Michael Jackson Kimdir ve Hayatından Önemli Bazı Notlar

Michael _Jackson2_uzmanportal_comÇoğumuzun çocukluğu veya gençliği onu dinleyerek geçmiştir. 80’li yıllarda tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de pop fırtınaları estiren, kendine has bir tarzı, giyinişi ve dansı olan Michael Jackson’ın, her yaptığı olay olur, tüm gazetelerin manşetlerini süslerdi. Bu olaylardan birkaç tanesini yazsak ne demek istediğimizi daha iyi anlarsınız herhalde. Örneğin, doğuştan siyahi bir deriye sahip olduğu için yani zenci olduğu için, küçüklüğünde yaşamış olduğu olaylarında etkisiyle siyahi olmanın ezikliğini duymuş ve derisini yüz nakliyle beyazlaştırmak istemiştir. Bununda dışında küçük yaştaki çocuklara cinsel istismar yaptığı dedikoduları sürekli gündemde olmuş, hatta bunlardan yargılandığı da olmuştur. Bu kadar popülerken müslümanlığı seçmesi ise apayrı bir özellik katmıştır ona! Bu yazımızı, 51 yaşında ölen bu büyük ve ilginç kişiliğe ayırarak detaylı bir şekilde hayatını anlatmak istedik.

29 Ağustos 1958’de ABD’nin Indiana eyaletinin Gary kasabasında doğan Michael Jackson, 9 çocuklu bir ailenin 7. çocuğu idi.

4 erkek kardeşi ile birlikte ilk kez sahneye çıktığında Michael 6 yaşında idi. Girdikleri yetenek yarışmasından birincilikle çıkan Jackson kardeşler bir anda çok satan bir grup haline geldi.

Michael _Jackson_uzmanportal_comMichael Jackson ilk solo albümünü 1972’de çıkardı ve 1982’de çıkardığı “Thriller” albümü ile şöhretin zirvesine ulaştı.

ABD’de 21 milyon satan albüm, dünya çapında da en az 27 milyonluk satışa ulaştı.

Ertesi yıl kendisiyle özdeşleşen “ay yürüyüşü” dans hareketini ilk kez, NBC televizyonundaki özel bir televizyon programında yaptı. Michael Jackson, 1994’de Elvis Presley’in tek çocuğu olan kızı Lisa Marie Presley ile evlendi ancak evlilikleri 1996’da boşanma ile bitti. Jackson aynı yıl Debbie Rowe ile evlendi ve bu evlilikten iki çocuk

sahibi oldu. Çift 1999’da ayrıldı.

Jackson’ın Prince Michael I, Paris Michael ve Prince Michael II adlı üç çocuğu var.

2003’de doğan Prince Michael II’nin, taşıyıcı annesinin adı açıklanmadı.

14 ŞARKIYI LİSTELERDE BİR NUMARAYA TAŞIDI

Pop müziğinin kralı olarak gösterilen ve Elvis Presley gibi genç yaşta ölen Michael Jackson, henüz çocukken tanıştığı

şöhreti, hem müzik dünyasına kazandırdıklarıyla, hem de hakkında çıkan skandal haberlerle sürekli gündemde kaldı.

Şöhret basamaklarını 1970’li yılların başında çıkmaya başlayan Jackson, kariyeri boyunca 13 kez Grammy ödülüne layık görüldü ve gerek satış rakamlarıyla, gerekse aldığı ödüllerle müzik dünyasında tüm zamanların en başarılı isimlerinden

biri olarak tarihe ismini yazdırdı.

Jackson, 14 şarkıyı müzik listelerinde bir numaraya taşıdı ve albümlerinin neredeyse 750 milyondan fazla kopyası satıldı.

Sanatçının liste başı olan şarkıları şöyle:

  • Ben – (1972)
  • Don’t Stop ’Til You Get Enough – (1979)
  • Rock With You -( 1980)
  • The Girl Is Mine (1982)
  • Beat it – (1983)
  • Billie Jean – (1983)
  • Say Say Say – (1983)
  • Bad – (1987)
  • I Just Can’t Stop Loving You- (1987)
  • The Way You Make Me Feel – (1987)
  • Dirty Diana – (1988)
  • Man In The Mirror – (1988)
  • Black Or White – (1991)
  • You Are Not Alone – (1995)

Ergenekonun 13.Kabile Oyunu

a12g34t41Malesef ülkemizde etnik, dini veya siyasi ayrımcılık çıkarmak isteyenler var. Bir ara Alevi vatandaşlarımız ile Sünni vatandaşlarımızı karşı karşıya getirerek bir Aleyi-Sünni çatışması çıkartmak istediler. Çok şükür ki bu deneme başarısız oldu. İşte bu zihniyette olan birinin yaptığı akılalmaz çalışmalar:

Bir ergenekon zanlısının bilgisayarında bulunan “13. Kabile” isimli dosya, Alevi vatandaşlar üzerinden hazırlanan kaos planını ortaya çıkardı. Dosyada, hakaret boyutlarına ulaşan iddialar var…

Türkiye’de bulunan her kesime farklı roller biçen iddia edilen Ergenekon Terör Örgütü’ nün Aleviler’i de ihmal etmediği ortaya çıktı. Alevilere rol biçen derin yapı, ileride Aleviler’e giydirilmek üzere bir de sanal tarih tezgahladığı tespit edildi. Ergenekon’un yöneticisi olduğui iddia edilen Veli Küçük’ün bilgisayarından çıkan “13. Kabile” isimli şok belge oynanan kirli oyunu gözler önüne serdi.

Ergenekon’un tutuklu sanığı Ümit Oğuztan tarafından hazırlanan “13. Kabile- Ali’nin Musevileri=Ale(Muse)viler” isimli dosya bilgisayarlardan silinmeye çalışılmış. Şok belgenin sadece 2 örgüt üyesinden çıkması ise çalışmanın son derece gizli yapıldığı yorumlarına neden oldu.

Akıl almaz iddialar var

Aleviler’i karalamayı ve toplumda Aleviler’e karşı düşmanlık oluşturmayı amaçladığı açıkça görülen “13. Kabile” belgesinde, bu ülkenin gerçek sahiplerini birbirine düşürmek için şeytanın bile aklına gelmeyecek iftiralar atılmış. Bir yandan Aleviliği İslam dışı bir akım, bir kültür hareketi, hatta Aleviler’i farklı bir millet gibi göstererek kökeninden koparmaya çalışıldığı skandal belgede, bir yandan da Aleviler’i sokak eylemlerinde kullanarak toplumsal ayrışmayı sağlamaya heveslendikleri görüldü. Ustaca hasırlanmış metinde Aleviler’in nasıl radikalleştirileceği ve kullanılacağı tek tek anlatılırken, toplumun diğer kesimlerinin de Aleviler’e karşı nasıl kışkırtılacağı işlendi.

Kayıp kabile: Aleviler!

Şok belgenin çıkış noktası Aleviler’in Yahudi olduğu iftirası oldu. Tevrat’ta bahsedilen kayıp 13. Kabile’nin Aleviler olduğu tezini işleyen belgede, vakti geldiğinde Aleviler’i Ergenekon yapılanması tarafından radikalleştirilerek eylemlerin odağı haline getirmenin amaçlandığı görüldü. Aleviler ile Yahudiliğin tarihsel irtibatı belgede şu ifadelerle kuruldu:

Museviler tezgahladı

“8. YY’da Musevi din adamlarının istilasına uğrayan Hazar Türk Devleti, özellikle saray, eski inançlarını bırakarak Museviliği seçti. Doğu Avrupa Musevileri’nin, 9 ve 10. yy’larda Hazar’ın Kuzeyi’nden kitleler halinde göç eden Türkler oldukları, Musevi inancında kayıp olarak bilinen ’13. Kabile’nin Hazar Türkleri’nin Musevi olan ve Avrupa’ya göç eden torunları olduğu, Hitler yönetiminin Yahudi oldukları için göçe zorladığı ve öldürttüğü Doğu Avrupa Yahudilerinin gerçekte Hazar Türkleri olduğu da ileri sürülen tarihi gerçekler arasında yer alır.”

Yahudiliğe göre kaybolduğuna inanılan bu topluluğun, 8. yüzyıldan itibaren Museviliğe hizmet eden ve Türklüğünü yitirerek değişime uğrayan Aleviler olduğunun savunulduğu belgede, Doğu Avrupa’ya göçederken Hazar Türkleri’nden, seçilerek eğitilmiş bazı kişilerin, önce Arap Müslüman dünyasına seyahat ettiği ardından Kudüs’e gittiği ve son olarak da Anadolu’ya göç ederek ‘Türklük’ ile ‘din’ misyonerliği rolünü üstlendikleri iddia edildi. Aleviler’in çocuklarına Türkçe ad vermesi geleneğinin de bu nedene dayandığının ileri sürüdüğü belgede, Aleviliğin doğuşunun da Museviler tarafından tezgahlandığı savunuldu.
MEVLANA’YI BiLE MASON YAPTILAR

Tarihi gerçeklerin ustalıkla çarpıtıldığı şok belgede, sufi inanışlar ve Alevi akımlar etrafında toparlanmış kitleleri kandırabilmek ve kullanabilmek amacıyla Mevlana ve Hacı Bektaş’a dahi akıl almaz iftiralar atıldı. Anadolu insanının gönlünde taht kurmuş bu iki gönül insanını ‘Mason’ yapacak kadar ileri giden Ergenekoncular, iftiraya belgede yer alan “Mevlana Celalettin Rumi ve Hacı Bektaş-ı Veli gibi isimlerin Anadolu topraklarına gelişleri, örgütlenişleri, felsefeleri, amaçları ve etkinlikleri ile günümüz dünyasının Masonik Bilderberg faaliyetleri ile Yahudi Protokolü olarak anılan prensip ve amaçlar dizilerinin aynı temelde oldukları çok açıktır” ifadelerini dayanak yaptılar.

‘ATATÜRK’ÜN ÖLÜMÜNÜN ARKASINDA ALEViLER VAR’

Aleviler’i sürekli yalan söyleyen kişiler olarak gösteren iftira belgesinde, Aleviler’in Türkiye’nin kaymağını Yahudilerle birlikte yiyen kişiler oldukları da iddia edildi. Ergenekon belgesinde TRT’nin Alevilerin arpalığına dönüştüğünü, Alevi sanatçıların aslında bir hiç olduğunu da savundular.

DOKTORU ALEVİ İDİ

Aleviler’in gerçek Atatürkçü olmadıklarının da iddia edildiği belgede, Alevilerin Osmanlı’dan intikam almak için Cumhuriyete ve Atatürk’e sahip çıktıkları iftirasına yer verildi. Belgedeki en akıl almaz iftiralardan biri de Atatürk’ün ölümünden Aleviler’in sorumlu olduğu iddiası oldu. Ergenekoncular buna gerekçe olarak da Atatürk’ün Doktoru Ragıp Erensel’in Alevi olmasını gösterdiler.

“HUKUK SiSTEMLERi VAR”

Şok belgede yer alan başka bir iftira da Aleviler’in kendi içlerinde ayrı bir hukuk sisteminin bulunduğu iddiası oldu. Dayanaktan yoksun bu iddiayı desteklemek için ise belgede şunlara yer verilmiş: “Alevi ve Bektaşi cemaati yüzyıllardır kendilerine has hukuk düzeni içinde yaşamaktadırlar. Alevi ve Bektaşi köylerinde polis, jandarma ile ilgili olay görülmemektedir.

Bunun nedeni kendi aralarında mahkemeye başvurmamalarıdır. Birçok ilçe kaymakamları ve yargıçları Bektaşi ve Alevi yöresinde çok rahat ve memnun oluşlarını ifade etmektedirler. Ağır suçlar için (kardeşliğinin eşiyle ilişkiye girmek, sema töreni sırasında elle taciz gibi olaylar anlatılmaktadır.) ‘yok edilme’ cezası uygulanır. Bu ceza, domuz bağı ile bağlandıktan sonra yüksek bir yerden atılarak suçlunun intihar etmesiyle!’ uygulanır.”

Aleviler’e atılan diğer iftiralar:

Reenkarnasyona inanırlar. Kıyamete ve ahirete inanmazlar. Aleviler’in Türkçe dışında kendi ana dilleri vardır. Hizbullah’ın militan kadroları Alevilerden oluşur. Domuzbağı yöntemiyle ölüm Alevi hukukunda vardır. Aleviler dış güçlerin hizmetindedir. Sebateistlerle Aleviler derin ilişki içindedir. Amerika Ordadoğu’da Alevi ve Bektaşileri kullanıyor. Aleviler terörün ana aktörleridir. Alevi gençlik olmamış olsa Dev Genç gibi örgütler oluşturulamazdı. Ali sevgisini hep kullandılar.

(Bugün)

Anneler Günü Tarihçesi ve Şiirleri

annelergunu-mothersdayAnneler Günü kendini 1600’lü yıllarda İngilizler’in “Mothering Sunday” (Anneler Pazarı) kutlamalarında gösterdi. Hıristiyanlığın Avrupa’ya yayılmasından sonra “Anneler Pazarı” kutlamaları ruhani bir güç sayılan “Anneler Kilisesi” ni onurlandırmak amacıyla düzenlenmeye başlandı, doğurganlık ve inanç yine bir araya geldi.
İçinde bulundukları dönemde zor koşullar altında yaşayan ve çoğu zaman çalıştıkları yerlerde barınan İngilizler bu özel günde izinli sayılırlar ve tüm günlerini evlerinde anneleri ile geçirirlerdi. Hatta biraz da hıristiyan aleminin yortu geleneğinin etkisiyle olsa gerek “mothering cake” adını verdikleri bir tür pasta götürme adeti yerleşmişti.
Hıristiyanlığın Avrupa’da yaygınlaşmasından sonra bu kutlama, onlara hayat veren ve kötülüklerden koruyan ruhani bir güç sayılan “Anneler Kilisesi” ni onurlandırmak amacıyla değişti. Zamanla kilise festivali Anneler pazarı kutlamaları ile birleşerek, beraber kutlanmaya başlandı.
Anneler Günü resmi olarak ise ilk kez Amerika Birleşik Devletleri’nde 1872 yılında kutlandı. Şair Julia Ward Howe bundan böyle her Paskalya Yortusu’nun dördüncü Pazarı’na denk gelen tarihin kendi şehrinde Anneler Günü olarak kutlanacağını ilan etti.

Anneler gününün bir başka tarihine göre; Anna Jarvis’in kaybettiği kendi annesi için 1908 yılında başlattığı anma günü, 1914 yılında Kongrenin onayıyla Amerika çapında genişledi. Zamanla başka ülkelere de yayıldı.

Annelere armağan edilen bu özel gün Türkiye’de 1955 yılından bu yana kutlanmaktadır.

Bütün Annelerin Anneler Gününü Kutlarız

Anneler günü

Yeşildir artık yüreğinde kara bulut,
Bugün anneler günü, annem beni unut.

Evde acılar koynuna yangelip yatmış,
İnadına giyin sen de mayısa batmış,
Yürü sokakta, çocukların düşü aksın
Yürü ki saksıda çiçekler sana baksın.

Diline genç anılarından bir türkü seç,
Beş yıl büyüdüğüm okulun önünden geç,
Islanırsa anıların güneşte kurut,
Senin günün bugün unutma, beni unut
Gök mavi, deniz mavi, tam kıyısında dur
Durma, eteğinden beni bir daha savur.

Annem yıldız kayıyor içinden dilek tut,
Koşuyor sana kısa pantolunlu çocuk,
Gözünde gözümde, gözlerinde bin umut …

Nevzat Çelik

Anne Sevgisi

Sıcağın sinmiş bana,
Seni severim ana.

Sensin bana can veren,
Sensin bana kan veren.

Küçükken yudum yudum,
Sütlerinle uyudum.

Kulağıma ninniler,
Neler söyledin, neler.

Beni büyüttün ana,
Beni yürüttün ana.

M.Necati ÖNGAY

Annem Tek Varlığım

Ey şefkati bol varlığım,
Sayende olmaz darlığım,
Türkiye’m ve uygarlığım,
Anam benim, şefkat selim.

Ninnilerle hep uyutan,
Sevgisi kalbimde yatan,
Bana çok meziyet katan,
Anam benim tek varlığım.

Hakkı ÇEBİ

1 Mayıs Nedir Tarihçesi

1mayis

Ülkemizde malesef kötü olaylarla birlikte anılır olan 1 Mayıs İşçi Bayramı aslında çalışanların haklarını aradıkları bir önemli bir olayın yıldönümüdür. Tabi olayları düşünürken o zamanki şartları da göz önüne almalı ve kutlamaları o zamanki insanların şartlarını düşünerek yapmalıyız. Taşkınlık çıkartmak veya o zamanki haksızlıkların intikamını günümüzde almaya çalışmak, gerçek işçi ve emekçilere haksızlık olacaktır.

İlk kez 1856’da Avustralya’nın Melbourne kentinde taş ve inşaat işçileri, günde sekiz saatlik iş günü için Melbourne Üniversitesi’nden Parlamento Evi’ne kadar bir yürüyüş düzenlediler.

1880’li yıllar, ağırlıklı olarak kol emeğinin kullanıldığı ve çalışma şartlarının çok kötü olduğu yıllardı. İşçilerin karın tokluğuna çalıştırılması ve 14-15 saate kadar varan iş günleri söz konusuydu.

Şirketler eşi görülmemiş bir hızla büyürken, işçiler, işyeri güvenliği, sağlık koşulları, örgütlenme ve grev gibi en temel haklarını dahi tanımayan bir siyasi ve hukuki sistem ile karşı karşıyaydılar.

1 Mayıs 1886’da Amerika İşçi Sendikaları Konfederasyonu önderliğinde işçiler günde 12 saat, haftada 6 gün olan çalışma takvimine karşı, günlük 8 saatlik çalışma talebiyle iş bıraktılar. Chicago(Şikago)’da yapılan gösterilere yarım milyon işçi katıldı. Luizvil’de (Kentaki) 6 binden fazla siyah ve beyaz işçi, birlikte yürüdü. O dönemde Luizvil’deki parklar, siyahlara kapalıydı. İşçiler, sokaklarda yürüdükten sonra hep birlikte Ulusal Park’a girdi. Her eyalet ve kentte, siyah ve beyaz işçilerin birlikte yaptığı gösteriler, gazeteler tarafından, ‘Böylece önyargı duvarı yıkılmış oldu’ şeklinde yorumlanmıştı1.

Bu gösteriler 1 Mayıs’ı izleyen günlerde tüm harareti ile devam etti ve 4 Mayıs’ta kanlı Haymarket Olayı’na yol açtı.

Uygulanan yasal baskılarla bu gösterinin tekrarlanması engellendi. 1889`da toplanan İkinci Enternasyonal’de Fransız bir işçi temsilcisinin önerisiyle 1 Mayıs gününün tüm dünyada “Birlik, mücadele ve dayanışma günü ” olarak kutlanmasına karar verildi. Böylece ikinci gösteri 1890 yılında yapılabildi.

1 Mayıs ilk kez Osmanlı döneminde, 1905 yılında İzmir’de kutlandı. İstanbul’daki ilk 1 Mayıs kutlaması ise 1910’da yapıldı. 1935 yılında çıkarılan “Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun” adıyla çıkarılan düzenleme ile 1 Mayıs “Bahar ve Çiçek Bayramı” olarak genel tatil günlerine dahil edildi. 12 Eylül 1980 darbesine gelinceye kadar resmi tatil olarak kaldı.

Türkiyede Sarper Özsan’ın yazıp bestelediği 1 Mayıs Marşı eşliğinde kutlanmaktadır.

  • Osmanlı Devleti döneminde işçi örgütlenmesinin en gelişmiş olduğu yer Selanik’ti ve 1911 yılında burada tütün, liman ve pamuk işçileri, 1 Mayıs gösterisi düzenleyerek bu günü kutladılar.
  • 1912 yılında İstanbul`da ilk defa 1 Mayıs kutlaması gerçekleşti.
  • 1923 yılında 1 Mayıs günü yasal olarak “İşçi Bayramı” ilan edildi.
  • 1924`te hükümet kitlesel 1 Mayıs kutlamalarını yasakladı.
  • 1925`te çıkan Takrir-i Sükun Yasası, İşçi bayramını kutlamayı yasakladı ve uzun yıllar bu yasak geçerliliğini korudu.
  • 1935 yılında 1 Mayıs`a “Bahar ve Çiçek Bayramı” adı verildi ve ücretsiz tatil günü ilan edildi.

Türkiye Cumhuriyeti döneminde işçi hareketleri yüzyılın ikinci yarısından itibaren ivme kazandı.

  • 1976 yılında uzun yıllar sonra ilk defa geniş katılımlı 1 Mayıs kutlaması Taksim`de Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu`nun organizasyonu altında gerçekleşti.
  • 1977 yılında İstanbul Taksim Meydanı’nda yaklaşık 500 bin kişiyle en geniş katılımlı 1 Mayıs toplantısı düzenlendi. Ancak, göstericilerin üzerine ateş açıldı ve göstericilerden 34’ü, yaralanarak ve üstlerine ateş açılması sonucu çıkan izdihamda ezilerek öldü.
  • 1977 yılının 1 Mayıs günü, tarihe Kanlı 1 Mayıs olarak geçti. Askeri darbe hazırlığı olarak yapıldığı MİT tarafından Başbakan Süleyman Demirel’e rapor edilince, Kara Kuvvetleri Komutanı Namık Kemal Ersun derhal re’sen emekliye sevkedildi.
  • 1978’de yüzbinlerce kişi tarafından Taksim Meydanı’nda kutlandı.
  • 1979`da Sıkıyönetim Komutanlığı İstanbul`da miting yapılmasına izin vermedi, sokağa çıkma yasağı ilan etti. Buna rağmen İstanbul sokaklarında yüzbinlere ulaşan rakamlarla korsan 1 Mayıs kutlandı.
  • 1981`de Milli Güvenlik Konseyi 1 Mayıs`ı resmi tatil günü olmaktan çıkardı.
  • 1989`da trafik polisinin açtığı ateş sonucu işçi Mehmet Akif Dalcı yaşamını yitirdi.
  • 1996`da Taksim Meydanı’nın yasaklı olduğu gerekçesiyle Kadıköy`de düzenlenen 1 Mayıs kutlamalarına yaklaşık 150 bin kişi katıldı. Eylemin ilk dakikalarında polisin silahsız göstericilere açtığı ateş sonucu 3 kişi hayatını kaybedince, Kadıköy`de büyük bir kitlesel isyan gerçekleşti.
  • Bu olaydan sonra Kadıköy 2005 yılına kadar 1 Mayıs kutlamalarına yasaklı kaldı. Ayrıca telsizinin sesini açık unutan bir sivil polisin göstericiler tarafından oldukça şiddetli bir şekilde dövülmesini Star TV`nin naklen duyurması ve bir başka yerde polislerin eğlenerek seyrettiği bir linç girişimini de naklen yayınlamasıyla hafızalara kazındı.
  • 2006 yılında en geniş katılımın yaşandığı ilçe Kadıköy oldu. Çeşitli sendikalar ve gruplar saat 12:00 sularında Rıhtım Caddesi`ne yürüdü. Düzenlenen miting sonrası saat 16:00 sularında gruplar tamamen dağıldı.
  • 2007 yılında 1 Mayıs’ı tekrar Taksim’de kutlayarak aynı zamanda 1977’de olan olayları anmak isteyen grupları polis silah, biber gazı, gaz bombası kullanarak durdurmaya çalıştı. 100’den fazla kişi yaralandı.Valiliğe göre 580, diğer kaynaklara göre 700’e yakın gözaltı gerçekleşti. İbrahim Sevindik adındaki bir vatandaş hayatını kaybetti.
  • 2008 Nisan’ında, 1 Mayıs’ın “Emek ve Dayanışma Günü” olarak kutlanması kabul edildi.
    2008 yılında sendikaların hükümetle 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlama konusunda uzlaşamaması sonucunda sendikalar, Taksim’e yürüme kararı aldı ve bazı sol görüşlü partiler de bu yürüyüşe katılacaklarını açıkladı. Bunun üzerine, güvenlik güçleri bir gün öncesinden hazırlıklara başladı ve sabah 06:30’dan itibaren Şişli’de, Osmanbey’de, Pangaltı’da, Nişantaşı’nda, Okmeydanı’nda, Dolapdere’de ve Kurtuluş’ta olaylar çıktı. Polisin DİSK binası önündeki ve ÖDP binasındaki tutumu ve bir hastanenin acil servisi girişinde gaz bombası atarak birçok kişinin yaralanmasına neden olması çok tartışıldı. Polis; bu olaylar sırasında biber gazı, gaz bombası, tazyikli ve boyalı su kullandı. DİSK binası önündeki olaylarda CHP milletvekili Mehmet Ali Özpolat, sıkılan biber gazı nedeniyle kalp spazmı geçirdi. Okmeydanı’nda Burhan Gül isimli 19 yaşında bir genç, başından plastik mermiyle vurularak yaralandı. Ayrıca Ankara’da Sıhhiye Meydanı’nda yapılan kutlamalarda da olaylar çıktı ve polis, göstericilere gaz bombalarıyla müdahale etti. Ankara’da Sakarya Meydanı’nada yapılan kutlama olaysız sona erdi.
  • 2009 Nisan’ında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne verilen önergeden sonra 1981’den sonra tekrar resmi bayram olarak kabul edildi.

23 Nisan Nedir,Tarihçesi ve Şiirleri

Bağımsızlık Mücadelemizin önemli dönüm noktalarından biri olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılış yıldönümünü hatırlatması açısından 23 Nisanın önemi hepimiz için büyüktür. Bu önemli gün  23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak, 23 Nisan 1935 yılından itibaren kutlanmaya başlandı, Böyleikle Türkiye Cumhuriyeti’nin millî bayramı halini aldı.

23 Nisan 1921 yılında TBMM’nin açılışının birinci yılında kutlanmaya başlanan Hakimiyet-i Milliye bayramı ile Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin 23-30 Nisan’ı Çocuk Haftası ve haftanın ilk gününü de çocuk bayramı ilan ettiği 1929’dan itibaren kutlanmaya başlanan bayramdır. Bu iki bayram 23 Nisan 1935 yılında 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı adı altında bir araya getirilmiştir.

Hakimiyet-i Milliye bayramı , Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu gerçekleştiren TBMM’nin açılışını kutlamak amacını taşırken ; Çocuk bayramı savaş sırasında yetim ve öksüz kalan yoksul çocukların bir bahar şenliği ortamında sevindirmek amacını taşımakta idi.

1979 yılının Birleşmiş Milletler tarafından Dünya Çocuk Yılı olarak ilân edilmesi üzerine, TRT Ankara Televizyonu Çocuk Programları Müdürü Tekin Özertem ve Yardımcısı Canan Arısoy tarafından bütün dünya çocuklarını kucaklamayı amaçlayan bir proje hazırlanmıştır. Bu proje, TRT Kurumunun üst yönetimi tarafından benimsenince organizasyon çalışmalarına başlanmış, böylece TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği’nin birincisi 23 Nisan 1979’da, Türkiye’de 5 ülkenin katılımıyla kutlanmıştır. Bunlar; SSCB, Irak, İtalya, Romanya ve Bulgaristan idi. TRT Uluslararası 23 Nisan Şenliği, artık her yıl yaklaşık 50 ülkenin katılımıyla kutlanmaktadır. 1979’dan 2000’e kadar başkent Ankara’da düzenlenmiştir. Daha sonraki yıllarda ise İzmir, İstanbul, Ankara ve Antalya gibi Türkiye’nin çeşitli büyük şehirlerinde kutlanmaya devam etmiştir. 

23 Nisan 2000 Şenliği’ne onur konuğu olarak Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın eşi Nane Annan katılmıştır. Gala günü mikrofona davet edilen Bayan Annan, Türkiye’de bulunmaktan ve kutlamalara katılmaktan mutluluk duyduğunu belirtmiş, eşi Kofi Annan’ın selâmlarını iletmiştir. Bayan Annan ayrıca çocukların isteklerine, bütün dünyayı “Evet” demeye davet etmiştir. Bu konuşmadan sonra 18 Nisan’da düzenlenen Uluslararası Çocuk Kongresinde çocuklar tarafından onaylanan “40 Ülke Çocuklarının Ortak Deklârasyonu” İngilizce ve Türkçe okunmuş, bu deklârasyon BM Genel Sekreteri Kofi Annan’a iletilmek üzere Nane Annan’a sunulmuştur.  

resim3Uluslararası şenliğe 8-14 yaşları arasındaki çocuklar katılmaktadır. Program yaklaşık 16 Nisan’dan 26 Nisan’a kadar olan süreci kapsamakta, çağrılan gruplar ortalama 20 çocuk ve 6 yönetici liderden oluşmaktadır. Konuk çocuklar, şenliğin yapılacağı kente 15 Nisana kadar gelmiş olur. Grupların başlarına, TRT tarafından bir rehber görevlendirilir, rehberler grubun liderleriyle koordinasyonu sağlar. Her grup, Şenliğin gerçekleştirileceği şehirdeki ilköğretim okulları aracılığı ile kendi yaşlarındaki bir Türk çocuğu ve ailesinin sıcak, sevgi dolu ortamında ağırlanır. Dünya çocukları böylece; Türk insanının güzel özelliklerini, ülkelerine döndüklerinde kendi ailelerine, çevrelerine ve toplumlarına yansıtmaktadırlar. Bu da şüphesiz Türk insanını mutlu etmektedir. Şenlik Haftası, Şenlik Yürüyüşü ile açılır. Yürüyüşte konuk gruplar, giydikleri millî kıyafetleriyle şehrin en büyük caddesinde, kendi müziklerini çalıp dans eder. Daha sonraki günlerde, konuk ülkeler büyük parklarda açık hava gösterileri sunarak, Türk halkıyla kaynaşır. Şenlik haftası; bu bayramı Türk çocuklarına armağan eden Ulu Önder Atatürk’ün, başkent Ankara’daki Anıtkabrini bütün dünya çocuklarının ziyareti ile devam eder. Bu ziyaretler; Türkiye Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı, Başbakan ve TRT Genel Müdürü’nün kabulü ile son bulur. 

22 Nisan günü, galanın provaları için şenliğe katılan bütün çocuklar bir araya gelir. Büyük gün 23 Nisan’da ise TRT 23 Nisan Çocuk Şenliği Galası gerçekleştirilir. Yaklaşık 4 saat süren ve canlı olarak yayınlanan galada, bütün ülkeler, millî kıyafetleriyle hazırladıkları, ortalama 3 dakikalık millî gösterilerini, kendi müzikleri eşliğinde Türk izleyicisine sunar. 

Her bir çocuğun kendi ülkesinden getirdiği selâmlarla devam eden gala; dostluk ve barış duygularıyla bütünleşen tüm dünya çiçeklerinin hep birlikte evrensel müzik eşliğinde el ele dans ederek eğlenmeleri ile son bulur. 24 ve 25 Nisan’da gerçekleştirilen piknik ve gezilerde, Türk ve diğer dünya çocuklarının kaynaşması, kardeşliği zirveye ulaşır. Bu etkinlikler, Türkiye ve konuksever Türklerin tanıtımına katkıda bulunur. Tarih 26 Nisanı gösterdiğinde artık hüzünlü saatler gelmiştir. Konuk gruplar gözyaşları içinde, burada kaynaştıkları Türk kardeşlerinden, ailelerinden ayrılarak, ancak barış ve dostluğu yanlarına alarak kendi ülkelerine geri dönmeye başlar. Bir duygu seli içinde yaşanan şenlik haftası, böylece sona erer.

 

23 NİSAN ŞİİRLERİ

BİZİM BAYRAMIMIZ

Bu gelen bizim bayram
Yükseldi bak ünümüz.
23 Nisan bizm
En şerefli günümüz!

Al bayrağı açalım,
Gel gidelim törene.
Bin teşekkür, bizlere
Bugünleri verene…

Bizim için harcanan
Boşa gitmez bu emek,
Çünkü her Türk çocuğu
23 Nisan demek…

İsmail Hakkı SUNAT

ÇOCUKLAR KARDEŞ OLDU MU…

Daha bir ballanır uyku
Çocuklar kardeş oldu mu
Barışır artık kurt kuzu
Çocuklar kardeş oldu mu.

Düşler denizine doğru
Mutluluk bir yelken açar
Her yürek bir altın pınar
Çocuklar kardeş oldu mu.

Daha bir ışıldar akarsu
Çocuklar kardeş oldu mu
Kucaklaşır batıyla doğu
Çocuklar kardeş oldu mu.

Ne açlık kalır ne korku
Korudaki fidanlar gibi
Sevip sevip birbirini
Çocuklar kardeş oldu mu.

TAHSİN SARAÇ

23 NİSAN

Bugün Yirmi Üç Nisan,
Toplandı bütün vatan,
Millet Meclisimize
Atatürk oldu başkan

Kaldırdı hasta yurdu,
Yılmaz bir ordu kurdu,
Türk’ün şanlı sesini,
Dünyalara duyurdu.

Yükseldi bayrağımız,
Koparıldı bağımız,
Sultandan ayrılınca,
Kurtuldu toprağımız.

Türk çocuğu gül, sevin,
Yaşa yurdunda emin,
Bugünü an bayram et,
Bugün senindir, senin.

VASFİ MAHİR KOCATÜRK

23 NİSAN

Bugün ne mutlu bize,
Haydi hep gülsenize,
Müjde dağa, denize,
Geldi 23 Nisan.

Sokaklar dolu bayrak,
Yollara kurulmuş tak,
Şöyle bir etrafa bak,
Geldi 23 Nisan.

FAHRUNNİSA ELMALI

 

Fotoğraflarla 23 Nisan

resim1

resim2

İzmir 2009 Yerel Seçim Sonuçları

izmir-2009İstanbul ve Ankara’da olduğu gibi İzmir’de de sonuç değişmedi ve Büyükşehir başkanı değişmedi ve Aziz Kocaoğlu yine kazanmayı bildi. .İşte ilçe ilçe İzmir’in yeni Belediye Başkanları :

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
CHP AZİZ KOCAOĞLU % 56.441
İZMİR İLÇELERİ
İlçe Parti Kazanan Alınan Oy
ALİAĞA CHP TURGUT OĞUZ % 49.471
BALÇOVA CHP MEHMET ALİ ÇALKAYA % 68.915
BAYINDIR AK PARTİ MEHMET KERTİŞ % 34.869
BAYRAKLI AK PARTİ SELİM GÖKDEMİR % 42.020
BERGAMA CHP MEHMET GÖNENÇ % 36.969
BEYDAĞ CHP SÜLEYMAN VASFİ ŞENTÜRK % 45.729
BORNOVA CHP KAMİL OKYAY SINDIR % 48.835
BUCA CHP ERCAN TATİ % 52.136
ÇEŞME CHP AHMET FAİK TÜTÜNCÜOĞLU % 50.554
ÇİĞLİ CHP ENSARİ BULUT % 45.267
DİKİLİ CHP OSMAN ÖZGÜVEN % 41.120
FOÇA CHP GÖKHAN DEMİRAĞ % 60.093
GAZİEMİR CHP HALİL İBRAHİM ŞENOL % 47.829
GÜZELBAHÇE CHP O. MUSTAFA İNCE % 55.429
KARABAĞLAR CHP SITKI KÜRÜM % 44.346
KARABURUN CHP HAMZA SERDAR YASA % 56.106
KARŞIYAKA CHP CEVAT DURAK % 64.153
KEMALPAŞA AK PARTİ YAKUP KARACA % 36.905
KINIK CHP SÜLEYMAN KAYA % 47.843
KİRAZ AK PARTİ DURMUŞ ÖZÇINAR % 46.235
KONAK CHP HAKAN TARTAN % 56.040
MENDERES CHP ERGUN ÖZGÜN % 44.088
MENEMEN CHP TAHİR ŞAHİN % 40.796
NARLIDERE CHP ABDÜL BATUR % 70.594
ÖDEMİŞ AK PARTİ A. MAHMUT BADEM % 44.478
SEFERİHİSAR CHP MUSTAFA TUNÇ SOYER % 46.153
SELÇUK CHP HÜSEYİN VEFA ÜLGÜR % 43.337
TİRE DP TAYFUR ÇİÇEK % 34.828
TORBALI CHP RAMAZAN İSMAİL UYGUR % 49.004
URLA CHP M.SELÇUK KARAOSMANOĞLU % 56.869

Ankara 2009 Yerel Seçim Sonuçları

ankara-2009 Siyasetin ve ülkenin başkentinde seçim sonuçları yine değişmedi. İşte başkentte seçim sonuçları ve kazanan belediye başkanları:

ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
AK PARTİ İ.MELİH GÖKÇEK % 36.847
ANKARA İLÇELERİ
İlçe Parti Kazanan Alınan Oy
AKYURT AK PARTİ GÜLTEKİN AYANTAŞ % 59.789
ALTINDAĞ AK PARTİ VEYSEL TİRYAKİ % 52.982
AYAŞ CHP ALİ BAŞKARAAĞAÇ % 49.156
BALA MHP H.İBRAHİM GÜRBÜZ % 46.659
BEYPAZARI MHP MEHMET CENGİZ ÖZALP % 46.798
ÇAMLIDERE AK PARTİ HAZIM CANER CAN % 54.157
ÇANKAYA CHP HAKİ BÜLENT TANIK % 58.420
ÇUBUK AK PARTİ LOKMAN ÖZDEN % 48.021
ELMADAĞ AK PARTİ GAZİ ŞAHİN % 43.058
ETİMESGUT MHP ENVER DEMİREL % 35.005
EVREN MHP NEDİM KESKİN % 52.743
GÖLBAŞI MHP YAKUP ODABAŞI % 42.972
GÜDÜL AK PARTİ HÜSEYİN ERDOĞAN % 51.961
HAYMANA AK PARTİ HACI AYSU % 40.916
KALECİK CHP NEVZAT ŞAHİN % 33.387
KAZAN AK PARTİ LOKMAN ERTÜRK % 55.301
KEÇİÖREN AK PARTİ MUSTAFA AK % 42.422
KIZILCAHAMAM MHP COŞKUN ÜNAL % 52.198
MAMAK AK PARTİ MESUT AKGÜL % 40.247
NALLIHAN MHP AHMET ADNAN OKUR % 35.194
POLATLI AK PARTİ YAKUP ÇELİK % 45.272
PURSAKLAR AK PARTİ SELÇUK ÇETİN % 57.419
SİNCAN AK PARTİ MUSTAFA TUNA % 49.657
ŞEREFLİKOÇHİSAR AK PARTİ HAKVERDİ ALTUĞ % 40.857
YENİMAHALLE CHP FETHİ YAŞAR % 40.784

İstanbul 2009 Yerel Seçim Sonuçları

istanbul-2009

Kıran kırana bir propaganda süreci geçiren İstanbulda seçim sonuçları sürpriz olmadı. İşte İstanbulun yeni ilçeleriyle birlikte, ilçe belediye başkanlığını kazanan yeni Başkanlar ve aldıkları oy oranları:

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
AK PARTİ KADİR TOPBAŞ % 44.948
İSTANBUL İLÇELERİ
İlçe Parti Kazanan Alınan Oy
ADALAR CHP MUSTAFA FARSAKOĞLU % 46.971
ARNAVUTKÖY AK PARTİ AHMET HAŞİM BALTACI % 43.574
ATAŞEHİR CHP BATTAL İLGEZDİ % 45.361
AVCILAR CHP MUSTAFA DEĞİRMENCİ % 53.870
BAĞCILAR AK PARTİ LOKMAN ÇAĞIRICI % 50.826
BAHÇELİEVLER AK PARTİ OSMAN DEVELİOĞLU % 49.091
BAKIRKÖY CHP ATEŞ ÜNAL ERZEN % 58.778
BAŞAKŞEHİR AK PARTİ MEVLÜT UYSAL % 41.762
BAYRAMPAŞA AK PARTİ HÜSEYİN BÜRGE % 46.241
BEŞİKTAŞ CHP İSMAİL ÜNAL % 72.526
BEYKOZ AK PARTİ YÜCEL ÇELİKBİLEK % 40.013
BEYLİKDÜZÜ AK PARTİ YUSUF UZUN % 32.352
BEYOĞLU CHP MUSTAFA DOLU % 37.198
BÜYÜKÇEKMECE CHP HASAN AKGÜN % 48.119
ÇATALCA CHP CEM KARA % 44.931
ÇEKMEKÖY AK PARTİ AHMET POYRAZ % 44.928
ESENLER AK PARTİ TEVFİK GÖKSU % 49.122
ESENYURT AK PARTİ NECMİ KADIOĞLU % 42.243
EYÜP AK PARTİ İSMAİL KAVUNCU % 40.958
FATİH AK PARTİ MUSTAFA DEMİR % 47.643
GAZİOSMANPAŞA AK PARTİ ERHAN EROL % 39.972
GÜNGÖREN AK PARTİ ŞAKİR YÜCEL KARAMAN % 53.165
KADIKÖY CHP SELAMİ ÖZTÜRK % 70.926
KAĞITHANE AK PARTİ FAZLI KILIÇ % 45.420
KARTAL CHP ALTINOK ÖZ % 41.33
KÜÇÜKÇEKMECE AK PARTİ AZİZ YENİAY % 46.057
MALTEPE CHP MUSTAFA ZENGİN % 57.662
PENDİK AK PARTİ SALİH KENAN ŞAHİN % 44.047
SANCAKTEPE AK PARTİ İSMAİL ERDEM % 40.941
SARIYER CHP ŞÜKRÜ GENÇ % 37.545
SİLİVRİ CHP ÖZCAN IŞIKLAR % 50.983
SULTANBEYLİ AK PARTİ HÜSEYİN KESKİN % 47.780
SULTANGAZİ AK PARTİ CAHİT ALTUNAY % 52.000
ŞİLE AK PARTİ CAN TABAKOĞLU % 51.289
ŞİŞLİ DSP MUSTAFA SARIGÜL % 54.535
TUZLA CHP CEMİL EKŞİ % 40.618
ÜMRANİYE AK PARTİ HASAN CAN % 44.375
ÜSKÜDAR AK PARTİ MUSTAFA KARA % 44.523
ZEYTİNBURNU AK PARTİ MURAT AYDIN % 44.110

2009 Yerel Seçim Sonuçları

29 Mart 2009 Yerel seçimi ardından İl Belediye başkanlıkları dağılımı.

2009-secim-harita-grafik

Türkiye İl Genel Meclis SonuçlarıLider Partilerin Oy Dağılımı

AK PARTİ : 39.326
CHP : 22.032
MHP :16.380
DTP :5.864
SP :5.654

PARTİ KAZANILAN SANDALYE OY
AK PARTİ 1462 9.862.195
CHP 600 5.525.135
MHP 480 4.107.653
DTP 204 1.470.471
SP 71 1.418.018
DP 73 931.660
DSP 18 735.084
BBP 18 467.462
ANAP 8 229.901
BTP 2 94.278
İP 0 55.505
TKP 0 43.252
ÖDP 0 27.897
HYP 2 26.457
EMEP 3 24.088
MP 0 23.029
HAKPAR 1 17.097
LDP 0 14.589
BDP 0 4.222

AK Parti için sürpriz iller
Antalya: AK Parti 2004 yılında yüzde 36 oyla kazandığı Antalya Büyükşehir belediyesini, yüzde 45’lik bir oy oranı ile CHP’ye teslim etti. Baykal, böylece memleketinin geri almış oldu.

Şanlıurfa: Mevcut belediye başkanı yerine başka birini aday göstermesi AK Parti’ye pahalıya maloldu. 2004 seçimlerinde yüzde 48 ile belediye başkanlığını kazanan AK Parti, 22 Temmuz Seçimlerinde oyunu yüzde 59.78’e yükseltti. Ancak aday gösterilmediği için AK Parti’den istifa edip bağımsız aday olan Eşref Ahmet Fakıbaba, yüzde 45’ler düzeyinde oy oranı ile ipi göğüslüyor.

Manisa: AK Parti, bir başka kalesi ve Bülent Arınç’ın memleketi Manisa’yı MHP’ye kaptırdı. 2004 seçimlerini yüzde 37.73 oyla kazanan AK Parti, 2007’de bu oy oranını yükseltti.

Sivas: Sivas, geçirdiği helikopter kazasında yaşamını kaybeden BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’na vefasını gösterdi. BBP’nin adayı oyların yüzde 50.7’sini aldı. Sivas belediye başkanlığını 2004 seçimlerinde yüzde 44,7 oyla AK Parti almıştı. 2007 seçimlerinde AK Parti’nin oyları yüzde 55.42’ye yükselmişti.

Balıkesir: MHP’nin adayı İsmail Ok, yüzde 42 oy alarak, AK Partili belediye başkanı Sabri Uğur’u 5 puan geride bıraktı. CHP’nin kadın adayı ise yüzde 15’te kaldı. Oy sayımı bitmeden zaferlerini ilan eden MHP’liler, şehir turu atarken, bazıları da MHP İl Başkanlığı önünde toplanıp davul zurnayla zaferi kutladı.

Isparta: 1999-2004 arasında belediye başkanlığı yapan MHP’li Yusuf Ziya Günaydın, yüzde 39 oy alarak, 7 puan fark attığı AK Partili Hasan Balaman’ın başkanlığına son verdi. MHP Isparta’nın 4 ilçesinde de seçimi kazandı.

Uşak: MHP’li Eski Belediye Başkanı ve Başkan Adayı Ali Erdoğan, yüzde 39 oy alarak, en yakın rakibi AK Partili Belediye Başkanı Mesut Apaydın’a 7 puan fark attı. CHP’li Talat Arca ise yüzde 23’te kaldı.

İSTANBUL İLÇELERİ
İlçe   Parti Kazanan Alınan Oy
ADALAR CHP MUSTAFA FARSAKOĞLU % 46.971
ARNAVUTKÖY AK PARTİ AHMET HAŞİM BALTACI % 43.574
ATAŞEHİR CHP BATTAL İLGEZDİ % 45.361
AVCILAR CHP MUSTAFA DEĞİRMENCİ % 53.870
BAĞCILAR AK PARTİ LOKMAN ÇAĞIRICI % 50.826
BAHÇELİEVLER AK PARTİ OSMAN DEVELİOĞLU % 49.091
BAKIRKÖY CHP ATEŞ ÜNAL ERZEN % 58.778
BAŞAKŞEHİR AK PARTİ MEVLÜT UYSAL % 41.762
BAYRAMPAŞA AK PARTİ HÜSEYİN BÜRGE % 46.241
BEŞİKTAŞ CHP İSMAİL ÜNAL % 72.526
BEYKOZ AK PARTİ YÜCEL ÇELİKBİLEK % 40.013
BEYLİKDÜZÜ AK PARTİ YUSUF UZUN % 32.352
BEYOĞLU CHP MUSTAFA DOLU % 37.198
BÜYÜKÇEKMECE CHP HASAN AKGÜN % 48.119
ÇATALCA CHP CEM KARA % 44.931
ÇEKMEKÖY AK PARTİ AHMET POYRAZ % 44.928
ESENLER AK PARTİ TEVFİK GÖKSU % 49.122
ESENYURT AK PARTİ NECMİ KADIOĞLU % 42.243
EYÜP AK PARTİ İSMAİL KAVUNCU % 40.958
FATİH AK PARTİ MUSTAFA DEMİR % 47.643
GAZİOSMANPAŞA AK PARTİ ERHAN EROL % 39.972
GÜNGÖREN AK PARTİ ŞAKİR YÜCEL KARAMAN % 53.165
KADIKÖY CHP SELAMİ ÖZTÜRK % 70.926
KAĞITHANE AK PARTİ FAZLI KILIÇ % 45.420
KARTAL AK PARTİ BEKİR KILIÇ % 45.647
KÜÇÜKÇEKMECE AK PARTİ AZİZ YENİAY % 46.057
MALTEPE CHP MUSTAFA ZENGİN % 57.662
PENDİK AK PARTİ SALİH KENAN ŞAHİN % 44.047
SANCAKTEPE AK PARTİ İSMAİL ERDEM % 40.941
SARIYER CHP ŞÜKRÜ GENÇ % 37.545
SİLİVRİ CHP ÖZCAN IŞIKLAR % 50.983
SULTANBEYLİ AK PARTİ HÜSEYİN KESKİN % 47.780
SULTANGAZİ AK PARTİ CAHİT ALTUNAY % 52.000
ŞİLE AK PARTİ CAN TABAKOĞLU % 51.289
ŞİŞLİ DSP MUSTAFA SARIGÜL % 54.535
TUZLA CHP CEMİL EKŞİ % 40.618
ÜMRANİYE AK PARTİ HASAN CAN % 44.375
ÜSKÜDAR AK PARTİ MUSTAFA KARA % 44.523
ZEYTİNBURNU AK PARTİ MURAT AYDIN % 44.110

Parti Oy Pusulası Sıralaması

pusula2 Siyasi partilerin pusuladaki yerleri belli oldu. Bu sıralama seçmenler için sorun teşkil etmesede sıralamadaki ilk partiler elbette ki sıralamadan memnun olacağa benziyor. Siyasi partilerin, 29 Mart 2009 günü yapılacak yerel seçimde kullanılacak oy pusulasındaki yerleri kurayla belli oldu.

Kura çekiminde seçime katılacak 21 siyasi partinin temsilcisi de hazır bulundu.YSK Başkanı Aydın ve üyeler, siyasi partilerin adlarını çektikten sonra siyasi parti temsilcileri de oy pusulasındaki yerleri için kura çekti.

Siyasi partilerin oy pusulasındaki yerleri şöyle Aşağıdaki gibi belirlendi:

1. : Sosyal Demokrat Halk Partisi
2. : Anavatan Partisi
3. : Milliyetçi Hareket Partisi
4. : Liberal Demokrat Parti
5. : Demokratik Sol Parti
6. : Demokratik Toplum Partisi
7. : İşçi Partisi
8. : Cumhuriyet Halk Partisi
9. : Hak ve Özgürlükler Partisi
10. : Büyük Birlik Partisi
11. : Barış ve Demokrasi Partisi
12. : Millet Partisi
13. : Özgürlük ve Dayanışma Partisi
14. : Türkiye Komünist Partisi
15. : Genç Parti
16. : Demokrat Parti
17. : Saadet Partisi
18. : Adalet ve Kalkınma Partisi
19. : Bağımsız Türkiye Partisi
20. : Emek Partisi
21. : Halkın Yükselişi Partisi

Resmi büyük görmek için tıklayınız.
pusula