Kategoriler
DİN Genel Kültür

Kıyamet Alametlerinden Yecüc Mecüc Nedi? Ye’cüc ve Me’cüc Hakkındaki Hadisler Nelerdir?

Dünyamız hiç kuşkusuzki sonsuz değildir. Bir başlangıcı olduğu gibi, elbet sonuda olacaktır. Biz insanlar cüzi irademizle birçok şeyi algılayamadığımız gibi, ölüm vaktimizi, geleceğimizi, gelecekte olacak olan olayları bilemiyoruz. İnsanoğlunun cevabını bilmeyipte en çok merak ettiği sorulardan birisi de dünyanın sonu, yani kıyametin ne zaman kopacağıdır. Evet biz bu soruların cevabını bilemiyoruz ama hiç kuşkusuz, Allah’ın izin verdiği yüce zatlar bu ve buna benzer bilgileri bilebilirler. Biz normal insanlar kıyametin ne zaman kopacağını bilmiyoruz ama, yeryüzüne gelmiş ve gelecek olan insanların en üstünü ve şereflisi olan Hazreti Peygamberimiz,  bize bu konuda bazı ipuçları vermiştir. Bize verdiği bilgilerde yani hadislerde ve Kuran’ın bazı kısımlarında kıyametin ne zaman ve ne nasıl kopacağıyla alakalı ipuçları yani işaretler diğer anlamıyla alametleri verilmiştir.  İşte bu kıyamet alametlerinden birisi de Yecüc ve Mecüc’tür.  Peki ama nedir bu Yecüc ve Mecüc? İşte size bu sorunun cevabı:

Yecüc Mecüc, kıyametin büyük alâmetlerindendir. Kıyametin kopmasına yakın, bulundukları seddin arkasından çıkıp yeryüzüne dağılacak olan iki kötü millet. Nuh aleyhisselâmın oğlu Yâfes’in soyundandırlar. Müslüman değildirler. İnsanları öldürür, etraflarına zarar verirler, ekinleri telef ederlerdi. O sırada Asya ve Avrupa kıtalarına Peygamber veya evliyadan olan Zülkarneyn hâkimdi.

Asya’nın kuzey doğusundaki Türklerin ricası üzerine Ye’cüc ve Me’cüc kavminin kötülüklerine mâni olmak için büyük bir duvar yaptı. Bu sed, iki dağ arasında, altı kilometre uzunluğunda, yirmi beş metre genişlik ve yüz metre yükseklikteydi. Taş ve demirden yapılmıştı.

Bugün bilinen Çin Seddi başkadır. Ye’cüc ve Me’cüc sed arkasında kaldı. Sedden dışarı kalanlar Türklerdir. Bu seddin yapılışına dair Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulmaktadır: “Nihayet Zülkarneyn (aleyhisselâm) İki dağ arasına ulaştığı zaman, onların önünde hemen hiç söz anlamaz bir kavim buldu. Onlar (tercümanları vasıtasıyla) “Ey Zülkarneyn! Ye’cüc ve Me’cüc bu yerde (katil, tahrip, ziraatı telef etmek suretiyle) fesat çıkarıyorlar. Sana masrafını versek, bizimle onlar arasına bir sed yapıversen de dışarı çıkmasalar?” dediler.” (Kehf suresi: 94)

Zülkarneyn dedi ki: Rabbimin beni içinde bulundurduğu iktidar (kuvvet, mal), sizin vereceğinizden daha hayırlıdır. Haydin, bedenî kuvvetimizle ve lâzım olan âletlerle bana yardım edin de, sizinle onların arasına sağlam bir mâni (engel) yapayım. (Kehf suresi: 95)

Bana demir parçaları getirin. O iki dağın arası demir kütleleriyle doldurulup, dağlar birbirine müsâvî (eşit) hâle geldiği vakit, körükleyin, dedi. Demir ateş gibi olunca, bana erimiş bakır getirin üzerine dökeyim, dedi. (Kehf suresi: 96)

Artık onu (seddi) ne aşabildiler, ne de delebildiler. (Kehf suresi: 97)

Arkeolojik araştırmalar, yer altında kalmış şehirleri, dağ tepelerindeki deniz fosillerini bulduğuna göre, o duvarın bugün meydanda bulunması ve bu insanların çok sayıda olmaları lâzım gelmez.

Nitekim bugünkü milyarlarca insan, nasıl iki kişiden meydana geldiyse, o iki milletin de, bugün nerede oldukları bilinmeyen birkaç kişiden üreyerek yeryüzünü kaplayacakları düşünülebilir. Ye’cüc ve Me’cüc, kıyametin kopmasına yakın bir zamanda bulundukları seddin arkasından çıkacaklardır. Kur’ân-ı Kerîm’de, Enbiya suresinin 96. ayet-i kerimesinde Allah’u Teâlâ şöyle buyurmaktadır: “Ye’cüc ve Me’cüc seddi yıkıp, her yüksek tepeden (süratle) çıkarlar, saldırırlar.”

Sahîh-i Müslim ismindeki hadis kitabında Peygamberimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğu bildirilmektedir: Cenâb-ı Hak, Ye’cüc ve Me’cüc’ü gönderir. Bunlar yüksek yerlerden akın edeceklerdir. Bu suretle öncüleri Taberiye Gölüne uğrayacak ve içindeki suyu içecekler. Sonra gelenler de oradan geçecekler ve vaktiyle burada çok su varmış, diyeceklerdir. (Bu sırada yeryüzüne tekrar gelen) Nebiyyullah (Allah’u Teâlânın Peygamberi) İsa ve eshâbı (beraberindekiler), Tûr Dağında mahsur kalacaklar. Öyle ki muhâsaranın şiddetinden bir öküz başı, onlardan her biri için, bugünkü paranızla yüz dinardan daha makbul olacak. Bunun üzerine nebiyyullah İsa ve eshâbı, onların belâsından kurtulmak için Allah’u Teâlâ’ya yalvarırlar. Allah’u Teâlâ onların duasını kabul edip, Ye’cüc ve Me’cüc kabilesinin enselerine, nugaf denilen küçük kurtçukları musallat eder. Sabahleyin hepsi de Allah’u Teâlâ’nın kudretiyle tek bir nefes gibi, bir anda helâk olurlar. Sonra İsa ve eshâbı, Tûr Dağından yere inerler.

Yeryüzünde onların kokmuş leşlerinin olmadığı bir karış yer bulamazlar. İsa ve eshâbı, yine Allah’u Teâlâ’ya yalvarırlar; Cenâb-ı Hak, Horasan develerinin boyunları gibi kuşlar gönderir. Onlar leşleri alıp Allah’u Teâlâ’nın dilediği yere atarlar. Sonra Cenâb-ı Hak, pek çok yağmur indirir ki, hiçbir ev ve çadır, yağmurun inmesine engel olamaz. O yağmur, bütün yeryüzünü tertemiz, yemyeşil bir hâle getirir.

Sonra yeryüzüne: Meyvelerini bitir. Evvelki gibi feyz ve bereket ver, diye emrolunur. İşte o gün bir cemaat, tek nardan yiyip doydukları gibi, onun kabuğu ile de gölgelenirler. Mer’aya gönderilen deve, sığır, koyun ve keçilerin de sütleri bereketli olur. Öyle ki sağmal devenin sütü, kalabalık bir cemaati, sığırınki bir kabileyi, koyunun sütü de yakın akrabadan bir cemaati doyurur. İşte bunlar, böylece bolluk içinde huzurlu bir hayat geçirirken, Allah’u Teâlâ hoş bir rüzgâr gönderir. Bu latif rüzgâr onları koltuklarından tuttuğu hâlde, her mümin ve Müslümanın ruhları kabz olunur.

Ortada en şerli insanlar kalır. O zaman da birbirleriyle boğuşurlar. Merkepler gibi halkın huzurunda alenen zina ederler. İşte bu fena kimseler üzerine de kıyamet kopar. Ye’cüc ve Me’cüc Kur’ân-ı Kerîm ve hadis-i şeriflerde bildirildiği için, her Müslümanın bunu olduğu gibi kabul etmesi, inanması lâzımdır.

“Kıyamet Alametlerinden Yecüc Mecüc Nedi? Ye’cüc ve Me’cüc Hakkındaki Hadisler Nelerdir?” için 5 yanıt

Evet gerçektende hayretler içide kalınacak bir olay ve gerçek.yecüc ve mecüc HZ ALLAHIN bi azabı fakat yine yüce yaradan lütfu ile muamele edip büyüklerimizin yüzü ve suyu hürmeti sayesinde kurtuluşa eriliyor.RABBİMİZDEN DİLERİMKİ BİZ İNANANLARI O KURTULANLARDAN EYLESİ…. BÖYLE Bİ BİLGİYİ PAYLAŞTIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDRİM…….

Gemi’ye benzeyen Kan-Hücreleri’nde Alyuvar / Akyuvar(lar) vb İkili DNA- Sarmalı dolaşım halindedir ve Yecuc/Mecüc karşılığı DABBE(ler)’dir. Aynı şekilde Bitkilerde Özsuyu’nda, Toprağın altından Filizini süren “DNA-Sürgünü” de “27/82 Neml” ayetinde anlatılmak istenen “DABBE”dir. Zülkarneyn’in Evrensel İletişim Dili, “DNA-Dili”dir. Zülkarneyn-Güneşi, POTASYUM-Atomu’dur; Büyükboynuzu, Büyük Kan-Dolaşımı’dır; Bitkilerdeki tanımı Özsuyu’dur. Zülkarneyn-Seddi, Hücreduvarı(Cidar)’dır .. Yapı-Taş’ları ve Balçık, Amino-Asitler’dir. Eriyik-Demir’le (= 57/25 Hadid), Broş’larda Hava’nın Oksijeni (körüklenerek) emilir. Eriyik-Bakır’la, Kalp-Motorunun elektromanyetik alanı regüle edilir. .. Dengeli Solunum yanında, hayatiyetin diğer önemli dinamiklerinden olan DNA’nın tamir mekanizmasında işlevi (= 18/77 Kehf 81-82) ve DNA/GEN Kopyalama/Klonlama da Zülkarneyn’in asli ve farz Görevlerinden bazılarıdır (=18/63-66 Kehf 83-84 +//+ 53/9 Necm 15) ..
Saygılarla Efendim **

Size aşağıda sunduğum adrestenki araştırma makalesini okuduğunuz zaman Zülkarneyn Seddi’nin ne olduğunu anlayacak ve Kur’an-Kermi tekrar okuma ve anlama ihtiyacı hissedecek ve asırlardır Zülkarneyn Kıssasıyla ilgili anlatılan mesnetsiz bilgilerden de kurtulmuş olacaksınız.
Selamlar

Kehfsuresinde geçmiş zamanların ve gelecek zamanların boyutları arasında yaşayan İnsanların ve diğer varlıkların kaderlerinin anlatıldığı levh-i mahfuzun örtülü sayfaları vardır.
bu linkten Hz Zülkarneyn, yecüc ve mecüc gerçeğini okuyunuz,
caferiskenderoglu.com.tr/index.php/leduen-damlalar/160-yecuec-mecuec.html

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.