Kategoriler
SAGLIK

Unutkanlığı Önlemenin Yolları, Unutkanlığı Önleme ve Hafızayı Güçlendirme Yolları

Hafızayı arttırma yolları
Yoğun gündem, stresli bir iş temposu ardından yapmanız gereken birçok şeyi hatırlayamama ve sıkıcı bir hayat tarzı. Günümüzde birçok insan yukarıda saydığımız olumsuzluklardan şikayetçidir. Özellikle de büyük şehirlerde yaşayanlar için bu daha zorlayıcı bir yaşam tarzı. Sizlere bu yoğun gündeminizde sizleri heem zayıflatacak hem de hafızanızı arttıracak mükemmel diet sunuyoruz. Bu diet ile iki haftada önemli mesafe katedebileceksiniz.

İşte Unutkanlığı önleme dieti:

Pazartesi (1300 Kalori)
Kahvaltı: 1 fincan kahve, 1 dilim kepekli ekmek, 1 tatlı kaşığı bal

Ara Öğün: 1 küçük kase meyveli yoğurt

Öğle: 60 gr pirinçlr hazırlanmış domatesli lapa, 1 kibrit kutusu kadar beyaz peynir, 1 kivi

İkindi: 1 muz
Akşam: Karışık mevsim salatası, 1 kepekli sandviç ekmeği, 1 kase meyve salatası

Salı (1350 Kalori)
Kahvaltı: 1 fincan kahve, 30 gr müsli ilaveli 1 fincan süt

Ara Öğün: 1 kivi

Öğle: Az beşamel sos ve bol rendelenmiş kaşar peynirli fırında karnabahar (veya lahana), 2 kabak ızgara (kabakları dilimleyip ızgarada közleyin), 1 dilim kepekli ekmek, 1 armut

İkindi: 3 yulaflı bisküvi

Akşam: Üzümlü yarma pilavı, 1 ızgara et, limonlu ve pulbiberli haşlanmış havuç salatası, 1 portakal

Çarşamba (1280 Kalori)
Kahvaltı: 1 fincan sütlü kahve, 3 diyet bisküvi

Ara Öğün: 1 bardak taza üzüm suyu

Öğle: Fasulyeli makarna (40 gr makarna, 60 gr soya fasulyesi ve 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış), Karışık salata (Karnabahar, lahana ya da brokoliye 1 çay kaşığı zeytinyağı ve rendelenmiş havuç ekleyerek hazırlanmı), 1 fırında pişmiş elma

İkindi: 1 muz

Akşam: Balıklı lahana dolması, yeşil salata, 1 kase dondurulmuş çilek veya ahududu

Perşembe (1350 kalori)
Kahvaltı: 1 fincan sütlü kahve, 2 dilim kızarmış kepekli ekmek, 1 çay kaşığı reçel

Öğle: Marul, domates, rendelenmiş havuç ve yağı alınmış 80 gr ton balığı ile hazırlanmış salata, 1 sandviç ekmek, 2 kivi

İkindi: 2-3 kuru kayısı ilaveli 1 küçük kase yoğurt

Akşam: Hamsili pilav, mercimekli domates salatası (30 gr yeşil mercimek, 2 domates, 1 çay kaşığı zeytinyağı ve limon suyu ile hazırlanmış), 1 fincan ıhlamur

Cuma (1270 Kalori)
Kahvaltı: 1 fincan çay, 1 çorba kaşığı lor peyniri, 2 diyet bisküvi

Öğle: Izgara balık, Soya fasulyesi piyazı (1 çay kaşığı zeytinyağı ve limon suyu ilaveli), 1 dilim ekmek

İkindi: 1 dilim çavdar ekmeği

Akşam: Yoğurtlu kara lahana, 1 haşlanmış patates, 1 kase dondurulmuş çilek

Cumartesi (1370 Kalori)
Kahvaltı: 1 fincan kahve, 2 çorba kaşığı kahvaltı gevreği ilaveli 1 su bardağı süt

Ara Öğün: 1 elma

Öğle: 100 gr tavuk ızgara, havuç salatası ( 1 çay kaşığı zeytinyağı ve limon suyu ilaveli), 1 dilim ekmek

İkindi: 1 kivi, 1 kase yoğurt

Akşam: Kabaklı makarna (80 gr makarna, 1 kabak ve 1 çorba kaşığı rendelenmiş kaşar peyniri ile hazırlanmış), Yeşil salata, Kivi soslu çilek pudingi

Pazar (1350 kalori)
Kahvaltı: 1 bardak taze portakal suyu

Öğle: 1 porsiyon tavuklu pilav (1 çorba kaşığı rendelenmiş kaşar peyniri ilaveli), domatesli roka salatası, 1 kase meyve salatası

İkindi: 1 elma

Akşam: Ispanak çorbası, ızgara et, 1 haşlanmış patates, 1 fırında pişmiş armut

Haber 3

Kategoriler
SAGLIK

Oruçlu İken Başağrısını Yenmenin Yolları

Oruçlu iken iftara yakın zamanda genelde başağrıları nolmaldir.Başağrısından kurtulmak için sizler için araştırdık. Hisar Intercontinental Hospital Nöroloji Uzmanı Dr. Gülümser Tokmak Kızıltaş’la migren hastalarının Ramazan günlüğünü konuştuk…

Migrenin çoğunlukla tek taraflı, zonklayıcı baş ağrısı, bulantı hissi, ışık ve ses hassasiyeti ile kendisini gösteren bir hastalık olduğunu dile getiren Kızıltaş; Özellikle kadınlarda daha sık görülen migren ataklarını uzun süren açlık periyotları tetikler. Normal beslenen bir insan öğün atladığında bile migren ağrıları tetiklenebilir. Atak sıklığı fazla olan ve özellikle açlık ile migren atakları tetiklenen hastaların oruç tutmamaları gerekir. Tetikleyici gıdalardan özellikle uzak durmalıdırlar. Atak sıklığı az olan ve oruç tutan hastaların iftarda aşırı yağlı, karbonhidrat ve kızartma şeklindeki gıdalardan ziyade sebze yemekleri tüketmeleri, bol sıvı almaları, iftardan sonra sık sık az az beslenmeleri gerekmektedir. Bu süre zarfında uyku düzenin de değişmesi atak sıklığını artırabilir. Açlık ve atak sıklığının artması kişiyi sinirli yapabilir. Beraberinde stres faktörünün olmaması için günde en az 30 dakika süren tempolu açık hava yürüyüşleri yapılmalıdır. Migren ağrıları başladığında eğer oruç iseniz ağrının başlayacağını hissettiğiniz anda karanlık, sessiz bir odada dinlenebilir, uyuyabilir, başınızın ağrıyan kısmına buz koyabilirsiniz. Sahur da migren atağı geçireceğinizi hissederseniz ağrı kesici alabilirsiniz’ açıklamasında bulundu

Milliyet

Kategoriler
BİLGİSAYAR

Bozulan Word Dosyalarını Düzeltme, Kurtarma, Onarma

Ofisinizde sık kullandığınız önemli dosyalar olmadık zamanda silinebilir veya virüs programı tarafından bozulabilir.En kötü kabusunuz: zarar görmüş veya bozulmuş word® sayfaları. Özellikle de flash disklerin kullanımı yaygınlaşdıkça flsahdisk vürüsleri de bir o kadar yaygınlaştı. En sık rastlanan türleri dosyaları gizleyerek kullanıcının dosyasının silindiğini zannetmesine yol açan virüslerdir. Halbuki gizli dosyaları görünür yaptığınız taktirde dosyalar görünecektir. Fakat büyük ihtimalle doayalar zarar görmüs olacaktır. Word dosyası pek çok nedenle bozulabilir ancak zarar görmüş dosyanızı geri getirmek için de pek çok yöntem var.

1. Dosyayı word ile manuel olarak kurtarın veya onarın
word sayfalarını manuel olarak kurtarmanın adımları oldukça basittir.

1. Dosya menüsünden “Aç”ı seçin. word 2007’de Office düğmesine basın ve “Aç”ı seçin.
2. Bak denetimini kullanarak bozulmuş çalışma kitabını bulun ve seçin.
3. Aç düğmesinin açılan listesinden “Aç ve Onar” öğesini seçin.
4. Bu dosyasınızı manuel olarak kurtarmak için ilk denemenizse açılan mesaj kutusunda “Onar”ı tıklatın.

Genellikle word bütün dosyayı kurtarabilir ancak bazen bu işe yaramayabilir. Bu işlemi denediyseniz ve bütün dosyayı kurtaramıyorsanız en azından verilerinizi kurtarabilirsiniz. Bunun için adım 4’te “Veri Ayıkla”yı tıklatın.

2. En son kaydedilen sürümü kullanın
Dosya üzerinde çalıştığınız sırada bozulduysa dosyayı KAYDETMEYİN. Onun yerine dosyanın son kaydedilen sürümüne geri dönün. Bu işlemi kaydetmeden önce yaparsanız dosyayı bozan her ne ise bundan kurtulabilirsiniz. Önceden uyaralım: Muhtemelen bazı verileriniz kaybolacaktır ancak işinizi düzenli olarak kaydediyorsanız bu seçenek dosyanın tamamını kaybetmekten çok daha iyidir.

Son kaydedilen sürüme geri dönmek için:

1. Dosya menüsünden Aç’ı seçin. word 2007’de Office düğmesini tıklatın ve Aç’ı seçin.
2. Bak denetimini kullanarak bozulmuş çalışma kitabını bulun ve seçin.
3. “Aç”ı tıklatın.

3. Dosyayı başka bir program ile açmayı deneyin
word bozulmuş dosyayı açamazsa dosyayı açmayı deneyebileceğiniz birçok başka program vardır. Microsoft Araçları seçeneklerden biridir:

1. Windows XP Başlat menüsünden Tüm Programlar öğesini seçin.
2. Microsoft Office’i ardından Microsoft Office Araçları’nı ve Microsoft Office Uygulama Kurtarma’yı seçin.
3. Görüntülenen iletişim kutusunda Microsoft Office word’i seçin.
4. “Uygulamayı Kurtar”ı tıklatın.

Ayrıca dosyanızı Microsoft WordPad’de açmayı da deneyebilirsiniz. Bir uyarı: WordPad tüm verileri metne dönüştürür ve formülleri kurtarmaz. Yine de en azından önemli verilerinizi geri yüklemiş olursunuz. WordPad VBA işlemlerini de(makrolar) kurtarır; bunları bulmak için kurtarılan metinde “Sub” ve “Function” sözcüklerini aratın.

Bozulmuş .doc dosyasını Word ile de açabilirsiniz ancak yine kurtarabileceğiniz tek şey veriler olacaktır ve kafa karıştırıcı sonuçlar doğurabilir. O yüzden buna yalnızca son çare olarak başvurun.

Daha fazla word sorun giderme ipucu ve püf noktası için HP Eğitim Merkezi’nde Microsoft word 2007 Temel Beceriler sınıfını veya Microsoft word ana sayfasını ziyaret edin.

Microsoft ve word Microsoft şirketler grubunun ticari markalarıdır.

Kategoriler
SAGLIK

Bebeği Memeden (Sütten) Ne Zaman Kesmeli? Bebeği Sütten Keserken Nelere Dikkat Etmeli?

Dünya Sağlık Örgütü, bebeklerin ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenmesini, 6 aydan itibaren uygun ek gıdalar başlanarak emzirmenin 12-24 ay sürdürülmesini öneriyor. Bu bilginin ışığında, anne ve bebek açısından uygun olan bir zamanda emzirme sonlandırılabilir. Eğer, memeyi bırakmaya karar veren bebek olursa, bu süreç daha kısa sürecek, daha kolayca atlatılacaktır. Ancak, eğer anne memeden ayırma sürecini başlatırsa biraz daha uzun ve zorlu bir süreç yaşanabilir. Bunun ne kadar süreceği bebekten bebeğe değişebilir. İdeal olanı memeden aşamalı olarak ayırmak, hem bebeğe hem de annenin vücuduna yeni duruma alışmak için zaman tanımaktır.

Bebeği memeden ayırmak için ne zaman uygun değildir?

Bebekler için emmek sadece açlığı giderme yolu değil, aynı zamanda huzur bulup rahatlama yoludur. Bu nedenle huzursuz, gergin oldukları dönemde daha sık emmek isterler. Eğer yaşamınızda işe başlama, taşınma, bakıcı değişikliği gibi önemli değişimler varsa, bebeğiniz hasta veya diş çıkarıyorsa bu dönem memeden ayırmak için iyi bir dönem değildir.

6 aydan küçük bebek nasıl memeden ayrılır?

Eğer 6 aydan küçük bir bebek memeden ayrılmak zorunda kalırsa, biberon maması ile beslenecektir. Bu nedenle, öncesinde hem mamaya hem de biberona alıştırmak gerekecektir. Aşama aşama, hergün bir öğün emme yerine bir öğün biberona geçmek, biberon öğünlerinin sayısını giderek arttırmak uygun olur. Ancak, anneden meme almaya alışan bebek onun verdiği biberonu almak istemeyebilir. İlk biberon denemelerini anne dışında biri (baba veya bir aile büyüğü olabilir) yaparsa ve anne biraz uzakta olursa daha iyi sonuç alınabilir. Bebek yine de biberonu kabul etmezse, farklı biberon başlıkları denenebilir. Doktorun önerdiği farklı mamalar denenebilir. Uyku arasında verilen biberon da daha kolay kabul edilebilir.

6 aydan büyük bebek nasıl memeden ayrılır?

Bebek 6 ayını doldurmuşsa, biberon gerekli olmayabilir. Artık ek gıdaları kaşıkla, bardak, fincanla almaya başlamıştır. Yavaşça bir öğün emzirmenin yerine bir öğün ek gıda veya mama verilerek anne sütü ile beslenme azaltılabilir. Bebeklerin en bağımlı oldukları emme seansları, sabah uyanınca ve gece uykusundan önce olanlardır. Bunları sona bırakmak uygun olacaktır. Üstelik, gün içinde bebeği farklı ortamlarda, farklı aktivitelerle oyalayıp dikkatini dağıtmak daha kolay olacaktır.

Bebeği memeden ayırma sürecinde anne ne gibi sorunlar yaşayabilir?

Özellikle aniden emzirmeyi kesmek gerekirse, memelerin dolgunlaşıp gerginleşmesi anneyi rahatsız edecektir. Bu durumda, göğüsleri az az sağıp boşaltmak rahatlatıcı olacaktır. Ancak, tümden boşaltana dek pompalarsanız vücudunuz da süt üretimini sürdürecektir. Sadece rahatlamanızı sağlayacak kadar boşaltın, kalanını vücut kendisi ortadan kaldıracaktır. Gerek olursa, ağrı kesici kullanılabilir. Soğuk kompres veya serin lahana yapraklarıyla kompres yapmak da rahatlatıcı olacaktır.

Emzirmeyi sonlandırırken süt kanallarında tıkanıklık veya mastit denilen iltihabi durum görülebilir. Göğüste bölgesel şişlik, kızarıklık gibi bulgular yanında annede ateş, üşüme, halsizlik gibi yakınmalar da olursa doktora başvurmak gerekecektir.

Bazı durumlarda, doktorunuz süt üretimini durduracak ilaçlar kullanmanızı da önerebilir. Yan etkileri de olabileceği için, bunları doktor tavsiyesi olmadan kullanmak risklidir.

Memeden ayırmanın, anne psikolojisi üzerinde de etkisi olmaktadır. Anneler emzirmeyi kesince rahat edeceklerini, bebeğe bağımlı olmaktan kurtulacaklarını düşünürken, beklenmedik bir üzüntü, bir kayıp duygusu da yaşayabilirler. Elbette, emzirme bebeğinizle aranızda çok özel bir ilişki sağlar. Ancak, emzirmenin bitmesi bu ilişkinin bitmesi değil sadece başka bir şekil almasıdır.

Bebeğinizin büyümesinde sevinçle karşılanacak önemli bir kilometre taşıdır. Bu dönemde, bebekle daha çok ilgilenin, ona sarılın ve kucaklayın. Bu, ikinize de iyi gelecektir. Ancak gece uyanmalarında, bebek yeni duruma alışana kadar, baba veya bir aile büyüğü tarafından avutulması daha uygun olacak, böylece meme istemek aklına gelmeyecektir.

Dr. Nilüfer Şahin Toprakçı

Kategoriler
SAGLIK

Diş Beyazlatma Yöntemleri, Ürünleri, Doğal Ürünler, Meyveler

Bembeyaz dişlere sahip olmayı herkez ister.Ancak buna sahip olabilmek için baı yöntemler kullanmanız gerekiyor. İlaç gibi çözüm yolları elbette mevcut ancak biz uzmanportal.com olarak bu yazımızda doğal ve kolay yolları sizlere sunuyoruz:

Çilek: Çileği dişlerinize sürerseniz ya da sadece bir avuç çilek bile yeseniz dişlerinizin üzerinde lekeler oluşmasını engelleyecektir. Ancak dikkat etmeniz gereken nokta ağzınızı mutlaka çalkalamaktır. Çünkü çileğin içerisinde bulunan asit ve şeker uzun süre kaldığında diş minesine zarar verecektir.

Portakal: Portakal kabuklarının iç tarafı dişleri beyazlatıcı olarak bilinir. Kuru portakaldan elde edeceğiniz macunu ise diş fırçası yardımıyla dişlerinize uygulayabilirsiniz. Bu işlemi haftada 1–2 kez tekrarlarsanız farkı göreceksiniz.

Limon suyu: Oldukça asitli olduğu bilinen limon suyu sadece saçlarınızın rengini açmada değil, dişlerinizi beyazlatmada da etkilidir. Ancak elbette bu tarifi çok sık uygulamamanız gereklidir. Aksi takdirde diş mineniz zarar görecek ve çürüğe elverişli bir hale gelecektir.

Elma sirkesi: Limon suyu gibi elma sirkesi de dişleri beyazlatmak için kullanılabilir. Karbonatla karıştırılıp dişlere sürüldüğünde elma sirkesi diş macunu görevi görecektir.

Sert meyve ve sebzeler: Elma, havuç, karnabahar, armut ve diğer sert besin maddeleri dişleri temizler ve lekelerin yok olmasını sağlar. Meyveler ve sebzeler içerisindeki doğal lifler ağızda tükürük ile birleştiğinde, dişlerin arasında kalmış olan yemek artıklarını ve leke yapan bakterileri temizleyecektir.

Eğer bu besin maddelerini çiğ olarak tüketemiyorsanız, suyunu da içebileceğinizi unutmayın.

Kategoriler
SAGLIK

Ağız Kokusunu Giderme Yolları, Kokuyu Gideren Bitkiler

Ağız kokusunu gideren beş bitki:

MIRRA
Mırra hala yerel kalabilmiş ve geleneksel özellikleri olan bir kahve. Mırra için özel bir kahve çekirdeği yok.

Kahve çekirdekleri kavrulup dibek adlı havan benzeri kaba alınır ve taneleri çok inceltilmeden dövülür.

Mırranın hazırlanmasında en önemli kısım kaynatma evresi. Kaynama süresi, bilinen yöntemlere göre çok uzun, belli aşamalarda kahvenin telvesi ayrılıp karışıma su eklendikten sonra devam edilir.
Çekilmiş kahve üzerine su eklenerek kaynatılır, belli bir kıvama geldikten sonra tortusundan ayırmak amacıyla mutbak adlı özel kaba süzülür. Elde edilen karışıma tekrar kahve ve su eklenir. Bir iki defa daha süzme, kahve ve su ekleme işlemi gören kahve, tortusundan ayrıldıktan sonra kahve katılmadan sadece su eklenerek bir iki kere daha mutbaktan geçirilir. Bu işlemlerden sonra kahve içilmeye hazırdır.

REZENE
Rezene çayı kötü ağız kokusunu birebir yok eder.
Yemeklerden yarım saat önce alındığında, iştah açıcı olarak kullanılabilir.
Eğer yemekten sonra tatlandırmadan içilirse, sindirimi uyarıcı, şişkinliği giderici etkileri vardır.
Öksürük ve soğuk algınlıklarında ve çocuklarda boğmaca hastalığı sırasında yararlıdır.
Hıçkırık, bulantı, idrar yolları iltihabı, böbrek taşları gibi birçok durumda rezene çayına başvurabiliriz.

Kökü; idrar yetersizliğine, safra taşına iyi gelir.
Tohumu; mide ve bağırsak gazlarına, zor sindirime, bağırsak parazitlerine, asabi kusmalara yararlıdır.

Yaprakları; hazmı zor olan besinlerin sindirimini kolaylaştırır.

KARANFİL
Yaygın olarak ağızda bir süre tutularak kullanılır. Karanfil, güzel kokusu sebebiyle ağız kokusunu yok eder.
Karanfil, ihtiva ettiği Eugenol maddesinin etkisi ile hafif ve orta şiddette diş ve dişeti ağrılarına karşı lokal uyuşturucu olarak kullanılabilir.

Ağızda ve midede ifrazatı artırarak, nişastalı ve diğer yiyeceklerin hazmını kolaylaştırır. Mide tembelliğini ve iştahsızlığı giderir. Çok kuvvetli dezenfektan olup, gıdaların mide ve bağırsakta kokuşmasını ve gaz yapmasını önler.

ADAÇAYI
Bir avuç kadar adaçayı sıcak suyun içine katılarak 15 dakika demlenmesi beklenilir. Elde edilen karışım sıkılarak içine bir miktar nane ruhu katılır. Bu su gün boyunca dinlendirilir. Dinlendirilmiş olan su yarı oranda içme suyuyla karıştırılarak ağız sık sık çalkalanarak gargara yapılır.

NANE
Taze nane yaprakları kurutulur. Kurutulan bu yapraklardan 2 çorba kaşığı kadar alınır ve kaynamakta olan suyun içine katılır. 15 dakika boyunca kaynatıldıktan sonra şeker ya da bal ile tatlandırılarak içilir.
Taze nane yaprağı çiğnemek de ağız kokusunu giderir.

Kategoriler
TEKNOLOJİ

Cep Telefonundan Dinleme Nasıl Engellenir?

Dijital çağın yenilikleri, istihbarat ajanlarının da işlerini kolaylaştırıyor. Cep telefoundan dinleme artık birçoğumuzun korkulu rüyası oluyor.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB), devletin yasal kulağı ve Türkiye’deki tüm dinlemeler buradan yapılıyor.

Türkiye’de resmi olarak bir günde 71 binden fazla telefon dinleniyor. Türkiye’nin dijital kalesinin başındaki isim Fethi Şimşek, internete düşen hiçbir telefon kaydının TİB’de yapılmadığnın altını çiziyor.

Radikal gazetesinden Deniz Zeyrek’in haberine göre, Fethi Şimşek şu bilgileri verdi:

“İnternete düşen sadece iki konuşmanın kaynağı telefon konuşması çıktı. Savcılık iddianamesine girenler dışında bu kayıtların hiçbiri bizim kurumumuzdan çıkmadı.

TİB dışındaki telefon dinlemeleri yasadışı, cep telefonuna gönderilen casus yazılımla kayıt yapmak mümkün. Bir kişi telefonunda böyle bir yazılım olup olmadığını anlamak için ayrıntılı faturasına bakabilir.

Casus yazılım varsa, telefon kullanılmaya başladığında kaynağa istem dışı mesaj gönderir. Bu nedenle faturanızda sizin bilmediğiniz SMS görürseniz, telefonunuzda casus yazılım bulunma ihtimali yüksektir.

İki önlemi vardır. Birincisi cep telefonunu güvenilir bir servise götürüp inceletmek. İkincisi ise ‘fabrika ayarlarına dön’ seçeneğini tercih ederek telefona format atmak.”