Mescidi Aksa Nerede? Haremüşşerif Neresidir? Kubbetüs Sahra Neresidir?

adsizEn büyük arama motoru olan google a girip “Mescidi Aksa” yazarak arattığınızda karşınıza ilk Kubbetü’s Sahra’nın o müthiş kubbesi çıkacaktır. Tabi çoğumuz eserin güzelliğine dalarak gerçektende onun Mescid-i Aksa olduğunu zannederiz. Aynı şekilde ne zaman basında Mescid-i Aksa haberi yer alsa, ekrana Kubbetu’s Sahra’nın resmi ekranda belirir. Bu yanıltmacanın bir İsrail oyunu olduğunu biliyor muydunuz?

Mescid-i Aksa hakkında yerli veya yabancçı basında ne zaman bir Mescid-i Aksa haberi yer alsı, ekranda hemen Kubbetu’us Sahra resmi belirir..

Aslında;
Uzak mescid anlamına gelen Mescid-i Aksa’nın, Kudüs’te bulunan Süley­man ma’bedinin adı olduğu, kamuoyu halindedir.
Gerçekte ise bu böyle değildir.

İsra 7: “İyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz. Kötülük ederseniz, o da kendi aleyhinizedir. Son taşkınlığınızın zamanı gelince (yine öyle kullar göndeririz) ki, yüzlerinizi kötü duruma soksunlar (üzüntüden suratlarınızın asılmasına sebeb olsunlar) ve ilk kez girdikleri gibi yine Mescid’e (Kudüs’e) girsinler ve ele geçirdiklerini mahvetsinler.” âyetinde düşman istilâsına uğrayıp tahrîb edilen Mescid, Kudüs’teki Süleyman Ma’bedi’dir.

İsrâ 1. âyette anılan Mescid-i Aksâ’nın da, 7. âyette anılan Mescid (Süleyman Ma’bedi) olduğu ve Peygamber’in, geceleyin Mescid-i Harâm’dan, Ku­düs’e yürütüldüğü, büyük olasılıkla Hadîs derleme faaliyetlerinin başlatıl­dığı Emevîler döneminde kamuoyu haline getirilmiştir. Ancak biraz sonra gelecek notumuzda açıklayacağımız üzere Kur’ân-ı Kerîm’de Mescid-i Aksâ’nın, Kudüs’teki Süleyman Ma’bedi olduğuna dair bir delîl bulun­mamaktadır.

Arapların Kudüs adını verdikleri kente, eski yazarlar genellikle Bey-tu’1-makdis adını verirler. Bu isim, İbrânîce Bethemmikdaş kelimesinin çevirisi olup Süleyman ma’bedi anlamına gelirdi. Sonra Kent için kul­lanıldı. Bu kent hakkında eskiler İlyâ adını da sık sık kullanmışlardır.

Beyt-i Makdis önce Buhtunnasır tarafından tahrib edilmiş, sonra Fars Kralı Erdeşîr-i Behmen (Kuruş) tarafından onarılmıştır. Kuruş zama­nında otonom bir hükümet kurmuş olan Yahudiler, Yunanlıların ve Roma­lıların idaresine geçmişlerdir. Neron’un halefi Ospasyanoş ve onun oğlu Titus tarafından Beyt-i Makdis ikinci kez tahribedilmiştir. Titus Yahûdîlere katliam uyguladı. Kaçıp kurtulabilen İsrâîloğulları, toparlanmağa başladı­lar. Nihayet Hıristiyanlığı kabul eden Bizans İmparatoru Konstantin’in annesi Eleni, Kudüs’e geldi. Hz. îsâ’nın, çarmıha gerildiği yerde bir kilise yaptırdı, fakat biraz harab vaziyette bulunan Beyt-i Makdis ma’bedini de tamamen yıktırıp burayı mezbele yaptırdı. İşte Hz. Ömer Kudüs’e gelince bu mezbeleyi temizletip bir bölümü üzerine yaptırdığı mescide Mescid-i Aksa adı verilmiştir.
Peygamberimiz zamanında Kudüs’te Mescid-i Aksa adıyla bilinen bir mescid yok idi.
Bazılarına göre bu Hz. Ömer tarafından yapılan Mescid-i Aksa, vak­tiyle Jüstinian tarafından yaptırılmış olan bir kilise idi. Sonraki dönem Arap yazarlarına göre de bu câmi’i, Halîfe Abdu’l-Melik yaptırmıştır. A.J. Wensinck’e göre herhalde Abdu’l-Melik’in, Jüstinian kilisesini esaslı bir onarımdan geçirtmesi, onun tarafından yaptırıldığı şeklinde algılanmıştır.

Bunun nedenini hiç merak ettiniz mi?

Bilmeyenler için anlatalım..

İsrail’in en büyük hedeflerinden biri, birgün Mescid-i Aksa’yı yıkmak ve kendi tapınaklarını buraya dikmek. Bunun için yıllardır sinsi bir plan yürütülüyor.

Mescid-i Aksa haberlerinin yerli ve yabancı basında yer alması sırasında Kubbetu’us Sahra resminin yer alması da bu oyunun bir parçası..

Hatta İsrail bu oyunu daha iyi oynayabilmek için yıllardır Kubbetu’us Sahra’nın resimlerini bedava olarak tüm İslam ülkelerine dağıtır.

Bunun nedeni, toplumsal bir bilinçsizlik oluşturmak ve Müslümanları yanıltmak.. Müslümanlar, yıllardır Mescid-i Aksa’nın resmi sanarak Kubbetu’us Sahra’nın resmini evlerinin, işyerlerinin duvarlarına asar.
Böylece gelecek nesillerin bu resme inanıp, Kubbetu’s Sahra’yı Mescid’i Aksa sanmasanı sağlanmaya çalışılıyor.

 mescid-i-aksa
uydudan

Uydudan Mescid-i Aksa ve Kubbetü's Sahra

Günümüze kadar Mescid-i Aksa ile ilgili yaşanan olaylar:
*21 Ağustos 1969: Denis Ruhan adlı bir Yahudi Mescid-i Aksa’yı kundaklama girişiminde bulundu.
*Nisan 1980’de Meir Kahane, Mescid-i Aksa’nın bir köşesine patlayıcı madde koyarak patlatmaya çalıştı.
*8 Nisan 1982’de bir kez daha Mescid-i Aksa’nın ana girişine patlayıcı madde yerleştirildiyse de cami görevlileri tarafından patlamadan ortaya çıkarıldı.
*10 Nisan 1982’de Meir Kahane taraftarlarından bir grup militan, zorla Mescid-i Aksa’ya girmek istedi.
*21 Mart 1983’te Mescid-i Aksa’ya gizli bir yoldan girmek için tünel açıldığı tespit edildi.
*14 Ocak 1986’da Knesset üyesi bazı parlamenterler askerlerin koruması altında Mescid-i Aksa’ya girmek istediler.
*8 Ekim 1990 tarihinde Mescid-i Aksa’ya yönelik saldırıda 30 Filistinli hayatını kaybetti, 800’e yakını yaralandı.


Bu haberi beğendiysen : FaceBook ta paylaş



One Response to Mescidi Aksa Nerede? Haremüşşerif Neresidir? Kubbetüs Sahra Neresidir?

  1. abdullah konuk dedi ki:

    ayaklarınıza dilinize saglık ne güzel cekilmiş ne güzel anlatılmış teşekkür ederim

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Genel