Osmanlı İmparatorluğu’nda Şehzadelik

Tarih boyunca Türk devletlerinde han, hakan veya padişahlık babadan oğula geçen bir düzenle idare edilmişlerdir. Orta Asya’da ki Türk devletlerinde, devletin başındaki hakan ölünce ülkeyi çocukları arasında paylaştırırdı. Bu çocuklardan baskın çıkan olursa devleti bir arada tutar hakan olurdu.

Osmanlı İmparatorluğu kurulduğunda henüz bir beylik iken, devletin başındaki bey ölünce yerine en büyük oğlu geçerdi. Bu uygulama ilerleyen dönemlerde şehzadeler arasında taht kavgaları olmasına yol açmıştır. Şehzadeler genellikle 12-14 yaşları arasında belirlenen sancağa sancakbeyi olarak gönderilirlerdi. Kendilerine verilen sancağı ve emrindeki askerleri en iyi şekilde idare etmeleri onlar için padişahlığa giden en önemli yoldu. Manisa, Amasya ve Trabzon en önemli şehzade sancaklarıydı. Sancakbeyliği Osmanlı’nın devamlılığını ve gücünü sağlayan en önemli özelliklerinden biriydi. İleride tahta geçecek olan şehzade padişah olmadan askeri, mali ve toplumsal konularda idarecilik yapmayı layıkıyla öğreniyorlardı.

Yıldırım Bayezid’in Ankara Savaşı’nı kaybedip Timur’a esir düşmesiyle oğulları arasında başlayan ve Fetret Devri olarak adlandırılan taht kavgalarının olduğu dönem de Osmanlı Devleti zayıflamış hatta yıkılma tehlikesi atlatmıştı. Fatih Sultan Mehmet padişahlığı döneminde çıkardığı kanunnamede devletin bekası için tahta geçecek olan şehzade geride kalan kardeşleri ve onların çocuklarını öldürebilir diye buyurmuştur. Bu kanunnameden sonra, padişah öldükten sonra tahta ilk olarak çıkan şehzade kendisine rakip olan kardeşleri ve onların çocuklarını boğdurtmuştur.

Sultan 1.Ahmet padişahlığı döneminde çıkardığı kanunname ile bu geleneği yıkmıştır. Kanunnamede tahta şehzadeler arasında en yaşlı ve en deneyimli olan çıkacaktır diye buyurmuştur. 17. Yüzyılda çıkan bu kanunnameden sonra sancakbeyliği dönemi de yavaş yavaş kalkmıştır. Bu tarihten sonra kafes dönemi diye adlandırılan dönem başlamıştır. Tahta çıkan şehzadeler diğer şehzadeleri kontrol altında tutabilmek için saraydaki dairelerinde göz hapsinde tutmuşlardır. Devletin zayıflamasında ki en büyük etkenlerden biri de bu düzendir. Sarayda ki dairelerde her an ölüm korkusu altında yaşayan şehzadeler devlet işlerinden de uzak kalmışlardır. Bu yüzden tahta geçen birçok şehzade devleti idare etme konusunda başarılı olamamışlardır. Devletin idaresi sadrazam ve diğer vezirlerin eline bırakılmıştır. Bunun sonucunda çoğu kez askeri isyanlar çıkmış, bir padişah tahtan indirilip yerine diğer şehzadelerden biri tahta çıkarılmıştır.

Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşundan yükselme devrine kadar idare eden padişahların bu kadar nitelikli olmasında aldıkları eğitimlerin yanı sıra padişah olmadan sancakbeyliği yapmış olmalarının etkisi çok büyüktür. Ne zaman ki şehzadelerin sancaklara gönderilmesi kaldırıldı, Osmanlı Devleti eski şaşalı günlerini mumla arar oldu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.