilk eseri olarak, kıyamete kadar cami kalmasını yazılı vasiyet ve vakfetti. Caminin yanına da bir medrese yaptırdı. Müslüman Türkler, Ayasofya’ya daima ilgi duymuşlar, yaptıkları ustaca tamiratlarla bugüne kadar gelmesini sağlamışlardır.

İslam dini her şeyde olduğu gibi, resimleri de faydalı ve zararlı olmak üzere ikiye ayırmış olduğundan canlılara tapılmasına alet olan resimleri yasaklaması sebebiyle, Ayasofya’nın camiye çevrilmesi esnasında, binadaki mozaikler alçıyla sıvanarak badanalanmıştır. Ayrıca güneydoğudaki istinat duvarı ile buradaki tuğla minare, Fatih devrinde inşa edilmiştir. Kuzeybatıdaki minare, Sultan İkinci Bayezid, diğer minareler Sultan İkinci Selim devrinde, Mimar Sinan tarafından inşa edilmiştir. Sultan Üçüncü Murad devrinde de, Mimar Sinan İmparator Andronikos zamanında yapılan payandaları yeniden örmek ve yeni payandalar inşa etmek suretiyle, caminin çökme tehlikesinin önüne geçmiştir. Yine bu devirde Ayasofya’da bulunan iki büyük su küpü Bergama’dan getirilmiştir. Mihrabın iki yanındaki şamdanlar ise Kanuni Sultan Süleyman Han tarafından Budin’den getirilerek camiye vakfedilmiştir. Ayasofya Camii, 1809’da Sultan İkinci Mahmud Han, 1847 senesinde Abdülmecid Han ve 1894’te İkinci Abdülhamid Han devirlerinde tamir edildi.

Duvarlardaki ayetler, Sultan Dördüncü Murad zamanında, Bıçakçızade Mustafa Çelebi tarafından yazılmıştır. Bir şaheser olan mermer mimber ile vaz kürsüsü de bu devre aittir. Caminin güneyinde, duvarları Kütahya ve İznik çinileriyle kaplı ve çok kıymetli yazma eserler bulunan kütüphane Sultan Birinci Mahmud Han tarafından inşa ettirilmiştir. Caminin büyük kubbesine asılı olan büyük top kandili Üçüncü Ahmed Han yaptırdı.

Bugün mevcut olup, duvarlarda asılı duran ve Mustafa İzzet Efendinin hattı olan 7,5 m çapındaki lafzatullah, Peygamber efendimizin ve dört halifenin isimleri yazılı yuvarlak levhalar, Abdülmecid Han zamanında asılmıştır.

Ayasofya Camiinin bahçesindeki mezarlığa inşa edilen ilk türbe, Sultan İkinci Selim’e aittir. Bundan sonra Sultan Üçüncü Murad ve Sultan Üçüncü Mehmed’in türbeleri inşa edilmiştir. Ayrıca Ayasofya’nın bahçesinde Sultan Birinci Mustafa ile Sultan İbrahim’in türbeleri de mevcuttur.

Ayasofya’nın figürlerini ortaya çıkarma işi 1931-38 döneminde zamanın hükümeti tarafından Amerikan-Bizans Enstitüsüne verilmiş ve bu enstitü adına T. Whittemore çalışmalara başlamıştır. Kubbedeki mozayiklerin bir kısmı boya ile kopye edilmiştir. Fatih Sultan Mehmed Han zamanında mozayikler tamamen kazındığından yeniden yapıldığı da bildirilmektedir