Kategoriler
YEMEK TARİFLERİ

Hangi Mantar Nasıl Pişirilir?Videolu Anlatım

Mantar sevenler buraya. İşte farklı türleri bulunan ve her türü ayrı lezzet olan mantarın nasılyapılacağına dair sizlere birkaç tüyo hazırladık. Ayrıca ilk defa mantar yemeği hazırlayanlar için mantar sote tarifini videolu olarak da aşağıda ekledik. Bunun yanı sıra artık mantarı farklı şekillerde de pişirmek isteyenler için oktay ustanın Mantarlı enginar tarifini de veriyoruz. Hadi bakalım şimdiden afiyet olsun:

İlk olarak mantar türlerini tanıyalım.
Düğme mantarı
Beyaz mantar olarak da bilinen bu mantar çeşidi çok yaygındır. Daha kolay bulunabilen bu mantarlar genellikle çorbalarda, pizzalarda ve fast food yiyeceklerde kullanılır. ufak küpler halinde kesilip zeytinyağında sotelendiğinde oldukça lezzetli bir hal alır.

Portobello Mantarı
Geniş bir şapkası ve etli bir dokusu olan bu mantarlar özellikle etle birlikte tercih edilir. Izgarası yapılabilen bu mantarların ufakları çorbalarda da kullanılabilir.

Şitake Mantarı
Özellikle asya mutfağına özgü yemeklerde kullanılan bu mantarlar sebzelerle birlikte kızartılıp pilavın yanı sıra servis edilebilir. Makarna ve salata içerisinde de kullanılabilir.

Kavak Mantarı
Diğer mantar türlerine göre daha az bulunan bu mantarın renkleri gri ve kahverengi arasında değişir. Kremalı soslarda, et yemeklerinde ve deniz ürünleri tariflerinde kullanılır.

Mantar sote Tarifi Videosu:

Oktay ustadan Mantarlı Enginar Tarifi:

milliyet com

Kategoriler
YAŞAM YEMEK TARİFLERİ

Ev Baklavası Nasıl Yapılır? Ev Baklavası Tarifi, Malzemeleri, Hazırlanışı

Baklava Türk insanının en sevdiği tatlı desek sanırım abartmayız. Hatta biz Türkler o kadar tatlıyı seven bir milletiz ki Ramazan Bayramı’na da Şeker bayramı demişiz.

Tabiki bayramların vazgeçilmez lezzetlerinden tatlılarından biri de  hiç kuşkusuz baklavadır. Özellikle de bayram için evde hazırlanan ev baklavasının tadı bir başkadır. Peki ev baklavası nasıl yapılır? 

Ev baklavası tarifini, baklavanın malzemelerini, hazırlanışını, şerbetinin ve hamurunun yapımını bu yazıda bulacaksınız.  

Şimdiden iyi bayramlar

Ev Baklavası Malzemeleri:

Ev Baklavası Şerbeti:
5 su bardağı şeker
3,5 su bardağı su
yarım limonun suyu

Ev Baklavası Hamuru:
4 su bardağı un
1 su bardağı ılık süt
1 paket kabartma tozu
100g erimiş tereyağı
1 yumurta

Ev Baklavası İçi:
250g dövülmüş ceviz
ayrıca:
3 paket buğday nişastası (toplam 500g)
150g eritilmiş kızgın tereyağı

Ev Baklavasının Yapılışı:

1. Hamur malzemeleri ile poğaça hamuru kıvamında yumuşak bir hamur yapın. Bunu 15-20 dakika dinlendirin. dinlenmiş hamuru 3 eşit parçaya ayırın. Her parçadan 16-18 adet cevizden küçük parçalar koparın. Kopardığınız parçalara elinizle ceviz şekli verin. Şekil verdiğiniz her küçük bezeyi merdane ile bir yemek tabağı büyüklüğünde açın. Aralarına bolca nişasta serperek 16 veya 18 parçayı üstüste koyun. En üsttekine nişasta serpmeyin. Böylece 16′lı (veya 18′li) 3 grup elde edin.

2. Yuvarlak bir fırın tepsisini yağlayın. Yuvarlak yoksa dikdörtgen tepsinin içine yuvarlak açtığınız hamuru koyabilirsiniz. 16′lı bir grubu alıp merdane ile tepsinin genişliğinde açın. Bunu tepsiye serip üstüne ceviz içinin yarısını serpin. İkinci grubu da açıp üzerine serin. Kalan cevizleri de bunun üzerine serpin. son grubu da açıp en üste serin.

3. Tepsideki yufkaları baklava dilimi şeklinde dilimleyin. Üzerine – her yanına değecek biçimde- 150g kızgın tereyağı gezdirin. 200C fırında üzeri kızarana kadar pişirin. Fırından çıkartıp baklavayı soğutun. Şerbet ılık baklava soğukken şerbeti tepsinin üzerine gezdirin. 4-5 saat sonra servis yapın.

Kategoriler
Genel Kültür

İftarda Ne Yemeli? İftarda Yenilmemesi Gerekenler

Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Diyetisyeni Zuhal Yargıtay, ”Özellikle sahurda kızartma türü yiyecekler ve hazır gıdalardan uzak durun, iftar ile sahur arasında en az 2,5 litre su için” dedi.

Yargıtay, TÜ Başhekimlik Toplantı Salonunda düzenlediği basın toplantısında, dengeli beslenme konusunda uyarılarda bulanarak, özellikle bu yıl, ramazanın sıcak günlere rastlaması nedeniyle beslenmenin öneminin bir kat daha arttığını belirtti.

Ramazan ayında dengeli ve yeterli beslenmenin sürdürülebilmesi için iftar ve sahur öğünleri arasındaki zamanda, bir günde alınması gereken besinlerin eşit ve dengeli bir şekilde paylaştırılması gerektiğini ifade eden Yargıtay, şunları söyledi:

”Yeterli ve dengeli beslenmenin çok daha önem kazandığı Ramazan ayında sağlıklı beslenme önerilerine dikkat edilmelidir. Bizim oruç tutanlara tavsiyemiz sahur öğününü kesinlikle atlamamalarıdır. Sahurda süt, yoğurt, peynir ve en kaliteli protein kaynağı olan yumurta gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılmalı veya çorba, sebze ve zeytinyağlı yemeklerden oluşan hafif bir öğün tercih edilmelidir. Ancak susama hissini artıran aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemekler ile bal, pekmez, reçel ve tatlı gibi şekerli ve unlu gıdalardan uzak durulması gerekir.

Özellikle sahurda kızartma türü yiyecekler ve hazır gıdalardan uzak durun, iftar ile sahur arasında en az 2,5 litre su için. Kan şekerini hızlı yükselten pirinç pilavından da uzak durun. Posalı yiyecekleri tercih edin. Kafeinli içecekler yerine de ıhlamur, kuşburnu gibi bitki çaylarını veya sebze sularını tüketin.”

Havanın aşırı sıcak olması nedeniyle vücuttaki terleme oranının daha fazla olduğunu anlatan Yargıtay, ramazanda yeterli sıvı alınmadığı taktirde vücudun dengesinin bozulacağını, bununda bulantı, kusma hipoglisemi gibi bazı rahatsızlıklara neden olabileceğini belirtti.

Yargıtay, kronik hastalığı olan kişilerin ve özellikle de tansiyon ve şeker hastalarının ramazanda oruç tutmamaları gerektiğini bildirdi.

haber7

Kategoriler
YEMEK TARİFLERİ

Tiramisu Nedir? Tiramisu Nasıl Yapılır, Tiramisu Tarifi

Tiramisu Nedir?

İtalyan kökenli bir yaş pasta olan tiramisunun İtalyanca’daki anlamı ‘Tira mi su’ “Beni kendime getir , kaldır” demektir.

Tiramisu İçin Malzemeler:

* 1 paket kedi dili bisküvi ya da kakaolu hazır kek
* 3 yemek kaşığı un
* 3 yemek kaşığı şeker
* 1 adet yumurta
* 2 su bardağı süt
* Yarım paket labne peynir
* 2 tatlı kaşığı hazır kahve (nescafe gold gibi)
* 1 fincan sıcak su
* Kakao

Tiramisu’nun Hazırlanışı

1. Sıcak suyun içinde kahveyi eritin.
2. Kakaolu pasta keki ya kedi dili bisküvilerin yarısını kahveli suyla ıslatıp servis tabağına yerleştirin.
3. Un, şeker, yumurta ve sütü karıştırıp muhallebi kıvamına gelene kadar karıştırarak pişirin.
4. Muhallebiyi ocaktan almadan önce labne peyniri ekleyip, iyice karıştırın.
5. Muhallebinin yarısını pasta keki ya bisküvilerin üzerine yayın.
6. Pasta keki ya bisküvilerin diğer yarısını muhallebinin üzerine kapatın.
7. Kalan kahveli suyla üst pasta keki ya da bisküvileri ıslatın.
8. Kalan muhallebiyi üzerine yayın.
9. Çay süzgeci ile üzerine kakao serpin.

Afiyet olsun

Kategoriler
YEMEK TARİFLERİ

Kadın Budu Köfte Nasıl Yapılır? Tarifi, Yapılışı

İçerisinde bulunan besin maddeleri sayesinde tam bir enerji deposu olan kadınbudu köfte maharet isteyen bir yemektir.

Hem sıcak hem de soğuk halde servis edilebilen bu köfte çeşidi mutfakta uğraşmayı seven ve misafirlerine muhteşem tatlar sunmayı isteyenlerin listesinin başında yer alır.

İşte kadınbudu köfte tarifi!

Malzemeler:

500 gr. dana kıyma, 1/2 adet soğan, 50 gr. pirinç (haşlanmış), 1 ActiFry kaşığı kıyılmış maydanoz, 1/4 ActiFry kaşığı kırmızı toz biber, 1/4 ActiFry kaşığı karabiber, 1/2 ActiFry kaşığı tuz, 1 adet yumurta, 2 adet yumurta (çırpılmış), Un ve galeta unu (yeteri kadar), 1 ActiFry kaşığı sıvı yağ.

Yapılışı:

Adım 1:

1.Soğanı soyup yemeklik doğrayın. Pişirme haznesine sıvı yağı koyup ActiFry’ı çalıştırın. 2 dakika sonra kıymanın yarısını ve soğanları pişirme haznesine koyup 7 dakika kavurun. Bir kenarda soğumaya bırakın.

Adım 2:

2.Kavurduğunuz kıymayı kalan kıyma, çırptığınız 1 adet yumurta, haşlanmış pirinç, maydanoz, kırmızı toz biber, karabiber ve tuz ile birlikte iyice yoğurun. Buzdolabında 15 dakika dinlendirin.

Kategoriler
YEMEK TARİFLERİ

Patatesin Sağlıklı Pişilmesi İçin Yapılması Gerekenler

Çorbalar, yemekler ve salatalarda pek çok farklı şekilde kullanılabilen patates, vitamin ve mineraller açısından da oldukça zengindir. Patates tüm dünyada en çok yetiştirilen sebze olarak da ün yapmıştır.

Patates de pişirilmesine bağlı olarak besin değeri kaybına uğrayabilir. En değerli kısmı kabuğunun altında bulunduğu için dikkatli olmak gereklidir.

Patates pişirirken dikkat etmeniz gereken noktalar şu şekilde sıralanabilir:

• Pişirmeden önce kabuklarını soymayın. Dış kabuk pişirme süresince karşılaşılacak vitamin kaybını en aza indirecektir. Protein ve mineraller bu kabuğun hemen altında bulunduğundan pişirdikten sonra soymak daha doğru olacaktır.

• Patatesleri haşlamak istiyorsanız önce suyu iyice kaynatın. Ardından patatesleri ekleyin. Bu sayede suda çözünen bir vitamin olan C vitamininin miktarında fazla kayıp yaşanmayacaktır.

• Fazla yağ içerisinde kızartıldığında patateste bulunan C vitamini %75 oranında kaybolmaktadır. Bu nedenle mümkün olduğu kadar buharda ve fırında pişirme yöntemlerini deneyin. Ya da çok daha az miktar yağ ile kızartma yapabileceğiniz mutfak malzemelerinden yararlanın.

milliyet

Kategoriler
EĞLENCE

Boğazda Yemek Nerede Yenir Fiyatları Mekanları

Boğazın büyüleyici manzarasına sahip Yeniköy’de açtığı Kaşıbeyaz Bosphorus’da misafirlerine sunuyor. 1.850 metrekare alan üzerine kurulan ve 4 kattan oluşan restoran Mimar Eren Yorulmazer imzası taşıyor.

Girişteki ana salonda ailenizle tadı damağınızda kalacak bir et keyfi yaşarken, ikinci kattaki 100 kişilik açık ve kapalı alana sahip salonda ise boğazın esintisini teninizde hissedebilirsiniz. Üçüncü katta 100 kişilik açık, 100 kişilik kapalı alana sahip olan VIP salonda, misafirlerinizi ağırlayabilir ve boğazın eşsiz manzarasında beş çayınızı içebilirsiniz. Boğaz deyince ilk akla gelen yaz akşamları da mekânda unutulmamış.

En üst kattaki terasta boğazın ihtişamlı manzarasına hâkim noktada yaz akşamlarının tadını çıkartabilirsiniz. Geleneksel Türk mutfağı yapısına sahip olan Kaşıbeyaz, yeni restoranda kullanılan ve 21. yüzyıl esintileri taşıyan mimari detaylarla daha çağdaş bir görünüme kavuşuyor. Eren Yorulmazer’in İstanbul boğazının güzelliği ile dünü ve bugünü birleştiren bir çizgide tasarladığı mekânda, tüm mekânda kullanılan özel tasarımlar dikkat çekiyor. Turkuvaz renginin ön plana çıktığı tasarımlarda, klasik çintemani deseninin modernize edilerek metal malzemeye uygulanmış hali konuklara bir saray atmosferi yaşatıyor.

Osmanlı motiflerinin ağırlıklı olarak kullanıldığı mekânda bakır dövme üzerine krom kaplama aydınlatmaların her biri de el yapımı ve mekân için özel tasarlanmış. Mekânda tüm duvarlarda ve dekorasyonun büyük bir kısmında masif ve gözeneksiz bir yapıya sahip olan malzemeler kaplanarak tercih edilmiş. Bu malzeme hiçbir bakteriyi bünyesinde barındırmıyor, rengi solmuyor, çizilmiyor ve yanmıyor.

Beyaz renginin baskın olduğu mekânın zemininde ise beyazın beyazı ve beyazlığını küçük kristallerden alan mermerler göze çarpıyor. 1974 yılında Aksaray’da kurulan ve 1987 yılından itibaren Florya’da hizmet vermeye başlayan Kaşıbeyaz, kendine has geleneksel Güneydoğu mutfağı sadece damak tadına hitap etmekle kalmıyor, boğazdaki yeni mekânında yarattığı sıcak atmosferle et lezzetini İstanbul Boğazı’na taşıyor.

Kaşıbeyaz’ın vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alan Ali Nazik, Fıstıklı Kebap, Soğan Kebabı, Abugannuş ve Künefe artık boğazın eşsiz manzarası ile misafirlerinin beğenisine sunuluyor.

Bu eşsiz manzarada özel tatları denemek için sizde boğazın yeni gözdesi Yeniköy Kaşıbeyaz Bosphorus’a 0212 468 17 17 nolu telefondan rezervasyon yaptırabilirsiniz.

Kategoriler
SAGLIK

Süt çocuğunun Beslenmesi, Önemi, Tavsiyeler

Çocukluk çağı hastalıklarının önemli nedenlerinden olan büyüme geriliği, bazı vitamin ve mineral eksiklikleri ve ishaller en sık 0-2 yaş grubunda görülür. İki yaşından küçük çocuklarda yetersiz beslenmenin erken fiziksel büyüme ve zeka gelişimine ve ileri yaşam sağlığı üzerine olumsuz etkileri bilinmektedir. Bu nedenle, süt çocuğu ve küçük çocuklarda ideal beslenme ile ilgili anne adayları ve annelerin bilinçlendirilmesinin çocuk sağlığı ve erişkin sağlığı üzerinde olumlu etkileri olacaktır.

0-6 Ay Beslenmesi:

Günümüzde bebeklerin doğumdan itibaren ilk 6 ay boyunca yalnız anne sütü ile beslenmesi ve bu süre içinde su dahi hiçbir ek besin verilmemesi önerilmektedir. İlk 6 ay tek başına anne sütü ile beslenme, daha sonra uygun ek besinleri başlatılması ve emzirmenin iki yıl sürdürülmesi; süt çocuğu için ideal beslenmedir.

Bebekler doğumdan sonraki ilk yarım ile bir saat içinde emzirilmeye başlanmalıdır. Emmenin en aktif olduğu bu sürenin geçirilmesi emzirme başarısı ve süresinin olumsuz yönde etkilemektedir. Bebek ve anne aynı odada bulunmalı, böylece bebek ağladıkça beslenmelidir. Bebeğin sık sık ve uygun teknikle emzirilmesi, süt salgılanmasını sağlayan en önemli faktördür. Dolayısıyla, bebek daha iyi tartı alır, meme sorunları azalır ve emzirme alışkanlığı daha kolay yerleşir. Gece emzirmeleri de süt yapımının artması yönünden önemlidir, bebek en az 10 dakika emzirilmelidir. Bazı bebekler 20-30 dakikadan önce memeyi bırakmazlar. Eğer bir emzirişte tek meme emzirilmişse, bir sonraki emzirişte ikinci memeden emzirilmelidir. Eğer her iki memeden de emzirilmişse, bir sonraki emzirmede bebek son verilen memeden emzirilmelidir.

Bebek bezi hakkında tüm merak ettikleriniz için Molfix’in sizler için hazırladığı önerilere göz atın!

Başarılı bir emzirmenin gerçekleşmesi annenin bebeği memeye tutuşu ve bebeğin memeye yerleşmesinin doğru bir şekilde olması ile mümkündür. Anne bebeğini oturarak ya da yatarak emzirmek isteyebilir. Annenin kendini rahat hissettiği pozisyonda emzirmesi en uygun olanıdır. Hangi pozisyonda olursa olsun bebeğin memeye tutuluşunda dikkat edilmesi gereken temel noktalar şunlardır; bebeğin başı ve gövdesi düz bir hatta olmalı, vücudu annesininkine yakın olmalı, yeni doğmuşsa poposundan desteklenmelidir.

Bebeğin memeye yerleştirilmesi esnasında önce meme ucuyla bebeğin dudaklarına dokunulmalı, bebeğin ağzını genişçe açması beklenmeli, bebeği alt dudağı meme ucunun altına gelecek şekilde çabucak memeye tutmalıdır. Bebek memeye iyi yerleşmişse ve etkin emiyorsa; meme ucu çevresindeki kahverengi halkanın bebeğin alt çenesine yakın olan kısmı, üstte kalan kısma kıyasla bebeğin ağzına daha fazla oranda girmiş olduğu, bebeğin alt çenesi annenin memesine temas ettiği, emme esnasında bebeğin yanaklarının dolgun olduğu, bebeğin ritmik bir şekilde yavaş yavaş emdiği, yutkunma seslerinin duyulduğu gözlenir. Memeye iyi yerleşmeme sonucunda; boşalamaması sonucu memede gerginlik, bebeğin yeterince süt alamamasından dolayı bebeğin doymaması, memeyi reddetmesi ve tartı alamaması durumu ortaya çıkmaktadır.

Her annenin sütü kendi bebeği için idealdir ve yeterlidir. Anne sütünün yetersiz olduğu (mutlaka bir hekim tarafından 1-2 hafta izlem sonucunda karar verilmelidir) ya da anne sütünün verilemediği (annenin ağır hastalığı, radyoterapi ve kemoterapi alması, aktif tüberkülozu v.s.) gibi nadir durumlarda; olanak varsa bileşimleri anne sütüne çok yakın olan formül sütleri (endüstri sütleri) kullanılmalıdır. Temiz ve uygun hazırlama koşullarında formül sütleri ile sindirim sorunları nadirdir ve yapay beslenmenin sakıncaları en aza indirilmiş olur. Ancak doğal beslenmenin gerçekleşmediği ve ailenin ekonomik gücünün yetersiz olduğu durumlarda inek sütü ile beslenme önerilmelidir. Önce inek sütü bir taşım kaynatılmalı ve ilk 4 haftada 1:1, 1-4 ay arası 2:1 oranında (2 kısım süt 1 kısım su) sulandırılarak verilmelidir. Dördüncü aydan sonra tam süte geçilebilir. Kaloriyi arttırmak amacıyla 100g. süte veya sulandırılmış süte 5gr. (silme büyük çay kaşığı) oranında şeker eklenmelidir. Zorunlu olmadıkça 9 aydan küçük bebeklere inek sütü önerilmemeli, dokuzuncu aydan sonra ise verilen miktar dereceli olarak arttırılmalıdır.

6-12 Ay Beslenmesi:

Ek besinlerde geçiş için en uygun dönem 6.ayın sonudur (180 gün). 6-24 aylar arası dönemde ek besinlerin yanı sıra emzirmenin sürdürülmesi çocuk sağlığı açısından oldukça önemlidir. Sık emzirme devam ederken, 6.ayda küçük miktarlarda tamamlayıcı besinler başlanmalı ve çocuk büyürken besin miktarı arttırılmalıdır. Tamamlayıcı besinlerin kıvamı, süt çocuğunun ihtiyacına ve motor gelişimine uygun olarak, bebek büyüdükçe kademeli olarak arttırılmalıdır. Süt çocuğu 6.ayın başlangıcında püre halinde ezilmiş yarı katı besinleri yiyebilir, 8.ayda ise çoğu bebek parmak besinleri dediğimiz, ara öğünlerde yardımsız yiyebilecekleri besinleri tüketebilir. On ikinci ayda bebekler ailenin diğer bireylerinin tükettiği aile yemekleri ile beslemeye hazırdır, ancak bu besinlerin enerji yoğunlukları ve bebeğin ihtiyaçları hesaba katılmalıdır. Fındık, fıstık, üzüm, çiğ havuç parçaları gibi sert taneli besinler boğulmalarına neden olacağından sakıncalıdır. Süt çocuğunun besin ihtiyacını karşılamak, çeşitli besinleri içeren bir beslenme rejimi ile mümkündür. Et, tavuk, balık ya da yumurta günlük olarak ya da mümkün olduğunca sık tüketilmelidir. Hazırlanan besinlerin yağ içeriği yeterli düzeyde olmalıdır. Çay, kahve gibi düşük besin değeri olan, soda, gazlı içecekler gibi şeker oranı yüksek olan içeceklerden sakınmalıdır.

Tüketilen meyve suyu miktarının, besi değeri yüksek olan besinlerin alımını engellememesi için sınırlandırılmalıdır. 6.aydan sonra bebeğe su verilebilir. 12.aya kadar suyun kaynatılıp verilmesi gerekir.

Sağlıklı beslenen anne tarafından emzirilen bir süt çocuğunun günlük öğün sıklığı; 6-8 ayda 2-3 kez, 9-11 ayda 3-4 kez, 12-24 ayda 3-4 kez ve bir parça meyve gibi parmak besinlerinin sunulduğu 1-2 ara öğündür. Eğer her öğünde alınan besinin enerji yoğunluğu düşükse ya da bebek emzirilmiyorsa öğün sıklığı arttırılmalıdır.

Bebek bezi hakkında tüm merak ettikleriniz için Molfix’in sizler için hazırladığı önerilere göz atın!

Süt çocuğu anne ya da bakıcı tarafından doğrudan beslenmeli ve açlık, tokluk belirtilerine duyarlı olunmalıdır. Anne ya da bakıcı, bebeği yavaş ve sabırla beslemeli, yemeğe teşvik etmeli, ancak zorlamamalıdır. Ana besini reddeden çocuklar için değişik tat, lezzet ve yapıda yeni kombinasyonlar denenmeli ve teşvik yöntemleri arttırılmalıdır. Yemek esnasında çocuğun dikkatini dağıtacak oyunlar minimize edilmelidir. Yemek zamanlarının öğrenme, sevgi dolu konuşmalar için olduğu unutulmamalıdır.

Besinler doğru bir şekilde ve hijyen kurallarına uygun olarak hazırlanmalıdır. Besinlerin hazırlanmasından önce annenin ellerinin, yemekten önce annenin ve bebeğin ellerinin yıkanması, besinlerin hazırlandıktan hemen sonra tüketilmesi ya da uygun koşullarda saklanması, besinlerin hazırlanması ve sunulmasında ve bebeği beslerken temiz kase, bardak,kaşık v.s kullanılması ve temizleme güçlüğü nedeni ile biberon kullanılmaması; bu dönemde uyulması gereken kurallardır.

Süt çocuklarının sağlıklı gelişimi için vitamin ve mineral takviyeleri almaları gerekmektedir. Bazı toplumlarda emziren annelerin, hem kendi sağlıkları, hem de sütlerindeki uygun yeterliliği sağlamak için vitamin ve mineral desteğine ihtiyaç gösterir. Gebelik öncesi ve gebelikte de vitamin ve mineral desteği yararlıdır.

Hastalık esnasında emzirme sıklığını arttırma yolu ile sıvı alımının arttırılması ve bebeğin yumuşak, iştah açıcı, favori besinleri tüketmeye teşviki gerekir. Hastalık sonrasında ise normalden daha sık beslenme ve daha fazla miktarda yemeye teşvik önemlidir.

Sonuç olarak; süt çocukları ve küçük çocuklar; optimal büyüme-gelişme, zeka gelişimi, gelişim ve hayata sağlıklı başlangıç için yaşamın ilk iki yılı kritik bir dönemdir. Bu dönemde sağlıklı beslenme fırsatı kaçırılmamalıdır. Annelerin emzirme ve tamamlayıcı beslenme uygulamaları konusunda bilinçlendirilmesi ve uyumunun sağlanması, çocuk sağlığı açısından son derece önemlidir.

‘Türk Pediatri Kurumu doktorları tarafından hazırlanmıştır’

Kategoriler
YEMEK TARİFLERİ

İstanbul’un En İyi 25 Pizzacısı

amurun üzerindeki eriyen nefis peynir, üzerine serpiştirilen salamlar, sucuklar, mantarlar, zeytinler… Bir zamanların yoksul yemeği pizza, bugün en popüler mekanların bile mönülerinden eksik olmuyor.

1- Grissini: Mönüsünde  13 çeşit pizza var. Mevsim sebzelerinden oluşan ‘Verde’ ve dana etiyle yapılan ‘Salsa Di Vano’ en çok sipariş alanlar. ‘Salsa Di Vano’nun sırrı, kırmızı şarap sosu. Üç dakikada servise hazır olan pizzalar, taş fırında pişiyor. Fiyatlar 21-37 TL. Tel: 0 212 343 12 97

2- Trattoria da Rosario: 16 çeşit pizzası var. En sevileni, ızgara patlıcandan yapılan ‘Sicilya’. ‘Tuna balıklı pizza’sı da bir başka spesiyal. Fiyatlar 17-23 TL. Tel: 0 216 327 63 63

3- Trattoria il Faro: Pizzalar beş dakikada servis ediliyor. 20 yaşındaki Ömer Usta, pizzaya fark katanın peynir olduğunu söylüyor. 13 çeşit arasında en çok ‘rozbif’li sipariş ediliyor. Acı İtalyan salamlı ‘Fuego’ ve ‘dört peynirli pizza’ da diğer favoriler. Fiyatlar 18-29 TL. Tel: 0 216 550 97 97

4- Mama: Kepekli pizzalarıyla diyette  olanların gönlünü fethediyor. 18 çeşit pizza arasında sebze sevenler enginarlı  ‘Siciliana’yı, acı sevenler ise baharatlı tavukla yapılan ‘Polo&Porcini’yi tercih ediyor.  Fiyatlar 15-31 TL. Tel0212 241 11 52

5- Da Mario: Buradaki pizzaların özelliği çıtır çıtır olmaları. Domates soslu ve mozzarella peynirli ‘Margarita’, mönünün gözdesi. Taze enginar kalbi ve kepekli hamurla yapılan pizza ise kilosunu düşünenler için.   Fiyatlar 16-38 TL. Tel: 0 212 265 51 86

6- The House Cafe: The House Cafe’lerde pizza yemek için mönüye sadık kalmak zorunda değilsiniz. Dileyen, damak tadına uygun pizzayı kendi yaratabiliyor. Diyelim ‘Margarita’yı seçtiniz, üzerine İtalyan salamı, bresaola veya dilediğiniz lezzeti ekletebiliyorsunuz. Fiyatlar 18-25 TL arasında.   Tel: 0 212 444 48 42

7- Num Num: Buradaki pizzalar, yüzde 50 kepekli un, yüzde 50 beyaz unla hazırlanıyor. Taş fırında pişirilen çeşitler, salatayla servis ediliyor. En sevilen pizzası, ana malzemesi kıyma, pepperoni ve jalapeno olan ‘etli metli’.  ‘Közlenmiş patlıcanlı pizza’ ise mönünün en yenisi. Fiyatlar 16-23 TL.    Tel: 0 216 358 66 00

8- Paper Moon: Akmerkez’de hizmet veriyor. 16 çeşit pizzasının hepsi spesiyal. En çok kurutulmuş dana eti ve rokayla yapılan ‘Bresaola’ ve ızgara sebzeli pizza sipariş ediliyor. Fiyatlar 22-45 TL. Tel: 0 212 282 16 16

9- Spazio: Mönüde 4 çeşit var. En çok siparişi İtalyan klasiği ‘Margarita’ ve ‘Prosciutto’ alıyor. Diğer iki çeşit de ‘mantarlı’ ve ‘ıspanaklı pizza’. Talebe göre çeşitler artabiliyor. Fiyatlar 21-27 TL arasında. Tel: 0 212 368 12 34

10- Il Padrino: Mönüsünde 16 çeşit pizza var. En beğenilenleri, enginar kalbinin farklı bir lezzet kattığı ‘Stagioni’. Fiyatlar 16-24 TL arasında. Tel: 0 216 573 45 45

11- Bella Vista: Bahçeşehir’de hizmet veren mekanın mönüsünde 26 çeşit pizza var. ‘Pizza Bela Vista’ sadece burada olan bir çeşit. Ana malzemesi tavuk. ‘İtalyan pidesi’ olarak bilinen ‘Calzone’de de iddialılar. Jambon, mantar, yumurta ve enginarla yapılıyor. Fiyatlar 17-33 TL. Tel: 0 212 669 42 55

12- Piola: Mönüsünde 64 pizza var. Light pizzalarda tam buğday unu kullanılıyor. Kuru füme etli ve kavurmalı pizzalar, spesiyallerinden. En çok sipariş edilense kadın müşterileri yoğunlukta olduğu için ‘sebzeli pizza’. Taş fırında pişen ince hamurlu pizzaların fiyatları 14 ile 36 TL arasında. Tel: 0 212 337 30 70

13- Pastarito: Suadiye’de hizmet veriyor. Diyet pizzaların reçeteleri gramaj olarak ‘ağır’ olsa da kalorisi düşük. ‘Gorgonzola   peynirli pizza’sı en sevilen çeşidi.  Fiyatlar 18-34 TL. Tel: 0 216 362 35 01

14-Papa John’s: Pizzalar biber turşusuyla geliyor. ‘Barbekü soslu tavuk’ ve ‘mantarlı pizza’ buraya özel. Türk damak tadından vazgeçemeyenler için de sucuk ve pastırmalı ‘Ottoman Pizza’ var. 10 TL’den başlayan fiyatlar boyutuna göre 37 TL’ye kadar çıkıyor.  Tel: 0 216 349 17 00

15-Upper Crust: Mönüde 26 çeşit pizza var. Çeşitler, ‘özel pizzalar’, ‘Türk pizzaları’, ‘karidesli pizzalar’ ve ‘pesto soslu pizzalar’ olmak üzere dört başlık altında sunuluyor. Tavuk fajita ve karidesli olanları deneyin. Fiyatlar 18-33 TL. Tel: 0 212 227 52 27

16-Beppe Pizza: Pizzaları içinde en çok ‘Extra Rosa’ seviliyor. 31 TL’lik fiyatıyla en pahalısı da bu. ‘Extra Rosa’, sucuktan salama, kıymadan mantara 11 çeşit malzemeyle yapılıyor. Mekanın spesiyali ise mezgit ve somon filetosuyla hazırlanan ‘balıklı pizzalar’. Fiyatlar 9.90 TL’den başlıyor. Tel: 0 216 550 22 00

17-Otto: 21 çeşit pizza var. En çok karma ve üç mantarlı satılıyor. İsterseniz kepek unuyla hazırlatabiliyorsunuz. ‘Füme dilli pizza’ en yenisi. Çam fıstığı, roka ve nar ekşili sosla hazırlanan ‘Şefin Seçimi’yse sadece burada yiyebileceğiniz bir lezzet. Fiyatlar 14-28 TL.  Tel: 0 212 292 70 15

18-Miss Pizza: Miss Pizza’nın mönüsünde sadece pizza var. Şimdilik 33 çeşit bulunuyor ama sayı her geçen gün artıyor. ‘Ançuezli Selena’ ve Funghi’, mönünün gözdesi. Ricotta peyniri, bal ve fıstıkla yapılan ‘Pizza Honey’ de değişik tatlara açık damaklara hitap ediyor. Fiyatlar 12-33 TL arasında. Tel: 0 212 251 32 34

19-Zazie: Mönüdeki 17 çeşit pizzanın çapı 32 cm. En sevileni ‘Zazie Pizza’. Marine edilmiş patlıcan, tulum peyniri, çam fıstığı ve domates sosla yapılıyor. Doğalgazlı taş fırında pişen pizzaların hamuru, çıtır olması ve kolay hazmedilmesi için üç gün bekletiliyor. Bu sayede pizzalar mideyi şişirip rahatsız etmiyor. Fiyatlar 18 TL’den başlıyor.   Tel: 0 212 231 87 81

20-Fratelli la Bufala: Napoli usulü 20 çeşit pizza yapan mekanda ‘Margarita’ yok satıyor. En pahalı pizzaları, deniz mahsüllü olanı: 39 TL. Bresaola ve ananasın buluştuğu ‘Tropicale’ fark arayanlar için ideal.
Tel: 0 212 325 54 11

21-Mezzaluna: 25 çeşit pizza var. Sipariş alındıktan 3-4 dakika sonra hazır oluyor. Pizzalara isimlerini veren ‘Cotto Jambon’, ‘Parma Jambonu’, ‘Napoli Salamı’ gibi şarküteri ürünleri ve peynir çeşitleri İtalya’dan geliyor. Müdavimleri en çok ‘Robespierre’i seviyor. Bu pizza, ince bonfile dilimleri, domates, roka, kekik, sarımsak, parmesan, mozzarella ve domates sosla yapılıyor. Fiyatları 18-36 TL arasında.
Tel: 0 212 352 88 11

22-Vapiano: Mönüsünde 19 çeşit pizza var. Açık mutfakta yapılan pizzalar arasında labne özel soslu, üzerinde küp dana bacon parçaları olan, taze ve kırmızı soğanlı  ‘Flammkuchen’ favori. Koyun feta peyniriyle yapılan Akdeniz lezzeti ‘Pamodorini’ de mekanın spesiyali. Fiyatlar 15 TL’den başlıyor.
Tel: 0 216 464 42 65

23-Pucci Plus: 11 çeşit var. Hemen hepsi de klasik İtalyan pizzası. Diyette olanlar ıspanak ve enginar kalbiyle yapılan ‘Pizza Euro’yu tercih edebilir. Et yemeyenler için mevsim sebzelerinden oluşan vejetaryen seçeneği mevcut. Fiyatlar 19 TL civarında. Tel: 0 212 293 67 32

24-Pizzeria Trio: ‘Sebzeli Carciofo’ ve ‘Hellim Peynirli Pizza’ en sevilen çeşitleri. İncecik hamurlu pizzalar açık mutfakta hazırlanıyor ve taş fırında pişiriliyor. Sos olarak da baharatlarla harmanlanmış zeytinyağı kullanılıyor. Tel: 0 212 252 44 44

25-Mia Mensa: Kuruçeşme ve Suadiye’de şubeleri var. Hangisine giderseniz gidin her ay değişen bir mönü göreceksiniz. Mönüye her ay Akdeniz mutfağından bir başka lezzet ekleniyor. Yenilere rağmen cazibesinden bir şey kaybetmeyen tek şey ise pizza. ‘Vitello’ ve ‘Dört Peynirli’, Mia Mensa’nın en sevilen çeşitleri. Fiyatlar 25 TL civarında.  Tel: 0 212 263 76 35
kaynak: milliyet.com.tr