Kategoriler
TEKNOLOJİ

Bitmeyen Pil Üretildi

Yıldız Tekni Üniversitesinin geliştirdiği teknik ile bitmeyen biyolojik Pil üretilmesinin önü açıldı. Kim bilir yakında bitmeyen piller ile tanışabiliriz.

Projenin içeriği: Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bestamin Özkaya ve beraberindeki ekip, bakteriden üretilen elektrikle led lambayı yakmayı başardı.

Kategoriler
ARABA

Etox Nedir? Ne Zaman Üretilecek? Etox Kaç Para Olacak?

Ülkemizin Coupe tarzındaki ilk spor otomobilidir. Sınıfında seri üretim belgesi almaya hak kazanmış ilk otomobilidir. Bu sınıftaki ülkemizde ABS test deney aşamasını tamamlayan ilk otomobilidir. İTÜ (OTAM)’ın bu kapsamda testlerini yaptığı ilk adımdır. Sanayi Bakanlığı’nın bu kapsamda verdiği ilk seri üretim iznidir. Tüm aşamalarında görev alan personelin tamamı içimizden birilerinden oluşmuştur.

Şasesi yurt dışında örneklerinde olduğu gibi profilden örme Şase tekniğine uygun olarak yeniden projelendirilmiştir.

Hem spor otomobildir, hemde bir aile otomobilidir.

Özellikle büyükşehirlerimizin trafik sorunlarını da göz önünde bulundurarak insanımızın günlük hayatta kullanacakları bir spor otomobil olarakta bir ilktir.
Ülkemizin ilk otomobili olan Devrim’in üzerinden 46 sene geçmiş olmasına rağmen, çağımızın ve özelliklede otomotiv sektörümüzün gelişimini göz önünde bulundurursak, dünya otomotiv sektörüne bir marka kazandıramamış olmamız çok üzücüdür.

Otomobilin icadından başlarsak 100 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen ne acıdır ki; hala kendimizin bir otomobili yok.

Bir çok ülke, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra otomotiv sektörünün önemini kavramış, geç de olsa 1980’li yılların başında sektöre girmiş ve sonraki süreçlerde dünyaca ünlü markalar yaratabilmiştir. Güney Kore bile bir çok markası ile dünya otomotiv sektörüne yön verir hale gelmiştir.

Söz sahibi olamadığımız bir sektörde, yıllarca dışarıdan ithal ederek sahip olduğumuz otomobilleri birbirimize övdük durduk.

Kısaca değinmeye çalıştığımız nedenler bizleri rahatsız etmiş ve ülkemizin sanayiindeki gelişmelerini göz önünde bulundurarak ve bir spor otomobil yapma fikri bizlerde oluşmuştur. İstedik ki; acısıyla, tatlısıyla tüm duygu ve düşüncelerimizi birlikte paylaştığımız, ülkemizin geleceği paydasında birleştiğimiz, insanlarımızın düşüncelerinede saygı duyarak, milletçe bir spor otomobilde olmasını istediklerimizi ETOX’ta toplamaya çalıştık.

ETOX, kendi insanımızın bir spor otomobilindeki beklentileri dikkate alınarak tasarlanan bir araç olma özelliği ile de bir ilktir.

ETOX’un tasarım aşamasında prototip aşamasıda dahil olmak üzere 46 kişi görev almış ve toplmada 14 ay sürmüştür. Günümüz otomotiv sektörünün mühendislik tekniklerinin tümü bu projede kullanılmıştır. Tasarımcısından, mühendisine ve projede yer alan ustasına varıncaya kadar kendi insanımız görev alarak bu alanda da ikinci bir ilki gerçekleştirmiştir.

ETOX’un tasarım temelinde kendi insanımızın beklentileri dikkate alınarak, günlük hayatta kullanılabilecek 4 kişilik bir spor otomobil üretme fikri vardır. 4 kişilik oturma düzeni, dizel motoru ve geniş bir bagaj hacmiyle günlük hayatta kullanılabilecek bir aile otomobili yanı sıra, çağdaş ve modern tasarım çizgileriyle bütünleştirilmiş ve çok daha güçlü motor seçenekleri ile de tam bir spor otomobil kullanım özellikleri düşünülerek, sizlere ikinci bir alternatif sunmuştur.

Kategoriler
GÜNCEL

Yalovada Tatil, Gezilecek Yerler ve Bilinmesi Gerekenler

İstanbuldaki tatilcilerin gözde mekanlarından biri olan Yalovayı gelin birlikte tanıyalım. Otelleri, tatil köyleri ve eşsiz doğasıyla Yalova tatilciler için mükmmel bir yer. İstanbul’dan sadece bir saat uzaklıkta olan Yalova’da, Atatürk Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü bahçesinde ve deniz kenarında bulunan Yürüyen Köşk, Atatürk’ün 21 Ağustos 1929’da Yalova’ya gelişinde verdiği talimatla, iki katlı, dörtgen planlı, ahşap karkas olarak yapıldı. Atatürk’ün çevreciliğinin en güzel örneklerinden biri olan köşkün hikayesi şöyle:

”Büyük Önder, bir gün köşke geldiğinde bahçıvanı ağacın dallarını kesmeye çalışırken görür. Hemen bahçıvanı yanına çağırarak bunun nedenini sorar. Bahçıvan da ‘Ağacın dalları köşkün duvarına kadar uzamış’ der. Atatürk, bunun üzerine ‘Ağacın dalını kesmeyin, köşkü kaydırın’ emrini verir. Daha sonra 10 Ağustos 1930’da İstanbul’dan getirilen tren rayları kullanılarak bina 4.8 metre kaydırılır ve ağacın dalları kesilmekten kurtarılır. Bina, bu nedenle ‘Yürüyen Köşk’ olarak nitelendirilir.”

İzmit istikametinden kara yoluyla gelindiğinde Yalova’nın son dönemde alternatif turizm anlamında atılım yapmasını sağlayan ”Yeşil-Mavi Yol” tabelaları ziyaretçileri karşılıyor. Altınova’dan başlayıp, tüm yarımadayı dolaşarak Armutlu’da tamamlanan 189 kilometre uzunluğundaki seyir yolu, pek çok noktasında tarihi, turistik ve doğal güzellikleri içinde taşıyor.

Hemen tamamında trekking, fotoğraf gezileri gibi etkinliklerle doğa turizmine uygun olan ”Yeşil-Mavi Yol” aynı zamanda Yalova’nın turizm haritasını oluşturur. Yol, dönemin önemli devlet adamlarından olan Osmanlı Sadrazamı Hersekzade Ahmet Paşa’nın adını taşıyan camiden başlar.

Altınova merkezinden araçla birkaç dakika mesafede olan Karadere köyünde ise Osman Gazi’nin Bizanslılarla yaptığı ilk savaşlardan olan Çobankale’de yer alan anıtla, tarihe tanıklık edilebiliyor.

Ziyaretçiler, İzmit-Yalova kara yolundan devamla yol boyunca kendilerine eşlik eden seralarda her türden çiçek alma imkanına sahipler.

Kent merkezinin 4 kilometre doğusundaki Çiftlikköy’de bir süreliğine de olsa Doğu Roma döneminden kalma Kara Kilise’yi ziyaret edip, nefeslenmek gerekiyor.

MARMARA ESİNTİSİNDE BALIK KEYFİ

Kent merkezinde yapılması gereken ilk şey ise sahilde bulunan balık restoranlarında Marmara Denizi’nden gelen esintiler eşliğinde nefis bir ziyafet çekmek. Yemeğin ardından onlarca balıkçı teknesi arasında demli bir çay yudumlamak ise o ana kadarki tüm yorgunluğu alabiliyor.

Yalova’ya gelecek ziyaretçiler, TEMA Vakfı Onursal Başkanı Hayrettin Karaca’nın sahibi olduğu ”Karaca Arboretumu”nda bulunan ve dünyanın dört bir yanından getirilen bitkilerin bulunduğu ağaç müzesini gezme şansına ve mümkün olduğu takdirde Karaca ile sohbet etme imkanına sahip olabiliyor.

Bizzat Atatürk tarafından dikilen çınarların oluşturduğu doğal bir tünelden geçerek ulaşılan kaplıca diyarı Termal ise, kent merkezine 11 kilometre uzaklıkta. Her derde deva doğal kaplıca sularının bulunduğu Termal Kaplıcaları’nda yine Atatürk’ün kente bıraktığı mirasları gezme şansı yakalanabiliyor. Bunlardan biri, Büyük Önder’in sağlığında sıkça dinlendiği köşkü ve yeniden restore edilerek hizmet veren sineması.

Termal’in, ünü ülke sınırlarını aşmış, sağlık turizminin önemli bir ayağı olan kaplıcalarında mola vermek, doğa ve tarih tutkunları için bulunmaz güzellikler bahşediyor.
Bu arada, Sudüşen Şelalesi’ni de unutmamak gerekiyor. Sudüşen Şelalesi, Termal’den yaklaşık 8 kilometre gidilerek, 15 dakikada ulaşılan, metrelerce yukarıdan düşen sularıyla ziyaretçilerini bekliyor. Ayrıca şelaleye çıkarken eşsiz bir baraj gölü, Marmara Denizi’nin muhteşem manzarası, çeşitli flora ile karşılaşılırken, bölgede foto safari, trekking ve piknik yapma imkanı bulunuyor.

MARMARA’NIN BODRUM’U

Termal’den 20 dakikada ulaşılabilen Çınarcık ise ”Marmara’nın Bodrum’u” olarak adlandırılıyor. Yazın nüfusunu 10’a katlayan, tüm ilçeyi saran plajları, gece eğlenceleriyle ünlü Çınarcık’ın rakımı yüksek bölgeleri ise tam bir doğa harikası.

Çınarcık’tan yarım saat mesafede olan Teşvikiye’de kent ormanı, yeni düzenlemesiyle ziyaretçilerine doğanın inanılmaz güzelliğini sunuyor. Burada hem yürüyüş yapılabiliyor, hem de köylü kadınların pişirdiği sıcak gözlemelerle açlık yatıştırılabiliyor.

Yine Teşvikiye beldesine 10 kilometre uzaklıkta Erikli Yaylası ile hemen ilerisindeki Büyük ve Küçük Dipsiz Göl, hayal alemine daldıran mistik görünümüyle ziyaretçilerini büyülüyor.

Kestane, karaağaç, ıhlamur, erik ve elma ağaçlarıyla bezenmiş bu yaylalarda kamp yapılabiliyor. Teşvikiye Deresi üzerinde bulunan ve toplam 60 metreyi bulan İkiz Şelaleler, Esenköy’e 8 kilometre mesafedeki Karlık Yaylası da ziyaret edilecek yerler arasında.

İstanbul’dan deniz otobüsü seferlerinin düzenlendiği Yalova’ya otobüs ve özel aracınızla da ulaşabilirsiniz.

Milliyet .com

Kategoriler
GÜNCEL

Maşukiyede Tatil, Sapanca Gölünde Tatil Hakkında bilmeniz Gerekenler

Yeşil ve mavi renkleri çeşit çeşit tonlara bürünür ve burada buluşur. Kimi suda, gökyüzünde; kimi toprakta, ağaçlardadır. Bu renk bolluğunun en önemli özelliği bir huzur ve dinginlik kaynağı oluşu ve dinlendirici etkisidir: Göle karşı oturmak, berrak suyu izlemek ya da yeşil ormanlarda kısa bir yürüyüş yapmak… Diyeceğimiz o ki Sapanca Gölü, stresli şehir hayatından bunalıp kendini doğaya atmak isteyenler için adeta bir cennet.
Sapanca’ya özgü nemli ve bol oksijenli hava bu bölgede çeşit çeşit bitki yetişmesine olanak vermiş. Ayrıca gölden dolayı toprak da daha az tuzlu olduğundan bölgede sağlıklı süs bitkileri, ağaçlar ve çiçekler bol miktarda yetişiyor. Göl kenarında kurulan botanik bahçeleri ise ziyaretçilerin Sapanca’nın eşsiz florasına yakından bakmalarına olanak veriyor.
Sapanca Gölü’nün bulunduğu bölge, doğal güzelliklerinin yanında kültürel olarak da epey zengin bir bölge. Bu toprakların üzerinde yaşamış olan medeniyetler, Sapanca’ya kültürel miraslarını bırakmışlar ve yörenin zenginleşmesini sağlamışlar. Burada bulunan tarihi eserlerden bazıları şunlar: Bizans devri Lahit ve Mezar taşları, Vecihi Kapısı, Rüstem Paşa Camii, Rahime Sultan Camii, Hasan Fehmi Paşa Camii ve Cami Cedid Camii. Bir kültür gezisini daha çok tercih ediyorsanız bu yapılara göz atmalısınız!

Sapanca Gölü çevresinde yapılacak birçok aktivite var. Bunlardan bazılarını şöyle listeleyebiliriz:

İlki, tabii ki Sapanca Gölü’nün huzurlu manzarasından faydalanmak. Eşine çok fazla rastlayamayacağınız bu güzelliğin tadını çıkarmak için temiz havayı içinize çekmeli ve gölün seyrine dalmalısınız. Burada belki de düşüncelere dalacak, hayaller kuracak, yepyeni fikirler bulacaksınız.

Sakarya` da tektonik oluşumlar sonucu meydana gelen Sapanca Gölü ve çevresi içerdiği son derece çarpıcı doğal güzellikleri ve yoğun yerleşim merkezlerinin ulaşabildiği bir konumda bulunması nedeniyle il merkezinin yanı sıra başta İstanbul olmak üzere çevredeki büyük kentlerin özellikler hafta sonları rekreasyon ve konaklama amaçlı taleplerine açık bir merkez niteliğindedir. Sapanca Gölü`nün yüksekliklerindeki Arifiye Ormanı`nda güzel kamping ve piknik alanları bulunmaktadır.

Botanik bahçesi gezisine ne dersiniz? Olur diyorsanız Naturel Park Botanik tam size göre. Burada ateş dikeni, yukka, berberis gibi adını hiç duymadığınız bitkilerle karşılaşabilirsiniz. 7000 m2 alan üzerine kurulu parkta isterseniz küçük bir yemek molası da verebilirsiniz. Burada göreceğiniz sağlıklı bitkiler içinizi ferahlatacak.