Kategoriler
SAGLIK

Unutkanlığı Önlemenin Yolları, Unutkanlığı Önleme ve Hafızayı Güçlendirme Yolları

Hafızayı arttırma yolları
Yoğun gündem, stresli bir iş temposu ardından yapmanız gereken birçok şeyi hatırlayamama ve sıkıcı bir hayat tarzı. Günümüzde birçok insan yukarıda saydığımız olumsuzluklardan şikayetçidir. Özellikle de büyük şehirlerde yaşayanlar için bu daha zorlayıcı bir yaşam tarzı. Sizlere bu yoğun gündeminizde sizleri heem zayıflatacak hem de hafızanızı arttıracak mükemmel diet sunuyoruz. Bu diet ile iki haftada önemli mesafe katedebileceksiniz.

İşte Unutkanlığı önleme dieti:

Pazartesi (1300 Kalori)
Kahvaltı: 1 fincan kahve, 1 dilim kepekli ekmek, 1 tatlı kaşığı bal

Ara Öğün: 1 küçük kase meyveli yoğurt

Öğle: 60 gr pirinçlr hazırlanmış domatesli lapa, 1 kibrit kutusu kadar beyaz peynir, 1 kivi

İkindi: 1 muz
Akşam: Karışık mevsim salatası, 1 kepekli sandviç ekmeği, 1 kase meyve salatası

Salı (1350 Kalori)
Kahvaltı: 1 fincan kahve, 30 gr müsli ilaveli 1 fincan süt

Ara Öğün: 1 kivi

Öğle: Az beşamel sos ve bol rendelenmiş kaşar peynirli fırında karnabahar (veya lahana), 2 kabak ızgara (kabakları dilimleyip ızgarada közleyin), 1 dilim kepekli ekmek, 1 armut

İkindi: 3 yulaflı bisküvi

Akşam: Üzümlü yarma pilavı, 1 ızgara et, limonlu ve pulbiberli haşlanmış havuç salatası, 1 portakal

Çarşamba (1280 Kalori)
Kahvaltı: 1 fincan sütlü kahve, 3 diyet bisküvi

Ara Öğün: 1 bardak taza üzüm suyu

Öğle: Fasulyeli makarna (40 gr makarna, 60 gr soya fasulyesi ve 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış), Karışık salata (Karnabahar, lahana ya da brokoliye 1 çay kaşığı zeytinyağı ve rendelenmiş havuç ekleyerek hazırlanmı), 1 fırında pişmiş elma

İkindi: 1 muz

Akşam: Balıklı lahana dolması, yeşil salata, 1 kase dondurulmuş çilek veya ahududu

Perşembe (1350 kalori)
Kahvaltı: 1 fincan sütlü kahve, 2 dilim kızarmış kepekli ekmek, 1 çay kaşığı reçel

Öğle: Marul, domates, rendelenmiş havuç ve yağı alınmış 80 gr ton balığı ile hazırlanmış salata, 1 sandviç ekmek, 2 kivi

İkindi: 2-3 kuru kayısı ilaveli 1 küçük kase yoğurt

Akşam: Hamsili pilav, mercimekli domates salatası (30 gr yeşil mercimek, 2 domates, 1 çay kaşığı zeytinyağı ve limon suyu ile hazırlanmış), 1 fincan ıhlamur

Cuma (1270 Kalori)
Kahvaltı: 1 fincan çay, 1 çorba kaşığı lor peyniri, 2 diyet bisküvi

Öğle: Izgara balık, Soya fasulyesi piyazı (1 çay kaşığı zeytinyağı ve limon suyu ilaveli), 1 dilim ekmek

İkindi: 1 dilim çavdar ekmeği

Akşam: Yoğurtlu kara lahana, 1 haşlanmış patates, 1 kase dondurulmuş çilek

Cumartesi (1370 Kalori)
Kahvaltı: 1 fincan kahve, 2 çorba kaşığı kahvaltı gevreği ilaveli 1 su bardağı süt

Ara Öğün: 1 elma

Öğle: 100 gr tavuk ızgara, havuç salatası ( 1 çay kaşığı zeytinyağı ve limon suyu ilaveli), 1 dilim ekmek

İkindi: 1 kivi, 1 kase yoğurt

Akşam: Kabaklı makarna (80 gr makarna, 1 kabak ve 1 çorba kaşığı rendelenmiş kaşar peyniri ile hazırlanmış), Yeşil salata, Kivi soslu çilek pudingi

Pazar (1350 kalori)
Kahvaltı: 1 bardak taze portakal suyu

Öğle: 1 porsiyon tavuklu pilav (1 çorba kaşığı rendelenmiş kaşar peyniri ilaveli), domatesli roka salatası, 1 kase meyve salatası

İkindi: 1 elma

Akşam: Ispanak çorbası, ızgara et, 1 haşlanmış patates, 1 fırında pişmiş armut

Haber 3

Kategoriler
SAGLIK

Oruçlu İken Başağrısını Yenmenin Yolları

Oruçlu iken iftara yakın zamanda genelde başağrıları nolmaldir.Başağrısından kurtulmak için sizler için araştırdık. Hisar Intercontinental Hospital Nöroloji Uzmanı Dr. Gülümser Tokmak Kızıltaş’la migren hastalarının Ramazan günlüğünü konuştuk…

Migrenin çoğunlukla tek taraflı, zonklayıcı baş ağrısı, bulantı hissi, ışık ve ses hassasiyeti ile kendisini gösteren bir hastalık olduğunu dile getiren Kızıltaş; Özellikle kadınlarda daha sık görülen migren ataklarını uzun süren açlık periyotları tetikler. Normal beslenen bir insan öğün atladığında bile migren ağrıları tetiklenebilir. Atak sıklığı fazla olan ve özellikle açlık ile migren atakları tetiklenen hastaların oruç tutmamaları gerekir. Tetikleyici gıdalardan özellikle uzak durmalıdırlar. Atak sıklığı az olan ve oruç tutan hastaların iftarda aşırı yağlı, karbonhidrat ve kızartma şeklindeki gıdalardan ziyade sebze yemekleri tüketmeleri, bol sıvı almaları, iftardan sonra sık sık az az beslenmeleri gerekmektedir. Bu süre zarfında uyku düzenin de değişmesi atak sıklığını artırabilir. Açlık ve atak sıklığının artması kişiyi sinirli yapabilir. Beraberinde stres faktörünün olmaması için günde en az 30 dakika süren tempolu açık hava yürüyüşleri yapılmalıdır. Migren ağrıları başladığında eğer oruç iseniz ağrının başlayacağını hissettiğiniz anda karanlık, sessiz bir odada dinlenebilir, uyuyabilir, başınızın ağrıyan kısmına buz koyabilirsiniz. Sahur da migren atağı geçireceğinizi hissederseniz ağrı kesici alabilirsiniz’ açıklamasında bulundu

Milliyet

Kategoriler
SAGLIK

Alerji Belirtileri Nelerdir? Tedavi Yolları, Korunma ve Önlemleri

Bahar ve yaz aylarında sıkça rastlanılan alerjik rahatsızlıklar gündelik hayatımızı olumsu etkiliyor. Bir uzman tarafından alerji hakkındaki bütün bilgileri birlikte öğrenelim.
Dr. Hasan İnsel
Ancak bağışıklık sistemi bazen zararsız yabancı maddelere karşı da tepki gösterir ve ‘histamin’ adı verilen kimyasal bir madde salgılayarak alerjik reaksiyon başlatır. Alerjik reaksiyonlarda görülen pek çok belirtiden histamin sorumludur. Alerjik reaksiyonları başlatan maddelere ‘alerjen’ denir. Alerjenler, polenlerden meyvelere, penisilinden kozmetiklere kadar pek çok değişik madde olabilir.

Bulgular ve nedenleri
Alerjik reaksiyonlar, sebep olan maddeye ve görüldüğü yere bağlı olarak çok çeşitlidir. Deri, solunum yolları, gıda, ilaç ve hayvan sokmasına bağlı alerjiler gibi pek çok çeşitli maddeye karşı reaksiyonlar oluşabilir.

Tanı
Alerji yapan maddeyi tespit etmek bazen çok zor, hatta imkansız olabilir. Hiç akla gelmeyecek maddeler alerji sebebi olabilir. Kişiler alerjileriyle ilgili günlük tutarlarsa doktorlarına yardımcı olurlar. Detaylı sorgulama ve zaman içerisinde iyi bir gözlemle alerji yapan maddeler belirlenmeye çalışılır.

Alerji tespiti için kullanılan testler de vardır. Alerjen maddelerle yapılan deri testleri, kandaki antikor seviyelerini ölçenler ve yeni çıkan, 100’den fazla alerjiye sebep olan maddeye parmaktan alınan kanla bakabilen moleküler alerji testleri şu an için kullanılan teşhis yöntemleri arasında sayılabilir. Modern tıbbın en önemli görevlerinden biri, insanlara ve hekimlere özellikle teşhis alanında kolay uygulanır, güvenilir yollar sunması.

Tedavi şekli
Alerji tedavisinde genel ilke, alerjen maddelerden uzak durmaktır ama bu her zaman mümkün olmaz. Hastaya göre seçilen özel tedavi yöntemleri uygulanır. Basit bir krem sürmekten, şok tedavisine kadar uzanan, safhaya ve şiddet göre doktor tarafından planlanması, uygulanması gereken çok çeşitli tedavi yöntemleri vardır.
Eğer herhangi bir şeye karşı alerjik reaksiyon gösterdiğinizden şüpheleniyorsanız, muhakkak bir doktora başvurun. Normalde kişilerin alerjileri uzun süredir bilindiği ve çoğu zaman da doktor tarafından takip edildiği için, büyük sorunlar açmazlar. Tabii bazen bilinen alerjilerin de, aniden çok daha değişik ve şiddetli reaksiyonlara sebep olabildiği de unutulmamalıdır. Bazen çapraz reaksiyon denen ve alerji testi yapılan maddeye değil de ona benzer proteini olan başka maddeye olan alerjiler gelişir.
Bir hayvan sokmasına veya başka bir şeye karşı başlayan alerji, çok kısa sürede nefesinizi daraltacak, kalbinizi hızlı çarptıracak hale gelebilir ve ‘anafilaktik şok’ adı verilen, ölüme bile yol açabilir. Bu duruma acilen müdahale etmek gerekir, acil müdahale hayat kurtarıcıdır. Alerji hiç bir zaman hafife alınmamalıdır, hafif de olsa özellikle ilk defa alerjik bir durumla karşılaşıldığında, hekime müracaat edilmeli ve bulgular hafifleyene kadar hekim gözetiminde kalınmalıdır.

KORUNMA VE ÖNLEMLER
* Evdeki toz, polen ve küfleri süzmesi için etkili bir hava temizleme aygıtı kulanın, elektrik süpürgelerinden yararlanın.
* Odalarda toz tutan eşyalar bulundurmayın ve nemli bir bezle düzenli olarak toz alın.
* İçinde alerjen olabilecek katkı maddeleri bulunan hazır besinlerden kaçının.
* Alerjen besinleri günlük tutarak saptamaya çalışın ve bunları beslenmenizden çıkarın.
* Yastıkta biriken alerjen ve tozlardan korunmak için geceleri yastığınızın üstüne temiz bir havlu sererek uyumayı deneyin.

Kategoriler
SAGLIK

Diş Lekeleri Nasıl Çıkar, Diş Lekelerinden Kurtulma Yöntemleri

Dişteki lekeler genellikle basit bir temizlik ile giderilebilir. diş doktorları tarafından uygulanan diş taşı temizliği sonrasında polisaj denilen bir işlem uygulanır. Polisaj işlemi dişlerin üzerine özel bir macun uygulayarak bir lastik yardımıyla dişleri daha beyaz hale getirme işlemidir. Polisaj işlemi sonrasında dişlerdeki lekeler çıkmıyorsa ya çürük vardır ya da diş lekesi derine işlemiştir. Dişin içine işlemiş lekeleri temizlemenin yolu da diş beyazlatmadır.

Dişte leke oluşumunu engelleyen birçok diş macunu bulunmaktadır. Bu diş macunları düzenli kullanıldıklarında olumlu sonuç vermektedir. Özellikle sigara içen kişilerin dişlerinde görülen sararmayı önleyici özellik taşıyan ürünler oldukça etkilidir. Ama temel prensip mutlaka öğünlerden sonra dişleri fırçalamaktır. Özellikle kahve gibi kafein içeren içecekler dişler üzerinde leke bırakır.

Diş macunu seçerken florürlü ve dişi koruyucu maddeler olanları seçmek gereklidir. Dişi aşındırıcı öğeler içeren diş macunları kesinlikle kullanılmamalıdır. Diş beyazlatma kalemi ise bir diğer etkili çözümdür.

Diş ipi kullanmak da çok önemlidir. Dişin arasında kalan parçacıklar dişin çürümesine ve kalıcı renk değişimlerine neden olabilir. Küçük yaştan itibaren uygun diş ipi kullanmak ve diş etlerini acıtmamaya özen göstermek yararlı olacaktır.

Milliyet com

Kategoriler
SAGLIK

Bebeği Memeden (Sütten) Ne Zaman Kesmeli? Bebeği Sütten Keserken Nelere Dikkat Etmeli?

Dünya Sağlık Örgütü, bebeklerin ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenmesini, 6 aydan itibaren uygun ek gıdalar başlanarak emzirmenin 12-24 ay sürdürülmesini öneriyor. Bu bilginin ışığında, anne ve bebek açısından uygun olan bir zamanda emzirme sonlandırılabilir. Eğer, memeyi bırakmaya karar veren bebek olursa, bu süreç daha kısa sürecek, daha kolayca atlatılacaktır. Ancak, eğer anne memeden ayırma sürecini başlatırsa biraz daha uzun ve zorlu bir süreç yaşanabilir. Bunun ne kadar süreceği bebekten bebeğe değişebilir. İdeal olanı memeden aşamalı olarak ayırmak, hem bebeğe hem de annenin vücuduna yeni duruma alışmak için zaman tanımaktır.

Bebeği memeden ayırmak için ne zaman uygun değildir?

Bebekler için emmek sadece açlığı giderme yolu değil, aynı zamanda huzur bulup rahatlama yoludur. Bu nedenle huzursuz, gergin oldukları dönemde daha sık emmek isterler. Eğer yaşamınızda işe başlama, taşınma, bakıcı değişikliği gibi önemli değişimler varsa, bebeğiniz hasta veya diş çıkarıyorsa bu dönem memeden ayırmak için iyi bir dönem değildir.

6 aydan küçük bebek nasıl memeden ayrılır?

Eğer 6 aydan küçük bir bebek memeden ayrılmak zorunda kalırsa, biberon maması ile beslenecektir. Bu nedenle, öncesinde hem mamaya hem de biberona alıştırmak gerekecektir. Aşama aşama, hergün bir öğün emme yerine bir öğün biberona geçmek, biberon öğünlerinin sayısını giderek arttırmak uygun olur. Ancak, anneden meme almaya alışan bebek onun verdiği biberonu almak istemeyebilir. İlk biberon denemelerini anne dışında biri (baba veya bir aile büyüğü olabilir) yaparsa ve anne biraz uzakta olursa daha iyi sonuç alınabilir. Bebek yine de biberonu kabul etmezse, farklı biberon başlıkları denenebilir. Doktorun önerdiği farklı mamalar denenebilir. Uyku arasında verilen biberon da daha kolay kabul edilebilir.

6 aydan büyük bebek nasıl memeden ayrılır?

Bebek 6 ayını doldurmuşsa, biberon gerekli olmayabilir. Artık ek gıdaları kaşıkla, bardak, fincanla almaya başlamıştır. Yavaşça bir öğün emzirmenin yerine bir öğün ek gıda veya mama verilerek anne sütü ile beslenme azaltılabilir. Bebeklerin en bağımlı oldukları emme seansları, sabah uyanınca ve gece uykusundan önce olanlardır. Bunları sona bırakmak uygun olacaktır. Üstelik, gün içinde bebeği farklı ortamlarda, farklı aktivitelerle oyalayıp dikkatini dağıtmak daha kolay olacaktır.

Bebeği memeden ayırma sürecinde anne ne gibi sorunlar yaşayabilir?

Özellikle aniden emzirmeyi kesmek gerekirse, memelerin dolgunlaşıp gerginleşmesi anneyi rahatsız edecektir. Bu durumda, göğüsleri az az sağıp boşaltmak rahatlatıcı olacaktır. Ancak, tümden boşaltana dek pompalarsanız vücudunuz da süt üretimini sürdürecektir. Sadece rahatlamanızı sağlayacak kadar boşaltın, kalanını vücut kendisi ortadan kaldıracaktır. Gerek olursa, ağrı kesici kullanılabilir. Soğuk kompres veya serin lahana yapraklarıyla kompres yapmak da rahatlatıcı olacaktır.

Emzirmeyi sonlandırırken süt kanallarında tıkanıklık veya mastit denilen iltihabi durum görülebilir. Göğüste bölgesel şişlik, kızarıklık gibi bulgular yanında annede ateş, üşüme, halsizlik gibi yakınmalar da olursa doktora başvurmak gerekecektir.

Bazı durumlarda, doktorunuz süt üretimini durduracak ilaçlar kullanmanızı da önerebilir. Yan etkileri de olabileceği için, bunları doktor tavsiyesi olmadan kullanmak risklidir.

Memeden ayırmanın, anne psikolojisi üzerinde de etkisi olmaktadır. Anneler emzirmeyi kesince rahat edeceklerini, bebeğe bağımlı olmaktan kurtulacaklarını düşünürken, beklenmedik bir üzüntü, bir kayıp duygusu da yaşayabilirler. Elbette, emzirme bebeğinizle aranızda çok özel bir ilişki sağlar. Ancak, emzirmenin bitmesi bu ilişkinin bitmesi değil sadece başka bir şekil almasıdır.

Bebeğinizin büyümesinde sevinçle karşılanacak önemli bir kilometre taşıdır. Bu dönemde, bebekle daha çok ilgilenin, ona sarılın ve kucaklayın. Bu, ikinize de iyi gelecektir. Ancak gece uyanmalarında, bebek yeni duruma alışana kadar, baba veya bir aile büyüğü tarafından avutulması daha uygun olacak, böylece meme istemek aklına gelmeyecektir.

Dr. Nilüfer Şahin Toprakçı

Kategoriler
SAGLIK

Sivilcelerden Kurtulma Yolları Nelerdir?

Erkek ya da bayan tüm insanların yüzlerinde görmek istemedikleri şey sanırız sivilcelerdir. Genellikle ergenlik döneminde yoğun olarak görülen sivilceler, insanların görmeye tahammül edemediği belalarıdır adeta. Bu yüzden insanlar sivilcelerden kurtulmak için ellerinden geleni yaparlar.

Aşağıda, sivilcelerden kurtulmak için bazı yöntemler bulacaksınız. Bu yöntemler sayesinde umarız sivilcelerinizden kurtulursunuz.

 

1. Sağlıklı ve dengeli beslenin. Böylece sağlıklı bir cilde kavuşacaksınız.

2. Bol su için. Böylece cildin esnekliği artar, atıkların gözeneklerden çıkmasına yardımcı olur.

3. Küçük egzersizler yapın. Kan dolaşımı sayesinde cilt oksijen alır.

4. Sigara ve alkol kullanmayın. Cildi sıkı tutan elastik dokulara zarar verir. Kırmızı noktalar ve kaşıntı yapar.

5. Sivilceleri sıkmayın, patlatmayın. Günde 2 defa, ılık su ile yumuşak bir sabun kullanarak yüzünüzü yıkayın. Ellerinizle yüzünüze masajlar yapın. Sonra bol su ile durulayın.

6. Stresten uzak durun.

7. Sivilceye sebebiyet veren yiyeceklerden uzak durun. Kuruyemiş, turşu, baharatlı gıdalar gibi.

8. Gereksiz yere yüzünüze dokunmayın. Her dokunuş cildinizdeki bakteri sayısını artırır.

9. Güneşten uzak durun.

10. Terlediğiniz zaman duş alın. Terli cilt sivilceleri artırır. Bakteriler nemli ortamı sever. Nemli giysilerde giymeyiniz.

11. Saç spreyleri de ciltteki gözenekleri kapatıp, tıkayabilir. Sivilce oluşumuna sebep olur.

12. Saçlarınızı mümkün olduğunca yüzünüzden uzak tutun.

13. Kozmetik ürünlerden uzak durun.

13. Yüzünüzü, cildinizi tahriş edecek şapka, bere, band flar kullanmayınız.

14. Yağ içermeyen nemlendirici kullanın.

15. A vitamini içeren yiyecekleri çok tüketin. A vitamini şu besinlerde bulunur. Havuç, yeşil biber, elma, armut, patlıcan, havuç, kereviz, lahana, karnıbahar, ıspanak, taze fasulye, patates ve domates.

 

Kategoriler
Genel Kültür

Çocukların Zekasını Arttırmanın Yolları, Gerekli Besinler,Yapılması Gerekenler

Herkes çocuğunun zeki olmasıni ister ve bunun için elinden geleni yapar. İzte sizlere çocuğunuzun zekasını geliştirmek için yapılması gereken birkaç tavsiye. Özellikle çocuklar ve gelişme çağındaki gençler için dengeli beslenmek, çok önemli bir faktördür.

Dengeli beslenmede kilit noktolar vitamin, mineral ve protein dengesini sağlamak kadar, besleyici özelliği ön planda olan besinleri tüketmektir.

Çocuklarınızın zeka gelişimi üzerinde olumlu etkisi olan yiyeceklerin, beslenme zinciri içine daha yoğunlukla yerleştirilmesi, önümüzdeki yıllarda etkisini gösterecektir.

Vücudun kış aylarında daha fazla ihtiyaç duyduğu A, B1, B2 ve D vitaminlerinin yanı sıra omega yönünden de zengin olan balık, zihinsel gelişim konusunda yardımını ispatlamış bir besindir. Balığın kılçığında bulunan yüksek orandaki kalsiyum ve fosfor kemiklerin sağlığı ve dayanıklılığı bakımından önemli bir etkendir.

Balıkta bulunan pmega, beyin gelişimi ve gözün retina gelişiminde çok önemli görevlere sahiptir. Omega 3 yağ asitleri uzun zincirli yağ asitlerindendir.

Bugüne kadar yapılan araştırmalarda düzenli olarak omega 3 açısından zengin içerikli besinlerle beslenen bireylerde beyin yaşlanmasının yavaşladığı gözlemlenmiştir.

Vücudunun değerlendirebileceği en iyi omega-3 yağ asidi kaynağı balıktır. Soğuk deniz balıklarından somon, Norveç uskumrusu, morina balıkları en iyi omega 3 kaynaklarındandır.

Balığın dışında zeka gelişimi üzerinde etkisi kanıtlanan diğer besinler ceviz, badem kenevir, kenevir yağı, soya ve soya yağı da omega 3 yağ asidi öncülerini içerir.

Zengin bir beslenme ve iyi nesiller için, hem lezzetli hem de faydalı olan bu besinleri menünüzde sıkça kullanmanız diyetisyenler tarafından da sıkça vurgulanır.

Kategoriler
SAGLIK

Diş Beyazlatma Yöntemleri, Ürünleri, Doğal Ürünler, Meyveler

Bembeyaz dişlere sahip olmayı herkez ister.Ancak buna sahip olabilmek için baı yöntemler kullanmanız gerekiyor. İlaç gibi çözüm yolları elbette mevcut ancak biz uzmanportal.com olarak bu yazımızda doğal ve kolay yolları sizlere sunuyoruz:

Çilek: Çileği dişlerinize sürerseniz ya da sadece bir avuç çilek bile yeseniz dişlerinizin üzerinde lekeler oluşmasını engelleyecektir. Ancak dikkat etmeniz gereken nokta ağzınızı mutlaka çalkalamaktır. Çünkü çileğin içerisinde bulunan asit ve şeker uzun süre kaldığında diş minesine zarar verecektir.

Portakal: Portakal kabuklarının iç tarafı dişleri beyazlatıcı olarak bilinir. Kuru portakaldan elde edeceğiniz macunu ise diş fırçası yardımıyla dişlerinize uygulayabilirsiniz. Bu işlemi haftada 1–2 kez tekrarlarsanız farkı göreceksiniz.

Limon suyu: Oldukça asitli olduğu bilinen limon suyu sadece saçlarınızın rengini açmada değil, dişlerinizi beyazlatmada da etkilidir. Ancak elbette bu tarifi çok sık uygulamamanız gereklidir. Aksi takdirde diş mineniz zarar görecek ve çürüğe elverişli bir hale gelecektir.

Elma sirkesi: Limon suyu gibi elma sirkesi de dişleri beyazlatmak için kullanılabilir. Karbonatla karıştırılıp dişlere sürüldüğünde elma sirkesi diş macunu görevi görecektir.

Sert meyve ve sebzeler: Elma, havuç, karnabahar, armut ve diğer sert besin maddeleri dişleri temizler ve lekelerin yok olmasını sağlar. Meyveler ve sebzeler içerisindeki doğal lifler ağızda tükürük ile birleştiğinde, dişlerin arasında kalmış olan yemek artıklarını ve leke yapan bakterileri temizleyecektir.

Eğer bu besin maddelerini çiğ olarak tüketemiyorsanız, suyunu da içebileceğinizi unutmayın.

Kategoriler
SAGLIK

Mide Bulantısına Ne İyi Gelir? Bulantı Nedenleri

Zencefilin yeşil, mor çiçekleri bulunan, Asya, Hindistan ve Arabistan’da tedavi amaçlı kullanılan aromatik yağ açısından zengin, tropikal bir kök bitkisi olduğu biliniyor.

Eski zamanlarda zencefilin eklem iltihabı, kolit ağrıları, ishal ve kalple ilgili hastalıkların tedavisinde kullanıldığını ifade edilirken , taze zencefilin B6 vitamini, C vitamini, kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor, potasyum, manganez ve lif açısından yüksek besin değerlerine sahip olduğu özellikle belirtiliyor.

Denizciler üzerinde yapılan araştırmada, zencefil tozu kullanan kişilerin kusma ve soğuk terleme şikayetlerinde azalma olduğunun belirlendiğini ifade edildi.

Zencefilin 2 yaşın altındaki çocuklara verilmemesi gerektiği özellikle vurgulanırken, 2 yaşın üstündeki çocuklarda ise baş ağrısı, mide bulantısı ve sindirim sistemi kramplarının tedavi edilmesi için kullanılabileceğini belirtiliyor.

Yetişkinlerde ise zencefil tüketiminin günlük 4 gramı geçmemesi gerektiğini ifade eden Dönmez, zencefilin aşırı dozda tüketilmesi halinde göğüste hafif yanma hissedilebileceğini kaydedildi.

Kategoriler
GÜNCEL

Neden Kaşınırız? Kaşınma Nedenleri

Olur olmaz zamanda tutan kaşıntı takıntısı bazen sinirbozucu olabiliyor. Peki neden kaşınırız hiç düşündünüz mü? Uzmanportal.com olarak sizler için araştırdık. Bilim adamlarının bu keşiflerinin cilt hastalıkları için daha etkili tedavi yöntemlerinin bulunmasına yardımcı olması bekleniyor. Science dergisinde yayımlanan araştırmanın sonuçlarına göre, fareler üzerinde yapılan deneyler, bu hayvanların yalnızca kaşınma hissini ileten sinir hücreleri olduğunu gösterdi.

St Louis’deki Washington Üniversitesi ve Çin’in Pekin Üniversitesi’nden araştırmacılar, çalışmaları çerçevesinde kaşıntı sinir hücrelerini öldürerek, kaşınmayan fareler yarattılar.

Araştırmayı yürüten ekibin başkanı Washington Üniversitesi’nden Zhou-Feng Çen yaptığı açıklamada, bu buluşlarının tedavi yöntemleri açısından çok önemli etkilerinin olacağını kaydetti. Belirli sinir hücrelerinin, acı değil kaşıntı hissi için önemli olduğunu gösterdiklerini anlatan Çen, bu hücrelerin, gelecekte kaşıntı tedavisinde kullanılabilecek çok sayıda reseptör veya molekül içerebileceğini belirtti.

Araştırmacılar “GRPR” adı verilen ilk kaşıntı genini de 2007’de tanımlamıştı. Bu gen omurilikte bulunuyor.